Ankara
12°

PARÇALI AZ BULUTLU

Afrika’dan Türkiye’ye uzanan yepyeni iki hayat
  • 9.Köy
  • Genel
  • Afrika’dan Türkiye’ye uzanan yepyeni iki hayat

Afrika’dan Türkiye’ye uzanan yepyeni iki hayat

Binlerce kilometre uzaklıktaki Afrika'dan Türkiye'ye uzanan iki farklı yolculuk... Sudanlı Mozamel Ebrahim ve Kenyalı Abigael Mburu, Türkiye'deki eğitim ve yaşam deneyimlerini anlattı. Ebrahim ile Abigael’in hikâyeleri farklı coğrafyalarda başlasa da bugün aynı ortak noktada birleşiyor: "Burada kaliteli eğitim ve misafirperver insan sıcaklığı var."

ABONE OL
1 Ekim 2026 10:19
Afrika’dan Türkiye’ye uzanan yepyeni iki hayat
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Nidanur Ateşyakar

İnönü Üniversitesi’nde eğitimlerine devam eden iki uluslararası öğrenci, Türkiye’de edindikleri deneyimleri, karşılaştıkları zorlukları ve gelecek hayallerini 9. Köy’e anlattı.

Türkiye yeni bir başlangıç oldu

Sudan’ın Darfur bölgesinden gelen Mozamel Ebrahim için Türkiye yalnızca eğitim alacağı bir ülke değil, aynı zamanda savaşın gölgesinden uzak, yeni bir başlangıcın kapısı oldu.

Türkçe öğrenmek amacıyla TÖMER’de eğitim gören Mozamel, Türkiye’ye ilk geldiğinde en çok insanların sıcak yaklaşımından etkilendiğini söylüyor. Türk kültürünün kendisine yabancı gelmediğini belirten Ebrahim, iki toplum arasındaki dini ve kültürel benzerliklerin uyum sağlamasını kolaylaştırdığını ifade ediyor: “Türkiye’de kendimi yabancı hissetmedim. İnsanların misafirperverliği ve kültürel yakınlık bana güven verdi.”

Kenya’dan Türkiye’ye biyomedikal mühendisliği eğitimi almak için gelen Abigael Mburu da benzer duygular paylaşıyor. Üç yıldır Türkiye’de yaşayan Mburu, ülkeyi tercih etmesindeki en önemli nedenlerden birinin kaliteli eğitim olanakları olduğunu belirtiyor.

Dil büyük engel, dostluk en büyük destek

Her iki öğrencinin de Türkiye’deki ilk ortak deneyimi dil öğrenme süreci oldu.

Abigael, Türkiye’de yabancı öğrenci olmanın en zor yanının Türkçe bilmeden günlük yaşamı sürdürmek olduğunu dile getiriyor. Ancak TÖMER’deki eğitim sayesinde konuşma ve dinleme becerilerini geliştirdiğini, Türk arkadaşlarıyla vakit geçirerek dilini daha hızlı ilerlettiğini söylüyor: “Türk arkadaşlarım sayesinde yalnızca dili değil, kültürü de öğreniyorum. Bu süreç benim için çok değerli.”

Mozamel de Türkçe öğrenmenin ilk zamanlarda zorlayıcı olduğunu kabul ediyor. Ancak öğretmenlerinin desteği ve çevresindeki insanların sabırlı yaklaşımı sayesinde kısa sürede uyum sağlamaya başladığını belirtiyor.

“İnönü üniversitesi bizim için bir aile”

İki öğrenci de İnönü Üniversitesi’ni yalnızca eğitim aldıkları bir kurum olarak değil, kendilerini destekleyen bir yaşam alanı olarak görüyor.

Abigael, özellikle üniversitenin sunduğu laboratuvar imkânları, akademik destek ve burs olanaklarının kendisini motive ettiğini, “İnönü Üniversitesi bana sadece eğitim vermiyor; aynı zamanda kendimi geliştirebileceğim güvenli bir ortam sunuyor” sözleriyle ifade ediyor.

Mozamel ise üniversitede farklı ülkelerden öğrencilerle tanışmanın kendisine yeni bakış açıları kazandırdığını söylüyor. Türkiye’nin çok kültürlü öğrenci ortamının kişisel gelişimine önemli katkılar sağladığını düşünüyor.

“Türk kültürü beklentilerimin üzerinde”

Türkiye’ye gelmeden önce Türk kültürü hakkında sınırlı bilgiye sahip olan iki öğrenci de burada yaşadıktan sonra düşüncelerinin olumlu yönde değiştiğini dile getiriyor.

Mozamel, özellikle insanların yardımsever tavrından etkilendiğini ifade ederken, Türk misafirperverliğinin kendisini evinde hissettirdiğini söylüyor.

Abigael ise Türk mutfağını keşfetmekten keyif aldığını, şehir yaşamının düzenli olmasının ve sosyal hayatın canlılığının Türkiye’de yaşamayı daha güzel hale getirdiğini belirtiyor.

Gelecek planlarını Türkiye şekillendiriyor

Mozamel’in en büyük hedefi Türkçesini geliştirerek Maden Mühendisliği eğitimine başlamak. Eğitiminin ardından hem ülkesine hem de insanlığa faydalı projelerde yer almak istediğini söylüyor.

Abigael ise biyomedikal mühendisliği alanında uzmanlaşmayı hedefliyor. Mezun olduktan sonra Türkiye’de çalışmayı değerlendirebileceğini belirten genç öğrenci, geleceğin kendisini nereye götüreceğini zamanın göstereceğini ifade ediyor.

Türkiye’den ayrılırken yanlarında sadece diploma olmayacak

Mozamel Ebrahim ve Abigael Mburu için Türkiye deneyimi yalnızca akademik bir eğitimden ibaret değil. Öğrendikleri yeni bir dil, edindikleri dostluklar, tanıdıkları farklı bir kültür ve kazandıkları hayat tecrübeleri, bu yolculuğun en değerli parçalarını oluşturuyor.

İki genç de Türkiye’nin kendilerine yalnızca mesleki bilgi kazandırmadığını, aynı zamanda farklı kültürlerle bir arada yaşamayı, dayanışmayı ve yeni bir ülkede güçlü kalabilmeyi öğrettiğini vurguluyor.

Sudan’dan ve Kenya’dan başlayan bu iki yolculuk, bugün Türkiye’de ortak bir umut hikâyesine dönüşmüş durumda. Eğitimin sınır tanımadığını gösteren Mozamel ve Abigael, kurdukları yeni hayatla birçok uluslararası öğrenciye de ilham veriyor.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.