Alara Türkeli
Yüzlerce hayvanın sağlıksız koşullarda seyahat ederken öldüğü Spiridon II vakası bugün Avusturya’da devam eden davayla yeniden gündemde.
2025 sonbaharında Uruguay’dan yola çıkan 53 yaşındaki canlı hayvan taşıma gemisi Spiridon II, yaklaşık 2 bin 900 sığırla Türkiye’ye ulaştı. Ancak ithalat sürecinde yaşanan bürokratik sorunlar nedeniyle gemi haftalarca Türkiye açıklarında bekletildi. Bu süreçte çok sayıda hayvan yaşamını yitirirken, bazıları sağlıksız koşullarda doğum yaptı. Türkiye’ye kabul edilmeyen gemi daha sonra Libya’ya yönlendirildi.
Animal Welfare Foundation Deniz Taşımacılığı Proje Yöneticisi Maria Boada-Saña, geminin Türkiye açıklarında beklediği dönemde elde edilen görüntülerin, yaşananların boyutunu ortaya çıkardığını belirtti: “Gemide birbirlerinin üzerine yığılmış buzağılar, dizlerine kadar gübrenin içinde bekleyen sığırlar ve ölmek üzere olan hayvanlar gördük.”
Hayvanların yaşadığı sorunların yalnızca Türkiye açıklarında geçen bekleme süreciyle sınırlı olmadığını vurgulayan Boada-Saña, refah sorunlarının daha yolculuk başlamadan önce başladığını şöyle ifade etti: “Avrupa Birliği’ndeki çeşitli ihracat limanlarında yürüttüğümüz araştırmalarda elektrikli şok cihazlarının aşırı kullanılması, hayvanların dövülmesi, yünlerinden, kulaklarından sürüklenmesi gibi kötü muamelelere sık sık tanık olduk. Ayrıca denize düşen ya da limana ulaştığında zaten ağır yaralı durumda olan hayvanları da belgeledik.“
Boada-Saña, deniz yolculuğu sırasında hayvanların günlerce, hatta haftalarca aşırı kalabalık, yüksek sıcaklık, yoğun nem ve amonyak gazına maruz kaldığını söyledi. Yem ve suyun çoğu zaman yetersiz olduğunu belirten Boada-Saña, havalandırma sistemlerinin de ihtiyacı karşılamadığını kaydetti.
Gebe hayvanların ise yolculuk sırasında doğum yapabildiğini ya da düşük yaşayabildiğini belirten Boada-Saña, gemilerde veteriner desteği bulunmadığı için hem annelerin hem de yavruların ciddi risk altında olduğunu ifade etti.
Boada-Saña, sevkiyatın Avusturya merkezli organizatörünün Türk ithalatçılar tarafından dava edildiğini söyledi. İthalatçılar, Uruguay’dan gönderilen yaklaşık 2 bin 900 sığırın teslim edilememesi nedeniyle 2,1 milyon dolarlık ön ödemenin iadesini talep ediyor.
Davada temel tartışmanın hayvanların Türkiye’ye ulaştıklarında içinde bulundukları durumdan kimin sorumlu olduğu üzerine yürütüldüğünü belirten Boada-Saña şunları söyledi: “Bu dava, uluslararası canlı hayvan taşımacılığındaki önemli bir hukuki boşluğu gözler önüne seriyor. Maddi zararlar mahkemeye taşınabilirken, hayvanların çektiği acılar büyük ölçüde hukuki sorumluluk dışında kalıyor.”
Türkiye’ye kabul edilmeyen Spiridon II’nin daha sonra Libya’nın Bingazi Limanı’na yönlendirildiğini anlatan Boada-Saña, Animal Welfare Foundation ekibinin hayvanları burada Libya hükümetine ait bir tesiste bulduğunu söyledi.
Resmî rakamlar açıklanmasa da limandaki kaynakların yaklaşık 2 bin 700 hayvanın gemiden indirildiğini aktardığını belirten Boada-Saña, Uruguay’dan hareket eden gemide 2 bin 901 hayvan bulunduğunu ve yolculuk sırasında en az 140 buzağının doğduğunu hatırlattı. Buna göre 300’den fazla hayvanın yolculuk sırasında öldüğünün değerlendirildiğini söyledi.
Canlı hayvan taşımacılığına yönelik eleştiriler yalnızca gemilerdeki fiziksel koşullarla sınırlı değil. Türkiye Vegan Derneği (TVD) Kurucu Başkanı Ebru Arıman’a göre, Spiridon II vakası küresel canlı hayvan ticaretinin etik açıdan da sorgulanması gereken bir sistem olduğunu dile getirdi.
Arıman, Spiridon II’yi canlı hayvan ticaretindeki sistemsel çöküşün sembolü olarak değerlendirdi. Hayvanların uluslararası ticarette “kargo” statüsünde değerlendirilmesinin, yaşanan ihlallerin temel nedenlerinden biri olduğunu belirten Arıman, “Hükümetler ve bireyler, hayvanları ‘hisseden varlıklar’ değil; ‘kargo’, ‘mal’ ve ‘kaynak’ olarak gördüğü sürece bu zulüm ve trajediler kaçınılmaz olacak” dedi.
Türkiye Vegan Derneği’nin yıllardır canlı hayvan ticaretine karşı kampanyalar yürüttüğünü anlatan Arıman, 2018 yılında Brezilya’nın Santos Limanı’ndan Türkiye’ye gönderilen 27 bin sığır için We Animals Media ile birlikte kamuoyu çalışmaları yürüttüklerini belirtti. Arıman şunları söyledi: “Yıllar önce ‘Et değil, can taşıyor’ mesajıyla başlattığımız ve bugün de aynı kararlılıkla sürdürdüğümüz bu mücadele, hayvanların mezbahalara giden yolda maruz bırakıldığı bitmek bilmeyen işkenceye ve bu köle ticaretinin hukuksuzluğuna karşı bir hak ve adalet çağrısı.“
1
“Yaşlıların bakımında kamu sorumluluk almalı”
10551 kez okundu
2
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
8993 kez okundu
3
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
8513 kez okundu
4
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
7012 kez okundu
5
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6527 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
5416 kez okundu
7
Toprakkale Kalesi kaderine mi terk edildi?
5185 kez okundu
1
“Yaşlıların bakımında kamu sorumluluk almalı”
10551 kez okundu
2
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
8993 kez okundu
3
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
8513 kez okundu
4
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
7012 kez okundu
5
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6527 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.