<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Dünya Archives - 9.Köy</title>
	<atom:link href="https://9koy.org/dunya/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://9koy.org/dunya</link>
	<description>Haberler</description>
	<lastBuildDate>Fri, 30 Jan 2026 11:29:42 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://9koy.org/wp-content/uploads/2023/06/cropped-Basliksiz-1-kopya-32x32.png</url>
	<title>Dünya Archives - 9.Köy</title>
	<link>https://9koy.org/dunya</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Türkiye’de yaşayan İranlı kadınlar anlatıyor: İnsanlar ölüyor, dünya susuyor</title>
		<link>https://9koy.org/turkiyede-yasayan-iranli-kadinlar-anlatiyor-insanlar-oluyor-dunya-susuyor.html</link>
					<comments>https://9koy.org/turkiyede-yasayan-iranli-kadinlar-anlatiyor-insanlar-oluyor-dunya-susuyor.html#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 Jan 2026 11:29:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[9. Köy Haber Merkezi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=23103</guid>

					<description><![CDATA[<p>Fatma Polatcan Elleri titredi Leyla’nın ülkesindeki işkence görüntülerini izlerken. Ekranda dövülen insanlar vardı; yerde sürüklenenler, coplarla vurulanlar, çığlıklar arasında kaybolan yüzler… Kimileri öldürülüyor, kimileri işkence görüyor, kimilerinin uzuvları yerinden ediliyordu. Leyla bir an ekrana bakmayı bıraktı, ardından tekrar gözlerini dikti. “Bak, insanlar nasıl öldürülüyor” dedi derin bir ah çekerek. Sesi kısıldı, gözleri doldu. Bir süre [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/turkiyede-yasayan-iranli-kadinlar-anlatiyor-insanlar-oluyor-dunya-susuyor.html">Türkiye’de yaşayan İranlı kadınlar anlatıyor: İnsanlar ölüyor, dünya susuyor</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Fatma Polatcan</strong></p>
<p>Elleri titredi Leyla’nın ülkesindeki işkence görüntülerini izlerken. Ekranda dövülen insanlar vardı; yerde sürüklenenler, coplarla vurulanlar, çığlıklar arasında kaybolan yüzler… Kimileri öldürülüyor, kimileri işkence görüyor, kimilerinin uzuvları yerinden ediliyordu.</p>
<p>Leyla bir an ekrana bakmayı bıraktı, ardından tekrar gözlerini dikti. “Bak, insanlar nasıl öldürülüyor” dedi derin bir ah çekerek. Sesi kısıldı, gözleri doldu. Bir süre konuşamadı. Sessizliği, söyleyeceklerinden daha ağırdı. Ardından dudaklarından dökülen cümle, korkunun adını koyuyordu: &#8220;<em>20 gündür kardeşimden haber alamıyorum. Ya o da ölmüşse…</em>&#8221;</p>
<p>Bu sözlerin ardından ortamı soğuk ve ağır bir sessizlik sardı. Leyla başını öne eğdi. Gözlerini kaçırarak konuşmaya devam etti. Sanki sadece kardeşini değil, ülkede kaybolan binlerce insanı düşünüyordu. &#8220;<em>Benim kardeşimin ölenlerden ne farkı var?</em>&#8221; diye sordu.</p>
<h4><strong>&#8220;Mücadelenin sonu güzelse, her şey bu yolda mübahtır&#8221;</strong></h4>
<p>İran’da günlerdir süren protestolar, yalnızca sokaklarda değil, insanların hayatlarında da derin ve kalıcı izler bıraktı. Baskı, belirsizlik ve şiddet, birçok İranlıyı korku içinde yaşamaya zorladı. Kimi ailesini geride bırakarak, kimi sevdiklerine ulaşamadan başka ülkelere savruldu.</p>
<h4><strong>6 aydır Van’da, yüreği ise ülkesi İran’da…</strong></h4>
<p>Yaklaşık 6 aydır Van’da yaşayan Leyla M., geride ailesini, alıştığı hayatı ve geçmişini bırakarak Türkiye’ye geldi. Fiziken başka bir ülkede olsa da zihni ve kalbi hâlâ İran’da yaşananlarda kaldı. İnternetin kesildiği, haber almanın neredeyse imkânsız hâle geldiği günlerde ailesine ulaşamamak, onun için tarifsiz bir endişeye dönüştü. İran’da yaşananları ise tek bir cümleyle özetliyor: &#8220;<em>İnsanlar sadece normal bir yaşam istiyor.</em>&#8221;</p>
<h4><strong>&#8220;Tek suçum adres sormaktı&#8221;</strong></h4>
<p>Ülkesinde tanık olduğu şiddeti anlatırken sesi daha da kısıldı. Etrafına bakarak konuşan Leyla, yaşadıklarını şöyle anlattı: &#8220;<em>Sokakta insanları dövdüklerini gördüm. Hiçbir şey yapmayan insanlara vuruyorlardı.</em>&#8221;</p>
<p>Kendisinin de şiddete maruz kaldığını söyleyen Leyla, yaşadığı bir olayı şu sözlerle dile getirdi: &#8220;<em>Bir keresinde sadece adres sorduğum için polis beni durdurdu ve dövdü. Kabloyla vurdular. Vücudum kan içindeydi. Onlara göre suçum adres sormaktı ama korkudan ses bile çıkaramadım.</em>&#8221;</p>
<h4><strong>&#8220;İran’da kadın olmak, başlı başına bir korku&#8221;</strong></h4>
<p>İran’da kadın olmanın başlı başına bir korku olduğunu dile getiren Leyla, şunları söyledi: &#8220;<em>Kadınlar ne giyeceğine, nereye gideceğine karar veremiyor. Bir şey yaşadığında polise de gidemiyorsun. Çünkü kimi zaman seni koruyacak kimse yok</em>.&#8221;</p>
<p>Ekonomik adaletsizliğin de şiddeti beslediğini belirten Leyla, &#8220;<em>Birileri milyarlar kazanırken halk çok düşük ücretlerle yaşam mücadelesi veriyor. Üniversite okuyan, emek veren gençler işsiz kalıyor. Umutsuzluk büyüyor</em>&#8221; dedi.</p>
<p>Sözlerini ise neredeyse fısıltıyla tamamladı: &#8220;<em>Ben ülkemi çok seviyorum. Zulüm sonsuza kadar sürmez. Kim mazlumsa, Allah onun yanındadır. Biz sadece korkmadan yaşamak istiyoruz.</em>&#8221;</p>
<h4><strong>&#8220;İnsanların nefes alınmasına izin verilmiyor&#8221;</strong></h4>
<p>İran’dan Türkiye’ye gelip yerleşen isimlerden biri de Ronak D. Yıllardır Van’da ailesiyle yaşayan Ronak’ın akrabaları hâlâ İran’da. O da Leyla gibi yaşananları büyük bir kaygıyla takip ediyor. Yaşananları anlatırken sesi zaman zaman yükseldi, zaman zaman duraksadı Ronak D.: &#8220;<em>İran’da yaşananlar benim için bir haber değil. Televizyonda izlenen, sosyal medyada görülen görüntüler hiç değil. Orası benim vatanım. Sevdiklerimin yaşadığı yer</em>.&#8221;</p>
<p>İran’da yıllardır süren baskının bilindiğini söyleyen Ronak, son dönemde yaşananların çok daha ağır olduğunu dile getirdi: &#8220;<em>Baskı hep vardı. Ama son zamanlarda olanlar çok daha farklı. İnsanların nefes almasına bile izin verilmiyor. Özellikle kadınlar ve buna karşı çıkan herkes hedefte.</em>&#8221;</p>
<h4><strong>&#8220;O sessizlik başlı başına bir işkenceydi&#8221;</strong></h4>
<p>İnternetin kesildiği günleri anlatırken sesi titreyen Ronak, yaşadıklarını şöyle ifade etti: &#8220;<em>Günlerce akrabalarıma ulaşamadım. O sessizlik başlı başına bir işkenceydi. Hayatta mı değiller, gözaltında mı, yaralı mı… Hiçbir fikrin yok. Bu belirsizlik insanın içini parçalıyor</em>.&#8221;</p>
<p>Bu süreçte uzaktan tanıdığı bir kişinin hayatını kaybettiğini öğrendiğini söyleyen Ronak, &#8220;<em>O an anladım ki insanlar gerçekten öldürülüyor. Sadece itiraz ettikleri için,” dedi. Ölümlerin çoğu zaman sadece sayı olarak görüldüğünü söyleyen Ronak, buna tepki gösterdi: “Herkes rakam görüyor ama ölen her insanın bir hayatı vardı, bir ailesi vardı. Şimdi hepsi yarım kaldı.</em>&#8221;</p>
<p>Kadınların yıllardır sistematik baskı altında olduğunu vurgulayan Ronak, &#8220;<em>Şimdi insanlar ‘yeter’ dedi ama bedelini yine canlarıyla ödüyorlar. En çok da kadınlar</em>&#8221; diye konuştu.</p>
<h4><strong>Dünyanın sessizliğine tepki: &#8220;Bu yaşananlar normal değil&#8221;</strong></h4>
<p>Ronak’ı en çok öfkelendiren şeylerden birinin de dünyanın sessizliği olduğunu belirtti: &#8220;<em>Ben buradayım ama sevdiklerim orada. Elimden hiçbir şey gelmiyor. Ne onları koruyabiliyorum ne de seslerini duyurabiliyorum</em>.&#8221;</p>
<p>Ronak, sözlerini ise net bir cümleyle tamamladı: &#8220;<em>Bu yaşananlar normal değil. Kimsenin bunu normalleştirmeye hakkı yok.</em>&#8220;</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/turkiyede-yasayan-iranli-kadinlar-anlatiyor-insanlar-oluyor-dunya-susuyor.html">Türkiye’de yaşayan İranlı kadınlar anlatıyor: İnsanlar ölüyor, dünya susuyor</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/turkiyede-yasayan-iranli-kadinlar-anlatiyor-insanlar-oluyor-dunya-susuyor.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Rusya Arktik’te tek başına kalacak</title>
		<link>https://9koy.org/rusya-arktikte-tek-basina-kalacak.html</link>
					<comments>https://9koy.org/rusya-arktikte-tek-basina-kalacak.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Jan 2026 08:24:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[9. Köy Haber Merkezi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=22759</guid>

					<description><![CDATA[<p>Başar Tokmak İsveç’in NATO üyeliği ile Arktik Devletleri olarak bilinen sekiz devletten yedisi NATO üyesi oldu. NATO’nun genişlemesine karşı ne kadar tavizsiz olduğu geçmişte Gürcistan’da ve bugün Ukrayna’da görülen Rusya’nın, gelecekteki politikaları ise merak konusu. Arktik araştırmacısı ve öğretim üyesi Ferdi Güçyetmez, bu üyeliğin Rusya için sürpriz olmadığını vurgulayarak, &#8220;Rusya ekonomik ve askerî güvenliğini sağlamada [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/rusya-arktikte-tek-basina-kalacak.html">Rusya Arktik’te tek başına kalacak</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Başar Tokmak</strong></p>
<p>İsveç’in NATO üyeliği ile Arktik Devletleri olarak bilinen sekiz devletten yedisi NATO üyesi oldu. NATO’nun genişlemesine karşı ne<br />
kadar tavizsiz olduğu geçmişte Gürcistan’da ve bugün Ukrayna’da görülen Rusya’nın, gelecekteki politikaları ise merak konusu. Arktik<br />
araştırmacısı ve öğretim üyesi Ferdi Güçyetmez, bu üyeliğin Rusya için sürpriz olmadığını vurgulayarak, &#8220;<em>Rusya ekonomik ve askerî</em><br />
<em>güvenliğini sağlamada Arktika’ya özel bir yer ayırmaktadır</em>&#8221; dedi.</p>
<p>Macaristan iktidar partisi Fidesz, başlarda istekli görünmemeye çalışsa da Macaristan Parlementosu 188 oyla İsveç’in NATO üyeliğinin önündeki son engeli kaldırmıştı. İsveç’in üyeliği sonrası NATO’nun kuzeydeki genişlemesinin bölgesel etkileri de tartışılmaya başlandı. İsveç’in üyeliği ile 1996 tarihli Ottawa Beyannamesi’ne göre Arktik devleti olarak kabul edilen sekiz devletten yedisi NATO üyesi oldu. Rus siyaset bilimci Aleksandr Dugin’in “Rusya’nın kaderi” olarak tanımladığı Arktik’te bölge ve bölge dışı aktörleri neler bekliyor?</p>
<p>Bölgenin geleceğini Arktik politikaları üzerine çalışan ve İsviçre’de öğretim üyesi olan Ferdi Güçyetmez ve Belçika’daki Ghent Üniversitesi’nden araştırmacı Berk Vindevogel 9.Köy için değerlendirdi.</p>
<h4><strong>Yediye karşı bir</strong></h4>
<p>Ghent Üniversitesi’nden araştırmacı Berk Vindevogel, Arktik’te Rusya-NATO ayrımının yeni olmadığını ve İsveç’in üyeliğiyle bu ayrımın resmileştiğini kaydetti. İsveç’in NATO üyeliği öncesinde de bölgede iş birliği içinde olduğunu, bölgede olası bir NATO-Rusya<br />
çatışması durumunda geçmişte de Finlandiya ve İsveç’in NATO tarafında yer alması beklendiğini belirtti. Rusya’nın uzun süredir<br />
yaptığı hazırlıklara dikkat çekerek, NATO’nun da İsveç üyeliği ile bölgedeki komuta sisteminin güncellenmesi gerektiğini vurguladı.</p>
<p>İsviçre’de bilimsel çalışmalarını sürdüren Ferdi Güçyetmez ise Rusya’nın NATO genişlemesine ilişkin bakışını Rusya tarafından 31<br />
Temmuz 2022’de yayınlanan deniz doktrininde yer alan ifadelerle değerlendirdi:</p>
<p>&#8220;<em>NATO&#8217;nun genişlemesi Rusya tarafında tehdit olarak algılanıyor. Bu nedenle Rusya açısında askeri harcamalara ve askeri teçhizata yönelik yeni önlem paketlerinin hayata geçirilmesi bir zorunluluktur. Yeni doktrinde Arktik Denizi için oldukça geniş bir alan verildi. Bu noktada Rusya, NATO ve bünyesindeki ülkelerin genişlemesini nasıl gördüğünü kendisi tanımlamış olmaktadır. Böylelikle bize bu konuda ne kadar ciddi olduğunu göstermiş oldular</em>&#8221;</p>
<h4><strong>Rusya’nın bölgedeki iddiaları</strong></h4>
<p>Bölgede 17. yüzyıla uzanan Rus politikalarına dikkat çeken Ferdi Güçyetmez, bölgenin yalnızca iklim değişikliği üzerinden tartışılmaması gerektiğini belirterek jeopolitik analize de dikkat çekti: &#8220;<em>Rusya’nın eskiden bu yana sürdürdüğü iddiası, Arktik Okyanusu’nun kendi kara parçasının doğal uzantısı olduğu şeklindedir. Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’nin Rusya tarafından onaylanması 1997 yılında olmuştur. Rusya, 2001 yılında kıta sahanlığını genişletme hakkını ortaya atan ilk ülke olarak Birleşmiş Milletler’e başvuruda bulunmuştur. Rusya’nın talebi önemli petrol ve doğalgaz rezervlerine sahip olan yüzde 45’lik bir kısmı içeriyor</em>&#8221;</p>
<h4><strong>Yalnızlaşan Rusya Çin’e sarılır mı?</strong></h4>
<p>Kutup İpek Yolu Projesi ve yakın Arktik ulusu olma söylemiyle en önemli bölge dışı aktör Çin olarak görülüyor. Bölge devletleri arasında yalnızlaşan Rusya’nın Çin ile ilişkilerini nasıl etkileyeceğine ilişkin sorumuza yanıt olarak Güçyetmez, Çin’in bölgedeki<br />
politikasını bir tarafı desteklemekten ziyade bir çıkar dengesi olarak tanımladı. Ayrıca Rusya’nın Çin ile stratejik ortaklığa değer veriyor gibi görünmesine karşın bölgede güçlü bir Çin’i istemediğini kaydetti:</p>
<p>&#8220;<em>Rusya Kuzey’de alternatif bir ortağa ihtiyaç duyuyor. Ancak ortaklığın kendi güç merkezinin dışına çıkmasını istemiyor. Bu konuda Rusya’nın rahatsız olduğu konulardan birisi para ilişkileri. Şöyle ki: Rusya, Kırım’ın ilhakı ile Batı kaynaklı mali ve teknik sınırlamalarla karşılaşınca ihtiyaç duyduğu yatırımı Çin&#8217;den temin edebildi. Bu konu doğrultusunda Çin bankaları Arktik bölgesindeki projelere 12 milyar dolar kaynak sağladı. Daha sonra Fransa başta olmak üzere diğer Avrupalı devletlerin enerji şirketlerinden (Novatek gibi) çıktığı hisseleri de Çinli yatırımcılar aldı. Bu çerçevede Çinli tüccarların uluslararası LNG (sıvılaştırılmış doğalgaz) piyasasının ve ücretlerinin belirlenmesinde giderek artan bir rol oynayacağı öngörülebilir</em>&#8221;</p>
<p>Buna ek olarak Güçyetmez, Çin’in yeni buzkıran gemileri ile buzullarda artan faaliyetlerine ek olarak Çin’in Avrupa devletleri ile<br />
ikili ilişkilerinden Rusya’nın rahatsız olduğunu vurguladı. Arktik ülkelerine göre Çin daha güçlü buzkıranlar yapmaya ve böylelikle<br />
ticaretini Avrupa’nın kalbine taşımaya devam ediyor.</p>
<h4><strong>&#8220;Türkiye de bölgede denge kurmalı&#8221;</strong></h4>
<p>Arktik araştırmacısı Eda Ayaydın, İklim Haber’deki yazısında Türkiye’nin Arktik politikaları netleştirmesi yönünde vurgu yaptı. Söz<br />
konusu yazıda Rusya’nın Ukrayna işgali sonrası diğer arktik devletleriyle ilişkisinin kesildiğini ancak Türkiye’nin bölgede Rusya ile iş birliği içinde olduğunu belirtildi. Bilimsel iş birliğinin yanı sıra Türkiye’ve verilen Rus sondaj platformunun elektriklendirilmesi ve buzkıran gemisi yapım işleri basına yansıyan ekonomik projeler arasında. Ayaydın yazısında, bölgede Türkiye için ekonomik ve askeri çıkar sağlamanın gerçekçi bir hedef olmadığını belirterek Rusya ve diğer yedi devlet arasında denge kurulması gerektiğini belirtti.</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/rusya-arktikte-tek-basina-kalacak.html">Rusya Arktik’te tek başına kalacak</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/rusya-arktikte-tek-basina-kalacak.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Milyarderler ve tekelleşmenin derinleştirdiği adaletsizlik</title>
		<link>https://9koy.org/milyarderler-ve-tekellesmenin-derinlestirdigi-adaletsizlik.html</link>
					<comments>https://9koy.org/milyarderler-ve-tekellesmenin-derinlestirdigi-adaletsizlik.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Feb 2025 07:43:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Sertifika ve Telif Desteği Programı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=17144</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ahmetcan Uzlaşık İngiltere merkezli uluslararası insani yardım kuruluşu OXFAM, İsviçre&#8217;nin Davos kentinde&#160;düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu yıllık toplantısı kapsamında; &#8220;Inequality Inc&#8221; (Eşitsizlik&#160;Inc) başlıklı raporunu yayımladı. Rapora göre, 2024’te milyarderlerin servetleri 2 trilyon dolar artarken, haftada dört yeni&#160;milyarder ortaya çıktı. Raporda, dünya genelinde 3,6 milyar insanın günlük 6,85 dolarla&#160;yaşamaya çalıştığı vurgulanıyor. Eğitim ve sağlık harcamalarındaki kesintiler ise [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/milyarderler-ve-tekellesmenin-derinlestirdigi-adaletsizlik.html">Milyarderler ve tekelleşmenin derinleştirdiği adaletsizlik</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ahmetcan Uzlaşık</strong></p>
<p>İngiltere merkezli uluslararası insani yardım kuruluşu OXFAM, İsviçre&#8217;nin Davos kentinde&nbsp;düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu yıllık toplantısı kapsamında; &#8220;Inequality Inc&#8221; (Eşitsizlik&nbsp;Inc) başlıklı raporunu yayımladı.</p>
<p>Rapora göre, 2024’te milyarderlerin servetleri 2 trilyon dolar artarken, haftada dört yeni&nbsp;milyarder ortaya çıktı. Raporda, dünya genelinde 3,6 milyar insanın günlük 6,85 dolarla&nbsp;yaşamaya çalıştığı vurgulanıyor. Eğitim ve sağlık harcamalarındaki kesintiler ise yoksulluğu&nbsp;daha da artırıyor. Milyarderlerin servetinin büyük kısmı miras ve tekel gücüne dayanırken,&nbsp;önümüzdeki 30 yılda 5,2 trilyon dolarlık servetin miras yoluyla aktarılması bekleniyor.&nbsp;Tekelleşme de özellikle dev şirketlerin etkisiyle eşitsizliği derinleştiriyor.</p>
<h4><strong>&#8220;Küresel eşitsizlik 38 kat arttı&#8221;</strong></h4>
<p>Rapora göre tarihi sömürgecilik dönemine dayanan eşitsizlik günümüze kadar derinleşerek devam etti. 1820’de en zengin yüzde 10’un gelirinin en yoksul yüzde 50’den 18 kat fazla olduğu dünyada, bu fark 2020’de 38 katına çıktı. Raporda, Afrika’daki yaşam<br />
beklentisinin Avrupa’ya kıyasla 15 yıl daha kısa olduğu vurgulanırken, Küresel Güney&nbsp;ülkelerindeki zengin yüzde 1’in gelirlerin yüzde 20’sini kontrol ettiği belirtildi.</p>
<h4><strong>&#8220;Küresel Güney, zengin ülkelere saatte 30 milyon dolar ödüyor&#8221;</strong></h4>
<p>Rapora göre, 2024&#8217;ün ilk çeyreğinde merkez bankaları küresel rezervlerinin yüzde 58,9&#8217;unu&nbsp;Amerikan dolarında tutuyordu. Bu durum zengin ülkelerin düşük maliyetle borçlanmasını&nbsp;sağlarken; sermaye Küresel Güney&#8217;e daha karlı yatırımlar olarak aktarılıyor. Bu dengesizlik,&nbsp;her yıl neredeyse 1 trilyon dolar ödemeye yol açarken, bu ödemelerin yalnızca saatte 30&nbsp;milyon dolarının zengin ülkelerdeki en varlıklı yüzde 1&#8217;e aktarıldığı ifade edildi.</p>
<h4><strong>&#8220;Hiper finansallaşma dönemindeyiz&#8221;</strong></h4>
<p>OXFAM Raporunu 9.Köy’e değerlendiren İktisatçı Dr. Tansel Güçlü, milyarderlerin servet&nbsp;artışları hakkında konuşarak, &#8220;<em>Küresel sermaye birikiminin yeni biçimleri, özellikle finans ve&nbsp;maddi olmayan varlıklar üzerinden yükselen tekelci yapılar bu eğilimleri güçlendiriyor</em>&#8221; dedi.</p>
<p>Güçlü’ye göre, 1980&#8217;lerden önceki Fordist üretim modellerinde dahi tekelci güçler mevcuttu ancak bugünün tekelci sermayesi daha karmaşık ağlar ve patent hakları gibi araçlarla büyüyor. Bu durumu örneklerle açıklayan Güçlü şunları kaydetti:</p>
<p>&#8220;<em>Bu şirketler nakit varlıklarını kurumsal yatırım şirketleri aracılığıyla offshore finans&nbsp;merkezlerinde düşük maliyetle yönetmekte. Örneğin Apple’ın Breaburn Capital şirketi büyük&nbsp;bir hedge fon olarak bu işlevi görmekte. Ayrıca Microsoft gibi diğer yatırım şirketleri de bugün&nbsp;melek yatırımcılar olarak hareket etmekte ve kendilerince gelecek gördükleri &#8216;tohum&nbsp;projelere&#8217; ve şirketlere yatırım yaparak onları yönlendirmekte, büyük piyasa değerlerine&nbsp;ulaştıktan sonra da ellerinden çıkarmakta. Bir tür hiper finansallaşma dönemini yaşadığımız&nbsp;söylenebilir.</em>&#8221;</p>
<h4><strong>&#8220;Milyarderlerin gelirleri yeniliklerin mülkiyeti ve iktidara yakınlıkla şekilleniyor&#8221;</strong></h4>
<p>Güçlü, milyarderlerin gelirlerinin büyük ölçüde yenilikler üzerindeki mülkiyet ve tekel&nbsp;haklarına dayanmasının yanı sıra, iktidarlarla kurdukları yakın ilişkilerin de bu süreçte&nbsp;belirleyici olduğunu vurgulayarak, kapitalizmin tekelci karakterinin bu ilişkilerden bağımsız<br />
düşünülemeyeceğini ifade etti.</p>
<p>Örnek olarak büyük teknoloji şirketlerinin patent hakları ve platform ekonomilerindeki tekelci&nbsp;etkilerini gösteren Güçlü, &#8220;<em>Bu durum piyasada rekabeti sınırlandırırken fiyatlama gücünü&nbsp;şirketlerin elinde tutmasına olanak tanıyor</em>&#8221; dedi.&nbsp;Güçlü, büyük şirketlerin tekelci fiyatlama gücünün küresel refahın emekçiler yerine&nbsp;sermayedarlara yönelmesine neden olduğunu da söyleyerek, &#8220;<em>Bu, Michel Kalecki’nin&nbsp;tespitiyle de örtüşüyor; emekçiler kazandıklarını harcarlar, sermayedarlar harcadıklarını&nbsp;kazanırlar. Kapitalistlerin kârları, harcamalarının fiyatlara yansıması yoluyla kendilerine geri&nbsp;döner</em>&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Finansallaşan sermaye birikiminde rekabet avantajı sağlamanın kritik unsurunun likit&nbsp;sermaye biçimlerinde örgütlenmek ve fiziki üretimin risklerinden korunmak olduğunu belirten&nbsp;Güçlü, bu sürecin üretim performansını satın almaya ve el değiştirmeye dayalı bir birikim&nbsp;modeli yarattığına dikkat çekti.</p>
<h4><strong>&#8220;Eşitsizlik sömürgeci kapitalizmle başladı ama şekil değiştirdi&#8221;</strong></h4>
<p>Güçlü, günümüz küresel eşitsizliklerinin tarihsel kökenlerine işaret ederek, kapitalizmin&nbsp;ortaya çıkışıyla birlikte sömürgeci ilişkilerin bu eşitsizliklerin temelini oluşturduğunu ifade etti.&#8221;<em>Kapitalizm, sömürgecilik aracılığıyla prekapitalist toplumları kendi çevresine bağladı ve bu süreç günümüz eşitsizliklerinin birikmesinin başlangıç noktasıdır</em>&#8221; diyen Güçlü sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>Sömürgecilik döneminde kölelik hâkim bir emek biçimiyken, daha sonra ücretli emek sistemi&nbsp;yaygınlaştı. Bugün ise finansal sermayenin serbest dolaşımı bu eşitsizliği yeni şekillerde&nbsp;devam ettiriyor.&nbsp;Raporda yer alan İngiltere’nin 1765-1900 yılları arasında Hindistan’dan 64,82 trilyon dolar&nbsp;değerinde servet elde ettiğine dair bilgiye atıfta bulunan Güçlü, bu tür kaynak transferlerinin&nbsp;günümüzde farklı yollarla devam ettiğini belirtti<em>. Güçlü, &#8220;Artık sermaye transferleri, finansal&nbsp;akışlar ve ticaret rejimleri aracılığıyla daha az görünür şekilde gerçekleşiyor</em>&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<h4><strong>Gelişmekte olan ülkelerin borç yükü</strong></h4>
<p>Güçlü, tekelleşmenin ve gelir eşitsizliğinin özellikle geç kapitalistleşen ülkeler için enflasyon&nbsp;gibi ciddi sonuçları olduğunu da belirterek, şunları kaydetti: &#8220;<em>Tekelci fiyat koyma gücünün yarattığı enflasyonist sıçramalar, kârları artırarak ücretlerin&nbsp;gerilemesine yol açıyor. Bu da toplumsal refahı daha da bölerken, sermayenin daha fazla&nbsp;pay almasına neden oluyor.</em>&#8221;</p>
<p>Güçlü, aynı zamanda borçlanmanın artmasının, gelir dağılımındaki bozulma ve finansal&nbsp;kırılganlıkla iç içe geçmiş bir kapitalist mekanizma oluşturduğunu vurguladı ve &#8220;<em>Emekçi&nbsp;sınıfların borçlanma ihtiyacı, bu yapının bir zorunluluğuna dönüşmüş durumda</em>&#8221; diye ekledi.&nbsp;Güçlü, bu sürecin özellikle gelişmekte olan ülkelerdeki ekonomik krizleri derinleştirdiğini ifade&nbsp;etti.</p>
<p>Küresel düzeydeki sermaye birikiminin uluslararası bir örgütlenmeyi zorunlu kıldığını ve&nbsp;ekonomik yapıları dönüştürecek planların gündeme alınması gerektiğini de belirten Güçlü, &#8220;<em>Bu tür bir ekonomi için çözüm, küresel düzeyde ve emek yanlısı olmalıdır. Hem ulusal hem&nbsp;de uluslararası çözüm perspektiflerine ihtiyacımız var</em>&#8221; dedi.</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/milyarderler-ve-tekellesmenin-derinlestirdigi-adaletsizlik.html">Milyarderler ve tekelleşmenin derinleştirdiği adaletsizlik</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/milyarderler-ve-tekellesmenin-derinlestirdigi-adaletsizlik.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Belçika’daki Türkler aşırı sağın güçlenmesine ne diyor?</title>
		<link>https://9koy.org/belcikadaki-turkler-asiri-sagin-guclenmesine-ne-diyor.html</link>
					<comments>https://9koy.org/belcikadaki-turkler-asiri-sagin-guclenmesine-ne-diyor.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Sep 2024 09:05:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Sertifika ve Telif Desteği Programı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=13626</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ahmetcan Uzlaşık / Kapak Fotoğrafı: DepoPhotos Avrupa Parlamentosu seçimleri sonucu, Avrupa’nın birçok önemli ülkesinde aşırı sağ partiler birincilik veya ikincilik koltuğuna oturdu. Fransa’da Ulusal Birlik Partisi (RN), İtalya’da İtalya’nın Kardeşleri (FDL), Avusturya’da ise aşırı sağcı Avusturya Özgürlük Partisi (FPÖ) birinci parti olurken Almanya’da Almanya için Alternatif (AFD) ve Hollanda’da Özgürlük Partisi (ÖP) ikincilik koltuğuna oturdu. Avrupa Parlamentosu’nun genel dağılımına bakıldığında [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/belcikadaki-turkler-asiri-sagin-guclenmesine-ne-diyor.html">Belçika’daki Türkler aşırı sağın güçlenmesine ne diyor?</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ahmetcan Uzlaşık / Kapak Fotoğrafı: DepoPhotos</strong></p>
<p>Avrupa Parlamentosu seçimleri sonucu, Avrupa’nın birçok önemli ülkesinde aşırı sağ partiler birincilik veya ikincilik koltuğuna oturdu. Fransa’da Ulusal Birlik Partisi (RN), İtalya’da İtalya’nın Kardeşleri (FDL), Avusturya’da ise aşırı sağcı Avusturya Özgürlük Partisi (FPÖ) birinci parti olurken Almanya’da Almanya için Alternatif (AFD) ve Hollanda’da Özgürlük Partisi (ÖP) ikincilik koltuğuna oturdu.</p>
<p>Avrupa Parlamentosu’nun genel dağılımına bakıldığında ise EPP (Merkez sağ) 184 koltuk ile birinciliği korurken S&amp;D (Sosyal Demokratlar) 139 ile ikincilikte kaldı. Liberaller ve Yeşiller sırasıyla 80 ve 52 koltuk alarak büyük darbe alırken Parlamentonun aşırı sağ grupları Avrupa Muhafazakarları ve Reformistleri (ECR) ile Kimlik ve Demokrasi (ID) büyük bir ivme yakalayarak sırasıyla 73 ve 58 koltuk kazandılar. Bunun yanında 89’a yakın henüz bir gruba dahil olmayan milletvekilinin yarısına yakını da aşırı sağ partilerden seçildi.</p>
<p>Sonuçlar aşırı sağda büyük bir yükselişe işaret etse de merkez olarak olarak kabul edilen EPP, S&amp;D ve Renew (liberaller) hala çoğunluğa sahip.</p>
<h4><strong>Belçika’da sonuçlar</strong></h4>
<p>Belçika’da ise halk 3 seçim için sandığa gitti. Bölgesel, Federal ve Avrupa için oy kullanılan Belçika seçimlerinde hem federal hem de Avrupa Parlamentosu seçimlerinde aşırı sağ partiler birinci çıktı.</p>
<p>Aşırı sağcı Vlaams Belang (VB) yüzde 13,8 oy oranı ile beklenenin aksine ikinci olurken daha ılımlı sağcı milliyetçi N-VA yüzde 16,8 oy oranı ile birinci parti oldu. Partisi Open Vld ise yüzde 5,4 alarak hezimete uğrayan Belçika Başbakanı De Croo seçimlerin hemen ardından 9 Haziran’da istifa etti.</p>
<p>Avrupa Parlamentosu’na toplam 22 milletvekili gönderen Belçika’da milletvekillerinin <wbr />6’sı aşırı sağcı ID ve ECR’ya giderken EPP, Renew ve S&amp;D 4’er milletvekili gönderme hakkı kazandı. Sol ve Yeşiller ise 2’şer koltukta kaldı. Seçimlerde listedelerdeki Türkiye kökenli adaylardan hiçbiri AP’ye gitme hakkı kazanamadı.</p>
<h4><strong>Üçüncü jenerasyon daha bilinçli</strong></h4>
<p>Seçim sonuçları hakkında 9. Köy’e konuşan AB ve Diaspora Çalışmaları Uzmanı, aynı zamanda Diaspora 1964 Derneği’nin de kurucusu Furkan Onur Kavukçu, Belçika’da bir ve ikinci nesil diasporanın Avrupa seçimlerine ilgisinin az olduğunu bunun ise üçüncü jenerasyon ile değişmeye başladığını aktardı.</p>
<p>&#8220;<em>Belçika’da resmi veri olmamasına karşın 300 bin civarı Türk asıllının yaşadığını</em>&#8221; aktaran Kavukçu, &#8220;<em>Türkler arasında yerel, bölgesel ve federal seçimlerin hala Avrupa seçimlerine göre daha önemli olduğunu</em>&#8221; söyledi.</p>
<p>İlk ve ikinci jenerasyonun en büyük engelinin dil olduğunu belirten Kavukçu, bu durumun yeni nesille birlikte değiştiğini ve bu sayede medya takibinin daha mümkün hale geldiğini ifade etti. Kavukçu, &#8220;<em>Türklerin genellikle mavi yaka olmalarından ötürü PS başta olmak üzere sosyalist partilere yakın durduğunu fakat beyaz yakalılaşma ve iş sahibi olma oranının artmasıyla ekonomik kaygıların gittikçe daha ön plana çıktığını</em>&#8221; aktardı.</p>
<p>&#8220;<em>Belçikalı Türklerin Belçika seçimlerinde tercih ettikleri partilerin aşırı sağdan aşırı sola kadar çeşitlilik gösterdiğine</em>&#8221; değinen Kavukçu, bu durumu &#8220;<em>Türklerin kendisini Belçika’ya ait hissetmesine’ </em>bağladı. Kavukçu,<em> &#8220;Daha önceki nesiller gibi sadece Türklük bilinciyle değil artık ülkenin ekonomik ve politik gündemini takip ederek bilinçli tercihler yapmaya başladıklarını</em>&#8221; söyledi.</p>
<h4><strong>&#8220;İstenmemişlik duygusu hissedi<wbr />yorum&#8221;</strong></h4>
<p>Belçika’da gazetecilik yapan 24 yaşındaki Feraye Özyürek, üçüncü Jenerasyon Türk asıllı bir Belçikalı. Flaman bölgesinde oturduğunu aktaran Feraye, Flaman bölgesindeki seçimlerde aşırı sağın yükseleşinden rahatsızlık duyduğunu aktardı. Yükselen aşırı sağın kendisine &#8220;istenmemişlik duygusu&#8221; hissettirdiğini söyleyen Feraye, baş örtüsünden ötürü ayrımcılığa maruz kalmaktan da çekindiğini belirtti.</p>
<h4><strong>&#8220;Eğitim düzeyinin etkisi var&#8221;</strong></h4>
<p>Belçika’da yaşayan 23 yaşındaki Hacı Ahmet Ünlü de parlamento seçimlerinin hayatını etkileyeceğini düşündüğünü belirtti. Aşırı sağın yükselişinin kendisinde ve çevresinde endişe yarattığını ifade eden Hacı Ahmet Ünlü, yeni jenerasyon Belçika Türklerinin, eğitim düzeylerinin artmasıyla beraber Avrupa siyasetiyle daha çok ilgilendiklerini söyledi.</p>
<h4><strong>&#8220;Ekonomik etkenler ön planda&#8221;</strong></h4>
<p>Belçika’nın Ghent şehrinde okuyan 22 yaşındaki Erkin Gargili ise kendi oy tercihinde siyasi/kültürel kaygılardan ziyade ekonomik etkenlerin ön planda olduğunu belirtti. Aşırı sağ partilerden çekincesi olduğunu aktaran Erkin Gargili de hayatının etkileneceği görüşünde.</p>
<h4><strong>&#8220;Haklarımızı korumak için bilinçlenmeliyiz&#8221;</strong></h4>
<p>Yüksek lisans öğrencisi 24 yaşındaki Mustafa Şimşek de seçimleri yakından takip edenlerden. Seçimden önce çeşitli etkinlikler aracılığı ile Türk toplumunun seçimlere katılımını arttırmak için çalıştığını belirten Mustafa, &#8220;<em>Haklarımızı korumamız gerek</em>&#8221; dedi. Mustafa ayrıca seçim sonuçlarıyla beraber Müslümanların çalışmasına ilişkin çeşitli zorlukların ortaya çıkabileceğinden endişe duyduğunu da söyledi.</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/belcikadaki-turkler-asiri-sagin-guclenmesine-ne-diyor.html">Belçika’daki Türkler aşırı sağın güçlenmesine ne diyor?</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/belcikadaki-turkler-asiri-sagin-guclenmesine-ne-diyor.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ukrayna-Rusya savaşında bir ilk; Ukrayna askeri Rus topraklarında</title>
		<link>https://9koy.org/ukrayna-rusya-savasinda-bir-ilk-ukrayna-askeri-rus-topraklarinda.html</link>
					<comments>https://9koy.org/ukrayna-rusya-savasinda-bir-ilk-ukrayna-askeri-rus-topraklarinda.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Aug 2024 11:46:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[9. Köy Haber Merkezi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=13459</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aykut Küçükyıldız / Kapak Fotoğrafı: DepoPhotos Şubat 2022’de Rus ordusunun Ukrayna’yı işgal etmesiyle başlayan savaşta, Ukrayna ordusu ilk defa sınırı aşarak Rusya’nın Kursk bölgesine girdi. 6 Ağustos günü başlayan harekatla Ukrayna, doğal gaz hatlarının ölçüm istasyonunun bulunduğu Suca kasabası da dahil bazı sınır yerleşimlerini kontrolü altına aldı. Ukrayna&#8217;nın Rus topraklarına yönelik bu ilk harekatını 9. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/ukrayna-rusya-savasinda-bir-ilk-ukrayna-askeri-rus-topraklarinda.html">Ukrayna-Rusya savaşında bir ilk; Ukrayna askeri Rus topraklarında</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p><strong>Aykut Küçükyıldız / Kapak Fotoğrafı: DepoPhotos</strong></p>
<p>Şubat 2022’de Rus ordusunun Ukrayna’yı işgal etmesiyle başlayan savaşta, Ukrayna ordusu ilk defa sınırı aşarak Rusya’nın Kursk bölgesine girdi. 6 Ağustos günü başlayan harekatla Ukrayna, doğal gaz hatlarının ölçüm istasyonunun bulunduğu Suca kasabası da dahil bazı sınır yerleşimlerini kontrolü altına aldı.</p>
</div>
<div>Ukrayna&#8217;nın Rus topraklarına yönelik bu ilk harekatını 9. Köy’e değerlendiren Medya Günlüğü yazarı ve dış politika analisti Aydın Sezer, Kursk harekatını Ukrayna açısından bir &#8220;intihar ve kumar&#8221; olarak niteleyerek, şöyle konuştu:</div>
<div>&nbsp;</div>
<div>&#8220;<em>Ukrayna’nın yeni bir cephe açması askeri olarak sürdürülebilir değil. Saldırıyı Rusya’yla müzakerelerde Ukrayna’nın elinde bir koz bulundurma isteğine, Batı’dan gelen desteğini devamını sağlamaya ve Zelenski’nin meşruiyeti hakkında başlayan sorgulamaların kesilmesine yönelik siyasi bir hamle olarak değerlendirmek mümkün. Ayrıca Ukrayna bu harekatla Rusya’nın işgal ettiği topraklardan güç kaydırması yapacağını tahmin ediyordu. Ancak Rusya Donbas’ta ilerlemeye devam ediyor. Her ne kadar Rusya’nın imajına olumsuz etkileri olsa da Rusya’nın bu olayı büyütmediğini, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in normal bir şekilde yurt içi ve yurt dışı gezilerine devam ettiğini söyleyebiliriz</em>.&#8221;</div>
<div>&nbsp;</div>
<div>Avrupa’nın Ukrayna üzerinden Rusya’dan doğalgaz almaya devam ettiğinin altını çizen Sezer, &#8220;<em>Askeri analistler, Kursk saldırısının planlanmasında Ukrayna’nın iki noktayı dikkate aldığını söylüyor; biri Kursk’taki nükleer santral, diğeri de Rusya’dan orta Avrupa’ya giden doğal gaz hattının Kursk yakınlarında bulunan ölçüm istasyonu</em>&#8221; dedi.</div>
<h4><strong>Moskova&#8217;daki Türk Büyükelçisi Rus Dışişleri Bakanlığı&#8217;na çağrıldı</strong></h4>
<div>Siyaset bilimci Ümit Nazmi Hazır ise Kursk Harekatı&#8217;nı Batı cephesi açısından değenlendirdi. Hazır, &#8220;B<em>atı tarafından baktığımızda bu harekat Rusya’nın prestijini zedeleyici bir olay. Zaten bu savaşın başlamasının sebeplerinden birisi de buydu; Rusya’nın Ukrayna üzerinden terbiye edilmesi</em>&#8221; diye konuştu.</div>
<div>Savaşın uzamasıyla Batı’da Ukrayna’ya verilen desteğe itirazların yükselmeye başladığının&nbsp;altını çizen Hazır, bu harekatla itirazların da bastırıldığını belirtti.&nbsp;Hazır ayrıca, Rus tarafının bölgede NATO silahlarının kullanıldığını iddia ettiğini ve bölgede kullanılan Türk menşeli askeri malzemeyle alakalı olarak Rus Dışişleri Bakanlığı’nın Moskova’daki Türk büyükelçisini bakanlığa çağırdığının da altını çizdi.</div>
<p>The post <a href="https://9koy.org/ukrayna-rusya-savasinda-bir-ilk-ukrayna-askeri-rus-topraklarinda.html">Ukrayna-Rusya savaşında bir ilk; Ukrayna askeri Rus topraklarında</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/ukrayna-rusya-savasinda-bir-ilk-ukrayna-askeri-rus-topraklarinda.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bakü, Dünya İklim Zirvesi COP-29&#8217;a hazırlanıyor</title>
		<link>https://9koy.org/baku-dunya-iklim-zirvesi-cop-29a-hazirlaniyor.html</link>
					<comments>https://9koy.org/baku-dunya-iklim-zirvesi-cop-29a-hazirlaniyor.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Jul 2024 08:33:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[9. Köy Haber Merkezi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=12329</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aynur Hokmuravan / Kapak Fotoğrafı: DepoPhotos Azerbaycan&#8217;ın başkenti Bakü, bu yılki Dünya İklim Zirvesi&#8217;ne hazırlanıyor. Her yıl gerçekleştiren ve ülkelerin ev sahibi olabilmek için kıyasıya yarıştıkları, COP&#8217;29 olarak anılan Dünya İklim Zirvesi, Bakü Olimpiyat Stadı&#8217;nda 11-22 Kasım 2024 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. COP&#8217;29 zirve toplantısı bugüne kadar Azerbaycan’ın katılımcı sayısına ve ölçeğine göre ev sahipliği yaptığı [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/baku-dunya-iklim-zirvesi-cop-29a-hazirlaniyor.html">Bakü, Dünya İklim Zirvesi COP-29&#8217;a hazırlanıyor</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p><strong>Aynur Hokmuravan / Kapak Fotoğrafı: DepoPhotos</strong></p>
<p>Azerbaycan&#8217;ın başkenti Bakü, bu yılki Dünya İklim Zirvesi&#8217;ne hazırlanıyor. Her yıl gerçekleştiren ve ülkelerin ev sahibi olabilmek için kıyasıya yarıştıkları, COP&#8217;29 olarak anılan Dünya İklim Zirvesi, Bakü Olimpiyat Stadı&#8217;nda 11-22 Kasım 2024 tarihleri arasında gerçekleştirilecek.</p>
</div>
<div>COP&#8217;29 zirve toplantısı bugüne kadar Azerbaycan’ın katılımcı sayısına ve ölçeğine göre ev sahipliği yaptığı en büyük etkinlik olarak da tarihe geçecek.</div>
<div>&nbsp;</div>
<div>&#8220;Yeşil Dünya&#8221; Ekolojik Bilinçlendirme Kamu Birliği Başkanı Elman Ceferli, 9. Köy&#8217;e yaptığı açıklamada, Azerbaycan’ın COP-29’a uzanan yolunu ve zirveden beklentileri anlattı.</div>
<div>&nbsp;</div>
<div>Azerbaycan&#8217;ın 1995 yılında Birleşmiş Milletler İklim Değişiklikleri Çerçeve Sözleşmesi&#8217;ni onayladıktan sonra küresel iklim değişikliklerinin olumsuz etkilerini hafifletmek için uluslararası çabalara katıldığını söyleyen Ceferli, &#8220;<em>Azerbaycan Cumhuriyeti, Paris Anlaşması&#8217;nı 2016 yılında onaylayarak küresel iklim değişikliklerinin etkilerini hafifletmek için girişimlerine katkı olarak baz yılı olarak alınan 1990 yılına kıyasla 2030 yılına kadar sera gazı emisyonlarında %35 azalmayı hedef olarak belirledi</em>&#8221;&nbsp;bilgisini verdi.</div>
<h4><strong>&#8220;Karabağ ve Doğu Zengezur bölgeleri yeşil enerji bölgesi ilan edildi&#8221;</strong></h4>
<p>Azerbaycan&#8217;ın 2021 yılında Glasgow&#8217;da düzenlenen BM İklim Değişiklikleri Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı&#8217;nın 26. oturumu sırasında, 2050 yılına kadar sera gazı emisyonlarını 1990 yılı seviyesine kıyasla %40&#8217;a kadar azaltmayı koşullu hedef olarak ilan ettiğini vurgulayan Ceferli, &#8220;<em>Karabağ&#8217;da işgalden kurtarılan bölgelerin 2050 yılına kadar karbon nötr bölgesi haline getirilmesi girişimi ilan edildi. Ülkemiz, yeşil enerji sektörünün oluşturulması konusunda ileri deneyime sahip saygın uluslararası şirketlerle işbirliği yapmaktadır. Elektrik üretiminde yenilenebilir enerji kaynaklarının payının 2026 yılına kadar %24&#8217;e, 2030 yılına kadar ise %30&#8217;a çıkarılması &#8216;Azerbaycan Cumhuriyeti&#8217;nin 2022-2026 yılları için sosyo-ekonomik kalkınma stratejisinde&#8217; öngörülmüştür. Ülkemiz işgalden kurtarılan Karabağ ve Doğu Zengezur ekonomik bölgelerini yeşil enerji bölgesi ilan etmiştir. Burada yapılan inşaat ve yenileme çalışmaları yeşil enerjiye dayanmaktadır</em>&#8221; diye konuştu.</p>
<h4><strong>&#8220;COP-29&#8217;un Bakü&#8217;de düzenlenmesi, Azerbaycan&#8217;a olan güveni gösteriyor&#8221;</strong></h4>
<div>Etkinlik kapsamında Azerbaycan’a 100 bine yakın yabancı temsilcinin gelmesinin beklendiğini ifade eden Elman Ceferli, şöyle konuştu; &#8220;<em>Yenilenebilir enerjiye geçişle ilgili politika, ülkemize prestij ve güven kazandırdı. COP-29&#8217;un Azerbaycan&#8217;da düzenlenmesi de bu güvenin sonucudur. COP-29&#8217;un Azerbaycan&#8217;da düzenlenmesi ülkemiz için çeşitli fırsatlar yaratmaktadır. Öncelikle, bu önemli etkinlik Azerbaycan&#8217;ın uluslararası alandaki itibarını artıracaktır. Kasım ayında yapılacak COP-29 toplantısı her ülkeyi kapsayan bir dizi mesele hakkında önemli kararlar almak için bir fırsat yaratacaktır</em>.&#8221;</div>
<div>&nbsp;</div>
<div>COP-29’da dikkatleri Azerbaycan’da hala bitmeyen mayın sorununa ve su kaynaklarının kirlenmesine çekmenin önemini vurgulayan Ceferli, bu toplantının Azerbaycan&#8217;ın son 15 yılda elde ettiği sosyo-ekonomik başarıların tanıtımı açısından da değerli olduğunu kaydederek, şöyle dedi; &#8220;<em>Global iklim değişikliği çağımızda bir dizi sorun ortaya çıkardı. Son 100 yılda dünya genelinde yıllık hava sıcaklığı 1 derece arttı. Sıcaklığın 0,75 derece artışı son 10 yıla denk geliyor. Küresel ısınma çeşitli sonuçlar doğurdu. Mevsimler değişti, buzullar eriyor, doğal felaketlerin sayısı arttı, sel ve taşkınlar çoğaldı. Gezegenin bazı bölgeleri susuzluk çekiyor. Yağış miktarı azaldı, su havzalarının kuruması vakaları arttı, toprağın tuzlanması genişledi, ormanların bu ve diğer nedenlerle çıplaklaşması arttı. Sanayi devrimlerinden sonra insanlık hızlı bir gelişme</em> kaydetti. Bilimsel ve teknik ilerleme insanların hayatını kolaylaştırdı. Ancak bu ilerleme ve gelişme diğer olumsuz süreçleri de tetikledi.&#8221;</div>
<div>&nbsp;</div>
<div>Dünyada bugün aralarında Azerbaycan&#8217;ın da olduğu 60&#8217;tan fazla ülkenin mayınlardan zarar gördüğünü de vurgulayan Ceferli, &#8220;<em>Azerbaycan, mayın ve patlamamış mühimmatlarla kirlenme seviyesine göre dünya ülkeleri arasında ilk sıralarda yer alıyor. 1991&#8217;den bu yana Azerbaycan’da 3 bin 400&#8217;den fazla kişi mayınlardan zarar gördü. Son 30 yılda Ermenistan, Azerbaycan’a karşı ekolojik terör politikası yürüttü. Karabağ ve Doğu Zengezur bölgelerinde orman fonu yok edildi, su kaynaklarımız ciddi kirlilikle karşı karşıya kaldı. Hesaplamalara göre, Karabağ&#8217;da yaklaşık 1,5 milyon mayın döşendi. Ülkemizin 9 bin kilometrekarelik alanı bu nedenle şu anda tehlikeli kabul ediliyor. COP-29&#8217;da dikkatleri mayın sorununa ve su kaynaklarımızın kirletilmesine çekebiliriz</em>&#8221; dedi.</div>
<div>&nbsp;</div>
<div>Elman Ceferli savaş sonrası bazı ülkelerin mayın sorununu tamamen çözmelerinin 25-30 yıla varabildiğini&nbsp;belirterek, Azerbaycan&#8217;ın bu süreyi kısaltmak için uluslararası kuruluşların ve yabancı devletlerin desteğine güvendiğini ifade etti.</div>
<p>The post <a href="https://9koy.org/baku-dunya-iklim-zirvesi-cop-29a-hazirlaniyor.html">Bakü, Dünya İklim Zirvesi COP-29&#8217;a hazırlanıyor</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/baku-dunya-iklim-zirvesi-cop-29a-hazirlaniyor.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Rus askerleri Karabağ&#8217;dan çekildi; gözlemci Türk askerleri ne olacak?</title>
		<link>https://9koy.org/rus-askerleri-karabagdan-cekildi-gozlemci-turk-askerleri-ne-olacak.html</link>
					<comments>https://9koy.org/rus-askerleri-karabagdan-cekildi-gozlemci-turk-askerleri-ne-olacak.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Apr 2024 11:01:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[9. Köy Haber Merkezi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=10266</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aynur Hokmuravan Dağlık Karabağ sorununun Azerbaycan&#8217;ın zaferi ile sonuçlanmasının ardından, bölgedeki Rusya-Türkiye ortak ateşkes gözlem merkezinin akıbeti de belli oldu. Rusya, Karabağ&#8217;daki askerlerinin geri çekilmesine resmen başladı. Azerbaycan&#8217;ın önde gelen gazetecileri 9. Köy&#8217;e, Rus askerlerinden sonra Türkiye&#8217;nin de bölgedeki merkezde görev yapan askerlerini geri çekmesinin beklendiğini ifade etti. Rusya&#8217;nın Karabağ&#8217;daki ateşkes gözlem gücünü çekmesine ilişkin [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/rus-askerleri-karabagdan-cekildi-gozlemci-turk-askerleri-ne-olacak.html">Rus askerleri Karabağ&#8217;dan çekildi; gözlemci Türk askerleri ne olacak?</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div><strong>Aynur Hokmuravan</strong></div>
<div></div>
<div>Dağlık Karabağ sorununun Azerbaycan&#8217;ın zaferi ile sonuçlanmasının ardından, bölgedeki Rusya-Türkiye ortak ateşkes gözlem merkezinin akıbeti de belli oldu. Rusya, Karabağ&#8217;daki askerlerinin geri çekilmesine resmen başladı. Azerbaycan&#8217;ın önde gelen gazetecileri 9. Köy&#8217;e, Rus askerlerinden sonra Türkiye&#8217;nin de bölgedeki merkezde görev yapan askerlerini geri çekmesinin beklendiğini ifade etti.</div>
<div></div>
<div>Rusya&#8217;nın Karabağ&#8217;daki ateşkes gözlem gücünü çekmesine ilişkin açıklama, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Yardımcısı ve Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı İdaresi Dış Politika Departmanı Direktörü Hikmet Hacıyev&#8217;den geldi. Hacıyev, &#8220;<em>Azerbaycan topraklarından geçici olarak Rusya Federasyonu askerlerinin zamanından erken çekilmesi konusunda, 10 Kasım 2020 tarihinde imzalanan üçlü deklarasyon temelinde her 2 ülkenin rehberliğinde bir karar alınmıştır. Artık süreç başlamıştır. Azerbaycan ve Rusya Savunma Bakanlıkları kararın uygulanmasıyla bağlantılı olarak uygun tedbirler aldı</em>&#8221; dedi.</div>
<div></div>
<div>Azerbaycan&#8217;ın önde gelen gazetecilerinden Anar Şuşalı, Azerbaycan Lideri İlham Aliyev&#8217;in siyasi iradesi sonucunda Karabağ sorununun çözüldüğünü ve Rus askerlerinin bölgeden çıkarılmasının sağlandığını belirtti:</div>
<div></div>
<div>
<div id="attachment_10272" style="width: 248px" class="wp-caption alignright"><img fetchpriority="high" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-10272" class=" wp-image-10272" src="https://9koy.org/wp-content/uploads/2024/04/WhatsApp-Image-2024-04-22-at-16.08.34.jpeg" alt="" width="238" height="238" srcset="https://9koy.org/wp-content/uploads/2024/04/WhatsApp-Image-2024-04-22-at-16.08.34.jpeg 327w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2024/04/WhatsApp-Image-2024-04-22-at-16.08.34-300x300.jpeg 300w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2024/04/WhatsApp-Image-2024-04-22-at-16.08.34-150x150.jpeg 150w" sizes="(max-width: 238px) 100vw, 238px" /><p id="caption-attachment-10272" class="wp-caption-text">Anar Şuşalı</p></div>
</div>
<h4><strong>&#8220;Türk gücünün de artık sona erdiğini söyleyebiliriz&#8221;</strong></h4>
<div>&#8220;<em>2020&#8217;de imzalanan üçlü anlaşma uyarınca Rus askerlerinin 2025&#8217;e kadar görevlerini yerine getirmeleri gerekiyordu. Ancak Azerbaycan&#8217;ın istediği zaman mevcut durumdan vazgeçebileceği ve barış güçlerine ihtiyaç duymayacağı yönünde bir öneri de vardı. Sonuç olarak, pozisyonumuzu yeniden belirledik ve Rus askerlerinin topraklarımızdan çıkarılmasını gerçekleştirdik. Azerbaycan ordusunun başarılı politikası sonucunda barış güçleri topraklarımızı terk etti. Silahlı teknisyenler demiryolu ile Rusya&#8217;ya nakledildi.</em>&#8220;</div>
<div></div>
<div>Şuşalı, Rusya ile ortak merkezde görev yapan Türk askerleri konusunda ise şunları söyledi:</div>
<div></div>
<div>&#8220;<em>Karabağ&#8217;da Ruslarla birlikte denetim misyonuna rehberlik eden Türkiye temsilcileri olduğunu biliyoruz. Bu süreç Azerbaycan&#8217;ın talebi üzerine gerçekleşmiş ve bu olayın hayırlı bir şekilde işlediğine şahit olmuştuk. Bugünlerde artık barış güçleri olmadığı için bu misyon tam hizmet verebilecek yetkin kişilere devredilecektir. Bu aynı zamanda Türk gücünün de artık sona erdiğini söyleyebileceğimiz anlamına geliyor. Bunun, o dönem Rus askerlerinin herhangi bir rahatsızlık vermemesini sağlamak için oluşturulduğu açıktır.</em>&#8220;</div>
<h4><strong>&#8220;Rus askerinin erken çekilmesi Ukrayna ile ilgili&#8221;</strong></h4>
<div>Gazeteci ve siyasi yorumcu Kenan Novruzov ise 2020 yılındaki anlaşma ile kurulan ateşkes izleme misyonunun amacının Azerbaycan ordusu ile Ermeniler arasında olası bir çatışmayı önlemek olduğuna dikkat çekerek, &#8220;<em>Azerbaycan ise terör rejiminin kaldırılmasıyla böyle bir senaryodan kendisini tamamen muaf tutmuştur. Karabağ&#8217;daki her türlü tehdit ve tehlikeden bağımsız olarak, bu sürece karşı koyabilecek güçlü iç imkanlara sahibiz</em>” dedi.</div>
<div></div>
<div>
<div id="attachment_10273" style="width: 351px" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-10273" class=" wp-image-10273" src="https://9koy.org/wp-content/uploads/2024/04/WhatsApp-Image-2024-04-22-at-18.11.56.jpeg" alt="" width="341" height="332" srcset="https://9koy.org/wp-content/uploads/2024/04/WhatsApp-Image-2024-04-22-at-18.11.56.jpeg 720w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2024/04/WhatsApp-Image-2024-04-22-at-18.11.56-300x293.jpeg 300w" sizes="(max-width: 341px) 100vw, 341px" /><p id="caption-attachment-10273" class="wp-caption-text">Kenan Novruzov</p></div>
</div>
<div>Rus askerlerinin anlaşmada öngörülen süreden erken ayrılmalarını &#8220;<em>Artık Karabağ ile ilgili bir sorun kalmadı</em>&#8221; diye açıklayan Novruzov, &#8220;<em>Karabağ&#8217;da herhangi bir tehdit ya da tehlike yok. Yani, barış gücüne ihtiyaç yok</em>&#8221; diye konuştu. Rus askerlerinin Azerbaycan&#8217;dan ayrılmasının, Ukrayna&#8217;nın durumu ile ilgili olabileceğini de kaydeden Novruzov, şöyle konuştu:</div>
<div></div>
<div>&#8220;<em>Rusya ve Ukrayna arasındaki savaşın 2 yılı aşkın bir süredir devam ettiğini biliyoruz. Hem Rusya hem de Ukrayna, ciddi kayıplar verebilir. Bu da Rusya&#8217;nın askere ihtiyacı olduğu anlamına geliyor. Ben askerlerin buradan oraya transfer edileceğini düşünüyorum.</em>&#8220;</div>
<div></div>
<div>Karabağ&#8217;da bulundukları sürede Rus askerlerinin ciddi ekipmanla donatıldıklarını da vurgulayan Novruzov, &#8220;<em>Bu teçhizatın parasının Kremlin tarafından ödendiği biliniyor. Rusya&#8217;nın şimdi aynı süreci devam ettirme imkanı yok. Bu nedenle Azerbaycan topraklarını terk etmelerinin daha uygun olduğuna karar verildi. Ukrayna&#8217;ya ya da Rusya&#8217;ya dönmeleri daha iyi olacaktır. Bunun temel nedeni Rusya ve Ukrayna arasında artan gerilim olabilir. Siyasette uluslararası ilişkiler sisteminin görünen ve görünmeyen tarafları vardır. Altında ne olup bittiğini bilmiyoruz</em>” dedi.</div>
<h4><strong>&#8220;Türkiye ve Azerbaycan stratejik müttefik&#8221;</strong></h4>
<div>Novruzov, Karabağ ateşkes izleme merkezinde Rus askerleriyle beraber görev yapan Türk askerleri konusundaki soruyu ise şöyle yanıtladı: “<em>Karabağ&#8217;da Türk ve Rus ortak izleme merkezlerinin bulunduğuna dikkatinizi çekmek isterim; bu merkezlerin işlevi çoğunlukla ateşkesi izlemekti. Ancak Türkiye&#8217;nin orada herhangi bir kişisel heyeti ve teknolojisi yoktu. Sadece bir merkez vardı ve izleme orada bulunan gözlemciler tarafından yapılıyordu. Mevcut durumda artık buna gerek kalmadı. Türkiye&#8217;nin varlığının dengeleyici bir güç olduğunu söyleyebiliriz. Rusya varsa Türkiye de olmalı. Bilinsin ki Türkiye artık orada olmayacak. O olmadan da Türkiye ve Azerbaycan stratejik müttefiktir.</em>”</div>
<h4><strong>&#8220;Azerbaycan Türkiye&#8217;de, Türkiye de Azerbaycan&#8217;dadır&#8221; </strong></h4>
<div>Gazeteci Azer Hesret de Azerbaycan&#8217;ın Karabağ&#8217;daki terörle mücadele operasyonunu başarıyla tamamlamasının ardından, bölgede Rus askeri varlığına gerek kalmadığını kaydetti:</div>
<div>&#8220;<em>Yerel terörle mücadele operasyonunun 19-20 Eylül 2023&#8217;de başarıyla tamamlanmasının ardından Azerbaycan kamuoyunda Rus barış güçlerinin topraklarımızı vaktinden önce terk etmesi gerektiği yönünde bir görüş oluştu. Biz hem devlet hem de toplum olarak, bu olayı gerginlik ve karşı durmayla yapmak istemiyorduk. Ona göre konuyla ilgili sakin ve temkinli görüşler dile getirildi. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev her zaman olduğu gibi bu sorunun çözümü için çalıştı. Bildiğiniz gibi zaten bir karar alınmış, Azerbaycan ve Rusya Cumhurbaşkanlarının ortak kararıyla barış güçlerinin topraklarımızdan çekileceği resmen açıklandı. Eylül ayı sonuna kadar tüm süreç tamamlanacak.</em>&#8220;</div>
<div></div>
<div>
<div id="attachment_10274" style="width: 418px" class="wp-caption alignright"><img decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-10274" class=" wp-image-10274" src="https://9koy.org/wp-content/uploads/2024/04/WhatsApp-Image-2024-04-22-at-16.08.54.jpeg" alt="" width="408" height="270" srcset="https://9koy.org/wp-content/uploads/2024/04/WhatsApp-Image-2024-04-22-at-16.08.54.jpeg 649w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2024/04/WhatsApp-Image-2024-04-22-at-16.08.54-300x199.jpeg 300w" sizes="(max-width: 408px) 100vw, 408px" /><p id="caption-attachment-10274" class="wp-caption-text">Azer Hesret</p></div>
</div>
<div>Azerbaycan&#8217;daki Türk gözlemcileri konusunu ise Hesret şöyle yorumladı;</div>
<div>&#8220;<em>Türk temsilcilerinin Azerbaycan&#8217;dan çıkarılması olayını bazı güçler, tüm Türklerin Azerbaycan&#8217;dan çıkarılması gibi göstermeye çalışıyorlar. Tabii ki böyle bir şey yok. Olamaz da. Çünkü Türkiye&#8217;nin temsilcileri Azerbaycan&#8217;da farklı alanlarda faaliyet gösteriyor. Gösterecekler de.</em>&#8220;</div>
<div></div>
<div>Ateşkes izleme merkezine artık gerek kalmadığı için kapatılacağını da söyleyen Hesret, &#8220;T<em>ürk tarafı da bu konuyla ilgili zaten bir açıklama yapmıştı. İzleme merkezinin çalışmasına gerek olmadığı için bu merkezler de artık kapatılıyor ve orada çalışanlar evlerine gidiyor. Yani izleme merkezi, olayların objektif olarak değerlendirilmesi ve olası tehditlerin önlenmesi amacıyla tasarlanmıştı. Aynı zamanda Azerbaycan ordusunun modernizasyonu, NATO standartlarına uyarlanması, ordumuzun bir bütün olarak yeni döneme ayak uydurabilmesi için kardeş Türkiye&#8217;nin ilgili uzmanları ülkemizde bulunuyor. Kalmaya da devam edecekler. Bu 3. kişilerin müdahale edebileceği bir konu değil. Buna göre endişeye gerek yok. Azerbaycan Türkiye&#8217;de, Türkiye de Azerbaycan&#8217;dadır.&#8221; </em>dedi.</div>
<p>The post <a href="https://9koy.org/rus-askerleri-karabagdan-cekildi-gozlemci-turk-askerleri-ne-olacak.html">Rus askerleri Karabağ&#8217;dan çekildi; gözlemci Türk askerleri ne olacak?</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/rus-askerleri-karabagdan-cekildi-gozlemci-turk-askerleri-ne-olacak.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tehlikelerle dolu bir yolculuk: Düzensiz göç</title>
		<link>https://9koy.org/tehlikelerle-dolu-bir-yolculuk-duzensiz-goc.html</link>
					<comments>https://9koy.org/tehlikelerle-dolu-bir-yolculuk-duzensiz-goc.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Feb 2024 09:53:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Sınır ve Göç Haberciliği]]></category>
		<category><![CDATA[9. Köy Haber Merkezi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=9200</guid>

					<description><![CDATA[<p>Zeynep AKAT / Kapak Fotoğrafı: DepoPhotos Avrupa Birliği ülkelerine kaçak yollarla göç edenlerin sayısı her gün artıyor. Avrupa Birliği Sınır Koruma Ajansı’nın verilerine göre, bu yıl 380 bin kişi bu yolla Avrupa ülkelerine göç etti. Bu sayı, 2022 yılına oranla yüzde 17’lik bir artış anlamına geliyor. Bu, aynı zamanda 2016 yılından beri ulaşılan en yüksek [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/tehlikelerle-dolu-bir-yolculuk-duzensiz-goc.html">Tehlikelerle dolu bir yolculuk: Düzensiz göç</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Zeynep AKAT / Kapak Fotoğrafı: DepoPhotos</strong></p>
<p>Avrupa Birliği ülkelerine kaçak yollarla göç edenlerin sayısı her gün artıyor. Avrupa Birliği Sınır Koruma Ajansı’nın verilerine göre, bu yıl 380 bin kişi bu yolla Avrupa ülkelerine göç etti. Bu sayı, 2022 yılına oranla yüzde 17’lik bir artış anlamına geliyor. Bu, aynı zamanda 2016 yılından beri ulaşılan en yüksek sayı. Frontex&#8217;e göre kaçak yollarla göç, can kaybı gibi birçok riski barındırmasına rağmen son 3 yıldır istikrarlı şekilde artıyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-9202" src="https://9koy.org/wp-content/uploads/2024/02/duzensiz-goc-nedir-1.jpg" alt="" width="1200" height="900" srcset="https://9koy.org/wp-content/uploads/2024/02/duzensiz-goc-nedir-1.jpg 1200w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2024/02/duzensiz-goc-nedir-1-300x225.jpg 300w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2024/02/duzensiz-goc-nedir-1-1024x768.jpg 1024w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2024/02/duzensiz-goc-nedir-1-768x576.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></p>
<p>Zorlukların başında yüksek maliyet var. Göç kararı aldıktan sonra gerekli parayı tamamlamak çoğu kişi için kolay olmuyor. Ardından güvenlik ve sağlık sorunları geliyor. Rotaya göre bazen günlerce aç ve susuz yürünüyor, bazen soğuktan donma tehlikeleri yaşanıyor, bazen de soğuk ve rüzgarlı havalarda, sağlam olmayan teknelerle yolculuklar yapılıyor. Göç Araştırmaları Derneği üyesi Lülüfer Körükmez’e göre düzensiz göç aslında bir tercih değil, sınır ve vize politikaları nedeniyle &#8216;sınır rejiminin&#8217; insanlara dayattığı bir zorunluluk. Körükmez, düzensiz göçün risklerini 9. Köy’e şöyle anlattı:</p>
<h4><strong>“En büyük risk hayati tehlike”</strong></h4>
<p>Kaçak yollarla göçe kalkışanların karşılaştığı en büyük riskin &#8220;hayati tehlike&#8221; olduğunu vurgulayan Körükmez, &#8220;<em>Biz sürekli gemilerim batmasını, fırtınaları duyuyoruz. Yayınlanan raporlardan militanların öldürdüğü insanlar olduğunu biliyoruz, geri itmeleri biliyoruz. Sadece denizden değil, karadan geçerken de benzer hayati riskler var, çok soğukta kalmaktan kaynaklı yaralanmalar, hayati tehlikeler ortaya çıkabiliyor. Bizim coğrafyamızda olmasa bile Afrika ülkelerinden, çöllerden geçerken yaşanan benzer durumlar var</em>&#8221; diye konuştu.</p>
<div id="attachment_9205" style="width: 177px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-9205" class="wp-image-9205 size-full" src="https://9koy.org/wp-content/uploads/2024/02/lulufer-korkmaz.jpeg" alt="" width="167" height="167" srcset="https://9koy.org/wp-content/uploads/2024/02/lulufer-korkmaz.jpeg 167w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2024/02/lulufer-korkmaz-150x150.jpeg 150w" sizes="auto, (max-width: 167px) 100vw, 167px" /><p id="caption-attachment-9205" class="wp-caption-text">Lülüfer Körükmez</p></div>
<p>Tüm bunların, ülkelerin vize ve sınır politikalarından kaynaklandığına da dikkat çeken Körükmez, 2. zorluğun ise &#8220;istismar tehlikesi&#8221; olduğunu vurguladı. &#8220;<em>Hayati tehlikenin yanında bir de istismar riski var. Bu konuda genellikle kadınları konuşuyoruz, çünkü ağırlıkla kadınlar istismara uğruyor. Ama erkeklerin de bedensel istismara maruz kaldığını raporlardan, tanıklıklardan biliyoruz. Göç edenlerin bir kısmı bu ihtimalin farkında olmasa da birçoğu bunu göze alarak yola çıkıyor. Bu failler bazen kaçakçılar oluyor bazen de resmi görevliler</em>.”</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-9203" src="https://9koy.org/wp-content/uploads/2024/02/unnamed.jpg" alt="" width="1000" height="600" srcset="https://9koy.org/wp-content/uploads/2024/02/unnamed.jpg 1000w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2024/02/unnamed-300x180.jpg 300w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2024/02/unnamed-768x461.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></p>
<h4><strong>“Paraları var gidebiliyorlar algısı yanlış”</strong></h4>
<p>Bir başka riskin de maliyet olduğuna dikkat çeken Körükmez, bu riskli yolculuğun maliyetini karşılamanın göçmenler için çoğu zaman kolay olmadığını da ifade etti. Körükmez &#8220;parası olan yurtdışına gider&#8221; algınısın yanlış olduğuna değindi:</p>
<p>“<em>Paraları var gidebiliyorlar algısı yanlış. Göç edenlerin gitmeleri için gereken finansal sermayeyi bazen çekirdek aileleri, bazen geniş aileleri toplayıp verebiliyor. O para aslında çoğu zaman bir kişinin güvenli ülkeye ulaşıp ailenin geri kalanını kurtaracağı geniş bir kollektiviteden yatırım olarak toplanıyor.</em>&#8221;</p>
<h4><strong>“Final noktasının varlığı bile unutulabiliyor”</strong></h4>
<p>Düzensiz göç macerasının güvenli ülkeye ulaşmakla da bitmediğini ve göçmeni yeni ülkesinde de birçok sorunun beklediğini ifade eden Körükmez, bu sorunları da şöyle sıraladı:</p>
<p>“<em>Göç etmek ülkeden ülkeye değişiyor ama giderek de zorlaşıyor. Uzun kamp süreçleri olabiliyor, göçmenler iltica başvurusu yapabilirlerse eğer, o süreç boyunca kampta kalabiliyor. Bunun yanı sıra, o süreçte yakalanmamak için çok ciddi efor sarfetmeleri gerekiyor. Yakalanırsa kendi ülkelerine veya Avrupa’ya ilk giriş yaptıkları ülkeye gönderilebiliyorlar ki, bu da aynı yolculuğun tekrar başlaması anlamına geliyor. Diyelim ki bir kişi Afganistan’dan Almanya’ya ulaşmak istiyor ve Slovakya’ya kadar gidiyor. Burada sisteme girerse sonra Almanya’ya ulaştığında Slobakya’ya veya kendi ülkesine geri gönderilme ihtimali çok yüksek. Bu şu anlama geliyor; bu kişi yeniden Almanya’ya gitmeyi deneyecek. Herkes fiziksel ve mental olarak dayanabildiği kadar tekrar tekrar gitmeyi deniyor ve bazı insanlar bir final noktası var mı, bunu bile unutuyor. 5-6 sene boyunca sürekli, bir final noktası olmaksızın hareket halinde olmak, oradan oraya sürüklenmek zorunda kalabiliyorlar</em>.&#8221;</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/tehlikelerle-dolu-bir-yolculuk-duzensiz-goc.html">Tehlikelerle dolu bir yolculuk: Düzensiz göç</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/tehlikelerle-dolu-bir-yolculuk-duzensiz-goc.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İsrail’in bölgesel saldırıları “iç politika” hamlesi mi?</title>
		<link>https://9koy.org/israilin-bolgesel-saldirilari-ic-politika-hamlesi-mi.html</link>
					<comments>https://9koy.org/israilin-bolgesel-saldirilari-ic-politika-hamlesi-mi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Apr 2023 10:49:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=4668</guid>

					<description><![CDATA[<p>Haber: Erva Gün Artan saldırılarla ilgili değerlendirmelerde bulunan Gazeteci Musa Özuğurlu, İsrail’in Filistinlilere yönelik saldırılarının her yıl Ramazan ayında rutin olarak arttığını aktardı. Özuğurlu, “İsrail’in önceki yıllarda da Filistinliler hakkında bir takım yasaklama girişimlerinde bulunduğunu biliyoruz. Fakat bu senenin ayrı bir özelliği var. Bu sene Yahudilerin Pesah yani Hamursuz Bayramı da aynı döneme denk geldi. Böyle [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/israilin-bolgesel-saldirilari-ic-politika-hamlesi-mi.html">İsrail’in bölgesel saldırıları “iç politika” hamlesi mi?</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Haber: Erva Gün</strong></em></p>
<p>Artan saldırılarla ilgili değerlendirmelerde bulunan Gazeteci Musa Özuğurlu, İsrail’in Filistinlilere yönelik saldırılarının her yıl Ramazan ayında rutin olarak arttığını aktardı. Özuğurlu, “İsrail’in önceki yıllarda da Filistinliler hakkında bir takım yasaklama girişimlerinde bulunduğunu biliyoruz. Fakat bu senenin ayrı bir özelliği var. Bu sene Yahudilerin Pesah yani Hamursuz Bayramı da aynı döneme denk geldi. Böyle olmuş olması saldırıların daha da alevlenmesine neden oldu” dedi.</p>
<p>Özuğurlu sözlerine şöyle devam etti: “Ramazan ayı süresince geleneksel olarak camiler sabaha kadar açık kalabiliyor. Mescid–i Aksa’da Kıble Mescidi denen bir yer var ve İsrail bu kısımda ibadete izin vermiyor. İsrail kuvvetlerinin saldırısından önce Filistinli gençler orada toplanmıştı zaten. Baskın olunca tabii çatışmalar gerçekleşti.”</p>
<p><strong>Lübnan’dan İsrail’e saldırılar baskınla ilişkili</strong></p>
<p>Lübnan’dan yapılan füze atışlarının Mescid-i Aksa baskınıyla ilgili olduğunu söyleyen Özuğurlu, “İsrail, Suriye’de bazı hedefleri vurdu ve iki İranlı askeri danışman öldü. İranlılar bunun üzerine intikam yemini ettiler. Daha öncesinde İsrail, İslami Cihat’ın bir yöneticisini Şam’da öldürdü. Bütün bunlar yaşanırken Lübnan’ın güneyinde bulunan Hizbullah’ı da düşünmek gerekir. Bu gruplar birlikte hareket ediyor ve her bir olay kendileri için birer sebep oluşturuyor. Hizbullah da İslami Cihat grubundan iki kişinin öldürülmesiyle intikam yemini ettiğini duyurdu. Sonrasında bütün bunlar üst üste geldi ve Mescid-i Aksa olayı gerçekleştikten sonra Lübnan’dan İsrail tarafına atış yapıldı” açıklamasında bulundu.</p>
<p><strong>İç kamuoyu için Filistinliler kışkırtıldı</strong></p>
<p>Saldırının politik bir hamle olduğunu vurgulayan araştırmacı yazar Alptekin Dursunoğlu, “Başbakan Netanyahu, yargı reformuna yönelik tepkileri yatıştırmak, kamuoyunu birleştirebilmek ve bu ikiye bölünmüşlüğü ortadan kaldırabilmek için bir dış düşman anlatısına ihtiyaç duydu” ifadelerini kullandı. Dursunoğlu, “Ramazan aylarında insanlar itikafa girerler, yani bir camiye girip ibadet ederler, zorunlu ihtiyaçları dışında dışarıya çıkmazlar, camide yaşarlar. Yani bir gösteri değil, toplumsal eylem değil. İsrail polisi, Mescid-i Aksa’yı bastı, itikaftakileri döverek, plastik mermiler kullanarak tutukladı, şiddet uyguladı. Bunun çok bariz şekilde bir amacı vardı. Bütün Filistin’i kışkırtmak ve kontrollü şekilde kendi iç kamuoyunu konsolide etmek istediler ve bunu başardılar” dedi.</p>
<p><strong>Savaş olasılığına karşı İsrail’den temkinli adım</strong></p>
<p>İsrail’in Hizbullah’ı savaş dışında tutmaya çalıştığını aktaran Dursunoğlu, “İsrailliler, bu saldırının Hizbullah tarafından değil Lübnan’daki Filistinliler tarafından yapıldığını söylediler. Bu, Hizbullah’a sizinle savaşmak istemiyoruz mesajıydı. Evet saldırıyı Hizbullah yapmamıştı; ama Hizbullah’ın onayı ve bilgisi olmadan saldırı yapılamazdı” dedi.</p>
<table style="border-collapse: collapse; width: 100%; height: 144px;">
<tbody>
<tr style="height: 144px;">
<td style="width: 100%; background-color: #dbfffa; height: 144px;"><em><strong>Ne olmuştu?</strong></em></p>
<p><em>İsrail’de Adalet Bakanı Yariv Levin 5 Ocak’ta yargı reformunu açıklamıştı. Bu reform Yüksek Mahkemenin yetkilerini sınırlandıran ve iktidarın yargı atamalarında söz sahibi olmasını sağlayan düzenlemeleri de içermesi bakımından tepkilere neden olurken Başbakan Netanyahu, 27 Mart’ta yaptığı açıklamada, ülke çapında kitlesel protestolara ve grevlere neden olan yargı düzenlemesinin ertelendiğini duyurmuştu.</em></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><em><strong>Kaynak: 24 Saat Gazetesi</strong></em></p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/israilin-bolgesel-saldirilari-ic-politika-hamlesi-mi.html">İsrail’in bölgesel saldırıları “iç politika” hamlesi mi?</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/israilin-bolgesel-saldirilari-ic-politika-hamlesi-mi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çin&#8217;den Moskova çıkarması</title>
		<link>https://9koy.org/cinden-moskova-cikarmasi.html</link>
					<comments>https://9koy.org/cinden-moskova-cikarmasi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Korhan]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Mar 2023 10:46:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[9. Köy Haber Merkezi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=4295</guid>

					<description><![CDATA[<p>Haber: Ahmetcan Uzlaşık / Kapak Fotoğrafı: Depophotos Çin Devlet Başkanı Xi Jinping,  Uluslararası Ceza Mahkemesi&#8217;nin Rus lider Putin&#8217;i &#8220;savaş suçu işlemekle&#8221; suçladığı dönemde, Moskova&#8217;ya tarihi bir ziyarette bulundu. Çinli liderin üç gün süren ziyaretinden Moskova ve Pekin arasındaki stratejik işbirliğinin artırılması kararı çıktı. Emekli Büyükelçi Hakan Okçal, Xi&#8217;nin küresel alanda dengeleri değiştirebilecek Moskova ziyaretini 9. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/cinden-moskova-cikarmasi.html">Çin&#8217;den Moskova çıkarması</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p><em><strong>Haber: Ahmetcan Uzlaşık / Kapak Fotoğrafı: Depophotos</strong></em></p>
</div>
<div>
<p>Çin Devlet Başkanı Xi Jinping,  Uluslararası Ceza Mahkemesi&#8217;nin Rus lider Putin&#8217;i &#8220;savaş suçu işlemekle&#8221; suçladığı dönemde, Moskova&#8217;ya tarihi bir ziyarette bulundu. Çinli liderin üç gün süren ziyaretinden Moskova ve Pekin arasındaki stratejik işbirliğinin artırılması kararı çıktı.</p>
</div>
<div>Emekli Büyükelçi Hakan Okçal, Xi&#8217;nin küresel alanda dengeleri değiştirebilecek Moskova ziyaretini 9. Köy&#8217;e yorumladı.</div>
<h4><strong>“Bu ziyaretin özel bir önemi var”</strong></h4>
<p>Ziyaretin uluslararası alanda giderek yalnızlaşan Rus Lider Putin açısından büyük önem taşıdığına dikkat çeken Okçal, şöyle konuştu;</p>
<div>
<p>“Çin lideri Xi Jinping’in Moskova ziyareti, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin Putin hakkında verdiği tutuklama kararından önce planlanmış ve açıklanmış olsa da, kararın hemen sonrasına rastlaması nedeniyle Putin’le dayanışmayı gösteren önemli bir jest olduğu gibi, Putin’e yönelik savaş suçlarının kabul edilmediğini vurgulaması bakımından özel bir simgesel önem taşımaktadır. Bu ziyaret Kremlin tarafından Rusya’nın Batı tarafından içine alınmak istenen izolasyonun kırılması için uzun zamandan beri arzulanıyordu. Ziyaretin Putin’in en yalnızlaştığı bir zaman dilimde gerçekleşmiş olması Rusya için değerini daha da artırmıştır.&#8221;Emekli Büyükelçi, Çin’in savaşın birinci yıl dönümünde yayınladığı ve uluslararası alana &#8220;Pekin&#8217;in barış planı&#8221; olarak lanse edilen tutum belgesinin Rusya’nın işine yaradığını da söyledi. “Bu belgede Rusya’ya ateşkes çağrısı yapılırken Ukrayna topraklarından çıkılması şartı getirilmemektedir. Bu, Rusya’nın işine gelen, savaştan daha fazla yıpranmadan karlı çıkmasını sağlayacak bir tutumdur&#8221; diyen Okçal ayrıca, Xi’nin bu 12 maddelik belge ışığında Putin’e telkinlerde bulunmuş olabileceğini de söyledi.</p>
</div>
<h4><strong>&#8220;Ziyaretin odak noktası ekonomi..&#8221;</strong></h4>
<div>
<p>Ziyaretin esas odak noktasının ekonomik ilişkiler olabileceğini belirten Okçal, “Çin liderinin Moskova temaslarında Rusya ile ekonomik işbirliğini artıracak öneriler getirmesi, bu kapsamda Rusya’dan ucuz petrol ve doğalgaz sağlanırken Rusya’ya mal ihracatını artıracak yeni önerilerde bulunması, beklenmektedir. Buna karşılık, Çin’in Rusya’ya silah ve askeri malzeme satışından kaçınması öngörülmektedir”diye konuştu.</p>
<h4><strong>Çin’den aktif diplomasi</strong></h4>
</div>
<div>Çin 2023 yılının başından bu yana uluslararası alanda izlediği aktif diplomasi ile dikkat çekiyor. Ukrayna savaşının birinci yılında bir &#8220;tutum belgesi yayınlayan&#8221; Pekin yönetimi, son olarak Ortadoğu&#8217;daki yaklaşık 10 yıldır diplomatik ilişkisi bulunmayan İran ve Suudi Arabistan arasındaki normalleşmede de arabulucu rolü oynadı. Hakan Okçal, Çin’in uluslararası alandaki bu etkinlik artışını da şu sözlerle değerlendirdi;</div>
<div>“Çin, ABD’nin uluslararası etkinliği kırmak ve yeni nüfuz alanları elde etmek için son yıllarda etkin bir çaba içine görünmekte. Bu kez, İran- Suudi uzlaşmasına arabuluculuk yaparak çok önemli bir diplomatik başarıya imza attı, uluslararası alanda geleneksel olarak etkin olmadığı alanlarda da liderlik yapabileceğini kanıtladı. Rusya- Ukrayna barışı için açıklanan 12 maddelik tutum kağıdı da bu yönde bir hamledir. ABD’nin uluslararası alanda zayıfladığını, Rusya’nın kendisine bağımlı hale geldiğini hesaplayan Çin’den benzeri yeni hamleler gelecektir.&#8221;</div>
<p>The post <a href="https://9koy.org/cinden-moskova-cikarmasi.html">Çin&#8217;den Moskova çıkarması</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/cinden-moskova-cikarmasi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
