28 Nisan 2026 Salı
Nilay Altındiş
Modern yaşamın getirdiği hareketsizlik, yalnızca bedeni değil zihni de etkiliyor. Günün büyük kısmını masa başında geçiren bireyler için yürüyüş, yalnızca fiziksel bir aktivite değil aynı zamanda zihinsel bir yenilenme aracı olarak öne çıkıyor. Uzmanlara göre düzenli yürüyüş, düşünme biçiminden yaratıcılığa kadar birçok alanda belirleyici rol oynuyor.
Psikolog Canan Yeşil, insanın yalnızca beden ya da zihinden ibaret olmadığını belirterek yürüyüşün bu bütünsel yapıyı doğrudan etkilediğini ifade etti. Yeşil, yürüyüş sırasında hareketsiz kalan beyin bölgelerinin aktive olduğunu ve bazı hormonların salgılanmaya başladığını vurgulayarak, “Yürüyüş, ruh halimizi, düşünce biçimimizi ve düşünme hızımızı etkiler. Bedenin harekete geçmesi zihni de harekete geçirir” dedi.
Yürüyüşün beyne daha fazla oksijen ve besin gitmesini sağladığını belirten Yeşil, bu sayede bireylerin daha sakin ve verimli düşündüğünü söyledi. Yeşil ayrıca Stanford Üniversitesi tarafından yapılan araştırmalara da dikkat çekerek, “Düzenli olarak günde 15 dakika yürüyüş yapan bireylerin yaratıcı düşünme becerilerinde yüzde 60’a varan artış gözlemleniyor” ifadelerini kullandı.
Yürüyüş sırasında beynin “serbest çağrışım” sürecine geçtiğini aktaran Yeşil, bu durumun bireylerin farklı konular arasında bağlantı kurmasını kolaylaştırdığını ve yaratıcılığı artırdığını dile getirdi. Hareketsizliğin düşünceleri de sabitleyebileceğini belirten Yeşil, yürüyüşün bu katı düşünce yapısını kırarak zihinsel esnekliği artırdığını söyledi.
Fizyoterapist Gizem Özkan ise yürüyüş gibi ritmik hareketlerin beyin üzerinde çok yönlü etkiler oluşturduğunu belirtti. Özkan, bu tür hareketlerin sinir ağları arasındaki senkronizasyonu artırarak dikkat, öğrenme ve karar verme süreçlerini desteklediğini ifade etti.
Yürüyüş sırasında dopamin ve seroton hormonlarının salgılandığını belirten Özkan, “Bu durum stresin azalmasına, ruh halinin iyileşmesine ve zihinsel berraklığın artmasına katkı sağlar” dedi. Özkan, ayrıca yürüyüşün beynin iki yarım küresi arasındaki iletişimi güçlendirdiğini ve kendini yenilemesini desteklediğini kaydetti.
Yürüyüşün fizyolojik etkilerine de değinen Özkan, hareket sırasında beyne giden kan akışı ve oksijen miktarının arttığını, bunun da özellikle planlama ve karar verme ile ilişkili beynin ön lobunun daha verimli çalışmasını sağladığını söyledi. Yeşil, düzenli yürüyüşün yalnızca zihinsel performansı artırmakla kalmadığını, aynı zamanda stres, anksiyete ve zihinsel yorgunluğu azaltmada da etkili olduğunu vurguluyor.
Spor eğitmeni ve uzun yıllardır yürüyüş yapan Hüseyin Gazi Sönmez de yürüyüşün zamanla bir alışkanlıktan öteye geçerek bir yaşam biçimine dönüştüğünü söyledi. Sönmez, “Yürüyüş benim için yalnızca bir fiziksel aktivite değil, aynı zamanda düşünme, planlama ve içsel dengeyi sağlama sürecidir” dedi.
Yürüyüş sırasında zihnin daha özgür çalıştığını belirten Sönmez, özellikle doğada yapılan yürüyüşlerin düşünme süreçlerini daha üretken hale getirdiğini ifade etti. Sönmez, birçok akademik fikir ve proje planının yürüyüş sırasında netleştiğini dile getirdi.
Yürüyüşün zihinsel disiplin üzerinde de etkili olduğunu söyleyen Sönmez, düzenli yürüyüşün odaklanmayı artırdığını ve bireyin günlük yaşamını daha planlı hale getirdiğini kaydetti.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.