22 Mayıs 2026 Cuma
Şehriban Abi Türlü
Türkiye’nin en büyük gölü Van Gölü giderek kirlenirken, uzmanlar çöp sorununun sadece bir çevre meselesi olmadığına ve devlet ile belediyeler kadar toplumun da sorumlu davranması gerektiğine dikkat çekiyor.
Van’ın Tuşba ilçesine bağlı sahil kesimlerinde doğa severleri ve çevre bilincine sahip vatandaşları endişelendiren bir tabloyla karşılaşıldı. Göl kenarına gelişi güzel atılmış çöp yığınları arasında bir inek leşinin bulunması, bölgedeki çevre kirliliğinin geldiği boyutu gözler önüne serdi. Türkiye’nin en büyük gölü olan Van Gölü’nün kıyısında yaşanan bu çevre kirliliği hem ekosistemi tehdit ediyor hem de insan sağlığı açısından ciddi riskler barındırıyor.
9. Köy’e konuşan Van EKO-DER (Ekoloji Derneği) üyesi Ayşe Ergün, çevre kirliliğinin zihniyet sorunu olduğunu vurgularken Tuşba Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğünde görev alan Şiyar İzci, çevrenin kirli olmasının sebebinin sadece belediyelere bağlanmaması gerektiğini söyledi. Yurttaşlardan Vahide Timur ise “Çocuklarımıza bir gelecek bırakmalıyız!” çağrısında bulundu.

Ayşe Ergün, çöp sorununu yalnızca çevresel bir mesele olarak görmediklerini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Biz Wan Ekoloji Derneği olarak öncelikle bu kirliliğin temelinde bir zihniyet sorunu yattığını düşünüyoruz. Doğayı sadece bir kaynak ya da çöp alanı olarak gören anlayış değişmedikçe, Van Gölü’ndeki kirlilik kalıcı olarak çözülemez.”
Şehir merkezindeki kirliliğin sık sık gündeme geldiğini belirten Ergün, Van Gölü çevresindeki kirliliğin ise çoğu zaman göz ardı edildiğini söyledi ve şunları ekledi: “İklim krizi, kuraklık ve gölün çekilmesiyle ilgili birçok araştırma yapılıyor ancak doğrudan insan eliyle yaratılan kirlilik yeterince konuşulmuyor. Bu büyük bir eksiklik.”

Ayşe Ergün
Van Ekoloji Derneği’ne göre, resmi kurumların çevresel kirlilik konusunda daha etkin rol alması gerekiyor. Ergün, ilgili kurumların görevlerini şu sözlerle özetledi: “Belediyeler ve il özel idareleri, sahil şeritlerindeki temizlikten ve atık yönetiminden doğrudan sorumlu. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, çevre mevzuatına aykırı uygulamaları denetlemekle yükümlü. DSİ ve ilgili kurumlar, gölün su rejimini etkileyen faktörleri araştırmak ve sürdürülebilir su yönetimi politikaları geliştirmek zorunda.”
Ergün, sadece resmi kurumların değil, yurttaşların da sorumluluğu olduğunun altını çizerek şöyle konuştu: “Kıyılara çöp bırakmamak en temel görev. Ama daha fazlası gerekiyor. Belediyelerin görevlerini yerine getirip getirmediğini takip etmek, gönüllü temizlik kampanyalarına katılmak ve çocuklara çevre bilinci kazandırmak çok önemli.”

Van Ekoloji Derneği’nin şu ana kadar doğrudan sistematik bir veri toplama çalışması bulunmasa da yapılan saha gözlemleri ve vatandaş şikayetleri önemli bir veri sunuyor. Ergün özellikle sazlık alanlara şu sözlerle dikkat çekti: “Sazlıklar hem gölün ekosisteminin nefes borusu hem de kuş türlerinin yaşam alanı. Bu alanların yok olması, gölün kendini yenileyememesi ve suyun çekilmesine neden oluyor. Sazlıkların korunması, gölün geleceği için hayati önemde.”

Van Gölü’ndeki bazı plajların “Mavi Bayrak” almasına da değinen Ergün, bu ödülün gölün tamamının temiz olduğu anlamına gelmediğini belirtti ve şöyle konuştu: “Mavi bayrak yalnızca yüzülebilir su kalitesini değil, çevresel sürdürülebilirliği de kapsar.
Ancak gölün birçok yerinde çöp, plastik ve kanalizasyon kaynaklı kirlilik devam ediyor.”
Van Ekoloji Derneği’nin kısa vadede önerdiği çözümler şöyle sıralanıyor: “Düzenli kıyı temizliği için sürekli temizlik ekipleri kurulmalı, arıtılmamış suyun göle karışması önlenmeli, çöp konteynerleri yeterli sayıda yerleştirilmeli ve düzenli boşaltılmalı, su kalitesi ölçümleri sıklaştırılmalı, sonuçlar kamuoyuyla paylaşılmalı, Bilgilendirme panoları, çevre eğitimleri ve gönüllü temizlik kampanyaları düzenlenmeli.”
Ergün, son olarak şunları kaydetti: “Van Gölü’nün korunması için kısa vadede temizlik ve arıtma önlemleri, uzun vadede ise zihniyet değişimi, eğitim ve bütüncül bir yönetim anlayışı şart. Bugün harekete geçmezsek, gölün nefes alacağı bir gelecek kalmayacak”
Tuşba ilçe belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü Birimi yönetiminde yer alan Şiyar İzci, bölgede düzenli olarak çöplerin alındığını ifade ederek şöyle konuştu: “Her yerde çöp konteynırlarımız olmasına rağmen maalesef çöpler etrafa atılıyor. Mavi bayrak alan sahilde de sabit ekibimiz bulunmakta ama insanlarımız gereken duyarlılığı göstermiyor. Sadece ekip değil ayrıca zabıtamızda orada sürekli çöplerin bidonlara atılması konusunda uyarılarda bulunuyor. Bu uyarılmaların olmasına gerek kalmadı her insanımız duyarlı olsaydı çevreye karşı.”
Çevrenin kirli olmasından sadece belediyelerin sorumlu olmasına tepki gösteren İzci, şu çağrıda bulundu: “Bu iş sadece belediyeyle bitmiyor halkımızın da duyarlı olması gerekiyor. Birçok sahilde bidonlar boş etrafında çöpler var. Tuşba ilçesine bağlı sahillerimiz çok ve biz hepsini en az dört beş sefer komple temizledik ama insanlarımız duyarlı olmadığı sürece temizlik hiçbir zaman yetmeyecek.”
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.