DOLAR 46,6600 0.12%
EURO 53,1528 0.09%
ALTIN
Ankara
25°

AÇIK

Zeynep Tombuloğlu

Zeynep Tombuloğlu

26 Haziran 2026 Cuma

Pestisitler toprağı tüketiyor: Kısa vadeli verim, uzun vadeli kayıp

Pestisitler toprağı tüketiyor: Kısa vadeli verim, uzun vadeli kayıp
2

BEĞENDİM

ABONE OL

Berna Dilek

Tarımda yaygın olarak kullanılan kimyasal tarım ilaçları (pestisitler), kısa vadede ürün kayıplarını azaltarak verim artışı sağlasa da uzun vadede toprak sağlığı üzerinde ciddi tahribatlara yol açıyor.

Ziraat Mühendisi Esin Çöven, 9. Köy’e yaptığı açıklamalarda bilinçsiz ve denetimsiz pestisit kullanımının toprağın doğal dengesini bozduğunu vurguluyor. Sahada 18 yıllık deneyime sahip ziraat mühendisi Çöven’e göre pestisitlerin toprak üzerindeki etkileri yalnızca kimyasal değil, biyolojik ve fiziksel düzeylerde de ciddi sonuçlar doğuruyor. Çöven, pestisit kullanımının özellikle toprakta yaşayan faydalı mikroorganizmalar üzerinde yıkıcı etkiler yarattığını belirtiyor ve şunları söylüyor: “Mikrobiyal aktivitenin düşmesi toprak canlılarının (solucan, bakteri, mantar) zarar görmesine yol açıyor. Bu durum, toprağın doğal dengesini bozarak zincirleme biçimde başka sorunları da beraberinde getiriyor.

Kalıntılar ve pH dengesizliği

Kimyasal etkiler açısından bakıldığında, pestisitlerin toprakta kalıntı bıraktığına dikkat çeken Çöven, pH dengesinin bozulmasının bitkinin besin elementlerini almasını zorlaştırdığını ifade ediyor. Bazı pestisitlerin ağır metal etkisi yaratabildiğini belirten Çöven, bunun uzun vadede toprak verimliliğini ciddi biçimde düşürdüğünü söylüyor. Fiziksel açıdan ise toprak agregat yapısının zayıflaması, su tutma kapasitesinin azalması ve toprağın sıkışarak geçirgenliğini kaybetmesi sahada sık karşılaşılan sorunlar arasında yer alıyor. Çöven’e göre bu tablo, çoğu zaman daha fazla kimyasal kullanımına yönelmeyle sonuçlanıyor.

“Asıl tahribat uzun vadede ortaya çıkıyor”

Çöven, pestisitlerin etkileri kısa vadede bitkide stres belirtileri ve toprak biyolojisinde bozulma şeklinde kendini gösterirken, asıl yıkıcı sonuçların uzun vadede ortaya çıktığını belirtiyor ve şöyle konuşuyor: “Toprak verimliliğinin düşmesi, organik madde oranının azalması, toprak yorgunluğu ve pestisitlere dirençli zararlıların artışı bu sürecin en belirgin sonuçları arasında yer alıyor. Özellikle domates güvesi gibi bazı zararlılar, örtü altı yetiştiriciliğinde ciddi zararlar veriyor.”

“Biraz fazla atayım daha etkili olsun anlayışı”

Sahada çalışan bir ziraat mühendisi olarak en sık karşılaşılan sorunlara da değinen Çöven, yanlış doz ve yanlış zamanlama ile yapılan ilaçlamaların yaygın olduğunu ifade ediyor.

“Biraz fazla atayım daha etkili olsun” anlayışının hâkim olduğunu belirten Çöven, teknik bilgi yerine alışkanlıkla yapılan uygulamaların üretime ciddi zarar verdiğini söylüyor. Yanlış ilaç seçimi, uyumsuz karışımlar ve koruyucu ekipman kullanılmaması da öne çıkan diğer sorunlar arasında yer alıyor.

Uzmanlara göre pestisitlerin yarattığı tahribat, çoğu zaman yoğun kimyasal gübre kullanımıyla birlikte daha da derinleşiyor. Bu durum, toprağın biyolojik yapısını zayıflatarak verim kaybını hızlandırıyor.

“Pestisit kullanımı son çare olmalı”

Esin Çöven’e göre bu kısır döngüyü kırmak için öncelikle pestisit kullanımının son çare olarak görülmesi gerekiyor. Entegre Zararlı Yönetimi (IPM), biyolojik ve kültürel mücadele yöntemleri, organik madde artırımı ve toprak analizi temelli gübreleme, öne çıkan çözüm önerileri arasında yer alıyor. Bu noktada üreticilerin bilinçlendirilmesi, mümkün olduğunca pestisit kullanımından kaçınılması ve toprağın doğal dengesini destekleyen uygulamaların yaygınlaştırılması büyük önem taşıyor.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.