22 Mayıs 2026 Cuma
Ali Dinç
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) Rektörlüğü, Ortaköy Kız Öğrenci Yurdu’nun “mekân ihtiyacı” gerekçesiyle
kapatılacağını duyurdu. Ortaköy Kız Yurdu yerine, Balmumcu Yerleşkesi’nin 2019 yılında deprem riski nedeniyle kapatılmasının ardından Fındıklı Yerleşkesi’nde öğrenimlerine devam eden Sinema Televizyon Bölümü öğrencilerinin yerleştirilmesi planlanıyor.
Yurtta kalan öğrenciler kapatma kararına itiraz ederken, yeni dönem öncesinde nerede kalacaklarına dair endişeler yaşıyor. Sinema Televizyon Bölümü öğrencileri ise karara, yurdun hem eğitim için uygun olmaması hem de yurtta kalan arkadaşlarının barınma haklarının ellerinden alınması gerekçesiyle tepkili.
9. Köy Haber Merkezi, MSGSÜ Ortaköy Kız Yurdu’nda kalan öğrenciler ve Sinema Televizyon öğrencileriyle barınma hakkı ile
eğitim hakkı ikileminde yaşadıkları sorunları konuştu.

Ortaköy Kız Yurdu’nda kalan Sinema Televizyon bölümü ikinci sınıf öğrencisi, yaşadıkları belirsizlik ve çelişkiye dikkat çekerek şöyle dedi: “Balmumcu yerleşkesi, sinema arşivi olarak taşıdığı kültürel değerin yanı sıra, sinema öğrencilerine gerekli eğitim koşullarını sağlayan bir yerdi. Şu an kalmakta olduğum yurtta ne bu derslikleri sağlayacak bir altyapı var ne de sinema eğitimi için uygun bir ortam.”
Üniversitenin, bu durumun geçici olduğunu sözlü olarak ilettiğini söyleyen öğrenci, “Eğitimin öncelik olduğu söyleniyor ama barınma göz ardı ediliyor. Devlet üniversitesinde okuyan, bursla geçinen öğrencileriz. Ne barınma ne beslenme koşullarımızı sağlayabiliyoruz. Bu şartlarda eğitimimize nasıl devam edebiliriz?” ifadelerini kullandı.
Yurdun kapatılmasının öğrencileri ve ailelerini büyük bir ekonomik yük altına soktuğunu belirten öğrenci, “Üstelik beklenen büyük
İstanbul depremine karşı da daha güvencesiz koşullarda yaşamak zorunda kalacağız. Belki de çoğumuz eğitimini dondurmak zorunda kalacak” dedi.

Tekstil ve Moda Tasarımı bölümünde okuyan ve yurtta kalan bir başka öğrenci de benzer kaygıları paylaşıyor. Okula başlarken hiçbir yurt başvurusuna yetişemediğini belirten öğrenci, MSGSÜ yurdu olduğu için rahatladığını söylüyor: “Okulu kazandığımda KYK ya da İBB yurt başvuruları kapanmıştı. sadece bu yurt vardı, başka seçeneğim yoktu.”
Bu yurdun yalnızca barınma değil, aynı zamanda çalışmaya uygun alanlar sunduğunu belirten öğrenci, özel yurtların sanat öğrencileri için uygun olmadığını, “Dikiş makineleriyle çalışıyoruz. Özel yurtlar, sadece kitapla çalışan öğrenciler için. Benim gibi güzel sanatlar öğrencileri için uygun ortamlar yok” sözleriyle anlattı.
Tekstil ve Moda Tasarımı öğrencisi, yurt binasının dersliğe dönüştürülmesi kararına karşı açılan dava sonucunda mahkemenin yürütmeyi durdurma kararı verdiğini ancak buna rağmen belirsizliğin sürdüğünü belirtti:
“Bu karar içimi biraz rahatlattı ama hâlâ tedirginim. Acaba mahkeme kararına rağmen bir işlem yapılır mı diye korkuyorum. Özel yurt fiyatlarına bakıyorum ama karşılayamıyorum. Eve çıkmayı düşündüm, baktığımız evler yaşanmaz halde. Bu koşullarda eğitimime devam edemeyeceğim.”

MSGSÜ Sinema Televizyon 3. sınıf öğrencisi Mustafa Uğur ise yurdun kapatılmasını protesto ettiği için hakkında soruşturma
başlatılan on öğrenciden biri. Uğur, 2019’da deprem riski gerekçesiyle kapatılan Balmumcu Yerleşkesi’nde geçen yıllara rağmen hiçbir restorasyon yapılmadığını hatırlatıyor:
“2019’dan beri sinema bölümüne karşı süren bir yaklaşım var. O yıl Balmumcu’daki arşivin başındaki hocamız görevden alındı, yerine başka biri atandı. Ardından deprem bahanesiyle Balmumcu kapatıldı. O günden beri her yıl sinema bölümünü zayıflatacak adımlar atılıyor.”
“Yeni bölümler açıldı, fakülteler başka binalara taşındı ama biz sinema öğrencileri uygun olmayan koşullarda eğitim almak zorunda bırakıldık. Şimdi bir yurt binasına, yani aslında barınmak için yapılmış bir yere sinema bölümü yerleştirilmeye çalışılıyor.”
Uğur, Ortaköy Yurdu’nun eğitim için fiziki altyapıdan yoksun olduğunu vurgularken şöyle devam ediyor: “Fındıklı’da bile film izlerken zorlanıyorduk. Şimdi bundan daha kötü bir yere geçiyoruz. Hocalarımız sinir krizi geçiriyor, projeksiyonlar bozuk, hoparlörler kötü. Şimdi banyolarda, yatakhanelerde ders işlenecek. Sinema eğitimi için gerekli hiçbir koşul yok. Bu karar hem sinema öğrencilerini hem de yurtta kalan öğrencileri mağdur ediyor.”

Uğur, okulda yaşananlara itiraz ettikleri için soruşturmayla karşı karşıya kaldıklarını da söylüyor. Sosyal medyada yapılan bir paylaşım üzerinden hakkında ve dokuz arkadaşı hakkında disiplin soruşturması açıldığını aktarıyor:
“İtiraz edince cezalandırılıyoruz. Daha iyi bir eğitim istiyoruz, ama karşılık olarak disiplin cezası alıyoruz. Hocalarımız değişiyor, sınıflar değişiyor, bize hiçbir şey sorulmuyor. Sonra ses çıkarınca ‘dersi bölmekten’ soruşturma açılıyor. Oysa ders yoktu, sınıfta kimse yoktu. Hocanın kendisi bile dersten 3 saat önce çıkmıştı. Bu bir yıldırma politikası. Berbat hissettiriyor.”
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.