DOLAR 46,6600 0.12%
EURO 53,1528 0.09%
ALTIN
Ankara
25°

AÇIK

Zeynep Tombuloğlu

Zeynep Tombuloğlu

26 Haziran 2026 Cuma

Mersin Limanı genişletme projesi çevresel tehdit mi?

Mersin Limanı genişletme projesi çevresel tehdit mi?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Mehmet Halit Çetinbaş

Mersin Limanı’nı genişletme projesi, ekonomik büyüme ve istihdam vaat ederken çevresel tahribat ve sosyal etkileri nedeniyle tartışma yaratıyor. Kimi yatırım fırsatlarına dikkat çekerken, bazıları ekosistem tahribatı, artan trafik ve hava kirliliği nedeniyle projeye karşı çıkıyor. Çevreciler ve şehir halkı endişeli, işçiler ise iş olanakları artacağı için umutlu.

Peki bu proje gerçekten kalkınma mı, yoksa geri dönülemez bir tahribat mı?

Mersin Limanı, yıllık 2,6 milyon konteyner ve 10 milyon ton konvansiyonel kargo kapasitesiyle Türkiye’nin en büyük limanları arasında yer alıyor. Liman 2012’de PSA-Akfen ortaklığı tarafından özelleştirildi. Özel şirketler, daha fazla kâr elde etmek ve limanın kapasitesini artırarak ticareti büyütmek istiyor. Proje için ayrılan maliyet 375 milyon dolar olarak açıklandı. Rıhtım uzunluğu 500 metreden 880 metreye çıkarılacak. Denize yaklaşık 177 bin metrekare dolgu yapılacak. İç Anadolu, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu’nun en önemli ihracat-ithalat kapılarından biri olan liman, genişletme projesiyle birlikte kapasitesini artırarak 3,6 milyon TEU’ya (yaklaşık 33 metreküp hacme sahip konteyner) çıkarması hedefleniyor. Proje sonrasında limanın, 5 kıtadan gelecek mega gemiler için ana duraklardan biri olması planlanıyor.

Başlangıç bölgesel, şimdi ise uluslararası

1958 yılında faaliyete geçen liman, yıllar içinde önemli genişleme ve modernizasyon süreçlerinden geçti. Başlangıçta yalnızca bölgesel hizmet veren liman, bugün uluslararası ticaretin önemli merkezlerinden biri haline geldi. Özel sektör desteği ve devlet eliyle yürütülen çalışmalar kapsamında altyapısı ve kapasitesi sürekli değişti. Ekonominin kalbi olarak nitelendirilen liman, yüzlerce yerel ve uluslararası şirkete ev sahipliği yapmakla beraber, hali hazırda bünyesinde yaklaşık 5 bin kişiye istihdam sağlıyor. Proje bitiminde bu sayının 7 bine çıkarılması öngörülüyor.

“Su kirliliği artacak”

9. Köy’e konuşan Çevre Aktivisti Cavit Kaymaz, projeyle birlikte çevre kirliliğinin artacağına dikkat çekti. Mersin’in kıyı ekosisteminin ciddi tehdit altında olduğunu vurgulayan Kaymaz, “Deniz dibi taramalarını ve kıyı dolgularını içereceği için deniz canlılarının yaşam alanlarını yok edecek. Mercan resifleri, deniz çayırları ve balık popülasyonları zarar görecek. Ayrıca, genişleme sürecinde deniz tabanından kaldırılan çamur ve atıklar suyun kimyasal dengesini bozacak, su kirliligini artıracak. Şu ana kadar bu zararları önlemeye yönelik bilimsel ve ciddi bir önlem alınmadığını görüyoruz. Yani deniz ekosistemi yok oluyor, hava ve su kirliliği artacak.” şeklinde konuştu.

“Hava daha fazla kirlenecek”

Kaymaz, Mersin halkının doğrudan bir kazanç sağlamayacağını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “Daha fazla yük yüklenecek, daha büyük gemiler yanaşacak ama bundan asıl faydalanan uluslararası lojistik şirketleri ve limanı işleten büyük sermaye grupları olacak. Şehrin merkezinde zaten yoğun trafik ve hava kirliliği var. Bu genişleme, daha fazla kamyon trafiği, daha fazla hava kirliliği ve daha fazla karbon salımı demek. Halk, bu projeyle daha fazla mağdur olacak.”

Mevcut durumda yerel esnaf ve halkın dışında büyük lojistik firmalara yarar sağlanacağını kaydeden Kaymaz, “Çünkü genişleyen liman alanı, yerel ekonomiyi değil, büyük lojistik firmalarının tekelleşmesini destekliyor. Limana bağımlı taşımacılık yapan küçük esnaflar, büyük lojistik firmalarının rekabeti karşısında zorlanacak.” dedi.

İşçiler memnun

Liman sahasında çalışan işçiler ise bölgenin daha cazip hale geleceği görüşünde. Küresel ticaretin yaygınlaşması gerektiğini söyleyen liman işçisi Aykut Yıldız, “Liman büyüdükçe iş fırsatları artacak, daha fazla insan ekmek kazanacak. Bu, Mersin’in ekonomisini güçlendirecek.” derken, bir başka liman çalışanı Yakup Sert ise, “Daha büyük gemiler yanaşacak, ülkemizin lojistik gücü artacak.” sözleriyle projeye destek verdiğini belirtti.

Halk endişeli 

Bölge halkı ise işçilerin aksine kaygılarını dile getirdi. Limana yakın bir yerde ikamet eden Ayşe Karaman, liman çevresindeki değişimle ilgili şu kaygıları dile getirdi: “Denizi yardılar, Atatürk Parkı’na doğru ilerliyorlar. Parkta ağaç kesimleri başlamış durumda. Yaşam alanlarımız tehdit altındaymış gibi hissediyorum.” dedi. Liman yakınında yaşayan Sema Aydın ise artacak trafik ve hava kirliliğinden endişeli olduğunu şu sözlerle ifade etti: “‘Zaten şehir içi trafik felç durumda. Daha fazla kamyon, daha fazla egzoz gazı demek. Şehrin içinde yaşanmaz bir hale geleceğiz.”

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.