DOLAR 44,8950 0.23%
EURO 52,8913 -0.09%
ALTIN
Ankara
13°

HAFİF YAĞMUR

Zeynep Tombuloğlu

Zeynep Tombuloğlu

17 Nisan 2026 Cuma

Kreş yetersizliğinin bedelini çalışan anne ödüyor

Kreş yetersizliğinin bedelini çalışan anne ödüyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Nilay Altındiş

Türkiye’de kadınların iş gücüne katılımı son yıllarda artış gösterse de, küçük çocuğu olan kadınlar için çalışma hayatına devam etmek giderek zorlaşıyor. OECD verileri, Türkiye’nin erken çocukluk bakım ve eğitim hizmetlerine erişimde üye ülkeler arasında alt sıralarda yer aldığını ortaya koyuyor. Sahadaki tablo, kamusal bakım hizmetlerinin yetersizliğinin çalışan anneleri ücretsiz izin ya da güvencesiz çalışma biçimlerine ittiğini gösteriyor.

OECD’nin Türkiye’ye ilişkin raporlarında, özellikle 0-3 yaş grubunda kamusal bakım hizmetlerinin sınırlı olduğu vurgulanıyor. Raporda, çocuk bakım hizmetlerine erişimin yetersizliğinin kadınların iş gücüne katılımı önündeki temel engellerden biri olduğu belirtiliyor. Kreş hizmetlerinin büyük ölçüde özel sektör tarafından sağlanması ve yüksek ücretler, düşük gelirli aileler için bakım hizmetlerini erişilemez hale getiriyor.

Güneş Etili

“Derse gidemediğinde paranı da alamıyorsun”

4,5 aylık bebeği olan ve geçimini özel ders vererek sağlamaya çalışan öğretmen Güneş Etili, çocuk bakımının çalışma yaşamını doğrudan etkilediğini belirtiyor. “Bebeğim uyumadığında derslerimi iptal etmek zorunda kalıyorum. Derse gidemediğinde paranı da alamıyorsun. Bu doğrudan gelir kaybı” diyen Etili, çocuğunu bırakabileceği bir destek ağı bulunmadığını ifade etti.

Etili, eşinin çalışması nedeniyle bakım yükünün büyük ölçüde kendisine kaldığını belirterek, “Bebeği bırakacak kimse yoksa çalışma hayatında var olmak pek mümkün olmuyor” dedi.

Doğum yardımı yetersiz

Devletin sağladığı tek seferlik doğum yardımından yararlanan Etili, aldığı 5 bin lira doğum yardımının kısa sürede temel ihtiyaçlara harcandığını belirtti: “Bebek bezi 600 TL, mama bin TL. Bebeğim büyüdükçe masraflar artıyor. Tek başına bu yükün altından kalkmak mümkün değil

“Çocuğumun özel anlarından yanında olamadığım zamanlar oldu”

Devlet hastanesinde çalışan ve ismini vermek istemeyen hemşire bir anne ise çocuğuyla yeterince ilgilenemediğini düşündüğü için bazen suçluluk duygusu yaşadığını ifade etti:

Bazen çocuğa yetemediğimi bazen de çalışmanın iyi bir örnek olduğunu düşünüyorum. En baskın tarafı yeterince çocuğunla ilgilenemediğini düşünmek oluyor. Anne olduktan sonra işe bakışım da değişti. Nöbetli çalıştığım için nöbet tutmak istemedim. Fakat mesleğim gereği sürekli nöbet tutmak zorunda kaldım. Çocuğumun özel anlarından yanında olamadığım zamanlar oldu

“İhtiyaçlarını toplu bir şekilde karşılamam mümkün olmuyor”

Servis rehber personeli Esin Kaplan ise çalışma saatlerinin diğer mesleklere kıyasla daha iyi olmasına rağmen çocuğuna yeteri kadar zaman ayıramadığını söyledi. Çocuğunun ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını dile getiren Kaplan, “İhtiyaçlarını toplu bir şekilde karşılamam mümkün olmuyor” dedi.

“Ücretsiz izin hak kaybına yol açıyor”

Eğitim Sen Genel Sekreteri Simge Yardım’a göre, çalışıyor olsa da çocuk bakımı hâlâ kadınlar üzerinden tanımlanıyor. Kadınların işgücüne katılımı artıyor gibi görünse de bakım hizmetlerinin kamusal bir hak olarak ele alınmadığına dikkat çeken Yardım, bu durumun kadın açısından önemli bir yük olduğuna işaret etti. Yardım, ekonomik krizle birlikte kreş maliyetlerinin hızla arttığını ifade etti.

Kamu kurumlarında kreşlerin ya hiç olmaması ya da yetersiz olması nedeniyle annelerin çoğu zaman “ücretsiz izin” almak zorunda kaldığını belirten Yardım, “Çocuk bakımı nedeniyle ücretsiz izne ayrılan kadınlar, sigorta primlerinden emeklilik haklarına kadar birçok alanda kayıp yaşıyor. Bu durumun her geçen gün arttığını görüyoruz” dedi.

OECD verileri de Türkiye’de kadınların istihdamdan ayrılma nedenleri arasında çocuk bakımının ilk sıralarda yer aldığını ortaya koyuyor. Simge Yardım, kamuda uygulamaya giren yarı zamanlı çalışma modellerinin kağıt üzerinde her iki ebeveyni kapsıyor görünse de fiilen kadınları doğrudan etkilediğini belirtti. Kadınların bazen 5-6 yılı bulan süre boyunca iş hayatından kopmak durumunda kaldığını anlatan Yardım, “6 yıl boyunca çalışma hayatından uzak kalmak, kadınlar açısından ciddi bir kariyer ve emeklilik kaybı anlamına geliyor” diye konuştu.

“Çalışan anneler için güvencesizlik derinleşiyor”

Eğitim Sen’e göre, özellikle ücretli ve özel sektörde çalışan öğretmenler için tablo daha ağır. Ücretli öğretmenlerin asgari ücretin altında çalıştırıldığına dikkat çeken Yardım, özel sektörde ise hamile ve çocuklu öğretmenlerin sözleşme baskısı ve yoğun denetimle karşı karşıya kaldığını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu tablo, yoksulluğun kadınlaşmasının somut bir göstergesi. Bakım yükü kadınların üzerinde kaldıkça, kadınlar çalışma hayatından çekilmek zorunda bırakılıyor

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.