22 Mayıs 2026 Cuma
Berfin Şahin
Türkiye Bankalar Birliği tarafından açıklanan verilere göre, 2025 yılı Ocak-Eylül döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre bireysel kredi borcundan dolayı yasal takibe intikal etmiş kişi sayısı yüzde 17,9 artarak 1 milyon 9 bine, bireysel kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe intikal etmiş kişi sayısı ise yüzde 21,9 artışla 1 milyon 262 bine yükseldi.
Eylül sonu itibarıyla bireysel kredi ve bireysel kredi kartı borcunu ödememiş gerçek kişilerden borcu devam etmekte olan kişi sayısı 4 milyon 164 bin 702 olarak kaydedildi. Risk Merkezi verilerine göre, Eylül 2025 itibarıyla bireysel kredi kartlarını da kapsayan bireysel kredilerde tasfiye edilecek alacak tutarı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 141 artarak 246 milyar TL’ye yükseldi.
Toplamda, 4,16 milyondan fazla kişi şu anda ödenmemiş borç yükü altında. Oynak döviz kuru, yüksek enflasyon ve yüksek faiz sarmalında birçok kişiyi kredi kartlarının asgari ödemeleri bile yapamaz hale getirdi.
İstanbul’da 5 yıldır beyaz yakalı olarak çalışan 27 yaşındaki Özlem Özden de bu tabloyu kendi hayatından örneklerle doğruluyor. 40 bin TL maaşla çalışan Özden, “Kiramız 30 bin lira maaşımın neredeyse yarısını kiraya veriyorum. İstanbul’da tek başına yaşamak zaten hayal, mecburen ev arkadaşı ile kalıyorum” diyor. 3 farklı kredi kartı kullandığını belirten Özden, asgari tutarları bile ödemekte zorlandığını ve sürekli faiz sarmalında olduğunu söylüyor. Bütçesinde en büyük kalemi market harcamalarının oluşturduğunu vurgulayan Özden, “Plaza çevresindeki restoranlar çok pahalı. Yemek kartı asla yetmiyor; ya evden yemek götürüyorum ya da cebimden ödüyorum. Para kazanmak için işe gidiyoruz ama parayı yolda harcıyoruz” diyor. 3 yıldır devam eden bir ilişkisi olduğunu söyleyen Özden, ekonomik koşullar nedeniyle evlilik planını da ertelediğini anlatıyor:
“Evlilik planlıyorduk ama maddi sebeplerle rafa kaldırdık. Erkek arkadaşım da benzer bir maaş alıyor, ailesiyle yaşamasına rağmen kredi kartları patlamış durumda. Şu şartlarda banka ikimize de kredi vermez. Ben ev arkadaşıyla o ailesi ile yaşamaya devam edecek.”
Kredi kartı borcu yüzünden yasal takibe düşen 32 yaşındaki bir vatandaş ise yaşadıklarını şöyle anlatıyor, birkaç yıl önce maaşını alır almaz kredi kartı borcunu ödediğini, ancak artık yetişemediğini söylüyor: “Kiram arttı, faturalar, gıda, çocuğun okul masrafları, mazot, araba masrafları derken ikinci, sonra üçüncü kredi kartı çıktı piyasaya. Şimdi kredi kartının asgari tutarı maaşım kadar geliyor nasıl ödeyeyim.”
Her gün başka bir banka tarafından arandığını söyleyen vatandaş, “Borçlu olunca banka dışında arayanınız olmuyor. Kredi çekip tüm borçları sıfırlayayım diyorum ama faizler çok yüksek zaten mimliyiz kredi de çıkmıyor. Şimdilik ev sahibi kapıya dayanmasın yeter, ilk onu ödüyorum” diyor.
Borç sarmalından çıkabileceğine inanmadığını söyleyen vatandaş umutsuzluğunu şu sözlerle ifade ediyor: “Markete gidiyorsun, her şey iki katı olmuş. Çocuğun istekleri bitmiyor hangi birine hayır diyeceksin. Kartı kapatmaya çalışırken mecburen başka karta yükleniyorsun. En sonunda hepsi birden patladı. Bu borcu kapatabilmem için mucize lazım. Sabit gelirli, kirada oturan biri bu borcu borçsuz nasıl kapatabilir. Bu devirde kimse kimseye borç da vermiyor, zaten çevremde borç verebilecek durumda kimse de yok herkes kendi yağında kavruluyor.”
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.