26 Haziran 2026 Cuma
Berfin Şahin / Kapak Fotoğrafı: DepoPhotos
Türkiye’de toplumsal olaylar sırasında sıkça başvurulan bant daraltma uygulaması, yalnızca bilgiye erişim hakkını kısıtlamakla kalmıyor, aynı zamanda dijital dünyada faaliyet gösteren işletmeler için de büyük bir engel oluşturuyor. Online mecralarda iş yapan işletmeler “işlerimiz durma noktasına geliyor” diyerek bu uygulamanın yarattığı ekonomik kayıplara tepki gösteriyor.
Bant daraltma özellikle sosyal medya platformlarını hedef aldığında, dijital pazarlamacılar ve e-ticaret işletmeleri için büyük sorunlar ortaya çıkıyor. Reklam gösterimleri azalıyor, işletmelerin hedef kitlelerine ulaşması zorlaşıyor ve müşteri ilişkileri aksıyor. Sosyal medya pazarlamasına bağımlı küçük işletmeler için ise bu durum doğrudan gelir kaybı anlamına geliyor.
İstanbul’da bir kadın giyim butik sahibi, bant daraltma uygulamalarının işlerini olumsuz etkilediğini şu sözlerle dile getirdi: “Her bant daraltma olduğunda işlerimiz durma noktasına geliyor. Ürünlerimizi Instagram’da tanıtıyoruz ve müşterilerimiz de buradan sipariş veriyor. Ancak bant daraltma yüzünden ne yeni paylaşımlar yapabiliyoruz ne de müşterilerimizin mesajlarını zamanında görebiliyoruz. Bu da satışlarımızın ciddi şekilde düşmesine neden oluyor. VPN indirmeye korkuyorum, büyük emeklerle büyüttüğümüz sayfamız çalınabilir, bilgilerimi çalabilirler.“
Bant daraltma yalnızca ticari işletmeleri değil, uzaktan eğitimi de olumsuz etkiliyor. Online İngilizce dersleri vererek öğrencileri sınavlara hazırlayan bir öğretmen, böyle durumlarda öğrencilerin derslerinden geri kaldığını vurgulayarak, “Canlı ders yapamıyoruz. Dersleri iptal etmek zorunda kalıyoruz, bu çocuklar zamanla yarışıyor. Aynı zamanda YouTube’a ders videoları yüklüyorum sık sık, geçtiğimiz günlerde uygulanan bant daraltmada videoyu yüklemem saatlerimi aldı.” dedi.
Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi, Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Damla Karşu Cesur, bant daraltmanın markalar ve işletmeler üzerindeki etkilerini şu sözlerle değerlendirdi:
“Özellikle sosyal medya platformları kapsamında karşımıza çıkan bant daraltma kararları, markaların sosyal medya pazarlama stratejilerinde ve sosyal medya reklam kampanyalarında birtakım aksamalara yol açmaktadır. Öyle ki, bu durum markaların hedef kitlelerine etkin bir şekilde ulaşmalarını engelleyebilmektedir. Hatta artırılmış gerçeklik filtreleri ile markaların zenginleştirmeye çalıştığı tüketici deneyimleri, ilgili platformda yaşanan kesintilerle sekteye uğrayabilmektedir.”
Ayrıca, tüketicinin VPN kullanımına yönelmesinin de dijital reklamcılığı olumsuz etkileyebileceğini belirten Cesur, “Bant daraltma kararı karşısında tüketicinin VPN kullanımına yönelmesi tüketicinin lokasyon bilgilerini yanıltıcı hale getirmekte, doğru hedefleme ve reklam içeriği sunumunu zorlaştırmaktadır.” dedi.
We Are Social Digital 2025 raporuna göre Türkiye, yüzde 33,2 ile dünyada en çok VPN kullanan üçüncü ülke konumunda. Siber Güvenlik Uzmanı Özgür Yıldırım ise VPN kullanımının güvenlik risklerine dikkat çekiyor:
“Çok büyük bir ihtiyaç ya da zorunluluk yoksa VPN kullanarak risk alınmaması taraftarıyım. VPN’in güvenlik duvarı (Firewall) ve antivirüs programı bütünleşik şekilde kullanılarak güvenlik sağlanmalı. İşletmeler bu tarz bir gereksinime ihtiyaç duyarlarsa mutlaka bir siber güvenlik uzmanından destek almalılar.”
Yıldırım, yanlış VPN kullanımının veri sızıntılarına yol açabileceğini de belirterek, “Hiçbir VPN yüzde 100 güvenlik garantisi sunmaz; yanlış VPN kullanımı veri sızıntısına neden olabilir. Tamamen ücretsiz ve lisansı olmayan VPN’ler, kişisel verileri üçüncü taraflara satabilir veya güvenlik açıkları içerebilir.” uyarısında bulundu.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.