DOLAR 42,5514 0.04%
EURO 49,6591 0.18%
ALTIN 5.755,360,17
Ankara

PARÇALI BULUTLU

Zeynep Tombuloğlu

Zeynep Tombuloğlu

05 Aralık 2025 Cuma

Habercilikte kırılan kalıplar: Kadın kameramanların objektifinden zorlu mesai

Habercilikte kırılan kalıplar: Kadın kameramanların objektifinden zorlu mesai
3

BEĞENDİM

ABONE OL

Berfin Şengil

Türkiye’de ve hatta dünyada kadın haber kameramanlarının sayısı oldukça az. “Erkek işi” denilerek yakın zamana kadar kadınların dışlandığı kameramanlıkta da pek çok meslekte olduğu gibi kadınlar var olma mücadelesi veriyor.

ANKA, AA, DHA gibi haber ajanslarında dahi bir elin parmaklarını geçmeyecek sayıda kadın haber kameramanı bulunuyor. Sektördeki üst düzey yönetici pozisyonlarında da kadın sayısının az olması, kadın kameramanların terfi olanaklarını kısıtlıyor. Ayrıca alanında deneyimli kadın kameraman sayısının azlığı, mesleğe yeni başlayan kadınlar için rol model bulmayı zorlaştırıyor.Türkiye Haber Kameramanları Derneği’nde kadın kameramanlardan oluşan bir komisyonun kurulması ise sektörde kayda değer bir gelişme.

“Kadınların da bu işi yapabileceğini göstermek istedim”

Deprem, sel, savaş ya da toplumsal eylemlerin ortasında en iyi görüntüyü almaya çalışan kadın kameramanlar için ekipmanların taşınması kadar güç olan ise cinsiyetçi söylemler ve “sen kadınsın yapamazsın” tepkisi.

9. Köy’e konuşan Gurbetelli Yalçın, Gülce Nur Aksu ve İlayda Naz Yalçınkaya mesleğe başladıkları günden bugüne yaşadıkları zorlukları, kadın dayanışmasının sektördeki önemini ve meslekî gelişimlerini anlattı.

İki yıldır haber kameramanlığı yaptığını belirten ANKA Haber Ajansı’ndan Gurbetelli Yalçın, üniversiteden mezun olduktan sonra kameraman olarak iş bulamadığı için bir süre muhabirlik ve editörlük yaptığını kaydetti. Yalçın, “Sonrasında zor da olsa kameraman olarak ilerledim meslekte. Parasız da çalıştım, çok düşük ücretlere uzun saatler de… Ek iş olarak düğünlerde de çalıştım. Yine de yılmadan devam ettim” dedi.

Kameraman olmak istememin bir sebebi de sektörde erkek egemen bir alan olması ve kadınlar için ‘erkek işi, ağır iş, yapamaz’ denmesiydi” diyen Yalçın, bu sözlerin kendisi için motivasyon olduğunu belirtti ve “Kadınların da bu işi iyi yapabileceğini göstermek istedim. Bunun için de çalışmaya devam ediyorum” diye ekledi.

Yalçın ayrıca, “Bir kadın olarak var olmak bile ataerkil toplumlarda hayat boyu bir mücadele” derken, yaşadığı olumsuzluklarla ilgili kendisini suçlamadan mesleğini sürdürdüğünün altını çizdi. Çalışma hayatı boyunca yaşadığı zorluklarla ilgili de konuşan Yalçın, şunları anlattı:

İş başvurularında kadın kameraman almıyoruz diyenler de oldu; iş çok ağır, kadınlar yapamaz diyenler de. Şu an bu tip cümlelerle daha az karşılaşıyoruz. Ancak hâlâ, ‘Keşke muhabir olsaydın, yüzün de güzel boyun da uzun’ ya da ‘Siz eskiden olsa o kameraları kaldıramazdınız’ diyebiliyorlar. Tabii sayıları çok az. Ama erkek egemen bir alan olduğu için ilk başladığımda böyle tepkiler nadiren de olsa geliyordu. Şimdilerde herkes birbirini tanıyıp alıştığı için olmuyor.”

Gurbetelli Yalçın

“Kurumların kameramanlığa bakış açısı değişmeli”

Bakkal bir yaşlı kadınla yaptıkları röportajın kendisi için unutulmaz olduğunu belirten Yalçın, “Vasfiye teyze tane ile bebek bezi satıyordu. ‘Aile yılı’nda, hâlâ insanların tane ile bebek bezi aldığı Vasfiye teyze gündem olmuştu. Çektiğim haberin tüm Türkiye’de gündem olması meslekî açıdan özel bir deneyimdi” dedi.

Kadınların bu meslekte daha görünür olması ve istihdam edilmesi için öncelikle kurumların kameramanlığa bakış açısının değişmesi gerektiğini belirten Yalçın, “Çoğu kurum ve tabii yönetici, kameramanlığı erkek işi, çok ağır ve tehlikeli bir iş gibi görüyor. Ama artık ne eskisi gibi kameralar ağır ne de çalışan kadın nüfusu az” ifadelerini kullandı. Yalçın, “Bir kadın kameraman da her türlü ‘tehlikeli görünen, ağır ve zor olduğu’ düşünülen işte çalışabilir” diyerek kadın ve erkek kameramanların eşit değerlendirilmesinin önemini vurguladı.

Kadın emekçilerden daima destek gördüğünü paylaşan Gurbetelli Yalçın bunun nedenini, “Çünkü bazı yaşanan dertlerimiz ortak; sadece kadın olmak gibi” sözleriyle açıkladı ve kameramanlık yapmak isteyip cesareti olmayan kadınlara şu sözlerle seslendi:

Çok kötü şartlarda çalıştığınız anlar da olacak. Belki emeğinizin karşılığını alamadığınız da… Yine de sevdiğiniz işi yapmaktan asla vazgeçmeyin! Sizleri ‘erkek işi’ deyip almayanlara, kadın olduğunuz için yapamayacağınızı düşünenlere inat; hayalinize sımsıkı sarılın!

Gülce Nur Aksu

“En güzel yanı önyargıları kırarak başarmak”

Lider Haber’de kameraman olan Gülce Nur Aksu, bir yıldır mesleği sürdürdüğünü ve çevresinden aldığı destekle bu işe başladığını aktardı.

Mesleğe başladığımda en çok karşılaştığım önyargı ve insanların cinsiyete göre meslekleri ayırmasıydı. Sadece kadın olduğum için bazı meslekleri yapamayacağımı düşünenler oldu” diyen Aksu, “Kadın olarak çalışmanın en güzel yanı, bu önyargıları kırarak başarmak aslında” dedi.

Gittiği her haber çekiminin yeni bir iz bıraktığını ve kendisi için en unutulmaz olanın Kuzey Irak’taki Pençe-Kilit operasyonu çekimi olduğunu paylaşan Aksu savaş, doğal afet gibi haber çekimlerinde, erkek meslektaşları nasıl güvende hissetmiyorsa kendisinin de aynı şekilde hissettiğini söyledi. Güvende olmadığını düşündüğünde, “Bir kadının yapamaz denilen şeyleri başardığını görmek ve bu başarıyı içselleştirmek büyük bir motivasyon” duygusuna sığındığını söyledi.

Meslekî zorlukları, yanında olan insanlar sayesinde bertaraf ettiğini vurgulayan Aksu, “Kadınların, erkeklerden daha sabırlı olduğunu ve gittikleri yerlere renk kattıklarını düşünüyorum. Biz kadınlar, her mesleğe çok yakışıyoruz. Bu yüzden bu meslekte daha çok renge ihtiyacımız var” dedi.

Kadınların birliğiyle önyargıların kırılabileceğini de ekleyen Aksu, “Türkiye Haber Kameramanlığı Derneği’nde de kadın komisyonumuz mevcut. Bu komisyon sadece iş bulmak için değil; birim için sunulan imkanlar ve psikolojik destek de var” dedi.

İlayda Naz Yalçınkaya

“Cinsiyetten çok, kişisel yetenek ve azimle ilgili”

Yaklaşık 2 yıldır kameramanlık yapan CNN Türk’ten İlayda Naz Yalçınkaya, “Monoton olmayan, aynı zamanda insanların hayatına dokunabileceğim bir iş yapmak istiyordum. Ama bunların bir arada olabileceğini hayal etmemiştim” diyerek mesleğe başladığını söyledi.

Yalçınkaya, en büyük motivasyonlarından birini ise şu sözlerle açıkladı: “İnsanların gözleri bir anlamda benim objektifimden gördükleriyle şekilleniyor. En basitinden, bir afette kimsenin fark etmediği bir anı kayda alıp doğru açıyla yansıtıyorsunuz. İzleyenler o olayı sizin gözünüzden görüp daha derinden hissedebiliyor.”

Kendisi için en büyük zorluğun, hiçbir zaman fiziksel olmadığını kaydeden Yalçınkaya, asıl zor olanın kadınlara yönelik kalıplaşmış önyargılar olduğunu paylaştı. Şefi ve ekip arkadaşları her zaman destek olsa da dışarıdan olumsuz tepkiler alabildiğini aktaran Yalçınkaya, “Kadından kameraman olmaz, ekipmanları taşıyamazsın söylemleriyle karşılaştım. Ama zamanla önyargılar kırıldı. Bugün aynı insanlar, ‘Keşke bizde de kadın kameraman olsa, çoğu erkekten daha iyi yapıyorsun’ diyebiliyor. Bu da işin cinsiyetten çok, kişisel yetenek ve azimle ilgili olduğunu gösteriyor” dedi.

‎”Eksiklerimizden biri kadın kameramanların azlığı”

Yalçınkaya, sektörün eksiklerinin ortaya çıkması için haber kameramanlığının daha görünür olması, mesleklerine saygının arttırılması ve var olan kadın dayanışmasının geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.

En büyük eksiklerimizden biri, kadın kameraman sayısının azlığı. Bu meslek gerçekten ruhunda olmayı gerektiriyor. Çok zorlukları var ama severek yapıldığında ondan güzeli yok” dedi.

Yalçınkaya, “Kameramanlık çok dinamik bir iş. ‘Yapamazsın’ diyenler her zaman olacak ama bir kadın isterse hiçbir şey onun önünde duramaz” da diyerek, “Yeter ki gücünüzün farkında olun” sözleriyle kadın kameramanların artması temennisinde bulundu.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.