26 Haziran 2026 Cuma
Zeren Gültekin
Diş estetiği, dişlerin rengi, şekli, dizilimi ve yüz yapısıyla uyumlu hale getirilmesini sağlayan bir dizi uygulamayı kapsıyor. Zamanla dişlerde oluşan renk değişiklikleri, aşınmalar, çapraşıklıklar gibi sorunlara diş estetiği ile çözüm bulunuyor. Son dönemin estetik trendleri arasında yer alan diş estetiği için Prof.Dr. Ertan Ertaş, “Çözüm üretirken gerçekçi olmak şarttır” diyor.
Ondokuz Mayıs Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ertan Ertaş, diş estetiğine neden gerek duyulduğu, hangi yöntemlerin izlendiği ve son dönem trendlerini 9. Köy’e anlattı. Estetik algısının toplumlara ve zamana göre değişebildiğini, diş
estetiğinde de benzer bir durum olduğunu belirten Ertaş, son dönem trendini “Yakın geçmişte büyük üst ön dişler ve dişlere pırlanta-taş yapıştırılması yaygındı. Daha sonra beyaz, düzgün sıralı tüm ağız kaplama ve laminalar popüler oldu” diye anlatıyor.
Estetik algısındaki değişim teknoloji ve malzemelerin gelişimiyle de dönüşüme uğruyor. Hastaların görsel medya yoluyla etkilediğini de belirten Ertaş, doğal yapıya en uygun tedavi seçeneklerinin tercih edilmesi gerektiğini vurguluyor.
Diş estetiği süreci hasta ve hekimin beraber yürüttüğü bir süreç olarak ilerliyor. Belirli bir yaş sınırının olmadığı diş estetiği sürecinde önemli olan hastanın tüm kalıcı dişlerinin tamamlanması. Diş estetiğinde tek bir yöntem yok.
Prof.Dr. Ertaş’ın verdiği bilgiye göre, diş estetiğinde tercih edilecek yöntem, yaşanan probleme göre değişiyor. Büyük cerrahi operasyonlardan başlayıp ortodontik tedaviler, diş eti estetiği, estetik kaplama, estetik diş dolguları ve diş beyazlatma gibi kimisi uzun
kimisi tek seanslık süreçlerden oluşan yöntemler yer alıyor. Bazı durumlarda birkaç işlemin beraber uygulanması da mümkün. Bu
operasyonların fiyatı ise yapılan işleme göre değişiyor.
Gülüş tasarımı kişiye özel bir tedavi olarak biliniyor. Öncelikle problem belirleniyor. Hastanın talebi ve hekimin üretebileceği çözümler konuşuluyor. Gülüş tasarımında aynı zamanda dijital ortam veya geçici modellerle hastanın tedavi sürecine girmeden sonuç
hakkında fikir sahibi olması sağlanıyor. Ertaş, çözüm üretirken gerçekçi olmak gerektiğini vurguluyor. Gülüş tasarımının kişiye özel
bir süreç olmasına rağmen hastaların kendilerine uygun seçenekler yerine ünlü isimlerden, etrafındaki insanlardan etkilendiklerini
aktarıyor: “Her hastanın anatomisi, yüz-ağız yapısı farklıdır. Tıpkı her elbise veya aksesuarın herkeste aynı estetik sonucu vermeyeceği gibi, her estetik yaklaşım da her hastada aynı sonucu vermeyecektir.”
Diş estetiği uygulamalarının süresi, tercih edilen yönteme göre değişiklik gösteriyor. Diş beyazlatma işlemi bir veya birkaç seansta
tamamlanabilirken, lamina ve kaplamalar genellikle 2 ila 4 seans sürüyor. Ortodontik tedaviler birkaç yıl devam ederken, cerrahi işlemler ve implant uygulamaları birkaç ay sürebiliyor. Estetik tedavilerin kalıcılığı ise hastanın ağız bakım alışkanlıklarına bağlı
olarak değişiyor. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ertan Ertaş, estetik restorasyonların uzun ömürlü olması için düzenli diş fırçalama, ağız hijyenine dikkat etme ve hekim kontrollerinin aksatılmaması gerektiğini vurguluyor. Aksi takdirde tedavilerin hizmet ömürleri azalabiliyor ve yenileme ihtiyacı doğuyor. Ayrıca, estetik müdahalelerin başarılı olabilmesi için yalnızca tedaviye değil, sonrasında uygulanan ağız bakımına da özen gösterilmesi gerekiyor. Yetersiz bakım, çürükler, diş etiproblemleri ve renk değişimleri gibi sorunlara yol açarak estetik işlemlerinin etkisini olumsuz yönde etkileyebiliyor.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.