DOLAR 45,9165 -0.1%
EURO 53,5748 0.07%
ALTIN
Ankara
18°

AÇIK

Zeynep Tombuloğlu

Zeynep Tombuloğlu

22 Mayıs 2026 Cuma

Görsel kirlilik şehirleri yutuyor, zihinler sessizce yoruluyor

Görsel kirlilik şehirleri yutuyor, zihinler sessizce yoruluyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Yasemin Dikici / Kapak Fotoğrafı: DepoPhotos

Türkiye’nin birçok şehrinde, özellikle merkezi bölgeler ve ana caddelerde reklam tabelaları, dijital panolar ve ışıklı vitrinlerin yoğunluğu hızla artarken, bu durumun kent sakinleri üzerindeki etkileri gün geçtikçe daha çok tartışılıyor.

TMMOB Şehir Plancıları Odası Van İl Temsilcisi Ferhat Kayalık, reklam ve tabelaların kent dokusunu bozan “kent mobilyaları” haline geldiğine işaret ederken, “Artan ticari faaliyetlerle birlikte kent estetiği ve kimliği ciddi bir tehdit altında” vurgusu yapıyor.

Psikolojik Danışman Narin Fidan ise yoğun görsel uyaranların bireylerin zihinsel sağlığını olumsuz etkilediğine dikkat çekiyor. Fidan, “Bu görsel kirlilik, sadece estetik bir sorun değil; ruhsal gerginlik, dikkat dağınıklığı ve tükenmişliğe yol açan önemli bir çevresel stres faktörü” ifadesini kullanıyor.

Narin Fidan

“Beyin sürekli bir tetikte kalma haliyle yorgun düşüyor”

Fidan, beyin yapısının hareketli ve değişken görsellere karşı hassas olduğunu belirterek, yanıp sönen tabelaların ya da sürekli değişen ekranların dikkati istemsizce çektiğini söylüyor ve “Bu durum beyni sürekli uyarılmış halde tutuyor, kişi bunun farkında olmasa da zihinsel kaynakları hızla tükeniyor” diyor.

Görsel kalabalığın tıpkı “sürekli bir gürültü” gibi iç huzuru bozduğunu ifade eden Fidan, dikkat süresinin azaldığını ve zihinsel performansın düştüğünü kaydediyor ve “Dikkat dağınıklığı, karar verme süreçlerinin zorlaşması ve ruhsal huzursuzluk bu yoğun görsel ortamda kaçınılmaz hale geliyor” değerlendirmesinde bulunuyor.

“Şehir aidiyetini zedeliyor”

Fidan, yaşanılan kentle duygusal bağ kurmanın önemine de dikkat çekiyor. Şehir planlamasında sadelik ve görsel uyumun temel alınması gerektiğini vurgulayan Fidan, “Aşırı görsel müdahale, bireyin şehirle olan duygusal bağını zayıflatıyor, kişi bulunduğu mekâna sadece maruz kalan biri gibi hissediyor” diyor.

Görsel karmaşadan en çok etkilenen grupların başında çocuklar, yaşlılar ve dikkat hassasiyeti olan bireylerin geldiğini dile getiren Fidan, “Bu gruplar için şehir yalnızca yorucu değil, aynı zamanda yön kaybettiren bir yapıya bürünüyor” ifadesini kullanıyor.

Gece boyunca aktif kalan dijital reklamların özellikle uyku düzeni üzerinde etkili olduğunu belirten Fidan, “Mavi ışık, melatonin hormonunun salgılanmasını baskılıyor ve bu da uykuya dalmayı zorlaştırıyor” bilgisini paylaşıyor. Fidan, kent estetiğinin yalnızca göz için değil, zihin için de dinlenme imkânı sunması gerektiğini vurgulayarak, “Bu yoğun görsellik normalleştirildikçe, görsel şiddet görünmez bir biçimde hayatımıza yerleşiyor” uyarısında bulunuyor.

Ferhat Kayalık

“Kapitalizmin görsel dili kentleri kuşatıyor”

TMMOB Şehir Plancıları Odası Van İl Temsilcisi Ferhat Kayalık ise görsel kirliliğin yalnızca bireysel bir sorun değil, sistemsel bir sonuç olduğunu ifade ediyor. Kentlerde reklam panolarının ve ışıklı vitrinlerin kapitalizmin kendini ifade etme biçimi haline geldiğine işaret eden Kayalık, “Kent mobilyaları, artık sadece süsleme ya da yönlendirme değil; ticari sistemin sokaktaki uzantısı” yorumunu yapıyor.

Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği gibi düzenlemelere rağmen tabela yerleşiminde ciddi denetim eksikliği olduğunu söyleyen Kayalık, “Kentler hızla değişiyor ama bu dönüşüm karşısında mevzuatlar yetersiz kalıyor” değerlendirmesini yapıyor.

“Kent imgesi, tabela karmaşasıyla siliniyor”

Van’daki Beşyol Kavşağı örneğini paylaşan Kayalık, buradaki yoğun tabela kullanımı nedeniyle kentin ayırt edici simgelerinin görünmez hale geldiğini dile getiriyor ve “Kentli için yön duygusu ve aidiyet hissi tabela yığını arasında kayboluyor” diye konuşuyor. Kayalık, 2006 yılında São Paulo’da çıkarılan ve tüm açık hava reklamlarını yasaklayan Temiz Şehir Yasası’na dikkat çekerek, bu uygulamanın ilk etapta tepkiyle karşılandığını ama zamanla mimari detaylar ortaya çıktıkça halkın yüzde 70’inin desteklediğini aktarıyor. Son olarak Kayalık, görsel kirliliğin önlenmesi için yalnızca sermaye gruplarının değil, kent sakinlerinin de karar süreçlerine dâhil edilmesi gerektiğini belirterek, “Kente dair alınan her karar, o yerin kimliğini ve insan ilişkilerini doğrudan etkiler” diye konuşuyor.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.