22 Mayıs 2026 Cuma
Mehmet Halit Çetinbaş
Mersin’in Akdeniz ve Toroslar ilçelerinde faaliyet gösteren geri dönüşüm fabrikaları, çevre ve insan sağlığını tehdit ediyor. 9. Köy’e konuşan Şevket Sümer Mahallesi sakinleri, sağlıklarının tehlike altında olduğunu belirtirken, Dr. Sibel Ünlü ise plastiklerin yanmasıyla ortaya çıkan partiküllerin kanser gibi hastalıklara sebep olduğunu söyledi.
Son yıllarda sanayi ve kentleşmenin artmasıyla atık fabrikalarının, çevresel etkileri büyük bir sorun haline geldi. Bu tür tesisler, atıkların işlenmesi ve geri dönüşüme kazandırılması amacıyla kurulsa da yeterli denetim ve önlemler alınmadığında ciddi çevre kirliliğine yol açabiliyor. Atık fabrikalarından yayılan duman ve gazlar, havadaki zararlı partikülleri artırarak insan sağlığını tehdit ediyor. Plastik, lastik ve kimyasal atıkların yakılmasıyla yayılan zehirli maddeler, solunum yolu hastalıkları ve uzun vadede kanser riskini artırabiliyor. Aynı zamanda sızan kimyasal atıklar, yer altı su kaynaklarını kirleterek içme suyu kalitesini bozuyor. Atıkların düzensiz depolanması ve kimyasal sızıntılar, toprağın verimliliğini düşürerek tarım ürünlerini ve gıda güvenliğini tehdit ediyor. Bu durum, insan sağlığını da riske atıyor.

Mersin’in Toroslar ve Akdeniz ilçesindeki katı atık fabrikaları da bölge halkı için ciddi sorun oluşturuyor. Toroslar ilçesine bağlı Yalınayak Mahallesi ve Akdeniz Şevket Sümer Mahallesi’nde bulunan atık fabrikaların kapatılması ya da şehir dışına taşınması, zaman zaman belediyelerin meclis toplantılarında gündeme gelse de hem büyükşehir belediyesi hem de Akdeniz ve Toroslar belediye yönetimleri tarafından henüz somut bir adım atılmadı.
Sanayi ve ticaret açısından önemli bir merkez olan Mersin, geniş sanayi alanları ve limanı ile ekonomik büyümeye katkı sağlıyor. Ancak sanayileşmenin çevresel etkileri, özellikle hava, su ve toprak kirliliği gibi sorunlar halkın tepkisini çekiyor. Yaşadığı evle fabrika arasında 50 metre mesafe olduğunu belirten mahalle sakinlerinden öğretmen Murat Öztürk, yıllardır yaşadığı mahalledeki olumsuz yöndeki değişimden endişeli.
Öztürk, yaşadıkları sorunları şöyle anlattı: “Bu fabrikaların burada olmasından dolayı her geçen gün sağlık sorunlarımız artıyor. Ben eskiden böyle bir kirlilik görmezdim ama son yıllarda solunum problemleri yaşamaya başladım. İnsanların sağlığını düşündüğümüzde, bu fabrikalara bir çözüm getirilmesi gerektiği açıkça ortada. Sadece mahallemizde değil, tüm Mersin’de bu sorun giderek büyüyor. Her sabah balkona çıktığımda havada kötü bir koku hissediyorum, bazen nefes almak bile zorlaşıyor.”
Ev hanımı Elif Yıldırım ise hava kirliliğinin gündelik yaşamlarını tehdit ettiğini ifade etti. Mahalledeki kirlilik sorununun katlanamaz bir hal aldığını belirten Yıldırım, “Özellikle yaz aylarında pencereleri açıp serinlemek imkansız hale geldi. Çamaşırları dışarıya asamıyoruz çünkü üzerlerine kötü koku siniyor. Hem fiziksel olarak hem de psikolojik olarak bu durumdan etkilendik. Geceleri nefes darlığı çeken komşularım var, mahalle sakinleri sık sık öksürük krizine giriyor. Birçok komşum, bu kirlilik yüzünden sağlık sorunları yaşamaya başladı. Başka yere götürsünler. Biz temiz bir hava solumak istiyoruz.” dedi.
Mahallede küçük bir işletmesi olan Suat Yaman ise kirliliğin sadece halk sağlığını değil Mersin’in ekonomik geleceğini de tehdit ettiğini vurguladı. Kentin bürokratlarına taleplerini dile getirmelerine rağmen herhangi bir sonuç alamadıklarını belirten Yaman, “Fabrikaların mahalle içinde bulunması hem çevreye hem de ekonomiye zarar veriyor. Aynı zamanda burada dükkanımızı işletemiyoruz. Eskiden buraya insanlar daha çok gelirdi. Şimdi ise gelenler duman ve kirlilikten dolayı kaçmak istiyorlar.” dedi. Yaman, yetkililere fabrikların bölgeden taşınması çağrısı yaptı.
Mersin Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi ve Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Sibel Ünlü ise bölgedeki plastik atıkların yarattığı tehlikelere dikkat çekti. Ünlü’ye göre geri dönüştürülebilir plastikler meyve kasası olarak kullanılıyor ve bu durum, taşınan gıdaların kimyasal maddelerle kirlenmesine yol açıyor. Geri kalan plastikler ise yakılarak imha ediliyor, fabrikaların bacalarından yayılan dumanlar ise çevrede yaşayan insanları olumsuz etkiliyor.
Plastiklerin yanmasıyla ortaya çıkan partiküllerin kanser gibi hastalıklara sebep olduğunu belirten Ünlü, halk sağlığının ciddi tehlike altında olduğunu belirtti. Kentin ortasında bu tür fabrikaların bulunmasının “kabul edilemez” olduğunu vurgulayan Ünlü, şu uyarılarda bulundu: “Plastiklerin yanmasıyla 2 ve 10 mikron boyutunda partiküller atmosfere karışıyor. Önce solunum yoluyla zehirlenme gerçekleşiyor, bunun dışında yakma esnasında ortaya çıkan tortular toprağa gömülüyor. Ardından yağmur yağıyor ve bu zehir yer altı sularına karışıyor. Bir kısım zehir de kanalizasyon yolu ile denize karışıyor. Mahalleli her yerden kuşatılmış durumda. Kronik olarak zehirleniyorlar. Bu bölgede çocuklar ve yetişkinlerde astım hastalığı, bunun dışında çocukların gelişme sorunları, deri teması ile alerjik hastalıklar ve uzun vadede kanser hastalıkları oluşma durumu söz konusu.“
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.