29 Nisan 2026 Çarşamba
Adilcan Özdemir
Muğla’nın Yatağan ilçesinde yıllarca çevre tartışmalarının merkezinde yer alan termik santral atıklarından oluşan “kül göleti”, artık “Mavi Göl” olarak anılıyor. Termik santral atıklarının oluşturduğu ve geçmişte “Ölümcül cazibe” olarak göletin turizme açılması tartışılıyor.
Termik santral atıklarının birikmesiyle oluşan gölet, geçmişte ağır metal riskiyle gündeme gelmiş, yağışlı dönemlerde taşkın tehdidi nedeniyle Kapubağ köylerinin tarım ürünlerini olumsuz etkileyebileceği uyarıları yapılmıştı.
Eski Yatağan Belediye Başkan Yardımcısı da olan araştırmacı-yazar Tarcan Oğuz, göletin yıllar önce bölgede ciddi bir çevre endişesi yarattığını anımsatıyor. 9. Köy’e konuşan Oğuz, geçmişte yapılan analizlerde gölde ağır metaller tespit edildiğini belirterek şunları söyledi: “İnsanlar göletten sızan atıkların içme suyu kaynaklarına karışmasından endişe ediyordu. O dönem çok sayıda şikâyet alıyorduk, vatandaşlar hem sağlıklarından hem de ürünlerinin geleceğinden kaygılıydı. Biz de bu durumu defalarca ilgili kurum ve
kuruluşlara rapor ettik, gerekli önlemlerin alınması için girişimlerde bulunduk. Ancak, yıllar geçmesine rağmen göletle ilgili kalıcı ve bilimsel bir çözüm üretilemedi.”
İl Çevre Müdürlüğü’nün ve termik santral yönetiminin devreye girmesiyle kül barajının etrafının duvar ve tel örgülerle çevrildiğini anlatan Oğuz, “Bugün için bu alan risk içermiyor” görüşünü dile getirdi. Göletin bir kısmındaki suyun yangın anlarında kullanıldığını da belirten Oğuz, mevcut alanın Yatağan Termik Santraline ait tapulu bir bölge olduğunu ancak çevresindeki arazilerin hazine ve orman arazisi statüsünde bulunduğunu belirtti.

Tarcan Oğuz, göletin artık ciddi bir tehlike oluşturmadığını ve turizme açılabileceğini ancak alanın hâlâ dikkatle yönetilmesi gerektiği görüşünde: “Bölge şu an risk taşımıyor ama bu alanın doğru şekilde değerlendirilmesi gerekiyor. Mavi Göl kontrol altında tutulursa Yatağan turizmine katkı sağlayabilir.”
Mavi-turkuaz tonlarıyla dikkat doğal bir gölü andıran Mavi Göl, son yıllarda özellikle sosyal medya kullanıcıları ve fotoğraf tutkunlarının ilgisini çekiyor. Yerli ve yabancı turistlerin bölgeye ilgisi artarken, çevreciler yine de dikkatli olunması gerektiği uyarısında bulunuyor.
Kül göleti, bir dönem yerel ve ulusal basında “ölümcül cazibe” ya da “tehlikeli güzellik” gibi dikkat çekici başlıklarla gündeme gelmişti.Çevre mühendisleri ve uzmanlar, termik santralden çıkan kül, cüruf ve atık suyun gölette birikmesi sonucunda kurşun, kadmiyum, arsenik ve cıva gibi ağır metallerin toprağa ve yer altı sularına karışabileceği uyarısında bulunmuşlardı. Bu metallerin uzun vadede bitki örtüsünü, tarım ürünlerini ve insan sağlığını tehdit edebileceği yönünde çok sayıda rapor hazırlanmıştı.
Yatağan Termik Santrali’nin kül taşıma sisteminde yapılan teknik iyileştirmeler ve atık yönetimi uygulamalarıyla, bazı uzmanlar tehlikenin kontrol altına alındığı görüşünde. Ancak bölge halkı geçmişte yaşanan tartışmalar nedeniyle hala tedirgin. Kapubağ ve civar köylerde yaşayan birçok çiftçi, göletin çevresinde yapılan çalışmaların yetersiz olduğunu düşünüyor. Bazı üreticiler, hâlâ toprağın ve sulama suyunun düzenli olarak analiz edilmesi gerektiğini savunuyor. 9. Köy’e konuşan bir çiftçi, endişelerini şu sözlerle dile getirdi: “Rengi güzel ama tehlikesi de bir o kadar büyük. Biz çocukken oralarda hayvan otlatmazdık, şimdi de içimiz tam rahat değil. Toprağın ne kadar temiz olduğunu bilmeden ürün yetiştirmek zor.”
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.