DOLAR 45,9165 -0.1%
EURO 53,5748 0.07%
ALTIN
Ankara
18°

AÇIK

Zeynep Tombuloğlu

Zeynep Tombuloğlu

22 Mayıs 2026 Cuma

Çocuklar spora erişebiliyor mu? Eşitsizlik, önyargı ve tesis eksikliği

Çocuklar spora erişebiliyor mu? Eşitsizlik, önyargı ve tesis eksikliği
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Songül Karadeniz

Spora erişim hakkı anayasa ve uluslararası sözleşmeler tarafından güvence altına alınmış durumda iken çocukların bu hakka erişimi önünde sayısız engel bulunuyor.Veliler, öğrenciler ve antrenörler spora erişim hakkına dair yaşadıkları zorlukları 9. Köy’e aktardı.

“Çocukların motor becerisi için spor şart”

45 yıllık sporculuk ve 32 yıllık öğretmenlik deneyimi olan voleybol antrenörü Ömer Özkan İnce, çocukların spora erişiminde karşılaştıkları yapısal engelleri, ailelerin bilinç düzeyinin etkisini ve antrenörlük sistemindeki aksaklıkları anlattı. Çocukların spor yapma haklarının ellerinden alınamayacağının ve bunun için uygun şartların sağlanması gerektiğinin altını çizen İnce, şunları kaydetti:

Çocukların spor yapma hakkı sadece bir hak değil, onların en temel vazifesi. Yani çocuklar spor yapmalı. Bir çocuğun motor becerilerinin ve fiziksel gelişiminin sağlıklı ilerlemesi için mutlaka bir sporla ilgilenme zorunluluğu var. Zaten devletin spor politikası da bu doğrultuda. Eğer çocuklar okullarda spor yapacaksa, okullardaki imkânlar artırılmalı. Okul dışında spor yapacaklarsa semt sahaları, alanlar olmalı. Bunun yanında, çocukları yönlendirecek doğru kişiler antrenörler, beden eğitimi öğretmenleri olmalı.

“Aileler eğitim ve spor arasında bir tercih yapmaya zorlanıyor”

Bilimsel testlerle çocukların fiziksel potansiyellerinin ölçülerek en uygun branşlara yönlendirilmesi gerektiğini, böylece spor eğitiminde verimliliğin artırılabileceğini ifade eden İnce, şöyle devam etti:

Ülkemizde çocuklar spora başlıyor, ama bu süreç genellikle sağlıklı ilerlemiyor. İlkokulda veliler için çocuklarının bir formayla sahada görülmesi yeterli. Çocuğun ne yaptığıyla çok ilgilenmiyorlar. Çocuk biraz daha büyüyünce veli ilgilenmeye başlıyor ama yine de çocuğun sporla ilgili yönlendirilmesi veli bilincine bağlı. Eğer veli bilinçliyse çocuğunu spor okullarına götürüyor, takımları araştırıyor. Bilinçsizse çocuk okulda amatörce spor yapıyor. Liseye geldiğinde işler daha da karmaşıklaşıyor. Çünkü aileler eğitim ve spor arasında bir tercih yapmaya zorlanıyor.

Kız çocuklarının spora daha yatkın olduğunu ancak “Kızlar voleybol oynar, erkekler futbol oynar” gibi toplumsal önyargıların bir engelleyici olduğunu aktaran İnce, şöyle konuştu: “Oysa kadın futbolu ülkemizde yeni yeni gelişiyor ve çok güzel noktalara geliyor. Kadınlar yüzmede, teniste, güreşte, masa tenisinde, basketbolda ve özellikle voleybolda büyük başarılar elde ediyor. Yalıkavak Hentbol Takımı Türkiye şampiyonu oldu. Sorun şu ki, bu başarıları yerelleştiremiyoruz. Sporun birleştirici gücünden yeterince faydalanamıyoruz. Kulüpler ve yöneticiler kısa vadeli başarı istiyor, uzun vadeli spor politikası geliştiremiyorlar

“Erkekler için her spora erişim kolay”

Peki öğrenciler ve velileri ne düşünüyor?

İlk sevdiği sporun futbol olduğunu ama kızlar için futbol kulübü olmadığından futbola gidemediğini ifade eden İnce’nin 14 yaşındaki öğrencisi, bu nedenle voleybola başladığını belirterek, “Erkekler için bence her spora erişim kolay. Çünkü mesela futbol oynamak istediklerinde her şekilde imkan sağlanıyor. Ama kızlar için bu biraz zor. Çünkü kızlara özel bir kulüp olmadığı için ve yer sorunu olduğu için bu kızlar için sorun oluyor” dedi.

Özkan İnce’nin bir diğer kız öğrencisi ise spora ana sınıfında yüzmeyle başladığını söyleyerek, takımın dağılması ve okulun yüzme politikasının değişmesiyle farklı branşlara yöneldiğini anlattı. Filenin Sultanları’nın başarısından etkilenerek voleybola ilgi duyan öğrenci, kısa bir süre kort tenisiyle de ilgilendiğini, şu anda ise 8. sınıfta ve hem okulda hem de belediyenin salonunda aktif olarak voleybol oynadığını belirtti. Bu öğrencinin babası Ertan Demir sporun çocukların gelişimine büyük katkısı olduğunu ifade ederek, “Spor kas ve kemik gelişimini destekliyor. Çocuğumda da bu katkıyı gördük. El-kol koordinasyonunu geliştirdi. Odaklanma problemi vardı, bunu kort tenisi ile aşmaya çalıştık. Çünkü topu takip etmek odaklanma gerektiriyordu. Bunun dışında spor; tertip, düzen, disiplin, sosyal ilişkiler gibi konularda da çok faydalı oldu” ifadesinde bulundu.

“Tesisler artırılırsa erişim kolaylaşır”

En temel sorunun tesis eksikliği olduğunu belirten Demir, şunları kaydetti: “Bizim için büyük bir zorluk olmadı. Başlangıçta okulun bahçesini kullandık, şimdi belediyenin tesislerinden yararlanıyoruz. Gümüşlük’te oturuyorum, Bodrum merkeze gidip gelmek biraz zor olabiliyor. Gümüşlük ya da Turgutreis gibi yerlere tesis yapılırsa ulaşım daha kolay olur. Bodrum’un bir dezavantajı, yerleşimin tüm yarımadaya dağılmış olması. Bu nedenle merkezlerin dışında da tesis yapılmalı. Tesisler artırılırsa erişim kolaylaşır.

Spor denince akla sadece futbolun geldiğine değinen Demir, “Oysa voleybol, basketbol, yüzme, kort tenisi, masa tenisi gibi birçok branş var. Bu alanlara da yatırım yapılmalı. Bilardo, badminton gibi sporlar da desteklenmeli. Ancak futbol, reklam, sponsorluk ve büyük paraların döndüğü bir alan olduğu için tercih ediliyor. Bu nedenle medyada hep futbol ön planda. Diğer spor dalları haber bile olmuyor. Sporun yaygınlaştırılması için tüm branşlara yatırım yapılmalı” dedi.

“Sporun fiziksel ve sosyal olarak faydasını görüyoruz”

Mehmet Hürata’nın 11 yaşındaki kızı ise voleybol sayesinde hem sosyalleşti hem de fiziksel olarak gelişti. Öncesinde yüzme sporu yapan, 2 yıldır da voleybol ile ilgilen kızına sporun sosyal ve bedensel gelişiminde önemli katkı sağladığını aktaran Hürata, “Benim çocuğum biraz içine kapanık bir yapıya sahipti. Takım oyunu olan voleybol sayesinde sosyalleşti, dışa dönük hale geldi. Kas gelişimi ve boy uzaması da devam ediyor. Fiziksel ve sosyal olarak faydasını görüyoruz” şeklinde konuştu.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.