DOLAR 46,5021 0.05%
EURO 52,8243 -0.21%
ALTIN
Ankara
23°

AÇIK

Zeynep Tombuloğlu

Zeynep Tombuloğlu

24 Haziran 2026 Çarşamba

Arşivden çıkan numuneler sürdürülebilir tasarımlara dönüşüyor

Arşivden çıkan numuneler sürdürülebilir tasarımlara dönüşüyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Nisa Nur Ballı / Kapak Fotoğrafı: DepoPhotos

Çukurova Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü, çevreye duyarlı bir projeye imza atarak arşivde bulunan dokuma numunelerini geleceğin tasarımlarına dönüştürdü. Öğrencilerin yıllarca arşivde bekleyen dokuma tasarım numuneleri, tekstil firmalarından sağlanan atık kumaşlarla birleşerek giysi, aksesuar ve ev tekstili ürünlerine yeniden hayat verdi.

Proje yürütücülüğünü üstlenen Doç. Dr. Mine Ceranoğlu, “arşivden geleceğe” taşınan tasarımlarının hikayesini 9. Köy’e anlattı. Doç. Dr. Ceranoğlu, bu projede amacın yalnızca sürdürülebilirlik değil, aynı zamanda öğrencilerin yaratıcı potansiyellerini gerçek bir tasarım süreciyle buluşturmak da olduğunu vurguluyor. Proje fikrinin nasıl geliştiğini ise şöyle anlatıyor:

Öğrencilerimizin dokuma tasarım derslerinde ürettikleri numuneler yıllarca arşivde bekliyor, sonra da çöpe gidiyordu. Bunun yerine, bu parçaları ileri dönüşüm ve yeniden tasarım yaklaşımlarıyla değerlendirme kararı aldık. Firmalardan hibe kumaşlar ve materyaller topladık. Böylece atıkları, giysi ve aksesuar gibi ürünlere dönüştürdük.”

Doç. Dr. Mine Ceranoğlu

Projenin merkezinde tekstil atıklarının sürdürülebilir bir şekilde değerlendirilmesi yatıyor.

“Bazı parçaları giysilere aplike ettik, bazılarından aksesuar yaptık. Amaç, yalnızca geri dönüşüm değil, aynı zamanda yaratıcı bir farkındalık oluşturmaktı” diyen Ceranoğlu, bunu yaparken kar amacı gütmediklerine dikkat çekiyor. Bazı firmaların kendilerine, kullanmadıkları materyaller gönderdiğini belirten Ceranoğlu, bunları numelerle eşleştirerek, kimisini giysiye, kimisini ev tekstiline, bazılarını da aksesuarlara dönüştürdüklerini belirtiyor. Amaçlarının, arşivdeki umunelerin yeniden kullanabilirliğini görmek olduğunu belirten Doç. Dr. Mine Ceranoğlu, bu konuda başarılı olduklarını görmekten oldukça memnun. Öğrencilerin, yaratıcılıklarını ve emeklerini ortaya koydukları süreçte ortaya çıkardıkları numunelerin çöp olmaktan kurtulup bir sanat eserine dönüşmüş olması da öğrenciler açısından heyecan verici. Ceranoğlu, projeyi gören yeni öğrencilerin de uygulama derslerine artık daha ilgili ve heyecanlı yaklaştıklarını söylüyor.

“Sürdürülebilirlik sadece söylemde var”

Türkiye’de sürdürülebilirlik konusundaki eksikliklere dikkat çeken Ceranoğlu, bu tür projelerin bireysel çabalarla sınırlı kalmaması gerektiğini düşünüyor. Türkiye’de sürdürülebilirliğin sadece söylemde var olduğunu söyleyen Ceranoğlu, “Çöplerimizi bile ayrıştırmıyoruz. Sürdürülebilirlik bir kültür meselesi ve bu eğitimi çocukluktan başlatmamız gerekiyor” diyor. Devletin de bu konuda daha ciddi adımlar atması gerektiğini vurgulayan Ceranoğlu sözlerini sürdürüyor: “Bu tür projelerin çoğu Avrupa Birliği’nden alınan hibelerle yapılıyor. Ancak sürdürülebilirlik kültürünün oluşması için bireysel farkındalığın ötesinde bir sistematik değişimin gerekliliği de söz konusu. Çocukluk döneminden itibaren sürdürülebilirlik eğitimi verilmesi gerekiyor. Fütursuzca bir tüketim çağındayız ve bu durumun önüne geçilmesi şart. Her çöpün bir atık olmadığını anlamamız gerekiyor. Sadece bireyler değil, devletler de bu konuda daha bilinçli hareket etmeli.

“Yeterli destek yok”

Proje sürecinde karşılaşılan en büyük zorlukların başında, bütçe yetersizliği geliyor. Ceranoğlu, malzeme temininden ekipman ihtiyacına kadar birçok aşamada yeterli desteği görememekten yakınıyor: “Mesela alacağımız bazı malzemeler vardı, para bittiği için alamadık. Verilen bütçeyi aştık biz. Haliyle bu konuda yetersiz bir bütçe olduğunu düşünüyoruz. Üniversitelerin bu tarz projelere daha fazla teşvik ve kaynak sağlaması gerekiyor

Farkındalık defileleri ve geleceğe dair umutlar

Projenin bir sonraki adımı ise 27 Şubat’ta düzenlenecek bir defile. Tamamen geri dönüşüme dayalı materyallerle hazırlanacak olan bu etkinlik, doğanın uyanışını ve sürdürülebilirliğin önemini vurgulamayı hedefliyor. Ceranoğlu, “Pandemi döneminde doğanın insanlar olmadan nasıl iyileştiğini gördük. Bu proje, yalnızca öğrencilerimizi değil, aynı zamanda toplumumuzu da düşündürmeyi amaçlıyor” diyor.

Bu ve benzer projelerin insanlığa kayıp değil tam tersi kazanç sağlayacağını vurgulayan Ceranoğlu, sadece kendi alanlarında değil birçok alanda çeşitli sürdürülebilir projelere imzalar atılabileceğine dikkat çekiyor ve ekliyor: “Dünyayı değiştirmek için kendimizden başlamalıyız. Doğayı korumak, gelecek nesillere bırakacağımız en büyük miras.”

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.