24 Haziran 2026 Çarşamba
İbrahim Türk
Ankara’nın merkezi ve bazı semtleri, kadınların günlük yaşam pratiklerinde giderek artan ve görünmez olan bir ihtiyat duygusuyla şekilleniyor. Kızılay’dan Bahçelievler’e, Keçiören’den Cebeci’ye kadar farklı bölgelerde 9. Köy olarak görüştüğümüz kadınlar, güvenlik hissinin günlük adımlarında belirleyici olduğunu aktarıyor. Bu tablo, kent üzerine yapılan akademik çalışmalarla da doğrulanıyor.
Cebeci’de yaşayan bir üniversite öğrencisi akşam saatlerine denk gelmesi durumunda eve dönüş yolunu “bir matematik problemi gibi” planladığını aktarıyor. Öğrenci kadın, hangi sokakların daha aydınlık olduğu, ara yolların ne kadar tenha olduğu ve metro çıkışlarının hangi saatlerde kalabalıklaştığı gibi unsurların zamanla “otomatik reflekslere dönüştüğünü” ifade ediyor. Bahçelievler’de yaşayan genç bir kadın ise öğrenci semtlerinde dahi akşam belirli saatlerden sonra güvenlik hissinin zayıfladığını belirtiyor. Ona göre tehlike çoğu zaman görünür değil ancak “hissedilen bir gölge gibi” kendini belli ediyor.
Keçiören’de görüşülen 40’lı yaşlardaki bir kadın, yıllarca eş şiddeti yaşadığını ve uzaklaştırma kararının çoğu zaman “kâğıt üzerinde kaldığını” anlatıyor. Sokakta duyduğu tedirginliğin yalnızca karanlık sokaklardan değil, geçmişte yaşadıklarının bıraktığı izlerden beslendiğini söyleyen bu kadın eve yaklaşırken merdiven boşluklarını kontrol etme alışkanlığının hâlâ sürdüğünü belirtiyor.
Kadınlarla yapılan görüşmelerde en sık dile getirilen başlıklardan biri adalet sistemine yönelik güvensizlik ve belirsizlik. Koruma kararlarının uygulanmasına dair kaygılar, uzun başvuru süreçleri ve karakollarda yalnız hissetme durumu kadınların güvenlik algısını derinleştiriyor. Cansu Okan’ın 2023 tarihli çalışması “Kadın, Kent, Korku ve Güvenlik: Genç Kadınların Kent Deneyimleri-Ankara Örneği” de benzer bir tablo ortaya koyuyor. Kurumsal güvensizlik, kadınların kamusal alandaki küçük ama sürekli önlemlerini artırıyor; kentle kurdukları ilişkiyi doğrudan etkiliyor.
Kadınlar bir olay yaşandığında çevredeki insanların müdahale edip etmeyeceğine dair belirsizliğin de tedirginliği artırdığını söylüyor. “Bir şey olursa beni kim duyar?” sorusunun cevapsız kaldığı anlarda güvensizlik hissi daha görünür hale geliyor. Uzmanlara göre, şiddetin medyada artan görünürlüğü farkındalığı yükseltse de zamanla bir duyarsızlığa yol açarak yalnızlık hissini besleyebiliyor. Kadınların aktardıkları, Ankara’nın resmi haritalarında görünmeyen bir güvenlik coğrafyasını ortaya koyuyor. Bu coğrafya, aydınlatma seviyelerinden devriyelerin sıklığına değil; omuz üzerinden atılan kısa bakışlara, adımların hızına ve eve varma saatlerine yansıyor.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.