23 Haziran 2026 Salı
Zeren Gültekin
Bilinenin aksine kalp ve damar hastalıkları yalnızca ileri yaş grubunda değil gençlerde de görülüyor. Türkiye’de 2023 yılı içinde ölüm nedenleri arasında yüzde 33,4 ile dolaşım sistemi hastalıkları ilk sırada yer aldı. Samsun Üniversitesi Kardiyoloji Bölümü Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Karagöz, alt ölüm nedenleri incelendiğinde ölümlerin yüzde 42,4’ünün kalp krizi, yüzde 24,1’inin diğer kalp hastalıkları, yüzde 18,6’sının halk arasında felç olarak bilinen serebro-vasküler hastalıklar kaynaklı olduğunu belirtti.
Hacettepe Üniversitesi mezunu, yurt içi ve yurt dışı birçok araştırma alanı bulunan Karagöz, konuyla ilgili şunları söyledi:
“Dünya sağlık örgütü verilerine göre 40 yaş altı için spesifik bir veri olmamakla birlikte kardiyovasküler hastalıklara bağlı ölümlerin beşte dördünden fazlası kalp krizi ve felçten kaynaklanır ve bu ölümlerin üçte biri 70 yaşın altındaki kişilerde erken yaşta gerçekleşir”

Prof. Dr. Ahmet Karagöz
Genel olarak genç bireyler, yaşlılara kıyasla kalp krizi açısından daha düşük risk taşısa da sağlıksız yaşam biçimi bu durumu etkiliyor. Prof. Dr. Ahmet Karagöz, kalp hastalıklarında en önemli davranışsal risk faktörlerini sağlıksız beslenme, fiziksel hareketsizlik, tütün kullanımı ve alkolün zararlı kullanımı olarak belirtiyor. Aynı zamanda Karagöz, çevresel risk faktörleri arasında da hava kirliliğinin en önemli faktör olduğunu söylüyor.
Bireylerde yüksek kan basıncı, yüksek kan şekeri, aşırı kilo ve obezite, davranışsal risk faktörlerinin en başında.
Prof. Dr. Ahmet Karagöz, “Bu risk faktörlerine genç bireylerin daha fazla maruz kalabildiği göz önünde bulundurulduğunda 40 yaş altında da kalp hastalıkları yaygın görünüyor” dedi.
Gençlere tehlikeden uzaklaşmak için daha sağlıklı bir sosyal hayat öneren Karagöz şöyle konuştu:
“Genç bireylerde davranışsal risk faktörleri ileriki yaştaki bireylere kıyasla daha sık görülüyor. Tütün ve alkol kullanımı, aşırı tuz tüketimi ve hareketsiz yaşam gençlerin kalp ve damar hastalıklarına yakalanmasında birincil risk faktörleri arasında yer alıyor. Hem gençlerin hem de tüm bireylerin tütün kullanımını bırakması, tuz miktarını azaltması, daha fazla sebze ve meyve tüketmesi şart. Düzenli fiziksel aktivite ile kalp ve damar hastalıkları riskini azaltmak mümkün.”
Günümüzde artan protein tozu, enerji içeceği gibi takviyeler de kalp ve damar sağlığını önemli ölçüde etkilediğini belirten Karagöz, bu tür içeceklerin orta dozda içilmesinin yapılan çalışmalar doğrultusunda spor performansını arttırdığının görüldüğünü ancak bunun yanı sıra düzenli tüketimde kan basıncını da yükselttiğini ifade etti.
Bu tür içeceklerin düzenli tüketimleri sonucunda hipertansiyon, taşikardi ve anksiyete gibi sorunları tetiklediğini belirten Samsun Üniversitesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Karagöz, “Bunların hepsi kardiyovasküler bozukluklara yol açabilir” uyarısı yaptı.
Profesör Karagöz, nikotinin sigara içen bireylerde damar sertliği, akut kardiyovasküler olaylara sebep olduğun belirtti. Prof. Dr. Ahmet Karagöz, nikotin içeren elektronik sigaralar üzerinde yapılan çalışmaların, tütün yanma ürünleri, yani sigara dumanı olmadan alınan nikotinin risklerinin sigaraya kıyasla daha düşük olduğunu gösterdiğini ancak yine de elektronik sigaraların kardiyovasküler hastalıklar açısından “endişe verici” olduğunu dile getirdi. Karagöz, bu ürünlerin kalp damar hastalıklarının yanı sıra ciddi akciğer hastalıklarına da neden olabileceğinin unutulmaması gerektiğini vurguladı.