<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sınır ve Göç Haberciliği Archives - 9.Köy</title>
	<atom:link href="https://9koy.org/sinir-goc/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://9koy.org/sinir-goc</link>
	<description>Haberler</description>
	<lastBuildDate>Thu, 07 May 2026 07:59:38 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>

<image>
	<url>https://9koy.org/wp-content/uploads/2023/06/cropped-Basliksiz-1-kopya-32x32.png</url>
	<title>Sınır ve Göç Haberciliği Archives - 9.Köy</title>
	<link>https://9koy.org/sinir-goc</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Göçmen kadınlar: İş var, güvence yok</title>
		<link>https://9koy.org/gocmen-kadinlar-is-var-guvence-yok.html</link>
					<comments>https://9koy.org/gocmen-kadinlar-is-var-guvence-yok.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 May 2026 07:59:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sınır ve Göç Haberciliği]]></category>
		<category><![CDATA[Sertifika ve Telif Desteği Programı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=24413</guid>

					<description><![CDATA[<p>Halime Erdem Temizlik, tekstil, bakım ve hizmet sektörlerinde çalışan göçmen kadınların büyük bir bölümü kayıt dışı olarak istihdam edilirken, çok farklı sorunlarla karşı karşıya kalıyor. Düşük ücretler, uzun mesai saatleri ile şiddet ve istismar riski, kadınların çalışma yaşamında karşılaştığı başlıca sorunlar arasında. Çalışma izinlerine erişemeyen ya da kimliksiz yaşam nedeniyle güvencesiz koşullarda bulunan kadınların bu [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/gocmen-kadinlar-is-var-guvence-yok.html">Göçmen kadınlar: İş var, güvence yok</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Halime Erdem</strong></p>
<p>Temizlik, tekstil, bakım ve hizmet sektörlerinde çalışan göçmen kadınların büyük bir bölümü kayıt dışı olarak istihdam edilirken, çok farklı sorunlarla karşı karşıya kalıyor. Düşük ücretler, uzun mesai saatleri ile şiddet ve istismar riski, kadınların çalışma yaşamında karşılaştığı başlıca sorunlar arasında. Çalışma izinlerine erişemeyen ya da kimliksiz yaşam nedeniyle güvencesiz koşullarda bulunan kadınların bu durumu hak talep etmelerini ve sosyal hizmetlere ulaşmalarını zorlaştırıyor.</p>
<p>Göçmen kadınlar en çok temizlik, tekstil, bakım ve hizmet sektörlerinde istihdam ediliyor. Bu alanlarda çalışan kadınların önemli bir bölümünün kayıt dışı çalıştırıldığı belirtiliyor. Kayıt dışı istihdam, ücretlerin düşük kalmasına, çalışma saatlerinin uzamasına ve iş güvencesinin bulunmamasına yol açıyor.</p>
<h4><strong>Çalışma izni ve kimlik engeli</strong></h4>
<p>Çalışma izni bulunmayan kadınlar, iş değişikliği ya da hak talebi konusunda sınırlı imkânlara sahip. Kimlik belgesi olmayan ya da geçici statüyle yaşayan kadınlar ise resmî kurumlara başvurmakta ve sosyal hizmetlerden yararlanmakta güçlük çekiyor. Bu durum sağlık, sosyal destek ve hukuki başvuru süreçlerine erişimi zorlaştırıyor. Çalışma yaşamında karşılaşılan sorunlar arasında şiddet ve istismar riski de yer alıyor. Göçmen kadınlar, çalışma koşulları nedeniyle bu risklere karşı daha kırılgan bir konumda bulunuyor. Hak arama mekanizmalarına erişimde yaşanan engeller, bu sorunların görünür olmasını da zorlaştırıyor.</p>
<p>Bu kapsamda Suriye ve Afganistan uyruklu kadınların çalışma koşulları, maruz kaldıkları uygulamalar, sosyal hizmetlere erişimde yaşadıkları sorunlar ve yerel halkla kurdukları ilişkiler çeşitli başlıklar altında ele alınıyor.</p>
<h4><strong>Veriler ne söylüyor?</strong></h4>
<p>Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) raporlarına göre; temizlik, tekstil, bakım ve hizmet sektörlerinde çalışan göçmen kadınların yaklaşık yüzde 70–80’i kayıt dışı istihdam ediliyor. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) verileri ise çalışma çağındaki göçmen kadınların yüzde 60’tan fazlasının çalışma iznine erişemediğini ya da kayıt dışı çalıştığını gösteriyor. Raporlarda bu kadınların yarıdan fazlasının asgari ücretin altında gelir elde ettiği ve sosyal güvenceye sahip olmadığı bilgisi yer alıyor.</p>
<p>Suriyeli göçmen kadın Gülşirin Mahmud, evlere gündelik işlere gittiğini belirterek çoğu zaman anlaşılan ücretin altında ödeme yapıldığını anlatıyor. Herhangi bir hakka sahip olmadıklarının düşünüldüğünü ifade eden Mahmud, bu durumun göçmen kadınlara yönelik daha sert ve zorba tutumlara yol açtığını dile getiriyor.</p>
<p>Mahmud, &#8220;<em>Hakkımız verilmiyor. Çoğu zaman insanların kötü bakışları arasında emeğimizle çalışıp para kazanmaya çalışıyoruz. Gittiğimiz yerlerden bazen hakkımızı dahi alamadan dönüyoruz</em>&#8221; diyor.</p>
<p>Van Barosu bünyesinde faaliyet yürüten Göç ve İltica Komisyonu, göçmen kadınların çalışma yaşamında en yaygın sorunların kayıt dışı istihdam, çalışma iznine erişememe ve hak arama mekanizmalarına ulaşamama olduğunu belirtiyor.</p>
<p>Komisyona göre yasal statü ve kimlik sorunları kadınları düşük ücretli ve güvencesiz işlerde çalışmaya itiyor; bu durum ücretlerin eksik ödenmesi, uzun çalışma saatleri ve sosyal güvenceye erişememe gibi sorunları beraberinde getiriyor. Ayrıca bu güvencesizliğin hukuki ve sosyal destek mekanizmalarına başvuruyu da zorlaştırdığı ifade ediliyor.</p>
<p>Göçmen kadınların çalışma yaşamına ilişkin tablo; kayıt dışı istihdam, güvencesizlik ve haklara erişimde yaşanan sorunların yaygınlığını ortaya koyuyor. Veriler, bireysel anlatılar ve hukuki değerlendirmeler temizlik, tekstil, bakım ve hizmet sektörlerinde çalışan göçmen kadınların çalışma koşullarının yapısal sorunlar içerdiğini gösteriyor.</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/gocmen-kadinlar-is-var-guvence-yok.html">Göçmen kadınlar: İş var, güvence yok</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/gocmen-kadinlar-is-var-guvence-yok.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mültecilerin korkusu: &#8220;Hukuksal ayak izi&#8221;</title>
		<link>https://9koy.org/multecilerin-korkusu-hukuksal-ayak-izi.html</link>
					<comments>https://9koy.org/multecilerin-korkusu-hukuksal-ayak-izi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 Nov 2024 07:53:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sınır ve Göç Haberciliği]]></category>
		<category><![CDATA[Bölgesel Telif Desteği Programı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=15450</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dilek Atlı &#160; Son yıllarda pek çok ülkeden göç alan Türkiye&#8217;de yaşayan yabancılar, &#8220;hukuk alanında ayak izi bırakmaktan&#8221; endişeli. Hukukçulara göre yabancıların bu endişesi ise toplumsal barışı olumsuz etkiliyor. &#160; Bursa Barosu Mülteciler ve Yabancılar Hukuku Komisyonundan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Gülender Adıgüzel Özcan, özellikle son 1 yıldır tüm Türkiye’de olduğu gibi Bursa’da da [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/multecilerin-korkusu-hukuksal-ayak-izi.html">Mültecilerin korkusu: &#8220;Hukuksal ayak izi&#8221;</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div><strong>Dilek Atlı</strong></div>
<div>&nbsp;</div>
<div>Son yıllarda pek çok ülkeden göç alan Türkiye&#8217;de yaşayan yabancılar, &#8220;hukuk alanında ayak izi bırakmaktan&#8221; endişeli. Hukukçulara göre yabancıların bu endişesi ise toplumsal barışı olumsuz etkiliyor.</div>
<div>&nbsp;</div>
<div>Bursa Barosu Mülteciler ve Yabancılar Hukuku Komisyonundan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Gülender Adıgüzel Özcan, özellikle son 1 yıldır tüm Türkiye’de olduğu gibi Bursa’da da mülteci ve göçmenler bir suça maruz kaldıklarında ya da hukuki bir ihtilaf söz konusu olduğunda yargı mercilerine başvurmaktan çekindiklerini söyledi.</div>
<div>&nbsp;</div>
<div>
<div id="attachment_15453" style="width: 333px" class="wp-caption alignright"><img fetchpriority="high" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-15453" class="wp-image-15453" src="https://9koy.org/wp-content/uploads/2024/11/Avukat-Gulender-Adiguzel.jpg" alt="" width="323" height="429" srcset="https://9koy.org/wp-content/uploads/2024/11/Avukat-Gulender-Adiguzel.jpg 1099w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2024/11/Avukat-Gulender-Adiguzel-226x300.jpg 226w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2024/11/Avukat-Gulender-Adiguzel-770x1024.jpg 770w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2024/11/Avukat-Gulender-Adiguzel-768x1021.jpg 768w" sizes="(max-width: 323px) 100vw, 323px" /><p id="caption-attachment-15453" class="wp-caption-text">Av. Gülender Adıgüzel Özcan</p></div>
<p>9. Köy&#8217;e açıklamalarda bulunan Özcan, yabancıların birinin aleyhine suç duyurusunda bulunduklarında veya dava açtıklarında aleyhine işlem yaptıkları kişinin, haklarında asılsız bir şikayette bulunarak bir ceza yargılama sürecinin tarafı olmalarını sağlama ihtimalinden endişe ettiklerini belirterek, şunları söyledi:</p>
</div>
<div>&nbsp;</div>
<div>&#8220;<em>Böyle bir durumda ceza yargılaması sürecinin sonucu beklenmeden yabancı uyruklu kişi hakkında ilgili il göç idareleri sınır dışı kararı alıp geri gönderme merkezlerinde kişileri idari gözetim altında tutabiliyor. Bu sebeple son zamanlarda göçmenler herhangi bir yargılama sürecinde bir kişinin aleyhine tanıklık yapmaktan çekiniyorlar. Herhangi bir kira hukuku uyuşmazlığında tanık gösterildiklerinde bile büyük bir endişe ile tanıklık yapıyorlar. Birçok meslektaşımız müvekkillerinin bu şekildeki endişelerine tanıklık ediyor. Ayrıca Bursa Barosu’ndaki komisyonumuza da bu yönde başvurular gelmeye devam ediyor. Aslında 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu 54. Maddeye göre işlediği suç nedeniyle hapis cezasına mahkum edilen yabancı, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasının infazına veya koşullu salıverilmesine karar verildikten ve her halde cezasının infazı tamamlandıktan sonra, kişinin sınır dışı edilmesinin değerlendirilebilir. Ancak Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun yine aynı maddesinde kamu düzeni veya kamu güvenliği ya da kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar hakkında da sınır dışı kararı verilebileceği belirtiliyor. İl göç idareleri de bu maddeye dayanarak bu yönde işlem yapıyorlar. Ancak bu yöndeki sınır dışı kararlarına gerekçe gösterilen çoğu soruşturma dosyası takipsizlikle sonuçlanıyor</em>.&#8221;</div>
<h4><strong>Kayıt dışı çalıştırma toplumsal barışı etkiliyor&nbsp;</strong></h4>
<div>Yabancıların kayıtsız çalıştırılmalarının da toplumsal barışı olumsuz etkilediğini vurgulayan Avukat Gülender Adıgüzel Özcan, &#8220;<em>Yabancı uyruklu bir kişinin çalışma izni için başvuru yapan kişi, işverendir. Buna rağmen çalışma izni olmadan çalıştırılan yabancının tespiti halinde yabancı uyruklu kişi hakkında sınır dışı kararı ve idari para cezası verilirken işveren hakkında sadece idari para cezası tesis ediliyor. Bu sebeple sigortasız çalışan yabancı uyruklu bir kişi herhangi bir şekilde hizmet tespit davası açmaktan çekindiği gibi ödenmeyen işçilik alacakları hakkında da işlem yapamıyor. Bu mesele hem emek sömürüsüne yol açıyor hem de işverenler için daha karlı olduğundan kayıtsız çalışmaların artması kamuoyunda huzursuzluğa sebep oluyor. Bu da toplumsal barışı da olumsuz etkiliyor</em>&#8221; dedi.</div>
<div>
<div id="attachment_15454" style="width: 287px" class="wp-caption alignright"><img decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-15454" class=" wp-image-15454" src="https://9koy.org/wp-content/uploads/2024/11/Avukat-Mujde-Kaya.jpg" alt="" width="277" height="432" srcset="https://9koy.org/wp-content/uploads/2024/11/Avukat-Mujde-Kaya.jpg 1026w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2024/11/Avukat-Mujde-Kaya-192x300.jpg 192w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2024/11/Avukat-Mujde-Kaya-657x1024.jpg 657w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2024/11/Avukat-Mujde-Kaya-768x1198.jpg 768w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2024/11/Avukat-Mujde-Kaya-985x1536.jpg 985w" sizes="(max-width: 277px) 100vw, 277px" /><p id="caption-attachment-15454" class="wp-caption-text">Av. Müjde Kaya</p></div>
</div>
<h4><strong>&#8220;Hukuk devleti tüm bireyler için var&#8221;</strong></h4>
<p>Bursa’daki Mülteci ve Göçmen Hakları Derneği Kurucu Üyesi Avukat Müjde Kaya ise hukuk devletinin tüm bireyler için eşit ve etkin işleyen bir sistem olduğunu hatırlatarak, &#8220;<em>Bursa&#8217;da yaşayan ya da diğer illerde yaşam sürdüren yabancı uyruklu göçmen ve/veya mülteciler, herhangi bir hukuksal iz bırakmaktan korkuyorlar ve adeta görünmez olarak hayatlarını sürdürmeye çalışıyorlar. Örneğin; tanık olmaktan, müşteki veya hak talep eden olmaktan çekiniyorlar</em>&#8221; dedi.</p>
<p>Bu konuda yeni yaşanan bir olayı da örnek gösteren Kaya, &#8220;<em>Yakın tarihte Bursa’da darp edilen ve mağdur konumunda olan bir yabancı uyruklu kişi şikayette bulunması halinde hakkında idari gözetim kararı verilir ve sınır dışı edilir diye çekindiği için adli makamlara başvurmadı. Üzülerek belirtmek isterim ki toplumda şiddet tırmanıyor. Mülteciler hedef haline getiriliyor. Yanlış göç politikaları ve kararlar nedeniyle gerek vatandaşlar gerekse göçmenler bedel ödüyor. Elbette hâlihazırda ekonomik ve sosyal olarak zor&nbsp;</em><em>durumda olan vatandaşlar kaynaklarını korumak istiyorlar. Ancak hukuk devleti olmak, hukuki güvenliğin sağlanması, ayrım gözetmeksizin herkes için eşit insan haklarının sağlanması demektir ki toplumun selameti, refahı ve güvenliği için bu, takdir edersiniz ki son derece önemlidir</em>&#8221; diye konuştu.</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/multecilerin-korkusu-hukuksal-ayak-izi.html">Mültecilerin korkusu: &#8220;Hukuksal ayak izi&#8221;</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/multecilerin-korkusu-hukuksal-ayak-izi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Suriyeli öğretmen çiftin gelecek kaygısı</title>
		<link>https://9koy.org/suriyeli-ogretmen-ciftin-gelecek-kaygisi.html</link>
					<comments>https://9koy.org/suriyeli-ogretmen-ciftin-gelecek-kaygisi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Oct 2024 08:52:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sınır ve Göç Haberciliği]]></category>
		<category><![CDATA[Sertifika ve Telif Desteği Programı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=14868</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şehriban Abi / Kapak Fotoğrafı: DepoPhotos Suriye, 2011 yılından bu yana yaşadığı savaş nedeniyle büyük göç verdi. Türkiye, Suriyeliler’in en fazla göç ettiği ülkeler listenin başında yer alıyor. Birçok sınır ili gibi Van da mültecilerin yerleştiği iller arasında. Savaş nedeniyle ülkesini terk etmek zorunda kalan dört çocuk annesi, 36 yaşındaki Newroz Mirza 9.Köy’e konuştu. Suriye’nin [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/suriyeli-ogretmen-ciftin-gelecek-kaygisi.html">Suriyeli öğretmen çiftin gelecek kaygısı</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Şehriban Abi / Kapak Fotoğrafı: DepoPhotos</strong></p>
<p>Suriye, 2011 yılından bu yana yaşadığı savaş nedeniyle büyük göç verdi. Türkiye, Suriyeliler’in en fazla göç ettiği ülkeler listenin başında yer alıyor. Birçok sınır ili gibi Van da mültecilerin yerleştiği iller arasında. Savaş nedeniyle ülkesini terk etmek zorunda kalan dört çocuk annesi, 36 yaşındaki Newroz Mirza 9.Köy’e konuştu. Suriye’nin Qamişlo kentinde daha önce sınıf öğretmeni olan<br />
Newroz Mirza’nın eşi Mahsun Mirza da henüz atanmamış bir beden eğitimi öğretmeniydi. Türkiye’ye göç etmek zorunda kalan öğretmen çift burada hem mesleklerinden oldu hem de çocuklarının geleceğinden umutsuz.</p>
<div id="attachment_14877" style="width: 478px" class="wp-caption alignright"><img decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-14877" class=" wp-image-14877" src="https://9koy.org/wp-content/uploads/2024/10/Newroz-mirza-2.jpg" alt="" width="468" height="263" srcset="https://9koy.org/wp-content/uploads/2024/10/Newroz-mirza-2.jpg 1920w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2024/10/Newroz-mirza-2-300x169.jpg 300w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2024/10/Newroz-mirza-2-1024x576.jpg 1024w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2024/10/Newroz-mirza-2-768x432.jpg 768w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2024/10/Newroz-mirza-2-1536x864.jpg 1536w" sizes="(max-width: 468px) 100vw, 468px" /><p id="caption-attachment-14877" class="wp-caption-text">Newroz Mirza</p></div>
<h4><strong>&#8220;Yorgun ve zorlu bir süreçti&#8221;</strong></h4>
<p>Yeni doğmuş bebeği ile 10 yıl önce Türkiye’ye göç eden Newroz Mirza, yerleştikleri Van’da üç çocuk daha dünyaya getirdi. Mirza, zorlu göç yolculuğunu şu sözlerle anlattı:</p>
<p>&#8220;<em>Savaştan kaçtık. O zaman geldiğimizde sadece küçük oğlum vardı. Suriye&#8217;de sınıf öğretmeniydim. Eşim de öğretmendi ancak henüz atanmamıştı. Suriye&#8217;de korku vardı, elektrik yoktu. İnsanların çoğu göç etti zaten. Özellikle çocuklu aileler göç etmek zorunda kaldı. Büyüklerimiz hala Suriye&#8217;de evlerinde ve topraklarında yaşamaya devam ediyorlar. Biz kaçak yolculuk yaptık. Yorgun ve zorlu bir süreçti. Buraya varana kadar yakalandık. Mahkemeye çıktık, bir gün sonra bırakıldık. Ardından Van&#8217;a geldik. Burada tanıdıklarımız vardı, bu konuda şanslıydık. Bir süre onlarla yaşadık. Daha sonra eşim işe başladı ve kiralık bir eve taşındık. Ben burada sadece ev hanımıyım, çocuklarımla ilgileniyorum.</em>&#8221;</p>
<h4><strong>&#8220;En zor olan da özlem&#8221;</strong></h4>
<p>Van&#8217;a ulaşana kadar IŞİD’in eline geçme korkusu yaşadıklarını anlatan Mirza, asıl&nbsp;amaçlarının Avrupa&#8217;ya göç etmek olduğunu da paylaştı. Mirza, &#8220;<em>Ancak Avrupa kapıları&nbsp;kapandı, gitmek nasip olmadı. Ne zaman gidebilirsek gideceğiz çünkü çoğu akrabamız&nbsp;orada. Suriye’de her şeyimiz vardı ama burada yokluk içine düştük. İster istemez&nbsp;yoksulluğun zorluklarını yaşıyoruz. En zor olan da özlem&#8230; İlk göç ettiğimiz günlerde hatta&nbsp;ilk 2-3 yıl sürekli ağlıyorduk. Buralar bize aşırı yabancı geliyordu. Kürtlerin içindeyiz ama&nbsp;Kürt olmamıza rağmen rahat değiliz. Alışana kadar çok zor geçti</em>&#8221; dedi. Suriye&#8217;de asıl branşının Arapça öğretmenliği olduğunu söyleyen Mirza şöyle konuştu: &#8220;<em>Van’da da Arapça öğretmenliği yapabilmek için birçok yere başvurdum ve soruşturdum. Fakat burada öğretmenlik yapabilmem için çok iyi Türkçe konuşabilmem gerekiyor. Türkçe öğrenmek için kurslar vardı ancak çocuklardan dolayı gidip eğitim alamadım. Benim de çalışmam gerekiyor çünkü tek bir işçi maaşı ile kirada dört çocukla çok zor. Kendi mesleğimi sürdürmek istiyorum. Herkes temiz, büyük, doğalgazlı bir evde yaşamak ister ama maalesef eşime verilen maaşla ancak sobalı bir eve geçtik. Eşimin maaşı 10 bin lira, evin kirası 5 bin. Elektrik, su, çocukların giderleri derken zar zor geçiniyoruz.</em>&#8221;</p>
<h4><strong>&#8220;Öğretmen olduğumuzu bilmeyenler dilenciymişiz gibi bakıyor&#8221;</strong></h4>
<p>Newroz Mirza son olarak şunları söyledi: &#8220;<em>Bazıları bize saygıyla bakıyor, onlar da öğretmen olduğumuzu bilenler&#8230; Fakat öğretmen olduğumuzu bilmeyenler dilenciymişiz gibi bakıyor. Ben de istiyorum hem kendi ailemi hem de eşimin ailesini görmeyi ama onlar Avrupa&#8217;da. Onlar da bizi görmeyi çok istiyor. Çocuklar babaannelerini, dedelerini, anneannelerini çok özlüyor ama elimizde değil. Buraya geldik ve hiçbir yere çıkamıyoruz. 20 yıl daha bu şehirde, bu ülkede kalırsak aynı şekilde yaşamaya devam edeceğiz. Yaşantımıza dair hiçbir ilerleme olmayacak.</em>&#8220;</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/suriyeli-ogretmen-ciftin-gelecek-kaygisi.html">Suriyeli öğretmen çiftin gelecek kaygısı</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/suriyeli-ogretmen-ciftin-gelecek-kaygisi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Van’daki Afgan ve Suriyeli mülteciler: &#8220;Irkçılığa maruz kalıyoruz&#8221;</title>
		<link>https://9koy.org/vandaki-afgan-ve-suriyeli-multeciler-irkciliga-maruz-kaliyoruz.html</link>
					<comments>https://9koy.org/vandaki-afgan-ve-suriyeli-multeciler-irkciliga-maruz-kaliyoruz.html#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Jun 2024 10:52:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sınır ve Göç Haberciliği]]></category>
		<category><![CDATA[Sertifika ve Telif Desteği Programı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=11771</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şehriban Türlü Van ili göçlerin Türkiye’de ilk geçiş yerlerinden biri. Daha çok Suriyeli ve Afganistanlı mültecilerin en büyük beklentisi Avrupa ülkelerine gidebilmek ancak bu gerçekleşene kadar da Van’da yaşamlarını sürdürmeye çalışıyorlar. Suriye’nin Afrin kentinden Fatma İbiş ve Afganistan’da Taliban’ın saldırılarına en fazla maruz kalan 3. büyük etnik grup olan Hazaralar’dan Yasin Mubariz hikayelerini 9. Köy’e [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/vandaki-afgan-ve-suriyeli-multeciler-irkciliga-maruz-kaliyoruz.html">Van’daki Afgan ve Suriyeli mülteciler: &#8220;Irkçılığa maruz kalıyoruz&#8221;</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Şehriban Türlü</strong></p>
<p>Van ili göçlerin Türkiye’de ilk geçiş yerlerinden biri. Daha çok Suriyeli ve Afganistanlı mültecilerin en büyük beklentisi Avrupa ülkelerine gidebilmek ancak bu gerçekleşene kadar da Van’da yaşamlarını sürdürmeye çalışıyorlar.</p>
<p>Suriye’nin Afrin kentinden Fatma İbiş ve Afganistan’da Taliban’ın saldırılarına en fazla maruz kalan 3. büyük etnik grup olan Hazaralar’dan Yasin Mubariz hikayelerini 9. Köy’e anlattı…</p>
<p>Afrinli Fatma İbiş, Suriye’deki savaş nedeniyle 9 sene önce 3 çocuğuyla birlikte kaçak yollarla Türkiye’ye geldiğini, çok zorluklar yaşadığını söyledi. İbiş, çocukları ile Afrin’de kalamayacağını, orada çatışmaların hala devam ettiğini sözlerine ekledi.</p>
<div id="attachment_11774" style="width: 1546px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-11774" class="size-full wp-image-11774" src="https://9koy.org/wp-content/uploads/2024/06/Fatma-Ibis.webp" alt="" width="1536" height="1023" srcset="https://9koy.org/wp-content/uploads/2024/06/Fatma-Ibis.webp 1536w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2024/06/Fatma-Ibis-300x200.webp 300w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2024/06/Fatma-Ibis-1024x682.webp 1024w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2024/06/Fatma-Ibis-768x512.webp 768w" sizes="auto, (max-width: 1536px) 100vw, 1536px" /><p id="caption-attachment-11774" class="wp-caption-text">Fatma İbiş</p></div>
<h4 dir="auto"><strong>&#8220;Afrin’de çok zulmedildi&#8221;</strong></h4>
<p>İbiş, &#8220;<em>Göç ettiğim zaman 3 çocuğum vardı. Burada 2 çocuğum daha oldu. Şimdi 5 çocuğum var. Orada çok fazla zulüm ediliyordu bize. Çok fazla eziyet edildi İŞİD tarafından. Şimdi de dönmek istemiyoruz. Hiçbir şey eskisi gibi değil. Yönetim başkalarının elinde. Çocuklarım da korkuyor, geri dönmek istemiyorlar. Burada ise iş bulmak çok zor. Zar zor idare ediyoruz. Yine de en azından burada elektrik, su var. Bu konteyner kentte de hep göç eden Kürtler oturuyor. Yan yana gelip Afrin&#8217;i yad ediyoruz, özlüyoruz…</em>&#8221; diye konuştu.</p>
<h4><strong>&#8220;Yokluk insana zulüm gibi geliyor&#8221;</strong></h4>
<p>Ekonomideki kötü gidişin mültecileri daha fazla etkilediğini belirten İbiş şunları söyledi: &#8220;<em>Her şey çok pahalı. Örneğin bayramlarda çocuklara kıyafet alamıyoruz. Eşim çalışmayı seven ve çocukları için her zaman mücadele eden biri ama maalesef burada işsizlik çok. Burada çok yokluk yaşadık. Yokluk da insana zulüm gibi geliyor. Eşim inşaatlarda aylarca çalıştı parası verilmedi. Konteyner kentte kış aylarında donuyoruz. Tavandan su damlıyor. Geçiş yollarımız çamur içinde. Yazın da sıcaktan içerisi yanıyor, kalmakta zorlanıyoruz. Konteynerden ne çıkabiliyoruz ne orada kalabiliyoruz. Kiralık bir eve girecek kadar gelirimiz yok.</em>&#8221;</p>
<h4><strong>&#8220;Umarım her şey yoluna girer&#8221;</strong></h4>
<p>&#8220;<em>Kim topraklarını terk etmek ister ki?</em>&#8221; diye soran ve tek isteğinin çocuklarının okuyabilmesi olduğunu ifade eden İbiş şunları da sözlerine ekledi, &#8220;<em>Kimseye muhtaç olmamak için tek umudumuz çocuklarımız. Çünkü göç ettiğimiz ilk zamanlarda yaralarımızı sarmak isterken birçok yerde ırkçılığa maruz kaldık. Şimdiye kadar devlet gerçek anlamda gelip neye ihtiyacımız olduğunu sormadı. 7 nüfuslu bir aileyiz, aldığımız mülteci maaşı sadece 3 bin lira. Umarım her şey yoluna girer.</em>&#8221;</p>
<div id="attachment_11775" style="width: 1034px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-11775" class="size-full wp-image-11775" src="https://9koy.org/wp-content/uploads/2024/06/yasin-mubariz-.jpg" alt="" width="1024" height="576" srcset="https://9koy.org/wp-content/uploads/2024/06/yasin-mubariz-.jpg 1024w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2024/06/yasin-mubariz--300x169.jpg 300w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2024/06/yasin-mubariz--768x432.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><p id="caption-attachment-11775" class="wp-caption-text">Yasin Mubariz</p></div>
<h4><strong>&#8220;Bizi hep ikinci sınıf olarak görüyorlar&#8221;</strong></h4>
<p>Afganistan’dan kaçıp İran üzerinden Van’a göç eden Hazaralı Muhammet Mubariz de mülteci olmanın zorluklarını şu sözlerle anlattı: &#8220;<em>Yanımızda yemek ve su dahi yoktu. Kimse görmesin diye yolda bulduğumuz ahırlarda kalıyorduk. Yol boyunca hakaret ve dile getirilemeyecek davranış ve söylemlere maruz kaldık. İran’a varana dek ayrı, İran’dan Türkiye’ye gelişte ayrı sorunlar yaşadık. Hatta Van’dan İstanbul’a gitmek için para vermiştik ancak bizi Tatvan’a bırakmışlardı. En sonunda Van’da yaşamaya karar verdik çünkü Avrupa yolunun artık kolay olmadığını anladık ve umudum kalmadı. Burada işe başladım. Göçmen olduğumuz için çalıştığım yerlerde çok az maaş veriyorlar. Yani düşük ücretle geç saate kadar çalıştırılıyoruz ya da bazen hiç vermiyorlar maaşları. Bu toprakların yabancısı olunca da yapacak bir şey kalmıyor. Bizi hep ikinci sınıf insan olarak görüyorlar. Birlikte yaşıyoruz, güler bir yüz istiyoruz oysa.</em>&#8221;</p>
<h4><strong>&#8220;Ailemin geçimini de ben sağlıyorum&#8221;</strong></h4>
<p>Çalıştığı iş yerinde en küçük bir olayda ırkçılığa maruz kaldığını belirten Mubariz yaşadığı zorlukları da şöyle anlattı, &#8220;<em>Hayat standartlarımız çok düşük, sigorta yok, sağlık imkanlarından faydalanamıyoruz. Ailem hala Afganistan&#8217;da. Kız kardeşlerim okuyamıyor, iş imkanları yok. Olsa da kadınların çalışması yasak. Ailemin geçimini de ben sağlamak zorunda kalıyorum.</em>&#8221;</p>
<p>Geri kalmış bir ülkede kendini var etmeye çalışan insanlar olduklarını ve yıllarca savaş ve yasaklarla yaşadıklarını belirten Mubariz, &#8220;<em>O hayatı yaşamaya mecbur değiliz. Sonuç olarak yolumuz bu topraklara düştü ve insani yaşam koşullarına, haklara sahip olmamız gerekir</em>&#8221; dedi.</p>
<p>Kendilerine yönelik ayrımcılığa da dikkat çeken Mubariz, &#8220;<em>Oysa kültürlerimizi birbirimize tanıtırsak ortada bir sorun kalmaz. Örneğin bana sorsanız hükümet, Birleşmiş Milletler vs. hiçbirinden bir isteğim olmaz. Biz göçmenlerin istediği tek bir şey var aslında o da insanlardan güler bir yüz. Hepimiz insanız</em>&#8221; dedi.</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/vandaki-afgan-ve-suriyeli-multeciler-irkciliga-maruz-kaliyoruz.html">Van’daki Afgan ve Suriyeli mülteciler: &#8220;Irkçılığa maruz kalıyoruz&#8221;</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/vandaki-afgan-ve-suriyeli-multeciler-irkciliga-maruz-kaliyoruz.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tehlikelerle dolu bir yolculuk: Düzensiz göç</title>
		<link>https://9koy.org/tehlikelerle-dolu-bir-yolculuk-duzensiz-goc.html</link>
					<comments>https://9koy.org/tehlikelerle-dolu-bir-yolculuk-duzensiz-goc.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Feb 2024 09:53:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Sınır ve Göç Haberciliği]]></category>
		<category><![CDATA[9. Köy Haber Merkezi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=9200</guid>

					<description><![CDATA[<p>Zeynep AKAT / Kapak Fotoğrafı: DepoPhotos Avrupa Birliği ülkelerine kaçak yollarla göç edenlerin sayısı her gün artıyor. Avrupa Birliği Sınır Koruma Ajansı’nın verilerine göre, bu yıl 380 bin kişi bu yolla Avrupa ülkelerine göç etti. Bu sayı, 2022 yılına oranla yüzde 17’lik bir artış anlamına geliyor. Bu, aynı zamanda 2016 yılından beri ulaşılan en yüksek [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/tehlikelerle-dolu-bir-yolculuk-duzensiz-goc.html">Tehlikelerle dolu bir yolculuk: Düzensiz göç</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Zeynep AKAT / Kapak Fotoğrafı: DepoPhotos</strong></p>
<p>Avrupa Birliği ülkelerine kaçak yollarla göç edenlerin sayısı her gün artıyor. Avrupa Birliği Sınır Koruma Ajansı’nın verilerine göre, bu yıl 380 bin kişi bu yolla Avrupa ülkelerine göç etti. Bu sayı, 2022 yılına oranla yüzde 17’lik bir artış anlamına geliyor. Bu, aynı zamanda 2016 yılından beri ulaşılan en yüksek sayı. Frontex&#8217;e göre kaçak yollarla göç, can kaybı gibi birçok riski barındırmasına rağmen son 3 yıldır istikrarlı şekilde artıyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-9202" src="https://9koy.org/wp-content/uploads/2024/02/duzensiz-goc-nedir-1.jpg" alt="" width="1200" height="900" srcset="https://9koy.org/wp-content/uploads/2024/02/duzensiz-goc-nedir-1.jpg 1200w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2024/02/duzensiz-goc-nedir-1-300x225.jpg 300w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2024/02/duzensiz-goc-nedir-1-1024x768.jpg 1024w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2024/02/duzensiz-goc-nedir-1-768x576.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></p>
<p>Zorlukların başında yüksek maliyet var. Göç kararı aldıktan sonra gerekli parayı tamamlamak çoğu kişi için kolay olmuyor. Ardından güvenlik ve sağlık sorunları geliyor. Rotaya göre bazen günlerce aç ve susuz yürünüyor, bazen soğuktan donma tehlikeleri yaşanıyor, bazen de soğuk ve rüzgarlı havalarda, sağlam olmayan teknelerle yolculuklar yapılıyor. Göç Araştırmaları Derneği üyesi Lülüfer Körükmez’e göre düzensiz göç aslında bir tercih değil, sınır ve vize politikaları nedeniyle &#8216;sınır rejiminin&#8217; insanlara dayattığı bir zorunluluk. Körükmez, düzensiz göçün risklerini 9. Köy’e şöyle anlattı:</p>
<h4><strong>“En büyük risk hayati tehlike”</strong></h4>
<p>Kaçak yollarla göçe kalkışanların karşılaştığı en büyük riskin &#8220;hayati tehlike&#8221; olduğunu vurgulayan Körükmez, &#8220;<em>Biz sürekli gemilerim batmasını, fırtınaları duyuyoruz. Yayınlanan raporlardan militanların öldürdüğü insanlar olduğunu biliyoruz, geri itmeleri biliyoruz. Sadece denizden değil, karadan geçerken de benzer hayati riskler var, çok soğukta kalmaktan kaynaklı yaralanmalar, hayati tehlikeler ortaya çıkabiliyor. Bizim coğrafyamızda olmasa bile Afrika ülkelerinden, çöllerden geçerken yaşanan benzer durumlar var</em>&#8221; diye konuştu.</p>
<div id="attachment_9205" style="width: 177px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-9205" class="wp-image-9205 size-full" src="https://9koy.org/wp-content/uploads/2024/02/lulufer-korkmaz.jpeg" alt="" width="167" height="167" srcset="https://9koy.org/wp-content/uploads/2024/02/lulufer-korkmaz.jpeg 167w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2024/02/lulufer-korkmaz-150x150.jpeg 150w" sizes="auto, (max-width: 167px) 100vw, 167px" /><p id="caption-attachment-9205" class="wp-caption-text">Lülüfer Körükmez</p></div>
<p>Tüm bunların, ülkelerin vize ve sınır politikalarından kaynaklandığına da dikkat çeken Körükmez, 2. zorluğun ise &#8220;istismar tehlikesi&#8221; olduğunu vurguladı. &#8220;<em>Hayati tehlikenin yanında bir de istismar riski var. Bu konuda genellikle kadınları konuşuyoruz, çünkü ağırlıkla kadınlar istismara uğruyor. Ama erkeklerin de bedensel istismara maruz kaldığını raporlardan, tanıklıklardan biliyoruz. Göç edenlerin bir kısmı bu ihtimalin farkında olmasa da birçoğu bunu göze alarak yola çıkıyor. Bu failler bazen kaçakçılar oluyor bazen de resmi görevliler</em>.”</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-9203" src="https://9koy.org/wp-content/uploads/2024/02/unnamed.jpg" alt="" width="1000" height="600" srcset="https://9koy.org/wp-content/uploads/2024/02/unnamed.jpg 1000w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2024/02/unnamed-300x180.jpg 300w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2024/02/unnamed-768x461.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></p>
<h4><strong>“Paraları var gidebiliyorlar algısı yanlış”</strong></h4>
<p>Bir başka riskin de maliyet olduğuna dikkat çeken Körükmez, bu riskli yolculuğun maliyetini karşılamanın göçmenler için çoğu zaman kolay olmadığını da ifade etti. Körükmez &#8220;parası olan yurtdışına gider&#8221; algınısın yanlış olduğuna değindi:</p>
<p>“<em>Paraları var gidebiliyorlar algısı yanlış. Göç edenlerin gitmeleri için gereken finansal sermayeyi bazen çekirdek aileleri, bazen geniş aileleri toplayıp verebiliyor. O para aslında çoğu zaman bir kişinin güvenli ülkeye ulaşıp ailenin geri kalanını kurtaracağı geniş bir kollektiviteden yatırım olarak toplanıyor.</em>&#8221;</p>
<h4><strong>“Final noktasının varlığı bile unutulabiliyor”</strong></h4>
<p>Düzensiz göç macerasının güvenli ülkeye ulaşmakla da bitmediğini ve göçmeni yeni ülkesinde de birçok sorunun beklediğini ifade eden Körükmez, bu sorunları da şöyle sıraladı:</p>
<p>“<em>Göç etmek ülkeden ülkeye değişiyor ama giderek de zorlaşıyor. Uzun kamp süreçleri olabiliyor, göçmenler iltica başvurusu yapabilirlerse eğer, o süreç boyunca kampta kalabiliyor. Bunun yanı sıra, o süreçte yakalanmamak için çok ciddi efor sarfetmeleri gerekiyor. Yakalanırsa kendi ülkelerine veya Avrupa’ya ilk giriş yaptıkları ülkeye gönderilebiliyorlar ki, bu da aynı yolculuğun tekrar başlaması anlamına geliyor. Diyelim ki bir kişi Afganistan’dan Almanya’ya ulaşmak istiyor ve Slovakya’ya kadar gidiyor. Burada sisteme girerse sonra Almanya’ya ulaştığında Slobakya’ya veya kendi ülkesine geri gönderilme ihtimali çok yüksek. Bu şu anlama geliyor; bu kişi yeniden Almanya’ya gitmeyi deneyecek. Herkes fiziksel ve mental olarak dayanabildiği kadar tekrar tekrar gitmeyi deniyor ve bazı insanlar bir final noktası var mı, bunu bile unutuyor. 5-6 sene boyunca sürekli, bir final noktası olmaksızın hareket halinde olmak, oradan oraya sürüklenmek zorunda kalabiliyorlar</em>.&#8221;</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/tehlikelerle-dolu-bir-yolculuk-duzensiz-goc.html">Tehlikelerle dolu bir yolculuk: Düzensiz göç</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/tehlikelerle-dolu-bir-yolculuk-duzensiz-goc.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Engelli mülteciliğin ağır koşulları</title>
		<link>https://9koy.org/engelli-multeciligin-agir-kosullari.html</link>
					<comments>https://9koy.org/engelli-multeciligin-agir-kosullari.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 Jan 2023 00:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sınır ve Göç Haberciliği]]></category>
		<category><![CDATA[Sınır ve Göç]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/engelli-multeciligin-agir-kosullari.html</guid>

					<description><![CDATA[<p>Göç koşullarının en çok riske soktuğu grupların engelliler olduğu ifade ediliyor. Dünyada  yerinden edilen 82,4 milyon kişiden 12 milyonunun engelli birey olduğu tahmin edilirken,  İltica ve Göç Araştırma Merkezi’nin (İGAM) raporuna göre birkaç yıldır dünyada en fazla mülteciye ev sahipliği yapan ülke olan Türkiye’de, toplam mülteci nüfusu içinde yaklaşık yarım milyon engelli bulunuyor.</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/engelli-multeciligin-agir-kosullari.html">Engelli mülteciliğin ağır koşulları</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’deki engelli mültecilerin durumunu, İltica ve Göç Derneği Başkanı Metin Çorabatır, Şanlıurfa Belediyesi Göç ve Uyum Daire Başkanı İbrahim Karatüme ve göçmenlerle çalışma yürüten bir projede yer alan psikolog Sıla Kabasakal ile değerlendirdik.</p>
<p><strong>“Engelli mülteciliğin ağır koşulları”<img decoding="async" src="https://9koy.org/images/resimler/Ekran Resmi 2023-01-31 13_52_00.png" alt="" /></strong></p>
<p>Metin Çorabatır, İGAM başkanı, emekli bir gazeteci. Mültecilerin haklarını yıllardır savunmaya ve onları kamuoyunda daha görünür hale getirmeye çalışan bir isim.</p>
<p>Mülteciliğin başlıbaşına zor bir durum olduğunu söyleyen Çorabatır, insanların genelde göçmenlerle mültecileri karıştırdığını ifade etti:</p>
<p>“Mültecilik de bir göç türü ama burada diğer göçmenlerden ayıran özellik kişinin ülkesini zorunlu olarak bırakması. İstemeden ülkeyi terk etme durumu olunca kaçış yolları ıstıraplı olabiliyor, evleri bombalanıyor veya rejim onlar üzerinde baskı yapıyor. Travmalarla yola çıkıyorlar. Geçiş yollarında mayınların üzerinden geçiyorlar, yakınlarını kaybederek, karda kışta birlikte yürüdüğü insanın donduğunu görerek yola devam etmek zorunda kalıyorlar. Başarılı olanlar, travmayı göç ettiği yere getiriyor.</p>
<p>Gelen tüm mülteciler mağdur ve uluslararası korumaya ihtiyaç duyan insan grubu. Engelli mülteciler zaten engelli oldukları için mağdur, bir de mülteciliğin ağır koşullarını yaşadıkları için bu acıyı iki üç kez yaşıyorlar. Elbette engellilik dediğimizde çok geniş bir kategoriden bahsediyoruz. Zihinsel engelliler olabiliyor, fiziksel engelliler, doğuştan engelliler ya da çatışmalarda engelli kalanlar olabiliyor. Her birinin değişik hikayeleri ve sorunları oluyor. Geldikleri ülkede hem genel olarak mülteci korumasının iyi olması lazım. Bazı ülkelerde mülteciler için daha elverişli bir entegrasyon yaratan hukuki mevzuat geçerli olsa da bu dezavantajlı kesime yönelik mekanizmalar yavaş çalışıyor.”</p>
<p><img decoding="async" style="height: 654px; width: 1406px;" src="https://9koy.org/images/resimler/Ekran Resmi 2023-01-31 13_51_13.png" alt="" /></p>
<p><em>Fotoğraf: ​igamder.org</em></p>
<p><strong>“Sağlıklı mülteciler dahi iş bulamıyor”</strong></p>
<p>Engelli mültecilerin, maddi sıkıntı çektiğini ifade eden , “İş hukukunda özel sektörün belli bir oranda engelli istihdam etme zorunluluğu olduğu için iş bulma olasılığı daha yüksek. Fakat bu, mülteciler için geçerli olmadığından sağlıklı mülteciler dahi iş bulamıyor. Çoğu kayıt dışı çalışıyor. Engelli mültecilerin iş bulması eğer bilgisayar becerisi ya da bir ürün üretme becerisi yoksa çok zor. Türkiye zaten 4,5 milyona ev sahipliği yapıyor ama bu kişilere mülteci demiyor. Bunun sonucunda onlara tam bir statü vermiyor. Suriyelilerin çoğu yasal olarak çalışmıyor. Yasal olarak gözüken sayı 60 bin, diğer kısmı düzensiz olarak kayıt dışı çalışıyor. Türkiye içindeki yaşamları başka faktörlerle ağırlaştı. Mesela Covid süreci yaşadık ama statüsü olmayan mülteciler bunu daha ağır yaşadı. Daha çabuk işten çıkartıldılar, parasız kaldılar.” dedi.</p>
<p><strong>“Entegrasyon sürecinde kalıcı çözüm mülteci sıfatının ortadan kaldırılması”</strong></p>
<p>Çorabatır çözüm önerileri de dile getirdi:</p>
<p>“Entegrasyon mülteci sorunun geçici çözümlerinden birisi ama maalesef ülkemizde tam anlamıyla gerçekleştirilemedi. Aynı koşuldaki imtiyazlı yabancılar ya da yerli vatandaşlarla aynı koşullara sahip olarak istihdama, eğitime erişmeleri lazım. Türkiye’nin de imzaladığı Cenevre Sözleşmesinde mültecilere tanınması gerektiği öngörülen hakları biz tanımıyoruz. Dolayısıyla onları geçici olarak görüyoruz. Şimdi seçim dönemine giriyoruz. Muhalefetin dilinde mültecileri geri yollayacağız söylemi çok yaygın. Bu onları çok huzursuz ediyor. Birkaç ay sonrasını göremiyorlar, devamlı diken üzerindeler. Kalıcı çözüm mülteci sıfatının ortadan kalkması. Sığındığı ülkede o ülkenin vatandaşlığını alana kadar daha iyi entegre olması. Zaten bütün olayın özü mülteci statüsünün verilip belirli haklar sağlanması. Geri gönderilmeme hakkından başlayarak ayrımcılığa uğramama gibi hakların acilen tanınması lazım.”</p>
<p><strong>Sınır bölgelerinde engelli mültecilerin durumu ne?<img decoding="async" style="height: 550px; width: 546px;" src="https://9koy.org/images/resimler/Ekran Resmi 2023-01-31 13_52_17.png" alt="" /></strong></p>
<p>Şanlıurfa Belediyesi Göç ve Uyum Dairesi başkanı İbrahim Karatüme’den de Şanlıurfa’daki engelli mültecilerin durumunu, bir psikolojik danışman gözüyle değerlendirmesini istedim, şunları söyledi:</p>
<p>“Göç İdaresinin istatistiklerine göre ilimizde 380 bin mülteci var. Şanlıurfa mültecilerin sınır kapısından ilk geldikleri yer olma özelliğine sahip. Maddi durumu olan biraz daha iyi olanlar batıya ilerledi. İstanbul’a hatta Avrupa’ya yerleştiler. Yaşlılar, engelliler gibi dezavantajlı gruptaki insanlar ya da sosyoekonomik düzeyi daha düşük insanlar sınırdan geçip kendilerini güvenli bir ortama atmak için buraya yığıldılar. Bu insanlar sosyal yardıma muhtaç, durumu iyi olmayan kişiler. Şanlıurfa, Hatay, Kilis özelinde 65 yaş üstü, dul, yetim, engellisi fazla olan bir toplulukla karşılaşıyoruz. Zaten göçmen dezavantajlıdır. Şehrini toprağını terk ediyor, işini bırakıyor, aile kaybına uğruyor. Bir de engelli olunca durumları daha da zorlaşıyor. Burada yıllarca mültecileri kucaklayıcı bir alan vardı. İlk yıllarda olumsuz duygular yoktu. Şanlıurfa’da son zamanlarda ayrışmayı, ırkçılığı hissetmeye başladık. İşsizlik oranının artması, bu işin uzaması ve göçmenlerin siyasi malzeme olması nedeniyle ırkçılık arttı.”</p>
<p><strong>Engelli mültecilere gerekli yardım düzenli yapılmıyor</strong></p>
<p>Mültecilerin geldikleri ilk yıllarda çok zorluk çektiğini aktaran Karatüme, engellilere kaynak sağlanmadığına ve gerekli malzemeleri temin etmekte zorluk yaşadıklarına şu sözlerle dikkat çekti.</p>
<p>“Göçmenlerin hastanelerden faydalanma imkânı mevcut. Medikal ürünlere ihtiyaç duyulduğunda bize başvuru yapılıyor, daha çok destekleyici düzeyde imkan sağlanabiliyoruz. Yani proje özelinde bir şey geldiğinde yardım yapılıyor. Süreklilik arz eden, daha anlamlı çalışmalar için daha fazla kaynak sağlanması ve daha fazla da duyarlı olunması gerektiğinin taraftarıyım. Biz kurumsal olarak yapmaya çalışıyoruz ama taşıma suyla değirmen dönmüyor, yapılan yardımları sistematik bir hale getirmek gerek. Akşamları eve gittiğimizde moralimizin bozuk olduğu çok günler oluyor. Vakaları görüyoruz, elimizden geldiğince imkân sağlamaya çalışıyoruz fakat ihtiyacı karşılayamıyoruz. Mesela adam protez ameliyatı olmak istiyor ya da akülü sandalye istiyor. Gıda talep ediyor. 10 çocuklu bir aileye üç ayda bir gıda yardımı yapabiliyoruz, yetmiyor onlara. İlgili kurumlardan tedarik etmeye çalışıyoruz.  Bürokrasi sürecine takılıyoruz. Ne kadar profesyonel olsak da insanız, etkilendiğimiz günler çok olmuştur.”</p>
<p><strong>Belediyelerde göçmenlere bütçe ayrılmıyor</strong></p>
<p>Engelli mültecilere yapılan yardımın kısıtlılığı için Karatüme, göçmenlere belediyelerce ayrılmış belli bir bütçe olmadığına dikkat çekti:</p>
<p>“Belediyeler Göçmenleri de hesaba katarak beli bir bütçe oranlaması yaparsa hizmetlere erişim noktasını daha sağlamlaştırabiliriz. Bu konu gündemde ama henüz kanunlaşmadı. Kanun değişikliği yapılmasını istediğimiz diğer bir konu ise ulaşım kartları. Engelli ve 65 yaş üstü mültecilere normal vatandaşlara verildiği gibi ücretsiz taşıma kartı verilmiyor, kanun değişikliğine gidilmesine gerekiyor. Bakanlığa yazı yazdık ama bir dönüş gelmedi.”</p>
<p><strong>Engelli mülteciler destek bekliyor<img decoding="async" style="height: 2048px; width: 1536px;" src="https://9koy.org/images/resimler/WhatsApp Image 2023-01-31 at 15_14_56.jpeg" alt="" /></strong>Engelli mültecilerin psikolojisini ise psikolog Sıla Kabasakal değerlendirdi.</p>
<p>“Geçen hafta bir kahvaltı bir etkinliği yaptık. Kahvaltı boyunca bize teşekkür edip çok mutlu olduklarını söylediler. Uzun zamandır evden çıkmadığını ve ilk kez nefes aldıklarını söyleyenler oldu. Engelli mülteciler ulaşım ve erişilebilirlik konusunda sorunlar yaşıyor. Çoğunluğu yaya geçitlerinin, yaşadıkları binaların, mağazaların ve restoranların engellilere uygun olmadığından yakınıyor. Sosyalleşemiyorlar çünkü onlara uygun bir alan yok. Uygun olsa da gidecek maddi durumları olmuyor ya da dışlanıyorlar. Bu nedenle yetişkin engelliler evde kalmayı da tercih ediyorlar. Evde kaldıkça depresyon belirtileri göstermeye başlıyorlar. -İçim çok sıkılıyor, canım çok sıkılıyor, hiçbir şey yapmak istemiyorum- diyorlar. Anksiyete yaşayabiliyorlar, panik atak krizleri geçirebiliyorlar. Bazıları akran zorbalığından dolayı şiddet görebiliyor, bu durum travmaya yol açabiliyor. Travma sonrası stres bozukluğu yaşıyorlar. Mesela tanıdığım bir engelli mülteci kadın lise zamanında akranları tarafından dışlandığı için asla dışarı çıkmıyor.</p>
<p>Sosyal uyumun sağlanması çok önemli, biz ne kadar konuşursak konuşalım eğer toplumdan hassasiyet ve destek görmezlerse süreç tıkanıyor. Örneğin tedavi süreci iyi giderken bir vatandaşın kötü bir söylemi onun psikolojisini zedeliyor ve toparlanması çok zor oluyor. Biz elimizden geldiğince farkındalık oturumları düzenlemeye çalışıyoruz, sosyal uyum sağlanması adına çaba gösteriyoruz. Halkın da bilinçlendirilmesi gerekiyor. Onların sosyal desteğe ihtiyaçları var. Konuştuğum engelli mültecilerden en çok duyduğum cümleler şunlar oldu: -Kimseyle konuşamıyorum, kimseyle paylaşamıyorum, anlaşılmadığımı hissediyorum. Kimse sesimizi duymuyor”- Çünkü yargılanıyorlar, yadırganıyorlar ve bu büyük bir güven sorununa yol açıyor. Kimseye güvenemiyorlar ve iletişim kuramıyorlar. Dışlandıklarından dolayı değersizlik hissine kapılıyorlar, kendilerine değer vermiyorlar. Benlik saygıları, öz şefkatleri azalıyor. İlgi görmeyi, değer görmeyi istiyorlar. Bazen içten bir gülümseme, bir selam vermek bile onlara çok iyi geliyor. İnsanlar etrafındaki engelli mültecileri birer birey olarak görmeli ve bu şekilde davranmalı.”</p>
<p>HABER : Haber: Melissa Feza Katlar &#8211; İstanbul / Kapak Fotoğrafı: shutterstock.com</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/engelli-multeciligin-agir-kosullari.html">Engelli mülteciliğin ağır koşulları</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/engelli-multeciligin-agir-kosullari.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Göçmen işçiler sınır dışı tehdidiyle insanlık onuruna aykırı ortamlarda çalışıyorlar</title>
		<link>https://9koy.org/gocmen-isciler-sinir-disi-tehdidiyle-insanlik-onuruna-aykiri-ortamlarda-calisiyorlar.html</link>
					<comments>https://9koy.org/gocmen-isciler-sinir-disi-tehdidiyle-insanlik-onuruna-aykiri-ortamlarda-calisiyorlar.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Jan 2023 00:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sınır ve Göç Haberciliği]]></category>
		<category><![CDATA[Sınır ve Göç]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/gocmen-isciler-sinir-disi-tehdidiyle-insanlik-onuruna-aykiri-ortamlarda-calisiyorlar.html</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de milyonlarca göçmenin tamamen güvencesiz, güvenliksiz, ağır koşullarda ve düşük ücretlerde çalıştırıldığını söyleyen<br />
Göçmen Sendikası Girişimi üyeleri, “Patronlar sınır dışı ettirme tehdidiyle<br />
insanlık onuruna aykırı tüm bu suçlara başvuruyor” dedi.</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/gocmen-isciler-sinir-disi-tehdidiyle-insanlik-onuruna-aykiri-ortamlarda-calisiyorlar.html">Göçmen işçiler sınır dışı tehdidiyle insanlık onuruna aykırı ortamlarda çalışıyorlar</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ülkesinden bir çok nedenle ayrılmak zorunda kalıp Türkiye’ye yerleşmiş milyonlarca insan yaşamakta. Bu insanların sayısı kimi zaman hızla artarken, kimi zaman artış hızı durağanlaşmakta. İçişleri Bakan Yardımcısı ve Bakanlık Sözcüsü İsmail Çataklı son olarak Türkiye’deki toplam yabancı sayısını 5 milyon 239 bin 426 olarak açıkladı. Resmi verilere göre bu durum böyle iken sendikalar, sivil toplum kuruluşları ise 8 milyona yakın insanın Türkiye’de var olduğunu dile getiriyor.</p>
<p><strong>Ağır koşullar</strong></p>
<p>8 milyona yakın göçmen işçi yaşam sürdürebilmek için Türkiye’de güvencesiz ve güvenlikten uzak çalışma ortamlarda çalışmak zorunda bırakılıyor. Ağır iş koşulları altında uzun çalışma saatleri boyunca düşük ücretle çalıştırılan göçmenler, genellikle kayıt dışı bırakılıyor. İşverenlerin ağır koşullarda çalıştırdığı bu işçilerden yaşamını yitirenlerin sayısına ise kayıt dışı oldukları için ulaşılamıyor.</p>
<p><strong>&#8220;10 ayda 80 göçmen işçi öldü&#8221;</strong></p>
<p>İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi’nin verilerine göre 2022’in ilk 10 ayında en az 80 göçmen yaşamını yitirdi. Yıllara göre göçmen işçi ölümleri 2021’de 94, 2020’de 101, 2019’da 112 oldu. Bu rakamlar İSİG Meclisi’nin ulaşabildiği rakamlar olup aslında çok daha fazla işçinin yaşamını yitirdiği öne sürülüyor.</p>
<p><strong>Siyasi çıkar malzemesi</strong></p>
<p>Göçmen işçileri örgütlemek için yola çıkan Göçmen Sendikası Girişimi yetkilileri ile, işçilerin yaşadıkları sorunları ve çözüm önerilerini konuştuk. Sendikanınkurucu üyelerinden Burcu Çıra, tarih boyunca kapitalist devletlerin göçmenleri ekonomik, siyasi çıkarları için malzeme haline getirdiğini anlattı. İktidarların göçmenleri “ucuz emek deposu” olarak gördüğünün altını çizen Çıra, “Bunun en iyi örneğini burada görüyoruz. Geçtiğimiz aylarda 1 milyon Suriyeli insanın gönderilmesi gündeme gelmişti. O zaman Süleyman Soylu’nun, ‘İstanbul’da fabrikanda Suriyeli çalıştır, sigorta da yapma. Oh ne ala, önce patronlar isyan eder bir kere’ cümlesine şahit olduk. Bu sözler aslında her şeyi özetliyor. Sermaye sınıfı her gün isimlerini dahi öğrenemediğimiz göçmenleri katlederken, bedenlerinin her bir noktasını sömürürken, insanlık onurlarıyla oynarken aslında hedeflediği karmaşayı yaratmış oluyor ve bu karmaşada servetini büyütmeye devam ediyor” dedi.</p>
<p><strong>Meşru sendikacılık</strong></p>
<p>Göçmenlerin de işçi sınıfının bir parçası olduğu ve onların yaşadıkları sorunlara çözüm üretmek için sendikayı kurduklarını söyleyen Çıra şöyle dedi:</p>
<p>“Toplumun içinde yükselen ırkçı saldırılara karşı örgütlü gücü oluşturmayı hedefleyen; bağımsız, fiili, meşru bir odak sendikacılık pratiği gerçekleştirme iddiası ile bir araya geldik. İnsan onuruna yakışır sigortalı bir iş ve ücret talepleri ve bu taleplerin politikleşmiş talepler olarak göçmenler tarafından sahiplenilmesi için her türlü lojistik, ekonomik, hukuki desteği sağlama niyetindeyiz. Bu bakımdan geleneksel üye yapan bürokratik sendikalardan farklı olarak işyeri, işkolu, mahalle fark etmeksizin fiili örgütlenme faaliyeti yürütmeye niyetle başladık ve buna devam ediyoruz.”</p>
<p><strong>&#8220;Henüz sendika değiliz&#8221;</strong></p>
<p>Sendika Girişimini kurdukları andan itibaren birçok göçmen ile temasa geçtiklerini ve hala temas halinde olduklarını belirten Çıra, henüz sendika değil sendika girişimi olduklarının altını çizdi. Kendilerine ulaşan göçmen işçilerle bir güven ilişkisi kurduklarını ifade etti. Çıra, &#8220;İşçi ile aramızdaki güven ilişkisini temel zeminimiz olarak görebiliriz. Göçmenlerin durumundan kaynaklı resmî kayıt olmadığı için üyelik işlemlerimiz yok. Dayanışmacı olanlarla da direkt kendi içimizdeki arkadaşlarımızla fiili mücadele yürütmeye çalışıyoruz. Aidat da yine aynı şekilde dayanışma ve kendi iç mekanizmamızla yürüyor. En diptekiler dibin dibindekiler dediğimiz herkesi kapsayan bir sınıf hareketi yaratmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>İnsanlık onuruna aykırı</strong></p>
<p>“Genellikle Suriyeli ve Afganistanlı göçmenler tekstil atölyelerinde, inşaatlarda ve mevsimlik tarım işlerinde çalıştırılıyor. Afganlar çoğunlukla çobanlık işinde çalıştırılıyor” diyen Çıra, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Bu işler çok insanın çalıştığı büyük iş yerleri olduğu için tercihin göçmenler olması sömürü çarkıiçin oldukça uygun, çünkü çok az paraya, sigortasız şekilde çok insan ve çok iş sermayenin işine geliyor. Göçmen kadınlar daha çok tekstil atölyelerinde ve ev içi bakım emeğinde çalışırken çocuklar da yine tekstil atölyelerinde ve bağ-bahçe işlerinde çalıştırılıyor. Çocukların yaşları çok küçükten başlıyor. Burada belirleyici olan şey çaresizlik. Türlü sebeplerle göç etmek durumunda bırakılmış insanların kayıtsız olmaları patronların elindeki en büyük koz. Kayıt yok, sigorta yok ve bir insanın o iş yerinde çalıştığına dair bir kanıt yok. İş cinayetlerinde ölen göçmen işçilerin nereye gömüldüğünü arkadaşları bile bilmiyor. 15 saate varan mesai saatlerinde çalışan işçilerin maaşlarını alabilmesi şansa bağlı. İşçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerini saymıyoruz bile. Patronlar sınır dışı ettirme tehdidiyle insanlık onuruna aykırı tüm bu suçlara başvuruyor.”</p>
<p><strong>Göçmen işçiler suçlanıyor</strong></p>
<p>Göçmen Sendikası Girişimi kurucu üyelerinden Bala Ersoy ise Türkiyeli ve göçmen işçiler arasındaki ilişkilerin bölgeden bölgeye değişiklik gösterdiğinin altını çizerek, “Fakat hayat pahalılığı ve bazı siyasetçilerin ırkçı-popülist söylemleri arttıkça karşılıklı güvensizliğin de arttığını söyleyebiliriz. Göçmenlerin yoğun olarak yaşadığı semtlerde Türkiyeli işçiler sıklıkla göçmen emeğinin çok ucuz olmasının onları da düşük ücretleri kabul etmek zorunda bıraktığından yakınıyorlar, siyasilerin de hedef saptırması sonucunda patronlar yerine göçmenleri suçluyorlar” ifadelerini kullandı. Türkiyeli işçilerin çoğu durumda göçmenleri suçladığını belirten Ersoy, “İstisnai durumlar olmakla beraber, Türkiyeli işçilerin tepkisel yaklaşımı çoğu zaman göçmen işçilerin onlarla dayanışma içinde olmasını zorlaştırabiliyor” dedi.</p>
<p><strong>Dayanışma ağı olmalı</strong></p>
<p>“Bu noktada en öncelikle yapılması gereken Türkiyeli ve göçmen işçilerin adil çalışma koşulları taleplerini örgütlü ve ortak bir şekilde dile getirebilecekleri bir dayanışma ağı inşa etmek” diyen Ersoy, “Daha kalıcı çözümler için ise göçmenlerin kayıtlı çalışmalarının önündeki engellerin kaldırılması, göçmenlerin serbest ulaşım hakkının gasp edilmesine yol açan Türkiye’nin Cenevre Sözleşmesi&#8217;ne düştüğü coğrafi şerhi kaldırması(*) ve göçmenlerin yük olarak damgalanmadığı sorumluluk paylaşımı esasına dayanan AB ile yeni bir anlaşma yapılması gibi politikaların devlet nezdinde benimsenmesi gerekiyor” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>&#8220;Maaş çok az&#8221;</strong></p>
<p>Sosyal ve maddi çekincelerden kaynaklı ismini vermek istemeyen göçmen bir işçi ile çalışma koşullarını konuştuk. Çok fazla detay vermekte çekinen göçmen işçi 2015 yılından beri Türkiye’de yaşadığını ve 2016 yılından bu yana ise çalıştığını söyledi. Matematik öğretmeni olduğunu ve özel ders verdiği zamanlarda çok fazla sıkıntı yaşamadığını dile getiren göçmen işçi, çalıştığı yıllarda özel okullarda da çalıştığını söyleyerek, “Çok az maaş alıyordum sonra bir dernekte gönüllü olarak çalıştım ve günlük 4 saatlik çalışma için 50 ya da 70 TL alıyordum, bunun dışında hiç maaş verilmiyordu çünkü -gönüllü olarak çalışanlara maaş yok- dediler, bazen de başkalarından daha az para alırdım çünkü saat ücreti birbirinden de farklıydı” diye konuştu.</p>
<p><em>(*)Türkiye, 1951 tarihli Birleşmiş Milletler Mültecilerin Hukuki Statüsüne ilişkin Cenevre sözleşmesi&#8217;ne 1961 tarihinde taraf olmuş, sözleşmenin kapsamını genişleten 1967 tarihli New York Protokolü&#8217;ne de 1968 yılında katılmış, ancak Türkiye sözleşmeye taraf olurken, coğrafi sınırlama şerhi koymuş ve bu sınırlamayı günümüze kadar da muhafaza etmiştir.</em></p>
<p>Buna göre, Türkiye doğu ve güney sınırlarından gelenleri sözleşme kapsamında kabul etmemektedir. Başka bir ifadeyle avrupa&#8217;dan gelenler haricinde türkiye mülteci statüsü vermemektedir.</p>
<p>HABER : Haber: Kadir Güney &#8211; İstanbul</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/gocmen-isciler-sinir-disi-tehdidiyle-insanlik-onuruna-aykiri-ortamlarda-calisiyorlar.html">Göçmen işçiler sınır dışı tehdidiyle insanlık onuruna aykırı ortamlarda çalışıyorlar</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/gocmen-isciler-sinir-disi-tehdidiyle-insanlik-onuruna-aykiri-ortamlarda-calisiyorlar.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Göçmen işçi güvencesiz</title>
		<link>https://9koy.org/gocmen-isci-guvencesiz.html</link>
					<comments>https://9koy.org/gocmen-isci-guvencesiz.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Jan 2023 00:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Sınır ve Göç Haberciliği]]></category>
		<category><![CDATA[Sınır ve Göç]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/gocmen-isci-guvencesiz.html</guid>

					<description><![CDATA[<p>Düzensiz göçmenlerden iş bulabilenler “şanslı” kabul edilse de, çalışma koşulları çok ağır. Göçmen Sendikası Girişimi (GSG), “çoğu kayıt altında olmayan, kaçak çalıştırılan, her türlü güvenceden yoksun bu işçilerin ölümle burun buruna çalıştığı, iş yerlerinde çıkan yangınlarda bir odaya kilitlenip ölümlerine seyirci kalınanlar bile olduğu iddiasını” ortaya koydu. GSG kurucu üyesi Burcu Arıkan’a göre bu sorunun çözümü için en iyi yol, göçmen işçilere Türk vatandaşlığı verilmesi.</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/gocmen-isci-guvencesiz.html">Göçmen işçi güvencesiz</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda Türkiye’ye gelen düzensiz göçmen sayısındaki artışa paralel olarak, bu insanlara yönelik tepkiler de yükseliyor. Düzensiz göçmenlerden iş bulabilenler “şanslı” kabul edilse de, çalışma koşulları çok ağır. Göçmen Sendikası Girişimi (GSG), “çoğu kayıt altında olmayan, kaçak çalıştırılan, her türlü güvenceden yoksun bu işçilerin ölümle burun buruna çalıştığı, iş yerlerinde çıkan yangınlarda bir odaya kilitlenip ölümlerine seyirci kalınanlar bile olduğu iddiasını” ortaya koydu. GSG kurucu üyesi Burcu Arıkan’a göre bu sorunun çözümü için en iyi yol, göçmen işçilere Türk vatandaşlığı verilmesi. Arıkan’la bir yıl önce kurulan Göçmen Sendikası Girişimi’ni ve göçmen işçilerin durumunu konuştuk.</p>
<p><strong>Umut-Sen nasıl kuruldu?</strong></p>
<p>Göçmen Sendikası Girişimi’nin kuruluş sürecini Burcu Arıkan şu sözlerle anlatıyor: </p>
<p>“Sendikanın geçen sene kuruluşunu deklare ettik, ama onun öncesinde Umut-Sen içinde, iki sene boyunca -Göçmen işçilerle nasıl dayanışma kurulabilir? Bu konu sınıf mücadelesi içerisinde nasıl ele alınır?- Sorusuna yanıt aradık. Dolayısıyla resmi bir üyelikten ziyade aslında fiili bir mücadele örmek istedik, zaten bütün iş kollarında yerli işçilerle göçmen işçiler birlikte çalışıyor; sürekli göçmen düşmanı söylemler, tabana etki ederse hem sınıf mücadelesini kırıyor, hem de göçmenlerin hayatını daha da zorlaştırıyor. Dolayısıyla Göçmen Sendikası Girişimi böyle bir atmosferde kuruldu.”  </p>
<p>Burcu Arıkan, GSG’nin iki ayaklı bir çalışması olduğunu da şöyleydi: </p>
<p>“Çalışmamızın birinci ayağı, göçmen işçilerle olabildiğince iletişimi artırmak ve bir dayanışma örmek. Yani doğrudan klasik anlamda bir sendika gibi üyelik, ücret, örgütlenme, toplu sözleşme benzeri bir durum yok. Çok dağınık ve kayıt dışı bir sektör, burada amaç daha ziyade sınıf mücadelesine fiili olarak göçmen işçileri de dahil edebilmek, onlarla bunu yürütebilmek ve çalışma hakkı, vatandaşlık hakkı gibi haklar için gerekli hukuki mücadeleyi vermek. Bu yüzden çalışmalarımız ilişkileri artıran, tabandan ilerleyen bir durum.”</p>
<p>Sendikanın ikinci ayağıyla ilgili Arıkan, “Türkiyeli işçilerle bir çalışma yürütmeyi amaçlıyoruz. Göçmen düşmanlığı var, medyada yaratılan bir algı var. Göçmenlere karşı düşmanlık yaratılıyor. Bununla paralel olarak böyle bir algı oluşmaya başladığı zaman toplum olarak korkunç bir iklimde yaşamaya başlıyoruz ve imkanlar kısıtlı, bu da insanı karamsarlığa iten bir durum. Bunun bizi tabanda, alanda, sokakta mücadeleden geri çeken, korkutan, içimize kapatan bir söylem olduğunu düşünüyorum. Dolayısıyla biz burada yaşayan insanlarla bu konuyu konuşabiliriz. Konuşmalıyız, başka türlü bu göçmen düşmanlığın önü kesilmez. Sosyal medya üzerinden propaganda yapılarak halledilemez. Dolayısıyla biz iletişimimiz olan yerli işçilerle küçük buluşmalar yapıyoruz. Bir süredir onlarla bu konuyu konuşuyoruz. Neden böyle düşünüyorlar? Mesela yanlış bir şey biliyorlarsa nereden duydular? Bunlara ışık tutmayı amaçlayan bir çalışma yürütüyoruz ve bizim için umut verici oluyor.” dedi.</p>
<p><strong>Göçmen işçi hata yaparsa  </strong></p>
<p>GSG Kurucu Üyesi Arıkan, göçmen işçilerin çalışma koşullarına da dikkat çekti: </p>
<p>“Göçmenlerde kayıtsız, güvencesiz çalışma koşulları çok yaygın, onların bazı spesifik durumları var: Çalışma izinleri patronlara bağlı, dolayısıyla işten atılmak bir göçmen için yabancısı olduğu bu ülkedeki bütün hayatını güvencesizleştiren bir şey oluyor. Zaten en ufak sorunda sınır dışı edilme tehlikesiyle karşı karşıyalar. Kadın göçmenler ise dil sorunu yaşadıkları için genelde kamusal alandaki işlerde yer almıyor, evde parça başı ve daha güvencesiz, daha düşük ücret ödenen işlerde çalışıyorlar. Göçmen işçiler daha çok tekstil, tarım ve inşaat sektöründe çalışıyorlar. Bir dönem atık kâğıt toplama işinde yaygınlardı, sonradan sanırım oraya biraz müdahale edildi. Devlet görevlileri göçmenleri sınıra gönderiyor, göçmenler de geri geliyorlar. Genel olarak güvencesiz bir çalışma izni mevcut, o da patron aracılığıyla alınabilirse. Bu yüzden, koşullarına itiraz etmeleri pek mümkün değil.”</p>
<p><strong>Yangında odaya kilitlenen göçmenler </strong></p>
<p>Göçmen işçi ölümlerinin giderek arttığının altını çizen Burcu Arıkan, sözlerine şöyle devam etti: “Güngören’deki bir tekstil atölyesinde çıkan yangında 5 göçmen işçi hayatını kaybetmişti. Oradaki mahalle sakinleriyle konuştuk. Göçmenler kayıtsız-sigortasız tamamen kaçak olarak çalıştırıyorlar. Atölyede yangının çıktığı gün işçilerin bir odaya kilitlenerek ölüme terkedildiği düşünülüyor. Devam eden süreçte bunların araştırma ve soruşturması da çok zor oluyor. Tekstil atölyelerinin yaygın bulunduğu yerlerde kaçak işçilerin karşı karşıya geldiği bu durumlar ne yazık ki kanıksanmış.” </p>
<p>Kaçak çalışan göçmenin iş kazası sonucu ölmesi durumunda cenazesinin iş veren tarafından iş yeriyle ilişkilendirilemeyecek yerlere götürülüp bırakıldığını söyleyen Arıkan, birçok kaçak işçinin kimsesizler mezarlığına gömüldüğünü anlattı. Arıkan bu sayıların İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) raporunda da yer aldığını belirterek, göçmen işçilerin en azından ‘işçi’ diye adlandırılmasının önemini vurguladı. </p>
<p>Göçmen çocuk işçilerin durumunu ise Burcu Arıkan şöyle anlattı:</p>
<p>“Hayata tutunmak zorunda olduklarından, geçim sıkıntısı çektiklerinden dolayı okula gidemiyorlar. Afgan çocuklar genellikle çobanlık yapıyorlar. Ayrıca birçok çocuğun evde parça başına ödeme alınan işler yaptığını da biliyoruz. Bu evler de araştırılması gereken, iletişim kurulması gereken yerler. Öte yandan çocukların ayrımcılık altında büyümesi de ciddi bir sorun.”</p>
<p><strong>Göçmenler kalsın mı, gitsin mi?</strong></p>
<p>Göçmenlerin geri gönderilmesi tartışmalarına da değinen Arıkan, şunları söyledi: </p>
<p>“Vaktimizi birbirimize zarar vermek için mi harcayacağız? Yoksa bizi bu duruma düşürenlere karşı mücadele etmek için mi? Bu yaklaşımla, GSG’nin çalışmaları bu konuda işlevsel ve iyi gidiyor.”</p>
<p><strong>Vatandaşlık hakkı </strong></p>
<p>Göçmenlerin koşulları kötüleştikçe, Türk işçilerin koşullarının da kötüleşeceğini savunan Burcu Arıkan’a göre çözüm yolu, göçmenlerin vatandaşlık hakkını elde etmelerinden geçiyor. Göçmenlerin, güvenceli şartlar altında haklarını arayabilmelerinin, diğer işçilerin çalışma koşullarının da dibe çekilmesini engelleyeceğini belirten Arıkan, örnek verirken kadrolu işçi ile taşeron işçinin birlikte çalıştırılmasının uzun vadede kadrolu çalışanların iş güvenliğini zedelediğini hatırlattı.</p>
<p>Göçmen Sendikası Girişimi’nin, göçmenlere daha farklı alanlarda da yardım ettiğini anlatan Arıkan, “Bazen göçmenler çeşitli sorunlar yaşayabiliyor, söz gelimi ikamet belgesinin teminiyle ilgili… Avukatlarımız onlara bu konularda destek olmak, onlarla dayanışmak için de elinden geleni yapıyor” dedi.</p>
<p>HABER : Haber: Ozan Mercan &#8211; İstanbul</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/gocmen-isci-guvencesiz.html">Göçmen işçi güvencesiz</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/gocmen-isci-guvencesiz.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Savaştan kaçan Afgan mülteciler yoksulluk savaşında!</title>
		<link>https://9koy.org/savastan-kacan-afgan-multeciler-yoksulluk-savasinda.html</link>
					<comments>https://9koy.org/savastan-kacan-afgan-multeciler-yoksulluk-savasinda.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Jan 2023 00:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Sınır ve Göç Haberciliği]]></category>
		<category><![CDATA[Sınır ve Göç]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/savastan-kacan-afgan-multeciler-yoksulluk-savasinda.html</guid>

					<description><![CDATA[<p>Afganistan’da süren iç karışıklık ve ABD’nin ülke yönetimini Taliban güçlerine bırakması sonrasında başlayan Afgan mülteci göçünün ilk duraklarından biri olan Türkiye’de, savaştan kaçan mülteciler yoksullukla savaşmak durumunda kalıyor. Mülteci akının en yüksek olduğu kent olan Van’da Afgan mülteciler kötü koşullarda yaşama tutunmaya çalışıyor.</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/savastan-kacan-afgan-multeciler-yoksulluk-savasinda.html">Savaştan kaçan Afgan mülteciler yoksulluk savaşında!</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Afganistan’da uzun yıllardır süren iç karışıklık ve son olarak ABD’nin ülke yönetimini Taliban’a teslim etmesi sonrası, Avrupa&#8217;ya gidebilmek için, İran üzerinden umut yolculuğuna çıkan Afgan mültecilerin ilk durağı, Türkiye’nin İran sınırındaki Van kenti oluyor. Uzun yıllardır İran üzerinden akan Afgan mülteci göçünün en önemli durağı olan Van’da yüzlerce Afgan mülteci aile, batı ülkelerine gitmek için Birleşmiş Milletler Mülteci Komiserliklerine yaptıkları iltica başvurularının sonucunu bekliyor. Başvuruların olumlu ya da olumsuz sonuçlanma hali birkaç yıla sarkabiliyorken, yapılan başvurulara cevap gelene kadar kentte kalan Afgan mültecileri, zorlu yaşam koşulları bekliyor. </p>
<p><strong>Yoksulluk ve sağlıksız yaşam koşullarıyla mücadele</strong></p>
<p>Van’a yerleşerek Avrupa ülkelerine gidecekleri günü bekleyen Afgan mülteciler, aileleriyle birlikte işsizliğin zaten yoğun olduğu kentte iş bulamayınca son çare olan çöplerden geçinme-beslenme yoluna gidiyor. Kent merkezinde geceleri çöp konteynırlarından plastik, kağıt, bakır, demir gibi katı atıkları toplayan yüzlerce Afgan mülteci görebilmek mümkün. Yaşam koşulları ve yaşadıklarına ilişkin görüştüğümüz Afgan mülteciler, savaşsız ve daha iyi bir yaşam umuduyla çıktıkları umut yolculuğunda büyük zorluklar yaşadıklarını, ciddi geçim sıkıntısı çektiklerini anlatıyor. Kira verebilecek gücü olmayan Afgan mülteciler köhne, hatta yıkılmak üzere olan kerpiç evlerde sağlıksız koşullarda yaşadıklarını söylüyor.</p>
<p><strong>Batı ülkelerine gideceğiz</strong></p>
<p>Çöpten topladıkları atıkları satarak, çöplerden buldukları kimi gıda ürünlerini toplayarak ayakta kalmaya çalışan Afgan mülteciler, yaklaşan soğuk kıştan da ısınma maliyetleri nedeniyle korkuyor. Ailesiyle beraber 5 yıldır Van’da yaşayan Muhammed Tekuli’ye yüksek katlı bir binanın çöple dolu yangın merdivenini temizlediği sırada rastlıyoruz. Apartman kapıcısının kendisine yıllardır temizlenmeyen ve çöplerin yığıldığı yangın merdivenini temizlemesi durumunda bina sakinlerinin yangın merdivenine attığı demir, bakır, kağıt, plastik gibi maddeleri kendine alabileceğini söylemesi üzerine 8 katlı binanın yangın merdivenini temizlemeye koyulduğunu anlatıyor. Evli 4 çocuk sahibi olan Tekuli, çocuklarıyla beraber 3 yıldır katı atık toplayarak yaşam idame ettirdiklerini söylüyor, tahminine göre binanın yangın merdivenini temizlemek en az üç gün alacakmış, buradan çıkacak çöpleri satarak 3-4 günlük ev masraflarını karşılayabileceklerini umuyor. Afganistan’daki savaş halinin ve ekonomik geçimsizliğin artık toplumun tüm kesimlerini ciddi bir şekilde etkilediğini altını çizen Tekuli “Bizler yurdumuzu keyiften terk etmedik. Savaş ve yoksulluk her geçen gün can yakmaya devam ediyordu, toprağımızı savaş ve yoksulluk yüzünden terkettik. Batı ülkelerine gideceğimiz günü ailemle dört gözle bekliyoruz “ diyerek durumunu özetliyor.</p>
<p><strong>&#8220;Savaştan kaçtıkça yoksullukla savaşıyoruz&#8221;</strong></p>
<p>Van’da, merkezde yaşayan ve çöplerden topladığı katı atıkları satarak yaşamını idame etmeye çalışan Afgan mültecilerden biri de 39  yaşındaki O.S.  Dört yıl önce İran üzerinden Van’a geldiğini, o günden bugüne çöpten topladıklarını satarak yaşamını idame ettiğini söylüyor. 3 çocuk babası olan O.S. yaşadıkları zorluklara ilişkin “Biz mülteciler dünyanın her yerinde eziliyoruz. Meksika-ABD sınırından tutalım da her yerde. Bizler savaştan yoksulluktan kaçtık geldik. Keyfimize ülkemizi terketmedik. Bu yaşam bizim tercihimiz değil. Ben her akşam yaz kış demeden 12 saat boyu bu sokaklarda pislik içindeki çöp konteynırlarının kokularını duyarak, haftada bir hastalanarak çöp topluyorum. Niçin? Dilenmemek, onurumla yaşamak için. Vanlılar bize çok iyi davranıyor. Ama bu her şeyi çözmüyor. Yasal başvurularımızı tamamladık, Avrupaya veya ABD’ye gideceğimiz ve bu Ortadoğu cehenneminden kurtulacağımız günleri dört gözle bekliyoruz. Savaştan kaçtık ama şu an yoksullukla savaşıyoruz “ diyerek kızgınlığını dile getiriyor.</p>
<p><strong>Yiyecek de toplayıp eve götürüyoruz</strong></p>
<p>Van’da belediye ekipleri sorun yaşattığı için karanlık çöktükten sona sokaklara atık toplamaya çıktıklarını söyleyen iki kardeş K.Z. (24) ve A.Z. (16) de 5 yıldır Van’da aileleriyle birlikte yaşıyor. Kerpiçten, toprak damlı eski bir evde kaldıklarını söyleyen kardeşlerden K.Z, son dönemlerde kiraların yükselişiyle, betonarme çatılı evlerde yaşayan Afgan mültecilerin çoğunun bulabildikleri kerpiç, toprak damlı evlere taşındıklarını söylüyor. Kötü ve sağlıksız koşullarda yaşadıklarını anlatan K.Z. “Bizim aile 7 kişi. Babam hasta, kız kardeşlerim küçük, sadece benle bu erkek kardeşim çalışabiliyoruz. Normal bir iş bulamadığımız için bu işi yapıyoruz. Geldiğimiz günden beri aynı toprak evde yaşıyoruz. Her tarafı dökülüyor ama mecburuz. Çöplerden sadece katı atık değil yiyecek şeyler de topluyoruz. Özellikle pandemi koşullardan bu şekilde çalışmak ve beslenmek çok zor ama başka çaremiz yok. “</p>
<p><strong>Her gece 12 saat çöplerin içinde </strong></p>
<p>Van’da şu sıralarda çöplerden katı atık toplayan binlerce kişi bulunduğunu, bunların birkaç yüzünü Afganlıların oluşturduğunu anlatan K.Z., çalışırken yerli halktan yana hiçbir zaman bir zorluk yaşamadıklarını söylüyor:</p>
<p>Van halkı bize çok iyi davranıyor, yardımcı olmaya çalışıyor. Çöpten kağıt, plastik toplayan Vanlılar da bize çok iyi davranıyor. Çünkü yoksulluk ve açlık din, ırk, kültür tanımıyor. Karanlık çökünce sokaklara çıkıyoruz. Çoğu zaman sabahlara kadar kentin onlarca sokağını gezerek el arabalarımızı atıklarla doldurmaya çabalıyoruz ki o gün topladıklarımız biraz para etsin. Bir kişi günde 12 saat çalışarak en fazla 100-150 atık toplayıp satabiliyor. Artık şansına, çöplerden ne kadar çok demir çıkarsa o gün o kadar çok para kazanır. Vücudumuzun yarısına kadar derin çöp konteynırlarından sarkarak içine atılan demir, plastik atıkları çıkarmaya çalışıyoruz. Pis koku ve mikroptan dolayı haftada bir gün hastalanıyoruz. Çoğu zaman da o hasta halimize rağmen mesaiye çıkmak zorunda kalıyoruz, mecburuz.”</p>
<p>Dünyadaki tüm mülteciler gibi kendilerinin de huzurlu ve daha iyi bir yaşam adına ülkelerini terketmek zorunda kaldıklarını söyleyen genç K.Z., kendisi ve ailesi için tek kurtuluşun batı ülkelerine gitmek olduğunu ve o günleri dört gözle beklediklerini söylüyor. </p>
<p><strong>Hastanelere gidip tedavi olma şansı</strong> </p>
<p>Kent merkezinde yaşayan 45 yaşındaki Afgan A.A., 7 çocuğuyla 5 yıl önce Van’a gelmiş, toprak bir evde 900 lira kirayla yaşadığını anlatıyor. Bazen tek başına bazen de çocuklarıyla beraber atık toplama mesaisine çıktığını söyleyen A.A., katı atıkların yanında çöplerden kimi gıda maddelerini de topladıklarını belirtiyor. A.A., “Mahallelerdeki özellikle semt pazarlarının kurulduğu günlerde çöplerden az bozulmuş sebze meyveleri atılmış şekilde buluyoruz. Bunları da toplayıp eve götürüp yemek yapıyoruz. Sağlıklı olmadığını biliyoruz ama mecburiyet&#8230; Kaldığımız eve çatıdan su damlıyor. Eski yapı olduğu için doğalgaz filan yok. Isıtmak çok zor. Hem sağlıksız beslenmeden hem çalışma koşulların kötü olmasından üstelik de kış aylarında evin soğuk oluşu yüzünden çoğu zaman hastayız. Hastaneye gittiğimizde ücretsiz tedavi olabiliyoruz. Ama ilaçlarımızın ücretlerini yarı yarıya ödüyoruz“ diyerek yaşadıkları zorlukları aktarıyor. A.A. devletin her ay kişi başına 230 Liralık nakdi gıda yardımı imkanı verdiğini, kendilerine verilen kartlarla gidip alışveriş yapabildiklerini ifade ediyor. </p>
<p>HABER : Haber: Salih Sertkal &#8211; Van</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/savastan-kacan-afgan-multeciler-yoksulluk-savasinda.html">Savaştan kaçan Afgan mülteciler yoksulluk savaşında!</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/savastan-kacan-afgan-multeciler-yoksulluk-savasinda.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mülteci ve göçmenlerin sınır dışı edilme kabusu</title>
		<link>https://9koy.org/multeci-ve-gocmenlerin-sinir-disi-edilme-kabusu.html</link>
					<comments>https://9koy.org/multeci-ve-gocmenlerin-sinir-disi-edilme-kabusu.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Jan 2023 00:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Sınır ve Göç Haberciliği]]></category>
		<category><![CDATA[Sınır ve Göç]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/multeci-ve-gocmenlerin-sinir-disi-edilme-kabusu.html</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hastanelere gitmiyorlar… Sağlıksız beslenen, cinsiyet ayrımına uğrayan, evde doğum yapan kadınlar, eksik kiloyla dünyaya gelen, aşıdan yoksun kalan bebekler… TTB Gaziantep-Kilis önceki dönem şube başkanı Ayşegül Ateş Tarla, mülteci-göçmen dramını anlattı: “Suriyeli göçmenler tek ayrıcalıklı grup, diğerleri eşit sağlık hizmetinden yararlanamıyor”</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/multeci-ve-gocmenlerin-sinir-disi-edilme-kabusu.html">Mülteci ve göçmenlerin sınır dışı edilme kabusu</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Mülteci ve göçmenlerin en ciddi sorunlarından biri sağlığa erişim… Mülteci ve göçmen sağlığı üzerine yaptığı çalışmalarla tanınan TTB delegesi, üyesi ve önceki dönem Gaziantep-Kilis Şube Başkanı Ayşegül Ateş Tarla, mülteci ve göçmenlerin sağlık hizmetlerine yeterince erişemediğini ve sınır dışı edilme korkusuyla sağlık kuruluşlarına başvurmaktan bile çekindiğini söyledi. Yetersiz ve dengesiz beslenme sorununa da dikkat çeken Dr. Ateş Tarla, sağlık hizmetlerine erişimde mülteci ve göçmenler arasında da belirgin farklar olduğunu da dile getirdi.</p>
<p>Mülteci ve göçmenlerin yoğunlaştığı kentlerin başında gelen Gaziantep ve Kilis’te Türk Tabipler Birliği’nin (TTB) bir önceki dönem başkanlık görevini yapan Ayşegül Ateş Tarla, TTB delegesi olmasının yanı sıra aktivist olarak mülteci ve göçmenler üzerine çalışıyor. Son dönemde özellikle göçle birlikte göçmen sağlığı ve sağlık hakkı üzerine çalışmalar yürüten Tarla, Suriye’deki savaştan sonra yoğun göç dalgasıyla mülteci ve göçmenlerin sağlığa erişimi ve sağlık hakkı konularının tartışmaya açıldığını söyledi.  <img decoding="async" alt="" src="https://9koy.org/images/resimler/ayşe başkan (2).JPG" style="height:768px; width:1024px" /><em>Ayşegül Ateş Tarla</em></p>
<p><strong>&#8216;Diğer&#8217; mülteci ve göçmenler </strong></p>
<p>Mülteci ve göçmenler arasında da belirli farklar olduğunu belirten Ateş Tarla, şunları söyledi: </p>
<p>“Türkiye’de biliyorsunuz Suriye’den gelen mülteciler geçici koruma statüsüne tabi. Diğer mülteciler herhangi bir koruma statüsüne sahip değil. Geçici koruma statüsünde olan kişiler ve 99’lu kimliğe sahip kişilere 1. Basamak ücretsiz. Ancak bu konu hakkında insanların pek bilgisi yok. Doktorlar ve sağlık çalışanları arasında da bu gruba nasıl hizmet verileceği üzerinde yeterli bir bilgilendirme yok. -Geçici koruma kimliği sağlık alanında ne sağlıyor?- diye sorarsanız ikinci basamak dediğimiz sistem, devlet hastanelerine ücretsiz erişim sağlıyor, ilaç alımlarına da ücretsiz erişim sağlıyor. Üçüncü basamakta ise hastalar hastanelere sevkli gidebiliyorlar. Özel hastaneler ise bu kapsam dışında. Tabii kişiler kendi istekleri ile hastanelere ücret ödeyerek başvurabilirler ama bu geçici koruma sadece Suriye’den gelen mültecileri kapsıyor diğerlerini kapsamıyor. Mesela Suriye’den gelen Filistinlileri kapsamıyor. Ya da Irak’ın Şengal bölgesinden büyük bir göç dalgası gelmişti, bunları kapsamıyor. Afganları, İranlıları ya da Afrikalıları kapsamıyor. Sadece  birinci basamak dediğimiz aile sağlığı merkezleri hepsine  ücretsiz. Bunu da belirtmek gerekiyor.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Suriye&#8217;yi Afganistan ve Irak izliyor</strong></p>
<p>Doktor Ayşegül Ateş Tarla, “Sağlığa erişim dediğimiz zaman önce herkesin aslında sağlığa erişiminin bir insan hakkı olduğunu söylemek gerekiyor. Türkiye’ye böyle bir göç dalgasını dönemsel olarak geçmişte de yaşıyorduk ancak bu kadar büyük boyutta yaşanmadı. Dünyada en fazla mülteci nüfusu barındıran ülke Türkiye olduğu için sağlığı düşünürken kesinlikle göç ve mülteci sağlığını da tartışmamız gerekiyor. Suriyelilerden sonra Afganlar, Irak ve İranlılar olarak bir sıralama yapılabilir” dedi.</p>
<p><strong>Sınır dışı edilme korkusu</strong></p>
<p>Ateş Tarla, koruma statüsünde olmayanların yaşadığı ciddi sorunları şöyle anlattı:  </p>
<p>“Bilgiye ulaşamama ve yanlış bilgilenmeler var, dolayısıyla mülteciler, göçmenler, sosyal dışlanma, damgalanma, ötekileştirme korkusuyla yaşıyor ya da yardım hizmetlerine ancak sınırlı bir erişim sağlayabiliyorlar. Kendilerini ifade etmekte zaten zorluk içindeler. Dinlenememe, ön yargılar ve dil sorunundan kaynaklı olarak da sınır dışı edilme korkusuyla, sağlık kuruluşlarına başvurmada da çekinceleri olabiliyor. Ayrıca ataerkil bir toplumsal cinsiyet baskısından kaynaklı olarak özellikle kadınların sağlık hizmetlerine erişiminde sorunlar yaşanabiliyor. Hatta göçmenler, cinsel taciz, cinsiyete dayalı şiddet görebiliyor. Etnik nedenler bile sağlık erişimine neden olabiliyor. Pandemi sırasında ilk başlarda,  kapanma döneminde göçmenlerin ciddi bir sağlığa erişim sıkıntısı olduğunu gördük. Yalnız şunu da eklemem gerekir, mülteci-göçmen sorunlarıyla ilgili detaylı veri ne yazık ki elimizde yok. Sağlık Bakanlığı hiçbir veriyi paylaşmadığı gibi bu verileri de açıklamıyor. Şu anda kamplarda yaşayan bir mülteci nüfusu yok denecek kadar az. Artık herkes şehirlerde, o yüzden kamplardakiler ve diğerleri diye ayrı bir kıyaslama yapamayız. Özellikle Afrikalı mültecilerin ve yanı sıra Afgan, İranlı, Iraklıların gerçekten sağlığa erişimde çok ciddi sorun yaşadıklarını  söyleyebiliriz, bunun en önemli nedeni,  geçici koruma statüsüne sahip olamaları. Yani herhangi bir sağlık koruması yok. Yabancılar için de poliklinikleri var ancak onlar çok yetersiz.”</p>
<p>Türkiye’deki sağlık politikasının sağlıkta dönüşüm politikasından kaynaklı olarak ciddi sorunlara neden olduğunu savunan Ateş Tarla, “İstanbul’da yapılan bir araştırmada Afgan mültecilerin İstanbul’da uğradıkları iş kazalarında ancak en son noktada hastaneye gittikleri bunun da çok ciddi boyutta olduğu görülmüş. Yani Afgan mülteci sağlığı ancak çok ciddi tehlikeye girdiğinde hastaneye gidiyor. Sağlığa erişimde yaşanan bu olumsuz tabloyu kayıt dışı oluşları da etkiliyor” dedi.</p>
<p><strong>Farklı diller</strong></p>
<p>Ateş Tarla, mülteci ve göçmenlerin nüfus artışı ile ilgili olarak sağlıklı bir veriye sahip olamadıklarından da yakındı. Ateş Tarla, “Aslında sağlık hizmetlerini, sadece Türkçe değil, Arapça, Farsça, Kürtçe ve Afrikalı göçmenler için Fransızca, dillerinde verirseniz, bu insanlar daha iyi iletişim sağlayabilecekleri için, sağlık hizmetinde de iyi sonuçlar elde edilir. Bu uluslararası korumadaki kişilerin sağlık hizmetlerinden yararlanamaması durumunda hastaneye gidemeyen kadın, tabii ki  doğumunu evde yapar. Evde doğum, zaten bizim istediğimiz bir şey değil, yani biz hiçbir vatandaşın şu anda evde doğum yapmasını istemiyoruz. Doğan çocuklar kimliksiz olunca ki vatansızlık değil aslında, çünkü o verilen sadece geçici bir kimlik oluyor bu, bir vatandaşlık kimliği değil, dolayısıyla eksik hizmet alma durumundalar. Örneğin menenjitle ilgili bir veri var mı? Bilmiyorum. Ben böyle bir vaka artışı gözlemlemedim, ama kabakulak çocuklukta çok sık gördüğümüz hastalıklardan, onda da durum aynı. Kızamık başta olmak üzere difteri, boğmaca da yaygın ama biz şu anda bir çok hastalığa karşı aşı yapabiliyoruz. Aşılayamadığımız zaman hem yeni doğan bebeği korumamış hem de o topluluğu riske sokmuş oluyoruz.  Yani göçmenlerin sağlık hizmetine erişememesi, aşılanarak önlenen hastalıkların artışına neden olduğu gibi ne yazık ki aşılayamadığımız bebekleri ölüme kadar götürüyor.”</p>
<p><strong>Yetersiz beslenme </strong></p>
<p>Mültecilerde yetersiz beslenme sorunuyla ilgili görüşlerini de paylaşan Ateş Tarla şöyle dedi: </p>
<p>“Bu durumun o gruplarda çok daha fazla olduğunu hepimiz biliyoruz. Daha zor koşullarda çalıştıklarını, güvencesiz çalıştıklarını, sağlık sigortalarının olmadığını, iş kazalarının kayda geçirilmediğini, iş kazalarında yaralanan mültecilerin hastaneye gidemediğini, bunun çok ciddi komplikasyonlara neden olduğunu, hatta ölümlerine neden olduğunu biliyoruz, tabii ki bunlar kayıt dışı olduğu için bilinmeyen ama olan şeyler. Ne yazık ki böyle bir durum var. Tabii yetersiz para ile güvencesiz yaşayanların, gebelik sürecinde yetersiz beslenen annelerin ve yetersiz beslenen çocukların birçok komplikasyona uğradığını biliyoruz. Hatta yetersiz beslenme ve sağlık hizmetlerinden yararlanamama durumu, sadece  erken doğumlara değil, bebeklerin düşük ağırlıkla doğmasına da  neden oluyor.”</p>
<p>Tarla, mülteci ve göçmenlerin hastanelerde senet karşılığı tedavi olduğu iddialarını hep duyduklarını ancak somut bilgi sahibi olmadıklarını belirtti.</p>
<p>Suriyeli bebek ölümlerine de değinen Ateş Tarla, ölen bebeklerin kaydının olup olmadığı üzerinde de belirsizlik olduğunu paylaştı: </p>
<p>“Hacettepe Üniversitesi’nin Nüfus Araştırmaları Raporu’nda Suriyeli bebekler ile ilgili detaylı bir bilgi var, ayrı bir rapor hazırlandı. Suriyeli bebek ölümleri daha önce de haber olmuştu, aslında Suriyeli bebek demek istemiyorum. Bu söylem de ayrımcı bir dil oluyor ama ne yazık ki bu bebeklerin de belli bir kaydı yok gibi, yani bebek ölümlerini inceleyen komisyona bu durum girip girmediği bilinmiyor, bakanlığın bu konu ile ilgili nasıl bir çalışması var bunu da bilmiyoruz.”</p>
<p>Mülteci ve göçmenlerin geçiş güzergahında olan ve milyonlarda mülteci ve göçmene ev sahipliği yapan Türkiye’de çoğunluk Suriyelilerde. Mülteciler Derneği’nin Kasım 2022 verilerine göre, şurada Türkiye’de 3 milyon 577 bin 714 kayıtlı Suriyeli var. 550 bin 707 kişi ile Suriyelilerin en çok tercih ettiği il İstanbul. Mega kenti 463 bin 38 ile Gaziantep, 373 bin 790 ile Şanlıurfa, 358 bin 984 ile Hatay, 253 bin 636 ile Adana izliyor.</p>
<p>HABER : Haber: Yusuf Özgür Bülbül &#8211; Gaziantep</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/multeci-ve-gocmenlerin-sinir-disi-edilme-kabusu.html">Mülteci ve göçmenlerin sınır dışı edilme kabusu</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/multeci-ve-gocmenlerin-sinir-disi-edilme-kabusu.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
