<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Dosya Haberler Archives - 9.Köy</title>
	<atom:link href="https://9koy.org/dosya-haberler/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://9koy.org/dosya-haberler</link>
	<description>Haberler</description>
	<lastBuildDate>Fri, 11 Sep 2026 08:26:56 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1</generator>

<image>
	<url>https://9koy.org/wp-content/uploads/2023/06/cropped-Basliksiz-1-kopya-32x32.png</url>
	<title>Dosya Haberler Archives - 9.Köy</title>
	<link>https://9koy.org/dosya-haberler</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Engelli mülteciler eğitimden ve hayattan kopuyor</title>
		<link>https://9koy.org/engelli-multeciler-egitimden-ve-hayattan-kopuyor.html</link>
					<comments>https://9koy.org/engelli-multeciler-egitimden-ve-hayattan-kopuyor.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 11 Sep 2026 08:26:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Engelliler ve Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Bölgesel Telif Desteği Programı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=26410</guid>

					<description><![CDATA[<p>Rengin Uçkan İstanbul’un yoğun göç alan ilçelerinden Sultanbeyli’de yaşayan engelli mülteci çocuklar, temel haklara erişimde çok katmanlı sorunlarla karşı karşıya. Eğitim ve sağlık hizmetlerine ulaşamayan, fiziksel engeller nedeniyle kamusal alanları kullanamayan ya da dil bariyeri nedeniyle eğitim sistemine dahil olamayan çocuklar, çoğu zaman evlerinden çıkamadan yaşamlarını sürdürüyor. Mülteciler Derneği tarafından UNICEF Türkiye’nin yürüttüğü ve Avrupa [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/engelli-multeciler-egitimden-ve-hayattan-kopuyor.html">Engelli mülteciler eğitimden ve hayattan kopuyor</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;"><strong>Rengin Uçkan</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">İstanbul’un yoğun göç alan ilçelerinden Sultanbeyli’de yaşayan engelli mülteci çocuklar, temel haklara erişimde çok katmanlı sorunlarla karşı karşıya. Eğitim ve sağlık hizmetlerine ulaşamayan, fiziksel engeller nedeniyle kamusal alanları kullanamayan ya da dil bariyeri nedeniyle eğitim sistemine dahil olamayan çocuklar, çoğu zaman evlerinden çıkamadan yaşamlarını sürdürüyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Mülteciler Derneği tarafından UNICEF Türkiye’nin yürüttüğü ve Avrupa Birliği tarafından finanse edilen çalışmalar kapsamında hazırlanan “Sultanbeyli’de Çocuk Olmak” raporu da ilçedeki çocukların eğitim, sağlık ve sosyal haklara erişimde yaşadığı sorunlara dikkat çekiyor. Raporda hem Türkiye vatandaşı hem de mülteci çocukların karşılaştığı güçlükler ele alınırken, engelli çocukların ihtiyaçlarının karşılanmasında yaşanan sorunlar da öne çıkıyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Sokaklardaki yetersiz altyapı, oyun alanlarının azlığı ve sosyal uyum çalışmalarının engelli çocukları yeterince kapsamaması, çocukların toplumsal yaşamdan daha fazla uzaklaşmasına neden oluyor.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Çocuğum bütün gün bu odada kalıyor&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Sultanbeyli’de yaşayan 14 yaşındaki Suriyeli M.A.’nın annesi, çocuklarının yıllardır eğitim ve sağlık hizmetlerinden yeterince yararlanamadığını ve yaşadıkları çaresizliği şöyle anlatıyor: &#8220;<em>Biz yıllar önce buraya geldik ve şimdiye kadar çocuğumun derdini kimseye anlatamadık. Okul çağı geldi geçti ama ne okula yazdırabildik ne de tedavisi için düzenli bir şekilde doktorlara götürebildik. Sağlık raporunu yenilemek istiyoruz ama hastaneye gittiğimizde ne dil biliyoruz ne de bize yardımcı olan biri var. Randevu bulmak zaten ayrı bir dert. Elimde evraklarla kapı kapı dolaşıyorum ama hiç bir sonuca ulaşamadım. Çocuğum bütün gün bu odada kalıyor, ne konuşabiliyor ne de kendi başına tuvalete gidebiliyor</em>.&#8221;</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Savaşın izlerini bedenlerinde taşıyorlar</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Engelli mülteci çocukların yaşadığı bir diğer büyük sorun ise fiziksel travmaların ve çatışma ortamlarının kalıcı izleri olarak öne çıkıyor. Savaşın yıkıcı etkilerini doğrudan bedenlerinde taşıyan çocuklar, hem bu travmaların fiziksel yükünü taşıyor hem de bu yükü hafifletecek tıbbi ve teknolojik araçlara ulaşmakta büyük zorluklar yaşıyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Sultanbeyli’de ikamet eden 15 yaşındaki S.H. ve ailesiyle yaptığımız görüşme, bu ihlali tablosunun en net örneklerinden birini oluşturuyor. Çatışma ortamında yaşanan patlamalar nedeniyle işitme yetisini büyük ölçüde kaybeden çocuğun babası, yaşadıkları süreci şöyle anlatıyor: &#8220;<em>Savaşın ortasında kaldık, evimizin yakınına düştü o bomba. O günden sonra çocuğumun kulakları çok az duyar oldu. Buraya sığındığımızda en büyük derdimiz onun sağlığıydı ama burada da duvara çarptık. Doktorlar özel bir işitme cihazı lazım dedi ama fiyatı bizim aylık kazancımızın kaç katı. Devlet hastanesine başvurduk, yabancı olduğumuz için müracaatlar uzadı da uzadı, kaç ay geçti hâlâ bir sonuç alamadık. Bu olay yaşandığında çocuğum daha bebekti ve duyamadığı için hiç konuşamadı</em>.&#8221;</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Okullar engelli  çocukları dışarıda bırakıyor</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Eğitime erişimin önündeki sorunlardan biri de okulların fiziksel koşulları. Kaydı yapılan bazı engelli çocuklar; rampa, çalışmayan asansör veya engelli kullanımına uygun tuvaletlerin bulunmaması gibi nedenlerle eğitim sürecine düzenli olarak katılamıyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Okulların fiziksel düzenlemeler için yeterli finansal kaynaklarının bulunmadığını belirtmesi, engelli çocukların eğitim hakkına erişimindeki sorunu daha da büyütüyor. Makul düzenlemelerin yapılmaması, mülteci çocukların mevcut kırılganlığını derinleştiriyor.</p>
<div id="attachment_26412" style="width: 349px" class="wp-caption alignright"><img fetchpriority="high" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-26412" class=" wp-image-26412" src="https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/08/Firat-Keser.jpg" alt="" width="339" height="452" srcset="https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/08/Firat-Keser.jpg 576w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/08/Firat-Keser-225x300.jpg 225w" sizes="(max-width: 339px) 100vw, 339px" /><p id="caption-attachment-26412" class="wp-caption-text">Fırat Keser</p></div>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Dil bariyerine takılıyorlar</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Engelli mülteci çocukların eğitim sistemine dahil olmasını zorlaştıran en önemli sorunlardan biri de dil. Okula kayıt süreçlerindeki aksamalar, aile-okul iletişimindeki güçlükler ve çocukların Türkçe bilmemesi, eğitim hakkına erişimi doğrudan etkiliyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Uzman Özel Eğitim Öğretmeni Dr. Fırat Keser, dil bariyerinin özellikle ana dilinde dahi iletişim güçlüğü yaşayan çocuklar açısından daha ağır sonuçlar doğurduğuna dikkat çekiyor: &#8220;<em>Bu konu oldukça kapsamlı bir konu aslında. Ancak birkaç başlığı bizzat yaşadığım vaka üzerinden ele almaya çalışayım. Vakayı anlatmadan önce dilden kaynaklı olarak okula geç kayıt, eğitim hakkından mahrum kalma, okul-aile işbirliğin önündeki engel vb. eğitim süreçlerinin yasal zorunlulukları öğrenememe vb. birçok sorun yine dil bariyerinden kaynaklanmaktadır.&#8221;</em></p>
<p style="font-weight: 400;">Keser, zihinsel engelli mülteci çocukların kendi ana dillerinde dahi iletişim konusunda sınırlılık yaşayabildiğine işaret ederek, hiç bilmedikleri bir dilde eğitim almaya çalışmalarının çocuklar açısından ciddi bir yük oluşturduğunu belirtiyor: &#8220;<em>Öte yandan zihinsel engelli mülteciler başta olmak üzere kendi ana dillerinde dahi iletişimde sınırlılık yaşayanlar bir anda hiç bilmedikleri bir dil ile iletişim kurmaya çabalayacak. Bu oldukça güç bir durum öznenin kendisi için</em>.&#8221;</p>
<p style="font-weight: 400;">Keser, Türkçe bilmeyen bir çocuktan okulda dersleri anlamasının, akademik başarısını göstermesinin ve en temel ihtiyaçlarını dahi Türkçe ifade etmesinin beklenmesinin, çocuk açısından ağır sonuçlar doğurabileceğini vurguluyor. Bu durumun alay edilme, akran zorbalığı, ayrımcılık, okul terki, değersizlik hissi, akademik başarısızlık, iletişim kaynaklı problem davranışlar ve stres gibi sorunları beraberinde getirebildiğini ifade ediyor.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Evde geçirilen yaşam, görünmeyen bir izolasyona dönüşüyor</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Dr. Fırat Keser’e göre Sultanbeyli’de engelli mülteci çocukların yaşadığı sorunlar yalnızca eğitim ve sağlık hizmetlerine erişimle sınırlı değil. Fiziksel koşullar, ekonomik yetersizlikler, dil bariyeri ve bürokratik süreçlerin bir araya gelmesi, çocukların kamusal yaşamdan uzaklaşmasına yol açıyor. Çocukların oyun alanlarından, okullardan ve sosyal çevrelerinden kopması, evlerini yaşamlarının neredeyse tamamını geçirdikleri alanlara dönüştürüyor. Aileler ise çocuklarının ihtiyaçlarını karşılamak ve haklarına erişimini sağlamak için çoğu zaman tek başlarına mücadele ediyor.</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/engelli-multeciler-egitimden-ve-hayattan-kopuyor.html">Engelli mülteciler eğitimden ve hayattan kopuyor</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/engelli-multeciler-egitimden-ve-hayattan-kopuyor.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Afette medya engellileri unutuyor: Kriz anında erişim yok</title>
		<link>https://9koy.org/afette-medya-engellileri-unutuyor-kriz-aninda-erisim-yok.html</link>
					<comments>https://9koy.org/afette-medya-engellileri-unutuyor-kriz-aninda-erisim-yok.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Sep 2026 07:35:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Engelliler ve Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Bölgesel Telif Desteği Programı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=26374</guid>

					<description><![CDATA[<p>Rengin Uçkan Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı deprem, sel ve orman yangınları gibi büyük afet durmalarında bilgi akışını sağlayan medya, engelli bireylerin bilgiye erişim hakkı konusunda önemli eksiklikler yaşıyor. Afet ve acil durumlarda doğru bilgiye hızlı erişim herkes için yaşamsal önem taşırken, görme, işitme ve zihinsel engelli bireyler gerekli erişilebilirlik altyapısının yetersizliği nedeniyle bu haktan eşit [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/afette-medya-engellileri-unutuyor-kriz-aninda-erisim-yok.html">Afette medya engellileri unutuyor: Kriz anında erişim yok</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p class="p2"><span class="apple-converted-space"><b>Rengin Uçkan</b></span></p>
</div>
<div>
<p class="p2"><span class="s2">Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı deprem, sel ve orman yangınları gibi büyük afet durmalarında bilgi akışını sağlayan medya, </span>engelli bireylerin bilgiye erişim hakkı konusunda önemli eksiklikler yaşıyor. Afet ve acil durumlarda doğru bilgiye hızlı erişim herkes için yaşamsal önem taşırken, görme, işitme ve zihinsel engelli bireyler gerekli erişilebilirlik altyapısının yetersizliği nedeniyle bu haktan eşit biçimde yararlanamıyor.</p>
</div>
<div>
<p class="p2"><span class="s2">Ulusal ve yerel haber kanallarının kriz süreçlerindeki canlı yayınlarında, tahliye uyarılarında ve koordinasyon süreçlerinde eş zamanlı olarak işaret dili tercümesi, alt yazılar ve sesli betimlemeler çoğu zaman gözardı ediliyor. Bu eksiklik afet bölgelerindeki engellilerin güvenli alanlarda olmasını, yardımlara erişmesini ve yaşamsal kararlar almasını doğrudan olumsuz etkiliyor.</span><span class="apple-converted-space"> </span></p>
</div>
<div>
<p class="p2"><span class="s2">Medya bu eksiklikleri hak temelli bir dille sorgulamak yerine engellilik durumlarını acıma ya da yüceltme şeklinde yansıtmayı tercih ediyor.</span></p>
<div id="attachment_26377" style="width: 333px" class="wp-caption alignright"><img decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-26377" class=" wp-image-26377" src="https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/08/Caglar-Karsanti.png" alt="" width="323" height="323" srcset="https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/08/Caglar-Karsanti.png 1024w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/08/Caglar-Karsanti-300x300.png 300w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/08/Caglar-Karsanti-150x150.png 150w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/08/Caglar-Karsanti-768x768.png 768w" sizes="(max-width: 323px) 100vw, 323px" /><p id="caption-attachment-26377" class="wp-caption-text">Çağlar Karsantı</p></div>
</div>
<div>
<h4 class="p2"><b>&#8220;Uluslararası sözleşmelere rağmen erişilebilirlik sorunu sürüyor&#8221;</b></h4>
</div>
<div>
<p class="p2"><span class="s2">Evrensel Normlara Uyum Gözlemcileri Platformu Üyesi Çağlar Karsantı, kriz süreçlerinde medyanın rolüne dikkat çekti.  Karsantı,  Birleşmiş Milletler Engelli Haklarına İlişkin Sözleşme&#8217;nin devletlere ve kamusal yayıncılık yapan kurumlara kişilerin güvenliğini ve doğru bilgiye erişim hakkını güvence altına alma yükümlülüğü getirdiğini anımsattı.  </span></p>
</div>
<div>
<p class="p2">Ancak Karsantı&#8217;ya göre kriz anlarında medya adeta yeni bir erişilebilirlik krizi yaratıyor. Dijital haber platformlarının büyük bölümünde ne işaret dili desteği ne de erişilebilir altyazı altyapısı bulunuyor.</p>
</div>
<div>
<p class="p2"><span class="s2">Görme engelli birinin tahliye koridorunun neresi olduğunu grafiklerle bulmasının mümkün olmadığını ayrıca işitme engelli birinin de siren seslerini duyamayacağına dikkat çeken Karsantı, bu durumun kabul edilemez olduğunu söyledi.</span></p>
</div>
<div>
<h4 class="p2"><b>&#8220;Bilgiye erişim bir lüks değil, yaşam hakkıdır&#8221;</b></h4>
</div>
<div>
<p class="p2"><span class="s2">Çağlar Karsantı, kriz ve afet anlarında doğru ve zamanında bilgiye erişimin bir lüks değil, yaşam hakkı konusu olduğunu belirterek engelli kişilerin ekran başında reyting nesnesi olarak gösterilmekten vazgeçilmesi gerektiğini ifade etti. </span></p>
</div>
<div>
<p class="p2">&#8220;<em>Enkazdan sağ kurtulan engelli bireyin sistemsel sorunlarını, erişilebilir tuvalet eksikliğini ya da medikal malzeme krizini konuşmadığımız, bunları bir hak değil yardım meselesi olarak sunduğumuz sürece bu sağlamcı düzen değişmeyecek</em>&#8221; diyen Karsantı, gazetecilerin &#8220;mucize&#8221; anlatısından uzaklaşarak kamu kurumlarının hesap verebilirliğini sorgulayan haberciliğe yönelmesi gerektiğine dikkat çekti.</p>
</div>
<div>
<h4 class="p2"><b>Ayrımcılığa karşı ne yapılmalı?</b></h4>
</div>
<div>
<p class="p2"><span class="s2">Karsantı’ya göre uluslar arası sözleşmeler ve yayıncılık ilkeleri doğrultusunda, </span>afet haberciliğinde ayrımcılığı yeniden üretmeyen, erişilebilirliği esas alan bir yayıncılık anlayışının benimsenmesi gerekiyor. Bu çerçevede afet ve acil durumlarda yapılan yayınlarda altyazı, işaret dili çevirisi ve sesli betimleme uygulamalarının standart hale getirilmesi gerekiyor. Afet koordinasyon haritalarının ekran okuyucu yazılımlarla uyumlu hazırlanması ve kriz haberciliği süreçlerine engelli bireylerin de aktif olarak dahil edilmesi, daha kapsayıcı bir afet iletişimi için atılması gereken temel adımlar arasında yer alıyor.</p>
</div>
<p>The post <a href="https://9koy.org/afette-medya-engellileri-unutuyor-kriz-aninda-erisim-yok.html">Afette medya engellileri unutuyor: Kriz anında erişim yok</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/afette-medya-engellileri-unutuyor-kriz-aninda-erisim-yok.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Engelliler için haklar yasal, yaşam ise zor</title>
		<link>https://9koy.org/engelliler-icin-haklar-yasal-yasam-ise-zor.html</link>
					<comments>https://9koy.org/engelliler-icin-haklar-yasal-yasam-ise-zor.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Aug 2026 09:58:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Engelliler ve Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Sertifika ve Telif Desteği Programı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=25892</guid>

					<description><![CDATA[<p>Özlem Şaylık Engelli bireylerin yasal hakları ile günlük yaşam deneyimleri arasındaki fark; özellikle fiziksel erişilebilirlik, istihdam süreçleri ve sosyal katılım alanlarında tartışılmaya devam ediyor. Türkiye genelinde engelli bireylerin karşılaştığı sorunlar hem sivil toplum temsilcileri hem de alan uzmanları tarafından farklı başlıklar altında değerlendiriliyor. Bedensel Engelliler Spor Kulübü Dernek üyesi Hanefi Baykara, engelli bireylerin yaşamın birçok [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/engelliler-icin-haklar-yasal-yasam-ise-zor.html">Engelliler için haklar yasal, yaşam ise zor</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;"><strong>Özlem Şaylık</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Engelli bireylerin yasal hakları ile günlük yaşam deneyimleri arasındaki fark; özellikle fiziksel erişilebilirlik, istihdam süreçleri ve sosyal katılım alanlarında tartışılmaya devam ediyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Türkiye genelinde engelli bireylerin karşılaştığı sorunlar hem sivil toplum temsilcileri hem de alan uzmanları tarafından farklı başlıklar altında değerlendiriliyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Bedensel Engelliler Spor Kulübü Dernek üyesi Hanefi Baykara, engelli bireylerin yaşamın birçok alanında eşit ve erişilebilir koşullara ulaşmakta zorlandığını belirtti. Baykara, özellikle istihdam, eğitim ve sağlık alanlarında yaşanan sorunların engelli bireylerin toplumsal hayata katılımını sınırladığını ifade ederek şu değerlendirmede bulundu:</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8220;<em>Yeterli iş imkanı sunulmaması, çalışma ortamlarının engelli bireylerin ihtiyaçlarına uygun hale getirilmemesi ve işverenlerin yeterli bilinç düzeyine sahip olmaması, ekonomik hayata katılımı ciddi şekilde sınırlandıran temel etkenler arasında yer alıyor. Bu durum, engelli bireylerin üretim süreçlerine dahil olmasını zorlaştırırken aynı zamanda bağımsız yaşam olanaklarını da kısıtlıyor</em>.&#8221;</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Medyada &#8220;acıma dili&#8221; ve yanlış temsil tartışması</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Sağlık hizmetlerine erişimde de önemli sorunlar yaşandığını belirten Baykara, ulaşım ve randevu süreçlerindeki aksaklıklara değinerek, şöyle konuştu: &#8220;<em>Uzun bekleme süreleri, sağlık merkezlerine ulaşımda yaşanan fiziksel engeller ve bazı branşlarda uzman desteğine erişimdeki zorluklar, engelli bireylerin yaşam kalitesini doğrudan etkileyen ciddi problemler olarak karşımıza çıkıyor. Bu sorunlar yalnızca bireysel değil, sistemsel bir eksikliğe işaret ediyor</em>.&#8221;</p>
<p style="font-weight: 400;">Eğitim ve rehabilitasyon süreçlerine ilişkin taleplerini de aktaran Baykara, destek eğitim sisteminde standartlaşma ihtiyacına değinerek şu ifadeleri kullandı:</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8220;<em>Eğitim sürelerinin bireylerin ihtiyaçlarına göre yeniden düzenlenmesi gerekiyor. Grup eğitimine uygun olmayan bireyler için hak kaybı yaşanmadan bireysel eğitim saatleri artırılmalı. Mevcut sistem, bazı bireylerin ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kalıyor ve bu durum eşitsizlik yaratıyor.</em>&#8220;</p>
<p style="font-weight: 400;">Ayrıca özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinin ekonomik koşullar nedeniyle zor bir süreçten geçtiğini belirten Baykara, bunun hem hizmet alan bireyleri hem de çalışanları etkilediğini ifade etti.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Engelli bireylerin karar süreçlerine katılım sorunu</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Van Görme Engelliler Spor Kulübü Başkanı Mail Tam ise engelli bireylerin karar alma mekanizmalarında yeterince yer almadığını söyledi. Tam, &#8220;<em>Hak öznesi olan kişiler çoğu zaman süreçlerin dışında bırakılıyor, onlar adına başkaları konuşuyor. Bu durum, engellilik meselesine yaklaşımda en temel yapısal sorunlardan birini oluşturuyor</em>&#8221; dedi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Tam ayrıca, medya diline ilişkin eleştirilerde bulunarak şunları söyledi: &#8220;<em>Engelli bireylerin başarıları çoğu zaman olağan bir durumdan ziyade sıra dışı bir kahramanlık hikayesi gibi sunuluyor. Öte yandan yaşanan sorunlar ise çoğu zaman duygusal bir çerçeveye sıkıştırılarak gerçek yapısal problemler arka planda bırakılıyor. Bu yaklaşım, toplumsal algıyı da olumsuz etkiliyor</em>.&#8221;</p>
<p style="font-weight: 400;">Yapılan açıklamalar, Türkiye’de engelli bireylerin yasal hakları ile günlük yaşam pratikleri arasındaki farkın sürdüğünü ortaya koyuyor. Sivil toplum temsilcileri ve uzmanlar; erişilebilirlik, istihdamda eşitlik ve kapsayıcı sosyal politikaların güçlendirilmesi gerektiğini belirterek mevcut sorunların yalnızca farkındalıkla değil, yapısal düzenlemelerle çözülebileceğini ifade ediyor.</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/engelliler-icin-haklar-yasal-yasam-ise-zor.html">Engelliler için haklar yasal, yaşam ise zor</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/engelliler-icin-haklar-yasal-yasam-ise-zor.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Medya engellilere karşı nasıl iki uçlu bir yaklaşım içinde?</title>
		<link>https://9koy.org/medya-engellilere-karsi-nasil-iki-uclu-bir-yaklasim-icinde.html</link>
					<comments>https://9koy.org/medya-engellilere-karsi-nasil-iki-uclu-bir-yaklasim-icinde.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Jul 2026 08:09:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Engelliler ve Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Sertifika ve Telif Desteği Programı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=25425</guid>

					<description><![CDATA[<p>Rengin Uçkan Türkiye’de medya araçları engellilik söz konusu olduğunda insan haklarını yansıtma iddiasında bulunsa da çoğu zaman var olan önyargıları besleyen, ayrımcılığı pekiştiren ve ayrımcı bir yaklaşımla üretim yapıyor. Birleşmiş Milletler Engellilerin Haklarına Dair Sözleşme başta olmak üzere konuyla ilgili ulusal mevzuat ve uluslararası sözleşmeler; engellilerin hak öznesi olduğunu, eşit temsiliyet hakkının bulunduğunu ve bunun [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/medya-engellilere-karsi-nasil-iki-uclu-bir-yaklasim-icinde.html">Medya engellilere karşı nasıl iki uçlu bir yaklaşım içinde?</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;"><strong>Rengin Uçkan</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Türkiye’de medya araçları engellilik söz konusu olduğunda insan haklarını yansıtma iddiasında bulunsa da çoğu zaman var olan önyargıları besleyen, ayrımcılığı pekiştiren ve ayrımcı bir yaklaşımla üretim yapıyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Birleşmiş Milletler Engellilerin Haklarına Dair Sözleşme başta olmak üzere konuyla ilgili ulusal mevzuat ve uluslararası sözleşmeler; engellilerin hak öznesi olduğunu, eşit temsiliyet hakkının bulunduğunu ve bunun insan onuruna yakışır bir şekilde yapılması gerektiğini beyan ediyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Ancak medyanın üretim araçları bu normlara uymamakta ısrarlı. Hak temelli çalışma yürüten sivil toplum kuruluşlarının bu konuda hazırladığı raporlar hak ihlallerini açıkça belgeliyor.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>İki uçlu yaklaşım: Süper kahramanlık ile ajitasyon</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Medyanın engellilik algısı incelendiğinde karşımıza iki uçlu bir yaklaşım çıkıyor. Bu yaklaşımın ilk ayağını; uluslararası literatürde “efsaneleştirme” ya da “kahramanlaştırma” olarak geçen, engellilerin günlük hayattaki başarılarını “engeline rağmen başardı” şeklindeki anlatım biçimleri oluşturuyor. Bireylerin ruhsal, fiziksel ya da zihinsel çeşitliliklerini kamusal sorumluluklara ve erişilebilirlik standartlarına değinmeden anlatan bu dil, engellileri adeta bir reklam aracı olarak görüyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Diğer yandan sosyoekonomik ve coğrafi kısıtlamalar içine hapsedilmiş engellilerin hayatı, hak ihlalleri görmezden gelinerek dramatize edilmiş şekillerde anlatılıyor. Burada asıl sorgulanması gereken devletin sorumluluğu olması gerekirken, hak ihlallerinin üstü örtülerek kişiler “kader kurbanı” şeklinde yansıtılıyor. Engellilerin yaşadığı ayrımcılık vurgulanmak yerine toplumun anlık ilgisini çekmek amacıyla yaşantıları ajitasyon şeklinde anlatılıyor.</p>
<div id="attachment_25427" style="width: 359px" class="wp-caption alignright"><img decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-25427" class=" wp-image-25427" src="https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/06/Caglar-Karsanti.png" alt="" width="349" height="349" srcset="https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/06/Caglar-Karsanti.png 1024w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/06/Caglar-Karsanti-300x300.png 300w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/06/Caglar-Karsanti-150x150.png 150w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/06/Caglar-Karsanti-768x768.png 768w" sizes="(max-width: 349px) 100vw, 349px" /><p id="caption-attachment-25427" class="wp-caption-text">Çağlar Karsantı</p></div>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Sağlamcılık, hak öznesini devre dışı bırakarak başkalarının söz söylemesidir&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Konunun sistematik boyutlarını yorumlayan Evrensel Normlara Uyum Gözlemcileri Platformu Koordinatörü Çağlar Karsantı, medyanın habercilikte engellilikte haklara erişim meselesinin nasıl suistimal edildiğini ve hak öznelerinin nasıl görünmez kılındığını kendi alan deneyimlerine dayanarak anlatıyor ve şunları dile getiriyor:</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8220;<em>Medyadaki sağlamcı dil ya olağanüstü şekilde bir göğün üzerine çıkarma ya da yerin altına indirme durumlarıyla karşımıza çıkıyor. İngilizcede buna efsaneleştirme (legendary) dili denir. Medya bunu genelde bir başarı profilinde kullanır. O engelliyi göğün üzerine çıkararak aslında son derece normal ve insani olan bir başarıyı öyle bir süsler ki kamuoyuna sunulabilecek bir reklam aracına dönüştürür. Oysa her insanın yaptığı bir şeydir bu; sadece o insanın fiziksel veya ruhsal bir farklılığı, bir çeşitliliği vardır. Bundan kaynaklı farklı araç gereçlere, farklı makul uyumlaştırmalara ve gereksinimlere ihtiyaç duyar. Bunlar sağlandığı zaman zaten topluma ve sosyal hayata entegre olmuş olur. Ama medya bu gereksinimlerin kamusal birer hak olduğunu görmezden gelerek oradan yapay bir başarı öyküsü çıkarmaya çalışıyor</em>.&#8221;</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Sosyal ajitasyon pornografisi ve kolaya kaçma haberciliği</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Medyanın diğer uca savrulduğunda ürettiği dili “sosyal ajitasyon pornografisi” olarak nitelendiren Çağlar Karsantı, medyanın toplumsal bilinç oluşturmak yerine kolaya kaçtığını ve reyting odaklı hareket ettiğini söylüyor. Karsantı, medyanın denetim mekanizmalarını eleştirmek dururken bireyleri nasıl eleştirdiğini şu örnekler üzerinden anlatıyor:</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8220;<em>Bir de medyanın tamamen yerin dibine soktuğu bir grup var. İmkânsızlıklar içindeki bir engellinin sosyoekonomik veya coğrafi dezavantajlarını kullanarak ajitasyon yapan bir medya senaryosuyla karşılaşıyoruz. Oysa orada odaklanılması gereken asıl şey; sosyal politikaların yetersizliği. Toplumun tüm bireyleriyle eşit olanaklara sahip kılınmadığı gerçeğine odaklanmak, devletin uluslararası sözleşmelerin gerekliliklerini neden yerine getirmediğini sorgulamak yerine direkt kamuoyunun ilgisini çekecek ajitasyon haberleri yapılıyor. Bir başka vahim boyut ise etiketleme. Örneğin esnaflık yapan ya da öğretmen olan bir engelli birey olumsuz bir olayla gündeme geldiğinde medya direkt ‘Engelli öğretmen öğrencisini dövdü’ ya da ‘Engelli bakkal çürük ürün sattı’ gibi başlıklar atıyor. Kişinin engelliliğini ön plana çıkararak bundan bir haber değeri, bir reklam yaratmaya çalışıyorlar. Sektördeki bazı gazetecilerin de kabul ettiği gibi bunların tamamı birer sosyal ajitasyon pornografisidir.</em>&#8220;</p>
<p style="font-weight: 400;">Medyadan yöneltilen “Kamuoyu bunu istiyor, insanlar ancak bunu okuyor,” savunmasının sosyolojik bir temeli olmadığını ifade eden Karsantı, toplumu bilinçlendirmenin medyanın asli görevi olduğunu hatırlatarak uluslararası mevzuata dikkat çekiyor:</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8220;<em>Medya, eğitim hakkına erişemeyen otizmli bir çocuk için BM Engelli Hakları Sözleşmesi&#8217;nin 24. maddesini göstererek eğitimin tüm çocuklar için eşit hak olduğunu söylese kamuoyu bunu iyi bir şekilde anlayacaktır. Ancak medyanın kolaya kaçma stratejisi devam ettikçe bu durum gerçekleşmeyecektir. Bu noktada bizler için bu yaklaşımla mücadele etmenin en güçlü yönü, BM Engelli Hakları Sözleşmesi&#8217;nin 8. maddesinde yer alan ‘Bilinçlenme ve Farkındalık’ hükmüdür. Bu madde bize hem engelli bireylerin hakları ve varlığı konusunda bilinçlendirilmesini hem de toplumun engellilik konusunda dönüştürülmesini anlatır. Bu mücadelenin ön koşulu, medya ve kamuoyundaki tüm araçları kullanarak hak temelli bir bilinçlenme sağlamaktır</em>.&#8221;</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Raporlar medyadaki sistematik ayrımcılığı doğruluyor</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Çağlar Karsantı’nın üzerinde durduğu bu sistemsel eleştiriler ve alan gözlemleri, sivil toplum kuruluşlarının da konuyla ilgili yazdığı raporlarla destekleniyor. Konu ile ilgili yayımlanan raporlar medyanın dilini eşitliği sağlayıcı yönde kullanmadığını kanıtlıyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği tarafından hazırlanan Engelli Kadınların Haber Medyasında Temsili İzleme Raporu, medyadaki ayrımcılığın kesişimsellik boyutunu da açıklıyor. Ayrıca engelli kadınların medyada hem sağlamcı yaklaşıma hem de toplumsal cinsiyet eşitsizliğine maruz kalmalarına neden olan çifte bir dezavantajlı hale getirmeye maruz kaldıklarını anlatıyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Medya, engelli kadınları sürekli edilgen bir varlık gibi göstererek üreten, toplumsal hayatta var olan ve hak arayan özneler olduğunu görmezden geliyor. Bu bulgular medyadaki haber dilinin kapsayıcılıktan ne kadar uzak olduğunu ortaya koyuyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Evrensel Normlara Uyum Gözlemcileri Platformu bünyesinde hazırlanan Medya Hizmetlerinde Engellilerin Erişimi İçin Ön Çalışma ve Planlama Belgesi de radyo ve televizyon yayıncılığındaki yapısal ve dilsel standart eksikliğini ele alıyor ve RTÜK çalıştaylarına rağmen medya için etkin bir izleme mekanizması bulunmadığını söylüyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Belgede, RTÜK çalıştaylarından sonra kurum tarafından uygulanması beklenen farkındalık çalışmalarına rağmen uygulamada kalıcı bir izleme mekanizmasının bulunmayışı eleştiriliyor. Raporda medyanın ayrıştırıcı dilden arınması için hak temelli standartlaşmış bir dil kılavuzunun ortaya konmasının gerekliliğine değiniliyor. Ayrıca medyadaki bu ayrıştırıcı dilin dönüştürülmesini bir yandan da engellilerin medya sektöründe aktif üretim yapabilmesine bağlıyor ve bu anlamda alan açılması gerektiği vurgulanıyor.</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/medya-engellilere-karsi-nasil-iki-uclu-bir-yaklasim-icinde.html">Medya engellilere karşı nasıl iki uçlu bir yaklaşım içinde?</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/medya-engellilere-karsi-nasil-iki-uclu-bir-yaklasim-icinde.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sosyal medyada etkileşim yarışı kadınları hedef alıyor</title>
		<link>https://9koy.org/sosyal-medyada-etkilesim-yarisi-kadinlari-hedef-aliyor.html</link>
					<comments>https://9koy.org/sosyal-medyada-etkilesim-yarisi-kadinlari-hedef-aliyor.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Jul 2026 08:04:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kadın ve Medya]]></category>
		<category><![CDATA[9. Köy Haber Merkezi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=25245</guid>

					<description><![CDATA[<p>Alara Türkeli Sosyal medyada çoğu zaman içerik kalitesinden çok etkileşim yarışı öne çıkıyor. Bu yarışın en görünür araçlarından biriyse linç kültürüyle beslenen dijital şiddet mekanizmaları. Bu şiddetten en fazla etkilenenlerin başında ise kadınlar geliyor. Bir dönem “özgürlük alanı” olarak görülen sosyal medya, bugün patriyarkal dilin yeniden üretildiği bir zemine dönüşüyor. 9.Köy’e konuşan akademisyen Gülüm Şener, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/sosyal-medyada-etkilesim-yarisi-kadinlari-hedef-aliyor.html">Sosyal medyada etkileşim yarışı kadınları hedef alıyor</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;"><strong>Alara Türkeli</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Sosyal medyada çoğu zaman içerik kalitesinden çok etkileşim yarışı öne çıkıyor. Bu yarışın en görünür araçlarından biriyse linç kültürüyle beslenen dijital şiddet mekanizmaları. Bu şiddetten en fazla etkilenenlerin başında ise kadınlar geliyor. Bir dönem “özgürlük alanı” olarak görülen sosyal medya, bugün patriyarkal dilin yeniden üretildiği bir zemine dönüşüyor.</p>
<p>9.Köy’e konuşan akademisyen Gülüm Şener, sosyal medyada etkileşim almak uğruna kadınları itibarsızlaştıran, küçümseyen ve hedef gösteren içeriklerin toplumsal cinsiyete dayalı dijital şiddet kapsamında olduğunu söyledi.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-25249 alignright" src="https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/06/C_D_S_foto_tweet_.jpeg" alt="" width="481" height="596" srcset="https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/06/C_D_S_foto_tweet_.jpeg 481w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/06/C_D_S_foto_tweet_-242x300.jpeg 242w" sizes="auto, (max-width: 481px) 100vw, 481px" /></p>
<p style="font-weight: 400;">X platformundaki gönderi ve etkileşim verilerini analiz etmesi istenen yapay zekâ aracı Grok’un derlediği tahmini verilere göre, Türkiye’de mavi tikli hesaplar tarafından paylaşılan içerikler, kadınlara yönelik dijital linç kültürünün görünür hâle geldiği önemli alanlardan biri. Günlük binin üzerinde videolu paylaşımın en az yüzde 25’i kadınları konu alıyor ve bu içeriklerin önemli bölümünde ise hedef gösterici, cinsiyetçi ve aşağılayıcı dilin öne çıktığı görülüyor. Analize göre kadın odaklı videolu içeriklerde negatif dil oranı yüzde 35’in üzerine çıkıyor. Kadınları hedef alan içeriklerde kullanılan dilin çoğunlukla aşağılayıcı, genelleyici ve ahlak merkezli ifadelerden oluştuğu görülüyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Daha önce içerikleri izinsiz şekilde kullanılan ve hedef haline getirilen içerik üreticisi Eyşan Sarpaş, sosyal medyada içeriklerin sıklıkla bağlamından koparıldığını şu sözlerle anlattı: &#8220;<em>Söylediğiniz şey birkaç saniyelik kesitlerle dolaşıma sokuluyor. Siz belli bir tartışmayı açmak için konuşurken başka bir hesap bunu alaycı ve hedef gösterici bir dille yeniden paylaşabiliyor. O noktada kendi sözünüz size karşı bir saldırı aracına dönüşüyor.</em>&#8220;</p>
<p style="font-weight: 400;">Bazı hesapların, etkileşimlerini kadınları hedef alarak büyüttüğünü düşünen Sarpaş, kadın düşmanlığının yeni medyada adeta bir içerik formatına dönüştüğünü söyledi. Sarpaş, &#8220;<em>Bir kadının kıyafetini, konuşmasını ya da fikrini aşağılayıcı bir bağlamda paylaştığınızda çok hızlı bir öfke kalabalığı oluşabiliyor. Bu da beğeni, paylaşım ve takipçi olarak geri dönüyor</em>&#8221; ifadelerini kullandı. Kadınların sosyal medyada daha hızlı hedef alınmasının toplumsal cinsiyet eşitsizliğiyle doğrudan bağlantılı olduğunu belirten Sarpaş, &#8220;<em>Kadın konuştuğunda, itiraz ettiğinde ya da sadece görünür olduğunda bile ‘yerini aşmış’ gibi algılanabiliyor</em>&#8221; dedi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Akademisyen Gülüm Şener, bazen mağdurların bile fark edemediği dijital şiddetin, algoritmaların etkisiyle kısa sürede organize nefret kampanyalarına dönüşebildiğini kaydetti. Şener, bu süreçte mağdurların kişisel bilgilerinin ve ev adreslerinin ifşa edilebildiğini, fiziksel şiddet tehditleriyle karşı karşıya kalabildiklerini vurguladı.</p>
<p style="font-weight: 400;">Şener’e göre kadın düşmanlığını normalleştiren platform kültürü, algoritmalar ve etkileşim ekonomisi bu yapıyı besliyor. Kadınları hedef alan dijital şiddeti 9. Köy’e değerlendiren Ankara Barosu KVKK Kurulu Başkan Yardımcısı Begüm Orhon ise bir kişinin videosu ya da fotoğrafını izinsiz paylaşmanın birden fazla hukuki ihlali gündeme getirebileceğini vurguladı.</p>
<p style="font-weight: 400;">Orhon, &#8220;<em>Kişinin fotoğrafı, videosu ve sesi kişisel veri niteliğindedir. İzinsiz çekim ve paylaşım; özel hayatın gizliliğini ihlal, kişisel verilerin hukuka aykırı şekilde yayılması, kişilik hakkı ihlali ve aşağılayıcı içerik bulunması hâlinde hakaret suçunu gündeme getirebilir</em>&#8221; dedi.</p>
<p style="font-weight: 400;">İçeriğin bağlamından koparılarak servis edilmesi, itibarı zedeleme amacı taşıması ya da dijital linç sonucunu doğurması hâlinde ifade özgürlüğü korumasının zayıfladığını kaydeden Orhon, dijital şiddete maruz kalan kadınların ilk olarak delil toplaması gerektiğini söyledi.</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/sosyal-medyada-etkilesim-yarisi-kadinlari-hedef-aliyor.html">Sosyal medyada etkileşim yarışı kadınları hedef alıyor</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/sosyal-medyada-etkilesim-yarisi-kadinlari-hedef-aliyor.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadınlar hâlâ işgücünün dışında: Eşitlik kâğıt üzerinde mi?</title>
		<link>https://9koy.org/kadinlar-hala-isgucunun-disinda-esitlik-kagit-uzerinde-mi.html</link>
					<comments>https://9koy.org/kadinlar-hala-isgucunun-disinda-esitlik-kagit-uzerinde-mi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Jun 2026 07:02:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kadın ve Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Sertifika ve Telif Desteği Programı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=24981</guid>

					<description><![CDATA[<p>Fatma Öztürk Türkiye’de kadınların çalışma hayatına katılımı yasal olarak güvence altında olsa da veriler, bu hakkın pratikte eşit şekilde kullanılamadığını ortaya koyuyor. Kadınların işgücüne katılım oranı OECD ortalamasının oldukça gerisinde seyrederken, özellikle bakım sorumlulukları ve toplumsal roller bu tabloyu şekillendiren başlıca unsurlar arasında yer alıyor. Türkiye’de kadınların işgücüne katılım oranı yüzde 32–36 aralığında seyrederken, erkeklerde [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/kadinlar-hala-isgucunun-disinda-esitlik-kagit-uzerinde-mi.html">Kadınlar hâlâ işgücünün dışında: Eşitlik kâğıt üzerinde mi?</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;"><strong>Fatma Öztürk</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Türkiye’de kadınların çalışma hayatına katılımı yasal olarak güvence altında olsa da veriler, bu hakkın pratikte eşit şekilde kullanılamadığını ortaya koyuyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Kadınların işgücüne katılım oranı OECD ortalamasının oldukça gerisinde seyrederken, özellikle bakım sorumlulukları ve toplumsal roller bu tabloyu şekillendiren başlıca unsurlar arasında yer alıyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Türkiye’de kadınların işgücüne katılım oranı yüzde 32–36 aralığında seyrederken, erkeklerde bu oran yüzde 71’in üzerinde.</p>
<p style="font-weight: 400;">Kadınlar çalışma hayatında daha çok kayıt dışı istihdam, düşük ücret ve karar alma mekanizmalarında sınırlı temsil gibi sorunlarla karşılaşıyor. Çocuk ve yaşlı bakımı sorumluluğunun büyük ölçüde kadınlar tarafından üstlenilmesi, eğitim olanaklarına erişimdeki eşitsizlikler ve bölgesel farklılıklar da işgücüne katılımı doğrudan etkiliyor.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Yasal eşitlik fiiliyatta eşitlik sağlamıyor</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Avukat Hüseyin Fırat Yavuz, Türkiye’de kadınların çalışma hayatına katılımını engelleyen doğrudan bir hukuki düzenleme bulunmadığını, anayasa ve iş hukuku çerçevesinde eşitlik ilkesinin güvence altına alındığını belirtti.</p>
<p style="font-weight: 400;">Yavuz, ancak doğurganlık oranının yüksek olduğu bölgelerde analık ve süt izni gibi hakların, küçük ve orta ölçekli işletmelerde iş planlamasını zorlaştırabildiğini ifade etti. Bu durumun bazı işverenlerin kadın istihdamı konusunda daha temkinli davranmasına neden olabildiğini dile getiren Yavuz, şöyle konuştu:</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8220;<em>Doğum oranlarının yüksek olduğu bölgelerde bu durum özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler için zaman zaman iş planlamasını zorlaştırabiliyor. Bu nedenle bazı işverenler kadın istihdamı konusunda daha temkinli davranabiliyor. Elbette bu durum kadınların haklarının sınırlandırılması gerektiği anlamına gelmez; ancak politika geliştirilirken bölgenin sosyolojik ve ekonomik gerçekliklerinin de dikkate alınması gerekir</em>.&#8221;</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Kadınlar iş hayatına neden dahil olamıyor?</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">İstanbul Bilgi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi Dr. Ayşe Kaşıkırık ise kadınların iş hayatına katılımının yalnızca istihdam edilip edilmemekle sınırlı olmadığını, bu sürecin aynı zamanda bir “maliyet” içerdiğini söyledi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Kadınların ev içi sorumluluklar, bakım emeği ve toplumsal beklentiler nedeniyle zaman ve enerji açısından çok katmanlı bir yük taşıdığına işaret eden Kaşıkırık, kadınların çoğu zaman iş hayatına katılabilmek için bu yükleri yeniden düzenlemek zorunda kaldığını, çalışsalar bile ev içindeki sorumlulukların devam ettiğini ifade etti.</p>
<p style="font-weight: 400;">Kadınların özellikle yaşamlarının erken dönemlerinde iş hayatından uzak kalabildiğini, çocukların büyümesiyle birlikte yeniden çalışma hayatına yöneldiklerini belirten Kaşıkırık, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8220;<em>Aileyle, toplumla, zamanla ve çoğu zaman kendi içindeki ‘yapabilir miyim?’ sorusuyla verilen bir mücadele. Erkekler bir engelle karşılaşıyorsa, kadınlar aynı yolda dört beş engelle karşılaşıyor. O yüzden ben diyorum ki mesele kadınların çalışmak istemesi değil. Kadınlar zaten çalışmak, üretmek, var olmak istiyor. Asıl mesele, bu katılımın önündeki görünmeyen maliyetleri ortadan kaldırmak. Bu maliyetleri konuşmadan sadece ‘kadınlar neden çalışmıyor?’ sorusunu sormak, gerçeği eksik okumak oluyor</em>.&#8221;</p>
<p style="font-weight: 400;">Kadınların işgücüne katılımının artırılması için esnek çalışma modelleri, bakım hizmetlerinin yaygınlaştırılması, mesleki eğitim olanaklarının geliştirilmesi ve kadın girişimciliğinin desteklenmesi öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Mevcut hukuki çerçevenin ötesinde, toplumsal ve ekonomik koşulların dönüştürülmesine yönelik adımlar, kadınların çalışma hayatında daha dengeli bir şekilde yer almasının önünü açabilecek unsurlar olarak değerlendiriliyor.</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/kadinlar-hala-isgucunun-disinda-esitlik-kagit-uzerinde-mi.html">Kadınlar hâlâ işgücünün dışında: Eşitlik kâğıt üzerinde mi?</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/kadinlar-hala-isgucunun-disinda-esitlik-kagit-uzerinde-mi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beden sınırları ve görünmez ayrımcılık</title>
		<link>https://9koy.org/beden-sinirlari-ve-gorunmez-ayrimcilik.html</link>
					<comments>https://9koy.org/beden-sinirlari-ve-gorunmez-ayrimcilik.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Jun 2026 07:01:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kadın ve Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Sertifika ve Telif Desteği Programı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=24978</guid>

					<description><![CDATA[<p>Fatma Uçkan Türkiye’de birçok giyim markasının belirli beden aralıklarıyla sınırlı kalması, büyük beden bireylerin alışveriş deneyimini zorlaştırırken aynı zamanda pek çok kişinin günlük yaşamlarını de etkiliyor. Raflarda yer bulamayan bedenler, yalnızca tüketim meselesi olmaktan çıkıp toplumsal bir soruna dönüşüyor. “İdeal beden” anlayışının tekrar tekrar üretilmesi, bu kalıbın dışında kalanları görünmez hâle getiriyor. Sınırlı beden aralığıyla [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/beden-sinirlari-ve-gorunmez-ayrimcilik.html">Beden sınırları ve görünmez ayrımcılık</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;"><strong>Fatma Uçkan</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Türkiye’de birçok giyim markasının belirli beden aralıklarıyla sınırlı kalması, büyük beden bireylerin alışveriş deneyimini zorlaştırırken aynı zamanda pek çok kişinin günlük yaşamlarını de etkiliyor. Raflarda yer bulamayan bedenler, yalnızca tüketim meselesi olmaktan çıkıp toplumsal bir soruna dönüşüyor. “İdeal beden” anlayışının tekrar tekrar üretilmesi, bu kalıbın dışında kalanları görünmez hâle getiriyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Sınırlı beden aralığıyla üretim yapan moda sektörü, büyük beden bireylerin yalnızca alışveriş deneyimini değil, gündelik yaşamını ve psikolojik durumunu da etkiliyor.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Raflarda olmayan bedenler</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Türkiye Psikologlar Derneği Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Kaya, bu yaklaşımın birey üzerinde oluşturduğu etkileri şu sözlerle anlattı &#8220;<em>Toplumda belli bir beden tipinin sürekli öne çıkarılması, bu ölçütlerin dışında kalan bireylerin zamanla kendilerini eksik ya da yetersiz hissetmelerine zemin hazırlayabiliyor</em>.&#8221;</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Görünmeyen ayrımcılık nasıl oluyor?</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Kaya, bu sürecin gündelik hayatın birçok alanına yansıdığını ifade ederek, &#8220;<em>Beden üzerinden kurulan bu örtük ayrımcılık, bireyin yalnızca dış görünüşüne yönelik bir mesele değil</em>&#8221; dedi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Kilosu nedeniyle uzun süre ayrımcılıkla karşılaştığını söyleyen 32 yaşındaki Emine Köse ise yaşadıklarını şöyle anlattı: &#8220;<em>Alışverişe gitmek benim için hep baştan sona stresli bir süreçti. Bir kıyafeti beğeniyorsunuz ama bedeniniz yok. Mağazada dolaşırken kendinizi fazlalık gibi hissettiğiniz anlar oluyor. İnsan ister istemez ‘Benim için üretilmemiş’ diye düşünüyor. Bu his zamanla insanın içine işliyor.</em>&#8220;</p>
<p style="font-weight: 400;">Yaşadığı sürecin yalnızca alışverişle sınırlı kalmadığını belirten Köse, &#8220;<em>Bir noktadan sonra mesele sadece kıyafet bulamamak olmuyor. Kalabalık ortamlara girerken daha çok düşünmeye başlıyorsunuz. İnsanların size bakıp bakmadığını, sizi nasıl gördüğünü sorguluyorsunuz. Bu da insanı yoruyor. Bir süre sonra kendinizi geri çekmeye başlıyorsunuz.</em>&#8221; diye konuştu.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Bana göre değil&#8221; hissi</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Psikolojik destek almaya başladıktan sonra yaşadıklarını farklı bir yerden değerlendirebildiğini söyleyen Köse, şunları aktardı: &#8220;<em>Uzun süre sorunun kendimde olduğunu düşündüm. Ama zamanla bunun bana ait bir eksiklik değil, toplumun bakış açısıyla ilgili olduğunu fark ettim. Bunu anlamak benim için önemli bir kırılma noktası oldu</em>.&#8221;</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Alışverişten kaçınan bedenler</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Aynı bölgede uzun yıllardır büyük beden giyim ürünleri satan Şerif Karul ise müşterilerinin alışveriş sırasında yaşadığı çekincelere sık sık tanık olduğunu anlattı.</p>
<p style="font-weight: 400;">Yaklaşık 30 yıldır bu işi yaptığını söyleyen Karul, özellikle büyük beden kadın müşterilerin mağazaya geldiklerinde daha geniş beden aralıkları aradığını belirterek, &#8220;<em>Bazı müşterilerimiz doğrudan gelip ‘Bana uygun beden bulmak çok zor oluyor’ diyor. 4-5-6XL, hatta 10XL gibi bedenler soran müşterilerimiz var. Çoğu zaman renkli ürünlerden uzak duruyorlar. Daha koyu renkleri tercih ediyorlar çünkü dikkat çekmek istemediklerini söylüyorlar.</em>&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p style="font-weight: 400;">Müşterilerin zaman zaman yaşadıkları olumsuz deneyimleri de anlattığını söyleyen Karul, &#8220;<em>Buraya gelen birçok kişi başka mağazalarda beden bulamadığını anlatıyor. ‘Kendimizi dışlanmış gibi hissediyoruz’ diyenler oluyor. Bazıları alışveriş yaparken insanların bakışlarından rahatsız olduğunu söylüyor</em>&#8221; dedi.</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/beden-sinirlari-ve-gorunmez-ayrimcilik.html">Beden sınırları ve görünmez ayrımcılık</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/beden-sinirlari-ve-gorunmez-ayrimcilik.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Engelli çalışanlar: İşe girmek yetmiyor, tutunmak zor</title>
		<link>https://9koy.org/engelli-calisanlar-ise-girmek-yetmiyor-tutunmak-zor.html</link>
					<comments>https://9koy.org/engelli-calisanlar-ise-girmek-yetmiyor-tutunmak-zor.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Jun 2026 07:15:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Engelliler ve Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Sertifika ve Telif Desteği Programı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=24804</guid>

					<description><![CDATA[<p>Savaş Abi Türkiye’de Şubat 2026 itibarıyla 50 ve üzeri çalışanı bulunan özel sektör işyerlerinde 117 bin 83 engelli çalışan istihdam ediliyor. Kamuda ise son 22 yılda 70 binden fazla engelli personelin göreve başladığı belirtiliyor. Ancak bu sayılara rağmen engellilerin iş gücüne katılım oranı yüzde 15,1 seviyesinde kalarak düşük düzeyini koruyor. Engelli bireyler iş hayatına katılımda [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/engelli-calisanlar-ise-girmek-yetmiyor-tutunmak-zor.html">Engelli çalışanlar: İşe girmek yetmiyor, tutunmak zor</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;"><strong>Savaş Abi</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Türkiye’de Şubat 2026 itibarıyla 50 ve üzeri çalışanı bulunan özel sektör işyerlerinde 117 bin 83 engelli çalışan istihdam ediliyor. Kamuda ise son 22 yılda 70 binden fazla engelli personelin göreve başladığı belirtiliyor. Ancak bu sayılara rağmen engellilerin iş gücüne katılım oranı yüzde 15,1 seviyesinde kalarak düşük düzeyini koruyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Engelli bireyler iş hayatına katılımda yalnızca fiziksel engellerle değil, aynı zamanda sosyal ve psikolojik engellerle de mücadele ediyor. İş yerlerinde dışlanma, mobbing, görev dağılımında eşitsizlik ve iletişimde saygı eksikliği, en sık dile getirilen sorunlar arasında yer alıyor. Bu durum hem çalışanların motivasyonunu düşürüyor hem de iş verimliliğini olumsuz etkiliyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Öte yandan, iş yerlerinde erişilebilirlik sorunları da devam ediyor. Rampa, asansör, uygun tuvalet ve ortak kullanım alanlarındaki eksiklikler, engelli bireylerin çalışma hayatına tam katılımını zorlaştırıyor.</p>
<div id="attachment_24806" style="width: 449px" class="wp-caption alignright"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-24806" class=" wp-image-24806" src="https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/05/Hanefi-Baykara.png" alt="" width="439" height="247" srcset="https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/05/Hanefi-Baykara.png 1365w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/05/Hanefi-Baykara-300x169.png 300w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/05/Hanefi-Baykara-1024x576.png 1024w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/05/Hanefi-Baykara-768x432.png 768w" sizes="auto, (max-width: 439px) 100vw, 439px" /><p id="caption-attachment-24806" class="wp-caption-text">Hanefi Baykara</p></div>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Engelliler hangi sorunları yaşıyor?</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Van Bedensel Engelliler Derneği Başkanı Hanefi Baykara’ya göre, engelli bireylerin yaşadığı sorunlar yalnızca istihdamla sınırlı değil. Günlük yaşamdan iş yerine kadar birçok alanda derinleşen yapısal problemler söz konusu.</p>
<p style="font-weight: 400;">Baykara, engelli yurttaşların yaşadığı sorunları dile getirmekte çekinceli davrandığına dikkat çekerek, &#8220;<em>İdarecisinden korkuyor, mobbingden korkuyor, hakkını söyleyemiyor. Biz anlatmazsak kimse anlatmayacak</em>&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p style="font-weight: 400;">İş hayatında yaşanan en büyük sorunlardan birinin mimari eksiklikler olduğunu söyleyen Baykara, birçok iş yerinde engellilerin çalışabileceği uygun ortamın bulunmadığını şu sözlerle ifade etti: &#8220;<em>Masalar uygun değil, sandalye geçmiyor, lavabolar erişilebilir değil, ofis düzeni engelliyi düşünmeden yapılmış. Bazı kurumlarda yemekhaneye bile erişim yok. Görev dağılımı, izin kullanımı, ara dinlenmeleri ve yemek molalarının bile engelliler için zorlu bir süreç</em>&#8220;</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Çalışan engelliler için ulaşım da büyük sıkıntı&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">İş bulduktan sonra engelli yurttaşların sıkıntılarının bitmediğini de sözlerine ekleyen Baykara, toplu taşıma araçlarının engelliler için uygun olmadığını şöyle anlattı: &#8220;<em>Ulaşım da büyük bir problem. Toplu taşıma engelliler için uygun değil. İşe giden bir engellinin iki araç değiştirerek veya uzun mesafeler kat ederek işine ulaşması gerekiyor. Devlet servis ücreti veriyor, ama bu her zaman yeterli olmuyor. Ulaşım sorunu engellilerin iş hayatına katılımını ciddi şekilde kısıtlıyor.</em>&#8220;</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Acil adımlar atılmalı&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Engelli bireylerin daha sağlıklı ve eşit koşullarda çalışabilmesi için çözüm önerilerini sıralayan Baykara, neler yapılması gerektiği ile ilgili şöyle konuştu:</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8220;<em>İş yerlerinde erişilebilirlik denetimleri artırılmalı ve standartlara uymayan kurumlara yaptırım uygulanmalı. Engelli hakları konusunda işverenlere ve çalışanlara düzenli eğitimler verilmeli. Mobbing ve ayrımcılıkla mücadele için etkin denetim mekanizmaları oluşturulmalı. Engelli bireylerin çalıştığı iş yerlerinde rehberlik ve destek birimleri kurulmalı. Kamu ve özel sektör iş birliği ile kapsayıcı istihdam politikaları güçlendirilmeli.</em>&#8220;</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Lavabolar kullanılamaz durumda, alanlar yetersiz&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Peki çalışan engelliler neler yaşıyor?</p>
<p style="font-weight: 400;">Çağrı merkezinde çalışan 28 yaşındaki Ahmet Gökçek, iş yerinde karşılaştığı sorunları anlattı. Gökçek, 2 yıllık bilgisayar programcılığı mezunu olduğunu, aynı zamanda açıktan tıbbi sekreterlik okuduğunu belirterek şu anda çağrı merkezinde görev yaptığını aktardı ve şöyle devam etti: &#8220;<em>Oturma düzeni ve çalışma alanıyla ilgili sıkıntılar yaşıyoruz. Özellikle lavabolar bakımsız ve kullanışsız durumda. Kırık alanlar var, musluklar ve sifonlar çalışmıyor. Temizlik konusunda da yeterli özen gösterilmiyor</em>&#8220;</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Erişilebilirlik eksikleri giderilmeli&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Erişilebilirlik konusunda da önemli eksiklikler olduğunu dile getiren Gökçek, engelli rampalarının her alanda bulunmadığını söyledi. Ortopedik engelli olduğunu, sağ bacağındaki sorun nedeniyle koltuk değneği ile yürüdüğünü belirten Gökçek, gün içinde oturarak çalıştığını ancak alanın dar olması nedeniyle hareket etmekte zorlandığını şöyle ifade etti:</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8220;<em>Çalışma koşullarının iyileştirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Standart koltuklar yerine ayarlanabilir masa ve koltuklar olmalı. Engelli çalışanlar için daha geniş ve uygun alanlar oluşturulabilir. Ayrıca iş yerlerinde tekerlekli sandalye gibi destek ekipmanlarının bulunması da önemli. Mobbing konusunda mevcut iş yerimde olumsuz bir durum yaşamadım. Genel olarak çalıştığım yerden memnunum ancak daha önce görev aldığım bazı projelerde aynı durumu yaşamadım.</em>&#8220;</p>
<div id="attachment_24807" style="width: 350px" class="wp-caption alignright"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-24807" class="wp-image-24807" src="https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/05/Veysel.png" alt="" width="340" height="267" srcset="https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/05/Veysel.png 1160w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/05/Veysel-300x236.png 300w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/05/Veysel-1024x805.png 1024w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/05/Veysel-768x604.png 768w" sizes="auto, (max-width: 340px) 100vw, 340px" /><p id="caption-attachment-24807" class="wp-caption-text">Veysel Barlık</p></div>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;WC’ler engelli kullanımına uygun değil&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Bir diğer çalışan Veysel Barlık ise iş yerindeki erişim sorunlarına dikkat çekti. Barlık, asansörün olmamasının en büyük sıkıntılardan biri olduğunu belirterek, &#8220;<em>Özellikle ikinci katta çalıştığımız için aşağıya inip çıkmak benim için zor oluyor.</em>&#8221; dedi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Zemin katta tuvalet bulunduğunu ancak çalışma alanının ikinci katta olması nedeniyle sürekli gidip gelmek zorunda kaldıklarını ifade eden Barlık, tuvaletin engelli kullanımına uygun olmadığını, &#8220;<em>Normal insanlar için yapılmış, tekerlekli sandalye kullanan biri için destek alanı yok. Bu da benim gibi protez kullanan biri için ciddi zorluk oluşturuyor</em>&#8221; diyerek aktardı.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Engelli bireyler için erişilebilirlik şart, bu bir ihtiyaç&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Diz altından ampute olduğunu ve protez kullandığını belirten Barlık, günlük yaşamda bazı alanlarda zorlandığını vurguladı. Yemekhanenin de alt katta olmasının ayrı bir sorun yarattığını söyleyen Barlık, şunları kaydetti: &#8220;<em>Asansör olsa bile çıkışta rampa olmadığı için yine sıkıntı yaşıyoruz. Yemek almak için turnikeden geçmek gerekiyor ve bu da tekerlekli sandalye kullanan arkadaşlar için zorlayıcı oluyor.</em>&#8220;</p>
<p style="font-weight: 400;">Çalışma ortamında masa ve sandalyelerin standart olduğunu, engelli bireyler için özel bir düzenleme bulunmadığını ifade eden Barlık, bu durumun verimliliği de etkilediğini sözlerine ekledi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Son olarak Barlık, &#8220;<em>Engelli bireyler için iş yerlerinde erişilebilirlik şart. Bu sadece bir kolaylık değil, bir ihtiyaç. Rampa, engelli tuvaleti ve erişilebilir alanlar mutlaka olmalı</em>&#8221; dedi.</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/engelli-calisanlar-ise-girmek-yetmiyor-tutunmak-zor.html">Engelli çalışanlar: İşe girmek yetmiyor, tutunmak zor</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/engelli-calisanlar-ise-girmek-yetmiyor-tutunmak-zor.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadın cinayetlerinin magazinleşen dili: Medya suça ortak mı oluyor?</title>
		<link>https://9koy.org/kadin-cinayetlerinin-magazinlesen-dili-medya-suca-ortak-mi-oluyor.html</link>
					<comments>https://9koy.org/kadin-cinayetlerinin-magazinlesen-dili-medya-suca-ortak-mi-oluyor.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 2026 12:18:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kadın ve Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Sertifika ve Telif Desteği Programı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=24187</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beyza Bedir Türkiye’de kadınlar yalnızca sokakta ya da ev içinde maruz kaldıkları fiziksel şiddetle değil, katledildikten sonra medyanın kullandığı dille de ikinci kez hedef hâline geliyor. Medyadaki kadın cinayetleri haberlerinde tercih edilen ifadeler suçu tanımlamak yerine çoğu zaman üzerini örtüyor; failin sorumluluğunu geri plana iterken şiddeti romantize eden bir anlatı kuruyor. Uzmanlara göre “aşk cinayeti”, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/kadin-cinayetlerinin-magazinlesen-dili-medya-suca-ortak-mi-oluyor.html">Kadın cinayetlerinin magazinleşen dili: Medya suça ortak mı oluyor?</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Beyza Bedir</strong></p>
<p>Türkiye’de kadınlar yalnızca sokakta ya da ev içinde maruz kaldıkları fiziksel şiddetle değil, katledildikten sonra medyanın kullandığı dille de ikinci kez hedef hâline geliyor. Medyadaki kadın cinayetleri haberlerinde tercih edilen ifadeler suçu tanımlamak yerine çoğu zaman üzerini örtüyor; failin sorumluluğunu geri plana iterken şiddeti romantize eden bir anlatı kuruyor.</p>
<p>Uzmanlara göre “aşk cinayeti”, “kıskançlık krizi” ya da “cinnet” gibi kalıplar şiddeti bireysel bir duygu patlaması gibi göstererek olayın gerçek niteliğini perdeleyebiliyor.</p>
<h4><strong>Aşk ve kıskançlık hukuken mazeret mi?</strong></h4>
<p>Medyadaki dilin yargı süreçleri üzerindeki dolaylı etkisini vurgulayan Avukat Gökçe B., medyanın Anayasa ve Basın Kanunu gereği mağdur haklarına saygılı bir dil kullanmakla yükümlü olduğunu belirtiyor:</p>
<p>&#8220;<em>Basında sıkça kullanılan ‘kıskançlık krizi’, ‘aşk cinayeti’ gibi ifadeler suçu bireysel bir tepki gibi göstererek gerçek niteliği perdelemektedir. Oysa bu fiiller hukuken ağır insan hakları ihlalleridir. Bu dil failin ceza sorumluluğunu hafifletiyormuş gibi bir algı yaratır. Oysa Türk Ceza Kanunu’nda şiddetin hiçbir gerekçesi yoktur; aşk ya da kıskançlık hukuken mazeret sayılamaz. Medya bu ifadeleri kullandığında topluma yanlış bir hukuk mesajı verir ve şiddeti haklı bir nedene dayandırıyormuş gibi gösterir</em>.&#8221;</p>
<h4><strong>İkincil mağduriyet ve fail güzellemesi</strong></h4>
<p>Haberlerde mağdurun yaşam tarzının veya kıyafetinin tartışılması hukukçular tarafından “kişilik haklarının ihlali” olarak tanımlanıyor. Avukat Gökçe B., basının mağdur değil fail odaklı habercilik yapmak zorunda olduğunu hatırlatarak şöyle konuştu:</p>
<p>&#8220;<em>Mağdurun özel hayatını ifşa etmek, görüntüsünü yayımlamak veya davranışlarını sorgulamak hukuken suç teşkil edebilir. Bu tür bir dil hem ‘mağdur suçlama’ pratiğini besler hem de şiddetin toplumsal boyutunu görünmez kılar</em>.&#8221;</p>
<p>Failin “iyi aile babası” veya “sevilen biri” gibi sunulmasının tehlikelerine de değinen Gökçe B., bu durumun yargı üzerinde kamuoyu baskısı yaratabileceğini belirtti: “Hukuken fail eylemi gerçekleştiren kişidir. Medyanın görevi fail hakkında kişisel methiyeler düzmek değil olayı nesnel aktarmaktır. Failin yumuşatıcı ifadelerle sunulması mağdurun adalete erişim hakkını zedeler.”</p>
<h4><strong>Çözümün parçası olarak basın dili</strong></h4>
<p>Doğru basın dili şiddeti münferit olaylar gibi değil sistematik bir sorun olarak sunarak 6284 sayılı Kanun ile uyumlu bir toplumsal bilinç oluşturabilir. Avukat Gökçe B.’ye göre basın dili yalnızca olayı aktarmakla kalmamalı aynı zamanda hukuki koruma yollarını da görünür kılmalıdır.</p>
<p>6284 sayılı Kanun’un sağladığı hakları hatırlatan Gökçe B., kadınların yalnız olmadığını şu sözlerle vurguluyor: &#8220;<em>Bu kanun; uzaklaştırma, konut tahsisi, kimlik gizliliği ve maddi yardım gibi hayati haklar tanır. Başvurular karakol, savcılık veya aile mahkemelerine yapılabilir. Ayrıca KADES uygulaması, 112 Acil Çağrı ve Alo 183 hatları her an erişilebilirdir. Maddi imkânı olmayan kadınlar baroların adli yardım bürolarından ücretsiz avukat talep edebilir. Kadın hangi durumda olursa olsun 6284 koruması altındadır ve devletin yükümlülüğü kadını derhal ve etkin bir şekilde korumaktır.</em>&#8221;</p>
<p>Kadın cinayeti haberlerinde kullanılan her kelime toplumun adalet ve yaşam hakkı konusundaki yaklaşımını şekillendiriyor. Gazetecilik etiği şiddeti normalleştirmeyen ve failin sorumluluğunu hukuki gerçeklikle ortaya koyan bir dili zorunlu kılıyor.</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/kadin-cinayetlerinin-magazinlesen-dili-medya-suca-ortak-mi-oluyor.html">Kadın cinayetlerinin magazinleşen dili: Medya suça ortak mı oluyor?</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/kadin-cinayetlerinin-magazinlesen-dili-medya-suca-ortak-mi-oluyor.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şehir hayatı engelliler için engel parkuru </title>
		<link>https://9koy.org/sehir-hayati-engelliler-icin-engel-parkuru.html</link>
					<comments>https://9koy.org/sehir-hayati-engelliler-icin-engel-parkuru.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 2026 08:10:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Engelliler ve Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Sertifika ve Telif Desteği Programı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=24083</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kübra Aslan Şehir hayatı engelliler için çoğu zaman ulaşılması zor bir engel parkuru durumunda. Tekerlekli sandalye kullananlar, görme engelliler ve diğer özel gereksinimli bireyler işlerine, eğitimlerine ve sosyal yaşama katılmakta ciddi sıkıntılar yaşıyor. Rampaların eksikliği, toplu taşıma araçlarındaki yetersiz erişim ve kaldırımlardaki engeller bu kişilerin günlük rutinlerini doğrudan etkiliyor. Rampalar yetersiz, ulaşım zor: engelliler günlük [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/sehir-hayati-engelliler-icin-engel-parkuru.html">Şehir hayatı engelliler için engel parkuru </a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Kübra Aslan</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Şehir hayatı engelliler için çoğu zaman ulaşılması zor bir engel parkuru durumunda.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tekerlekli sandalye kullananlar, görme engelliler ve diğer özel gereksinimli bireyler işlerine, eğitimlerine ve sosyal yaşama katılmakta ciddi sıkıntılar yaşıyor. Rampaların eksikliği, toplu taşıma araçlarındaki yetersiz erişim ve kaldırımlardaki engeller bu kişilerin günlük rutinlerini doğrudan etkiliyor.</p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Rampalar yetersiz, ulaşım zor: engelliler günlük mücadele veriyor</strong></h4>



<p class="wp-block-paragraph">Tekerlekli sandalye kullanan Kenan Sicil yaşadığı güçlükleri şöyle aktarıyor: &#8220;<em>Otobüse binmek bazen saatler alıyor. Engelli rampaları çoğu zaman bozuk ya da çok uzak mesafelerde bulunuyor. Bir kez otobüse binebilmek için bile birkaç farklı noktaya gitmek zorunda kalıyoruz. Bu özellikle iş günlerinde bizi çok zorluyor. İnsanlar bunun ne kadar stresli olduğunu anlamıyor; şehirde dolaşmak herkes için doğal bir şey gibi görünse de bizim için her adım ayrı bir mücadele.</em>&#8220;</p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1000" height="666" class="wp-image-24084" src="https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/03/gorme-engellilerin-engelleri-gorulmuyor-006-1.jpg" alt="" srcset="https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/03/gorme-engellilerin-engelleri-gorulmuyor-006-1.jpg 1000w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/03/gorme-engellilerin-engelleri-gorulmuyor-006-1-300x200.jpg 300w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/03/gorme-engellilerin-engelleri-gorulmuyor-006-1-768x511.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></figure>
</div>


<h4 class="wp-block-heading"><strong>Görünmez eşitsizlik: Şehirde engellilerin yaşam mücadelesi</strong></h4>



<p class="wp-block-paragraph">Görme Engelliler Derneği Başkanı Şahabettin Kayhan da benzer sorunlara şu sözlerle dikkat çekiyor:</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8220;<em>Yol çalışmaları sırasında yeterli uyarı levhaları ve işaretlemeler yapılmıyor. Kaldırımlarda bulunan tabelaların eksikliği ve engellere karşı yapılan düzenlemelerin yetersizliği günlük yaşamımızı ciddi şekilde kısıtlıyor. Biz sadece ‘rampa istiyoruz’ demiyoruz; şehir planlaması tüm engellilerin ihtiyaçlarını gözeterek yapılmalı. Ulaşım araçlarında, kaldırımlarda ve kamu binalarında erişilebilirlik bir bütün olarak düşünülmeli. Şehirde bizim göremediğimiz veya fark etmediğimiz her eksiklik hayatımızı daha zor hale getiriyor.</em>&#8220;</p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Tekerlekli sandalye ve kaldırımlar</strong></h4>



<p class="wp-block-paragraph">Yetkililer bazı toplu taşıma araçlarının engelli dostu hâle getirildiğini ve yeni yatırımların planlandığını belirtiyor. Ancak saha çalışmaları uygulamada hâlâ ciddi boşluklar olduğunu ortaya koyuyor. Özellikle yoğun kullanılan otobüs hatları ve metro istasyonlarında asansörlerin bozuk olması, rampaların yetersiz olması gibi sorunlar engellilerin şehir yaşamına katılımını engelliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şehirdeki görünmez eşitsizlik engellilerin yaşam kalitesini düşürüyor. Kenan Sicil, &#8220;<em>Şehir bizim için sadece bir yer değil, her gün aşmamız gereken bir engel. Bir arkadaşımı ziyaret etmek, işe gitmek ya da basit bir alışveriş yapmak bile planlı ve zaman alıcı bir iş haline geliyor</em>&#8221; sözleriyle zorlukları aktarıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Uzmanlar ve dernek temsilcileri, toplumsal farkındalığın artırılması ve altyapı yatırımlarının güçlendirilmesinin engellilerin eğitimden sosyal yaşama kadar tüm alanlarda fırsat eşitliği elde etmesinde belirleyici olacağını söylüyor. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Şehir planlamasında erişilebilirlik konusunun hâlâ geri planda olması ise engellilerin günlük yaşam mücadelesini görünmez kılıyor.</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/sehir-hayati-engelliler-icin-engel-parkuru.html">Şehir hayatı engelliler için engel parkuru </a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/sehir-hayati-engelliler-icin-engel-parkuru.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
