DOLAR 43,9789 -0.01%
EURO 51,1328 -0.05%
ALTIN 7.192,18-0,15
Ankara

PARÇALI BULUTLU

Zeynep Tombuloğlu

Zeynep Tombuloğlu

03 Mart 2026 Salı

Mavi At Kafe: Şizofreniye dair önyargıları yıkan buluşma noktası

Mavi At Kafe: Şizofreniye dair önyargıları yıkan buluşma noktası
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Umut Sarı

Şizofreni tanılı bireyler tarafından işletilen Mavi At Kafe, onların toplumsal yaşama katılmalarını ve kendilerini özgürce ifade edebilmelerini sağlıyor. Şizofreni Dernekleri Federasyonu tarafından 2009 yılında kurulan kafe, hem çalışanları hem de ziyaretçileri için bir sosyal yaşam alanına dönüşmüş durumda.

Ankara Beşevler’de 15 yıldır faaliyet gösteren Mavi At Kafe, şizofreni tanılı bireyler tarafından işletiliyor. Kafe, onların toplumsal katılımlarını ve kendilerini rahat hissetmelerine olanak sağlıyor.

Şizofreni tanılı bireyler topluma katılabilir

Şizofreni Dernekleri Federasyonu Genel Sekreteri Meral Taşkent, federasyonun amacını, şizofreni konusunda toplumun ve tanılı bireylerin ailelerinin bilinçlendirilmesi olduğunu, kafenin de bu amaçla kurulduğunu söylüyor. Şizofreni tanılı bireylerin bilgisizlikten kaynaklı olarak çeşitli yargılar ve damgalamalarla toplumsal yaşamdan dışlandıklarını söyleyen Taşkent, Mavi At Kafe’ye ilişkin olarak şunları aktarıyor: “Mavi At Kafe ile toplumda bulunan şizofreni tanılı bireylerin çalışamayacakları yargısını önlemek ve tanılı bireylerin damgalamadan kurtulmaları amaçlanmaktadır. Toplumda şizofreni tanılı bireylerin saldırgan ve zararlı olduklarını yargısı var. Oysa doğru doktor, ilaç ve sosyal iyileşmeyle beraber şizofreni tanılı bireyler topluma katılabilirler.

Taşkent, üniversitelerin psikoloji, sosyal hizmet ve tıp fakültelerinden gelen stajyerlerin tanılı bireylerle beraber gerçekleştirdikleri psikososyal faaliyetlerin önemli olduğunu vurgulayarak, “Bu faaliyetlerle tanılı bireylerin kendilerine güvenleri artıyor, başlarınagelebilecek zorlu durumlara karşı hazırlanıyorlar” diyor.

İnsanların kafeyi ziyaret ederek tanılı bireylerin saldırgan olmadıklarının ve sosyal yaşamda var olabildiklerinin görebileceklerini vurgulayan Taşkent, kafenin sosyal rehabilitasyon anlamında oldukça yararlı olmasına karşın halen maddi olanaksızlıklarla boğuştuğunu belirterek herkesi kafeye davet ediyor.

Kültür ve yaşam alanı

Çalışan bireylerin ve yöneticilerinin kültür ve yaşam alanı olarak tanımladıkları kafede dil ve müzik kursları gibi çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Çalışanların bireylerin kişisel gelişimleri desteklenerek toplumda daha fazla görünür olmaları sağlanıyor.

“Şizofreni kelimesi hakaret olarak kullanılıyor”

Şizofreniye dair yanlış bilinenlerin medya tarafından da desteklendiğini belirten bir kafe çalışanı bu duruma ilişkin şunları söylüyor: “Şizofreni gündeme getirilmeli ama doğru bir şekilde. Toplumda şizofreni bir hakaret olarak kullanılmamalı. Ayrıştırıcı dilden kaçınılmalı. İnsanlar buraya gelerek bu ön yargılarını yıkabilirler. Biz de burada çalışarak günlük hayatımızı normal bir şekilde devamettiriyoruz. Bu açıdan daha çok görünür olmalıyız.”

“Burada baskı yok”

Çeşitli yetkinlikleri olmasına rağmen mobbing, baskı ve dışlanma gibi sebeplerle pek çok yerde çalışamadıklarını belirten bir başka kafe çalışanı ise kafenin çalışma koşullarına ilişkin, “Dışarıda hissettiğim baskı burada yok. O yüzden daha rahat çalışabiliyorum. Başka yerlerde dışlanmış hissederdim” sözleriyle özetliyor.

Kafede menüde olanların dışında çalışanların yaptıkları çeşitli ürünler ve ikinci el kıyafetler de kafeye gelir olması amacıyla satılıyor. Gördükleri ilgiden memnun olduklarını belirten kafe çalışanları, yargıların yıkılabilmesi için daha çok insanı kafeye beklediklerini belirtiyorlar.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.