<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ekonomi Archives - 9.Köy</title>
	<atom:link href="https://9koy.org/ekonomi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://9koy.org/ekonomi</link>
	<description>Haberler</description>
	<lastBuildDate>Tue, 04 Aug 2026 07:13:19 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>

<image>
	<url>https://9koy.org/wp-content/uploads/2023/06/cropped-Basliksiz-1-kopya-32x32.png</url>
	<title>Ekonomi Archives - 9.Köy</title>
	<link>https://9koy.org/ekonomi</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Öğrencinin derdi her yerde aynı: Kira ve geçim sıkıntısı</title>
		<link>https://9koy.org/ogrencinin-derdi-her-yerde-ayni-kira-ve-gecim-sikintisi.html</link>
					<comments>https://9koy.org/ogrencinin-derdi-her-yerde-ayni-kira-ve-gecim-sikintisi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Aug 2026 07:13:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[9. Köy Haber Merkezi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=25851</guid>

					<description><![CDATA[<p>Antranik Bakırcıoğlu Türkiye&#8217;de üniversite öğrencileri, yaşadıkları şehrin koşullarına göre farklı sorunlarla mücadele etse de ortak paydada geçim sıkıntısıyla karşı karşıya kalıyor. Büyükşehirlerde eğitim gören öğrenciler, yüksek kira ve barınma maliyetleri nedeniyle birden fazla işte çalışarak eğitimlerini sürdürmeye çalışırken; Anadolu kentlerinde okuyan öğrenciler ise daha düşük kira giderlerine rağmen artan gıda, ulaşım ve temel ihtiyaç harcamaları [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/ogrencinin-derdi-her-yerde-ayni-kira-ve-gecim-sikintisi.html">Öğrencinin derdi her yerde aynı: Kira ve geçim sıkıntısı</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;"><strong>Antranik Bakırcıoğlu</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Türkiye&#8217;de üniversite öğrencileri, yaşadıkları şehrin koşullarına göre farklı sorunlarla mücadele etse de ortak paydada geçim sıkıntısıyla karşı karşıya kalıyor. Büyükşehirlerde eğitim gören öğrenciler, yüksek kira ve barınma maliyetleri nedeniyle birden fazla işte çalışarak eğitimlerini sürdürmeye çalışırken; Anadolu kentlerinde okuyan öğrenciler ise daha düşük kira giderlerine rağmen artan gıda, ulaşım ve temel ihtiyaç harcamaları karşısında bütçelerini denkleştirmekte zorlanıyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">2026 yılı itibarıyla güncellenen Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) ödemeleri kapsamında lisans öğrencilerine 4 bin TL, yüksek lisans öğrencilerine 8 bin TL ve doktora öğrencilerine 12 bin TL destek sağlanırken, bu rakamlar hızla artan maliyetler karşısında erimeye devam ediyor. Aynı dönemde 750 TL ile bin 250 TL arasında (KKTC&#8217;de bin 600 TL) değişen aylık KYK yurt ücretleri ile gıda ve ulaşım harcamaları düşüldüğünde, öğrencilerin elinde kişisel gelişimleri veya kültürel ihtiyaçları için neredeyse hiçbir bakiye kalmıyor. Büyükşehirlerdeki fahiş ev kiraları ise durumu daha da içinden çıkılmaz bir hale getirerek, gençleri tam zamanlı veya serbest (freelance) çalışmaya mecbur bırakıyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">İstanbul ve Aydın&#8217;da öğrenim gören öğrencilerin deneyimleri, ekonomik krizin üniversite yaşamını şehir farkı gözetmeksizin zorlaştırdığını ortaya koyuyor.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Büyükşehirde ayakta kalmanın faturası ağır</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">İstanbul’da Yeni Medya ve İletişim bölümünden mezun olan ve eğitimine sinema alanında yüksek lisans yaparak devam eden Zeynep Zilcioğlu, bir metropolde tek başına ayakta kalmanın zorluklarını tüm açıklığıyla anlattı. Bir ajansın kurumsal iletişim departmanında çalışan Zeynep, aynı zamanda serbest video editörlüğü yaparak gelirini desteklemeye çalıştığını belirtti.  Zilcioğlu, düzenli maaşı ve tek başına yaşamasına rağmen bütçesini denkleştirmekte zorlandığını söyledi.  Ekonomik durumunu ise şöyle özetledi:</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8220;<em>Maaşım genel olarak ev için olan ödemelere giderken, gelen freelance işlerle sosyal yaşantımı da ayakta tutmaya çalışıyorum. Freelance işim olmasa büyük ihtimalle ay sonunu getirmeme yetmez. Tek yaşadığım için tüm ödemelerim bana ait</em>.&#8221;</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Kiralık ev bulmak ayrı, o evde yaşamak ayrı bir dert</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Evinde özel bir çalışma ve stüdyo ortamı kurması gerektiği için ailesinden ayrı eve çıktığını anlatan Zeynep, büyükşehirdeki en yakıcı sorunun kira fiyatları olduğunu vurguladı. Barınma krizinin yalnızca yüksek fiyatlardan ibaret olmadığını belirten Zeynep; depozito, emlakçı komisyonu ve peşinat taleplerinin kiraya çıkmayı zorlaştırdığına dikkat çekti.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Hocalara çalışmazsam yaşayamam diyorum&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Yoğun çalışma temposunun eğitimini doğrudan etkilediğini söyleyen Zilcioğlu, zaman yaratabilmek için derslerini çoğunlukla çevrim içi seçtiğini belirtti. Akademisyenlerine durumunu açıkça anlattığını ifade eden Zilcioğlu, şunları kaydetti:</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8220;<em>Sene başında hocalarımla görüşüp &#8216;Çalışmazsam yaşayamam&#8217; dedim. Bazıları anlayış gösterdi, bazıları göstermedi. O noktada artık yapabileceğim bir şey kalmıyor</em>.&#8221;</p>
<p style="font-weight: 400;">Maddi sıkıntıların sosyal yaşamını da büyük ölçüde sınırladığını belirten Zilcioğlu, şöyle konuştu: &#8220;<em>İş, ev ve okul arasında koşturmaktan sosyalleşmeye enerjiniz kalmıyor. Hafta sonu arkadaşlarımla vakit geçirmek için dinlenme süremden feragat ediyorum. Dışarı çıkacaksam da ay başından plan yapmak zorundayım. Bazen sadece evde buluşuyor ya da sahile gidiyoruz</em>.&#8221;</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Anadolu&#8217;da öğrenci olmak: Daralan bütçeler, küçülen hayatlar</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Büyükşehirlerdeki barınma ve geçim krizi gündemdeki yerini korurken, Anadolu&#8217;daki görece küçük şehirlerde de tablo farklı değil. Bir dönem &#8220;öğrenci dostu&#8221; olarak görülen kentlerde artan gıda ve temel tüketim fiyatları öğrencileri ciddi tasarruf yapmaya zorluyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Aydın Adnan Menderes Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü öğrencisi Irmak Su Çardaklı da küçük bir şehirde öğrenci olmanın ekonomik ve sosyal zorluklarını anlattı.</p>
<p style="font-weight: 400;">Şehir dışında okuyup geçinmenin güncel ekonomik koşullarda oldukça zor olduğunu belirten Çardaklı, bütçe yönetimini tamamen kısıntılar üzerine kurduğunu aktardı. Çardaklı, &#8220;<em>Günü geçirmekte çoğu öğrencinin yaşadığı zorlukları yaşıyorum. Masraflar açısından en temel ihtiyaçlara öncelik veriyorum. Onun dışında tercih olarak satın alımlarımı düşürüp ay sonunu dengelemeye çalışıyorum</em>&#8221; dedi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Çardaklı’ya göre 4 bin liralık KYK bursunun büyük bir kısmın doğrudan yurt, ulaşım ve zorunlu beslenme giderlerine harcandığı bir için için  eğitim materyallerine veya kültürel aktivitelere bütçe ayrılması imkansız hale geliyor. En çok zorlandığı konunun her öğrencinin yaşadığı geçim sıkıntısı ve eldeki kısıtlı bütçeyi idare etme zorunluluğu olduğunu dile getiren Çardaklı, bu durumun öğrenciler üzerinde sürekli bir stres yarattığını söyledi.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Sosyalleşme aracı &#8220;bir fincan kahve&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Çardaklı, kısıtlı imkanların sosyalleşme olanaklarını da daralttığına dikkat çekti.  Eskiden sıradan kabul edilen sinemaya gitmek, hafta sonu bir etkinliğe katılmak veya dışarıda yemek yemek gibi aktivitelerin pek çok öğrenci için artık “lüks” haline geldiğini vurgulayan Çardaklı, daralan sosyal hayatlarını şöyle anlattı:</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8220;<em>Şehir dışında yaşamı sürdürdüğümüz için arkadaşlarımla beraber bir kahve içmek neredeyse her öğrenci için bir sosyalleşme aracı oluyor. Dışarı çıkıp farklı aktiviteleri yapmak kısıtlı imkan ve bütçeden dolayı pek mümkün olmuyor. Bu yüzden keyifli vakit geçirmek için içilen bir kahve, öğrencilerin sosyalleşmesini sağlıyor</em>&#8220;</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/ogrencinin-derdi-her-yerde-ayni-kira-ve-gecim-sikintisi.html">Öğrencinin derdi her yerde aynı: Kira ve geçim sıkıntısı</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/ogrencinin-derdi-her-yerde-ayni-kira-ve-gecim-sikintisi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaz okulu ücretleri cep yakıyor: Aylık 50 bin lirayı aştı</title>
		<link>https://9koy.org/yaz-okulu-ucretleri-cep-yakiyor-aylik-50-bin-lirayi-asti.html</link>
					<comments>https://9koy.org/yaz-okulu-ucretleri-cep-yakiyor-aylik-50-bin-lirayi-asti.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Aug 2026 07:11:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[9. Köy Haber Merkezi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=25819</guid>

					<description><![CDATA[<p>Elif Naz Yücel Okulların kapanmasıyla birlikte yaz okulu arayışı hız kazandı. Ancak İstanbul&#8217;da yaz okulu ücretlerinin aylık 12 bin TL&#8217;den başlayıp 50 bin TL&#8217;nin üzerine çıkması birçok aileyi zor durumda bıraktı. Çalışan veliler ise yüksek ücretlerin yanı sıra program saatlerinin çalışma hayatına uygun olmamasının en büyük sorun olduğunu söylüyor. Genel fiyatlandırmaya göre yarım gün yaz [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/yaz-okulu-ucretleri-cep-yakiyor-aylik-50-bin-lirayi-asti.html">Yaz okulu ücretleri cep yakıyor: Aylık 50 bin lirayı aştı</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;"><strong>Elif Naz Yücel</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Okulların kapanmasıyla birlikte yaz okulu arayışı hız kazandı. Ancak İstanbul&#8217;da yaz okulu ücretlerinin aylık 12 bin TL&#8217;den başlayıp 50 bin TL&#8217;nin üzerine çıkması birçok aileyi zor durumda bıraktı. Çalışan veliler ise yüksek ücretlerin yanı sıra program saatlerinin çalışma hayatına uygun olmamasının en büyük sorun olduğunu söylüyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Genel fiyatlandırmaya göre yarım gün yaz okulu programlarının aylık ücreti 12 bin ile 18 bin TL arasında değişirken, tam gün programlar için 18 bin ila 30 bin TL ödeniyor. Prestijli kolejler ile yoğun yabancı dil eğitimi sunan kurumlarda ise aylık ücretler 30 bin TL&#8217;den başlayarak 45 bin TL&#8217;ye kadar yükseliyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">İstanbul&#8217;un farklı ilçelerindeki yaz okullarında da benzer fiyatlar dikkat çekiyor. Bakırköy&#8217;de faaliyet gösteren bazı kurumlarda oyun, sanat, İngilizce ve bahçe etkinliklerini kapsayan programların aylık ücretleri 18 bin ile 26 bin TL arasında değişirken, yine aynı ilçedeki farklı kurumlarda fiyatlar 17 bin ile 25 bin TL seviyesinde bulunuyor. Beylikdüzü&#8217;nde kamp konseptli yaz okullarında ise program ücretleri 15 bin ile 25 bin TL arasında değişiklik gösteriyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Haftalık programlar 8 bin ile 15 bin TL arasında ücretlendirilirken, dört haftalık tam gün programlarda fiyatlar 18 bin ile 35 bin TL&#8217;ye ulaşıyor. Premium hizmet sunan kurumlarda ise yaz okulu ücretleri 35 bin TL&#8217;den başlayıp 50 bin TL&#8217;nin üzerine çıkabiliyor.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Çalışan veliler saatlerden şikâyetçi</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Yaz okullarında yalnızca ücretler değil, eğitim saatleri de ailelerin gündeminde yer alıyor. Kurumların büyük bölümünde yarım gün programlar 09.00-13.00, tam gün programlar ise 08.00-17.00 saatleri arasında düzenleniyor. Bazı kurumlar erken bırakma ve geç alma hizmeti sunarken, bu uygulamanın yaygın olmaması özellikle çalışan ebeveynleri zor durumda bırakıyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Tam gün programlarda yabancı dil, spor, sanat, müzik, drama, kodlama ve açık hava etkinlikleri yer alırken, öğle yemeği ve ara öğünler de programa dahil ediliyor. Yarım gün programlarda ise oyun temelli eğitim, İngilizce, el sanatları ve fiziksel aktiviteler ağırlık kazanıyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Yaz okulu arayışında en büyük sıkıntının program saatleri olduğunu söyleyen veli V.Y., çalışan ailelerin mevcut sistem nedeniyle mağduriyet yaşadığını belirtti.</p>
<p style="font-weight: 400;">V.Y., &#8220;<em>Çalışan ebeveynler için okul saatleri çok önemli. Sabah işe gitmeden önce çocuğunuzu bırakmanız, akşam işten çıkınca da alabilmeniz gerekiyor. Bazı okullar sabah 07.30&#8217;da teslim alıp akşam 17.30&#8217;a kadar hizmet verebiliyor. Ancak yaz okullarında neredeyse hiçbir yerde böyle bir uygulama yok. Programlar genellikle 09.00-10.00&#8217;da başlıyor, 15.00-16.00 gibi bitiyor. En büyük problem bu.</em>&#8221; dedi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Program saatlerinin iş hayatını doğrudan etkilediğini ifade eden V.Y.,&#8221;<em>09.00-10.00&#8217;da başlayıp saat 16.00&#8217;da biten bir çalışma düzeni yok. Bu yüzden işe yetişemiyorsunuz. Maddi yük ayrı bir sorun ama benim için en önemli konu saatler</em>&#8221; diye konuştu.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Ücret hizmet dengesi kurulmalı&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Son yıllarda eğitim ücretlerindeki artışın aile bütçelerini zorladığını dile getiren V.Y., &#8220;<em>Son iki üç yılda okul ücretlerinde inanılmaz bir artış yaşandı. Bu artış ne enflasyonla ne de hayat pahalılığıyla açıklanabilir. Ücretli çalışanlar için artık sürdürülebilir olmaktan çıktı. Yaz okulları bazı durumlarda normal okul ücretlerinden bile pahalı</em>&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p style="font-weight: 400;">Çalışan ailelerin ihtiyaçlarına uygun saatlerde hizmet veren kurumların daha yüksek ücret talep ettiğini belirten V.Y. şunları söyledi:</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8220;<em>İşe gidip gelebileceğiniz saatlerde hizmet veren yaz okulları var ancak ücretleri çok daha yüksek. Üstelik çocuklar çoğu zaman sadece güvenli bir ortamda vakit geçiriyor. Verilen ücretin karşılığında eğitsel anlamda beklenen katkıyı göremiyorsunuz. En önemli talebim saatlerin çalışan ailelere göre düzenlenmesi. Bunun yanında verilen hizmetin de ödenen ücretle daha dengeli hale gelmesi gerekiyor. Aileler yüksek ücretler ödüyor ancak çoğu zaman çocuklarının güvenli bir ortamda bulunmasının dışında beklediği kaliteyi göremiyor</em>.&#8221;</p>
<p style="font-weight: 400;">Uzmanlar ise yaz okulu tercihinde yalnızca ücretin değil, eğitim içeriği, öğretmen kadrosu, güvenlik önlemleri ve fiziksel imkanların da değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekerek, ailelere kayıt yaptırmadan önce program kapsamını ayrıntılı şekilde incelemeleri tavsiyesinde bulunuyor.</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/yaz-okulu-ucretleri-cep-yakiyor-aylik-50-bin-lirayi-asti.html">Yaz okulu ücretleri cep yakıyor: Aylık 50 bin lirayı aştı</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/yaz-okulu-ucretleri-cep-yakiyor-aylik-50-bin-lirayi-asti.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Van’da barınma krizi derinleşiyor: Kiralık ev bulmak giderek zorlaşıyor</title>
		<link>https://9koy.org/vanda-barinma-krizi-derinlesiyor-kiralik-ev-bulmak-giderek-zorlasiyor.html</link>
					<comments>https://9koy.org/vanda-barinma-krizi-derinlesiyor-kiralik-ev-bulmak-giderek-zorlasiyor.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Jul 2026 07:23:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Sertifika ve Telif Desteği Programı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=25694</guid>

					<description><![CDATA[<p>Salih Giyci Van’da konut piyasasında yaşanan daralma, kiralık ev arayan vatandaşları zor durumda bırakıyor. Özellikle üniversite öğrencileri, dar gelirli aileler ve kente sonradan gelenler için uygun fiyatlı konut bulmak her geçen gün daha güç hâle geliyor. Kentte yeni konut üretiminin sınırlı kalması, artan nüfus ve göç hareketleriyle birleşince kira fiyatları yükselirken, barınma sorunu da daha [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/vanda-barinma-krizi-derinlesiyor-kiralik-ev-bulmak-giderek-zorlasiyor.html">Van’da barınma krizi derinleşiyor: Kiralık ev bulmak giderek zorlaşıyor</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;"><strong>Salih Giyci</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Van’da konut piyasasında yaşanan daralma, kiralık ev arayan vatandaşları zor durumda bırakıyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Özellikle üniversite öğrencileri, dar gelirli aileler ve kente sonradan gelenler için uygun fiyatlı konut bulmak her geçen gün daha güç hâle geliyor. Kentte yeni konut üretiminin sınırlı kalması, artan nüfus ve göç hareketleriyle birleşince kira fiyatları yükselirken, barınma sorunu da daha görünür hâle geliyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte Van’da kiralık konut talebinde hareketlilik yaşanırken, emlak sektörüne göre mevcut konut stoku artan ihtiyacı karşılamakta yetersiz kalıyor. Mahallelerdeki kiralık ev ilanları kısa sürede alıcı bulurken, öğrenciler ve dar gelirli vatandaşlar bütçelerine uygun konut bulmakta zorlanıyor.</p>
<div id="attachment_25695" style="width: 495px" class="wp-caption alignright"><img fetchpriority="high" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-25695" class="wp-image-25695" src="https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/07/WhatsApp-Image-2026-06-15-at-16.22.42.jpeg" alt="" width="485" height="273" srcset="https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/07/WhatsApp-Image-2026-06-15-at-16.22.42.jpeg 1280w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/07/WhatsApp-Image-2026-06-15-at-16.22.42-300x169.jpeg 300w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/07/WhatsApp-Image-2026-06-15-at-16.22.42-1024x576.jpeg 1024w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/07/WhatsApp-Image-2026-06-15-at-16.22.42-768x432.jpeg 768w" sizes="(max-width: 485px) 100vw, 485px" /><p id="caption-attachment-25695" class="wp-caption-text">Orhan Özdek</p></div>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Kiralık konut bulmak giderek zorlaşıyor&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Türkiye Emlak Birliği Doğu Anadolu Bölge Temsilcisi ve Van Emlakçılar ve Bilirkişiler Derneği Başkanı Orhan Özdek, kentte yaşanan barınma sorununa dikkat çekerek, şu noktalara dikkat çekti:</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8220;<em>Bu bölgede şu anda konut konusunda ciddi sorunlar yaşanıyor. Van, son zamanlarda dengesiz bir şekilde göç alıyor. Gelen göç hareketine karşılık konut sayısında belirgin bir yetersizlik var. Özellikle yaz aylarında diğer illerden yoğun bir göç alıyoruz ve bu durum kiralık ev bulmayı zorlaştırıyor</em>.&#8221;</p>
<p style="font-weight: 400;">Kentteki kira seviyelerinin birçok vatandaş için ulaşılması güç hâle geldiğini ifade eden Özdek, &#8220;<em>Asgari ücretle geçinen hiçbir vatandaşın düzgün bir ev bulup içine yerleşmesi neredeyse mümkün değil. Van’da ciddi bir barınma sorunu var. Eğer kiralık konut problemi çözülmezse bunun daha büyük sosyal sorunlara yol açacağı çok açık</em>&#8221; diye konuştu.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Göç hareketi konut talebini artırıyor</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Kentteki yapılaşma ve planlama süreçlerine de değinen Özdek, artan nüfus karşısında yeni yaşam alanlarının oluşturulması gerektiğini belirtti.</p>
<p style="font-weight: 400;">Özdek, &#8220;<em>Van’da artan nüfus karşısında acil şekilde konut üretimi yapılması gerekiyor. Mekânsal planlamalarla birlikte şehrin yeniden ele alınması şart. Neredeyse 30 yıldır Van’a düzenli bir imar planının gelmediğini görüyoruz. Çevre yolunun tamamlanmamış olması da bu süreci daha da zorlaştırdı</em>&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Asgari ücretli vatandaş ev bulmakta zorlanıyor&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Van’ın fiziksel gelişiminin çeşitli nedenlerle sınırlı kaldığını söyleyen Özdek, sözlerini şöyle sürdürdü: &#8220;<em>Van kendi kabuğunu kırabilmiş bir şehir değil; dışa doğru genişleyemediği için yapılaşma ve yaşam alanları ciddi şekilde kısıtlanmış durumda. Şu anda Van’da kiralar da oldukça yüksek, hatta neredeyse büyük şehirlerle yarışır seviyeye gelmiş durumda. Bu da özellikle dar gelirli vatandaşları ciddi şekilde zorluyor; insanlar ekonomik olarak çok ciddi bir yük altında.</em>&#8220;</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Yeni konut üretimi çağrısı</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Konut arzı ile talep arasındaki dengesizliğin devam ettiği kentte, öğrenciler başta olmak üzere birçok kişinin yeni eğitim ve çalışma dönemleri öncesinde barınma arayışını sürdürdüğü görülüyor. Emlak sektörüne göre, konut üretimi ve şehir planlamasına yönelik adımların önümüzdeki dönemde konut piyasasının seyrinde belirleyici olması bekleniyor.</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/vanda-barinma-krizi-derinlesiyor-kiralik-ev-bulmak-giderek-zorlasiyor.html">Van’da barınma krizi derinleşiyor: Kiralık ev bulmak giderek zorlaşıyor</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/vanda-barinma-krizi-derinlesiyor-kiralik-ev-bulmak-giderek-zorlasiyor.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Harçlık yetmeyince çözüm ortak tost!</title>
		<link>https://9koy.org/harclik-yetmeyince-cozum-ortak-tost.html</link>
					<comments>https://9koy.org/harclik-yetmeyince-cozum-ortak-tost.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Jul 2026 08:08:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Bölgesel Telif Desteği Programı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=25660</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mehmet Duran Boztepe Ankara ve İstanbul&#8217;daki okul kantinlerinde son beş yılda yaşanan fiyat artışları, öğrencilerin ve velilerin beslenme alışkanlıklarını değiştirdi. Kantinlerdeki fiyatların ulaştığı seviye nedeniyle öğrenciler öğünlerini arkadaşlarıyla paylaşmak veya paralarını birleştirmek zorunda kalırken, birçok aile çareyi çocuklarının beslenmesini evden hazırlamakta buluyor. Verilere göre, İstanbul&#8217;da 2020-2021 eğitim döneminde 6 lira olan kaşarlı tostun fiyatı 2025-2026 [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/harclik-yetmeyince-cozum-ortak-tost.html">Harçlık yetmeyince çözüm ortak tost!</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;"><strong>Mehmet Duran Boztepe</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Ankara ve İstanbul&#8217;daki okul kantinlerinde son beş yılda yaşanan fiyat artışları, öğrencilerin ve velilerin beslenme alışkanlıklarını değiştirdi. Kantinlerdeki fiyatların ulaştığı seviye nedeniyle öğrenciler öğünlerini arkadaşlarıyla paylaşmak veya paralarını birleştirmek zorunda kalırken, birçok aile çareyi çocuklarının beslenmesini evden hazırlamakta buluyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Verilere göre, İstanbul&#8217;da 2020-2021 eğitim döneminde 6 lira olan kaşarlı tostun fiyatı 2025-2026 döneminde 90 liraya, Ankara&#8217;da ise aynı dönemde 4,5 liradan 80 liraya yükseldi. Fiyat artışları içeceklerde de belirgin şekilde hissediliyor:</p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;">Ankara&#8217;da 2020 yılında 1,5 lira olan küçük boy ayran 20 liraya, İstanbul&#8217;da 2 lira olan ayran ise 25 liraya çıktı.</li>
<li style="font-weight: 400;">Öğrencilerin sıklıkla tükettiği yarım ekmek dönerin fiyatı her iki ilde de 120 lira seviyesine ulaştı.</li>
<li style="font-weight: 400;">İstanbul&#8217;da 2,5 lira olan simit ve poğaça fiyatları günümüzde 25 liradan satılırken, Ankara&#8217;da bu rakam 20 lira seviyesinde bulunuyor.</li>
</ul>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Kaşarsız tosta 90 TL vermek sinirlendiriyor&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Fiyat artışları öğrencilerin beslenme pratiklerini doğrudan etkiliyor. 17 yaşındaki bir lise öğrencisi, tostun fiyatının geçen yıla göre yüzde 50 zamlanarak 90 liraya çıktığını ve içindeki kaşar oranının düştüğünü belirtiyor. Kantinlerde meyve ve kuruyemiş gibi sağlıklı alternatiflerin bulunmadığına dikkat çeken öğrenci, fiyatların yüksekliği nedeniyle arkadaşlarıyla borçlaştıklarını veya bütçeleri yetmediğinde ağırlıklı olarak paketli gıdalara yöneldiklerini aktarıyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">10 yaşındaki bir ilkokul öğrencisi ise tostların çok pahalı olması nedeniyle çoğu zaman arkadaşlarıyla anlaşıp tostu bölüştüklerini veya paralarını birleştirerek ortak bir şeyler aldıklarını kaydediyor. Öğrenci, harçlığının yetmediği günlerde bisküvi ve çikolata gibi paketli gıdalarla karnını doyurmaya çalıştığını ifade ediyor.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Harçlıklar ikiye katlandı, yine de yetmiyor</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Veliler de çocuklarına verdikleri harçlıkların kantin enflasyonu karşısında erimesinden şikayetçi. 9 ve 14 yaşlarında iki çocuk annesi olan bir veli, çocuğuna verdiği harçlığın geçen yıla oranla yüzde 100 artmasına rağmen sağlıklı bir beslenme için yeterli olmadığını vurguluyor. 2-3 yıl önce bir restoranda yemek yenebilecek parayla bugün okul kantininden ancak poğaça ve meyve suyu alınabildiği belirtiliyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">10 yaşındaki bir öğrencinin velisi ise, eskiden bir hafta yeten harçlığı iki üç katına çıkarmasına rağmen paranın artık sadece bir iki gün yettiğini belirtiyor. İki üç yıl önce aynı harçlıkla iki tost alınabilirken bugün bir tostun zor alındığını aktaran veli, çocukların acıktıklarında mecburen daha ucuz olan paketli gıdaları tükettiğini ifade ediyor.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Evden beslenme ve sosyal izolasyon</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Veliler, bütçe kısıtlılığı ve kantinlerdeki karbonhidrat ağırlıklı yiyeceklerin sağlıksız olması nedeniyle evden beslenme hazırlamanın daha cazip hale geldiğini söylüyor. Bu durumun aile ekonomisine de katkı sağladığı belirtiliyor. Ancak harçlığı yetmeyen veya evden beslenme getiremeyen çocukların yaşadığı psikolojik baskı da dikkat çekiyor. Aileler, arkadaşlarının sıcak tost aldığını veya evden getirdiği farklı yiyecekleri yediğini gören çocukların üzüldüğünü ve bu durumun çocukları sosyal olarak arkadaşlarından uzaklaştırdığını ifade ediyor.</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/harclik-yetmeyince-cozum-ortak-tost.html">Harçlık yetmeyince çözüm ortak tost!</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/harclik-yetmeyince-cozum-ortak-tost.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Laleli ve Kapalıçarşı esnafı cepten yiyor&#8221;</title>
		<link>https://9koy.org/laleli-ve-kapalicarsi-esnafi-cepten-yiyor.html</link>
					<comments>https://9koy.org/laleli-ve-kapalicarsi-esnafi-cepten-yiyor.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Jul 2026 08:10:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[9. Köy Haber Merkezi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=25460</guid>

					<description><![CDATA[<p>Antranik Bakırcıoğlu Siyasette ve dış politikadaki gerilimler, bölgesel çatışmalar, pandeminin kalıcı hasarları, çeride frenlenemeyen maliyet baskısı, İstanbul&#8217;un en köklü uluslararası ticaret ve üretim merkezlerini ciddi bir varoluş mücadelesine sürüklüyor. Bir dönem tekstil ihracatının lokomotifi olan Laleli ile yüzyıllardır geleneksel kuyumculuk zanaatının dünyadaki vitrini konumundaki Kapalıçarşı, bugün ortak bir durgunluğu paylaşıyor. Laleli’de küresel pazarlara yönelik üretim [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/laleli-ve-kapalicarsi-esnafi-cepten-yiyor.html">&#8220;Laleli ve Kapalıçarşı esnafı cepten yiyor&#8221;</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;"><strong>Antranik Bakırcıoğlu</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Siyasette ve dış politikadaki gerilimler, bölgesel çatışmalar, pandeminin kalıcı hasarları, çeride frenlenemeyen maliyet baskısı, İstanbul&#8217;un en köklü uluslararası ticaret ve üretim merkezlerini ciddi bir varoluş mücadelesine sürüklüyor. Bir dönem tekstil ihracatının lokomotifi olan Laleli ile yüzyıllardır geleneksel kuyumculuk zanaatının dünyadaki vitrini konumundaki Kapalıçarşı, bugün ortak bir durgunluğu paylaşıyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Laleli’de küresel pazarlara yönelik üretim yapan tekstilciler; hammadde fiyatları, işçilik giderleri ve navlun ücretlerinin astronomik seviyelere ulaşması nedeniyle Türkiye’nin artık yabancı alıcılar için cazip bir pazar olmaktan çıktığını belirtiyor. Eskiden Çin’e karşı hem kalite hem de fiyat avantajına sahip olan Türk tekstil sektörü, pazar payını Mısır, Fas, Bangladeş ve hatta savaş halindeki Ukrayna’ya kaptırma riskiyle karşı karşıya.</p>
<p style="font-weight: 400;">Benzer bir daralma ve üretim krizi, kuyumculuk zanaatının kalbi olan Kapalıçarşı atölyelerinde de yüzünü gösteriyor. Küresel altın piyasasındaki dalgalanmalar, içerideki işçilik maliyetlerinin fırlaması ve büyük sermayeli markaların tekelleşme hamleleri, orta ölçekli zanaatkarı yok olma sınırına getirdi. Aylık genel giderleri 20 bin dolarları bulan esnaf, sermayesini koruyabilmek için varlıklarını satarak ayakta kalmaya çalışırken, yeni neslin bu güvensiz piyasaya girmek istememesi üretimin sonuna gelindiği sinyalini veriyor. Sektörün durumunu, Laleli esnafı Aziz Alagöz ile Kapalıçarşı’nın pırlanta zanaatkarları Hagop Aynal ve Tomas Aba anlattı.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Laleli, Rusya&#8217;nın bir kasabası gibi: Her kriz bizi doğrudan vuruyor&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Laleli’de 90’ların başından beri tekstil üretimi yapan köklü bir aile şirketinin yeni nesil temsilcisi, Uluslararası İlişkiler mezunu 37 yaşındaki Aziz Alagöz, tekstil imalatının dış politikaya ve küresel dengelere ne kadar göbekten bağlı olduğunu şu sözlerle özetliyor:</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8220;<em>Laleli piyasası aslında Rusya üzerinde kurulu bir pazardır. Rusya herhangi bir ülkeyle savaş veya ekonomik sıkıntı yaşadığı zaman, Laleli otomatikman bundan etkileniyor. Sanki Laleli, Rusya’nın bir kasabasıymış gibi yüzde 90 oranında bu durumdan direkt darbe alıyor. 2014-2015 yıllarında Rusya uçağı düşürüldüğünde Laleli piyasası bıçak gibi kesilmişti. Bugün de Rusya-Ukrayna savaşı, ABD-İsrail-İran gerilimleri ticaretimizi baltalamaya devam ediyor.</em>&#8220;</p>
<p style="font-weight: 400;">90’lı yıllardaki Sovyetlerin dağılma sürecinde yaşanan muazzam tekstil akınının o dönem vizyonsuz yönetildiğini ve kalitesiz ürünlerle güven zedelendiğini aktaran Alagöz, bugün dünya çapında bir marka olamayışımızın arkasında bu hataların yattığını düşünüyor. Alagöz, pandemiden sonra uçuşa geçen üretim maliyetleri yüzünden müşterilerin Türkiye&#8217;yi terk ettiğini şu çarpıcı örnekle açıklıyor:</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8220;<em>Pandemi zamanında benden adedi 3-4 dolardan 3000 tane tişört alan Kazakistanlı bir müşteri, pandemi bitince Çin&#8217;e geri döndü. Aradığımda bana açıkça, &#8216;Aziz, pandemide sizin maliyetleriniz düşüktü. Sonrasında ham madde arttı, giderler arttı. Ben artık Türkiye’den mal alamam, Çin’e dönmek zorundayım&#8217; dedi. Bugün bir müşterinin sadece Tacikistan’dan buraya gelmesi, vize, uçak ve oteliyle birlikte en az 2000 dolar maliyet demek. Müşteri bu parayı harcayacağına 500 dolarla Çin’e, Mısır’a ya da Bangladeş’e gidiyor, aynı malı alıyor. Üstelik kargolarımız çok yüksek; Azerbaycan’a 1 kilo mal 9 dolara gidiyor. Fas’a kargonun kilosu 16 dolar. Adam 30 dolara mal alsa, kargoyla 50 dolara mal oluyor. Neden gelip bizden alsın?</em>&#8220;</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Yabancı müşteri gelmiyor&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Maliyetlerin sadece ham maddeyle sınırlı olmadığını, Türkiye’den bir personelin işletmeye aylık maliyetinin 1500-2000 dolara ulaştığını belirten Alagöz, devletin ilgisizliğinden yakınıyor:</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8220;<em>Biz parayı kazanırken devlet gelip bize &#8216;Nasıl kazanıyorsunuz?&#8217; demedi, bugün kaybederken de &#8216;Niye kaybediyorsunuz?&#8217; demiyor. Devleti beklesek komple batarız. Esnafın yüzde 80-90&#8217;ı zaten cebindeki parayı bitirdi, artık gayrimenkullerini satarak ayakta kalmaya çalışıyor. Laleli’de bir dükkanın kirası 10 bin dolarsa, bir o kadar da eleman, yemek, içmek gibi genel gideri vardır; kafadan aylık 20 bin dolar giderle işe başlıyorsun. Devlet teşvik vereceğine, 20 yıldır buraya gelip giden Tacik, Özbek müşterileri havalimanında saatlerce sorgulayıp geri gönderiyor, vizelerle önümüzü kesiyor.</em>&#8220;</p>
<p style="font-weight: 400;">Tüm bu karamsar tabloya rağmen Alagöz, tekstil imalatının Türkiye için kritik bir sosyal emniyet subabı olduğunu ve genç nesil için korunması gerektiğini savunuyor:</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8220;<em>Gençlerin yerimizi tutması lazım. Bu insanlar işsiz kalırsa sokağa düşecek. Tekstil muazzam bir istihdam kapısı; bir inşaatta en fazla 10 kişi çalışırken bir tekstil atölyesinde 200-300 kişi ekmek yiyor. Ancak ülkede denetim sıfır. Teşvik alan bazı uyanıklar, dışarıdan insanları çalışıyor gibi gösterip devletten para alıp cebine koyuyor. Hukuk, adalet ve devlet denetimi sert bir şekilde üreticinin üzerinde olmalı ki dürüst iş yapanla yapmayan ayrılsın</em>.&#8221;</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Kapalıçarşı&#8217;da zanaatın sonu: &#8220;Dükkanımız 6 kişiden 1 kişiye düştü&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Benzer bir yapısal kriz, kuyumculuk ile pırlanta zanaatının küresel vitrini olan Kapalıçarşı’nın üretim atölyelerinde yaşanıyor. Çarşıda ortak olarak pırlanta ve kuyum imalatı yapan, 12 yaşından beri zanaatın içinde yetişen 38 yaşındaki Hagop Aynal ve ortağı Tomas Aba, meslek hayatlarında böyle uzun soluklu bir işsizlik görmediklerini vurguluyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">2001 ekonomik krizini bizzat yaşadıklarını söyleyen ustalar, o dönemlerde birkaç ay boş otursalar bile sonrasında zararı her zaman kapattıklarını, ancak son 4-5 yıldır piyasanın hiçbir şekildecanlı olmadığını belirtiyor. Altının kilo bazında 140 bin ile 180 bin dolar arasında sürekli dalgalanmasının atölyelerin belini büktüğünü ifade eden Hagop Aynal, iç piyasadaki erimeyi şu sözlerle özetliyor:</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8220;<em>Görüyorsunuz, şu an tamamen boş oturuyoruz. Dükkana geliyoruz, taş çatlasın 3 saat çalışıp sonra akşama kadar oturup sohbet ediyoruz. Alım gücü azaldıkça satışlar düştü, ürünler minimalleşti. Eskiden şaşalı setler yapardık, şimdi gramları düşürerek, pırlantanın yanına ayarları 14’e, 8’e çekerek satış yapmaya çalışıyoruz. İnsanlar enflasyondan korunmak için işçilikli takı almak yerine işçiliksiz sarraf altınına yöneliyor. Biz üretici olarak artık para kazanamıyoruz. Kazansaydık dükkanımızda çalışan sayısı 6 kişiden şu anda 1 kişiye düşmezdi. Atölyede riske bağladığın altın sermayesi 6.5 milyon lira, ama kazandığın işçilik parası ayda 2500 dolar. Bu riske bu kazanç mantıklı mı? Kesinlikle değil</em>.&#8221;</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Büyük sermaye küçük atölyeleri yuttu&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Kapalıçarşı’daki çöküşün sinyallerinin aslında 8 yıl öncesinden itibaren verilmeye başlandığını belirten çarşı ustaları, krizin temel nedenlerinden birinin de sermayenin belirli ellerde toplanması ve dikey tekelleşme olduğunu ifade ediyor. Geçmişte küçük birer işletmeyken zamanla devasa fabrikalara dönüşen büyük markaların küçük zanaat atölyelerinin işlerini ellerinden aldığını belirten ortaklar, piyasadaki acımasız çalışma düzenine ve gençlerin durumuna dikkat çekiyor:</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8220;<em>Bizden toptan ürün alan büyük firmalar yavaş yavaş kendi bünyelerinde dev atölyeler kurup tekelleştiler ve bizden işi kestiler. Şimdi piyasada sadece yüzde 10’luk bir kesim çok iyi iş yapıyor, geri kalanı zor geçiniyor veya kapatıp gidiyor. Bu büyük yapılarda işler biraz yavaşladığı an, hemen bir bahaneyle 20-30 işçiyi kapının önüne koyuyorlar. Piyasa o kadar güvensiz ve geleceksiz bir hal aldı ki, şu an kendi çocuğum olsa bu işe sokmayı en son ihtimal olarak düşünürüm. Kendimize iş yaratamazken, bir çırak alsak ona nasıl ekmek kapısı olacağız? Bu şartlar altında yeni nesle Kapalıçarşı&#8217;yı kesinlikle önermiyorum.</em>&#8220;</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/laleli-ve-kapalicarsi-esnafi-cepten-yiyor.html">&#8220;Laleli ve Kapalıçarşı esnafı cepten yiyor&#8221;</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/laleli-ve-kapalicarsi-esnafi-cepten-yiyor.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye’de yoksulluk daha çok kadınları mı vuruyor?</title>
		<link>https://9koy.org/turkiyede-yoksulluk-daha-cok-kadinlari-mi-vuruyor.html</link>
					<comments>https://9koy.org/turkiyede-yoksulluk-daha-cok-kadinlari-mi-vuruyor.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Jul 2026 08:09:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Sertifika ve Telif Desteği Programı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=25440</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şevval Koç Türkiye son yıllarda derin bir ekonomik krizle mücadele ederken, yaşam koşullarının ağırlaşmasından kadınlar daha çok etkileniyor. İstatistiklerde yeteri kadar görülmeyen fakat pazarın bitiş saatlerinde, ucuz ekmek sıralarında ve evlerin içinde en çok hissedilen bir gerçek uzmanlara göre yoksulluk gitgide daha çok “kadınlaşması” olarak öne çıkıyor. “Yoksulluğun kadınlaşması” kadınların yalnızca erkeklerden daha yoksul olmalarını [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/turkiyede-yoksulluk-daha-cok-kadinlari-mi-vuruyor.html">Türkiye’de yoksulluk daha çok kadınları mı vuruyor?</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;"><strong>Şevval Koç</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Türkiye son yıllarda derin bir ekonomik krizle mücadele ederken, yaşam koşullarının ağırlaşmasından kadınlar daha çok etkileniyor. İstatistiklerde yeteri kadar görülmeyen fakat pazarın bitiş saatlerinde, ucuz ekmek sıralarında ve evlerin içinde en çok hissedilen bir gerçek uzmanlara göre yoksulluk gitgide daha çok “kadınlaşması” olarak öne çıkıyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">“Yoksulluğun kadınlaşması” kadınların yalnızca erkeklerden daha yoksul olmalarını değil iş gücüne katılamamalarını, ev içindeki ücretsiz emek yükünü ve sosyal politikaların yetersizliği nedeniyle yoksulluğu daha derinden hissetmelerini ifade ediyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Kadınlar görünmez bir sistem içinde yoksullukla mücadele ederek büyük bir yaşam mücadelesi veriyor.</p>
<div id="attachment_25442" style="width: 277px" class="wp-caption alignright"><img decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-25442" class="wp-image-25442" src="https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/06/IMG_7373-scaled.jpeg" alt="" width="267" height="356" srcset="https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/06/IMG_7373-scaled.jpeg 1920w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/06/IMG_7373-225x300.jpeg 225w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/06/IMG_7373-768x1024.jpeg 768w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/06/IMG_7373-1152x1536.jpeg 1152w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/06/IMG_7373-1536x2048.jpeg 1536w" sizes="(max-width: 267px) 100vw, 267px" /><p id="caption-attachment-25442" class="wp-caption-text">Helin Erdem</p></div>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Görünmez emek ve ev içi kıskaç</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Türkiye&#8217;de kadın yoksulluğu temelde toplumsal cinsiyet rolleri ve bu rollerin getirdiği sorumluluğa dayanıyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Siyaset Bilimci ve Kamu Yönetimi Uzmanı Helin Erdem, bu durumu sistemin görmezden gelerek üzerini örtmeye çalıştığı bir sorun olarak tanımlıyor. Erdem&#8217;e göre kadınların yoksulluk zinciri evde başlıyor; çünkü emeği önce evde ekonomik bir değer olarak görülmüyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Türkiye’de engelli ve yaşlı bakımevlerinin ve aynı zamanda kreş hizmetlerinin yetersiz olması nedeniyle bu sorumluluklar da kadının sırtına yükleniyor. Kadınlar çocuklara, ailenin yaşlı ve engellilerine bakım vermeleri nedeniyle iş gücü piyasasına girmekte zorlanıyorlar ve istihdamdan kopuyorlar.</p>
<p style="font-weight: 400;">Erdem, bu durumu kadınlar için görünmez bir sömürü mekanizması olarak ifade ediyor ve kadınların aslında kamunun yapması gereken birtakım işleri ücretsiz olarak yaptığını söylüyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Resmi veriler de bu tespitleri destekliyor ve Türkiye’de birçok kadının iş gücü piyasasına katılmaması, ev işlerinin sorumluluğunu almak şeklinde kaydediliyor. Ev içi sorumluluklar, kadınları eğitim seviyesinin ne olduğu fark etmeksizin kariyer yapmaktan ve düzenli bir gelir elde etmekten alıkoyuyor.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Güvencesizlik ve kayıt dışı yaşamlar</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">İstihdama katılabilen az sayıdaki kadın için de var olan çalışma koşulları yeteri kadar güvenceli olarak görülmüyor. Ev temizliği, tekstil atölyeleri ve merdiven altı işler, kadının en çok emek harcadığı ve emeğinin karşılığını alamadığı işler olarak karşımıza çıkıyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Helin Erdem, kamu yönetiminin bu noktada yetersiz kaldığını söylüyor ve yetersiz politika üretilmesinin bu sorunları derinleştirdiğini vurguluyor. Kayıt dışı çalışmanın kadın yoksulluğunun en derin hissedildiği alan olduğunu belirten Erdem, bir kriz durumunda ise işine son verilen ilk kişilerin kadınlar olduğunu söylüyor ve kamu yönetiminin bu alanda denetiminin olmamasının kadınların yoksullaşmasının giderek artmasına neden olduğunu söylüyor.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Kriz yönetimi ve pazar torbasını doldurma mücadelesi</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Yoksulluk haneye girdiğinde, o yoksulluğu yönetmek ve krizi göğüslemek de çoğunlukla kadının görevi haline geliyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Evdeki bütçeyi dengeleme, çocukların karnını doyurma ve faturalardan kısma yükü kadının omuzlarına biniyor. Kadınlar daha ucuz ürünü bulabilmek için pazar yerlerinde saatlerce zaman harcıyor, kendi porsiyonlarından kısarak çocuklarını doyurmaya çalışıyor ve lüks denilebilecek ve belki de aslında lüks olmayan tüketimi hayatlarından tamamen çıkarıyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Bu durum, kadınlar üzerinde ciddi bir psikolojik ve fiziksel yıpranmaya yol açıyor. Sosyal yardımlara bağımlı hale gelen hanelerde; bu yardımları alabilmek için bürokratik süreçleri takip eden, kuyruklarda bekleyen ve yoksulluğunu kurumlara ispat etmek zorunda kalanlar da yine büyük oranda kadınlar oluyor.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Çıkış yolu: Yapısal reformlar ve kamusal irade</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Sistemsel olan bu sorunun nasıl çözüleceği sorusuna yanıt arayan Siyaset Bilimci Helin Erdem, çözümün geçici yardımlarla değil etkin ve kalıcı kamu politikalarıyla mümkün olduğunu söylüyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Bu anlamda dönüşümün yerelden başlaması gerektiğini belirten Erdem, mahallelere kurulacak ücretsiz kreşlerin kadın istihdamında önemli bir eşik noktası olduğunu belirtiyor. Çünkü kadınların iş hayatına katılabilmesi, ancak ailede bakım vermeleri beklenen kişiler için güvenli bir alan oluşturulmasıyla başlıyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Erdem ayrıca sosyal devletin sadece geçici gıda ve yakacak yardımlarıyla sınırlı kalmaması gerektiğini ve özellikle hiçbir geliri olmayan kadınlara ekonomik bağımsızlıklarını kazanabilecekleri gelir ve istihdama erişmeleri için nitelikli eğitimlerin şart olduğunu söylüyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Gerek yerel yönetimlerin gerekse merkezi hükümetin toplumsal cinsiyet eşitliğini gözeterek bütçe planlaması yapması gerektiğini de belirten Erdem, &#8220;<em>Çünkü bu yapısal kıskaç ancak kadınları eve hapseden ve güvencesiz çalışma koşullarına maruz bırakan sistemin eşitlik odaklı dönüşmesiyle kırılabiliyor</em>&#8221; diyor.</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/turkiyede-yoksulluk-daha-cok-kadinlari-mi-vuruyor.html">Türkiye’de yoksulluk daha çok kadınları mı vuruyor?</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/turkiyede-yoksulluk-daha-cok-kadinlari-mi-vuruyor.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Malatya kayısısı üzerindeki &#8220;kara bulutlar&#8221; dağılmıyor</title>
		<link>https://9koy.org/malatya-kayisisi-uzerindeki-kara-bulutlar-dagilmiyor.html</link>
					<comments>https://9koy.org/malatya-kayisisi-uzerindeki-kara-bulutlar-dagilmiyor.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 2026 08:01:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[9. Köy Haber Merkezi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=25363</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mehmet Tevfik Cibiceli Dünya devleri arasındaki gerilim Malatya ekonomisini de vurdu. Malatya Ticaret Borsası Başkanı Ramazan Özcan, ABD, İsrail ve İran hattında tırmanan gerilimin uluslararası ticareti olumsuz etkilediğini belirterek, ancak Türkiye’nin “güvenli liman” olmaya devam ettiğini söyledi. Dünya’nın kayısı başkenti olan Malatya’da, kuru kayısı ihracatında, küresel siyasi gerilimlerin ve iklim krizinin gölgesi hissediliyor. Malatya Ticaret [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/malatya-kayisisi-uzerindeki-kara-bulutlar-dagilmiyor.html">Malatya kayısısı üzerindeki &#8220;kara bulutlar&#8221; dağılmıyor</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;"><strong>Mehmet Tevfik Cibiceli</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Dünya devleri arasındaki gerilim Malatya ekonomisini de vurdu. Malatya Ticaret Borsası Başkanı Ramazan Özcan, ABD, İsrail ve İran hattında tırmanan gerilimin uluslararası ticareti olumsuz etkilediğini belirterek, ancak Türkiye’nin “güvenli liman” olmaya devam ettiğini söyledi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Dünya’nın kayısı başkenti olan Malatya’da, kuru kayısı ihracatında, küresel siyasi gerilimlerin ve iklim krizinin gölgesi hissediliyor. Malatya Ticaret Borsası Başkanı Ramazan Özcan, ABD, İsrail ve İran hattındaki krizin kayısı ihracatına yansımalarını 9. Köy’e anlattı.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Savaş demek istikrarsızlık demek&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Orta Doğu’daki askeri hareketliliğin ticareti bıçak gibi kestiğini belirten Özcan, &#8220;<em>Bir sakinlik ve durgunluk söz konusu</em>&#8221; dedi. Savaşın, uluslar arası ticareti olumsuz etkilemesinin kaçınılmaz olduğunu belirten Özcan, &#8220;<em>Savaş demek her açıdan bir istikrarsızlık anlamına geliyor. Bu,  sadece kayısı için  değil.  Türkiye’deki bütün emtialar açısından, dünyada da diğer ülkeler açısından da baktığınız zaman savaş &#8216;olumsuz&#8217; anlamına geliyor</em>&#8221; görüşünü dile getirdi.</p>
<div id="attachment_25364" style="width: 467px" class="wp-caption alignright"><img decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-25364" class=" wp-image-25364" src="https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/06/Malatya-Ticaret-Borsasi-Baskani-Ramazan-Ozcan.png" alt="" width="457" height="268" srcset="https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/06/Malatya-Ticaret-Borsasi-Baskani-Ramazan-Ozcan.png 860w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/06/Malatya-Ticaret-Borsasi-Baskani-Ramazan-Ozcan-300x176.png 300w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/06/Malatya-Ticaret-Borsasi-Baskani-Ramazan-Ozcan-768x450.png 768w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/06/Malatya-Ticaret-Borsasi-Baskani-Ramazan-Ozcan-394x230.png 394w" sizes="(max-width: 457px) 100vw, 457px" /><p id="caption-attachment-25364" class="wp-caption-text">Ramazan Özcan</p></div>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Türkiye güvenli liman olmaya devam ediyor</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Küresel risklere rağmen Türkiye’nin ticari güvenilirliğini koruduğunu dile getiren Özcan, şu değerlendirmelerde bulundu: &#8220;<em>Kayısı ihracat rakamlarımıza baktığımız zaman kısmi bir durgunluk söz konusu olsa bile Türkiye, Orta Doğu ülkeleri de baz alındığında aslında en güvenli ticaret yapılabilecek durumda. Mart ayında genel ihracat ortalamalarında bir gerileme yaşandı, kayısı da bundan etkilendi. Şu anda Avrupa ve Amerika ihracatımızda bir sakinlik var</em>.&#8221;</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Rakamlarla kayısı ihracatı: Zirai donun etkisi ağır oldu</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">2022’den bu yana deprem ve iklim kaynaklı afetlerle mücadele eden Malatya’da kuru kayısı ihracatı dalgalı bir seyir izledi. Özellikle 2025 yılında yaşanan zirai don, ihracat rakamlarında sert düşüşe yol açtı.</p>
<p style="font-weight: 400;">Kuru kayısı ihracatı yıllara göre şöyle gerçekleşti:</p>
<ul style="font-weight: 400;">
<li>2022: 66 bin 305 ton</li>
<li>2023: 70 bin ton</li>
<li>2024: 76 bin 926 ton</li>
<li>2025 (zirai don yılı): 47 bin 699 ton</li>
<li>2026 (Nisan ayı itibarıyla): 7 bin 250 ton</li>
</ul>
<p style="font-weight: 400;">Bu veriler, Malatya’nın 2022-2024 döneminde ihracatını istikrarlı biçimde artırdığını, ancak 2025’te yaşanan zirai donun sektöre ciddi darbe vurduğunu ortaya koyuyor.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Değişmeyen lider: Amerika Birleşik Devletleri</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">İhracat rakamlarındaki dönemsel gerilemelere rağmen Malatya kayısısının en sadık alıcısı yine ABD oldu. ABD’nin, kayısı ihracatında Malatya’nın en önemli alıcılarının başında geldiğini kaydeden Başkan Özcan, &#8220;<em>2025 yılı Nisan ayındaki zirai dondan sonra rakamlardaki gerilemeyi paylaşıyoruz ama 10 yılın ortalaması dikkate alındığında ABD bizim en önemli alıcılarımızın başında geliyor</em>&#8221; açıklamasında bulundu.</p>
<p style="font-weight: 400;">Malatya ekonomisinin can damarı olan kayısıda gözler, küresel gerilimin azalacağı ve yeni sezon hasadıyla birlikte ihracatın yeniden ivme kazanacağı günlere çevrilmiş durumda.</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/malatya-kayisisi-uzerindeki-kara-bulutlar-dagilmiyor.html">Malatya kayısısı üzerindeki &#8220;kara bulutlar&#8221; dağılmıyor</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/malatya-kayisisi-uzerindeki-kara-bulutlar-dagilmiyor.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye’de tarım çöküyor: Kırsal boşalıyor, üretim alarm veriyor</title>
		<link>https://9koy.org/turkiyede-tarim-cokuyor-kirsal-bosaliyor-uretim-alarm-veriyor.html</link>
					<comments>https://9koy.org/turkiyede-tarim-cokuyor-kirsal-bosaliyor-uretim-alarm-veriyor.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 2026 08:01:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Sertifika ve Telif Desteği Programı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=25356</guid>

					<description><![CDATA[<p>Belkıs Yakut Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Fikret Yaşar, Türkiye’de tarımın yüksek maliyetler, ithalat baskısı, plansız üretim ve yetersiz destekler nedeniyle sürdürülemez bir noktaya geldiğini belirtti. Türkiye’de tarım sektörüne ilişkin sorunlar giderek daha görünür hale gelirken, üretim zincirinin birçok halkasında yapısal problemler dikkat çekiyor. Girdi maliyetlerindeki artış, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/turkiyede-tarim-cokuyor-kirsal-bosaliyor-uretim-alarm-veriyor.html">Türkiye’de tarım çöküyor: Kırsal boşalıyor, üretim alarm veriyor</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;"><strong>Belkıs Yakut</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Fikret Yaşar, Türkiye’de tarımın yüksek maliyetler, ithalat baskısı, plansız üretim ve yetersiz destekler nedeniyle sürdürülemez bir noktaya geldiğini belirtti.</p>
<p style="font-weight: 400;">Türkiye’de tarım sektörüne ilişkin sorunlar giderek daha görünür hale gelirken, üretim zincirinin birçok halkasında yapısal problemler dikkat çekiyor. Girdi maliyetlerindeki artış, ürün fiyatlarındaki dengesizlik, ithalat politikaları ve su yönetimindeki eksiklikler, tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini tartışmalı hale getiriyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Fikret Yaşar, yaptığı değerlendirmelerde tarımda en temel sorunun çiftçinin gelir elde edememesi olduğunu vurguladı. Yaşar, çiftçinin gelir elde edememesi nedeniyle üretimden uzaklaştığını, kırsalın hızla boşaldığını ve tarımsal üretimin ciddi risk altında olduğunu ifade etti.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;En temel sorun: Çiftçinin kazanç sağlayamaması&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Prof. Dr. Yaşar, tarımda sürdürülebilirliğin en kritik unsurunun ekonomik gelir olduğunu belirterek, &#8220;<em>Bunun en başında kazanç geliyor. Yani yaptığınız bir işten kazanç sağlıyorsanız onu devam ettirirsiniz. Kazanç yoksa kimse kazancı olmayan bir işi sürdüremez. Dolayısıyla sıkıntımız vatandaşın tarımsal faaliyetten yeterli gelir elde edememesi</em>&#8221; sözleriyle çiftçinin ekonomik zorluklarına dikkat çekti.</p>
<p style="font-weight: 400;">Tarım politikalarının üretici odaklı olmadığını vurgulayan Yaşar, şunları kaydetti: &#8220;<em>Türkiye’de tarım politikası çok önemli. Ancak bizdeki tarım politikaları maalesef çiftçinin kazanması üzerine değil. Sürdürülebilirliği engelleyen uygulamalar var. Örneğin bir ürün bir yıl para edecek duruma geliyor. Çiftçi de umutlanıyor. Ancak hemen ithalata başvuruluyor. Böyle olunca çiftçinin ürünü para etmiyor</em>.&#8221;</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>İthalat baskısı ve üreticinin kaybı</strong></h4>
<p>Yaşar, ithalat politikalarının üreticiyi olumsuz etkilediğini belirterek, Türkiye’de kazanan tarafın çoğu zaman çiftçi değil ithalatçılar olduğunu söyledi.</p>
<p>Piyasadaki dengenin üretici aleyhine işlediğini savunan Yaşar, &#8220;<em>Maalesef birkaç ithalatçının sözü daha çok geçiyor. Bunun sonucunda çiftçinin ürünü değerinde alıcı bulamıyor ve emeğinin karşılığını alamıyor</em>&#8221; dedi.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Kırsaldan göç: &#8220;Köyler boşaldı&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Tarım gelirlerinin düşmesinin kırsal göçü hızlandırdığını belirten Yaşar, &#8220;<em>Bakın bugün Türkiye’de Van’dan İstanbul’a kadar gidin. Köyler boşalmış. İnsanlar büyükşehirlere gitmiş. İnşaatlarda çalışıyorlar. Eğer çiftçi toprağından para kazanabilse ailesini bırakıp gidip inşaatlarda çalışır mı? O tehlikeleri göze alır mı?</em>&#8221; şeklinde anlattı.</p>
<p style="font-weight: 400;">Girdi maliyetlerinin sürekli yükseldiğine de değinen Yaşar, &#8220;<em>Girdi maliyetleri çok yüksek. Mazot, gübre, ilaç, enerji ve elektrik sürekli zamlanıyor. Ama çiftçi ürününü aynı oranda satamıyor</em>&#8221; ifadesiyle üreticinin aynı oranda gelir elde edemediğini söyledi.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Plansız üretim ve piyasa dengesizliği</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Üretim planlamasındaki eksikliğin sektörü istikrarsız hale getirdiğini vurgulayan Yaşar, &#8220;<em>Planlama da yok. Herkes kendi kafasına göre ekim yapıyor. Bir yıl ürün çok oluyor, satılamıyor. Başka bir yıl ürün az oluyor. O zaman da ithalat devreye giriyor. Sonuçta yine çiftçi kazanamıyor</em>&#8221; diye konuştu.</p>
<p style="font-weight: 400;">Üretici ile tüketici arasındaki fiyat farkının büyüklüğüne dikkat çeken Yaşar, &#8220;<em>Çiftçi ürününü 1 liraya satıyor, vatandaş ise aynı ürünü 10 liraya alıyor</em>&#8221; dedi ve şunları ekledi: &#8220;<em>Çiftçinin tarlada 5 liraya sattığı ürün tüketiciye ulaşana kadar 20-30 liraya, bazen 50 liraya kadar çıkabiliyor. Bu farkın büyük kısmı aracılar, komisyoncular ve perakendecilerde kalıyor.</em>&#8220;</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Destekler ve sigorta sistemi eleştirisi</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Tarım desteklerinin yetersiz olduğunu da söyleyen Yaşar, &#8220;<em>Verilen mazot desteğiyle traktörü ancak tarlaya götürürsünüz, geri getiremezsiniz. O kadar düşük destekler bunlar</em>&#8221; dedi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Yaşar, tarım sigortalarına ilişkin değerlendirmesinde ise, &#8220;<em>Geçen yıl TARSİM yetkilileri gelip bize sunum yaptı. Sigorta sisteminin kâr ettiğini anlattılar. Oysa bütün dünyada devlet tarımı destekler. Bizde ise çiftçiden kâr edildiği anlatılıyor</em>&#8221; ifadelerine yer verdi.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Çiftçi mecburiyetten üretim yapıyor&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Yaşar, çiftçinin tarımda kalma nedenini açıklayarak, &#8220;<em>Bizde çiftçi kazanç için değil, alışkanlıkla ya da mecburiyetten üretim yapıyor. Başka işi olmadığı için üretmeye devam ediyor. Çünkü gerçekten kazanç sağlayamıyor</em>&#8221; diye konuştu.</p>
<p style="font-weight: 400;">İklim değişikliğine de dikkat çeken Yaşar, &#8220;<em>Dünyada küresel ısınma nedeniyle iklim değişiklikleri yaşanıyor. Kuraklıklar artıyor. Ancak aslında dünyada su kaybolmuyor. Sorun suyun doğru şekilde yönetilememesi</em>&#8221; ifadesiyle suyun yönetimindeki sorunlara değindi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Sulama yöntemleri hakkında bilgi veren Yaşar, &#8220;<em>Salma sulama dediğimiz, halk arasında vahşi sulama olarak bilinen yöntemlerden vazgeçmemiz lazım. Damlama ve yağmurlama sistemlerini yaygınlaştırmamız gerekiyor</em>&#8221; uyarısında bulundu.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Barajlar dolu ama su üreticiye ulaşmıyor&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Su yönetiminde geçmiş ve günümüz karşılaştırmasını yapan Yaşar, sözlerini şöyle sürdürdü: &#8220;<em>Ben geçmişte Devlet Su İşleri’nde çalıştım. O dönemlerde sulama planlamaları daha disiplinli yapılıyordu. Su daha verimli kullanılıyordu. Şimdi barajlar dolu görünüyor ama suyun önemli kısmı üreticiye ulaşamıyor. Bunun nedeni plansızlık ve yetersiz yönetimdir.</em>&#8220;</p>
<p style="font-weight: 400;">Prof. Dr. Yaşar, tarımın stratejik önemine dikkat çekerek, &#8220;<em>Tarım insanları doyuran stratejik bir sektördür. Bana göre kamu yararına faaliyet statüsünde değerlendirilmelidir. Çiftçiler özel olarak desteklenmelidir</em>&#8221; dedi.</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/turkiyede-tarim-cokuyor-kirsal-bosaliyor-uretim-alarm-veriyor.html">Türkiye’de tarım çöküyor: Kırsal boşalıyor, üretim alarm veriyor</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/turkiyede-tarim-cokuyor-kirsal-bosaliyor-uretim-alarm-veriyor.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Küçükbaşta ilk sıradaki Van’da, çoban da üretici de dertli</title>
		<link>https://9koy.org/kucukbasta-ilk-siradaki-vanda-coban-da-uretici-de-dertli.html</link>
					<comments>https://9koy.org/kucukbasta-ilk-siradaki-vanda-coban-da-uretici-de-dertli.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 2026 07:59:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Sertifika ve Telif Desteği Programı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=25335</guid>

					<description><![CDATA[<p>Salih Giyci Türkiye’nin küçükbaş hayvan varlığında ilk sırada bulunan Van’da hayvancılık sektörü ekonomik açıdan stratejik önemini korurken çok farklı zorluklar yaşıyor. Kent genelinde özellikle koyun yetiştiriciliği binlerce ailenin temel geçim kaynağını oluştururken, son yıllarda artan üretim maliyetleri sektörde ciddi sorunları da beraberinde getirdi. Yem fiyatlarındaki yükseliş, kuraklık nedeniyle meraların verimsizleşmesi ve pazarlama alanındaki sorunlar üreticilerin [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/kucukbasta-ilk-siradaki-vanda-coban-da-uretici-de-dertli.html">Küçükbaşta ilk sıradaki Van’da, çoban da üretici de dertli</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;"><strong>Salih Giyci</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Türkiye’nin küçükbaş hayvan varlığında ilk sırada bulunan Van’da hayvancılık sektörü ekonomik açıdan stratejik önemini korurken çok farklı zorluklar yaşıyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Kent genelinde özellikle koyun yetiştiriciliği binlerce ailenin temel geçim kaynağını oluştururken, son yıllarda artan üretim maliyetleri sektörde ciddi sorunları da beraberinde getirdi. Yem fiyatlarındaki yükseliş, kuraklık nedeniyle meraların verimsizleşmesi ve pazarlama alanındaki sorunlar üreticilerin en çok dile getirdiği başlıklar arasında yer aldı.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Eskiden kazandırıyordu, şimdi yetmiyor&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Sektör temsilcileri, Van’ın hayvancılık potansiyelinin yüksek olduğunu ancak mevcut ekonomik koşulların üreticiyi giderek daha fazla zorladığını ifade ediyor. Kentte hayvancılıkla uğraşan vatandaşlar ise maliyetlerin her geçen gün arttığını ve özellikle saman ile yem fiyatlarının üretimi sürdürülebilir olmaktan çıkardığını dile getiriyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Kentte hayvancılıkla uğraşan üreticilerden Ali Kabak, son yıllarda giderlerin ciddi şekilde arttığını belirterek, &#8220;<em>Eskiden hayvancılık yapan insan emeğinin karşılığını alabiliyordu. Şimdi ise yem, saman, nakliye her şey çok pahalı hale geldi. Saman artık altın gibi oldu. Hayvanı beslemek bile başlı başına maliyet</em>&#8221; diyor.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Kuraklık meraları etkiledi</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Üretici Şaziye Negiş de özellikle kadınların hayvancılıkta büyük emek verdiğini ifade ederek, &#8220;<em>Sabahın erken saatinden geceye kadar çalışıyoruz. Ancak kazandığımız para giderleri karşılamıyor. Meralar eskisi kadar verimli değil, kuraklık bizi çok etkiledi</em>&#8221; diye konuşuyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Hayvancılıkla uğraşan Tevfik Teber ise üreticilerin en büyük sorunlarından birinin pazarlama olduğunu söyledi. Teber, &#8220;<em>Üretici emeğinin karşılığını almakta zorlanıyor. Aracı çok olduğu için kazanç üreticiye kalmıyor. Destekler var ama yeterli değil</em>.&#8221; ifadelerini kullanıyor.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Van’da hayvancılık ekonominin temel geçim kaynaklarından biri</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Sektör temsilcileri de Van’ın hayvancılık açısından Türkiye’nin en önemli merkezlerinden biri olduğuna dikkat çekiyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Kentte özellikle küçükbaş hayvancılığın yaygın olması nedeniyle bölge ekonomisinin önemli ölçüde bu alana bağlı olduğu belirtiliyor. Ancak son dönemde yem fiyatlarında yaşanan artışların üreticiyi zorladığı, birçok işletmenin maliyet baskısıyla karşı karşıya kaldığı ifade ediliyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Öte yandan, kuraklık ve iklim koşullarının meralar üzerindeki etkisi de üreticilerin gündemindeki başlıklardan biri. Uzmanlar, mera alanlarının korunmasının ve hayvancılığa yönelik uzun vadeli politikaların önemine dikkat çekiyor. Üreticiler ise özellikle yem desteği, mera ıslahı ve pazarlama alanında daha kapsamlı adımlar atılması gerektiğini savunuyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Türkiye’de küçükbaş hayvancılığın merkezi olarak gösterilen Van’da üreticiler, tüm ekonomik zorluklara rağmen üretimi sürdürmeye çalışıyor. Ancak artan maliyetler, kuraklık ve pazarlama sorunları sektörün geleceğine dair kaygıları büyütüyor. Üreticiler, hayvancılığın sürdürülebilirliği için daha güçlü destek politikaları uygulanmasını ve özellikle küçük üreticilerin korunmasına yönelik adımlar atılmasını talep ediyor.</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/kucukbasta-ilk-siradaki-vanda-coban-da-uretici-de-dertli.html">Küçükbaşta ilk sıradaki Van’da, çoban da üretici de dertli</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/kucukbasta-ilk-siradaki-vanda-coban-da-uretici-de-dertli.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çarşılardan kitap kokusu siliniyor</title>
		<link>https://9koy.org/carsilardan-kitap-kokusu-siliniyor.html</link>
					<comments>https://9koy.org/carsilardan-kitap-kokusu-siliniyor.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Jul 2026 08:05:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Bölgesel Telif Desteği Programı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=25220</guid>

					<description><![CDATA[<p>Eda Salik Ekonomik koşulların ağırlaşmasıyla birlikte okurlar daha uygun fiyatlı seçeneklere yönlendiriyor. İnternet üzerinden kitap satışlarının artması bağımsız kitabevlerini zor durumda bırakıyor. Kitapçılar, maliyetlerinin altında satış yapan büyük platformlarla rekabet etmekte güçlük çekerken,  yıllardır kitapçılarla anılan çarşılar da giderek boşalıyor. Ankara Kızılay&#8217;daki Zafer Çarşısı&#8217;nda 40 yıldır faaliyet gösteren Barış Kitabevi sahibi Atalay Atmaca, kitapçıların yaşadığı [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/carsilardan-kitap-kokusu-siliniyor.html">Çarşılardan kitap kokusu siliniyor</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;"><strong>Eda Salik</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Ekonomik koşulların ağırlaşmasıyla birlikte okurlar daha uygun fiyatlı seçeneklere yönlendiriyor. İnternet üzerinden kitap satışlarının artması bağımsız kitabevlerini zor durumda bırakıyor. Kitapçılar, maliyetlerinin altında satış yapan büyük platformlarla rekabet etmekte güçlük çekerken,  yıllardır kitapçılarla anılan çarşılar da giderek boşalıyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Ankara Kızılay&#8217;daki Zafer Çarşısı&#8217;nda 40 yıldır faaliyet gösteren Barış Kitabevi sahibi Atalay Atmaca, kitapçıların yaşadığı sıkıntıları anlatırken artan maliyetlere ve tekelleşmeye dikkat çekiyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8220;<em>İnternet üzerinden satış yapan sektörün lider firmalarına 70-80 bin TL değerinde kitap gönderdiğimizde bize danışmadan yüzde 50- 60 civarında kesinti yapıyorlar. Bu durumu tartışacağımız bir muhatap da bulamıyoruz karşımızda. Bu yüzden, internet sitelerinden sadece Nadir Kitabevi&#8217;yle çalışıyoruz.</em>&#8220;</p>
<p style="font-weight: 400;">Maliyetlerin bağımsız kitabevlerine verdiği zararı konuştuğumuz Naz Kitabevi sahibi Mehmet Kılıç ise 3-5 yıl içerisinde yer aldığı çarşıda hiçbir kitapçı kalmayacağını düşünüyor. Zincir mağazalarının satış politikalarını eleştiren Kılıç, &#8220;<em>Okulların açıldığı hafta zincir mağazalar kırtasiye ürünleri getiriyor ve biz, satışlarımızın en yoğun olmasını beklediğimiz dönemden verim alamıyoruz&#8221;</em> diyor<em>.</em></p>
<p style="font-weight: 400;">Büyük kitap siteleri ile bağımsız kitapçılar arasındaki haksız rekabetin çözümü olarak kitapların tek bir fiyat üzerinden satışa sunulması gerektiğini dile getiren Kılıç, bu düzenlemenin bir dönem gündemde yer aldığını ancak gerçekleşeceğine inanmadığını vurguluyor.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>İnternet alışverişi neden tercih ediliyor?</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Üç yıl önce ailesiyle Hatay&#8217;dan Ankara&#8217;ya taşınmış bir üniversite öğrencisi olan Cemre Zorlu, Ankara&#8217;da daha fazla alternatifle daha uygun fiyatlar sunan kitapçılar olduğunu ancak çoğunlukla kitapalışverişlerini internetten yaptığını dile getiriyor. Bu tercihinin altında yatan en önemli gerekçesi ekonomik koşullar. Zorlu, daha uygun fiyatlar sunan ve birçok sahafın yer aldığı alışveriş sitelerinin sahafların görünürlüğü ve ortak bir havuz içerisinde okura ulaşmaları adına değerli bir misyona sahip olduğunu düşünüyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Ancak internetten kitap almanın maliyet açısından sunduğu ayrıcalıklar her zaman güvenilir olmayabilir. İnternette, eski basım kitaplar için bir karaborsa mevcut.</p>
<p>9.Köy’e konuşan Hacettepe Üniversitesi Resim bölümü öğrencisi çocukluk yıllarından itibaren kitapçılardan kitap almayı öncelediğini söyledi. Akdağ, özellikle içerisinde çizimlerin olduğu eserleri bakarak almayı tercih ettiğini belirtti. Eski basım çizgi romanları internetten almak isteyenleri ise dikkatli olmaları konusunda uyarıyor: &#8220;<em>İnternet sayfalarında eski basım kitaplar için bir karaborsa mevcut. Bu da beni bağımsız kitapçılardan alışveriş yapmaya motive ediyor. Örneğin, geçenlerde aradığım bir çizgi roman, internette 1200 TL&#8217;ye satılıyordu; eski çizgi roman satan kitapçıları gezerken bu kitabı 400 TL&#8217;ye buldum</em>.&#8221;</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Kitabevleri çarşılardan siliniyor</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Okurlar, bağımsız kitapçıların sanat pazarları ve benzeri etkinliklerle daha görünür hale gelmesi gerektiğini düşünüyor. Ancak sektör temsilcilerine göre ekonomik baskılar altında her geçen gün bir kitabevi daha kepenk indiriyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Kitabevi sahipleri, gerekli adımlar atılmazsa yakın gelecekte kitapçıların yoğun olarak bulunduğu çarşılarda bile kitapçı bulmanın zorlaşacağını söylüyor. Bugün birçok çarşıda görülen boş dükkânlar ise bu endişenin yalnızca bir öngörü değil, giderek somutlaşan bir gerçek olduğunu gösteriyor.</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/carsilardan-kitap-kokusu-siliniyor.html">Çarşılardan kitap kokusu siliniyor</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/carsilardan-kitap-kokusu-siliniyor.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
