<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ekonomi Archives - 9.Köy</title>
	<atom:link href="https://9koy.org/ekonomi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://9koy.org/ekonomi</link>
	<description>Haberler</description>
	<lastBuildDate>Mon, 02 Nov 2026 07:17:41 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.3</generator>

<image>
	<url>https://9koy.org/wp-content/uploads/2023/06/cropped-Basliksiz-1-kopya-32x32.png</url>
	<title>Ekonomi Archives - 9.Köy</title>
	<link>https://9koy.org/ekonomi</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kira depozitosu ile ilgili her şey: İşte büyük tartışmanın tüm cevapları</title>
		<link>https://9koy.org/kira-depozitosu-ile-ilgili-her-sey-iste-buyuk-tartismanin-tum-cevaplari.html</link>
					<comments>https://9koy.org/kira-depozitosu-ile-ilgili-her-sey-iste-buyuk-tartismanin-tum-cevaplari.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 2026 07:17:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[9. Köy Haber Merkezi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=27481</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ateş Çatıkkaş Depozito tartışması kira bedeli olarak ağırlık kazanıyor ama depozitodan hangi masraflar kesilir neler kesilmez işte orası net değil. Uzmanlar, olağan kullanımdan kaynaklanan yıpranmaların depozitodan düşülemeyeceğini belirtiyor. Kiracının eve girerken ödediği depozito, kira sözleşmesinin sona ermesiyle birlikte boya ve badana, demirbaş hasarları, ödenmemiş aidatlar ve evde yapılan değişiklikler nedeniyle kesintiye uğrayabiliyor. Olağan kullanımdan kaynaklanan [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/kira-depozitosu-ile-ilgili-her-sey-iste-buyuk-tartismanin-tum-cevaplari.html">Kira depozitosu ile ilgili her şey: İşte büyük tartışmanın tüm cevapları</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;"><strong>Ateş Çatıkkaş</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Depozito tartışması kira bedeli olarak ağırlık kazanıyor ama depozitodan hangi masraflar kesilir neler kesilmez işte orası net değil. Uzmanlar, olağan kullanımdan kaynaklanan yıpranmaların depozitodan düşülemeyeceğini belirtiyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Kiracının eve girerken ödediği depozito, kira sözleşmesinin sona ermesiyle birlikte boya ve badana, demirbaş hasarları, ödenmemiş aidatlar ve evde yapılan değişiklikler nedeniyle kesintiye uğrayabiliyor. Olağan kullanımdan kaynaklanan yıpranmaların bedeli ise kiracıdan talep edilemiyor. Gayrimenkul Hukuku Uzmanı Avukat Ali Güvenç Kiraz, depozitodan hangi giderlerin mahsup edilebileceğini, güvence bedelinin nasıl saklanması gerektiğini ve yıllar içinde kira bedelinin artması halinde iadenin hangi tutar üzerinden yapılacağına ilişkin hukuki tartışmaları değerlendirdi.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Depozito en fazla üç aylık kira bedeli olabilir&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Depozitonun kiracının kira sözleşmesinden doğabilecek yükümlülüklerine karşı verilen bir güvence olduğunu aktaran Kiraz, alınabilecek tutarın da sınırsız olmadığına dikkat çekti.</p>
<p style="font-weight: 400;">Kiraz, &#8220;<em>Depozito bir güvence bedelidir. Kiracı tarafından mal sahibine kira sözleşmesi kapsamında en fazla üç aylık kira bedeli kadar ödenebilir. Bunun üzerinde alınan bir bedel kabul edilemez ve geçersizdir</em>&#8221; diye konuştu.</p>
<p style="font-weight: 400;">Güvence bedelinin Türk Borçlar Kanunu&#8217;nda öngörülen şekilde bankada tutulması gerektiğine işaret eden Kiraz, uygulamada ise farklı bir tabloyla karşılaşıldığını belirterek, &#8220;<em>Bu güvence bedelinin mal sahibi tarafından Borçlar Kanunu&#8217;na göre vadeli ortak bir hesaba yatırılması gerekir. Ancak günümüzde bu kural uygulanmadığı için genellikle mal sahipleri depozitoyu kendi ellerinde tutuyor</em>&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<div id="attachment_27484" style="width: 476px" class="wp-caption alignright"><img fetchpriority="high" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-27484" class=" wp-image-27484" src="https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/10/Ali-Guvenc-Kiraz.jpg" alt="" width="466" height="276" srcset="https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/10/Ali-Guvenc-Kiraz.jpg 720w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/10/Ali-Guvenc-Kiraz-300x178.jpg 300w" sizes="(max-width: 466px) 100vw, 466px" /><p id="caption-attachment-27484" class="wp-caption-text">Ali Güvenç Kiraz</p></div>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Olağan yıpranma depozitodan düşülemez&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Evden çıkış sırasında en fazla tartışılan konuların başında boya, badana ve zaman içerisinde oluşan yıpranmalar geliyor. Olağan kullanımdan doğan eskimelerin kiracıya yüklenemeyeceğini vurgulayan Kiraz, Yargıtay&#8217;ın yaklaşımını şöyle anlattı:</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8220;<em>Yargıtay, taşınmazlarda meydana gelen olağan yıpranmaların ve olağan kullanım kaynaklı hasarların depozitodan düşülemeyeceğini söylüyor. Örneğin sözleşmede ‘boyalı ve badanalı olarak yeniden teslim edilecektir’ şeklinde bir ifade yoksa, boya ve badana gibi yerlerde meydana gelen olağan yıpranmalar ev sahipleri tarafından depozito bedelinden mahsup edilemez.</em>&#8220;</p>
<p style="font-weight: 400;">Kiracının verdiği belirgin zararların ise farklı değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizen Kiraz, &#8220;<em>Kiracının ödemediği veya eksik ödediği aidatlar ile taşınmaza girildiğinde görülebilecek belirgin hasar ve zararlar depozitodan düşülebilir. Dairenin orijinal halinde değişiklik yapılmışsa, örneğin odalar birleştirilmiş veya ayrılmışsa bunların eski hale getirilme masrafı da dikkate alınabilir. Ankastre ürünler ya da doğalgaz kombisi gibi demirbaşlarda kiracının neden olduğu hasarlar da depozitodan mahsup edilebilir</em>&#8221; bilgisini verdi.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>2 bin liralık kira 20 bin olduysa depozito ne olacak?</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Yıllar önce düşük kira üzerinden verilen depozitonun, tahliye sırasında hangi tutarla geri ödeneceği ise tartışmalı konulardan biri. Kiraz, 2012 öncesindeki Borçlar Kanunu döneminde verilen Yargıtay kararlarında depozitonun kiracının çıkış tarihindeki kira bedeli dikkate alınarak hesaplandığını belirtti.</p>
<p style="font-weight: 400;">Kiraz, durumu bir örnek üzerinden açıklayarak, &#8220;<em>Kiracı eve aylık 2 bin lirayla girdi ve iki aylık kira karşılığı 4 bin lira depozito verdi diyelim. Evden çıktığı dönemde kirası 20 bin liraya yükseldiyse, bu hesaba göre iki aylık karşılığı olan 40 bin lirayı almalıdır. Eğer mahsup edilecek bir hasar veya zarar varsa da bu tutar üzerinden hesaplama yapılmalıdır</em>&#8221; dedi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Ancak 2012 sonrasındaki yeni Borçlar Kanunu bakımından konunun hukuk çevrelerinde tartışılmaya devam ettiğini belirten Kiraz, sözleşmedeki hükmün önemine dikkat çekti.</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8220;<em>Taraflar sözleşmeye ‘Depozito alındığı gibi iade edilir’ hükmünü koymuşsa alınan bedelin aynen iadesi söz konusu olur. Böyle bir hüküm yoksa hukukçular arasında iki farklı görüş bulunuyor. Benim de içinde bulunduğum görüş, eski Yargıtay kararları doğrultusunda güncel kira bedeli ve başlangıçtaki depozito çarpanı üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini savunuyor. Diğer görüş ise sözleşmede böyle bir hüküm bulunmasa dahi depozitonun alındığı tutar üzerinden iade edilmesi gerektiğini söylüyor. 2012 sonrasına ilişkin bu tartışmayı esaslı biçimde çözen bir Yargıtay kararı henüz görmüyoruz</em>&#8221; değerlendirmesinde bulundu.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Son kirayı depozitodan düştüm denilemez&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Kiraz, depozitonun kira bedelinin yerine kullanılmasının da tarafların anlaşmasına bağlı olduğuna dikkat çekti. Ev sahibinin tek taraflı biçimde güvence bedelini son aya ait kiraya sayamayacağını ifade eden Kiraz, &#8220;<em>Depozito, mal sahibi tarafından tek taraflı olarak ‘Son kirayı ödemedin, buradan mahsup ediyorum’ denilerek kira bedeline sayılamaz. Taraflar anlaşır, kiracı da ‘Bu kiradan mahsup edin’ diye kabul ederse mahsuplaşma yapılabilir. Bunun dışında güvence bedelinin bu şekilde kullanılması mümkün değildir</em>&#8221; diye konuştu.</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/kira-depozitosu-ile-ilgili-her-sey-iste-buyuk-tartismanin-tum-cevaplari.html">Kira depozitosu ile ilgili her şey: İşte büyük tartışmanın tüm cevapları</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/kira-depozitosu-ile-ilgili-her-sey-iste-buyuk-tartismanin-tum-cevaplari.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Danışanın da psikoloğun da ortak sorunu: Seans ücretleri 8-10 bin liraya dayandı</title>
		<link>https://9koy.org/danisanin-da-psikologun-da-ortak-sorunu-seans-ucretleri-8-10-bin-liraya-dayandi.html</link>
					<comments>https://9koy.org/danisanin-da-psikologun-da-ortak-sorunu-seans-ucretleri-8-10-bin-liraya-dayandi.html#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Oct 2026 10:54:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[9. Köy Haber Merkezi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=27258</guid>

					<description><![CDATA[<p>Burak Avcı Ruh sağlığı hizmetlerinin anayasal bir hak olmaktan çıkıp serbest piyasa koşullarına terk edilmesi, derinleşen ekonomik krizle birlikte toplum sağlığında onarılması güç yaralar açıyor. Kamu hastanelerindeki hekimlerin iş yükü nedeniyle hastalarını dinleyecek vakit bulamaması ve sistemin yalnızca ilaç reçetelerine sıkışması, terapiye duyulan ihtiyacı özel sektöre yönlendiriyor. Ancak seans başı faturaların astronomik boyutlara ulaşması dar [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/danisanin-da-psikologun-da-ortak-sorunu-seans-ucretleri-8-10-bin-liraya-dayandi.html">Danışanın da psikoloğun da ortak sorunu: Seans ücretleri 8-10 bin liraya dayandı</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;"><strong>Burak Avcı</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Ruh sağlığı hizmetlerinin anayasal bir hak olmaktan çıkıp serbest piyasa koşullarına terk edilmesi, derinleşen ekonomik krizle birlikte toplum sağlığında onarılması güç yaralar açıyor. Kamu hastanelerindeki hekimlerin iş yükü nedeniyle hastalarını dinleyecek vakit bulamaması ve sistemin yalnızca ilaç reçetelerine sıkışması, terapiye duyulan ihtiyacı özel sektöre yönlendiriyor. Ancak seans başı faturaların astronomik boyutlara ulaşması dar gelirli kesimlerin psikolojik destekle olan bağını tamamen koparırken, alandaki denetimsizlik ve kadro yetersizliği krizi büyütüyor. Türk Psikologlar Derneği adına değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. İnci Boyacıoğlu, mevcut sistemin yurttaşları niteliksiz hizmete, psikologları ise işsizliğe mahkûm ettiğine dikkat çekti.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Terapi koltuğunun aylık bilançosu</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Piyasadaki kontrolsüz fiyatlandırma, seans sıklığı arttıkça düzenli psikolojik desteğin maliyetini dar gelirli yurttaş için karşılanamaz boyutlara taşıyor. Seans ücreti 2-3 bin lira olan uzman bulmak neredeyse imkansız. Bulunsa dahi haftada bir görüşme alındığında dahi aylık maliyet 10 bin lirayı, haftada iki görüşmeyle 18-20 bin lirayı buluyor. Seans ücretinin 5 bin lira olduğu kliniklerde bu tutar haftalık düzende ayda 20 bin liraya, haftada iki seanslık bir süreçte ise 40 bin liraya kadar çıkıyor. Ücretlerin 10 bin lirayı bulduğu merkezlerde ise aylık fatura görüşme sıklığına göre 40 bin lira ile 80 bin lira arasında değişerek asgari ücreti katbekat aşıyor.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Psikolojik sağlığın sınıfsal ayrıcalığa dönüşmesi ciddi bir halk sağlığı sorunudur&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">TPD’nin konuyu ticari bir fiyatlandırma meselesi olarak görmediğini, halk sağlığını merkeze alan bir hak mücadelesi yürüttüğünü belirten Prof. Dr. İnci Boyacıoğlu, seans ücretlerinin acımasız piyasa yasalarıyla belirlendiği, rekabetçi ve halk sağlığını tehlikeye atan bir sistemin hâkim olduğunu söyledi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Sağlık hizmetinin ticarete dökülmesine ve yurttaşın dışarıda bırakılmasına tepki gösteren Boyacıoğlu, tablonun vahametini şu sözlerle aktardı: &#8220;<em>Psikolojik sağlığın ticari bir meta şeklinde piyasalaştırılması, yurttaşlarımız için sınıfsal bir ayrıcalığa dönüşmesi, çok ciddi bir halk sağlığı sorunudur. Kâr odaklı bu mevcut sistem, bir yandan vatandaşı terapiye erişemez hale getirirken diğer yandan genç meslektaşlarımızı eğitime ulaşamaz hale getirmekte</em>.&#8221;</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;5 dakikalık muayeneler ağır bir sistemsel hizmet kusurudur&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Kamuda terapiye erişemeyen dar gelirli yurttaşların yalnızca ilaç reçetelerine yönlendirilmesini &#8220;ağır bir sistemsel hizmet kusuru&#8221; olarak nitelendiren Boyacıoğlu, psikolojik değerlendirme ve terapinin klinik gözlem ve derinlemesine analiz gerektiren yoğun bir zihinsel emek olduğunu hatırlattı.</p>
<p style="font-weight: 400;">Sağlık sisteminin hasta sayısına indirgenemeyeceğini belirten Boyacıoğlu şunları söyledi: &#8220;<em>Sağlık sistemimizin bir üretim bandı mantığıyla hasta sayısına indirgenmesi, danışanların sorunlarına yüzeysel müdahaleler yapılmasına ve psikolojik desteğin etkisiz hale gelmesine yol açıyor. Kamuda meslektaşlarımızın günlük 10-15 seansa, birkaç dakikalık görüşmelere zorlandığını görüyoruz. Bireyleri biyopsikososyal bir bütün olarak ele almayan bu &#8216;üretim bandı&#8217; yaklaşımı, iyileşmeyi engelliyor.</em>&#8220;</p>
<p style="font-weight: 400;">Bilimsel standartlara göre bireysel görüşmelerin 45 ile 60 dakika sürmesi ve bir psikoloğa günde azami 6 seans sınırlaması getirilmesi gerektiğini hatırlatan Boyacıoğlu, kamuda psikiyatristler ile psikoterapi yetkinliği bulunan psikologların uluslararası standartlarda ekip çalışması yürütebileceği koşulların acilen yaratılması gerektiğini belirtti.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;150 bin yetişmiş güç var, bakanlık 30-40 kadro açıyor&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Türkiye’deki 166 psikoloji bölümünden her yıl yaklaşık 13 bin mezun verildiğini ve sahada 150 bine yakın yetişmiş insan gücü bulunduğunu aktaran Boyacıoğlu, kamudaki istihdam yetersizliğinin açıklanması güç büyük bir tezat oluşturduğunu belirtti:</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8220;<em>Kadro alımlarında Sağlık Bakanlığı’nın 30-40 psikolog kadrosu ilan etmesi, mesleğimize ve toplum sağlığına bakış açısının ne kadar eksikli olduğunu göstermektedir. Bu tutum, yetişmiş nitelikli beyin gücümüzün heba edilmesi ve genç meslektaşlarımızın kitlesel bir işsizliğe terk edilmesi demektir. Depremlerin yarattığı travmalardan bağımlılığa, çocuk istismarından kadın cinayetlerine kadar her alanda psikolog ihtiyacı çığ gibi büyürken &#8216;atanmayan psikologlar ordusu&#8217; yaratılmasını kabul etmiyoruz.</em>&#8220;</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Çözüm: Birinci basamakta ücretsiz hizmet ve meslek yasası</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Sorunun aşılması için koruyucu ve önleyici psikolojik sağlık hizmetlerinin Aile Sağlığı Merkezleri ve Sağlıklı Hayat Merkezleri&#8217;nde parasız ve kadrolu psikologlarla yaygınlaştırılması gerektiğini vurgulayan Boyacıoğlu, TPD’nin acil taleplerini şöyle sıraladı:</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Ruh sağlığı ve meslek yasası:</strong> Alanın şarlatanların işgaline uğramaması ve hizmetlerin piyasa dinamiklerine terk edilmemesi için bağımsız Psikologlar Meslek Odası&#8217;nın ve meslek yasasının acilen çıkarılması.</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Birinci basamak güvencesi:</strong> SHM ve ASM’lerde günlük seans sayısının bilimsel standart olan en fazla 6 ile sınırlandırılması; gelişim, sağlık ve bağımlılık gibi klinik dışı uzmanlıkların görev tanımlarının netleştirilmesi.</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Eğitim ve başarı sırası barajı:</strong> Tezsiz nitelikteki Psikolojinin Tıbbi Uygulamalar Eğitimi&#8217;nin aktif edilmesi ve üniversite tercihlerinde psikoloji bölümü için acilen 200 bin başarı sırası barajı getirilmesi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Boyacıoğlu, psikolojik sağlık hizmetlerinin ticari bir kazanç kapısı olmaktan çıkarılarak her yurttaşın devlet güvencesiyle eşit, nitelikli ve anayasal bir hak olarak ulaşabileceği bir kamu hizmetine dönüştürülmesi çağrısında bulundu.</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/danisanin-da-psikologun-da-ortak-sorunu-seans-ucretleri-8-10-bin-liraya-dayandi.html">Danışanın da psikoloğun da ortak sorunu: Seans ücretleri 8-10 bin liraya dayandı</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/danisanin-da-psikologun-da-ortak-sorunu-seans-ucretleri-8-10-bin-liraya-dayandi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kafelerde &#8220;minimum harcama&#8221; dönemi</title>
		<link>https://9koy.org/kafelerde-minimum-harcama-donemi.html</link>
					<comments>https://9koy.org/kafelerde-minimum-harcama-donemi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Oct 2026 10:53:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[9. Köy Haber Merkezi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=27264</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ateş Çatıkkaş Kafelerde ‘kişi başı en az şu kadar harcama’, ‘masa başı minimum tüketim’ veya ‘kişi başı en az bir ürün’ gibi uygulamalar son dönemde tüketicilerin karşısına daha sık çıkıyor. İşletmeler artan kira, personel, enerji ve diğer maliyetler nedeniyle masa başına belirli bir gelir elde etmek isterken, tüketiciler ise yalnızca tüketmek istedikleri ürünün ücretini ödemek [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/kafelerde-minimum-harcama-donemi.html">Kafelerde &#8220;minimum harcama&#8221; dönemi</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;"><strong>Ateş Çatıkkaş</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Kafelerde ‘kişi başı en az şu kadar harcama’, ‘masa başı minimum tüketim’ veya ‘kişi başı en az bir ürün’ gibi uygulamalar son dönemde tüketicilerin karşısına daha sık çıkıyor. İşletmeler artan kira, personel, enerji ve diğer maliyetler nedeniyle masa başına belirli bir gelir elde etmek isterken, tüketiciler ise yalnızca tüketmek istedikleri ürünün ücretini ödemek istiyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Tüketici Konfederasyonu aşkan Vekili Av. İbrahim Güllü, minimum harcama uygulamasının tüketici hukuku açısından durumunu, işletmelerin maliyet gerekçelerini ve tüketicilerin böyle bir uygulamayla karşılaştığında ne yapması gerektiğini değerlendirdi.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Minimum harcama ile masa ücreti aynı değil&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Minimum harcama ile masa, servis veya kuver ücretinin aynı hukuki uygulama olmadığını belirten Güllü, 2026 başında yapılan düzenlemeyle restoran, lokanta, kafe ve benzeri işletmelerin menü ve fiyat listelerinde servis, masa veya kuver ücreti adı altında ilave ücret almasının yasaklandığını hatırlattı.</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8220;<em>İşletmenin ‘Bu masada kişi başı en az X TL tüketim zorunludur’ demesi, doğrudan masa ücretiyle aynı kategoride değerlendirilemez. Uygulamanın nasıl sunulduğu, tüketiciye ne zaman bildirildiği, fiyat listesinde nasıl yer aldığı ve tüketici aleyhine haksız bir dengesizlik yaratıp yaratmadığı somut olarak değerlendirilmelidir</em>&#8221; diyen Güllü, işletmenin ticari modeli ile tüketicinin hukuki hakkının birbirinden ayrılması gerektiğini vurguladı.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Menüde yazıyor demek tek başına yeterli değil&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Minimum harcama şartının menüye veya işletme girişine yazılmasının uygulamayı otomatik olarak hukuka uygun hale getirmeyeceğine dikkat çeken Güllü, &#8220;<em>Bir şartın yazılı olması, onu otomatik olarak hukuka uygun hale getirmez. Tüketiciyle müzakere edilmeden hazırlanmış bir şart, tüketici aleyhine dürüstlük kuralına aykırı bir dengesizlik yaratıyorsa haksız şart olarak değerlendirilebilir</em>&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p style="font-weight: 400;">İşletmenin sunduğu ürün veya hizmetin fiyatını önceden açıkça belirleyebileceğini aktaran Güllü, ancak yalnızca masanın işgal edilmesini ayrı bir gelir kalemine dönüştürmek ile ürün veya hizmet satışının koşulunu belirlemenin aynı şey olmadığını söyledi.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Müşteri saatlerce oturuyor&#8221; gerekçesi</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Kafelerin, &#8220;<em>Müşteri saatlerce oturuyor, yalnızca bir kahve içiyor, masa dolu olduğu için başka müşteriye hizmet veremiyoruz</em>&#8221; şeklindeki gerekçelerinin ticari açıdan anlaşılabilir olduğunu ifade eden Güllü, bunun tüketiciye zorunlu harcama yüklenmesini haklı çıkarmayacağını belirtti.</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8220;<em>Bir müşterinin iki saat oturup bir kahve içmesi işletme açısından ticari bir problem olabilir. Ancak çözümün tüketiciye zorunlu harcama yüklemek olup olmadığı ayrı bir meseledir</em>&#8221; diyen Güllü, işletmelerin rezervasyon, süreli masa kullanımı veya farklı fiyatlandırma modelleri gibi hukuka uygun ve şeffaf yöntemlere başvurabileceğini kaydetti.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;İşletmenin ticari hesabı ile tüketicinin hakkı aynı değil&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">İşletmenin masa başına belirli bir gelir elde etmek istemesinin ticari hedefi olduğunu, tüketicinin ise yalnızca ihtiyacı olan ürünü satın almak istemesinin tüketim tercihi olduğunu dile getiren Güllü, &#8220;<em>İşletme kendi kârlılık hedefini tüketicinin satın alma özgürlüğünün önüne koyduğu anda sorun başlıyor</em>&#8221; değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p style="font-weight: 400;">Özellikle tüketicinin masaya oturduktan veya sipariş verdikten sonra daha önce kendisine bildirilmeyen bir minimum harcama şartıyla karşılaştırılmasının kabul edilemeyeceğine işaret eden Güllü, &#8220;<em>Tüketiciye ‘Bu masada kişi başı 500 TL harcamak zorundasınız’ denilmesi ile bu şartın hesabın sonunda ortaya çıkarılması arasında çok büyük hukuki fark vardır</em>&#8221; diye konuştu.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Tüketici sonradan çıkan zorunluluğa tepki gösteriyor&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Tüketicilerin çoğu zaman fiyatın yüksekliğinden ziyade sonradan karşılarına çıkan zorunluluğa tepki gösterdiğini aktaran Av. İbrahim Güllü, &#8220;<em>Bir tüketici 300 liralık kahveyi veya 500 liralık yemeği pahalı bulabilir ama fiyatı önceden biliyorsa satın alıp almamak konusunda tercih yapabilir. Sorun, ‘Fiyatı biliyorum ama başka seçeneğim yok’ noktasında ortaya çıkıyor</em>&#8221; sözleriyle tüketicinin asıl itiraz noktasını anlattı.</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8220;<em>Tüketici zorlayıcı ve baskıcı uygulamaları kabul etmez. İnsan doğası gereği kendisine saygısız, zorlayıcı uygulamalara tepki gösterir ve bir daha da o işletmeye mecbur olmadıkça gitmek istemez</em>&#8221; diyen Güllü, bu tür uygulamaların tüketici davranışını da değiştirebileceğini söyledi.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Menünün ve hesabın fotoğrafını çekin&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Tüketicilerin işletmeye girmeden veya sipariş vermeden önce fiyat listesini incelemesi gerektiğini belirten Güllü, masalarda QR kod kullanılabilse de tüketicinin talep etmesi halinde fiziksel menünün de verilmesinin zorunlu olduğunu hatırlattı.</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8220;<em>Minimum harcama şartının önceden ve açıkça bildirilip bildirilmediği kontrol edilmeli. Menüde veya girişte bulunan şartın fotoğrafı çekilmeli, hesabın ve ödeme belgesinin de saklanması gerekiyor</em>&#8221; diyen Güllü, önceden bildirilmeyen bir bedelle karşılaşılması halinde işletmeye itiraz edilmesini önerdi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Uyuşmazlığın niteliğine göre; Tüketici Hakem Heyeti, Ticaret Bakanlığı, İl Ticaret Müdürlüğü veya Reklam Kurulu’na başvurulabileceğini aktaran Güllü, tüketicilerin haklarını kullanmaktan çekinmemesi gerektiğini kaydetti.</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/kafelerde-minimum-harcama-donemi.html">Kafelerde &#8220;minimum harcama&#8221; dönemi</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/kafelerde-minimum-harcama-donemi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Enflasyon eğitimi vurdu: Kırtasiye masrafı 2 bin lirayı aştı</title>
		<link>https://9koy.org/enflasyon-egitimi-vurdu-kirtasiye-masrafi-2-bin-lirayi-asti.html</link>
					<comments>https://9koy.org/enflasyon-egitimi-vurdu-kirtasiye-masrafi-2-bin-lirayi-asti.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 Oct 2026 08:14:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Bölgesel Telif Desteği Programı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=27235</guid>

					<description><![CDATA[<p>Berfin Şahin Türkiye’de eğitim harcamalarındaki hızlı fiyat artışı, yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde velilerin bütçesi üzerindeki baskıyı artırdı. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) ağustos verilerine göre eğitim harcamaları bir ayda yüzde 8,62, bir yılda ise yüzde 53,44 arttı.  Eğitim enflasyonundaki artış, okul alışverişi döneminde kırtasiye fiyatlarına da yansırken, ilk ve ortaokul düzeyindeki bir öğrencinin en temel ihtiyaçlarından [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/enflasyon-egitimi-vurdu-kirtasiye-masrafi-2-bin-lirayi-asti.html">Enflasyon eğitimi vurdu: Kırtasiye masrafı 2 bin lirayı aştı</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p><strong>Berfin Şahin</strong></p>
</div>
<div>
<p>Türkiye’de eğitim harcamalarındaki hızlı fiyat artışı, yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde velilerin bütçesi üzerindeki baskıyı artırdı. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) ağustos verilerine göre eğitim harcamaları bir ayda yüzde 8,62, bir yılda ise yüzde 53,44 arttı.  Eğitim enflasyonundaki artış, okul alışverişi döneminde kırtasiye fiyatlarına da yansırken, ilk ve ortaokul düzeyindeki bir öğrencinin en temel ihtiyaçlarından oluşan 25 kalemlik kırtasiye alışverişinin maliyeti üç zincir markette ortalama 2 bin 133 lira olarak hesaplandı.</p>
</div>
<div>
<p class="Normal1">Ana harcama grupları içinde bir yılda en fazla zamlanan kalem yüzde 53,44 ile eğitim hizmetleri oldu. Eğitimi yüzde 43,46 ile sağlık, yüzde 39,77 ile konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlar izledi. Alt kalemlere bakıldığında yükseköğretim eğitiminin bir yılda fiyatını ikiye katladığı, ayaktan tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerinde artışın yüzde 115,94&#8217;e çıktığı, yumrulu sebzelerdeki artışın ise yüzde 165,47 ile listenin en tepesine oturduğu görüldü.</p>
</div>
<div>
<h4 class="Normal1"><b>En temel kırtasiye masrafı 2 bin 133 lira</b></h4>
</div>
<div>
<p class="Normal1">Enflasyonun eğitim ayağı yalnızca TÜİK verilerinde değil, velilerin ağustos-eylül aylarında karşılaştığı kırtasiye faturasında da somutlaşıyor. Yeni öğretim yılı öncesinde üç harfli zincir marketlerin &#8220;okula dönüş&#8221; kampanyalarını yerinde inceledik. İlk ve ortaokul düzeyindeki bir öğrencinin ihtiyaç duyduğu çanta, suluk, kalem kutusu, beslenme kabı, defter, kurşun kalem, silgi, boya, yapıştırıcı, makas gibi 25 kalemlik temel kırtasiye malzemesinin raf fiyatları üç market üzerinden karşılaştırıldığında, ortalama maliyet 2 bin 133 liraya ulaşıyor.</p>
</div>
<div>
<p class="Normal1">Söz konusu rakam TÜİK&#8217;in ölçtüğü resmi enflasyon sepetine değil, gazetemizin sahadan derlediği güncel kampanya fiyatlarına dayanıyor. Karşılaştırma yapılırken bir ürünün farklı kalite seçenekleri bulunduğunda en uygun fiyatlı olanı esas alındı, bir ürünün üç markette de yer almadığı durumlarda ortalama, mevcut fiyatlar üzerinden belirlendi.</p>
</div>
<div>
<h4 class="Normal1"><b>Ek materyallerle maliyet ikiye katlanıyor</b></h4>
</div>
<div>
<p class="Normal1">Bu rakam, çocuk başına düşen &#8220;asgari&#8221; bir maliyeti yansıtıyor; gerçek fatura ise çok daha yüksek. Zira hesaplamada defter kalemi yalnızca birer adet üzerinden ele alındı, oysa bir öğrenci Türkçe, matematik, sosyal bilgiler, fen bilimleri, İngilizce gibi her ders için ayrı defter tutmak zorunda. Buna sınıf listelerine göre değişen ek defterler, kaplama malzemeleri, önlük, ayakkabı, spor kıyafeti ve okulun talep ettiği ek materyaller de eklenince toplam fatura kolayca ikiye hatta  üçe katlanıyor.</p>
</div>
<div>
<h4 class="Normal1"><b>&#8220;Kredi kartıyla alıyoruz her şeyi&#8221;</b></h4>
</div>
<div>
<p class="Normal1">Alışveriş sırasında görüştüğümüz iki çocuk annesi bir veli, yükün ağırlığını şöyle anlatıyor: &#8220;<em>Bu dönem masrafımız çok oluyor. Oğlum ilkokula başlayacak, kız kardeşi ortaokula gidiyor. İkisine birden yetişmek zor. Bütçemizi zorlamak zorundayız, kredi kartıyla alıyoruz her şeyi. Arkadaşlarından geri kalsınlar istemiyorum ama her şey çok pahalı. Kırtasiye alışverişimizi hep bu marketlerden yapıyoruz, hepsini geziyorum. Çok talep var, kalmıyor; birini bir yerden, ötekini başka yerden alıp listeyi tamamlamaya çalışıyorum</em>.&#8221;</p>
</div>
<p>The post <a href="https://9koy.org/enflasyon-egitimi-vurdu-kirtasiye-masrafi-2-bin-lirayi-asti.html">Enflasyon eğitimi vurdu: Kırtasiye masrafı 2 bin lirayı aştı</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/enflasyon-egitimi-vurdu-kirtasiye-masrafi-2-bin-lirayi-asti.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Abonelik sistemi: Ödemesi küçük faturası büyük</title>
		<link>https://9koy.org/abonelik-sistemi-odemesi-kucuk-faturasi-buyuk.html</link>
					<comments>https://9koy.org/abonelik-sistemi-odemesi-kucuk-faturasi-buyuk.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 Oct 2026 08:12:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[9. Köy Haber Merkezi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=27197</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mehmet Emre Erkan Dijital hizmetlerin çeşitlenmesiyle birlikte kullanıcıların karşısına çıkan aboneliklerin sayısı da arttı. İnternet bağlantısı gibi temel hizmetlerin yanı sıra eğlence, depolama, üretkenlik ve yapay zekâ araçları için yapılan ödemeler, düzenli dijital harcamalar arasında yer alıyor. Üstelik bu hizmetlerin büyük bölümü otomatik yenileme sistemiyle çalışıyor ve kullanıcı iptal etmediği sürece ödeme devam ediyor. Peki [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/abonelik-sistemi-odemesi-kucuk-faturasi-buyuk.html">Abonelik sistemi: Ödemesi küçük faturası büyük</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;"><strong>Mehmet Emre Erkan</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Dijital hizmetlerin çeşitlenmesiyle birlikte kullanıcıların karşısına çıkan aboneliklerin sayısı da arttı. İnternet bağlantısı gibi temel hizmetlerin yanı sıra eğlence, depolama, üretkenlik ve yapay zekâ araçları için yapılan ödemeler, düzenli dijital harcamalar arasında yer alıyor. Üstelik bu hizmetlerin büyük bölümü otomatik yenileme sistemiyle çalışıyor ve kullanıcı iptal etmediği sürece ödeme devam ediyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Peki dijital dünyada sıradan bir kullanıcının aylık faturası ne kadar? En çok kullanılan hizmetlerin en düşük paketleri üzerinden yapılan hesaplama, dijital harcamaların yıl sonunda dikkate değer bir toplam oluşturabildiğini gösteriyor.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Dijital hizmetlerin fiyatları</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">20 Eylül 2026 itibarıyla Türkiye&#8217;deki aylık fiyatlar:</p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;">Netflix Temel: 189,99 TL</li>
<li style="font-weight: 400;">Disney+ Reklamlı: 249,90 TL</li>
<li style="font-weight: 400;">Spotify Öğrenci: 55 TL</li>
<li style="font-weight: 400;">YouTube Premium: 79,99 TL</li>
<li style="font-weight: 400;">Amazon Prime: 69,90 TL</li>
<li style="font-weight: 400;">GAİN Premium: 249 TL</li>
<li style="font-weight: 400;">iCloud+ 50 GB: 49,99 TL</li>
<li style="font-weight: 400;">Google AI Plus: 199,99 TL</li>
<li style="font-weight: 400;">ChatGPT Plus: 20 dolar / yaklaşık bin TL</li>
<li style="font-weight: 400;">Microsoft 365 Personal: 329,99 TL</li>
</ul>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Para ödüyoruz, reklam da izliyoruz&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Dijital aboneliklerde dikkat çeken bir başka nokta ise ücretli üyeliklerin her zaman reklamsız bir deneyim sunmaması. Bazı platformlar daha düşük fiyatlı paketlerde reklam gösterirken, reklamların kaldırılması için kullanıcılara daha yüksek ücretli seçenekler sunuyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Bu modelde kullanıcı bir hizmete erişmek için aylık ödeme yaparken, aynı zamanda içeriklerin arasında reklamlarla karşılaşabiliyor. Reklamsız bir deneyim isteyen kullanıcı ise aynı platform içerisinde daha pahalı bir abonelik paketine geçmek zorunda kalabiliyor.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Kullanılmayan abonelikler</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Ancak dijital harcamaların tamamı aktif olarak kullanılan hizmetlerden oluşmuyor. Kullanıcıların bir dönem ihtiyaç duyduğu, daha sonra kullanmayı bıraktığı ancak iptal etmeyi unuttuğu abonelikler de ödeme almaya devam ediyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Bu durum için “zombi abonelik” kavramı kullanılıyor. Kavram, kullanıcının artık aktif biçimde yararlanmadığı halde iptal edilmeyen ve otomatik olarak ücret alınmaya devam edilen abonelikleri ifade ediyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Kullanılmayan abonelikler özellikle otomatik yenileme sistemi nedeniyle fark edilmeden uzun süre devam edebiliyor. Kullanıcı yalnızca kartından düzenli olarak çekilen ücretleri kontrol etmediğinde, hizmeti kullanmadığı halde ödeme yapmaya devam edebiliyor.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Abonelikten çıkmak neden zor?</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Abone olmak birkaç tıklamayla gerçekleşirken, aboneliği iptal etmek bazı kullanıcılar için daha zahmetli bir sürece dönüşebiliyor. Farklı menüler arasında dolaşmak, aboneliğin hangi platform üzerinden başlatıldığını bulmak veya iptal seçeneğinin yerini tespit etmek kullanıcıların karşılaşabildiği sorunlar arasında.</p>
<p style="font-weight: 400;">Bu tür tasarım tercihleri, tüketici koruma çalışmalarında “dark patterns” yani “karanlık tasarım” kavramıyla ele alınıyor. Kullanıcıları belirli bir seçeneğe yönlendiren, bir işlemi olduğundan daha karmaşık hale getiren veya iptal sürecini zorlaştıran arayüzler bu kapsamda değerlendiriliyor.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Abonelikleri toplayınca aylık 2 bin lirayı buluyor&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Dijital aboneliklerin maliyeti kadar, kullanıcıların bu hizmetlerle yaşadığı deneyimler de abonelik sisteminin günlük hayattaki karşılığını ortaya koydu.</p>
<p style="font-weight: 400;">Üniversite öğrencisi Mert Demirci, Netflix, YouTube Premium, Spotify, Disney+ ve ChatGPT Plus gibi dijital hizmetlere aylık yaklaşık  bin 800-2 bin lira ödediğini söyledi. Günlük kullanımında özellikle Spotify ve YouTube Premium&#8217;un öne çıktığını belirten Demirci, artan fiyatlar nedeniyle bazı aboneliklerini yeniden değerlendirdiğini ifade etti.</p>
<p style="font-weight: 400;">Demirci&#8217;nin geçmişinde, kullanılmadığı halde ödemeye devam edilen abonelikler de yer aldı. Futbol içerikleri için kullandığı TOD/BeIN Connect aboneliğini bir dönem aylarca kullanmadığını ve iptal etmeyi unuttuğunu anlatan Demirci, Exxen&#8217;de ise belirli bir içerik için başlattığı aboneliğin otomatik olarak yenilendiğini sonradan fark ettiğini söyledi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Abonelik iptallerinde de çeşitli güçlüklerle karşılaştığını belirten Demirci, bazı platformlarda iptal aşamasında indirim ve aboneliği dondurma gibi seçeneklerin sunulduğunu aktardı. Ücretli aboneliklerde reklam gösterilmesini de eleştiren Demirci, reklamsız kullanım için daha yüksek ücret ödenmesini kullanıcı açısından sorunlu bulduğunu dile getirdi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Yüksek lisans öğrencisi Aslı Coşkun ise sahip olduğu dijital aboneliklerin toplam maliyetini net olarak bilmediğini, ödemelerin önemli bölümünün otomatik olarak gerçekleştiğini söyledi. YouTube Premium&#8217;u reklamlarla karşılaşmamak için kullanan Coşkun, kendisi Netflix&#8217;i düzenli olarak izlemese de ailesinin kullanması nedeniyle aboneliği sürdürdüğünü belirtti.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Deneme aboneliklerini yanıltıyor</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Coşkun&#8217;un dijital harcamaları arasında bulut depolama da önemli bir yer tuttu. Fotoğraf ve videolarını saklamak için iCloud kullandığını belirten Coşkun, depolama alanına ihtiyaç duyduğu için bu aboneliği sonlandırmayı düşünmediğini ifade etti.</p>
<p style="font-weight: 400;">Coşkun&#8217;un yaşadığı bir diğer deneyim ise ücretsiz deneme süresinin ardından gerçekleşti. Bir fotoğraf düzenleme uygulamasında 30 günlük ücretsiz deneme başlatan Coşkun, deneme süresinin sonunda aboneliği iptal etmeyi unutunca yaklaşık bin liralık  yıllık ücretin kartından otomatik olarak tahsil edildiğini anlattı. Uygulamayla iletişime geçmesinin ardından aboneliği iptal eden Coşkun, ücret iadesi aldığını belirtti.</p>
<p style="font-weight: 400;">İki kullanıcının deneyimleri, dijital aboneliklerin yalnızca aylık ücretlerden oluşmadığını ortaya koydu. Otomatik yenilemeler, kullanılmayan hizmetler, aile içindeki ortak kullanım, reklamsız içerik talebi ve bulut depolama ihtiyacı, kullanıcıların aboneliklerini sürdürmesinde etkili oldu.</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/abonelik-sistemi-odemesi-kucuk-faturasi-buyuk.html">Abonelik sistemi: Ödemesi küçük faturası büyük</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/abonelik-sistemi-odemesi-kucuk-faturasi-buyuk.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Özel spor salonları bütçeyi, ücretsiz tesisler zamanı zorluyor</title>
		<link>https://9koy.org/ozel-spor-salonlari-butceyi-ucretsiz-tesisler-zamani-zorluyor.html</link>
					<comments>https://9koy.org/ozel-spor-salonlari-butceyi-ucretsiz-tesisler-zamani-zorluyor.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Oct 2026 09:26:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[9. Köy Haber Merkezi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=27191</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mehmet Emre Erkan Spor yapmak isteyenler için spor salonu üyeliği, başlangıçta karşılaşılan en temel giderlerden biri oluyor. Ancak salon ücretinin yanında spor ayakkabısı, kıyafet, beslenme ve bazı durumlarda protein takviyeleri de toplam maliyeti artırıyor. Öğrenciler açısından bu giderlere bir de ders ve çalışma temposu eklenince düzenli spor yapmak daha zor hale geliyor. Ankara Üniversitesi Cebeci [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/ozel-spor-salonlari-butceyi-ucretsiz-tesisler-zamani-zorluyor.html">Özel spor salonları bütçeyi, ücretsiz tesisler zamanı zorluyor</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;"><strong>Mehmet Emre Erkan</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Spor yapmak isteyenler için spor salonu üyeliği, başlangıçta karşılaşılan en temel giderlerden biri oluyor. Ancak salon ücretinin yanında spor ayakkabısı, kıyafet, beslenme ve bazı durumlarda protein takviyeleri de toplam maliyeti artırıyor. Öğrenciler açısından bu giderlere bir de ders ve çalışma temposu eklenince düzenli spor yapmak daha zor hale geliyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Ankara Üniversitesi Cebeci Spor ve Egzersiz Salonu, üniversite öğrencilerine diğer özel salonlara kıyasla daha düşük ücretlerle spor yapma imkânı sunuyor. Üniversitenin 2026 tarifesine göre Ankara Üniversitesi öğrencileri için üç aylık üyelik 945 lira olarak belirlendi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Cebeci Egzersiz Salonu&#8217;na üç aylık üyelik yaptıran bir öğrenci, salonun kullanım düzeninde yaşanan değişiklikler ve oluşan yoğunluk nedeniyle bir süre sonra salona gitmeyi bıraktı. Öğrencinin aktardığına göre salonun başka bir spor kulübüne kiralanmasıyla birlikte özellikle soyunma alanlarında yoğunluk arttı. Öğrencilere ayrılan alanın daralması, soyunma odasında kalabalık ve karmaşa yaşanmasına neden oldu. Üç aylık üyelik ücretini ödeyen öğrenci, yaşanan yoğunluk ve karmaşa nedeniyle salonu kullanmayı bıraktı.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Ücretsiz tesisler öğrencilerin alternatiflerinden biri oldu</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Ücretli salonlara bütçe ayırmak istemeyen öğrenciler ise ücretsiz spor imkânlarına yöneldi. Mamak&#8217;ta yeni açılan Gençlik Akademisi&#8217;ne giden bazı öğrenciler, tesisi ücretsiz ve yeni olması nedeniyle tercih ediyor. Mamak&#8217;taki Gençlik Akademisi&#8217;nde spor faaliyetleri haftanın üç günü erkeklere, üç günü kadınlara ayrılıyor. Ücretsiz olarak sunulan hizmet, öğrencilerin özel spor salonlarına ücret ödemeden spor yapmasına imkân sağlıyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Burada spor yapan bir üniversite öğrencisi, tesisi ücretsiz olması nedeniyle tercih ettiğini söyledi. Özel spor salonlarının fiyatlarını araştırdığını söyleyen öğrenci, &#8220;<em>Aylık üyelik ücretleri benim iki haftalık mutfak masrafıma denk geliyordu. Fiyatları görünce özel salon fikrini tamamen aklımdan çıkardım</em>&#8221; diye konuştu. Tesiste kadın ve erkekler için farklı günlerde spor yapılmasının zaman zaman programını etkilediğini belirten öğrenci, buna rağmen ücretsiz olması nedeniyle bu duruma uyum sağladığını ifade etti.</p>
<p style="font-weight: 400;">Özel spor salonlarında ise ücretler salonun konumu, üyelik paketi ve kullanım şartlarına göre değişiyor. Türkiye genelinde faaliyet gösteren bir spor salonunun resmi fiyat listesinde en ucuz kulüp üyeliği aylık bin 759 TL olarak yer alıyor. Şirket, fiyatların kulüp ve paket bazında değiştiğini belirtiyor.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Bir çift ayakkabı ve iki parça kıyafet bile masraf oluşturuyor</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Spor yapmak için özel olarak spor kıyafeti satın almak zorunlu olmasa da düzenli spor yapan kişiler zamanla bu ürünlere ihtiyaç duyabiliyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Güncel ürün fiyatlarında erkek spor ayakkabıları  bin 250 lira  civarında başlıyor. Erkek spor şortları kategorisinde fiyatlar 495 liradan başlayıp bin 350 liraya kadar çıkıyor. Spor yapmaya yeni başlayan bir kişinin yalnızca bir ayakkabı, bir şort ve bir tişört aldığı düşünüldüğünde dahi üyelik ücretinin üzerine yeni bir başlangıç maliyeti ekleniyor.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Spor salonundan önce mutfak hesabı başlıyor</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Düzenli spor yapanların bütçesini etkileyen kalemlerden biri de beslenme oluyor. Kas kütlesini artırmak isteyenlerin günlük protein tüketimine dikkat etmesi gerekiyor. Uzmanlar, direnç antrenmanı yapan kişiler için kilogram başına yaklaşık 1,6 gram proteinin yeterli olabileceğini belirtiyor. Bu hesap 70 kiloluk bir kişi için günlük yaklaşık 112 gram protein anlamına geliyor. Bu miktarın yumurta, tavuk, et, balık, süt ürünleri ve bakliyat gibi normal besinlerden karşılanması ise düzenli bir beslenme planı ve daha yüksek gıda harcaması anlamına gelebiliyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Protein tozu ise bu ihtiyacı karşılamak için kullanılabilen ürünlerden biri olsa da spor yapmak için zorunlu değil. Buna rağmen ürün fiyatları da spor bütçesinde ayrı bir kalem oluşturuyor. Protein tozu da spor bütçesine eklenen kalemlerden biri. Örneğin 500 gramlık protein ürünleri güncel fiyatlarda 800 liradan başlayan fiyatlarla satılıyor. Daha uygun fiyatlı protein ürünleri bulunsa da ürünün türüne ve içeriğine göre fiyatlar değişiyor.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Çalışanlar için öncelik zaman</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Spor yapmanın önündeki engeller öğrencilerle de sınırlı kalmıyor. Günün önemli bölümünü iş yerinde geçiren çalışanlar için mesai sonrasında spora zaman ayırmak da ayrı bir sorun oluşturuyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Özellikle düşük gelirle çalışan kişiler açısından salon üyeliği ve ekipman giderlerinin yanında iş çıkışı ulaşım, eve dönüş ve dinlenme ihtiyacı da düzenli spor programını zorlaştırabiliyor. Böylece spor yapmak isteyen kişinin karşısına yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda zamana ilişkin bir maliyet de çıkıyor.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Sağlıklı yaşamın faturası tek kalemden oluşmuyor</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Spor yapmak isteyen bir kişinin karşılaştığı maliyet yalnızca aylık salon aidatıyla sınırlı kalmıyor. Üyelik ücretine spor ayakkabısı ve kıyafet, düzenli protein tüketimi ve isteğe bağlı olarak kullanılan takviyeler ekleniyor. Ücretsiz kamu tesisleri ise üyelik ücretini ortadan kaldırsa da bu kez kullanım saatleri, yoğunluk ve tesis kapasitesi gibi farklı sorunları gündeme getirebiliyor.</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/ozel-spor-salonlari-butceyi-ucretsiz-tesisler-zamani-zorluyor.html">Özel spor salonları bütçeyi, ücretsiz tesisler zamanı zorluyor</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/ozel-spor-salonlari-butceyi-ucretsiz-tesisler-zamani-zorluyor.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye’de dijital oyun oynamanın faturası ağır</title>
		<link>https://9koy.org/turkiyede-dijital-oyun-oynamanin-faturasi-agir.html</link>
					<comments>https://9koy.org/turkiyede-dijital-oyun-oynamanin-faturasi-agir.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 Oct 2026 08:40:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[9. Köy Haber Merkezi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=27183</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mehmet Emre Erkan Oyun dünyasının göz bebekleri GTA ve EA Sports FC gibi yapımlar, Türkiye&#8217;deki oyuncular için yüksek bütçeli harcamalar arasında yer alıyor. Oyun fiyatlarının farklı ülkelerdeki çalışan gelirlerine oranı ise satın alma gücü açısından önemli farklılıklar ortaya koyuyor. GTA 6&#8217;nın standart sürümü 3 bin 999 lira olarak listeleniyor. Ancak aynı fiyat etiketi, her ülkedeki [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/turkiyede-dijital-oyun-oynamanin-faturasi-agir.html">Türkiye’de dijital oyun oynamanın faturası ağır</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;"><strong>Mehmet Emre Erkan</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Oyun dünyasının göz bebekleri GTA ve EA Sports FC gibi yapımlar, Türkiye&#8217;deki oyuncular için yüksek bütçeli harcamalar arasında yer alıyor. Oyun fiyatlarının farklı ülkelerdeki çalışan gelirlerine oranı ise satın alma gücü açısından önemli farklılıklar ortaya koyuyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">GTA 6&#8217;nın standart sürümü 3 bin 999 lira olarak listeleniyor. Ancak aynı fiyat etiketi, her ülkedeki oyuncu için aynı ekonomik karşılığa gelmiyor. Ülkelerin ortalama saatlik kazançları üzerinden yapılan hesaplama, oyuna ulaşmak için gereken çalışma süresinin ülkeden ülkeye büyük farklılık gösterdiğini ortaya koyuyor. Türkiye&#8217;de 18,6 saat olan bu süre Almanya&#8217;da 2,3, Fransa&#8217;da 2,6, İngiltere&#8217;de 3,8 saat olarak hesaplanıyor. Mısır&#8217;da ise bir oyuncunun aynı oyun için 124,2 saat çalışması gerekiyor. Ancak oyuncular açısından mesele yalnızca oyunun parasını bulmakla bitmiyor. Oyunu satın alabilmek için hangi harcamalardan vazgeçildiği ve satın alındıktan sonra oyuna ne kadar zaman ayrılabildiği de bu maliyetin bir parçası haline geliyor.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Bir oyun için üç aylık sosyal izolasyon</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">KYK yurdunda kalan 21 yaşındaki üniversite öğrencisi Eren, aldığı son futbol oyunu için yaklaşık üç ay boyunca para biriktirdiğini belirtiyor. Her ay bursundan ortalama bin lira ayıran Eren, oyun parasını çıkarabilmek için dışarıda yiyecek ve kampüsteki sosyal ortamdan  büyük orandan vazgeçtiğini söyledi: &#8220;<em>Kampüsten kahve almak yerine termosa kahve koyup götürdüm. Hafta sonu arkadaşlar dışarı çağırdığında ise masraf olmasın diye çoğu zaman yurtta kaldım.</em>&#8220;</p>
<p style="font-weight: 400;">Eren için oyunun satın alındıktan sonraki süreci ise bir avantaja dönüşüyor. Dışarıda vakit geçirmek için ayıracak bütçesi kalmadığından, boş zamanının neredeyse tamamını bilgisayar başında geçiriyor. Günde 6-7 saate ulaşan oyun süresi, onun açısından aylarca süren finansal fedakarlığı bir ölçüde başarılı kılıyor.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Para az, zaman ve enerji yok</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">25 yaşındaki Abdullah ise asgari ücretle çalışan bir genç. Aldığı oyunun parasını maaşından aylar öncesinden planlayarak ayırıyor. Oyunun parasını denkleştirmek kadar, o oyunu oynayacak enerjiyi bulmak da büyük bir lüks.</p>
<p style="font-weight: 400;">Yaklaşık 4.500 liralık bir oyunun kendi maaşı açısından beş tam günlük mesai anlamına geldiğini vurgulayan Abdullah, yaşadığı psikolojik baskıyı şöyle özetliyor: &#8220;<em>Bir oyuna para verirken &#8216;5 gün aralıksız bunun için mi çalıştım?&#8217; muhasebesi yapıyorum</em>.&#8221;</p>
<p style="font-weight: 400;">Abdullah için asıl mücadele oyunu satın aldıktan sonra başlıyor. Günün büyük bölümünü ayakta çalışarak geçiren, eve geldikten sonra yol ve günlük işlerle boğuşan Abdullah’ın hafta içi oyuna ayırabildiği süre günlük 1-2 saati geçmiyor. Bazen bu süreyi yaratmak için uykusundan vazgeçmek zorunda kalıyor: &#8220;<em>Akşam 11&#8217;de başına oturup biraz daha oynayayım derken saat 2 olabiliyor, ertesi gün işe zombi gibi gidiyorum</em>.&#8221;</p>
<p style="font-weight: 400;">Abdullah&#8217;ın tablosunda oyunun gerçek maliyeti yalnızca ödediği para olmuyor, ertesi günkü uykusu ve enerjisi de oluyor.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Kira, faturalar ve vicdan azabı üçgeni</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Öğrenci evinde yaşayan 22 yaşındaki Berk içinse oyun bütçesi; kira, aidat ve faturalardan arta kalan kısıtlı havuzdan sağlanıyor. Yaklaşık 5 bin liralık bir oyun için iki ay boyunca para biriktiren Berk, bu süreçte dijital dizi/film aboneliklerini iptal ettiğini ve marketteki kişisel harcamalarını azalttığını söylüyor: &#8220;<em>Masada kira ve fatura varken bir oyuna o parayı vermek vicdan azabı gibi hissettiriyor.</em>&#8220;</p>
<p style="font-weight: 400;">Berk&#8217;in oyuna ayırabildiği zaman ise dersler, ev işleri ve yarı zamanlı çalışmaları arasında parçalanmış durumda. Akşamları ortalama 2-3 saat oyun oynayabilen Berk, bu vakti yaratabilmek için çoğu zaman ders çalışma sürelerinden veya uykusundan feragat ettiğini ekliyor.</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/turkiyede-dijital-oyun-oynamanin-faturasi-agir.html">Türkiye’de dijital oyun oynamanın faturası ağır</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/turkiyede-dijital-oyun-oynamanin-faturasi-agir.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Van’da özel tiyatrolar ayakta kalmanın yolunu arıyor</title>
		<link>https://9koy.org/vanda-ozel-tiyatrolar-ayakta-kalmanin-yolunu-ariyor.html</link>
					<comments>https://9koy.org/vanda-ozel-tiyatrolar-ayakta-kalmanin-yolunu-ariyor.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Oct 2026 07:36:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Emek]]></category>
		<category><![CDATA[9. Köy Haber Merkezi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=27154</guid>

					<description><![CDATA[<p>Cihan Mert Van’da 2022-2025 yılları arasında özel tiyatro bilet fiyatlarında görülen yüzde 250 ila yüzde 400 arasındaki yükseliş, sanatsal etkinliklerin ekonomik boyutunu tartışmaya açıyor. Geçtiğimiz yıllarda haftada bir tiyatroya giden sadık seyircilerin dahi katılım sıklığının iki haftada bire ve daha seyrek aralıklara düşüyor ve seyirciyi tiyatro salonlarından uzaklaştırıyor. Düzenli olarak tiyatro oyunlarını izlediğini belirten tiyatro [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/vanda-ozel-tiyatrolar-ayakta-kalmanin-yolunu-ariyor.html">Van’da özel tiyatrolar ayakta kalmanın yolunu arıyor</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;"><strong>Cihan Mert</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Van’da 2022-2025 yılları arasında özel tiyatro bilet fiyatlarında görülen yüzde 250 ila yüzde 400 arasındaki yükseliş, sanatsal etkinliklerin ekonomik boyutunu tartışmaya açıyor. Geçtiğimiz yıllarda haftada bir tiyatroya giden sadık seyircilerin dahi katılım sıklığının iki haftada bire ve daha seyrek aralıklara düşüyor ve seyirciyi tiyatro salonlarından uzaklaştırıyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Düzenli olarak tiyatro oyunlarını izlediğini belirten tiyatro seyiricisi Havva Nur Turşak, geçtiğimiz yıllarda haftada bir tiyatro oyunu izlemeye giderken, son yıllarda artan biilet fiyatlarıyla birlikte iki haftada bir tiyatro izlemeye gittiğini belirtti. Bir seyirci olarak tiyatro salonlarının ayakta kalmasını sağlayacak en önemli etkenlerden birinin de seyirciler olduğunu belirten Turşak, tiyatro biletlerine gelen zammın izleme sıklığını azalttığını söyledi. Turşak, &#8220;<em>Türkiye genelinde tiyatro bilet fiyatlarıyla ilgili yayımlanan verilere göre 2025&#8217;te hem devlet tiyatrolarında hem de özel tiyatrolarda önemli fiyat artışları oldu. Bu da seyircinin önceliklerini etkiliyor. Bu kategorilere göre değişse de genel olarak artmış olan fiyatlar gidilen sıklığı etkiliyo</em>r&#8221; dedi.</p>
<div id="attachment_27157" style="width: 465px" class="wp-caption alignright"><img decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-27157" class=" wp-image-27157" src="https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/09/fatih-tasdemir-scaled.jpg" alt="" width="455" height="304" srcset="https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/09/fatih-tasdemir-scaled.jpg 2560w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/09/fatih-tasdemir-300x200.jpg 300w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/09/fatih-tasdemir-1024x684.jpg 1024w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/09/fatih-tasdemir-768x513.jpg 768w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/09/fatih-tasdemir-1536x1026.jpg 1536w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/09/fatih-tasdemir-2048x1368.jpg 2048w" sizes="(max-width: 455px) 100vw, 455px" /><p id="caption-attachment-27157" class="wp-caption-text">Fatih Taşdemir</p></div>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Hızlı tüketim kültürü içerisindeyiz&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Van’da özel tiyatroların durumunu değerlendiren Üvercinka Kültür/Sanat Merkezi’nin kurucusu Fatih Taşdemir bilet fiyatlarını belirlerken özellikle şehrin sosyolojik yapısı ve alım gücüne ve oyunun yapım maliyetlerine dikkat ettiklerini ifade ederek, biletlendirme fiyatlarını buna göre yaptıklarını söyledi. Taşdemir, mobil tiyatroların son zamanlarda revaçta olduğunu söylerken, maliyetlerden dolayı artık tek kişilik oyunların daha çok oynandığını ve büyük prodüksiyonların az olduğunu vurguladı: &#8220;<em>Öyle çok klasik oyunlar, 2 saat, 3 saat süren oyunlardan ziyade böyle 50 dakika, 1 saat arasındaki oyunlar&#8230; Daha az dekorlu, daha az zahmetli işler daha çok ön plana çıkıyor.</em>&#8220;</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;İşletmecilik değil, imkan farkı var&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Van&#8217;da özel tiyatro işletmeciliğinin Ankara, İstanbul ve İzmir gibi büyük kentlerden bir farkı olmadığını belirten Taşdemir, ortaya konulan ürüne göre seyircinin farklılaştığına dikkat çekti: &#8220;<em>Mesela çok sanatsal bir iş yaptığınızda onun kitlesi daha farklı bir kitle oluyor. Böyle güldürü üzerine, komedi üzerine bir şey yaptığınızda onun kitlesi daha farklı oluyor. Aşağı yukarı aynı, yani hiçbir farkı yok. Sadece imkan farkı var. Bizim burada bir fiziki altyapı sorunumuz var. Sahnelerimiz eksik. Teknik olarak çok yeterli sahnelere sahip değiliz.</em>&#8220;</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;En büyük sıkıntı fiziki altyapı&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Van’da kalabalık kadrolu oyun yaparken maliyetlerin yüksek olmasının yanı sıra fiziki altyapının da yetersiz olduğunu söyleyen Taşdemir, &#8220;<em>Yaşadığımız en büyük sıkıntılardan biri fiziki altyapı eksikliği, sahne sıkıntısı yaşıyoruz. Sahne az olduğu için oyun sayısı da az oluyor. Ama ilerleyen süreçlerde yeni sahnelerimiz olacak diye ümit ediyoruz. Çünkü yapımı devam eden bir kültür merkezi var. O yapılırsa bir nebze de olsa şehir soluk alacak diye düşünüyorum</em>&#8221; dedi.</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/vanda-ozel-tiyatrolar-ayakta-kalmanin-yolunu-ariyor.html">Van’da özel tiyatrolar ayakta kalmanın yolunu arıyor</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/vanda-ozel-tiyatrolar-ayakta-kalmanin-yolunu-ariyor.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şehir içi yolculuk vatandaşa para hesabı yaptırıyor</title>
		<link>https://9koy.org/sehir-ici-yolculuk-vatandasa-para-hesabi-yaptiriyor.html</link>
					<comments>https://9koy.org/sehir-ici-yolculuk-vatandasa-para-hesabi-yaptiriyor.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 29 Sep 2026 07:40:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[9. Köy Haber Merkezi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=27014</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mehmet Emre Erkan Ankara’da toplu taşıma ücretleri 23 Ağustos itibarıyla zamlandı. Tam bilet 40 liraya, öğrenci bileti 20 liraya yükselirken, öğrencilerin sınırsız kullanım sağlayan abonman ücreti 450 liradan 650 liraya çıktı. Zam, özellikle her gün toplu taşıma kullanan ve birden fazla araçla ulaşım sağlayan Ankaralıların günlük harcamalarını yeniden hesaplamasına neden oldu. İşe gidip gelmenin maliyeti [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/sehir-ici-yolculuk-vatandasa-para-hesabi-yaptiriyor.html">Şehir içi yolculuk vatandaşa para hesabı yaptırıyor</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;"><strong>Mehmet Emre Erkan</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Ankara’da toplu taşıma ücretleri 23 Ağustos itibarıyla zamlandı. Tam bilet 40 liraya, öğrenci bileti 20 liraya yükselirken, öğrencilerin sınırsız kullanım sağlayan abonman ücreti 450 liradan 650 liraya çıktı. Zam, özellikle her gün toplu taşıma kullanan ve birden fazla araçla ulaşım sağlayan Ankaralıların günlük harcamalarını yeniden hesaplamasına neden oldu.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>İşe gidip gelmenin maliyeti ağırlaşıyor </strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Sabahın erken saatlerinde evinden çıkan bazı çalışanlar, işe ulaşabilmek için iki hatta üç farklı toplu taşıma aracına binmek zorunda kalıyor. Üç araç değiştirerek işe giden bir vatandaş, gidiş ve dönüşte toplamda altı biniş yaptığı bir günde yalnızca ulaşım için 160 liraya kadar ödeme yapabiliyor. Bu da bu çalışanın haftada beş gün sadece işe gidip geldiğini hesap edersek ayda 3500 TL’ye denk geliyor. Tatil günlerinde yapacakları ulaşım masrafı ise bu hesabın dışında kalıyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Bir çalışan, ulaşım masrafının günlük hayatındaki yerini şöyle anlatıyor: &#8220;<em>Sabah 6’da kalkıyorum. İşe gitmek için üç farklı araç kullanıyorum. Akşam da aynı şekilde dönüyorum. Sadece işe gidip gelmek için harcadığım para ay sonunda ciddi bir rakama ulaşıyor. Ulaşım günlük bütçemin önemli bir kısmını oluşturuyor&#8221;</em></p>
<p style="font-weight: 400;">Özel bir şirkette çalışan 32 yaşındaki bir başka çalışan ise ulaşım giderlerinin maaşı üzerindeki etkisini şöyle anlatıyor: &#8220;<em>Her gün işe gitmek için iki kez toplu taşımaya biniyorum. Ulaşım ücretleri arttıkça ay sonunda cebimden çıkan para da ciddi şekilde yükseldi. Şu anda sadece işe gidip gelmek için ayda yaklaşık 2.300 2.400 lira civarı harcıyorum. Maaşın içinden bu para doğrudan ulaşım için gidince, yemek, kira ve diğer ihtiyaçlar için daha az para kalıyor.&#8221;</em></p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Öğrenciler abonman konusunda kararsız </strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Öğrenciler açısından ise zam yalnızca bilet fiyatıyla sınırlı kalmadı. Öğrenci biletinin 20 liraya yükselmesinin yanı sıra abonman ücretinin 450 liradan 650 liraya çıkarılması, düzenli ulaşım kullanmayan öğrenciler için abonman seçeneğini yeniden tartışmaya açtı.</p>
<p style="font-weight: 400;">Yüksek Lisans öğrencisi Aslı Coşkun, abonman konusunda karar vermekte zorlandığını belirterek, ulaşım alışkanlığının her ay aynı olmamasının kendisini düşündürdüğünü söyledi: <em>&#8220;Öğrenci biletinin fiyatı 20 lira oldu. Fakat abonman 450 liradan 650 liraya çıktı. Abonman yaptırmakla yaptırmamak arasında gidip geliyorum. Çünkü 650 liralık bir ulaşım yapıp yapmayacağımı bilmiyorum. Bu yüzden artık abonman yaptırmak kesin olarak kafamda olan bir şey değil.&#8221;</em></p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Minibüs ücretleri de arttı</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Otobüsün gelmediği ya da güzergâhın uygun olmadığı durumlarda tercih edilen minibüslerde de ücretler yükseldi. İndi-bindi ücreti 45 liraya, öğrenci ücreti ise 30 liraya çıktı. Böylece kısa mesafeli yolculuklarda dahi minibüs, vatandaşın bütçesinde daha büyük bir yer tutmaya başladı.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Zam gerekçesi ise artan işletme maliyetleri</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Zam kararının gerekçesinde artan işletme maliyetleri gösterildi. EGO Genel Müdürlüğü, 2026 başından bu yana motorin fiyatının yaklaşık 50 liradan 80,90 liraya yükseldiğini, otobüslerin yedek parça maliyetlerinin yüzde 31,90, zorunlu mali trafik sigortası giderlerinin ise yüzde 54,73 arttığını açıkladı. Bu maliyet artışları gerekçe gösterilerek tam bilet 35 liradan 40 liraya, öğrenci bileti 17,50 liradan 20 liraya yükseltildi. Böylece tam ve öğrenci biletlerindeki artış yaklaşık yüzde 14,30 oldu. Öğrencilerin sınırsız aylık abonman ücreti ise 450 liradan 650 liraya çıkarılarak yaklaşık yüzde 44,44 artırıldı.</p>
<p style="font-weight: 400;">Ulaşım maliyetindeki artış, yalnızca işe ve okula düzenli olarak gidip gelenleri değil, gün içinde birden fazla kez toplu taşıma kullanan vatandaşları da etkiliyor. Tek bir yolculukta 40 liralık ücret ödeyen tam biletli bir yolcu için günlük ulaşım sayısı arttıkça aylık maliyet de katlanıyor.</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/sehir-ici-yolculuk-vatandasa-para-hesabi-yaptiriyor.html">Şehir içi yolculuk vatandaşa para hesabı yaptırıyor</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/sehir-ici-yolculuk-vatandasa-para-hesabi-yaptiriyor.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Derin Yoksulluk Ağı: Yoksullar karar süreçlerinde yok</title>
		<link>https://9koy.org/derin-yoksulluk-agi-yoksullar-karar-sureclerinde-yok.html</link>
					<comments>https://9koy.org/derin-yoksulluk-agi-yoksullar-karar-sureclerinde-yok.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Sep 2026 07:14:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Bölgesel Telif Desteği Programı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=26962</guid>

					<description><![CDATA[<p>Merve Arısoy Derin Yoksulluk Ağı’na göre, sosyal destekler belirlenirken yoksulluk içinde yaşayanların görüşleri karar süreçlerine yeterince yansımıyor. Derin Yoksulluk Ağı’nın yayımladığı “Yoksulluğa Karşı: Demokrasi!” bilgi notunda, sosyal politikaların yardım tutarlarının yanı sıra katılım ve hesap verebilirlik açısından da değerlendirilmesi gerektiği belirtildi. 9.Köy’e konuşan Derin Yoksulluk Ağı Araştırma ve Savunuculuk Koordinatörü Önder Uçar, sahada düzenli yemek [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/derin-yoksulluk-agi-yoksullar-karar-sureclerinde-yok.html">Derin Yoksulluk Ağı: Yoksullar karar süreçlerinde yok</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<p class="Normal1"><b>Merve Arısoy</b></p>
</div>
<div>
<p class="Normal1">Derin Yoksulluk Ağı’na göre, sosyal destekler belirlenirken yoksulluk içinde yaşayanların görüşleri karar süreçlerine yeterince yansımıyor. Derin Yoksulluk Ağı’nın yayımladığı “Yoksulluğa Karşı: Demokrasi!” bilgi notunda, sosyal politikaların yardım tutarlarının yanı sıra katılım ve hesap verebilirlik açısından da değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.</p>
</div>
<div>
<p class="Normal1">9.Köy’e konuşan Derin Yoksulluk Ağı Araştırma ve Savunuculuk Koordinatörü Önder Uçar, sahada düzenli yemek hazırlayamayan, kirasını ödeyemeyen ve gerekli ilacı alabilmek için borçlanan hanelerle karşılaştıklarını anlattı. &#8220;<em>Bir hanenin yoksulluğunu belirleyen tek faktör hane gelirinin düşük olması değildir</em>&#8221; diyen Uçar; kamunun sağlık, eğitim, bakım ve sosyal güvence alanlarında karşıladığı ihtiyaçların da belirleyici olduğunu söyledi.</p>
</div>
<div>
<p class="Normal1">Uçar’a göre kamu bütçesinden sosyal yardımlara pay ayrılması tek başına yeterli değil. Kaynakların, insanların temel haklara erişmesini sağlayacak ölçekte kullanılması gerekiyor.</p>
<div id="attachment_26964" style="width: 339px" class="wp-caption alignright"><img decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-26964" class=" wp-image-26964" src="https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/09/Onder-Ucar.jpeg" alt="" width="329" height="411" srcset="https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/09/Onder-Ucar.jpeg 1279w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/09/Onder-Ucar-240x300.jpeg 240w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/09/Onder-Ucar-819x1024.jpeg 819w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/09/Onder-Ucar-768x961.jpeg 768w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/09/Onder-Ucar-1228x1536.jpeg 1228w" sizes="(max-width: 329px) 100vw, 329px" /><p id="caption-attachment-26964" class="wp-caption-text">Önder Uçar</p></div>
</div>
<div>
<h4><b>&#8220;Şikayet edersem yardımım kesilir mi?&#8221;</b></h4>
</div>
<div>
<p class="Normal1">Uçar’a göre derin yoksulluk yaşayan kişiler, sosyal yardım sistemiyle çoğunlukla önceden belirlenmiş desteklere başvurarak ya da ihtiyaçlarını belgeleyerek temas ediyor. Desteklerin nasıl tasarlanacağına, hangi ihtiyacın öncelikli sayılacağına ve miktarların yeterli olup olmadığına ilişkin deneyimleri ise karar süreçlerine sınırlı biçimde yansıyor.</p>
</div>
<div>
<p class="Normal1">Uçar, mevcut yardımı kaybetme korkusunun insanların yaşadıkları sorunları açıkça dile getirmesini zorlaştırdığına dikkat çekerek, insanları, &#8220;<em>Şikayet edersem yardımım kesilir mi? Daha fazlasını talep edersem elimdekini de kaybeder miyim</em>&#8221; endişesi taşıdığını söyledi.</p>
</div>
<div>
<p class="Normal1">Derin Yoksulluk Ağı, sahada tekrar eden sorunları kamu kurumlarına ve karar alıcılara taşısa da Uçar, bunun gerçek katılım için yeterli olmadığını belirtti. Uçar, &#8220;<em>Bir kişinin bir sosyal yardım başvurusu sırasında ihtiyacını anlatabilmesi, karar süreçlerine katıldığı anlamına gelmiyor</em>&#8221; dedi. Uçar’a göre insanların desteklerini kaybetme korkusu yaşamadan eleştiri ve taleplerini iletebileceği kalıcı mekanizmalar kurulmalı.</p>
</div>
<div>
<h4><b>&#8220;Rakam arttı, bütçedeki pay geriledi&#8221;</b></h4>
</div>
<div>
<p class="Normal1">Bilgi notu için yapılan hesaplamaya göre “Yoksullukla Mücadele ve Sosyal Yardımlaşma” programının harcaması 2021’de 64,5 milyar lirayken 2025’te 359,2 milyar liraya çıktı. Buna karşılık programın merkezi yönetim bütçesindeki payı yüzde 4,03’ten yüzde 2,45’e, millî gelire oranı ise yüzde 0,87’den yüzde 0,57’ye geriledi. Uçar, lira cinsinden artışın tek başına sosyal politikanın güçlendiğini göstermediğini söyledi.</p>
</div>
<div>
<p class="Normal1">2025 Açık Bütçe Araştırması’nda Türkiye’nin bütçe şeffaflığı puanı 100 üzerinden 65, kamu katılımı puanı ise sıfır oldu. Uçar’a göre bir programa ne kadar kaynak ayrıldığının yanı sıra gerçekte ne kadar harcandığı, kaç kişiye ulaşıldığı ve hedeflenen sonucun gerçekleşip gerçekleşmediği de açıklanmalı.</p>
</div>
<div>
<h4><b>Sosyal desteklerde hak temelli sistem çağrısı</b></h4>
</div>
<div>
<p class="Normal1">Uçar, hak temelli bir sistem için başvuru süreçlerinin sadeleştirilmesi ve hak kazanma kriterlerinin açık olması gerektiğini söyledi. Başvurusu reddedilen kişinin gerekçeyi de öğrenebilmesi gerektiğini vurgulayan Uçar, &#8220;<em>Gelirdeki küçük bir artış veya sigortalı işe başlamak da temel desteklerin bir anda kesilmesine yol açmamalı</em>&#8221; görüşünü dile getirdi.</p>
</div>
<div>
<p class="Normal1">e-Devlet üzerinden başvuru yapılabilmesini önemli bir kolaylık olarak niteleyen Uçar, farklı desteklerde farklı gelir hesapları, sağlık raporları ve kurum süreçleri bulunmasının sistemi hala karmaşık kıldığını belirtti. Farklı kurumların başvuru ve değerlendirme süreçlerinin ortaklaştırılmasını, kişiden aynı bilgi ve belgelerin tekrar tekrar istenmemesini önerdi.</p>
</div>
<div>
<p class="Normal1">Uçar, sözlerini şöyle tamamladı: &#8220;<em>Yoksulluk yaşayan kişiler sosyal politikanın yalnızca yararlanıcısı değil, bu politikaların nasıl şekilleneceği konusunda söz hakkına sahip yurttaşlar olarak görülmeli</em>.&#8221;</p>
</div>
<p>The post <a href="https://9koy.org/derin-yoksulluk-agi-yoksullar-karar-sureclerinde-yok.html">Derin Yoksulluk Ağı: Yoksullar karar süreçlerinde yok</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/derin-yoksulluk-agi-yoksullar-karar-sureclerinde-yok.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
