<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Eğitim Archives - 9.Köy</title>
	<atom:link href="https://9koy.org/egitim/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://9koy.org/egitim</link>
	<description>Haberler</description>
	<lastBuildDate>Mon, 14 Sep 2026 07:26:18 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1</generator>

<image>
	<url>https://9koy.org/wp-content/uploads/2023/06/cropped-Basliksiz-1-kopya-32x32.png</url>
	<title>Eğitim Archives - 9.Köy</title>
	<link>https://9koy.org/egitim</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Öğrenciler Erasmus sonrası neden yeniden yurtdışına gitmek istiyorlar?</title>
		<link>https://9koy.org/ogrenciler-erasmus-sonrasi-neden-yeniden-yurtdisina-gitmek-istiyorlar.html</link>
					<comments>https://9koy.org/ogrenciler-erasmus-sonrasi-neden-yeniden-yurtdisina-gitmek-istiyorlar.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Sep 2026 07:26:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[9. Köy Haber Merkezi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=26421</guid>

					<description><![CDATA[<p>Elif Şevval Usta Erasmus değişim programıyla yurtdışında eğitim gören öğrenciler, farklı kültürleri tanımanın ve bağımsızlaşmanın yanı sıra Türkiye’ye döndüklerinde yaşadıkları uyum sorunlarına da dikkat çekiyor. Almanya, İsveç ve Yunanistan’dan dönen öğrenciler, yurtdışında edindikleri alışkanlıkları Türkiye’de sürdürmekte zorlandıklarını ve bazıları için yurtdışında yaşama isteğinin Erasmus sonrasında güçlendiğini söylüyor. Yurtdışına eğitim için giden öğrenciler, Türkiye’ye döndüklerinde yalnızca [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/ogrenciler-erasmus-sonrasi-neden-yeniden-yurtdisina-gitmek-istiyorlar.html">Öğrenciler Erasmus sonrası neden yeniden yurtdışına gitmek istiyorlar?</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;"><strong>Elif Şevval Usta</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Erasmus değişim programıyla yurtdışında eğitim gören öğrenciler, farklı kültürleri tanımanın ve bağımsızlaşmanın yanı sıra Türkiye’ye döndüklerinde yaşadıkları uyum sorunlarına da dikkat çekiyor. Almanya, İsveç ve Yunanistan’dan dönen öğrenciler, yurtdışında edindikleri alışkanlıkları Türkiye’de sürdürmekte zorlandıklarını ve bazıları için yurtdışında yaşama isteğinin Erasmus sonrasında güçlendiğini söylüyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Yurtdışına eğitim için giden öğrenciler, Türkiye’ye döndüklerinde yalnızca arkadaşlarını ve alıştıkları yaşamı değil, yurtdışında kazandıkları düzeni, bireysellik anlayışını ve farklı yaşam biçimlerini de özlüyor. Öğrencilerin ortaklaştığı nokta ise Erasmus’un bitmesinin, deneyimin kendisi kadar zorlu bir “geri dönüş” sürecini de beraberinde getirmesi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Erasmus+ Programı, üniversite öğrencilerine eğitimlerinin bir bölümünü yurtdışındaki anlaşmalı üniversitelerde sürdürme imkânı sunuyor. Program kapsamında öğrenciler farklı bir eğitim sistemini deneyimlerken yeni kültürlerle tanışıyor, yabancı dil pratiği yapıyor ve kendi ülkelerinden farklı bir yaşam düzenine adapte oluyor. Ancak bu deneyimin ardından Türkiye’ye dönüş, bazı öğrenciler için yeni bir uyum sürecinin başlangıcı oluyor.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Kendi ayaklarım üzerinde durmayı öğrendim&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">İstanbul Kadir Has Üniversitesi Bilgisayar ve Mekatronik Mühendisliği 3. sınıf öğrencisi Barkev Şarklı, Erasmus kapsamında altı ayını Almanya’nın Weingarten şehrindeki Baden-Württemberg Üniversitesinde geçirdi. Şarklı’ya göre Erasmus’un en büyük kazanımlarından biri, kişinin kendi ayakları üzerinde durmayı öğrenmesi. İlk kez ailesinden ayrı yaşadığını belirten Şarklı, &#8220;<em>Çamaşır, bulaşık yıkamanın, yemek yapmanın da bir mesai olduğunu ve önüne hazır gelmesinin nasıl bir lüks olduğunu fark ettim</em>&#8221; dedi.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;İstanbul’u özledim ama dönmek istemedim&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Almanya’daki yaşamın başında İstanbul’u özlediğini söyleyen Şarklı, zamanla yeni hayatına alıştığını ve Erasmus’un sonunda Türkiye’ye dönmek istemediğini belirtti. Almanya’da toplumun bireylere ve kişisel haklara gösterdiği saygının kendisini özellikle etkilediğini söyleyen Şarklı, dakiklik, sıra kültürü, gürültüye karşı duyarlılık ve geri dönüşüm gibi günlük yaşam pratiklerinin Türkiye’ye döndüğünde en çok özlediği unsurlar arasında olduğunu aktardı. Almanya’da eğitim sonrasında kalma fırsatlarını değerlendirmediği için pişman olduğunu söyleyen Şarklı, gelecekte yüksek lisans veya kariyer amacıyla Almanya’ya dönmeyi planladığını belirtti.  Almanya’da yaptığınız işe saygı duyuluyor” diyen Şarklı, Türkiye’ye döndükten sonra, pişmanlık yaşadığını söyledi.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Türkiye’ye dönüşte, uyum programı sağlanmalı&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Marmara Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği son sınıf öğrencisi Kutluay Talay ise Erasmus dönemini İsveç’in Kristiandstad Üniversitesinde geçirdi. Farklı ülkelerden insanlarla tanışmanın ve konfor alanının dışına çıkmanın kendisine sosyal ve kişisel açıdan katkı sağladığını söyleyen Talay, Erasmus sonrasında kendisini daha bağımsız, sorumluluk sahibi ve özgüvenli hissettiğini ifade etti.</p>
<p style="font-weight: 400;">Ancak Türkiye’ye dönüş, Talay için de kolay olmamış. Aylarca farklı bir düzenin içinde yaşadıktan sonra eski rutinlerine dönmenin bir süre “boşluk” hissi yarattığını belirten Talay, çevresine ve bazı alışkanlıklarına eskisinden farklı gözle bakmaya başladığını söyledi.</p>
<p style="font-weight: 400;">İsveç’te edindiği dakiklik, zaman yönetimi, geri dönüşüm ve kişisel alanlara saygı gibi alışkanlıkları Türkiye’de de sürdürmeye çalışan Talay, iki ülkenin sosyal yapıları arasındaki farkların bazı alışkanlıklarını yeniden şekillendirmesine neden olduğunu belirtti<strong>.</strong> Talay, İsveç’in sakin ve düzenli yaşam temposuna alıştıktan sonra Türkiye’nin hızlı ve yoğun gündeminin zaman zaman zorlayıcı olduğunu ifade etti.</p>
<p style="font-weight: 400;">Talay’a göre Erasmus yalnızca akademik bir değişim değil, öğrencinin geleceğe ilişkin kararlarını da etkileyen bir deneyim. Yurtdışında daha uluslararası bir bakış açısı kazandığını belirten Talay, Erasmus sonrasında İsveç’e dönerek kariyerine orada devam etme fikrinin kendisine daha yakın geldiğini söyledi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Talay, Erasmus dönüşünde yaşanan uyum sorunlarının üniversiteler tarafından da dikkate alınması gerektiğini vurguladı. &#8220;<em>Erasmus dönüşü, sanılanın aksine bazı öğrenciler için duygusal açıdan zorlu bir süreç olabiliyor</em>&#8221; diyen Talay, Türkiye’ye dönen öğrencilere, psikolojik destek ve yeniden uyum programları sunulması gerektiği görüşünü dile getirdi.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Atina’daki sosyal çevremden kopmadım&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Radyo, Televizyon ve Sinema son sınıf öğrencisi İzlen Tayfur ise Erasmus kapsamında bir lisans dönemini Atina Üniversitesinde geçirdi. Daha önce de ziyaret ettiği ve yüksek lisans yapmak istediği Atina’da eğitim almayı, hem üniversiteyi hem de şehirdeki yaşamı deneyimlemek açısından bir fırsat olarak değerlendiren Tayfur, Erasmus sonrasında kendisini daha bağımsız ve farklı bakış açılarına açık biri olarak tanımladı. Bu deneyimin ardından yüksek lisans yapma isteğinin de kesinleştiğini söyledi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Tayfur, Türkiye’ye döndüğünde özellikle lisans son sınıfa yeniden başlamanın kendisinde ciddi bir boşluk hissi yarattığını belirtti. Erasmus süresini bir yıla uzatmış olması nedeniyle dönüşün daha da zor olduğunu söyleyen Tayfur, Atina’da kurduğu arkadaşlıkların ve partneriyle olan ilişkisinin devam ettiğini, bu nedenle yurtdışındaki sosyal çevresinden tamamen kopmadığını ifade etti.</p>
<p style="font-weight: 400;">Atina’dayken Türkiye’deki ailesini ve arkadaşlarını özlediğini, döndükten sonra ise bu kez Atina’daki çevresini özlemeye başladığını söyleyen Tayfur, yaşadığı durumu &#8220;<em>Bunun sanırım bir ortası yok</em>&#8221; sözleriyle özetledi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Erasmus sonrasında Yunanistan ve Avrupa’da kariyer yapma isteğinin güçlendiğini söyleyen Tayfur, kendi kültürüne de daha eleştirel ve bilinçli bir gözle bakmaya başladığını ifade etti.</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/ogrenciler-erasmus-sonrasi-neden-yeniden-yurtdisina-gitmek-istiyorlar.html">Öğrenciler Erasmus sonrası neden yeniden yurtdışına gitmek istiyorlar?</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/ogrenciler-erasmus-sonrasi-neden-yeniden-yurtdisina-gitmek-istiyorlar.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Milli Eğitim’de &#8220;öğretmen önlüğü&#8221; tartışması</title>
		<link>https://9koy.org/milli-egitimde-ogretmen-onlugu-tartismasi.html</link>
					<comments>https://9koy.org/milli-egitimde-ogretmen-onlugu-tartismasi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 11 Sep 2026 09:55:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[9. Köy Haber Merkezi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=26854</guid>

					<description><![CDATA[<p>Burak Avcı Milli Eğitim Bakanlığı, yeni eğitim-öğretim yılı başlangıcında öğretmenlerin kılık-kıyafet standartlarına ilişkin kuralları yeniden gündeme taşıdı. 1982 tarihli Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Çalışan Personelin Kılık ve Kıyafetine Dair Yönetmelik hükümleri kapsamında, derslere tayt, mini etek, tişört ve kot pantolonla girilmemesi, erkek öğretmenlerin ise sakal düzenine özen göstermesi istendi. Bakanlık bu yaklaşımın gerekçesini kamu ciddiyeti [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/milli-egitimde-ogretmen-onlugu-tartismasi.html">Milli Eğitim’de &#8220;öğretmen önlüğü&#8221; tartışması</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;"><strong>Burak Avcı</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Milli Eğitim Bakanlığı, yeni eğitim-öğretim yılı başlangıcında öğretmenlerin kılık-kıyafet standartlarına ilişkin kuralları yeniden gündeme taşıdı. 1982 tarihli Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Çalışan Personelin Kılık ve Kıyafetine Dair Yönetmelik hükümleri kapsamında, derslere tayt, mini etek, tişört ve kot pantolonla girilmemesi, erkek öğretmenlerin ise sakal düzenine özen göstermesi istendi. Bakanlık bu yaklaşımın gerekçesini kamu ciddiyeti ve öğrencilere rol model olma sorumluluğu olarak açıkladı.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Önlük için model ve ölçü kılavuzu paylaşıldı</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Kılık-kıyafet standartlarının yanı sıra Bakanlık, &#8220;Anaokulu, İlkokul, Ortaokul ve Lise Kademesi Öğretmen Önlüğü&#8221; başlığıyla ayrıntılı bir tasarım ve beden tablosu yayımladı. Yayımlanan kılavuzda kadın ve erkek öğretmen önlüklerinin dikiş ve kumaş özellikleri ayrıntılandırıldı. Önlüklerin yüzde 75 polyester ve yüzde 25 viskondan oluşan beyaz alpaka kumaştan üretilmesi; sol göğüste 7&#215;7 cm ebadında MEB logosu nakışı, reglan kol kesimi ve S bedenden XXL bedene kadar milimetrik ölçü standartlarının uygulanması yer aldı.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Yargı kararları ortada, zorlamayı kabul etmiyoruz&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">1982 tarihli yönetmelik hükümlerinin sendikal mücadeleler ve yargı kararlarıyla fiilen esnetildiğini hatırlatan Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, geçmişte kadın öğretmenlerin pantolon giyme hakkını da sendikal kazanımla elde ettiklerini vurguladı. Öğretmenlerin mesleki sorumluluk ve rol model olma bilinciyle hareket ettiğini belirten Irmak, geçmişte dağıtılan 1 milyon 200 bin önlüğün kullanışsız olması nedeniyle kabul görmediğini söyledi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Sendikaların ortak tutumuna ve okullardaki temel sorunlara dikkat çeken Irmak, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8220;<em>Eğitim Sen, Eğitim-İş, Hürriyetçi Eğitim Sen ve Türk Eğitim-Sen olarak serbest kıyafet eylem kararlarımız yürürlükte; Bakanlığın zorladığı bir kalıbı giymek zorunda değiliz. Öğretmenler zaten rol model olarak düzenli bir kıyafetle okula gidiyor. Önlük; tebeşir tozu, laboratuvar veya atölye koşullarında kıyafeti korumak için işlevseldir ve isteyen öğretmen bunu zaten giymektedir; ancak zorunlu tutulması çalışma barışını zedeler. Okullarda randevu sistemi uygulanırken &#8216;kimin öğretmen olduğunu ayırt etme&#8217; gerekçesi inandırıcı değildir. Sene başı kurullarında şekilsel kodlar ve kıyafet dayatması yerine okulların fiziki eksikleri, başarı değerlendirmeleri, devamsızlık ve öğrencilerin bir öğün ücretsiz yemek ile temiz su gibi temel ihtiyaçları konuşulmalıdır</em>.&#8221;</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/milli-egitimde-ogretmen-onlugu-tartismasi.html">Milli Eğitim’de &#8220;öğretmen önlüğü&#8221; tartışması</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/milli-egitimde-ogretmen-onlugu-tartismasi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Üniversite tercihinde hayallerin yerini gelecek kaygısı aldı</title>
		<link>https://9koy.org/universite-tercihinde-hayallerin-yerini-gelecek-kaygisi-aldi.html</link>
					<comments>https://9koy.org/universite-tercihinde-hayallerin-yerini-gelecek-kaygisi-aldi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Sep 2026 07:28:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[9. Köy Haber Merkezi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=26625</guid>

					<description><![CDATA[<p>Eda Salik Haziran ayında yapılan (Yükseköğretim Kurumları Sınavı) YKS’ye 2 milyon 426 bin 560 kişinin başvurdu.  Son yılların en düşük aday başvurusuyla gerçekleşen sınavın ardından da tercihler yapıldı, yerleştirmeler neredeyse tamamlandı. Ancak gençler istediği mesleği, hayallerini tercihlerine tam yansıtamadı. 2026’nın yükselenleri ve kaybedenleri Bu yıl, mühendislik bölümleri düşüşe geçerken sağlık bölümleri, hukuk ve işletme yükselişe geçti. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/universite-tercihinde-hayallerin-yerini-gelecek-kaygisi-aldi.html">Üniversite tercihinde hayallerin yerini gelecek kaygısı aldı</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;"><strong>Eda Salik</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Haziran ayında yapılan (Yükseköğretim Kurumları Sınavı) YKS’ye 2 milyon 426 bin 560 kişinin başvurdu.  Son yılların en düşük aday başvurusuyla gerçekleşen sınavın ardından da tercihler yapıldı, yerleştirmeler neredeyse tamamlandı. Ancak gençler istediği mesleği, hayallerini tercihlerine tam yansıtamadı.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>2026’nın yükselenleri ve kaybedenleri</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Bu yıl, mühendislik bölümleri düşüşe geçerken sağlık bölümleri, hukuk ve işletme yükselişe geçti. En dikkat çeken değişim bilgisayar mühendisliğindeki toplu düşüştü; bilgisayar mühendisliği sıralamasında ilk 10’da yer alan okulların tamamında sıralamalar geriledi. Bilgisayar mühendisliğinin yanı sıra yapay zekâ ve veri mühendisliği, yazılım mühendisliği ve endüstri mühendisliği de düşüşteki diğer mühendislik bölümleri. Buna karşın bu yılki üniversite tercihlerinde tıp, eczacılık ve hemşirelik bölümlerinin sıralamadaki yerleri yukarılara çıktı.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Üniversite tercihlerinde öğrenciler nelere dikkat ediyor?</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Gençler, üniversite hedeflerini belirlerken gelecek kaygısını hissediyorlar. Çukurova Üniversitesi Gıda Mühendisliği’ni kazanan Ceylin Zorlu, tercihlerini mezuniyet sonrası iş imkanlarını araştırarak oluşturmuş. Köklü bir üniversitede öğrenci olmak, kampüs yaşamı ve akademik kadronun nitelikli olması Zorlu’nun dikkat ettiği diğer hususlar.</p>
<p style="font-weight: 400;">Sınava hazırlanırken iyi bir sıralama yapmaya odaklanan Zorlu, bu süreçte kendisine bir hedef belirlememiş. Üniversite tercihlerini yapmak için sınavların açıklamasından sonra araştırmalar yapmaya başlayan genç öğrencinin dikkatini gıda mühendisliği bölümünün sunacağı imkanlar çekti. Bu araştırmalar sonucunda ilk dört tercihine gıda mühendisliği bölümleri yazan Zorlu, kazandığı okul hakkında &#8220;<em>Aslında başından beri hayalimde olan belirli bir meslek yoktu, üniversite odaklıydım ama şu an kazandığım bölümden memnunum; üniversite hayatımın kendimi tanıma yolunda iyi bir adım olmasını umuyorum</em>&#8221; dedi.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Hayal kırıklığı yaşayan öğrenciler mezuna kalıyor</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Üniversite sınavı sonuçlarından istediğini alamayan öğrenciler, mezuna kalmaya yöneliyor. Ancak mezuna kalmak da stresli bir süreç gençler için. Ankara’da yaşayan 19 yaşındaki Ceylin Zorlu, geçen yıl istediği sonucu alamadığı için bu yıl tekrar sınava hazırlanan bir genç. Düzenli çalışamadığı mezun senesinin stresli geçtiğini belirten Zorlu, sınava hazırlık sürecindeki en büyük endişesinin başarısız olma fikri olduğunu söyledi. Bu süreçte sosyal hayatından uzaklaşan Zorlu, zamanını iyi planlayamadığı için motivasyon kaybına uğramış.</p>
<p style="font-weight: 400;">Sınava 11. sınıfta hazırlanmaya başlayan 17 yaşındaki Körfez Fen Lisesi mezunu Selin Defne Omay ise üniversite sınavından çıktığında mezuna kalma kararını vermiş. Çok yoğun bir tempoda sınava hazırlanan Omay, özel hayatına vakit ayıramamanın sınav sürecindeki en büyük hatası olduğunu söylüyor. Sınav sonucu açıklandıktan sonra tercih yapmamaya karar veren Omay, gelecek sene sınava tekrar hazırlanacak. Hedefini tıp fakültesi olarak belirleyen  öğrenci, sınav sürecinde duyduğu endişelerden ise şöyle bahsetti:</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8220;<em>En büyük korkum ailemi hayal kırıklığına uğratmaktı. Yerleşememe veya mezuna bırakma düşüncesi de beni endişelendiren diğer hususlardı.</em>&#8220;</p>
<p style="font-weight: 400;">Hayatının geri kalanında yapacakları meslekleri ve sahip olacakları hayatları kazanacakları üniversitelerle planlayan gençler, sınava tekrar hazırlanırken sadece mezuna kalma endişesini değil değişen müfredatla da yüzleşecekler. Çok sayıda arkadaşının da mezuna kaldığını belirten Omay, gelecek sene oluşabilecek yığılmaya da dikkat çekti.</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/universite-tercihinde-hayallerin-yerini-gelecek-kaygisi-aldi.html">Üniversite tercihinde hayallerin yerini gelecek kaygısı aldı</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/universite-tercihinde-hayallerin-yerini-gelecek-kaygisi-aldi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mersin Üniversitesi’nden deprem bölgesi için kitap seferberliği</title>
		<link>https://9koy.org/mersin-universitesinden-deprem-bolgesi-icin-kitap-seferberligi.html</link>
					<comments>https://9koy.org/mersin-universitesinden-deprem-bolgesi-icin-kitap-seferberligi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Aug 2026 08:19:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[9. Köy Haber Merkezi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=26133</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hazal Bugutekin Mersin Üniversitesi&#8217;nde öğretim üyeleri ve öğrencilerin katkısıyla yürütülen yardım kampanyası kapsamında, 6 Şubat depremlerinden etkilenen illerdeki okullar için kütüphaneler kuruluyor. Kampüste düzenlenen kermes, konser ve tiyatro etkinliklerinden elde edilen gelirler, deprem bölgesindeki okulların kütüphane ihtiyaçlarının karşılanması için kullanılıyor. Dr. Öğretim Üyesi Fatma Canan Durgungöz öncülüğünde yürütülen proje, depremden etkilenen çocukların eğitim ortamlarını güçlendirmeyi [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/mersin-universitesinden-deprem-bolgesi-icin-kitap-seferberligi.html">Mersin Üniversitesi’nden deprem bölgesi için kitap seferberliği</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;"><strong>Hazal Bugutekin</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Mersin Üniversitesi&#8217;nde öğretim üyeleri ve öğrencilerin katkısıyla yürütülen yardım kampanyası kapsamında, 6 Şubat depremlerinden etkilenen illerdeki okullar için kütüphaneler kuruluyor. Kampüste düzenlenen kermes, konser ve tiyatro etkinliklerinden elde edilen gelirler, deprem bölgesindeki okulların kütüphane ihtiyaçlarının karşılanması için kullanılıyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Dr. Öğretim Üyesi Fatma Canan Durgungöz öncülüğünde yürütülen proje, depremden etkilenen çocukların eğitim ortamlarını güçlendirmeyi amaçlarken, gönüllü öğrenciler de organizasyonun her aşamasında aktif görev alıyor.</p>
<h4><strong>Gelirler kütüphanelere aktarılıyor</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Üniversite genelinde düzenlenen kermesler, tiyatro gösterileri ve konserlerden elde edilen gelirlerle kitapların yanı sıra kütüphanelerin raf, masa ve diğer donanım ihtiyaçları da karşılanıyor. Öğrenciler, hazırladıkları el emeği ürünleri satışa sunarken, bölgedeki kitabevleriyle iletişime geçerek kitap bağışı da topluyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Mersin Üniversitesi Rektörlüğü&#8217;nün destek verdiği proje kapsamında, kütüphanelerin fiziksel düzenlemeleri için hayırseverlerin katkıları da alınıyor. Toplanan kitap ve malzemelerin dönem sonunda deprem bölgesindeki okullara ulaştırılması planlanıyor.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-full wp-image-26135 aligncenter" src="https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/08/1766577066.jpeg" alt="" width="1890" height="1063" srcset="https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/08/1766577066.jpeg 1890w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/08/1766577066-300x169.jpeg 300w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/08/1766577066-1024x576.jpeg 1024w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/08/1766577066-768x432.jpeg 768w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/08/1766577066-1536x864.jpeg 1536w" sizes="(max-width: 1890px) 100vw, 1890px" /></p>
<h4><strong>&#8220;Öğretmen olmadan önce çocukların hayatına dokunuyorlar&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Projenin yürütücüsü Dr. Öğretim Üyesi Fatma Canan Durgungöz, çalışmanın yalnızca yardım faaliyeti olmadığını, öğretmen adayları açısından önemli bir uygulama deneyimi sunduğunu belirterek şöyle konuştu:</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8220;<em>Öğretmen adayı öğrencilerimiz sahada sorumluluk alarak toplumla birlikte üretmeyi öğreniyor. El emeği ürünlerini ya da performanslarını sergilerken yalnızca bir etkinlik gerçekleştirmiyor, emeklerinin somut bir karşılığa dönüşmesine de katkı sağlıyorlar. Henüz öğretmen olmadan önce çocukların hayatına dokunmanın ne anlama geldiğini deneyimliyorlar.</em>&#8220;</p>
<p style="font-weight: 400;">Durgungöz, 6 Şubat depremlerinin ardından yürüttükleri çalışmalar kapsamında deprem bölgesindeki okullarda kütüphanelerin yanı sıra özel eğitim destek alanları, spor alanları ile akıl ve zekâ oyunları sınıfları oluşturduklarını da söyledi.</p>
<h4><strong>&#8220;Bizim için de bir öğrenme yolculuğu oldu&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Projede gönüllü olarak görev alan Mersin Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümü öğrencisi Tuğçe Sütoğlu ise kampanyanın kendileri açısından da önemli bir deneyim olduğunu ifade etti.</p>
<p style="font-weight: 400;">Sütoğlu, tiyatro gösterilerinden kermeslere kadar birçok etkinlikle oluşturulan dayanışmanın Adıyaman ve Hatay&#8217;daki çocuklara ulaştığını belirterek, sahada çocuklarla kurdukları ilişkinin mesleki gelişimlerine katkı sunduğunu söyledi. Sütoğlu, şu görüşleri dile getirdi:</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8220;<em>Değerli hocalarımızın rehberliğiyle güçlenen bu projede, sahada çocuklarla kurduğumuz samimi bağ ve ailelerin misafirperverliği, PDR eğitiminde öğrendiğimiz empati ve destek gibi kavramların gerçek hayattaki karşılığını görmemizi sağladı. Küçük bir dokunuşun bir insanın dünyasında ne denli büyük bir ışık yakabileceğini bizzat tecrübe ettik. Mezuniyet aşamasına gelmiş bir öğrenci olarak bu proje; sadece yaşanıp biten bir deneyim değil, bizi dönüştüren bir anlam arayışı oldu. Her bir çocuğun kahkahasında yeniden hayat bulan bu bağlılık, bizler için unutulmaz bir yaşam dersine dönüştü</em>.&#8221;</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/mersin-universitesinden-deprem-bolgesi-icin-kitap-seferberligi.html">Mersin Üniversitesi’nden deprem bölgesi için kitap seferberliği</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/mersin-universitesinden-deprem-bolgesi-icin-kitap-seferberligi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MESEM&#8217;in çelişkisi: Ağır iş yükü, eksik kalan eğitim</title>
		<link>https://9koy.org/mesemin-celiskisi-agir-is-yuku-eksik-kalan-egitim.html</link>
					<comments>https://9koy.org/mesemin-celiskisi-agir-is-yuku-eksik-kalan-egitim.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Aug 2026 08:18:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[9. Köy Haber Merkezi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=26128</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sümeyye Tek Eskişehir&#8217;deki sanayi siteleri, Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) kapsamında çıraklık yapan gençlerle dolu. Lise eğitimini iş yerindeki uygulamalı mesleki eğitimle birleştiren öğrenciler, bir yandan lise diploması almayı, diğer yandan kalfalık ve ustalık belgesi edinerek meslek sahibi olmayı hedefliyor. Ancak sistem, gençleri eğitim ile çalışma yaşamı arasında zorlu bir denge kurmaya zorluyor. &#8220;Hem çalış hem [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/mesemin-celiskisi-agir-is-yuku-eksik-kalan-egitim.html">MESEM&#8217;in çelişkisi: Ağır iş yükü, eksik kalan eğitim</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;"><strong>Sümeyye Tek</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Eskişehir&#8217;deki sanayi siteleri, Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) kapsamında çıraklık yapan gençlerle dolu. Lise eğitimini iş yerindeki uygulamalı mesleki eğitimle birleştiren öğrenciler, bir yandan lise diploması almayı, diğer yandan kalfalık ve ustalık belgesi edinerek meslek sahibi olmayı hedefliyor. Ancak sistem, gençleri eğitim ile çalışma yaşamı arasında zorlu bir denge kurmaya zorluyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8220;Hem çalış hem oku&#8221; modeliyle uygulanan MESEM, öğrencilere erken yaşta meslek edinme ve gelir elde etme fırsatı sunuyor. Ancak sahadaki uygulamalar, uzun çalışma saatleri, ağır fiziksel iş yükü ve okul eğitimindeki aksaklıklar nedeniyle sistemin tartışılan yönlerini de ortaya koyuyor.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>İş, yemek ve uykudan ibaret bir gün</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Sanayide çırak olarak çalışan öğrencilerin ortak şikâyeti, yoğun çalışma temposu. Sabah erken saatlerde başlayan mesai, çoğu zaman akşam geç saatlere kadar sürüyor. Haftalık çalışma süresinin zaman zaman 45 saatin üzerine çıktığını söyleyen öğrenciler, günlük yaşamlarının büyük bölümünün iş, yemek ve uykudan oluştuğunu anlatıyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Ekonomik nedenler de gençlerin bu sistemi tercih etmesinde önemli rol oynuyor. Devletin 11 ve 12. sınıf öğrencileri için sağladığı teşvik ödemeleri ile iş yerlerinden aldıkları ücretler, aile bütçesine katkı sağlıyor. Ancak öğrenciler, çırak statüsünde olmalarına rağmen çoğu zaman tam zamanlı çalışanlar gibi ağır fiziksel işlerde görev aldıklarını ifade ediyor. Yoğun çalışma temposu ise sosyal yaşam ve kişisel gelişime ayrılabilecek zamanı önemli ölçüde azaltıyor.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Kültür derslerinde &#8220;ezberle geç&#8221; dönemi</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">MESEM öğrencilerinin okul eğitimine ilişkin değerlendirmeleri de sistemdeki bir başka soruna işaret ediyor. Öğrenciler, motor gibi alan derslerinin işlendiğini ancak kültür derslerinde yeterli eğitim verilmediğini söylüyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Öğrencilerin aktardığına göre birçok kültür dersinde konu anlatımı yapılmadan sınav gerçekleştiriliyor. Bir öğrenci yaşadıklarını şu sözlerle anlatıyor: &#8220;<em>Sınav sorularını ve cevaplarını önceden alıp ezberleyerek geçiyoruz. Dersler işlenmiyor</em>.&#8221;</p>
<p style="font-weight: 400;">Bu tablo, öğrencilerin lise diploması için gerekli akademik dersleri yeterince öğrenemediği, sınavları ise çoğunlukla ezber yoluyla geçtiği eleştirilerini gündeme getiriyor. Böylece mesleki beceri kazandırmayı amaçlayan sistem, öğrencilerin akademik ve kültürel gelişimi açısından soru işaretleri doğuruyor.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Hedef ustalık belgesi</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">MESEM&#8217;i tercih eden gençlerin önemli bir bölümü, klasik lise eğitiminden uzaklaşarak erken yaşta meslek sahibi olmayı hedefliyor. Kimi öğrenciler ailelerinin mesleğini sürdürmek istemediği için, kimileri ise daha kısa sürede iş hayatına atılabilmek amacıyla bu yolu seçiyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Öğrencilerin ortak hedefi ise yalnızca lise diploması almak değil; kalfalık ve ustalık belgelerini edinerek mesleklerinde kalıcı bir yer edinmek. Zorlu çalışma koşullarına rağmen sanayide gelecek kurmaya çalışan gençlerin deneyimleri, MESEM&#8217;in sunduğu fırsatlarla eğitim ve çalışma yaşamı arasında kurulmaya çalışılan hassas dengeyi de gözler önüne seriyor.</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/mesemin-celiskisi-agir-is-yuku-eksik-kalan-egitim.html">MESEM&#8217;in çelişkisi: Ağır iş yükü, eksik kalan eğitim</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/mesemin-celiskisi-agir-is-yuku-eksik-kalan-egitim.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaz okulu ücretleri cep yakıyor: Aylık 50 bin lirayı aştı</title>
		<link>https://9koy.org/yaz-okulu-ucretleri-cep-yakiyor-aylik-50-bin-lirayi-asti.html</link>
					<comments>https://9koy.org/yaz-okulu-ucretleri-cep-yakiyor-aylik-50-bin-lirayi-asti.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Aug 2026 07:11:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[9. Köy Haber Merkezi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=25819</guid>

					<description><![CDATA[<p>Elif Naz Yücel Okulların kapanmasıyla birlikte yaz okulu arayışı hız kazandı. Ancak İstanbul&#8217;da yaz okulu ücretlerinin aylık 12 bin TL&#8217;den başlayıp 50 bin TL&#8217;nin üzerine çıkması birçok aileyi zor durumda bıraktı. Çalışan veliler ise yüksek ücretlerin yanı sıra program saatlerinin çalışma hayatına uygun olmamasının en büyük sorun olduğunu söylüyor. Genel fiyatlandırmaya göre yarım gün yaz [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/yaz-okulu-ucretleri-cep-yakiyor-aylik-50-bin-lirayi-asti.html">Yaz okulu ücretleri cep yakıyor: Aylık 50 bin lirayı aştı</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;"><strong>Elif Naz Yücel</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Okulların kapanmasıyla birlikte yaz okulu arayışı hız kazandı. Ancak İstanbul&#8217;da yaz okulu ücretlerinin aylık 12 bin TL&#8217;den başlayıp 50 bin TL&#8217;nin üzerine çıkması birçok aileyi zor durumda bıraktı. Çalışan veliler ise yüksek ücretlerin yanı sıra program saatlerinin çalışma hayatına uygun olmamasının en büyük sorun olduğunu söylüyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Genel fiyatlandırmaya göre yarım gün yaz okulu programlarının aylık ücreti 12 bin ile 18 bin TL arasında değişirken, tam gün programlar için 18 bin ila 30 bin TL ödeniyor. Prestijli kolejler ile yoğun yabancı dil eğitimi sunan kurumlarda ise aylık ücretler 30 bin TL&#8217;den başlayarak 45 bin TL&#8217;ye kadar yükseliyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">İstanbul&#8217;un farklı ilçelerindeki yaz okullarında da benzer fiyatlar dikkat çekiyor. Bakırköy&#8217;de faaliyet gösteren bazı kurumlarda oyun, sanat, İngilizce ve bahçe etkinliklerini kapsayan programların aylık ücretleri 18 bin ile 26 bin TL arasında değişirken, yine aynı ilçedeki farklı kurumlarda fiyatlar 17 bin ile 25 bin TL seviyesinde bulunuyor. Beylikdüzü&#8217;nde kamp konseptli yaz okullarında ise program ücretleri 15 bin ile 25 bin TL arasında değişiklik gösteriyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Haftalık programlar 8 bin ile 15 bin TL arasında ücretlendirilirken, dört haftalık tam gün programlarda fiyatlar 18 bin ile 35 bin TL&#8217;ye ulaşıyor. Premium hizmet sunan kurumlarda ise yaz okulu ücretleri 35 bin TL&#8217;den başlayıp 50 bin TL&#8217;nin üzerine çıkabiliyor.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Çalışan veliler saatlerden şikâyetçi</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Yaz okullarında yalnızca ücretler değil, eğitim saatleri de ailelerin gündeminde yer alıyor. Kurumların büyük bölümünde yarım gün programlar 09.00-13.00, tam gün programlar ise 08.00-17.00 saatleri arasında düzenleniyor. Bazı kurumlar erken bırakma ve geç alma hizmeti sunarken, bu uygulamanın yaygın olmaması özellikle çalışan ebeveynleri zor durumda bırakıyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Tam gün programlarda yabancı dil, spor, sanat, müzik, drama, kodlama ve açık hava etkinlikleri yer alırken, öğle yemeği ve ara öğünler de programa dahil ediliyor. Yarım gün programlarda ise oyun temelli eğitim, İngilizce, el sanatları ve fiziksel aktiviteler ağırlık kazanıyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Yaz okulu arayışında en büyük sıkıntının program saatleri olduğunu söyleyen veli V.Y., çalışan ailelerin mevcut sistem nedeniyle mağduriyet yaşadığını belirtti.</p>
<p style="font-weight: 400;">V.Y., &#8220;<em>Çalışan ebeveynler için okul saatleri çok önemli. Sabah işe gitmeden önce çocuğunuzu bırakmanız, akşam işten çıkınca da alabilmeniz gerekiyor. Bazı okullar sabah 07.30&#8217;da teslim alıp akşam 17.30&#8217;a kadar hizmet verebiliyor. Ancak yaz okullarında neredeyse hiçbir yerde böyle bir uygulama yok. Programlar genellikle 09.00-10.00&#8217;da başlıyor, 15.00-16.00 gibi bitiyor. En büyük problem bu.</em>&#8221; dedi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Program saatlerinin iş hayatını doğrudan etkilediğini ifade eden V.Y.,&#8221;<em>09.00-10.00&#8217;da başlayıp saat 16.00&#8217;da biten bir çalışma düzeni yok. Bu yüzden işe yetişemiyorsunuz. Maddi yük ayrı bir sorun ama benim için en önemli konu saatler</em>&#8221; diye konuştu.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Ücret hizmet dengesi kurulmalı&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Son yıllarda eğitim ücretlerindeki artışın aile bütçelerini zorladığını dile getiren V.Y., &#8220;<em>Son iki üç yılda okul ücretlerinde inanılmaz bir artış yaşandı. Bu artış ne enflasyonla ne de hayat pahalılığıyla açıklanabilir. Ücretli çalışanlar için artık sürdürülebilir olmaktan çıktı. Yaz okulları bazı durumlarda normal okul ücretlerinden bile pahalı</em>&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p style="font-weight: 400;">Çalışan ailelerin ihtiyaçlarına uygun saatlerde hizmet veren kurumların daha yüksek ücret talep ettiğini belirten V.Y. şunları söyledi:</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8220;<em>İşe gidip gelebileceğiniz saatlerde hizmet veren yaz okulları var ancak ücretleri çok daha yüksek. Üstelik çocuklar çoğu zaman sadece güvenli bir ortamda vakit geçiriyor. Verilen ücretin karşılığında eğitsel anlamda beklenen katkıyı göremiyorsunuz. En önemli talebim saatlerin çalışan ailelere göre düzenlenmesi. Bunun yanında verilen hizmetin de ödenen ücretle daha dengeli hale gelmesi gerekiyor. Aileler yüksek ücretler ödüyor ancak çoğu zaman çocuklarının güvenli bir ortamda bulunmasının dışında beklediği kaliteyi göremiyor</em>.&#8221;</p>
<p style="font-weight: 400;">Uzmanlar ise yaz okulu tercihinde yalnızca ücretin değil, eğitim içeriği, öğretmen kadrosu, güvenlik önlemleri ve fiziksel imkanların da değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekerek, ailelere kayıt yaptırmadan önce program kapsamını ayrıntılı şekilde incelemeleri tavsiyesinde bulunuyor.</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/yaz-okulu-ucretleri-cep-yakiyor-aylik-50-bin-lirayi-asti.html">Yaz okulu ücretleri cep yakıyor: Aylık 50 bin lirayı aştı</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/yaz-okulu-ucretleri-cep-yakiyor-aylik-50-bin-lirayi-asti.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Trafik hayata benzer, çocukken öğretilir&#8221;</title>
		<link>https://9koy.org/trafik-hayata-benzer-cocukken-ogretilir.html</link>
					<comments>https://9koy.org/trafik-hayata-benzer-cocukken-ogretilir.html#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Aug 2026 07:11:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Bölgesel Telif Desteği Programı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=25796</guid>

					<description><![CDATA[<p>Özgecan Siyez Çocuklarda trafik bilincinin erken yaşlarda oluşturulmasını hedefleyen Menemen Belediyesi, İzmir&#8217;deki Asarlık Gençlik Merkezi bünyesinde hizmet veren Trafik Eğitim Parkuru&#8217;nda 7-12 yaş grubundaki öğrencilere uygulamalı trafik eğitimi veriyor. Çocuklar parkurda trafik ışıkları, yaya geçidi kullanımı, trafik levhaları ve güvenli sürüş kurallarını uygulamalı olarak öğreniyor. Program kapsamında öğrenciler haftada bir gün olmak üzere toplam dört [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/trafik-hayata-benzer-cocukken-ogretilir.html">&#8220;Trafik hayata benzer, çocukken öğretilir&#8221;</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;"><strong>Özgecan Siyez</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Çocuklarda trafik bilincinin erken yaşlarda oluşturulmasını hedefleyen Menemen Belediyesi, İzmir&#8217;deki Asarlık Gençlik Merkezi bünyesinde hizmet veren Trafik Eğitim Parkuru&#8217;nda 7-12 yaş grubundaki öğrencilere uygulamalı trafik eğitimi veriyor. Çocuklar parkurda trafik ışıkları, yaya geçidi kullanımı, trafik levhaları ve güvenli sürüş kurallarını uygulamalı olarak öğreniyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Program kapsamında öğrenciler haftada bir gün olmak üzere toplam dört ders alıyor. Yaklaşık bir ay süren eğitimlerin ardından başarılı olan çocuklara sertifika veriliyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Trafik Eğitim Parkuru Eğitmeni Betül Kardaş, parkura yoğun ilgi olduğunu belirterek gün boyunca altı farklı sınıfta eğitim verildiğini, her gün yaklaşık 50 çocuğun uygulamalı trafik eğitimi aldığını söyledi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Kardaş, amaçlarının çocukların trafik kurallarını ezberlemesi değil, günlük yaşamlarında uygulayan bireyler olarak yetişmesi olduğunu ifade etti.</p>
<p><img decoding="async" class="size-full wp-image-25799 aligncenter" src="https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/07/5f253fde-653e-470e-9663-05ace7cda64a.jpeg" alt="" width="640" height="427" srcset="https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/07/5f253fde-653e-470e-9663-05ace7cda64a.jpeg 640w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/07/5f253fde-653e-470e-9663-05ace7cda64a-300x200.jpeg 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Trafik güvenliği erken yaşta başlıyor&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, trafik kültürünün küçük yaşlarda kazandırılması gerektiğini belirterek, parkurda çocukların yalnızca trafik levhalarını öğrenmediğini; sabrı, saygıyı, sorumluluğu ve birlikte yaşama kültürünü de deneyimlediğini söyledi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Çocuklara yapılan her yatırımın geleceğe yapılan yatırım olduğunu vurgulayan Pehlivan, bilinçli sürücüler ve duyarlı yayalar yetiştirmeyi hedeflediklerini dile getirdi.</p>
<p><img decoding="async" class="size-full wp-image-25800 aligncenter" src="https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/07/8c0f570c-1911-4435-a255-0b87f6f3620e.jpeg" alt="" width="640" height="427" srcset="https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/07/8c0f570c-1911-4435-a255-0b87f6f3620e.jpeg 640w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/07/8c0f570c-1911-4435-a255-0b87f6f3620e-300x200.jpeg 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Trafik yalnızca bilgiyle değil, davranışla öğrenilir&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Türkiye Trafik Güvenliği Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Taceddin Kınay, trafik eğitiminin yalnızca kuralların öğretilmesinden ibaret olmadığını belirtti.</p>
<p style="font-weight: 400;">Kınay, uygulamalı eğitimlerin çocukların riskleri fark etmesine, doğru karar vermesine ve güvenli davranış geliştirmesine katkı sağladığını ifade ederek, bir aylık eğitimlerin önemli bir başlangıç olduğunu ancak kalıcı trafik kültürü için aile, okul ve toplumun birlikte hareket etmesi gerektiğini söyledi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Çocukların trafik kurallarını en çok gözlemleyerek öğrendiğini belirten Kınay, ebeveynlerin trafikte sergilediği davranışların çocukların alışkanlıklarını doğrudan etkilediğini kaydetti.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-25801 aligncenter" src="https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/07/fffb8319-0fd8-4c49-b223-019f0d9b7207.jpeg" alt="" width="640" height="427" srcset="https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/07/fffb8319-0fd8-4c49-b223-019f0d9b7207.jpeg 640w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/07/fffb8319-0fd8-4c49-b223-019f0d9b7207-300x200.jpeg 300w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Trafik aslında hayata benzer&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Psikolojik Danışman Gökhan Tekin&#8217;e göre trafik eğitimi, çocukların yalnızca kuralları öğrenmesini değil, yaşam becerileri kazanmasını da sağlıyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8220;<em>Trafik aslında hayata benzer</em>.&#8221; diyen Tekin, çocukların trafik eğitimi sırasında yalnızca trafik kurallarını değil; saygıyı, sevgiyi, sabrı, iletişimi, empatiyi ve öz disiplini de öğrendiğini söyledi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Yaparak ve yaşayarak öğrenmenin en kalıcı öğrenme yöntemi olduğunu belirten Tekin, uygulamalı parkurların çocukların bilgiyi davranışa dönüştürmesine önemli katkı sağladığını ifade etti.</p>
<p style="font-weight: 400;">Tekin, bu eğitimlerin belirli aralıklarla tekrarlanmasının öğrenmeyi kalıcı hâle getireceğini, aile ve okulun aynı yaklaşımı sürdürmesinin ise çocukların öğrendiklerini günlük yaşamlarına taşımasını kolaylaştıracağını dile getirdi.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Kurallardan öte, yaşam becerisi</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Asarlık Trafik Eğitim Parkuru&#8217;nda verilen eğitimler, çocuklara trafik kurallarını uygulamalı olarak öğretmenin ötesinde güvenli yaşam kültürü kazandırmayı amaçlıyor. Belediye tarafından sunulan uygulamalı eğitim modeli, Türkiye Trafik Güvenliği Vakfı&#8217;nın yaşam boyu trafik eğitimi yaklaşımı ve Psikolojik Danışman Gökhan Tekin&#8217;in dikkat çektiği davranış temelli öğrenme anlayışıyla birlikte değerlendirildiğinde, trafik bilincinin kalıcı hâle gelmesinde aile, okul ve toplumun ortak rolünün belirleyici olduğu görülüyor.</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/trafik-hayata-benzer-cocukken-ogretilir.html">&#8220;Trafik hayata benzer, çocukken öğretilir&#8221;</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/trafik-hayata-benzer-cocukken-ogretilir.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Depremzede öğrenciler YÖK&#8217;ten 1 yıl daha istiyor</title>
		<link>https://9koy.org/depremzede-ogrenciler-yokten-1-yil-daha-istiyor.html</link>
					<comments>https://9koy.org/depremzede-ogrenciler-yokten-1-yil-daha-istiyor.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Jul 2026 13:18:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[9. Köy Haber Merkezi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=25708</guid>

					<description><![CDATA[<p>Erdem Avşar 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından yürürlüğe giren özel öğrencilik uygulaması, son olarak 28 Haziran 2025&#8217;te 1 yıl süreyle uzatılmıştı. Ancak uygulamanın yeni eğitim öğretim döneminde devam etmeyecek olması, bu haktan yararlanan öğrenciler arasında kaygıya neden oldu. Öğrenciler, haklarının en az bir yıl daha uzatılması için seslerini Erol Özvar ve YÖK&#8217;e duyurmaya çalışıyor. Özel [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/depremzede-ogrenciler-yokten-1-yil-daha-istiyor.html">Depremzede öğrenciler YÖK&#8217;ten 1 yıl daha istiyor</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;"><strong>Erdem Avşar</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">6 Şubat 2023 depremlerinin ardından yürürlüğe giren özel öğrencilik uygulaması, son olarak 28 Haziran 2025&#8217;te 1 yıl süreyle uzatılmıştı. Ancak uygulamanın yeni eğitim öğretim döneminde devam etmeyecek olması, bu haktan yararlanan öğrenciler arasında kaygıya neden oldu. Öğrenciler, haklarının en az bir yıl daha uzatılması için seslerini Erol Özvar ve YÖK&#8217;e duyurmaya çalışıyor.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Özel öğrencilik hakkı nedir?</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Özel öğrencilik, öğrencilerin deprem bölgesinde kayıtlı oldukları üniversitedeki öğrencilik statülerini koruyarak belirli bir süre boyunca başka bir yükseköğretim kurumunda ders alabilmelerine imkân tanıyan bir uygulama. 6 Şubat depremlerinin ardından YÖK tarafından hayata geçirilen düzenlemeyle, depremden etkilenen illerde öğrenim gören veya deprem nedeniyle kayıtlı olduğu üniversitede eğitimini sürdürmekte güçlük yaşayan öğrencilerin eğitim süreçlerinin kesintiye uğramaması amaçlandı. Bu kapsamda öğrenciler, kayıtları kendi üniversitelerinde kalmak kaydıyla bulundukları şehirlerdeki üniversitelerde derslere katılarak eğitimlerini sürdürdü. Alınan derslerin kredi ve not intibakı ise ilgili yükseköğretim kurumlarının belirlediği usul ve esaslar çerçevesinde gerçekleştirildi.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Öğrenciler sosyal medyada kampanya başlattı</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Seslerini duyurabilmek amacıyla sosyal medyada <strong>#depremzedeözelöğrencilik</strong> etiketiyle paylaşım kampanyası başlatan öğrenciler, taleplerini kamuoyuna ve yetkililere duyurmaya çalışıyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Öğrencilerin ortak talebi, kendilerine tanınan özel öğrencilik hakkının en az bir yıl daha uzatılması. Depremin ardından kurdukları eğitim düzeninin yeniden bozulmasını istemediklerini belirten öğrenciler, uygulamanın sona ermesinin akademik süreçlerini sekteye uğratacağını, barınma ve uyum sorunlarını yeniden gündeme getireceğini ifade ediyor. Eğitim hayatlarının kesintiye uğramaması ve psikolojik olarak yeniden zorlu bir sürece sürüklenmemek için özel öğrencilik hakkının devam etmesini talep ediyorlar.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Depremzede öğrenciler yaşadıkları süreci anlattı</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Kimisi yıllar içinde kurduğu yaşam düzeninin bozulacağını düşünüyor, kimisi ise deprem travmasını yaşadığı şehre dönme ihtimalinin psikolojik yükünü taşıyor. Depremzede öğrenciler, yaşadıkları süreci 9. Köy&#8217;e anlattı.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Bizim düzenimizi ikinci kez yıkmayın&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">İkbal Özgün, Adıyaman Üniversitesi Tıp Fakültesi 3. sınıf öğrencisi. Üniversite sınavına hazırlandığı dönemde 6 Şubat depremlerine yakalanan Özgün, yaşadığı tüm zorluklara rağmen eğitim hedefinden vazgeçmedi ve Adıyaman Üniversitesi Tıp Fakültesi&#8217;ni kazandı. Depremin ardından kendisine tanınan özel öğrencilik hakkı kapsamında eğitimini Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesi&#8217;nde sürdürmeye başladı. Yaşadıklarını anlatan Özgün, depremle birlikte altüst olan hayatlarını büyük emeklerle yeniden kurduklarını belirterek, özel öğrencilik hakkının sona ermesiyle bu düzenin bir kez daha bozulmasını istemediklerini şöyle ifade ediyor:</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8220;<em>YÖK&#8217;ün sağladığı özel öğrencilik hakkıyla yerleştiğimiz şehirlerde kendimize sıfırdan bir hayat kurduk. Şimdi tek bir isteğimiz var: Her yıl &#8216;acaba uzatılacak mı&#8217; stresi ve korkusu ile yaşamak istemiyoruz. Psikolojik olarak kendimi nihayet iyi hissettiğim, güvenle düzen kurduğum bu yerde kalmak istiyorum; deprem bölgesine dönmek istemiyorum.&nbsp;</em></p>
<p style="font-weight: 400;"><em>Bizim durumumuz tam olarak şuna benziyor: Evi yıkılan birine yeni bir ev verip, orada sıfırdan bir hayat kurdurtup, sonra &#8216;eski yıkılan evini tamir ettik&#8217; diyerek onu tekrar oraya göndermek gibi&#8230; Bizim düzenimizi ikinci kez yıkmayın</em>.&#8221;</p>
<p style="font-weight: 400;">Özgün, Uygulamanın sona ermesinin ciddi sorunlar doğuracağını dile getirerek şu ifadeleri kullandı: &#8220;<em>Karar çıkmazsa, kurulu düzenimizi bırakıp deprem bölgesine dönmek zorunda kalacağız.</em>&#8220;</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Hiç ait olmadığım bir yere gitmek beni çok endişelendiriyor&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Yade Sülü, Adıyaman Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi. 6 Şubat depremlerinin ardından tanınan özel öğrencilik hakkı kapsamında eğitimini İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi&#8217;nde sürdürdü ve son üç eğitim yılını burada tamamladı. Ailesinin yanında kalabilmek için Malatya&#8217;da eğitimine devam ettiğini belirten Sülü, özel öğrencilik hakkının uzatılmaması halinde önümüzdeki hafta stajına Adıyaman Üniversitesi&#8217;nde başlamak zorunda kalacağını söylüyor. Bu durumun hem eğitim süreci hem de yaşam düzeni açısından ciddi belirsizlikler yarattığını ifade eden Sülü, yaşadığı endişeyi şu sözlerle anlattı:</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8220;<em>Ne hastaneyi tanıyorum ne hocaları ne de asistanları. Bana bir görev verildiğinde yeterince efektif olamayacağıma eminim. Çünkü en basitinden bir laboratuvarın yerini bile bilmiyorum. Ve gidip yurtta kalacağım. Bunun yarattığı psikolojik yük de bir yana olmak üzere gerçekten efektif olamayacağım</em>.&#8221;</p>
<p style="font-weight: 400;">Endişelerini dile getiren Sülü, yaşayacağı sorunları şu ifadelerle aktardı: &#8220;<em>Psikolojim bozuldu. Ne yapacağımı bilmiyorum pazartesi yurttan hastaneye nasıl giderim onu bile bilmiyorum. Hiç ait olmadığım bir yere gitmek beni çok endişelendiriyor. Bunun bir de ekonomik yönü var. Stajdayken yurtta kalmak çok zor ve Adıyaman’da depremden sonra kiralar uçtuğu için staj ücretiyle eve çıkamayacağım. Gerçekten çok zor bir süreç yaşayacağım</em>.&#8221;</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Ekonomik sebeplerle öğrenciliğimi memleketimde sürdürdüm&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">İsmini vermek istemeyen bir başka öğrenci ise kurduğu düzenin bozulmasından ve deprem illerine dönmekten çekinceli. Öğrenci, durumunu şu sözlerle aktardı:</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8220;<em>6 Şubat 2023’te hayatımız kökünden değişti. Bir kısmımız en sevdiklerini kaybetti, bir kısmımız evini kaybetti, bir kısmımız yaşadığı memleketinden ayrılmak zorunda kaldı. Deprem anında Diyarbakır’daydım ve depremi oldukça büyük bir şiddetle hissettim. Yaşadığım bu ağır sürecin ardından, depremlerden birkaç ay sonra gerçekleşen 2023 YKS sınavında Malatya Turgut Özal Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni kazandım. Şu an dördüncü sınıftayım. Ben de ekonomik zorluklar ve deprem bölgesindeki barınma sorunları nedeniyle memleketim Diyarbakır’a dönerek Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde özel öğrencilik hakkımı kullandım. Bu 3 sene içerisinde üniversitelerimize alıştık. Hocalarımızı ve eğitim ortamımızı benimsedik. Şimdi durum böyleyken büyük barınma problemleri yaşanan, ilk günkü halinden uzak olmayan deprem illerine dönmekten çekiniyoruz</em>.&#8221;</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/depremzede-ogrenciler-yokten-1-yil-daha-istiyor.html">Depremzede öğrenciler YÖK&#8217;ten 1 yıl daha istiyor</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/depremzede-ogrenciler-yokten-1-yil-daha-istiyor.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eğitimde yapay zekâ analiz ve sorgulama becerisini köreltiyor mu?</title>
		<link>https://9koy.org/egitimde-yapay-zeka-analiz-ve-sorgulama-becerisini-koreltiyor-mu.html</link>
					<comments>https://9koy.org/egitimde-yapay-zeka-analiz-ve-sorgulama-becerisini-koreltiyor-mu.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Jul 2026 07:45:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[9. Köy Haber Merkezi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=25266</guid>

					<description><![CDATA[<p>Elifnaz Yücel Yapay zekâ uygulamalarının eğitim hayatındaki kullanımının artması, öğrencilerin ders çalışma ve araştırma alışkanlıklarında önemli değişiklikleri beraberinde getirdi. Bilgiye ulaşmayı kolaylaştıran sistemler, eğitimciler ve öğrenciler arasında farklı değerlendirmelere neden oluyor. Bazı öğrenciler yapay zekâyı araştırma süreçlerini hızlandıran bir araç olarak görüyor. Dokuzuncu sınıf öğrencisi E.K., yapay zekâyı ilk kullanmaya başladığında yeni konular öğrenmek amacıyla kullandığını ancak zamanla [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/egitimde-yapay-zeka-analiz-ve-sorgulama-becerisini-koreltiyor-mu.html">Eğitimde yapay zekâ analiz ve sorgulama becerisini köreltiyor mu?</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;"><strong>Elifnaz Yücel</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Yapay zekâ uygulamalarının eğitim hayatındaki kullanımının artması, öğrencilerin ders çalışma ve araştırma alışkanlıklarında önemli değişiklikleri beraberinde getirdi. Bilgiye ulaşmayı kolaylaştıran sistemler, eğitimciler ve öğrenciler arasında farklı değerlendirmelere neden oluyor. Bazı öğrenciler yapay zekâyı araştırma süreçlerini hızlandıran bir araç olarak görüyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Dokuzuncu sınıf öğrencisi E.K., yapay zekâyı ilk kullanmaya başladığında yeni konular öğrenmek amacıyla kullandığını ancak zamanla öğrencilerin bu teknolojiyi daha çok ödev hazırlamak ve hazır cevaplara ulaşmak için tercih ettiğini gözlemlediğini söyledi. E.K, &#8220;<em>Öğrenciler çoğu zaman ödevi tamamlıyor ancak verilen cevapları detaylı incelemiyor. Bu nedenle öğrenme süreci eksik kalabiliyor</em>&#8221; dedi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Yapay zekânın kısa vadede zaman kazandırdığını belirten E.K, uzun vadede ise öğrencilerin araştırma yapma, bilgiye ulaşma ve kendi fikirlerini oluşturma becerilerinin zayıflayabileceğini savundu.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Öğrenme sürecini sekteye uğratabiliyor&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Eğitim Danışmanı Yasemin Ay ise öğrencilerin yapay zekâyı çoğunlukla bir destek aracı olarak değil, hazır bilgiye ulaşma yöntemi olarak kullandığını belirtti. Ay, şunları söyledi:</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8220;<em>Öğrenciler yapay zekâyı destek olarak değil, var olan bilgiyi aynı şekilde almak ve aktarmak amacıyla kullanıyor. Yapay zekâ çoğu zaman cevap üreten bir çözüm olarak görülüyor ancak ben bunun gerçek anlamda bir üretim süreci olduğunu düşünmüyorum. Mevcut ürünleri karmaşık bir hâle getirerek sunan bir araç olarak değerlendiriyorum. Kısa vadede çözüm üretiyormuş gibi görünse de uzun vadede eğitim sürecini sekteye uğratan bir olumsuzluğa dönüşebiliyor</em>.&#8221;</p>
<p style="font-weight: 400;">Yapay zekânın öğrencilerin analiz ve sentez becerilerini de etkileyebileceğini ifade eden Eğitimci Yasemin Ay, &#8220;<em>Bilginin kavranması, analiz edilmesi ve sentezlenmesi gibi aşamalarda yapay zekâdan alınan sonuçlar çoğu zaman yeterli düzeyde olmuyor. Bu durum tek tip öğreti ve tek tip öğrenmeyi beraberinde getiriyor</em>&#8221; dedi.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Birincil kaynak olarak görülmemeli&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Son yıllarda öğretmenlerin de yapay zekâ araçlarını yoğun biçimde kullanmaya başladığını belirten Ay, öğrencilerin farklı kaynaklarla buluşmasının önemine dikkat çekti. Ay, &#8220;<em>Bizler öğrencilere bilgiye nasıl ulaşılacağını ve bu bilginin hangi durumlarda nasıl kullanılacağını öğretmeye çalışıyoruz. Bu nedenle yapay zekâyı birincil kaynak olarak kabul etmenin doğru olmadığını düşünüyorum</em>&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p style="font-weight: 400;">Yapay zekânın tamamen dışlanmasının da mümkün olmadığını vurgulayan Ay, okullarda yapay zekâ okuryazarlığına yönelik ders içerikleri oluşturulması gerektiğini söyledi.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Yapay zekâ benim için bir araç&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">İstanbul Üniversitesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü öğrencisi Okan Yavuzaslan ise yapay zekâyı akademik çalışmalarında zaman yönetimini kolaylaştıran bir araç olarak gördüğünü belirtti.</p>
<p style="font-weight: 400;">Yavuzaslan, &#8220;<em>Benim için yapay zekâ, verdiğim bilgiler ve komutlar doğrultusunda bana en uygun dokümanı tedarik eden bir araç. Akademik hayatımda zamanımı daha verimli kullanmama yardımcı olduğu için yapay zekâyı aktif olarak kullanıyorum</em>&#8221; dedi.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Son kararı yine insan veriyor&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Yapay zekânın araştırma süreçlerinde önemli ölçüde zaman kazandırdığını ifade eden Yavuzaslan , internet ortamındaki bilgi yoğunluğuna dikkat çekti. Yavuzaslan, &#8220;<em>İnternet adeta sonu olmayan bir uçurum ve milyonlarca doğru ya da yanlış bilgiye maruz kalıyoruz. Yapay zekâ sayesinde bilgiye ulaşmak için harcadığım zamanı azaltıp enerjimi başka yararlı konulara ayırabiliyorum</em>&#8221; diye konuştu.</p>
<p style="font-weight: 400;">Yapay zekâdan elde edilen bilgilerin mutlaka doğrulanması gerektiğini vurgulayan Yavuzaslan, &#8220;<em>Son aşamada bilginin doğruluğuna yine ben karar veriyorum. Yapay zekâ araştırma sürecini kolaylaştırabilir ancak eleştirel düşünmenin ve değerlendirme yapmanın yerini alamaz</em>&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p style="font-weight: 400;">Uzmanlar ve öğrenciler, yapay zekânın eğitimde önemli fırsatlar sunduğu konusunda hemfikir olurken, teknolojinin bilinçlikullanılması ve öğrencilerin araştırma, sorgulama ve eleştirel düşünme becerilerinin korunması gerektiğine dikkat çekiyor.</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/egitimde-yapay-zeka-analiz-ve-sorgulama-becerisini-koreltiyor-mu.html">Eğitimde yapay zekâ analiz ve sorgulama becerisini köreltiyor mu?</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/egitimde-yapay-zeka-analiz-ve-sorgulama-becerisini-koreltiyor-mu.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zil sustu köyde hayat değişti</title>
		<link>https://9koy.org/zil-sustu-koyde-hayat-degisti.html</link>
					<comments>https://9koy.org/zil-sustu-koyde-hayat-degisti.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Jun 2026 08:42:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[9. Köy Haber Merkezi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=25021</guid>

					<description><![CDATA[<p>Büşra Tekin  Bir zamanlar sabah zil sesleriyle hareketlenen köy yolları bugün birçok yerde sessiz. Bahçesinde çocukların koştuğu, törenlerin yapıldığı, öğretmen lojmanlarının ışık yaktığı köy okulları artık ya boş durumda ya da kapısına kilit vurulmuş halde bekliyor. Türkiye’de son 20 yılda 20 binin üzerinde köy okulunun kapanması, yalnızca eğitim sistemindeki bir değişim olarak değerlendirilmiyor. Eğitimciler, psikologlar [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/zil-sustu-koyde-hayat-degisti.html">Zil sustu köyde hayat değişti</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;"><strong>Büşra Tekin </strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Bir zamanlar sabah zil sesleriyle hareketlenen köy yolları bugün birçok yerde sessiz. Bahçesinde çocukların koştuğu, törenlerin yapıldığı, öğretmen lojmanlarının ışık yaktığı köy okulları artık ya boş durumda ya da kapısına kilit vurulmuş halde bekliyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Türkiye’de son 20 yılda 20 binin üzerinde köy okulunun kapanması, yalnızca eğitim sistemindeki bir değişim olarak değerlendirilmiyor. Eğitimciler, psikologlar ve kırsal kalkınma üzerine çalışan uzmanlara göre bu süreç; göçten üretime, aile yapısından çocuk psikolojisine kadar birçok alanı doğrudan etkiliyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Özellikle kırsal bölgelerde öğrenci sayısının azalması, taşımalı eğitim sisteminin yaygınlaşması ve öğretmen yetersizliği nedeniyle birçok köyde eğitim tamamen merkez okullara taşındı. Bunun ardından ise köylerden kentlere doğru yeni bir göç dalgası başladı.</p>
<div id="attachment_25022" style="width: 364px" class="wp-caption alignright"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-25022" class=" wp-image-25022" src="https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/06/lokman-babat-egitimsen.webp" alt="" width="354" height="240" srcset="https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/06/lokman-babat-egitimsen.webp 577w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/06/lokman-babat-egitimsen-300x203.webp 300w" sizes="auto, (max-width: 354px) 100vw, 354px" /><p id="caption-attachment-25022" class="wp-caption-text">Lokman Babat</p></div>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Çocuk için gidiyoruz&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Kırsalda yaşayan birçok aile için artık en büyük sorun çocukların eğitimi. Bazı aileler çocuklarını her gün kilometrelerce uzaklıktaki okullara göndermek zorunda kalırken, bazıları ise tamamen ilçe ya da şehir merkezlerine taşınmayı tercih ediyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Eğitim Sen Van Şube Temsilcisi Lokman Babat, özellikle son yıllarda köyden kente göçün önemli nedenlerinden birinin eğitim olduğunu belirtiyor. Kırsal bölgelerde bazı okulların öğrenci azlığı nedeniyle kapandığını ifade eden Babat, bazı yerleşimlerde ise öğretmen eksikliği nedeniyle ailelerin çocuklarını başka bölgelere göndermek zorunda kaldığını söylüyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Ancak bu durum yalnızca eğitim alanını etkilemiyor. Çünkü köyden ayrılan her aile, aynı zamanda  tarımdan, hayvancılıktan, üretimden de uzaklaşıyor.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Tarım ve hayvancılık da etkileniyor</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Uzmanlara göre köy okullarının kapanmasıyla birlikte kırsaldaki üretim zinciri  zayıflıyor. Tarım ve hayvancılıkla geçinen aileler, çocuklarının eğitimi için kent merkezlerine taşındığında üretim devamlılığı da sekteye uğruyor. Birçok aile, şehir yaşamına geçtikten sonra hayvancılığı bırakıyor ya da tarlasını işleyemiyor. Bu durum yalnızca bireysel gelir kaybına değil, kırsal ekonominin küçülmesine de neden oluyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Artan yakıt fiyatları, yem maliyetleri ve üretim giderlerinin zaten köy yaşamını zorlaştırdığına dikkat çeken Babat, eğitim nedeniyle yaşanan göçün bu süreci daha da hızlandırdığını ifade ediyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Bazı köylerde genç nüfusun büyük ölçüde azalmasıyla birlikte üretim yaşlı nüfusun omzuna kalıyor. Bir süre sonra ise birçok aile tamamen köyle bağını koparıyor.</p>
<div id="attachment_25023" style="width: 216px" class="wp-caption alignright"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-25023" class=" wp-image-25023" src="https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/06/harbi-yuruk.jpeg" alt="" width="206" height="310" srcset="https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/06/harbi-yuruk.jpeg 825w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/06/harbi-yuruk-199x300.jpeg 199w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/06/harbi-yuruk-680x1024.jpeg 680w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/06/harbi-yuruk-768x1156.jpeg 768w" sizes="auto, (max-width: 206px) 100vw, 206px" /><p id="caption-attachment-25023" class="wp-caption-text">Harbi Yürük</p></div>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Köy okulu sadece okul değildir&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Uzman Klinik Psikolog Harbi Yürük ise köy okullarının yalnızca eğitim verilen yapılar olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söylüyor. Yürük’e göre köy okulları, çocukların yaşadığı çevreyle bağ kurduğu, sosyal ilişkiler geliştirdiği ve aidiyet hissini güçlendirdiği alanlardan biri.</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8220;<em>Köy okulu sadece ders yapılan bir bina değil, aynı zamanda çocuğun yaşadığı yere ait hissetmesini sağlayan sosyal bir alandır</em>&#8221; diyen Yürük, taşımalı eğitim sisteminin özellikle küçük yaş gruplarında fiziksel ve psikolojik yorgunluk oluşturabildiğini ifade ediyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Çocukların her gün uzun yolculuklarla farklı merkezlere gitmek zorunda kalmasının sosyal bağları da etkilediğini belirten Yürük, zamanla yaşanılan yere karşı aidiyet hissinin zayıflayabildiğine dikkat çekiyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Uzmanlara göre çocukların yaşadığı çevreden uzaklaşması, kırsal yaşamla kurdukları bağı da azaltıyor. Bu durum ilerleyen yıllarda köylere geri dönüş ihtimalini de düşürüyor.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Kış şartları eğitimi daha da zorlaştırıyor</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Özellikle sert kış koşullarının yaşandığı bölgelerde taşımalı eğitim sistemi zaman zaman ciddi sorunlara yol açabiliyor. Kar yağışı, buzlanma ve uzun yol mesafeleri nedeniyle öğrenciler eğitim süreçlerinde aksama yaşayabiliyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Uzman Klinik Psikolog Harbi Yürük, bazı ailelerin özellikle küçük yaşlardaki çocuklarını uzak okullara göndermekte zorlandığını belirtiyor. Güvenlik ve ulaşım kaygılarının özellikle kız çocuklarının eğitim süreçlerini etkileyebildiği ifade ediyor.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Sessiz kalan sadece sınıflar değil</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Köy okullarının kapanmasıyla birlikte yalnızca eğitim sistemi değişmiyor. Uzmanlara göre köylerdeki sosyal hareketlilik de giderek azalıyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Eskiden öğretmenlerin bulunduğu, törenlerin yapıldığı, çocuk seslerinin yükseldiği köylerde bugün daha sessiz bir yaşam dikkat çekiyor. Öğretmenlerin köylerden ayrılmasıyla birlikte sosyal etkinlikler azalıyor, nüfus yaşlanıyor ve kırsal yaşam giderek zayıflıyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Eğitim uzmanları ise çözümün yalnızca yeni okul açmak olmadığını vurguluyor. Kırsalda yaşamı sürdürülebilir hale getirecek ekonomik desteklerin, ulaşım imkanlarının, öğretmen politikalarının ve sosyal yatırımların birlikte ele alınması gerektiği belirtiliyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Çünkü uzmanlara göre kapanan her köy okulu, sadece bir binanın boşalması değil; bir köyün geleceğinin yavaş yavaş sessizleşmesi anlamına geliyor.</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/zil-sustu-koyde-hayat-degisti.html">Zil sustu köyde hayat değişti</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/zil-sustu-koyde-hayat-degisti.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
