<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Tarım Archives - 9.Köy</title>
	<atom:link href="https://9koy.org/tag/tarim/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://9koy.org/tag/tarim</link>
	<description>Haberler</description>
	<lastBuildDate>Sun, 16 Jan 2022 00:00:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1</generator>

<image>
	<url>https://9koy.org/wp-content/uploads/2023/06/cropped-Basliksiz-1-kopya-32x32.png</url>
	<title>Tarım Archives - 9.Köy</title>
	<link>https://9koy.org/tag/tarim</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>“Coğrafi işaret alacağız ama üretecek miyiz belli değil”</title>
		<link>https://9koy.org/cografi-isaret-alacagiz-ama-uretecek-miyiz-belli-degil.html</link>
					<comments>https://9koy.org/cografi-isaret-alacagiz-ama-uretecek-miyiz-belli-degil.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 16 Jan 2022 00:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Tarım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/cografi-isaret-alacagiz-ama-uretecek-miyiz-belli-degil.html</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uluslararası üne kavuşmuş et lokantası şeflerinin ve lüks restoranların tercihi Eynal domatesi de artan maliyetler nedeniyle üretim sorunu yaşıyor. Arı tozlaşmasıyla hormonsuz ve ilaçsız üretilen, dayanıklılığı ve lezzetiyle diğer türleri geride bırakan Eynal domatesi, Sadece Kütahya’nın Simav ilçesinde jeotermal enerjiyle yetiştiriliyor. Eynal domatesi, büyük uğraşlarla coğrafi işaret de alıp pazar payını büyütecek ama bu yıl hiç kâr edemeyen üretici “Coğrafi işaret alacağız ama üretebilecek miyiz belli değil” diyor.</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/cografi-isaret-alacagiz-ama-uretecek-miyiz-belli-degil.html">“Coğrafi işaret alacağız ama üretecek miyiz belli değil”</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>SİMAV- Lezzeti ve dayanıklılığı ile ünü Türkiye sınırlarını aşan Eynal domatesi üretim riskiyle karşı karşıya kaldı. Ünlü ve lüks restoranların şeflerinin tek tek seçerek aldığı Eynal domatesi, Simav’ın jeotermal kaynaklarının ısıttığı seralarda özel olarak yetiştiriliyor. Sadece bu yörede yetişen Eynal domatesi, coğrafi işaret alarak pazardaki payını arttıracak ama bu yıl hiç kâr edemeyen çiftçi, “üretimi bırakabiliriz” diyor.</p>
<p>Tarımsal girdilerdeki olağanüstü fiyat artışı tüm üreticileri etkilediği gibi yöresel ve özel ürün yetiştirenleri de zorluklarla karşı karşıya bıraktı. Aralarında, yaz kış organik domates yetiştiren Simavlılar da var. Simav’a özgü Eynal domatesi üreticileri 9. Köy’e konuştu, “Coğrafi işaret alacağız ama üretebilecek miyiz belli değil” dedi.</p>
<h3><strong>Yöreye özgü özel tür Eynal domatesi için tehlike çanları çalıyor</strong></h3>
<p>Eynal domatesi, arıların tozlaştırmasıyla hormonsuz ve ilaçsız yetiştirilen, 800 metre rakımlı soğuk iklim bölgesinde jeotermal enerjiyle ısınan seralarda, topraklı ve topraksız tarımla 12 ay boyunca üretilebilen özel bir tür. Simav’a özgü Eynal domatesinin bölgeyle özdeşleştiğini göstermek amacıyla coğrafi işaret başvurusu yapıldı, sonuç bekleniyor. Marka tescili ve patenti de alan Eynal domatesi üreticisi de tüm çiftçiler gibi bu yıl gelen zamlardan derinden etkilendi. Üreticiler, özellikle gübreye gelen zamlardan dolayı maliyetleri zor karşıladıklarını ve üretimi bırakma aşamasına geldiklerini vurguladı.</p>
<p><strong>“Değer kazanmadıktan sonra artık dikmemin bir anlamı yok”</strong></p>
<p>Bu yıl tüm girdilerde olduğu gibi başta  gübre maliyetlerinde ciddi artış olduğunu vurgulayan 4 Eylül Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Hakan Öztürk, “Bu gider ile üretmemizin imkânı yok. Zarar edeceksem niye üreteyim ki” diye sordu. Öztürk şunları söyledi: “Fideyi al, gübreyi ver, üç ay bekle, üç ay sonra kaça satacaksın bilmiyorsun. Bu 12 ay sürekli devam ediyor. Bizim o üç ayda harcadığımız maliyet üçe dörde katlandı. Bizim riskimiz de katlandı. Yetiştirdiğimiz şey makine parçası değil, bir canlı. Sadece fiyat veya gübre olayıyla uğraşmıyoruz. Bir sürü hastalığı var, problemi var. Hepsiyle uğraşa uğraşa buraya geliyoruz. Ben burada değer kazanmadıktan sonra bir anlamı yok artık dikmemin.”</p>
<p>Eynal üreticisi bu yıl zararda değil ama “şimdilik sıfıra sıfır çıktık, elde var sıfır” diyerek zararın kıyısından döndüklerini belirtti. Öztürk, “Domatesin fiyatı aynı oranda artmayınca zarar edecek hale geldi durum. Bu kârla çalışılmaz ama biz son zamanda bu gelire de şükreder hale geldik” diye konuştu. Eynal domatesi Türkiye’deki en pahalı domates türleri arasında. Üretim aşamasındayken fiyat artışlarının aniden geldiğine dikkat çeken Hakan Öztürk, “Domates dalında büyürken zamlara denk geldi. Bizim ya kökleyip çöpe atmamız lazımdı ya da katlanıp devam etmemiz lazımdı. Biz katlanıp devam ettik. Ambalajı arttı, naylon gideri arttı, tohumu arttı, işçiliği arttı. Bu fiyatlar iyi fiyatlar değil. Ülke olarak pahalıyız ama Avrupa’nın en ucuzuyuz” dedi.<img decoding="async" alt="" src="https://9koy.org/images/resimler/4 Eylül Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Hakan Öztürk ile röportaj.jpg" style="height:956px; width:1700px" /><em>Kooperatifi Başkanı Hakan Öztürk bu giderler ile üretmemizin imkânı yok dedi</em></p>
<h3><strong>“Bundan sonraki seneyi göremiyoruz”</strong></h3>
<p>Akaryakıt fiyatlarının etkilediği nakliyeye ve Türk lirasının döviz karşısındaki değer kaybına dikkat çeken 4 Eylül Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’nden Kamil Kamer de “Bu sene ucu ucuna çıktık. Bundan sonraki seneyi göremiyoruz. Çünkü fidelerde, gübrelerde en az dört kat fiyat artışı var” diye konuştu. <img decoding="async" alt="" src="https://9koy.org/images/resimler/Eynal domatesi serası.JPG" style="height:1000px; width:1500px" /><em>Eynal domatesi jeotermal enerjiyle yetiştiriliyor</em></p>
<h3><strong>Topraksız üretici de dertli</strong></h3>
<p>Toprak yerine perlit kullanılarak ilaçsız ve hormonsuz Eynal domatesi üreten Yüksel Olgun da gübre fiyatlarına vurgu yaptı. Olgun şunları söyledi: “Hammaddemiz gübre. Gübreye şu anda yüzde 300 zam geldi. Bir buçuk tonluk kalsiyum 2 bin 500 liraydı şu anda 8 bin 500 diyorlar. Bu sene daha da zor. Bu çiftçi bu fiyatlarla yapamaz. Domateslerin ermeyenleri var görüyorsunuz. Yine de alan olursa yok demeyeceğim, yoktan vereceğiz.” <img decoding="async" alt="" src="https://9koy.org/images/resimler/Eynal domatesi üretici Yüksel Olgun ile röportaj.JPG" style="height:867px; width:1300px" /><em>Yüksel Olgun gübreye yüzde 300 zam geldi, çiftçi bu fiyatlarla yapamaz dedi.</em></p>
<p>Yücel Olgun serasında ailesiyle birlikte çalışıyor. Ailesi yerine dışarıdan getirdiği işçileri çalışırmış olsa ya maaşları ödeyemeyeceğini ya da büyük zararla karşı karşıya kalacağını söyleyen Yüksel Olgun, kalan gübreleri kullandıkları için bu seneyi zararsız atlattıklarını söyledi. Olgun, fiyatların bu şekilde gitmesi durumunda ya zararına üreteceklerini ya da üretimi bırakacaklarını belirtti.</p>
<h3><strong>“Yeni doğan çocukla ilgilenir gibi ilgileniyoruz”</strong></h3>
<p>Eynal domatesi fideleri ve tozlaşmayı sağlayan arılar Antalya’dan getiriliyor. Eynal kaplıcalarını besleyen jeotermal kaynaktan alınan ısıyla yetişen domates, önce Antalya’ya buradan da İstanbul’un lüks restoranlarına gönderiliyor. Kasalara tek sıra halinde yerleştirilen domatesler, İstanbul’un yanı sıra, en çok Ankara, Antalya, Bursa, İzmir ve Balıkesir’e gönderiliyor. <img decoding="async" alt="" src="https://9koy.org/images/resimler/_Eynal domatesi.JPG" style="height:1173px; width:1760px" /></p>
<p>Eynal domatesi, yüksek rakıma karşın kışın da sıcak ortam oluşturulan seralarda özenle yetiştiriliyor. Üretici Tamer Dinçer şöyle anlatıyor: “Arılar sabah kraliçe ve kral arı serayı gezer, kutuya gider, diğer arılarla çiçeklere konarlar ve dölleme yaparlar. Arı konmazsa orada domates olmaz. Bizim domateslerimizin lezzetli olmasındaki en büyük neden budur. Topraklı sera da diğer seralara göre daha çok lezzetli olur. Meşakkati çoktur. Yeni doğan çocukla ilgilenir gibi bununla ilgilenmemiz gerekiyor.”</p>
<h3><strong>Üretim için yeni proje: Organize sera bölgesi</strong></h3>
<p> Üretici fiyat artışlarından etkilense de yerel yönetim ve bakanlık bölgede domates üretimini arttırmak için yeni bir projeye başladı. Simav Belediye Başkanı Adil Biçer 9. Köy’ün sorularını yanıtlarken Eynal domatesi için yeri üretim alanı projesi hakkında bilgi verdi. Simav’da organize sera kurmak için çalışmaya başladıklarını anlatan Biçer, yaklaşık bin dekarlık tarım dışı kalmış bir arazi üzerinde Eynal domatesi üreteceklerini söyledi. Serada ısı kaynağı oluşturacak jeotermal kuyulardan üçünün açıldığını, dördüncü kuyu için çalışma sürdüğünü belirten Biçer, “Doğaya zarar verilmeden, çevre dostu bir üretimle Eynal domatesi Türkiye’de adından daha fazla söz ettirmeye başlayacak. Bin dekar olarak tahmin edilen bu alanda bin- bin 500 kişilik istihdam sağlanması hedefleniyor” dedi.</p>
<p> </p>
<p>HABER : Haber-Fotoğraf: İleyda Özmen</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/cografi-isaret-alacagiz-ama-uretecek-miyiz-belli-degil.html">“Coğrafi işaret alacağız ama üretecek miyiz belli değil”</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/cografi-isaret-alacagiz-ama-uretecek-miyiz-belli-degil.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Pandemi tarımın önemini arttırdı</title>
		<link>https://9koy.org/pandemi-tarimin-onemini-arttirdi.html</link>
					<comments>https://9koy.org/pandemi-tarimin-onemini-arttirdi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Oct 2020 00:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Tarım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/pandemi-tarimin-onemini-arttirdi.html</guid>

					<description><![CDATA[<p>Daha önce boş bırakılan, tarım alanları pandemi ile birlikte ekilmeye başlandı. Yıllardır tarımın çok az yapıldığı Van’da, kimisi bir metrelik alanı kimisi ise yüzlerce dönüm araziyi ekti. Van’da ekilen tarım alanları yüzde 20 oranında arttı</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/pandemi-tarimin-onemini-arttirdi.html">Pandemi tarımın önemini arttırdı</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h5>Korona virüs salgını ortaya çıkınca, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye de tedbir amacıyla birçok kısıtlama getirildi. Fırın, market, kasap ve manav gibi temel gıda ihtiyaçlarının karşılanabileceği yerler dışındaki tüm yerlerin faaliyetleri geçici olarak durduruldu. Salgının açıklandığı ilk günlerde getirilen kısıtlamalardan biri olan sokağa çıkma yasağıyla, evlerine kapanmak zorunda kalan insanlar, marketlere hücum etti, gıda reyonları kısa sürede boşaltıldı. Bunun nedeni, pandeminin ne zaman biteceği, gıda maddelerinin tükeneceği ve kıtlık günlerinin başlayacağı endişesiydi. Bu endişe, ülkeleri ve insanları tarım ve hayvancılığa yöneltti. Pandeminin insanlığa öğrettiği en büyük faydası, sağlığın ve tarımın öneminin yeniden fark edilmesi oldu.</p>
<p><strong>İstekler değil, ihtiyaçlar ön plana çıktı</strong></p>
<p>Pandemi ile insanlar artık isteklerin değil, ihtiyaçların ön plana çıktığını anladı. Bu ihtiyaçların başında ise hayatta kalmak için temel gıda maddeleri geliyor. İnsanlar için makarna, pirinç, un, bakliyat ve konserve ürünleri, temel gıdalar olarak önem kazandı. Ve tüm ülke, kentler hatta evlerimizde eski bir anlayış, tarım ve hayvancığına yeniden yöneliş başladı.<br />
Özellikle yıllardır tarımın çok az yapıldığı yerlerin başında Van, geliyor. Van, geniş ve verimli topraklara sahip olmasına rağmen, tarım istenilen yerde değil. Pandemiyle birlikte Van’da tarım alanlarının büyük bölümünün yanı sıra evlerin önündeki bir metrekare toprak parçası bile ekildi.</p>
<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Van’da, ekilebilir tarım alanı yüzde 41,4 oranında iken uzmanlar, pandemi ile birlikte ekilen tarım alanların yüzde 20 oranında arttığını bildiriyor.</h5>
<p><strong>Fazla ürünler depolarda saklanıyor</strong></p>
<p>Boş tarım alanlarının ekilmesiyle birlikte Van’da meyve ve sebze bolluğu yaşanıyor. Bu yıl tarım alanlarında fazla ürün elde edilmesi nedeniyle ürünlerin büyük bölümü depolandı. Salçalar, kurutulmuş sebze ve meyveler, turşular ile bakliyat, yıl boyunca tüketilmek üzere depolarda saklanıyor. Fazla ürünlerin bir kısmı takas edilirken, bir kısmı da satılarak aile ekonomisine katkı sağladı.</p>
<p><strong>Tarım göçü başladı</strong></p>
<p>Ziraat Mühendisi Hülya Güven, korona virüs ile birlikte insanların tarıma yöneldiğine işaret etti. Bu yönelmenin yavaş değil hızlı ve yoğun şekilde olduğuna dikkat çeken Güven, “Pandemi yasakları ve aç kalma duygusunun insanları tarıma yöneltti. Yasaklar nedeniyle insanlar, evlerinde çıkamadı. Bu yüzden bağ, bahçe ve tarlası olanlar ekim yaptı” dedi.<br />
Hayatları boyunca tarımla ilgilenmeyenlerin bile, bu yıl tarım yapmak zorunda kaldığını, ciddi anlamda tarıma yönelme olduğunu dile getiren Güven, Van’da tarımla uğraşanların oranının, koronavirüsle birlikte en az yüzde 20 oranında arttığını bildirdi. Bu artışın “insanların, belki ‘kıtlık olur, işsiz kalırız” mantığından kaynaklandığına işaret eden Güven, sözlerini şöyle sürdürdü: “Tarımda 20 artış, gerçekten çok önemli bir oran. Daha önce köyden kente yoğun bir göç yaşanıyordu. Bu süreçle birlikte, köyden kente göç, durduğu gibi, kentten köye göç yaşanmaya başladı. Göç etmeyen ya da köylerine geri dönenler, tarıma yöneldi. Tarım alanlarının tamamına yakını ekildi. Özellikle tarım alanlarda çalışmak için başka şehirlere gidenler de, pandemi nedeniyle evlerinde kaldı. Bunlar da tarımla uğraştı. Korona virüs, sağlık kadar, tarımı da ön plan çıkardı. Kıtlık yaşanabileceği düşüncesi insanları tarıma yöneltti. Bireyler için sağlık, hormonsuz-sağlıklı, içinde kimyasal olmayan ürünler önem kazandı. Anlaşılacağı gibi, sağlıklı bir yaşam için sağlıklı tarım ürünleri olması gerekiyor.”</p>
<p>
<strong>Tarıma gereken önem verilmeli</strong></p>
<p>Ziraat Teknikeri ve Tarım Uzmanı Gülşen Dayan, pandemi ile birlikte insanların tarım ve doğal yaşama yöneldiğini söyledi. İnsanların evlerinin içinde bile tarım yapmaya çalıştığına anlatan Dayan, bu süreçte tarım arazisi olmayanların evlerinde saksıda bile tarım ürünü yetiştirdiğine dikkat çekti.</p>
<p>Herkesin kendi olanakları ölçüsünde tarım yaptığını belirten Dayan, değerlendirmelerine şöyle devam etti: “Bazıları binlerce dönüm araziyi ekerken bazıları ise sadece ailesine yetecek kadar ekim yaptı. İnsanlar, pandemi ile birlikte doğal ürün yetiştirme derdine düştü. Hemen hemen herkes bir şeyler ekti. Bu yüzden Van’da tarımla uğraşanların oranı yüzde 60’ı bile geçti. Herkes tarlasını, bağını, bahçesini ektiği için dışarıda gelen hiçbir ürün rağbet görmedi. Satıcıların elindeki mallar satılamadı. Bu nedenle fiyatlar ucuzladı. Bu dönemde açıkçası herkes kendi başının çaresine bakma yoluna gitti. Köylerden göç eden insanların çoğu, doğal yaşam ortamlarına yani köylerine geri döndü. Özellikle bu süreç herkese, bir kez daha bazı değer ve önlemleri almayı öğretti. Korkuyla beraber, kentli insanın doğaya dönüşü çok daha hızlandı. Umarım bundan sonra da tarıma gereken önem verilir.”</p>
<p>
<strong>Herkes tarıma yöneldi, kendi ihtiyacı olan ürünü yetiştirdi</strong></p>
<p>Van’da tarımla uğraşan Ertuğrul Ceyhan adlı çiftçi, bu yıl ektiği ürünlerin tamamına yakının elinde kaldığını söyledi. Pandemi nedeniyle insanların evlerinde çıkmadığına değinen Ceyhan, hemen hemen herkesin, tarımla uğraştığı ve kendi ürününü yetiştirdiğini belirtti.<br />
Fiyatların ucuz olmasına rağmen, ürünlerini satamadığının altını çizen Ceyhan, insanların artık doğal, hormonsuz ürünlere rağbet gösterdiğini söyledi. Kendisinden daha önce devamlı alış-veriş yapan birçok insanın, kendisi gibi tarıma yöneldiğini anlatan Ceyhan, “Ucuza sattığımız ürünler elimizde kalsa da insanların tarıma yönelmesi çok sevindirici. Çünkü eskinden burada yaşayanların tamamı, kendi ürününü yetiştiriyordu. Daha sonra insanlar, tarımı ve hayvancılığı bırakıp şehirlere göç etti. Pandeminin aslında iyi yönleri de oldu. Sağlığın, tarımın, hayvancılık ve doğal yaşamın önemini bize öğretti” dedi.<br />
Van’da kendi bahçesini eken Hatice Öksüz ise, bu yıl dışarıda hiç sebze almadığını, tüm ürünlerini kendi yetiştirdiğini söyledi. Öksüz, yetiştirdiği ürünlerinin bir kısmı kullandıklarını fazla olanları da sattıklarını anlattı. Pandemi nedeniyle dışarıya pek çıkmadıkları için, bahçelerinde tüm ürünleri ektiklerini belirten Öksüz, sağlıklı ve hormonsuz ürün yetiştirdiklerini vurguladı. Öksüz, pandeminin en büyük yararının, toprağı ekmek olduğunu sözlerine ekledi.</p>
<p>HABER : HAMDİYE ÇİFTÇİ ÖKSÜZ &#8211; ARAŞTIRMA YAZISI</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/pandemi-tarimin-onemini-arttirdi.html">Pandemi tarımın önemini arttırdı</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/pandemi-tarimin-onemini-arttirdi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tohum, toprak ve hasat</title>
		<link>https://9koy.org/tohum-toprak-ve-hasat.html</link>
					<comments>https://9koy.org/tohum-toprak-ve-hasat.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Sep 2020 00:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Tarım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/tohum-toprak-ve-hasat.html</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yenimahalle Kent Konseyi, Tohum Toprak Tarım Çalışma Grubu, okul ve site bahçelerini sebze ekimiyle verimli hale getirirken ekilmesinde tereddüt edilen yüzlerce dönüm arazide de buğday yetiştirilmesini sağladı. Kent Konseyi Başkanı Çınar, tarımın önemini vurgulamak, özellikle çocukların toprakla barışık olmalarını sağlamak amacıyla gerçekleştirdikleri çalışmalarda ilk ürünlerin alındığını söyledi</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/tohum-toprak-ve-hasat.html">Tohum, toprak ve hasat</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yenimahalle Kent Konseyi bünyesinde 2018 yılında kurulan Tohum Toprak Tarım Çalışma Grubu’nun bu yıl ilk kez gerçekleştirilmesine aracı olduğu okul ve site bahçelerine sebze ekimi ve ekilemeyen alanların tarıma kazandırılması çalışmaları ilk ürünlerini verdi. Kent Konseyi Başkanı Makine Mühendisi Atila Çınar, çiftçilerin hiç ekmeyi düşünmediği 990 dönüm araziden 250 ton buğday elde edildiğini belirterek, “İstediğimiz verimliliği yakalayamadık ama iyi bir başlangıç sayılır” dedi.</p>
<p>Tarımın tüm dünyada giderek önemini artırdığını ve batıda kent bahçeciliği kavramının geliştiğine değinen Yenimahalle Kent Konseyi Çınar, tarımın önemi konusunda bir bilinçlenme yaratmak, özellikle çocukların toprakla barışık olmalarını sağlamak amacıyla Tohum Toprak Tarım Çalışma Grubu’nun pandemi dönemindeki durağanlığı verimli geçirdiğini söyledi.</p>
<p>Yenimahalle Kent Konseyi Çınar, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın 100. yıldönümünde Bilim Şenliği’ne katılan 10 okuldan 100 çocuğa, 100’er adet tohum dağıttıklarını, tohumların nasıl filizlendirileceği ve okul bahçelerinde toprakla nasıl buluşturulacağı konusunda eğitici videolar hazırladıklarını anlattı. 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nın 101. yıldönümünde de 19 sitenin bahçesini bostan yaptıklarını aktaran Çınar, çalışmalarına ilişkin şu bilgileri verdi: “Talep doğrultusunda her sitenin bahçesine 1919’ar adet sebze fidesi diktik. Sitelerden gelen talep çok heyecan vericiydi. Bu süreçte, beş yıldır Kent Konseyi’nde yapmakta olduğumuz çalışmaların, kurduğumuz ilişkilerin, gönüllü katılımın çok faydasını gördük. Örneğin Haymana’da serası olan bir tarım gönüllüsünün serasından, iki kez 3000 civarında fide getirdik. Bu fideleri Batıkent’de bir kent gönüllüsü ailenin terasında biraz daha gelişmeleri için toprakla buluşturduk. Bu gönüllü ailemiz fidelerin büyümesini sağladı. İlave fide ihtiyacımızı da Ankara Büyükşehir Belediyesi karşıladı. Yenimahalle Belediyesi de toprak ve kompost ihtiyacını karşıladı.”</p>
<p>Batıkent Kültür Evi ve Kent Gönüllüleri Meclisi’nin de fidelerin talepte bulunan vatandaşlara ulaştırılmasında katkı sağladığını ifade eden Çınar, Tohum Toprak Tarım Çalışma Grubu’nda yer alan ziraat mühendisinin de bu süreçte destek verdiğini bildirdi.</p>
<p>
<strong>250 ton buğday</strong></p>
<p>Yenimahalle’nin Yuva Köyü’nde de ekilemeyen arazileri Yenimahalle Belediyesi’nin alım garantisi vermesiyle tarıma kazandırdıklarını belirten Kent Konseyi Başkanı Çınar, köylülerin önce çekimser kaldıklarını ancak daha sonra ikna olduklarına dikkat çekti. 990 dönüm araziden 250 ton buğday elde edildiğini belirten Çınar, pandemi nedeniyle hasat şenliğinin gerçekleştirilemediğini söyledi.</p>
<p>Kent Konseyi’nin bu çalışmada tamamen gönüllü olarak yer aldığını, tohum, ekim, bakım ve hasat faaliyetlerinin köylülerce karşılandığına işaret eden Çınar, “Belediyenin alım garantisi vermesi, karar verilmesini kolaylaştırdı” dedi.</p>
<p>Yenimahalle Kent Konseyi Çınar, sözlerini site bostanlarıyla açıklamalarıyla şöyle tamamladı: “İlk kez denenen bir çalışma olduğu için bazı başarısızlıkların olması söz konusu. En kısa zamanda fide dağıtımı yapılan Yenimahalleliler ile bir araya gelinerek, süreçte yaşanan sıkıntılar dinlenecek ve uzmanlar ile görüşülecek. Ancak yapılan çalışmanın en azından bir tohum envanteri oluşturmak ve önümüzdeki yıllarda daha başarılı çalışmalar yapmak için başlangıç olduğunu düşünüyoruz.”</p>
<p>HABER : KELİME ATA</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/tohum-toprak-ve-hasat.html">Tohum, toprak ve hasat</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/tohum-toprak-ve-hasat.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çiftçinin kayıp yılı</title>
		<link>https://9koy.org/ciftcinin-kayip-yili.html</link>
					<comments>https://9koy.org/ciftcinin-kayip-yili.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Jul 2020 00:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Tarım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/ciftcinin-kayip-yili.html</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mayıs Türkiye’de yaşanan aşırı sıcak ve yağış, başta narenciye ve zeytin olmak üzere çok sayıda ürüne zarar verdi. Covid-19 nedeniyle sıkıntılı günlerin ardından yaşadığı afet sonrasında ne yapacağını şaşıran çiftçi, yardım eli uzanmasını bekliyor. Yaşanan zarar, narenciye, zeytin ve zeytinyağı fiyatlarını arttırırken çiftçi, kayıp bir yıl endişesi taşıyor</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/ciftcinin-kayip-yili.html">Çiftçinin kayıp yılı</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye genelinde Mayıs ayı içerisinde yaşanan aşırı sıcaktan, başta narenciye ve zeytin olmak üzere çok sayıda ürün zarar gördü. Zaten Covid-19 nedeniyle sıkıntılı günler yaşayan çiftçi, son yaşanan afetle ne yapacağını şaşırdı, kendilerine uzanacak yardım elini bekliyor. Naranciyede fiyatların yüzde yüzün üzerinde, zeytin ve zeytinyağında ise yüzde 50 ila yüzde 80 arasında değişen oranlarda artış olması öngörülüyor.</p>
<p>Türkiye Ziraat Odaları Birliği Başkan Vekili, Osmaniye Ziraat Odası Başkanı Bahadır Sezgin, bu yıl çiftçinin kayıp yılı olabileceğini belirtti. Yıllardır çiftçilik yaptığı için çiftçilerle iç içe olduğunu kaydeden Sezgin, bu yıl yaşadıkları gibi bir felaketi görmediğini söyledi. Sezgin’e göre, narenciye ürünleri başta olmak üzere zeytin, antepfıstığı, buğday ve hatta mısır, aşırı sıcaklardan etkilenerek zarar gördü.<br />
Çiftçiler zararlarının karşılanması için ürünlerinin afet kapsamına alınmasını istiyor. Önceki yıllarda bazı soğan üreticileri, fiyatların düşük seyretmesi nedeniyle ürünlerini tarlada bırakmamıştı.</p>
<p><strong>“Önce Covid-19 daha sonra sıcaklar”</strong></p>
<p>Mart-Nisan ayında Covid-19’la mücadele eden çiftçi, Mayısın 14 ile 17’si arasında hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi nedeniyle büyük sıkıntılar yaşıyor. Ülke genelinde geçtiğimiz haftalarda yaşanan Afrika sıcakları, başta portakal, greyfurt limon ve mandalina gibi narenciye ürünlerine yüzde doksanlara varan zarar verdi. Sıcaklardan zeytin de nasibini aldı. Çukurova Bölgesi’nde narenciye ve zeytin üreticileri zararlarının karşılanması için yetkililere çağrıda bulundu.</p>
<p>Dünyada narenciye üretiminde Türkiye’nin 4 milyon 700 bin ton ile 7. sırayı aldığını bildiren Sezgin, sıcaklar nedeniyle narenciye ve zeytin meyvelerinin ağaçtan döküldüğünü kaydetti. Sezgin, bu yıl üretimin az olması nedeniyle narenciye ve zeytin başta olmak üzere birçok ürünün fiyatlarının artacağını aktarıyor.</p>
<p>
<strong>Nareciyede zarar, yüzde 90 ve zeytinde ise 70’ler civarında</strong></p>
<p>Yaşadıkları sıkıntılar nedeniyle bu yılı “Çiftçinin kayıp yılı” ilan ettiklerini aktaran Sezgin, “Bu yılki felaket gibisi, hatırladığım kadarıyla yaşanmadı. Narenciyede zarar, yüzde 90’ları zeytinde ise yüzde70’leri bulmuş durumda. Çiftçilerin her daim yanındayız. Zararlarının karşılanması için Tarım Bakanımız ile sürekli görüşmelerimiz devam ediyor” dedi.</p>
<p>Çiftçilerin sorun ve beklentilerini bildiklerini anlatan Sezgin, “Covid-19 nedeniyle çiftçi borçları, 6 ay ötelenmişti. Ama yaşanan felaketlerden sonra bu yeterli değil. Çünkü tarihte yaşamadığı bir sıkıntı yaşadı çiftçilerimiz. Borçların ödemesi daha ileri bir tarihe ertelenmeli” diye konuştu.</p>
<p>Sağlık ve gıdanın dünyada insanların vazgeçmediği iki şey olduğunun altını çizen Sezgin, “O yüzden çiftçilerimize sahip çıkmalıyız. Onlar bu yıl hem Covid-19 hem de mayısta Afrika sıcakları nedeniyle büyük sıkıntılar yaşadı. Önümüzdeki süreçte yaşadıklarımız gösterdi ki ülke olarak kendi kendine yeten bir ülke olmak zorundayız. Bunun yolu da öncelikle çiftçimizi desteklemek her daim onun yanında yer almaktır” ifadelerini kullandı.</p>
<p>
<strong>“Yaşanılanlar, fiyatlara yansıyacak”</strong></p>
<p>Çiftçinin bu yıl yaşadığı sıkıntının fiyatlara da doğrudan yansıyacağına işaret eden Sezgin, sözlerini şöyle sürdürdü: “Özellikle narenciyede yüzde yüz, zeytinde ise yüzde 50’inin üzerinde artış bekliyoruz. O yüzden üretmek çok önemli. Çiftçi, ne kadar ucuza ürününü üretirse bizler de o kadar ucuza yeriz. Çiftçinin mağdur olması demek herkesin mağdur olması demektir.”</p>
<p>Bu yıl yaşanan felaketin sadece narenciye ve zeytinle sınırlı olmadığını bildiren Sezgin şunları söyledi: “Zeytinde zarar, 70’leri buluyor. Buğdayda bu yıl yüzde 15-20 zarar var. Hatta şunu söyleyebilirim Mısır’da şu an pek dikkat çekmese de yüzde 40-50 arası benim tahminim zarar olacak. İşte bunları bildiğimiz için bu yıl çiftçinin kayıp yılı diyoruz. O yüzden çiftçilerimize sahip çıkılmasını istiyoruz.”</p>
<p>Öte yandan çiftçiler de zararlarının karşılanması için yetkililerle temas halinde. Osmaniye’de narenciye ve zeytin ağaçları bulunan çiftçi Ahmet Yılmaz, yaşanan aşırı sıcaklar nedeniyle meyvelerin kuruyarak dallarından döküldüğünü anlattı. Yılmaz, narenciye bahçesinin TARSİM sigortası ile sigortalı olduğunu ancak sıcakların kapsam dışı olduğu için zararlarının karşılanmadığını bildirdi.</p>
<p>
<strong>Narenciye ve zeytin, pahalı olacak</strong></p>
<p>Gelecek yıl, narenciye ve zeytini vatandaşların pahalı yiyeceklerine dikkat çeken üretici Yılmaz, konuşmasına şöyle devam etti: “Geçtiğimiz yıl mandalinayı 0.75, 0.80 TL’den satmıştık. Bereketli bir yıl olduğu için fiyatı bahçede 0.50 TL’ye kadar düştü. Vatandaş da 1 TL’den başlayan fiyatlarla mandalina portakal yedi. Bu yıl yaşanan zarar nedeniyle bahçede 1.5, 2 TL’den satılacak diye tahmin ediyoruz. Vatandaş, en az 4-5 TL’den mandalina alacak. Zeytinyağının kilosu bu yıl, 12 TL’ye kadar düşmüştü. Ancak gelecek yıl 20 TL’den aşağıya alıcı bulmayacağını söyleyebilirim.”<br />
Yetkililerin kendilerine sahip çıkmasını beklediklerini belirten Yılmaz, TARSİM sigortasının kapsamının genişletilmesi ve çiftçinin zararlarının karşılanmasını beklediklerini kaydetti.</p>
<p><strong>“Afet kapsamına alınsın”</strong></p>
<p>Adana ve Hatay bölgesinde zeytin ve narenciye üretimi yapan Osman Yanar ise afet kapsamına alınarak zararlarının karşılanması gerektiğini aktardı. TARSİM sigortasını aksatmadan yaptırdıklarını ancak sıcağın kapsam dışı olması nedeniyle zararlarının karşılanmaması nedeniyle sıkıntılar yaşadıklarını belirten Yanar, “Çiftçi arkadaşlarla dilekçe verdik. Afet kapsamına alınmak için. Zor durumdayız. Girdi maliyetlerimiz artarken bir de üstüne bu afet bizi perişan etti. Borçlarımızın ötelenmesi ve zararlarımızın tanzimi için destek bekliyoruz” çağrısında bulundu.</p>
<p><strong>Zarar tespit çalışmaları başladı</strong></p>
<p>Çiftçilerin yaşadıkları zararların tespiti için zarar tespit çalışmaları başladı. Valilik ve kaymakamlıklar yaptıkları açıklamalarla zarar gören çiftçinin valilik ve kaymakamlığa gelerek zararlarının tanzimi için başvuru dilekçesi vermelerini istiyor. Çiftçilerin yaşadıkları mağduriyetin boyutlarının yapılan çalışma sonrası daha net ortaya çıkacağı belirtiliyor.</p>
<p>HABER : SERKAN TALAN</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/ciftcinin-kayip-yili.html">Çiftçinin kayıp yılı</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/ciftcinin-kayip-yili.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zorlu yaşamlarda ekmek mücadelesi</title>
		<link>https://9koy.org/zorlu-yasamlarda-ekmek-mucadelesi.html</link>
					<comments>https://9koy.org/zorlu-yasamlarda-ekmek-mucadelesi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 20 Jun 2020 00:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Tarım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/zorlu-yasamlarda-ekmek-mucadelesi.html</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yılın belli mevsimleri evlerinden uzak başka illerde, çadırlarda yaşayan mevsimlik tarım işçileri, kavurucu sıcaklara rağmen ekmek parası için ter döküyor</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/zorlu-yasamlarda-ekmek-mucadelesi.html">Zorlu yaşamlarda ekmek mücadelesi</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Genellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’dan ekmek parası için Hatay’a gelen mevsimlik tarım işçileri, soğan, kavun ve havuç tarlalarında kavurucu sıcaklığa aldırış etmeden ekmek mücadelesi veriyor. Çoğu zaman 40 dereceyi aşan, boğucu sıcak altında çalışmalarını sürdüren, günün yarısını Hatay’daki tarlalarda diğer yarısını ise barındıkları çadırlarda geçiren işçiler için yaşam, çadır ve tarladan ibaret.</p>
<p>Sabahın erken saatlerinden itibaren kaldıkları çadırlardan çocuklarıyla birlikte tarlaların yolunu tutan işçiler, soğan tarlalarında akşama kadar yoğun ve yorucu bir mesai yaşıyor. Kimi kundaktaki bebeğiyle kimi çocuklarıyla ekmeğinin peşine düşen işçiler, bin bir zahmetle yüksek sıcaklıklara rağmen var gücüyle çalışıyor.</p>
<p>“Bereket ambarı” olarak bilinen Hatay’ın Amik Ovası’ndaki tarlada soğan toplayan mevsimlik isçilerden Mehmet Aslan, şunları söylüyor: “Şanlıurfalı tarım işçisi olarak ekmek paramızı kazanmak için Hatay’a geldik. Eğer burada çalışmazsak aç kalacağız. Ailemize ekmek götürmek için mecburen çalışmak zorundayız. Sabahın erken saatlerinde tarlalara gelerek akşamın geç saatlerine kadar yevmiyemizi kazanıyoruz. Ramazan Bayramı’nda sadece iki gün tatil yapıp işlerimize kaldığımız yerden devam ettik. Kavurucu sıcak altında çalışmamız çok zor oluyor. Sıcaklardan bayılmalara rağmen eve ekmek götürmek için var gücümüzle çalışmak zorundayız.”</p>
<p>Yaz kış demeden ekmek parası için gurbet yollarını tutan tarım işçilerinden Abdurrahman Erdem ise 8 kişilik ailesiyle yıllardır soğan ve narenciye bahçelerinde çalışıyor. Şanlıurfa’da seyyar satıcılık yaptığını, işleri iyi gitmediğinden ailesiyle mevsimlik gurbete geldiklerini anlatan Erdem, “Yılın belli aylarında Hatay’ın Reyhanlı İlçesi’nde havuç, soğan ve kavun tarlalarında çalışıyoruz. Daha sonra da Ankara Polatlı İlçesi’nde çalışıyoruz. 10 yıldır bayramımızı tarlada çadırlarda geçiriyoruz. İşimiz çok zor olsa da ekmek parası için çalışmak zorundayız” diye konuştu.</p>
<p>İşlerinin zor ve meşakkatli olduğunu söyleyen Ramazan Üstün, “Bazı günler hava sıcaklığı 40 dereceye çıkıyor. Öğle saatleri mecburen işi bırakıyoruz, bir iki saat güneşin azalmasını bekliyoruz. Akşama kadar çalışıp çadırımıza gidiyoruz. Çadıra gittiğimizde baygın bir şekilde hemen uyuyoruz. Bu zamanda para kazanmak zor. Çoluğumuzun çocuğumuzun rızkını bir şekilde temin etmek için çalışmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Burhan Efe de tarlalarda çalışan 350 işçinin sorumluluğunun kendisinde olduğuna değinip himayesinde çalışanlara bir yandan da yardım ettiğini belirterek “Çok zor şartlar altında çalışıyoruz. Ama ekmek parası için mecburuz. Çalışma şartlarımız biraz daha düzelirse bizde hem maddi olarak hem de zorluk olarak biraz rahatlarız” dedi.</p>
<p>HABER : DUDU GÜL GÜRAY DEMİR</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/zorlu-yasamlarda-ekmek-mucadelesi.html">Zorlu yaşamlarda ekmek mücadelesi</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/zorlu-yasamlarda-ekmek-mucadelesi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye Antep fıstığı üretiminde dünya lideri olmak istiyor</title>
		<link>https://9koy.org/turkiye-antep-fistigi-uretiminde-dunya-lideri-olmak-istiyor.html</link>
					<comments>https://9koy.org/turkiye-antep-fistigi-uretiminde-dunya-lideri-olmak-istiyor.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Jun 2020 00:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Tarım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/turkiye-antep-fistigi-uretiminde-dunya-lideri-olmak-istiyor.html</guid>

					<description><![CDATA[<p>Baklavaların ve diğer tatlıların olmazsa olmazlarından Antep fıstığı üretiminde Amerika ve İran’dan sonra üçüncü sırada olan Türkiye, sulanabilen arazisini artırarak “yeşil altın” olarak da nitelendirilen ürünün üretiminde dünya lideri olmaya hazırlanıyor</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/turkiye-antep-fistigi-uretiminde-dunya-lideri-olmak-istiyor.html">Türkiye Antep fıstığı üretiminde dünya lideri olmak istiyor</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Adeta değeri altınla yarışan ve gastronomi tatlılarında kullanılan kuruyemişlerde ilk sırayı alan Antep fıstığı, dünya sıralamasında gözünü zirveye dikti. Türkiye’nin en verimli arazilerinin bulunduğu Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde özellikle Şanlıurfa, Gaziantep, Siirt ve Mardin çiftçisinin gözde ürünlerinden olan Antep fıstığı rekoltesi 2018 yılına göre yüzde 208 artışla 240 bin ton civarına ulaştı. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütünün (FAO) verilerine göre, Antep fıstığı üretiminde ABD ve İran’ın ardından üçüncü sırada yer alan Türkiye’de geçen yıl rekolte 78 bin ton olarak gerçekleşti.</p>
<p>Türkiye’de 2000’li yıllarda 2 milyon dekar olan Antep fıstığı üretim alanı son 18 yılda yüzde 50’den daha fazla artarak 3,2 milyon dekara yükseldi. Halen bölge genelinde tarıma elverişli olmayan üçüncü sınıf kıraç araziler de fıstık bahçelerine dönüştürülüyor.<br />
Her geçen yıl fiyatların yükselmesiyle çiftçiler, tarıma elverişli olmayan arazilerini fıstık bahçesine dönüştürerek aile bütçesine katkı sağlarken Türkiye’nin de fıstık üretiminde dünyada lider olmasına katkı sağlıyor. Yaklaşık 7 yılda yetişen Antep fıstığı ağaçları son yıllarda artan fiyatı nedeniyle Güneydoğulu çiftçilerin gözdesi durumunda.</p>
<p>Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) kapsamında bölgede bulunan toprakların suyla buluşturularak ekilebilir Antep fıstığında verim iki kat artabiliyor. Antep fıstığı üretiminde dünya üçüncüsü olan Türkiye, kendisinden 3 kat daha fazla fıstık üretim alanına sahip olan Amerika’yı ardından da yer altı su sıkıntısı çeken ve çoğu ürününe ambargo konan İran’ı geride bırakarak dünyanın bir numaralı tedarikçisi olabilmenin hesabını yapıyor.</p>
<p><strong>2018 yılında 111 milyon 624 bin dolar ihraç edildi</strong></p>
<p><strong><img decoding="async" alt="" src="https://9koy.org/images/resimler/fıstık2.jpeg" /></strong></p>
<p>Türkiye’nin Antep fıstığı ihracatı, 2019 yılının 10 ayında 111 milyon 624 bin dolara ulaştı. Fıstık ihracatında 2018 yılı ihracat rakamı aşıldı. Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri (GAİB) verilerine göre, 2018 yılında 105 milyon 659 bin dolarlık Antep fıstığı ihracatı yapıldı. 2019 yılının 10 aylık döneminde ise geçen yılın rakamları aşılarak 93 ülkeye yapılan ihracatta 111 milyon 624 bin dolarlık gelir elde edildi. İhracat yapılan ülkeler arasında İtalya, Almanya, Çin Halk Cumhuriyeti, Rusya Federasyonu, Fransa, ABD, Kuveyt, Libya, Birleşik Krallık, Avusturalya, Kanada, Romanya, Tayland, Panama, Danimarka, İsrail, Yunanistan ve Japonya da yer aldı. Antep fıstığı ihracatında ilk sırayı 1 milyon 559 bin tonla İtalya aldı. Bu ülkeyi 1 milyon 37 bin tonla Almanya ve 662 bin tonla Beyaz Rusya izledi.</p>
<p><strong>İhracat rakamları üreticiyi sevindirdi</strong></p>
<p>Şanlıurfa Ticaret Borsası Meclis Başkanı İsa Kızıldemir, ihracat rakamlarının yüksek olmasının sevindirici olduğunu belirtti. Fıstıkta bir yıl rekoltenin yüksek, bir sonraki yıl ise düşük olduğunu anlatan Kızıldemir, şöyle konuştu: “Fıstık ihracatının yüksek olması, Türkiye ve üreticiler için çok sevindirici bir durum. Bu yıl fıstık rekoltesi düşüktü, önümüzdeki yıl herhangi bir doğa olayı olmazsa yüksek rekolte bekliyoruz. İnşallah önümüzdeki yıl ihracat miktarımız daha da artacak. Şanlıurfa, Türkiye’de en fazla fıstık üretiminin olduğu şehir. Ürettiği fıstıkları hem yurt içine hem de yurt dışına satıyor.”</p>
<p><strong>“2 bin ton üretim yaptık”</strong></p>
<p>Şanlıurfa’daki tesisinde fıstık işletmeciliği yapan Mehmet Kaya ise, dedesinden öğrendiği fıstık işlemeyi 40 yıldır sürdürdüğünü belirtti. Fıstık sektöründe 2019 yılının güzel geçtiğini, Dünyanın bir çok ülkesine de fıstık ihracatına hazırlandıklarını vurgulayan Kaya, şunları söyledi: “2018 yılında yaklaşık 2 bin ton üretim yaptık, hem iç fıstık hem de kabuklu olarak hazırladığımız bu üretimleri iç piyasaya ve ihracatçı firmalar aracılığıyla yurt dışına gönderdik. Almanya, Fransa, İran, Kırgızistan ve Özbekistan’a gönderdik. 2019’un ihracatı güzel gidiyor, her sene İran’dan alırdık, 2019’da İran bizden mal aldı. Başta Almanya, Fransa, İtalya, Kırgızistan’a gönderdik.”</p>
<p><strong>Bu sezon yüksek verim bekleniyor</strong></p>
<p>Antep fıstığında bu sezon rekoltenin yüksek olacağı tahmin ediliyor. Uzmanlar, bölgede bahar ve yaz döneminde yüksek seyreden hava sıcaklıkları nedeniyle üründe verim kaybı yaşanmaması için üreticilere dikkatli olmalarını tavsiye ediyor. Antepfıstığı Araştırma Enstitüsü Müdürü Nevzat Aslan, Rekoltenin en az 240 bin ton ve daha yukarı olacağın ve bu yılın fıstık ‘var yılı’ olacağı için piyasanın hareketlenmesini ve fiyatlardaki yükselmenin esneyeceğini belirtti. Antep fıstığının, getirisi dolayısıyla bölge halkı için önemli bir tarım ürünü olduğunu belirten Aslan, “Her yıl üretim alanı yüzde 10-15 artmakta. Şu an ortalama 4 milyon dekara yaklaştık. Kahramanmaraş’tan başlayıp Batman’a kadar devam eden bu hatta üretim her yıl artıyor.” dedi.</p>
<p>Bu üründe rekoltenin artması için Tarım ve Orman Bakanlığının yıl içinde çeşitli çalışmalar yaptığını anlatan Aslan, şöyle konuştu: “Yurt genelinde 2018’de 240 bin ton, geçen yıl ise en az 240 bin ton ve daha yukarı olacağını tahmin ediyoruz. Bu sezon ‘var yılı’ olacağı için piyasanın hareketlenmesini ve geçen sene fiyatlardaki yükselmenin esnemesini bekliyoruz.” dedi.</p>
<p><strong>Verimi artırmak için sulamaya dikkat</strong></p>
<p>Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Rıza Öztürkmen de fıstığın her geçen yıl Türkiye için daha da önemli bir stratejik bitki haline geldiğini söyledi. Fıstığın dalgalı bir üretim yapısına sahip bulunduğunu, bir yıl veriminin yüksek, sonraki yıl ise düşük olduğunu dile getiren Öztürkmen, bu yılın fıstıkta verim senesi olduğunu ifade etti. Öztürkmen, sıcak ve kurak dönemde fıstığın sulanmasının rekolteyi olumlu etkileyeceğine işaret ederek, “Şu an sulamaya ihtiyacımız yok, önümüzdeki günlerde mevsim kurak giderse ve üreticilerimiz fıstık ağaçlarına sulama yapabilirlerse çok iyi olur. Fıstıkta budama, sulama, gübreleme gibi işlemlerle üreticilerimiz verimi daha da artırabilirler.” dedi.</p>
<p>Şanlıurfa’da fıstık üretimi yapan Mehmet Humde Demir de bu sezonun kendileri için fırsat olduğunu belirterek, “Biz gerekli tüm bakımlarımızı ve ilaçlamalarımızı yaptık. Bu ağaçlara gerçekten büyük emek veriyoruz. Ağustos başlarında mahsulü toplamaya başlayacağız. Allah’tan bir mani çıkmazsa bu yıl yüzümüz gülecek” dedi.</p>
<p><strong>Fıstık üreticisinin korkulu rüyası “dolu”</strong></p>
<p>Fıstık üreticileri dolu yağışlarından endişeli. Dolu yağışlarının ardından verim yarı yarıya düşüyor. Fıstık üreticilerinden Mustafa Kırmızı, bahar aylarında dolu yağışından endişe duyduklarını söyledi. Dolu yağışlarında verimin yarı yarıya indiğini dile getiren Kırmızı, “Her yıl dolu yağmaması için dua ediyoruz. Dolu yağdığında fıstık salkımları kırılır ve verim düşer. Bu yıl Şanlıurfa’nın Bozova ve Hilvan ilçelerinde dolu yağışı nedeniyle birçok fıstık bahçesi zarar gördü. Binbir emekle baktığımız fıstık bahçelerimize dolu yağmaması için dua ediyoruz” diye konuştu.</p>
<p>HABER : HALİT DEMİR</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/turkiye-antep-fistigi-uretiminde-dunya-lideri-olmak-istiyor.html">Türkiye Antep fıstığı üretiminde dünya lideri olmak istiyor</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/turkiye-antep-fistigi-uretiminde-dunya-lideri-olmak-istiyor.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tarımsal üretim için indirim şart!</title>
		<link>https://9koy.org/tarimsal-uretim-icin-indirim-sart.html</link>
					<comments>https://9koy.org/tarimsal-uretim-icin-indirim-sart.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Apr 2020 00:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Tarım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/tarimsal-uretim-icin-indirim-sart.html</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya koronavirüs salgını ile tıbbi mücadelesini sürdürürken, bir yandan da virüsün ortaya çıkardığı sosyo-ekonomik sorunlarla mücadele etmeye çalışıyor. Türkiye’de tarımın geleceğini uzman isimler 24 Saat’e değerlendirdi.</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/tarimsal-uretim-icin-indirim-sart.html">Tarımsal üretim için indirim şart!</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya koronavirüs salgını ile tıbbi mücadelesini sürdürürken, bir yandan da virüsün ortaya çıkardığı sosyo-ekonomik sorunlarla mücadele etmeye çalışıyor. Konuya ilişkin uzmanların paylaştığı bilgilere göre, ilerleyen günlerde meydana gelebilecek olası problemlerin başında “gıda” öne çıkıyor. Koronovirüs salgınında ve salgın sonrasında tarım ve hayvancılık sektöründe olası üretim kesintileri olabilir mi, uzmanlar ne diyor?</p>
<p>Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’ne (FAO) göre, meyve ve sebzedeki üretim sıkıntısı değer zincirindeki kilitlenmeler ve bozulmalar nedeniyle henüz fark edilmiyor. FAO’ya göre, yaşanan bu aksaklıklardan dolayı çiftçiler pazarlara erişim konusunda sıkıntılar yaşayacak bu da üretim kapasitelerinin kısıtlanmasına neden olacak. FAO bu duruma dikkat çekerek, üreticilerin ürettikleri ürünlerini satmakta sıkıntılar yaşayacaklarına dikkat çekiyor.</p>
<p><strong><em>Tohum Desteği Tek Başına Yetersiz</em></strong></p>
<p>Geçtiğimiz günlerde Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından açıklanan “Bitkisel Üretimin Geliştirilmesi” programı kapsamında, 21 ilde tohumların yüzde 75’i üreticilere hibe edilecek. Devlet tarafından destek ve vergi indirimi bekleyen üreticiler ise açıklanan program karşısında hayal kırıklığına uğradı.</p>
<p>Artan girdi maliyetleri karşısında çaresiz kalan ve üreticiler, son darbeyi de koronavirüs salgınından yedi. İhracat kapıları yüzüne kapanan üreticiler alım garantisi ve gider kalemlerinde ki artışın düşürülmesini talep ediyor. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın çiftçiye sağlayacağı tohum hibesi hakkında değerlendirmelerde bulunan Tarım Yazarı ve Gazeteci Ali Ekber Yıldırım, bakanlığın bu adımının boş tarım arazilerinin değerlendirilmesi adına olumlu olduğunu aktararak, “Tohumu alan çiftçi ekim yapmak için mazot, gübre, ilaç kullanacak. Aynı şekilde mazotta, gübrede ve ilaçta da destek sağlanmaz veya herhangi bir indirim gerçekleşmezse bu desteğin tek başına bir anlamı olmaz, çiftçiye dağıtılan tohuma da yazık olur.” ifadelerini kullanarak, açıklanan desteğin yetersiz olduğunu söyledi.</p>
<p><strong><em>“Üreticiler Üretimden Uzaklaşıyor”</em></strong></p>
<p>Sağlanan tohum desteğinin üreticilerin yüksek girdileri karşısında hiçbir şey ifade etmediğine değinen Ziraat Mühendisleri Odası Genel Başkanı Baki Remzi Suiçmez, “Son 10 yılda mazot fiyatı yüzde 216, gübre çeşitlerinin fiyatları ise ortalama yüzde 277 oranında artmıştır. Girdi fiyatlarında yaşanan bu artışlar nedeniyle üreticiler kazanç elde edememekte, gittikçe üretimden uzaklaşmaktadırlar” dedi. Suiçmez, mazot, gübre, tohum, ilaç, su ve elektrik gibi girdilerin vergilerinin yüzde 1’e indirilmesini, ayrıca verilen desteklerin arttırılarak üreticilere can suyu olunması gerektiğini de aktardı.</p>
<p><strong><em>“Tohumun Tamamı Bedava Verilse de Bir şey Değişmez”</em></strong></p>
<p>Tohum desteği hakkında değerlendirmelerde bulunan Türkiye Ziraatçılar Derneği Genel Başkanı Hüseyin Demirtaş ise üreticilerin girdi maliyetleri karşısında ezildiğinin altını çizerek, “Girdilerde yaşanan artışa rağmen ürün fiyatlarının aynı kalması üreticileri yıllardır zarara uğratıyor” değerlendirmesinde bulundu. Demirtaş, “Bu şartlar altında sadece tohum desteği yetersiz kalıyor. Üreticilerin şu an da en büyük sıkıntısı ihracat problemi. Bu sebepten dolayı da devletimizin üreticilere alım garantisi vermesi gerekiyor. Aksi taktirde üreticiler de üretimden vazgeçecektir. Gereken destekler üreticilere sağlanmadığı taktirde de üretim yetersiz kalacak ve ithalat zorunlu olacaktır. Koronavirüs salgını dolayısıyla ithalatta da problemler yaşayacağız. Durum böyle olduğunda da bir gıda krizi yaşayabiliriz, raflar boş kalabilir. Gerekli tedbirler zaman yitirilmeden alınmalıdır” uyarısında bulundu.</p>
<p>HABER : OKAN POTUK</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/tarimsal-uretim-icin-indirim-sart.html">Tarımsal üretim için indirim şart!</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/tarimsal-uretim-icin-indirim-sart.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
