<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Gündem Archives - 9.Köy</title>
	<atom:link href="https://9koy.org/gundem/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://9koy.org/gundem</link>
	<description>Haberler</description>
	<lastBuildDate>Fri, 11 Sep 2026 08:26:31 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1</generator>

<image>
	<url>https://9koy.org/wp-content/uploads/2023/06/cropped-Basliksiz-1-kopya-32x32.png</url>
	<title>Gündem Archives - 9.Köy</title>
	<link>https://9koy.org/gundem</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İhaleli toplamaya İzmirliler isyan etti: Hayvanların izini süremiyoruz</title>
		<link>https://9koy.org/ihaleli-toplamaya-izmirliler-isyan-etti-hayvanlarin-izini-suremiyoruz.html</link>
					<comments>https://9koy.org/ihaleli-toplamaya-izmirliler-isyan-etti-hayvanlarin-izini-suremiyoruz.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 11 Sep 2026 08:26:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Bölgesel Telif Desteği Programı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=26404</guid>

					<description><![CDATA[<p>Evrim Deniz İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sahipsiz hayvanların yakalanması, nakli ve tedavisi için 52,6 milyon liralık hizmet alımı yapması, yaşam hakkı savunucularının tepkisine neden oldu. Hayvanların sokaklardan toplanmasının popülasyon sorununa kalıcı çözüm getirmeyeceğini belirten yaşam hakkı savunucuları, kaynağın kısırlaştırma, aşılama ve tedavi çalışmalarına ayrılması gerektiğini savunuyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Veteriner İşleri Dairesi Başkanlığı, il sınırları içindeki [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/ihaleli-toplamaya-izmirliler-isyan-etti-hayvanlarin-izini-suremiyoruz.html">İhaleli toplamaya İzmirliler isyan etti: Hayvanların izini süremiyoruz</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;"><strong>Evrim Deniz</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sahipsiz hayvanların yakalanması, nakli ve tedavisi için 52,6 milyon liralık hizmet alımı yapması, yaşam hakkı savunucularının tepkisine neden oldu. Hayvanların sokaklardan toplanmasının popülasyon sorununa kalıcı çözüm getirmeyeceğini belirten yaşam hakkı savunucuları, kaynağın kısırlaştırma, aşılama ve tedavi çalışmalarına ayrılması gerektiğini savunuyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">İzmir Büyükşehir Belediyesi Veteriner İşleri Dairesi Başkanlığı, il sınırları içindeki sahipsiz hayvanları “yakalama, nakil ve detavi” izmeti için 52 milyon 654 bin 240 liralık sözleşme imzaladı. 22 Haziran’da başlayan ve 31 Aralık 2026’ya kadar sürmesi planlanan hizmet kapsamında bir veteriner hekim, 10 veteriner teknikeri, 10 şoför ve 10 hayvan bakıcısından oluşan 31 kişilik ekip görev yapacak. Yakalanan köpekler belediyenin belirleyeceği adreslere teslim edilecek, kediler ise tedavilerinin ardından alındıkları bölgelere bırakılacak.</p>
<p style="font-weight: 400;">Yaşam hakkı savunucularından Gizem Tarhan ve İzmir Barosu Hayvan Hakları Komisyonu’ndan Avukat Bilge Berk, toplama ağırlıklı politikanın hayvan nüfusuna kalıcı bir çözüm getirmeyeceğini belirtti.</p>
<div id="attachment_26406" style="width: 507px" class="wp-caption alignright"><img fetchpriority="high" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-26406" class="wp-image-26406" src="https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/08/Gizem-Turhan-foto.jpeg" alt="" width="497" height="331" srcset="https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/08/Gizem-Turhan-foto.jpeg 1600w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/08/Gizem-Turhan-foto-300x200.jpeg 300w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/08/Gizem-Turhan-foto-1024x682.jpeg 1024w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/08/Gizem-Turhan-foto-768x512.jpeg 768w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/08/Gizem-Turhan-foto-1536x1023.jpeg 1536w" sizes="(max-width: 497px) 100vw, 497px" /><p id="caption-attachment-26406" class="wp-caption-text">Gizem Tarhan</p></div>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Köpek nüfusuna ilişkin güvenilir veri bulunmuyor&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Tarhan, hayvan üretimi ve terk edilmeler devam ederken sokakların boşaltılamayacağını söyledi . Türkiye’de sokakta yaşayan köpeklerin sayısını ortaya koyan kapsamlı ve güvenilir bir çalışma bulunmadığını söyleyen Gizem Tarhan, kamuoyunda farklı rakamların dile getirildiğini ancak bunların hangi yöntemle hesaplandığının bilinmediğini belirtti.</p>
<p style="font-weight: 400;">Tarhan’ın hesaplamasına göre, Türkiye’de 4 milyon köpek bulunduğu varsayımı esas alınıyor. 1393 belediyenin yılda 264 iş günü boyunca günde ortalama 11 köpeği kısırlaştırması, bir yılda yaklaşık 4 milyon kısırlaştırma yapılmasına karşılık geliyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Bu hesabın resmi bir nüfus sayımına değil, sorunun kısırlaştırma yoluyla çözülebileceğini göstermek amacıyla oluşturulan varsayımsal verilere dayandığını belirten Tarhan, öncelikle hayvan nüfusunun bilimsel yöntemlerle tespit edilmesi gerektiğini söyledi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Tarhan, &#8220;<em>Yıllardır bütçeler düzenli kısırlaştırma ve aşılamaya ayrılsaydı bugün bu ölçüde bir popülasyon tartışması yaşanmazdı. Belediyeler gönüllülerle iş birliği yaparak yakalama, kısırlaştırma, aşılama ve takip çalışmalarını sürdürebilirdi</em>&#8221; dedi.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Üretim ve terk edilme devam ederken toplama çözüm değil&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Hayvanların sokaklardan toplanmasının nüfus artışını durdurmayacağını ifade eden Tarhan, evcil hayvan üretimi ve satışına yönelik etkili denetim yapılmadığını savundu.</p>
<p style="font-weight: 400;">Özellikle yazlık bölgelerde satın alındıktan sonra terk edilmiş çok sayıda hayvanla karşılaşıldığını anlatan Tarhan, üretim ve terk edilme devam ettiği sürece sokaklara yeni hayvanların geleceğini söyledi.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Gönüllüler toplatılan hayvanları bulamıyor&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">İzmir’de toplatılan hayvanların hangi bakımevine götürüldüğünün takip edilemediğini söyleyen Tarhan, gönüllülerin mahallelerinden alınan hayvanları bulmak için farklı tesisleri dolaşmak zorunda kaldığını anlattı. Bakımevlerinin kapasitelerinin dolduğunu ve hayvanların tesisler arasında nakledildiğini belirten Tarhan, bu nakillerin kayıtlarının kamuoyuna açık olmadığını savundu.</p>
<p style="font-weight: 400;">Tarhan, &#8220;<em>Bir hayvan Bornova’dan alınıyor, en yakın bakımevine gidiyorsunuz ancak orada bulunmuyor. Başka bir tesise nakledildiği söyleniyor. Seyrek, Işıkkent ve diğer bakımevleri doluyken bu kadar hayvana nasıl yer açıldığına ilişkin bilgi alamıyoruz. Toplanan hayvanların nerede olduğunu bulamıyoruz</em>&#8221; dedi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Türkiye’nin farklı şehirlerindeki bakımevlerinde kamuoyuna yansıyan kötü muamele ve hayvan ölümlerinin gönüllülerin kaygısını artırdığını ifade eden Tarhan, belediyelerin giriş-çıkış kayıtlarını, nakil belgelerini ve hayvanların güncel durumunu erişilebilir biçimde yayımlaması gerektiğini söyledi.</p>
<p><img decoding="async" class="size-full wp-image-26407 aligncenter" src="https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/08/15-Ocak-Ankara-Hayvan-Haklari-Mitingi-640x360-1.jpeg" alt="" width="640" height="360" srcset="https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/08/15-Ocak-Ankara-Hayvan-Haklari-Mitingi-640x360-1.jpeg 640w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/08/15-Ocak-Ankara-Hayvan-Haklari-Mitingi-640x360-1-300x169.jpeg 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Toplama ekipleri eğitimli kişilerden oluşmalı&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Avukat Bilge Berk, sahipsiz hayvanların yakalanması ve taşınması sırasında hem belediyenin hem de yüklenici şirketin hayvan refahını korumakla yükümlü olduğunu belirtti.</p>
<p style="font-weight: 400;">Hayvanların Korunması Hakkında Uygulama Yönetmeliği’ne göre toplama ekiplerinin ehil kişilerden oluşturulması ve sorumlu veteriner hekim tarafından dönemsel eğitime tabi tutulması gerekiyor. Yönetmelik ayrıca hayvanların eziyet edilmeden toplanmasını, nakil sırasında zarar görmemeleri için önlem alınmasını ve uyuşturucu tüfek ya da üfleme aparatıyla yapılan yakalamaların veteriner hekim koordinasyonunda yürütülmesini öngörüyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Berk, sahadaki toplama çalışmalarının özellikle gece saatlerinde ve yeterli bilgilendirme yapılmadan gerçekleştirildiğini savunarak şunları söyledi: &#8220;<em>Hayvanı yakalayacak kişinin bu konuda eğitim almış olması gerekir. Kullanılan yöntem ve ekipman hayvanın acı çekmesine ya da yaralanmasına neden olmamalıdır. Sedasyon gerektiren bir işlem veteriner hekim bulunmadan uygulanamaz. Bu kuralların kâğıt üzerinde kalmaması, sahada da denetlenmesi gerekiyor.</em>&#8220;</p>
<p style="font-weight: 400;">İhale kapsamında 31 kişilik ekipte yalnızca bir veteriner hekimin bulunmasının uygulamada nasıl karşılık bulacağının açıklanması gerektiğini belirten Berk, farklı ilçelerde eş zamanlı çalışma yapılması durumunda veteriner hekim koordinasyonunun nasıl sağlanacağının da belirsiz olduğunu söyledi.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Kaynak kısırlaştırma ve hayvan refahına ayrılabilirdi&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun amacının hayvanların rahat yaşamalarını, iyi muamele görmelerini ve acı, ıstırap ve eziyetten korunmalarını sağlamak olduğunu hatırlatan Berk, 52,6 milyon liralık kaynağın bu amaca uygun kullanılması gerektiğini belirtti.</p>
<p style="font-weight: 400;">Toplamanın tek başına hayvanları koruyan bir yöntem olmadığını ifade eden Berk, bütçenin kısırlaştırma, aşılama, tedavi ve mevcut bakımevlerinin koşullarının iyileştirilmesi için kullanılabileceğini söyledi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Yönetmelik, doğal yaşam alanlarında altı aya kadar yavrular ile küçük ırk köpekler için hayvan başına en az 8 metrekare, büyük ırk köpekler için ise en az 10 metrekare alan ayrılmasını öngörüyor. Berk, mevcut tesislerin bu koşulları karşılayıp karşılamadığının denetlenmesi gerektiğini söyledi.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Hayvanların nereye götürüldüğü açıklanmalı&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Toplanan hayvanların kayıt altına alınması gerektiğini vurgulayan Berk, mahalle sakinleri ile gönüllülerin hayvanların hangi bakımevine götürüldiğini öğrenebilmesi gerektiğini belirtti.</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8220;<em>Bir hayvan sokaktan alındıktan sonra izini kaybetmemeli</em>&#8221; diyen Berk, toplama tarihi, hayvanın alındığı yer, götürüldüğü bakımevi, sağlık durumu ve daha sonra yapılan nakiller kamuoyunun erişebileceği bir sistemde yayımlanması gerektiğini söyledi.</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/ihaleli-toplamaya-izmirliler-isyan-etti-hayvanlarin-izini-suremiyoruz.html">İhaleli toplamaya İzmirliler isyan etti: Hayvanların izini süremiyoruz</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/ihaleli-toplamaya-izmirliler-isyan-etti-hayvanlarin-izini-suremiyoruz.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>9 bin PTT personeli nefesini tuttu: &#8220;Bizi kim, nereye gönderecek?&#8221;</title>
		<link>https://9koy.org/9-bin-ptt-personeli-nefesini-tuttu-bizi-kim-nereye-gonderecek.html</link>
					<comments>https://9koy.org/9-bin-ptt-personeli-nefesini-tuttu-bizi-kim-nereye-gonderecek.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Sep 2026 07:28:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Sertifika ve Telif Desteği Programı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=26330</guid>

					<description><![CDATA[<p>Melekşah Güzel Türkiye Büyük Millet Meclisi&#8217;nde görüşülen ve 24 Temmuz’da kabul edilen torba yasa teklifinde yer alan PTT düzenlemesi, binlerce kamu çalışanının geleceğini belirsizliğe sürükledi. Yaklaşık 9 bin personeli ilgilendiren düzenlemenin ardından gözler şimdi uygulanacak yönteme çevrildi. Teklife göre, PTT&#8217;de 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında görev yapan personelin idari hizmet sözleşmesine geçirilmesi planlanıyor. Bu [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/9-bin-ptt-personeli-nefesini-tuttu-bizi-kim-nereye-gonderecek.html">9 bin PTT personeli nefesini tuttu: &#8220;Bizi kim, nereye gönderecek?&#8221;</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;"><strong>Melekşah Güzel</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Türkiye Büyük Millet Meclisi&#8217;nde görüşülen ve 24 Temmuz’da kabul edilen torba yasa teklifinde yer alan PTT düzenlemesi, binlerce kamu çalışanının geleceğini belirsizliğe sürükledi. Yaklaşık 9 bin personeli ilgilendiren düzenlemenin ardından gözler şimdi uygulanacak yönteme çevrildi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Teklife göre, PTT&#8217;de 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında görev yapan personelin idari hizmet sözleşmesine geçirilmesi planlanıyor. Bu statüye geçmek istemeyen personelin ise belirli süre içerisinde diğer kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilmesi öngörülüyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Ancak düzenleme kadar, bu sürecin nasıl yürütüleceği de tartışılıyor.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Tercih hakkı mı olacak, atama mı yapılacak?</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Binlerce personelin en büyük merakı, hangi kuruma ve hangi şehirde görev yapacakları. Personelin tercih yapıp yapamayacağı, kurumların nasıl belirleneceği ve atamaların hangi kriterlere göre gerçekleştirileceği konusunda henüz ayrıntılı bir açıklama yapılmadı.</p>
<p style="font-weight: 400;">Özellikle eşi çalışan, çocukları eğitim gören veya yıllardır aynı şehirde görev yapan personel, aile düzenlerinin bozulmasından endişe ediyor.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Belirsizlik kaygıyı büyütüyor</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Düzenlemenin ayrıntılarının henüz netleşmemesi, çalışanlar arasında farklı senaryoların konuşulmasına neden oluyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Sosyal medya platformlarında ve personel gruplarında en çok dile getirilen soruların başında şu başlıklar geliyor: &#8220;Aynı ilde kalabilecek miyiz? Tercih hakkımız olacak mı? Kurumlar hizmet puanına göre mi belirlenecek? Atamalar merkezi sistemle mi yapılacak? Süreç tamamen idarenin takdirinde mi olacak?&#8221;</p>
<p style="font-weight: 400;">Bu soruların henüz resmî bir karşılığı bulunmuyor.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>En çok konuşulan başlık: Liyakat</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Çalışanların önemli bir bölümü, sürecin objektif kriterlerle yürütülmesini istiyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Atamaların hizmet süresi, eğitim durumu, unvan ve hizmet puanı gibi ölçütlere göre yapılmasını talep eden personel, uygulamanın şeffaf yürütülmesinin kamu vicdanı açısından da büyük önem taşıdığı görüşünde.</p>
<p style="font-weight: 400;">Bugün itibarıyla atamalarda usulsüzlük veya kayırmacılık yapılacağına ilişkin ortaya konmuş herhangi bir resmî bulgu bulunmuyor. Ancak uygulama esaslarının açıklanmamış olması, çalışanlar arasında kaygıların büyümesine neden oluyor.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Sorun nakil değil, belirsizlik&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Kamu yönetimi alanındaki uzmanlara göre personelin başka kurumlara geçişi tek başına olağan dışı bir uygulama değil. Asıl sorun, geçiş sürecinin hangi esaslara göre yürütüleceğinin henüz açıklanmamış olması.</p>
<p style="font-weight: 400;">Uzmanlar, tercih hakkının tanınması, objektif kriterlerin önceden ilan edilmesi ve sürecin denetlenebilir şekilde yürütülmesinin hem çalışanların kaygısını azaltacağını hem de olası hukuki uyuşmazlıkların önüne geçeceğini belirtiyor.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Gözler uygulama takviminde</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Torba yasa teklifinin yasalaşmasının ardından uygulama esaslarının Cumhurbaşkanlığı ve ilgili kurumlar tarafından yayımlanacak düzenlemelerle netleşmesi bekleniyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">O güne kadar ise yaklaşık 9 bin PTT personeli aynı sorunun cevabını bekliyor: “Hayatımızı değiştirecek kararı biz mi vereceğiz, yoksa bizim yerimize birileri mi verecek?”</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/9-bin-ptt-personeli-nefesini-tuttu-bizi-kim-nereye-gonderecek.html">9 bin PTT personeli nefesini tuttu: &#8220;Bizi kim, nereye gönderecek?&#8221;</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/9-bin-ptt-personeli-nefesini-tuttu-bizi-kim-nereye-gonderecek.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bağış yaparken nelere dikkat etmeli, vatandaş nasıl bir yol izlemeli?</title>
		<link>https://9koy.org/bagis-yaparken-nelere-dikkat-etmeli-vatandas-nasil-bir-yol-izlemeli.html</link>
					<comments>https://9koy.org/bagis-yaparken-nelere-dikkat-etmeli-vatandas-nasil-bir-yol-izlemeli.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Sep 2026 07:27:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Sertifika ve Telif Desteği Programı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=26332</guid>

					<description><![CDATA[<p>Fatmanur Polatcan Afetlerden eğitime, sağlıktan sosyal yardımlara kadar birçok alanda faaliyet gösteren yardım kuruluşları, toplumsal dayanışmanın en önemli aktörleri arasında yer alıyor. Son dönemde kamuoyunda yaşanan tartışmaların ardından ise bu kuruluşlara duyulan güven yeniden gündeme geldi. Hukukçular ve psikologlar, güvenin korunmasının yalnızca denetim mekanizmalarıyla değil; şeffaflık, hesap verebilirlik ve bilinçli bağış yapmakla mümkün olacağını belirtiyor. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/bagis-yaparken-nelere-dikkat-etmeli-vatandas-nasil-bir-yol-izlemeli.html">Bağış yaparken nelere dikkat etmeli, vatandaş nasıl bir yol izlemeli?</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;"><strong>Fatmanur Polatcan</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Afetlerden eğitime, sağlıktan sosyal yardımlara kadar birçok alanda faaliyet gösteren yardım kuruluşları, toplumsal dayanışmanın en önemli aktörleri arasında yer alıyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Son dönemde kamuoyunda yaşanan tartışmaların ardından ise bu kuruluşlara duyulan güven yeniden gündeme geldi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Hukukçular ve psikologlar, güvenin korunmasının yalnızca denetim mekanizmalarıyla değil; şeffaflık, hesap verebilirlik ve bilinçli bağış yapmakla mümkün olacağını belirtiyor. Uzmanlara göre bu güven, hem kuruluşların şeffaf yönetim anlayışı benimsemesine hem de bağışçıların resmi kaynakları esas alarak bilinçli hareket etmesine bağlı.</p>
<div id="attachment_26335" style="width: 354px" class="wp-caption alignright"><img decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-26335" class=" wp-image-26335" src="https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/08/Avukat-Mustafa-Zafer.jpg" alt="" width="344" height="344" srcset="https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/08/Avukat-Mustafa-Zafer.jpg 1200w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/08/Avukat-Mustafa-Zafer-300x300.jpg 300w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/08/Avukat-Mustafa-Zafer-1024x1024.jpg 1024w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/08/Avukat-Mustafa-Zafer-150x150.jpg 150w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/08/Avukat-Mustafa-Zafer-768x768.jpg 768w" sizes="(max-width: 344px) 100vw, 344px" /><p id="caption-attachment-26335" class="wp-caption-text">Mustafa Zafer</p></div>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;İddia ile kesinleşmiş yargı kararı birbirinden ayrılmalı&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Avukat Mustafa Zafer, bir yardım kuruluşu hakkında kamuoyuna yansıyan iddiaların veya başlatılan hukuki süreçlerin tek başına o kuruluşun hukuken sorumlu olduğu anlamına gelmeyeceğini söyledi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Hukuk devletinin temel ilkelerinden biri olan masumiyet karinesine dikkat çeken Zafer, şunları kaydetti: &#8220;<em>Bir yardım kuruluşu hakkında kamuoyuna yansıyan iddialar veya başlatılan hukuki süreçler, tek başına o kuruluşun hukuken sorumlu olduğu ya da iddiaların doğru olduğu anlamına gelmez. Hukuk devleti ilkesinin temel gereği, herkes hakkında masumiyet karinesi geçerlidir ve kesinleşmiş yargı kararı bulunmadıkça hiç kimse suçlu ilan edilemez.</em>&#8220;</p>
<p style="font-weight: 400;">Vatandaşların iddialarla kesinleşmiş yargı kararlarını birbirinden ayırması gerektiğini belirten Zafer, soruşturma açılmış olmasının ya da dava sürecinin başlamasının suçun kesinleştiği anlamına gelmediğini; kamuoyunun sosyal medyada dolaşan doğrulanmamış bilgiler yerine savcılık, mahkemeler ve yetkili kamu kurumlarının açıklamalarını takip etmesi gerektiğini ifade etti.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Bağış yapmadan önce neler kontrol edilmeli?</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Bağışçıların yalnızca iyi niyetle değil, bilinçli hareket etmesi gerektiğini ifade eden Zafer, güvenilir bir yardım kuruluşunun faaliyetlerinin incelenmesinin önemine dikkat çekti.</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8220;<em>Bir yardım kuruluşunun faaliyet raporlarını, mali tablolarını, bağımsız denetim bilgilerini, bağışların kullanımına ilişkin açıklamalarını ve hesap verebilirlik uygulamalarını incelemek bağışçılar açısından çok önemli.</em>&#8220;</p>
<p style="font-weight: 400;">Zafer, bağışların resmi banka hesapları üzerinden yapılmasının ve bağış belgelerinin saklanmasının da olası uyuşmazlıklarda hak arama süreci açısından önemli olduğunu söyledi.</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8220;<em>Bağış makbuzlarını ve kayıtlarını saklayın. Olası uyuşmazlıklarda bağışın hangi tarihte, hangi hesaba ve hangi amaçla yapıldığını gösteren belgeler büyük önem taşır</em>.&#8221;</p>
<div id="attachment_26336" style="width: 435px" class="wp-caption alignright"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-26336" class=" wp-image-26336" src="https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/08/Avukat-Sertac-Celikkaleli.jpg" alt="" width="425" height="319" srcset="https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/08/Avukat-Sertac-Celikkaleli.jpg 640w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/08/Avukat-Sertac-Celikkaleli-300x225.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 425px) 100vw, 425px" /><p id="caption-attachment-26336" class="wp-caption-text">Sertaç Çelikkaleli</p></div>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Dernekler nasıl denetleniyor?</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Avukat Sertaç Çelikkaleli, Türkiye&#8217;de yardım amaçlı faaliyet gösteren derneklerin Anayasa, Türk Medeni Kanunu, Dernekler Kanunu ve Yardım Toplama Kanunu başta olmak üzere birçok yasal düzenleme kapsamında faaliyet gösterdiğini belirterek şöyle konuştu: &#8220;<em>Dernekler üzerinde yürütülen denetimler; idari, mali ve gerektiğinde adli denetim olmak üzere üç temel başlık altında toplanmaktadır. Suç şüphesi tespit edilmesi halinde konu Cumhuriyet Başsavcılığına intikal ettirilerek adli süreç başlatılmaktadır.</em>&#8220;</p>
<p style="font-weight: 400;">Hukuk devleti ilkesi gereği bağışçının da bilgi edinme ve bilinçli tercih yapma hakkı bulunduğunu belirten Çelikkaleli, bağış yapılmadan önce derneğin hukuken faaliyette olup olmadığının, tescilinin, tüzüğünün, faaliyet alanının ve yönetim organlarının incelenmesi; yıllık faaliyet raporları, gelir-gider tabloları ve varsa bağımsız denetim raporlarının da mutlaka gözden geçirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8220;<em>Bağışların mutlaka dernek adına açılmış resmî banka hesaplarına yapılması ve karşılığında usulüne uygun bağış makbuzu düzenlenmesi önemlidir. Ayrıca derneğin kamuoyuna karşı şeffaf bir yönetim anlayışı benimseyip benimsemediği de güvenilirliğin önemli göstergelerinden biridir</em>.&#8221;</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Bağışçılar haklarını nasıl arayabilir?</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Bağışın amacına uygun kullanılmadığından şüphe duyan kişilerin başvurabileceği hukuki yollar da bulunuyor. Avukat Mustafa Zafer, bu durumda öncelikle ilgili yardım kuruluşundan bilgi talep edilmesi gerektiğini belirterek şöyle konuştu:</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8220;<em>Bağışçılar usulsüzlük şüphesi hâlinde öncelikle yardımda bulundukları dernekten bilgi talep etmeli, gerekli görmeleri hâlinde ilgili idari mercilere başvurmalı, suç şüphesi varsa Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat etmeli ve şartları oluştuğunda özel hukuk yollarıyla zararlarının giderilmesini talep edebilmelidir.</em>&#8220;</p>
<div id="attachment_26337" style="width: 292px" class="wp-caption alignright"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-26337" class=" wp-image-26337" src="https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/08/Psikolog-Zeynep-Sakar.jpg" alt="" width="282" height="350" srcset="https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/08/Psikolog-Zeynep-Sakar.jpg 900w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/08/Psikolog-Zeynep-Sakar-242x300.jpg 242w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/08/Psikolog-Zeynep-Sakar-825x1024.jpg 825w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/08/Psikolog-Zeynep-Sakar-768x953.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 282px) 100vw, 282px" /><p id="caption-attachment-26337" class="wp-caption-text">Zeynep Şakar</p></div>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Güven kaybı tüm kuruluşlara yansıyabiliyor&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Psikolog Zeynep Deniz Şakar ise yardım kuruluşlarına duyulan güvenin yalnızca hukuki değil, aynı zamanda psikolojik bir boyutunun da bulunduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu: &#8220;<em>Güven, bağış davranışının en temel belirleyicilerinden biridir. İnsanlar yaptıkları yardımın gerçekten ihtiyaç sahiplerine ulaşacağına inandıklarında bağış yapmaya daha istekli olurlar. Bu nedenle güven yalnızca bağış miktarını değil, bağışın sürekliliğini de etkileyen önemli bir psikolojik faktördü</em>r.&#8221;</p>
<p style="font-weight: 400;">Tek bir kurumla ilgili olumsuz bir algının, psikolojide “genelleme eğilimi” olarak tanımlanan bir etkiyle zaman zaman diğer yardım kuruluşlarına da yansıtılabildiğini belirten Şakar, her kurumun kendi uygulamaları ve şeffaflık anlayışıyla ayrı değerlendirilmesinin daha sağlıklı bir yaklaşım olduğunu söyledi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Toplumsal güvenin yeniden inşasında açık ve düzenli iletişimin önemine değinen Şakar, bağışçıların da resmi kaynaklardan bilgi edinmesinin ve bağış yapmadan önce kurumların faaliyetlerini incelemesinin bilinçli bağış yapmayı destekleyeceğini ifade etti.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Uzmanlardan ortak çağrı: Güvenin temeli şeffaflık</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Her iki hukukçu da mevcut mevzuatın önemli bir hukuki çerçeve sunduğunu, ancak özellikle dijital bağış sistemlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte yeni düzenlemelere ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Avukat Sertaç Çelikkaleli, bağımsız dış denetimin yaygınlaştırılması, faaliyet raporlarının standart formatta kamuoyuna açıklanması ve dijital bağış izleme sistemlerinin kurulmasının toplumsal güveni artıracağını ifade etti.</p>
<p style="font-weight: 400;">Mustafa Zafer ise sözlerini şöyle tamamladı: &#8220;<em>Yardım kuruluşlarına duyulan güven; şeffaflık, hesap verebilirlik, etkin denetim ve hukukun üstünlüğü ilkeleri üzerine inşa edilir. Bağışçılar ise bilinçli hareket ederek bağış yapacakları kuruluş hakkında temel bilgileri incelemeli, resmî kanalları tercih etmeli ve bağış kayıtlarını muhafaza etmelidir.</em>&#8220;</p>
<p style="font-weight: 400;">Uzmanlara göre, yardım kuruluşlarının şeffaf ve hesap verebilir bir yönetim anlayışını benimsemesi kadar, vatandaşların da bilinçli bağış yaklaşımıyla hareket etmesi, toplumsal dayanışmanın güçlenmesi ve yardım faaliyetlerine duyulan güvenin korunması açısından belirleyici önem taşıyor.</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/bagis-yaparken-nelere-dikkat-etmeli-vatandas-nasil-bir-yol-izlemeli.html">Bağış yaparken nelere dikkat etmeli, vatandaş nasıl bir yol izlemeli?</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/bagis-yaparken-nelere-dikkat-etmeli-vatandas-nasil-bir-yol-izlemeli.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>COP31 Türkiye’de: Kararlar masada, uygulama tartışmada</title>
		<link>https://9koy.org/cop31-turkiyede-kararlar-masada-uygulama-tartismada.html</link>
					<comments>https://9koy.org/cop31-turkiyede-kararlar-masada-uygulama-tartismada.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 31 Aug 2026 08:06:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Sertifika ve Telif Desteği Programı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=25526</guid>

					<description><![CDATA[<p>Fatma Öztürk 2026’da Antalya’da yapılacak COP31, iklim krizine karşı küresel politikaların yeniden şekilleneceği en önemli zirvelerden biri olarak görülüyor. Bağlayıcı olmayan kararların nasıl hayata geçirileceği tartışılırken, Van Gölü Havzası gibi kırılgan ekosistemler de sürecin dolaylı etkileriyle gündeme geliyor. Akdeniz kıyısında, Kasım 2026’da Antalya’da düzenlenecek COP31 hazırlıkları hız kazanırken gözler bir kez daha iklim krizine karşı [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/cop31-turkiyede-kararlar-masada-uygulama-tartismada.html">COP31 Türkiye’de: Kararlar masada, uygulama tartışmada</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;"><strong>Fatma Öztürk</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">2026’da Antalya’da yapılacak COP31, iklim krizine karşı küresel politikaların yeniden şekilleneceği en önemli zirvelerden biri olarak görülüyor. Bağlayıcı olmayan kararların nasıl hayata geçirileceği tartışılırken, Van Gölü Havzası gibi kırılgan ekosistemler de sürecin dolaylı etkileriyle gündeme geliyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Akdeniz kıyısında, Kasım 2026’da Antalya’da düzenlenecek COP31 hazırlıkları hız kazanırken gözler bir kez daha iklim krizine karşı verilecek küresel taahhütlere çevrildi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında düzenlenen Taraflar Konferansı; sera gazı salımından iklim finansmanına, uyum politikalarından enerji dönüşümüne kadar geniş bir alanı kapsıyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Türkiye’nin ev sahipliğinde, Avustralya ile ortak yürütülecek zirve yalnızca diplomatik bir buluşma değil; kuruyan göller, değişen yağış rejimleri ve sıcaklık baskısı altında kalan bölgeler için de dolaylı bir tartışma zemini oluşturuyor. COP, “Conference of the Parties” yani Taraflar Konferansı anlamına geliyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Bu çerçevede iklim değişikliğinin tarafı olan ülkeler ve sivil toplum bu toplantılarda bir araya gelerek küresel iklim politikalarını tartışıyor. Ancak bu zirvelerde alınan kararlar bağlayıcı değil; uygulamaya geçmesi ise tamamen ülkelerin kendi iç politikalarına bağlı.</p>
<div id="attachment_26167" style="width: 366px" class="wp-caption alignright"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-26167" class=" wp-image-26167" src="https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/06/Mustafa-Sari-Konusmaci-Ajansi.png" alt="" width="356" height="356" srcset="https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/06/Mustafa-Sari-Konusmaci-Ajansi.png 300w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/06/Mustafa-Sari-Konusmaci-Ajansi-150x150.png 150w" sizes="auto, (max-width: 356px) 100vw, 356px" /><p id="caption-attachment-26167" class="wp-caption-text">Mustafa Sarı</p></div>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>COP ve önemi nedir?</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Uluslararası düzeydeki önemli bir oluşum olan COP’u Prof. Dr. Mustafa Sarı şöyle anlattı:</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8220;<em>İklim değişikliğinin tarafları olan ülkeler bir araya gelir ve dünya ölçeğinde iklim politikalarına ilişkin tavsiyeler alır. COP sürecinde alınan kararların bağlayıcılığı yoktur; tavsiye niteliğindedir. Ülkeler bu kararları kendi iç politikalarına ve hükümet programlarına dahil ederse uygulamaya dönüşür. Şimdiye kadar 30 COP yapıldı. Birçok iyi karar alınmasına rağmen büyük kısmı hayata geçirilemediği için iklim değişikliğinin etkileri artarak devam etti. COP 31’den beklenti, alınan kararların uygulamaya aktarılması. Özellikle sera gazı emisyonu yüksek olan gelişmiş ülkelerin bu kararları hükümet programlarına dahil etmesi önemli. Böylece iklim değişikliğinin etkileri azaltılabilir.</em>&#8220;</p>
<p style="font-weight: 400;">Bugüne kadar yapılan 30 COP toplantısında birçok karar alınmasına rağmen, bu kararların önemli bir kısmının sahaya yansımadığı, bu nedenle iklim değişikliğinin etkilerinin giderek arttığı ifade ediliyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">COP31’den beklenen ise bu döngünün kırılması. Türkiye açısından ise COP31, yalnızca bir ev sahipliği değil; kalkınma politikalarıyla iklim politikalarının aynı çatı altında konuşulduğu bir dönem olarak öne çıkıyor. İklim kanunu, enerji dönüşümü ve karbon düzenlemeleri gibi başlıklar bu sürecin temel hususları arasında yer alıyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-26169 aligncenter" src="https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/06/HD_ThhbWUAAWrHY-1-scaled.jpg" alt="" width="2560" height="1920" srcset="https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/06/HD_ThhbWUAAWrHY-1-scaled.jpg 2560w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/06/HD_ThhbWUAAWrHY-1-300x225.jpg 300w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/06/HD_ThhbWUAAWrHY-1-1024x768.jpg 1024w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/06/HD_ThhbWUAAWrHY-1-768x576.jpg 768w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/06/HD_ThhbWUAAWrHY-1-1536x1152.jpg 1536w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/06/HD_ThhbWUAAWrHY-1-2048x1536.jpg 2048w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Denizler ve okyanuslar ilk kez merkezde</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">COP31’in en dikkat çeken başlıklarından biri bu yıl “deniz ve okyanuslar” olacak. Türkiye ile Avustralya’nın ortak kararıyla belirlenen bu tema, özellikle ada ülkelerinin yükselen deniz seviyesi ve ısınan okyanuslar nedeniyle yaşadığı risklere odaklanıyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Deniz suyu sıcaklıklarının artması, akıntı düzenlerinin değişmesi ve ekosistemlerin bozulması, iklim krizinin en görünür etkileri arasında gösteriliyor. Bu nedenle denizler, yalnızca kıyı bölgeleri için değil küresel iklim sisteminin bir göstergesi olarak da değerlendiriliyor.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Van Gölü’nün sessiz baskısı</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Öte yandan Doğu Anadolu’nun ortasında geniş bir çanak gibi uzanan Van Gölü, son yıllarda su çekilmesi, artan buharlaşma ve düzensiz yağışlarla birlikte iklim değişikliğinin en görünür olduğu alanlardan biri.</p>
<p style="font-weight: 400;">Gölün yüzeyindeki çekilme yer yer kıyı çizgisini geriye iterken suya bağımlı ekosistem de bu değişimden doğrudan etkileniyor. Sadece bu havzada yaşayan İnci Kefali su sıcaklığı ve üreme döngüsündeki hassasiyet nedeniyle bu değişimlere karşı kırılganlığını koruyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">COP31’in Van’a doğrudan bir proje ya da yatırım getirmesi beklenmiyor. Ancak sürecin oluşturacağı politika baskısı ve farkındalık; özellikle su yönetimi ve havza planlaması gibi alanlarda dolaylı etkiler yaratabilir.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Uygulama sorunu tartışması</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">COP süreçlerine yönelik en temel eleştiri, alınan kararların çoğunun sahada karşılık bulmaması. Antalya’da yapılacak zirvede bu nedenle “eyleme geçiş”, “uyum” ve “esneklik” başlıklarının daha fazla öne çıkması bekleniyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">İklim politikalarının sadece masa başında kalmaması, enerji üretiminden şehir planlamasına kadar birçok alanda karşılık bulması gerektiği belirtiliyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">COP31, Antalya’da yalnızca bir zirve olarak değil, iklim krizine karşı küresel iradenin yeniden sınandığı bir süreç olarak görülüyor. Bağlayıcı olmayan kararların ne kadar uygulanabileceği sorusu ise hala en kritik nokta olarak duruyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Van Gölü gibi su kaybı yaşayan havzalar açısından ise COP31’in etkisi doğrudan değil; daha çok iklim politikalarının yerel düzeyde ne kadar ciddiye alınacağıyla şekillenecek. Akşam güneşinin göl yüzeyine vurduğu o geniş ve sessiz coğrafya, aslında küresel iklim tartışmalarının yereldeki en somut karşılığı olmaya devam ediyor.</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/cop31-turkiyede-kararlar-masada-uygulama-tartismada.html">COP31 Türkiye’de: Kararlar masada, uygulama tartışmada</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/cop31-turkiyede-kararlar-masada-uygulama-tartismada.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sokak hayvanları için doğal yaşam alanları çözüm mü?</title>
		<link>https://9koy.org/sokak-hayvanlari-icin-dogal-yasam-alanlari-cozum-mu.html</link>
					<comments>https://9koy.org/sokak-hayvanlari-icin-dogal-yasam-alanlari-cozum-mu.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 31 Aug 2026 08:06:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Sertifika ve Telif Desteği Programı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=26145</guid>

					<description><![CDATA[<p>Berna Dilek Tartışmalar sonrasında 2 Ağustos 2024 tarihinde yürürlüğe giren Hayvanları Koruma Kanunundaki değişikliğin ardından Türkiye genelinde birçok yerel yönetim tarafından hızlı bir şekilde &#8220;doğal yaşam alanları&#8221; kurulmaya ve sokak hayvanları buralarda toplanmaya başlandı. Ancak sahadan gelen ilk gözlemler kağıt üzerindeki hedefler ile uygulamadaki acı gerçekler arasındaki uçurumu gözler önüne seriyor. Düzce Hayvanları Koruma Derneği [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/sokak-hayvanlari-icin-dogal-yasam-alanlari-cozum-mu.html">Sokak hayvanları için doğal yaşam alanları çözüm mü?</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;"><strong>Berna Dilek</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Tartışmalar sonrasında 2 Ağustos 2024 tarihinde yürürlüğe giren Hayvanları Koruma Kanunundaki değişikliğin ardından Türkiye genelinde birçok yerel yönetim tarafından hızlı bir şekilde &#8220;doğal yaşam alanları&#8221; kurulmaya ve sokak hayvanları buralarda toplanmaya başlandı.</p>
<p style="font-weight: 400;">Ancak sahadan gelen ilk gözlemler kağıt üzerindeki hedefler ile uygulamadaki acı gerçekler arasındaki uçurumu gözler önüne seriyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Düzce Hayvanları Koruma Derneği (Bipativer) Yönetim Kurulu Başkanı Dursun Altıntaş, 9. Köy&#8217;e yaptığı kapsamlı değerlendirmede, kontrolsüz şekilde büyüyen bu alanların hayvan refahını ciddi biçimde tehdit ettiğini vurguladı. Altıntaş’a göre sorun, hayvanları geniş arazilere toplamakla çözülmüyor; aksine popülasyonun bilimsel ve yerel odaklı yöntemlerle kontrol altına alınması gerekiyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-26148 aligncenter" src="https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/08/Barinaktaki-kopekler-Fotograf-Bipativer-arsivi.jpg" alt="" width="2000" height="1500" srcset="https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/08/Barinaktaki-kopekler-Fotograf-Bipativer-arsivi.jpg 2000w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/08/Barinaktaki-kopekler-Fotograf-Bipativer-arsivi-300x225.jpg 300w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/08/Barinaktaki-kopekler-Fotograf-Bipativer-arsivi-1024x768.jpg 1024w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/08/Barinaktaki-kopekler-Fotograf-Bipativer-arsivi-768x576.jpg 768w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/08/Barinaktaki-kopekler-Fotograf-Bipativer-arsivi-1536x1152.jpg 1536w" sizes="auto, (max-width: 2000px) 100vw, 2000px" /></p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Doğal yaşam alanları vahşi depolama merkezlerine dönüşüyor&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Dernek tarafından paylaşılan arşiv görselleri ve fotoğraflar, &#8220;doğal yaşam alanı&#8221; adı altında işletilen bazı merkezlerdeki dramatik durumu kanıtlar nitelikte.</p>
<p style="font-weight: 400;">Altıntaş, kanunun hedeflediği koruyucu yaşam alanı konseptinden uzaklaşıldığını belirterek şu eleştirilerde bulundu: &#8220;<em>Irk, yaş ve cinsiyet ayrımı gözetilmeksizin yüzlerce hayvan aynı dar alanlara hapsediliyor. Doğaları gereği koloni halinde yaşayamayacak bu canlılar yoğun stres altına giriyor, bu da ölümcül bulaşıcı hastalıkların hızla yayılmasına zemin hazırlıyor. Yazın kavurucu sıcaklarından, kışın ise dondurucu soğuklarından koruyacak temel fiziki altyapı çoğu tesiste maalesef mevcut değil.</em>&#8220;</p>
<p style="font-weight: 400;">Şehir merkezlerinden kilometrelerce uzakta kurulan bu tesislerde özellikle zorlu kış şartlarında ulaşım, besleme ve sağlık bakımı süreçlerinin aksadığını ifade eden Altıntaş, plansız adımların hayvan kaybına yol açabileceği uyarısını yaptı.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;20 yıllık ihmal bugünün krizini doğurdu&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Sorunun arka planında yatan temel nedenin yıllardır ısrarla uygulanmayan etkin kısırlaştırma politikaları olduğunu belirten Bipativer Başkanı, tarihsel sürece şöyle dikkat çekti:</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8220;<em>2004 yılında yürürlüğe giren mevzuat aslında &#8216;kısırlaştır, aşıla ve yerine bırak&#8217; ilkesini esas alıyordu. Ancak geçen 20 yıl boyunca bu kural kağıt üstünde kaldı ve hiçbir zaman sistematik ve yaygın şekilde sahaya yansıtılmadı. Eğer yirmi yıl boyunca etkin bir kısırlaştırma seferberliği yürütülebilseydi, bugün bu büyük krizi ve toplama merkezlerini konuşmuyor olacaktık</em>.&#8221;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-26149" src="https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/08/Barinaktaki-farkli-bir-bolumde-bulunan-kopekler-Fotograf-Bipativer-arsivi.jpg" alt="" width="2000" height="1500" srcset="https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/08/Barinaktaki-farkli-bir-bolumde-bulunan-kopekler-Fotograf-Bipativer-arsivi.jpg 2000w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/08/Barinaktaki-farkli-bir-bolumde-bulunan-kopekler-Fotograf-Bipativer-arsivi-300x225.jpg 300w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/08/Barinaktaki-farkli-bir-bolumde-bulunan-kopekler-Fotograf-Bipativer-arsivi-1024x768.jpg 1024w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/08/Barinaktaki-farkli-bir-bolumde-bulunan-kopekler-Fotograf-Bipativer-arsivi-768x576.jpg 768w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/08/Barinaktaki-farkli-bir-bolumde-bulunan-kopekler-Fotograf-Bipativer-arsivi-1536x1152.jpg 1536w" sizes="auto, (max-width: 2000px) 100vw, 2000px" /></p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Kalıcı ve bilimsel çözüm: &#8220;Düzce Modeli&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Mevcut krize karşı somut bir eylem planı geliştiren Bipativer, çözümün devasa merkezler kurmakta değil, mikro ölçekte yaygınlaştırılmış sağlık ünitelerinde olduğunu savunuyor. &#8220;Düzce Modeli&#8221; olarak adlandırılan bu yaklaşımın temel esasları şu şekilde sıralanıyor:</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>-Yerel Kısırlaştırma Üniteleri:</strong> Her ilçe ve beldede &#8220;sağlık ocağı&#8221; konseptiyle çalışacak Kısırlaştırma ve İlk Yardım Üniteleri kurulmalı.</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>-Hedefli Popülasyon Kontrolü:</strong> Her merkezde haftada en az 10 hayvanın kısırlaştırılmasıyla, 1 yıl içinde kontrolsüz üreme durdurulabilir; 2 yıl içinde ise popülasyon tamamen kontrol altına alınabilir.</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>-Kısırlaştır-Aşıla-Yerine Bırak:</strong> Hayvanlar tedavi ve kısırlaştırma işlemlerinin ardından mutlaka alındıkları doğal ortamlarına ve mahallelerine geri bırakılmalı.</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>-Rehabilitasyon Odaklı Bakımevleri:</strong> Mevcut geçici bakımevleri toplama kampı olarak değil; yalnızca hasta, yaralı ve rehabilitasyona muhtaç hayvanlara hizmet verecek uzmanlaşmış kliniklere dönüştürülmeli.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Tüm kurumlara &#8220;ortak sorumluluk&#8221; çağrısı</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Sokak hayvanları sorununun tek başına belediyelerin sırtına yüklenemeyeceğini ifade eden Bipativer, hazırladığı çözüm dosyasında yapısal bir reform çağrısında bulundu.</p>
<p style="font-weight: 400;">Dernek; merkezi yönetimin liderliğinde Veteriner İşleri Genel Müdürlüğü&#8217;nün kurulmasını, veteriner hekim odaları, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarının (STK) karar mekanizmalarına dahil edildiği şeffaf ve denetlenebilir bir kamu yönetim modelinin acilen hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/sokak-hayvanlari-icin-dogal-yasam-alanlari-cozum-mu.html">Sokak hayvanları için doğal yaşam alanları çözüm mü?</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/sokak-hayvanlari-icin-dogal-yasam-alanlari-cozum-mu.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gaziler 13 Temmuz’dan bu yana direniyor: Emsallik ve eşitlik istiyoruz!</title>
		<link>https://9koy.org/gaziler-13-temmuzdan-bu-yana-direniyor-emsallik-ve-esitlik-istiyoruz.html</link>
					<comments>https://9koy.org/gaziler-13-temmuzdan-bu-yana-direniyor-emsallik-ve-esitlik-istiyoruz.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 23 Aug 2026 17:46:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[9. Köy Haber Merkezi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=26505</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mehmet Emre Erkan Ankara Güvenpark’ta 13 Temmuz’dan bu yana eşit özlük hakları talebiyle oturma eylemi yapan er gazileri ve şehit yakınlarına, 19 Ağustos sabahı polis müdahale etti. Eylemciler Güvenpark’tan çıkarılarak Bilkent Gazi Uyumevi’ne götürüldü. Güvenpark ise polis bariyerleriyle kapatıldı. Güvenpark’tan çıkarılmalarına tepki gösteren gaziler ve şehit yakınları, Bilkent Gazi Uyumevi’nden ayrılarak İçişleri Bakanlığı’na yürümek istedi. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/gaziler-13-temmuzdan-bu-yana-direniyor-emsallik-ve-esitlik-istiyoruz.html">Gaziler 13 Temmuz’dan bu yana direniyor: Emsallik ve eşitlik istiyoruz!</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;"><strong>Mehmet Emre Erkan</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Ankara Güvenpark’ta 13 Temmuz’dan bu yana eşit özlük hakları talebiyle oturma eylemi yapan er gazileri ve şehit yakınlarına, 19 Ağustos sabahı polis müdahale etti. Eylemciler Güvenpark’tan çıkarılarak Bilkent Gazi Uyumevi’ne götürüldü. Güvenpark ise polis bariyerleriyle kapatıldı.</p>
<p style="font-weight: 400;">Güvenpark’tan çıkarılmalarına tepki gösteren gaziler ve şehit yakınları, Bilkent Gazi Uyumevi’nden ayrılarak İçişleri Bakanlığı’na yürümek istedi. Ancak polis, grubun ilerlemesine izin vermedi. Bunun üzerine eylemciler yol üzerinde bekleyişe geçti. Müdahale sırasında bazı gaziler fenalaştı.</p>
<p style="font-weight: 400;">Yaşanan gerilim sırasında eylemcilerden bir gazi köprüye çıktı. Arkadaşlarının ikna ettiği gazi daha sonra köprüden indirildi. Olay, gün boyunca devam eden eylemin en gergin anlarından biri oldu.</p>
<p style="font-weight: 400;">1994 yılında Bitlis’te yaralandığını söyleyen bir gazi, 13 Temmuz’dan bu yana sürdürülen eylemin amacının yalnızca maddi haklardan ibaret olmadığını belirtti.</p>
<p style="font-weight: 400;">Güvenpark’tan çıkarılmalarının ardından yaşananları anlatan gazi, kendileriyle görüşmek üzere herhangi bir bürokrat, bakan ya da milletvekilinin gelmediğini söyledi. Gazi, Gazi Uyumevi’nde de kendileriyle görüşülmediğini belirterek sürecin daha fazla gerilmesine tepki gösterdi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Gazinin anlattığına göre temel talepleri, er gazileri ile diğer askeri personel gazileri arasında bulunan özlük hakkı farklılıklarının giderilmesi.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-26509 aligncenter" src="https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/08/icerisi2-scaled.png" alt="" width="2560" height="1439" srcset="https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/08/icerisi2-scaled.png 2560w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/08/icerisi2-300x169.png 300w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/08/icerisi2-1024x576.png 1024w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/08/icerisi2-768x432.png 768w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/08/icerisi2-1536x864.png 1536w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/08/icerisi2-2048x1152.png 2048w" sizes="auto, (max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></p>
<h4><strong>&#8220;Talebimiz  emsallik, yani eşitlik&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Gazi, özellikle tedavi ve protez konusunda yaşadıkları sorunlara dikkat çekerek, aynı durumda bulunan farklı statüdeki gazilerin yararlanabildiği bazı imkanlardan er gazilerin yararlanamadığını belirtti.</p>
<p style="font-weight: 400;">Kendisinin de tedavi konusunda sorun yaşadığını belirten gazi, bir arkadaşının protezinin kırılması halinde yenilenmesi için yıllarca beklemek zorunda kaldığını söyledi.</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8220;<em>Biz de insana yaraşır şekilde tanımlanalım</em>&#8221; diyen gazi, taleplerinin rütbeli gazilerle aynı maaşı almak olmadığını, kendilerine uygun bir emsal statü ve buna bağlı özlük hakları verilmesini istediklerini ifade etti.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;30 yıldır çalışıyorum, benim unvan değişikliğim olmadı&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Eyleme destek vermek için Ankara’ya gelen bir şehit yakını ise yaşadığı sorunun kendi çalışma hayatında ortaya çıktığını anlattı.</p>
<p style="font-weight: 400;">Kardeşinin 1995 yılında Tunceli’de şehit olduğunu belirten şehit yakını, 1997 yılında işe alındığını ve yaklaşık 30 yıldır çalıştığını söyledi. 2016 yılında şehit yakınları için yapılan bir unvan değişikliğinden kendisinin yararlanamadığını belirten şehit yakını, konuyu mahkemeye taşıdığını ancak sonuç alamadığını ifade etti.</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8220;<em>Emsal istiyoruz</em>&#8221; diyen şehit yakını, taleplerinin gazilerle birlikte ortak bir noktada buluştuğunu söyledi: &#8220;<em>Gazi ve şehit yakınlarına emsal istedik, başka bir şey istemiyoruz</em>.&#8221;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-26510 aligncenter" src="https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/08/WhatsApp-Image-2026-08-20-at-17.43.23.jpeg" alt="" width="1600" height="1200" srcset="https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/08/WhatsApp-Image-2026-08-20-at-17.43.23.jpeg 1600w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/08/WhatsApp-Image-2026-08-20-at-17.43.23-300x225.jpeg 300w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/08/WhatsApp-Image-2026-08-20-at-17.43.23-1024x768.jpeg 1024w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/08/WhatsApp-Image-2026-08-20-at-17.43.23-768x576.jpeg 768w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/08/WhatsApp-Image-2026-08-20-at-17.43.23-1536x1152.jpeg 1536w" sizes="auto, (max-width: 1600px) 100vw, 1600px" /></p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Gazi Uyumevi’nin girişinde askerler barikat oluşturdu</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">İçişleri Bakanlığı’na yürüyüş girişiminin ardından Gazi Uyumevi’ne dönmek isteyen gaziler ve şehit yakınları, tesisin girişinde önce içeriye alınmadı. İçeriye alınmama sebebi olarak yeni gelen gazilerimizin alınmadığını, başka yerlerde konaklamalarını sağlayacakları söylenildi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Giriş noktasında askerler yan yana dizilerek bedenleriyle barikat oluşturdu. Gaziler ile askerler arasında karşılıklı görüşmeler yaşanırken grup bir süre girişin önünde bekledi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Bir şehit yakını, &#8220;<em>Benim babam 2017’de şehit oldu, 9 yıldır naaşı bulunamadı. Beni nasıl buraya almıyorsunuz?</em>&#8221; diyerek tepki gösterdi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Bir başka gazi ise Uyumevi’ne alınmamalarının sebebinin, asker ve gazileri karşı karşıya getirerek hak arama sürecinin baltalanması olduğunu söyledi. Gazi Uyumevi’ne giriş konusunda yaşanan bu anlar sırasında alanda bulunan gazeteciler de görüntü aldı.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Gazetecinin görüntülerine müdahale girişimi</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Gazi Uyumevi’nin bahçesine giren bir gazeteci, içeride görüntü aldığı sırada iki asker tarafından koluna girilerek dışarı çıkarıldı.</p>
<p style="font-weight: 400;">Gazi Uyumevi’nin bahçesinde görüntü alan bir gazeteci, iki asker tarafından kolundan tutularak dışarı çıkarıldı. Yaklaşık beş dakika sonra askerler gazetecinin yanına gelerek &#8220;<em>Gaziler sizi çağırıyor</em>&#8221; diyerek kendileriyle birlikte gelmesini istedi. Gazeteci, gazilerin kendisini çağırmadığını belirterek askerlerle gitmeyi reddetti. Bu sırada eylemcilerden biri de gazetecinin çağrılmadığını söyleyerek askerlere tepki gösterdi. Askerlerden biri ise gazetecinin &#8220;<em>Gaziler ve komutanım çağırıyor</em>&#8221; sözleriyle çağrıldığını ifade etti.</p>
<p style="font-weight: 400;">Gazetecinin çektiği görüntülerin teslim edilmesinin istendiği yönündeki iddia ise olay sırasında dile getirildi. Gazeteci, bazı gazilerin desteğiyle askerlerle birlikte gitmeyi reddederek daha sonra alandan ayrıldı.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Meclis gündeminde de yer aldı</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Şehit yakınları ve gazilerin talepleri, eylemin başladığı süreçte Meclis gündemine de taşındı. 3 Ağustos 2026’da TBMM Başkanlığı’na sunulan kanun teklifinde er gaziler, güvenlik korucuları, askeri öğrenciler ve siviller dahil olmak üzere bazı grupların aylıklarının artırılmasına yönelik düzenlemeler yer aldı. Gaziler, taleplerinin hala tam olarak karşılanmadığını gerekçesiyle, 13 Temmuz’da başlayan eylemlerin isürdürüyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Bilkent’te yaşanan gerilim ve bir gazinin köprüye çıkmasıyla daha da görünür hale gelen süreçte eylemcilerin talebi ise kendi ifadeleriyle &#8220;emsallik ve eşitlik.&#8221;</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/gaziler-13-temmuzdan-bu-yana-direniyor-emsallik-ve-esitlik-istiyoruz.html">Gaziler 13 Temmuz’dan bu yana direniyor: Emsallik ve eşitlik istiyoruz!</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/gaziler-13-temmuzdan-bu-yana-direniyor-emsallik-ve-esitlik-istiyoruz.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Valiliğin besleme yasağını yargı durdurdu</title>
		<link>https://9koy.org/valiligin-besleme-yasagini-yargi-durdurdu.html</link>
					<comments>https://9koy.org/valiligin-besleme-yasagini-yargi-durdurdu.html#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Aug 2026 08:59:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Bölgesel Telif Desteği Programı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=25963</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ayşegül Erkaya Arslan Ankara Valiliği Kasım 2025 tarihinde, İl Hayvanları Koruma Kurulu toplantısında kurul üyeleriyle Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) ve ilçe belediyelerinin de oylarıyla kamusal alanlarda “kontrolsüz beslemeyi” yasaklayan kararına yönelik mahkeme yürütmeyi durdurdu. Avukat Selin Aksu, besleme yasağına karşı açtığı dava sonucunda Ankara 15. İdare Mahkemesi’nin valiliğin yasak kararını durduğuna yönelik sonucu 9 Mart [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/valiligin-besleme-yasagini-yargi-durdurdu.html">Valiliğin besleme yasağını yargı durdurdu</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;"><strong>Ayşegül Erkaya Arslan</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Ankara Valiliği Kasım 2025 tarihinde, İl Hayvanları Koruma Kurulu toplantısında kurul üyeleriyle Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) ve ilçe belediyelerinin de oylarıyla kamusal alanlarda “kontrolsüz beslemeyi” yasaklayan kararına yönelik mahkeme yürütmeyi durdurdu. Avukat Selin Aksu, besleme yasağına karşı açtığı dava sonucunda Ankara 15. İdare Mahkemesi’nin valiliğin yasak kararını durduğuna yönelik sonucu 9 Mart tarihinde sosyal medya hesaplarında paylaştı.</p>
<p style="font-weight: 400;">Avukat Selin Aksu ve hayvan hakkı savunucusu Elif Düzgün, sürece ilişkin gelişmeleri 9.köy’e anlattı.</p>
<div id="attachment_25965" style="width: 365px" class="wp-caption alignright"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-25965" class=" wp-image-25965" src="https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/07/Avk.-Selin-Aksu.jpeg" alt="" width="355" height="355" srcset="https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/07/Avk.-Selin-Aksu.jpeg 400w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/07/Avk.-Selin-Aksu-300x300.jpeg 300w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/07/Avk.-Selin-Aksu-150x150.jpeg 150w" sizes="auto, (max-width: 355px) 100vw, 355px" /><p id="caption-attachment-25965" class="wp-caption-text">Selin Aksu</p></div>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Katliam yasası dediğimiz yasaya bile aykırı bir karar&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Valiliğin besleme yasağı kararı aldığı gün içinde vakit kaybetmeden dava açtığını belirten Selin Aksu, uzun zamandır politikanın hayvanların aleyhine olduğunu buradan alınan güçle alınan bir karar olabileceğini aktardı: &#8220;<em>Üzüldüm tabii ama çok uzun zamandır politika bu yönde zaten. Hayvanların toplanması da aynı şekilde, barınakların düzeni de aynı şekilde maalesef. Buradan aldıkları cesaretle belki de valilik böyle bir karar aldı ama bizim gibi katliam yasası olarak adlandırdığımız, kabul bile etmediğimiz yasaya bile aykırı şekilde, onu bile aşan bir karar olduğu için hemen dava açmak istedim. Zaten kararın alındığı gün davasını açtım</em>.&#8221;</p>
<p style="font-weight: 400;">Aksu, mahkemenin yürütmeyi durdurma kararının, valiliğin besleme yapanlara idari para ceza kesme yetkisinin artık hukuken mümkün olmadığı anlamına geldiğini söyledi.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Telafisi olmayacak bir karar&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Aksu, dava açarken aynı zamanda yürütmenin durdurulmasını da idare mahkemesinden talep ettiğini, idare mahkemesinin, Aksu’nun talebine yönelik yürütmenin durdurulmasına karar vermediğini, bunun üzerine bölge adliye mahkemesine itiraz yolunda bulunduğunu, yürütmenin durdurulması kararının bölge adliye mahkemesinden olduğunu söyledi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Aksu, besleme yasağı kararını, mahkemenin “telafisi olmayacak bir karar” olarak değerlendirdiğini açıkladı: &#8220;<em>Bölge adliye mahkemesi de tam olarak benim de neden durdurulması gereken noktalara değinerek demiş ki, &#8216;Sizler bu kararı, karar verilene kadar öyle ya da böyle durdurmazsanız hava şartları da göz önüne alındığında yerleşik bir uygulama haline de geleceği için insanlarda da böyle bir algı oluşacak ve bu zarar giderilemeyecek telafisi olmayacak bir zarar.&#8217; Benim itirazımın kabulü bölge adliye mahkemesinden oldu bu kararla yürütme durduruldu</em>.&#8221;</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;</strong><strong>Dayandığım tek şey hayvan hakları değildi&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Kararın emsal karar olmasına ilişkin Aksu, şunları söyledi: &#8220;<em>Öncesinde örneği yok o yüzden birinci olarak emsal. Ben hayvan hakları çalışan bir avukat değilim benim alanım ceza ve aile ama 15 yıllık bilgi birikimim ve tecrübemle ne hukuka uygun ne hukuka aykırı onu tahayyül edebiliyorum. Bir sürü meslektaş daha önce açtıkları davaları kaybetmişler, çünkü onlar biraz daha hak temelli bakıyorlar, benim burada dayandığım tek şey hayvanların yaşam hakları değildi, aynı zamanda idarenin, sorumluluğunun yetkisinin gaspıydı haddini aşan bir durum olması, insanlar arasında infial yaratacak bir belirsizlik durumu olmasaydı.</em>&#8220;</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Besleme yasağı hem hayvanları hem insanları mağdur etti&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Yaklaşık üç yıldır Ankara’da hayvanların beslenmesi, yuvalandırması, tedavisi için gönüllü süreçler üstlendiğini belirten Elif Hazal Düzgün de karardan etkilenen hayvan hakkı savunucularından biri. Düzgün, yasak kararını duyduğu ana ilişkin şunları söyledi: &#8220;<em>Tabiri caizse cinnet geçirdim. Bu düşünceye sahip olan tek bir kişi değil, kuruldaki toplanan tüm kişilerin düşüncesinin bu yönde olması insanlığın ve vicdani duyguların ne kadar yok olmaya başladığını bir kez daha gösterdi.</em>&#8220;</p>
<p style="font-weight: 400;">Besleme yasağının medyada da yer bulmasıyla insanların haberdar olduğunu belirten Düzgün, besleme yapanlara yönelik engelleyici tutumların oluştuğunu, belediye ekiplerinin arandığını ve ekiplerin gelerek köpeklere anestezi iğne atmaları süreçlerinin yaşanmasıyla hem insanların hem de hayvanların mağduriyet yaşadığını aktardı.</p>
<p style="font-weight: 400;">Besleme yasağının kalkmasına ilişkin gözlemlerinde, hayvanların sağlığı ve yaşamı konusunda değişiklikler yarattığını belirten Düzgün, nasıl ki insanlar yemek yemediğinde sinirli olabiliyorsa köpekler de açlıktan agresyon sergileyebiliyordu, bizim için sadece hayvanların değil tüm canlıların yaşam hakkı öncelikli dedi.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Diğer şehirlerdeki yasaklara etkisi var mı? </strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Dilekçelerini çok sayıda hayvan dernekleriyle ve  şahsi olarak hayvan haklarıyla uğraşan kişilerle de paylaştığını söyleyen Aksu, mahkemenin Ankara’daki besleme yasağını durdurmasının farklı şehirlerde ki yasaklara yönelik etkisine dair şunları söyledi: &#8220;<em>Bu noktada da idarenin bütünlüğü adına ilk derece mahkemelerinin kararları birbirlerini bağlamaz, idare mahkemesi Ankara’da bir ilk derece mahkemesidir, İstanbul’da da bir ilk derece mahkemesinde görülecektir ama sonuç olarak aynı kararı vermeyecekse buna bir sebep bulmak zorunda ve çok detaylı bir gerekçe var elimizde zannetmiyorum ki orada da farklı karar çıksın</em>.&#8221;</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/valiligin-besleme-yasagini-yargi-durdurdu.html">Valiliğin besleme yasağını yargı durdurdu</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/valiligin-besleme-yasagini-yargi-durdurdu.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Figüran” haberi böyle yalanlanamaz</title>
		<link>https://9koy.org/figuran-haberi-boyle-yalanlanamaz.html</link>
					<comments>https://9koy.org/figuran-haberi-boyle-yalanlanamaz.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Korhan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Jul 2026 05:39:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Faruk Bildirici]]></category>
		<category><![CDATA[Medya Ombudsmanlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=25998</guid>

					<description><![CDATA[<p>Faruk Bildirici Yazdığına göre, Ebru Çelik, bir ajansın CHP’nin üye katılım törenine katılacak insanlar topladığını duyunca kendi adını da yazdırmış, 950 lira için “figüranlık” yapmayı kabul edenlerin taşındığı minibüslerle gitmişti törene. Haberin yayımlanmasının ardından dijital mecralarda büyük gürültü koptu, haber hızla yayıldı medyaya. Önce CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, sonra da CHP Sözcüsü Müslim [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/figuran-haberi-boyle-yalanlanamaz.html">“Figüran” haberi böyle yalanlanamaz</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Faruk Bildirici</strong></p>
<p>Yazdığına göre, Ebru Çelik, bir ajansın CHP’nin üye katılım törenine katılacak insanlar topladığını duyunca kendi adını da yazdırmış, 950 lira için “figüranlık” yapmayı kabul edenlerin taşındığı minibüslerle gitmişti törene.</p>
<p>Haberin yayımlanmasının ardından dijital mecralarda büyük gürültü koptu, haber hızla yayıldı medyaya. Önce CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, sonra da CHP Sözcüsü Müslim Sarı tepki gösterdi. “Siz kimin figüranısınız?” diyen Tekin, “halkı yanıltıcı bilgi” iddiasıyla suç duyurusunda bulundu. Sarı da “iftira” atmak ve “tetikçilik” ile suçladı. Tekin, basın toplantısında da suçlayan, hakaret eden aynı üslubu sürdürdü.</p>
<p>Halbuki bir haber böyle yalanlanmaz. “Tetikçilik”, “figüranlık” ve “kirli medya” gibi hakaretamiz dil, yanıt olmadığı gibi, suç duyurusu ve savcılıklarla cezalandırmaya kalkmak, basın ve ifade özgürlüğünü savunan bir partinin temsilcilerine yakışmaz.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="detail-photo img-fluid" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-26-at-135447-1.jpeg" alt="Whatsapp Image 2026 07 26 At 13.54.47 (1)" width="1024" height="580" data-cke-saved-src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-26-at-135447-1.jpeg"></p>
<p>Gazetecinin, ajansın mesajı ve görüntülerle desteklediği haberine karşı açıklama yapıyorsanız, somut kanıtlar gerekir. Örneğin, o törende partiye katılan üyelerin listesi, töreni izleyenlerin nerelerden geldikleri gibi tereddüde yer bırakmayacak yeni bazı bilgiler…</p>
<p>Üstelik BirGün ve Ebru Çelik, bu tepkilerin ardından haberlerini savundu. Hem de haberi destekleyen yeni görüntü ve bilgiler çıktı ortaya. Sözcü TV muhabiri Nedim Bayhan da bir oyuncu ajansının bin lira ödeme vaadiyle kendilerini törene getirdiğini söyleyen bir kişinin görüntüsünü yayınladı. Ardından Halk TV muhabiri Umut Taştan da söz konusu ajansın paylaştığı farklı görüntüleri buldu; ajans yetkililerinin konuşmak istemediğini yazdı.</p>
<p>Sahada muhabirlik, medyamızda son zamanlarda ihmal edilen bir yöntem. BirGün’ün haberi, olayları yerinden izlemenin önemini anımsatması bakımından çok değerli. Nitekim Sözcü TV de haberi kıyısından yakalamış ama üzerine gidip, olgunlaştıramamış.</p>
<p>BirGün’ün muhabiri Ebru Çelik ise ilk andan itibaren olayı kavrayıp üzerine gitmiş. Bu açıdan başarılı. Ancak haberin eksiklerinden söz edilebilir. Ebru Çelik, olup biteni izleyip, para dağıtma görüntüsünü de aldıktan sonra kimliğini açıklayarak, ajans ve CHP yetkilileri ile konuşup, bazı “figüran”lar ile de söyleşi yaparak haberdeki boşlukları örtebilirdi.</p>
<p>Hem böylece gazetecinin kimliğini gizlemesiyle ilgili etik sorun da ortadan kaldırılmış olurdu. Malum, gazetecilik şeffaf bir iştir; gazeteci, sadece başka türlü izlenmesi mümkün olmayan ve geniş kamu yararı olan konularda kimliğini gizleyebilir. Bu olayda da kamu yararı olduğu bariz.</p>
<h3><strong>Yalanlayayım derken doğrulayan açıklama</strong></h3>
<p>BirGün’ün, “Butlancı isim, geçersiz diploma ile avukat oldu” <a href="https://www.birgun.net/haber/butlanci-isim-gecersiz-diploma-ile-avukat-oldu-724812" data-cke-saved-href="https://www.birgun.net/haber/butlanci-isim-gecersiz-diploma-ile-avukat-oldu-724812">haberinde</a> de yeni yönetimin Kayseri İl Disiplin Kurulu’na aldığı avukat O.D.’nin “avukatlık diplomasının Ekim 2025’te mahkeme kararıyla iptal edildiği” belirtiliyordu. Türkiye’deki bir liseden mezun olan O.D.’nin, ayrıca Rusya’dan bir liseden aldığı diploma ile üniversiteye kayıt yaptırdığı öne sürülüyordu.</p>
<p>Birçok site alıntıladıktan sonra haberin muhatabı Onur Sergen Doğan açıklama yaparak, suçlamaları reddetti. Doğan, “Sözde haber metni”, “iftira” gibi ifadeler kullanıyordu ama Hukuk Fakültesi diplomasının “denklik belgesinin iptal edildiği” gerekçesi ile iptal edildiğini de kabul ediyordu. Ama kendisinin Danıştay’a başvurduğunu, kararın kesinleşmediğini savunuyordu.</p>
<p>Aslında bu açıklama BirGün’ün haberini yalanlamıyor, doğruluyordu. Zira haberde de mahkeme kararından söz ediliyor, Doğan’ın ilk itirazının İstanbul 6. İdare Mahkemesi tarafından reddedildiği belirtiliyordu. O yüzden Sergen’in habere yönelik ifadeleri kesinlikle haksız.</p>
<p>Haberin tek eksiği, avukatın adının O.D. olarak kodlanmış olmasıydı. Böyle bir kısaltmaya gerek yoktu. Mahkeme kararına dayanan bir haberde isim açıkça yazılmalıydı. Nitekim haberin öznesi olan avukat, kendisi açıklama yaparak kodlamanın gereksizliğini de ortaya koydu.</p>
<h3><strong>YouTuber’a gizli reklam yaptıran kurumlar</strong></h3>
<p>YouTuber Ruhi Çenet’in deprem sonrasında Hatay, K. Maraş ve Adıyaman’da inşa edilen konutların olduğu bölgeleri gezerken çekilen videosuna iktidar medyası büyük ilgi gösterdi.</p>
<p>Çenet’in, Göbeklitepe ve Karahantepe’deki çekimlerin sonuna “en kapsamlı seferberlik” diyerek eklediği deprem konutlarının görüntüsünü içeren video, CNNTürk, Hürriyet, Milliyet, Medyatava, Mynet, Posta, Star, TV100’ün de aralarında olduğu onlarca sitede “Ruhi Çenet, asrın inşasını anlattı” başlıklarıyla haberleştirildi. 2.5 milyonu aştı izleyenlerin sayısı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="detail-photo img-fluid" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-26-at-135448-1.jpeg" alt="Whatsapp Image 2026 07 26 At 13.54.48 (1)" width="1024" height="580" data-cke-saved-src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-26-at-135448-1.jpeg"></p>
<p>Tabii hemen ardından Ruhi Çenet’e yönelik eleştiriler geldi; sosyal medyada bir yanda övgüler, öbür yanda konutlar ve deprem felaketinin ardından yapılanlardaki eksiklikleri dile getirenler yer aldı. Bunun üzerine Yeni Şafak, “Kendi ülkesinin yaralarını sarmasından rahatsız olanlar yine sahnede: Ruhi Çenet’e akıl almaz linç” haberiyle destek verdi.</p>
<p>İlginçtir, Yeni Şafak, Çenet’i böyle savunurken, yazarı İsmail Kılıçarslan farklı bir açıdan yaklaştı bu videoya. Gazetesinin tersine yanlış bulduğunu açıkça yazdı köşesinde:</p>
<p>“Gelelim çok tuhaf bulduğum, bizim mahallenin sekülerlere yaranmak için girdiği kompleksli dolaklardan birine. Maşallah üç gündür manşetten inmiyor Ruhi Çenet’in ‘O bile kabul etti’ başlıklarıyla sunulan deprem bölgesi videosu.</p>
<p>Hepimiz adımız gibi biliyoruz ki Çenet o videoyu, ‘Dur, ben deprem bölgesine bir gidip gezeyim de gördüklerimi izleyicilerime anlatayım’ diyerek çekmedi. ‘İşbirliği’ dediğimiz yöntemle gitti. Bir ya da birkaç kurumdan para aldı. O bir ya da birkaç kurum Ruhi Çenet’in videosu manşetleri süslesin diye bir miktar medyalama da yaptı.”</p>
<p>Meseleye Kılıçarslan gibi, “Sekülerleri ikna edeceğiz’ diye eldeki sağlam insan kaynağını küstürme” değil de izleyenlerin kandırılması açısından baktığımızda da yanlış bir yöntem bu.</p>
<p>Gerçekten Ruhi Çenet’e “bir ya da birkaç kurum” para vererek bu videoyu çektirdiyse gizli reklam çalışması yapılmış demektir. Oysa Ruhi Çenet, videoda böyle bir ilişkiden söz etmiyor, kendisi merak edip de oralarda dolaşmış gibi yayın yapıyor. Hatta “belgesel” çektiğini söylüyor. Oysa Göbeklitepe ile deprem konutlarının birbirine eklemlenmesi çok ilgisiz, yapay bir havada.</p>
<p>Üstelik 1 Ağustos’tan itibaren güncellenecek olan reklamlarla ilgili yönetmeliğe aykırı davranıyor. Hem de kamu kurumları eliyle ihlal ediyor yönetmeliği…</p>
<h4><strong>Hürriyet ve gazetecilik adabı </strong></h4>
<p>Hürriyet’te, “Yeter söz milletindir” köşesi de kapandı. Veda yazısı yazmasına bile izin vermeden, okurlarına duyurmadan, sessizce gazeteden uzaklaştırdılar Yalçın Bayer’i. Ne yazarına saygı gösterdi Hürriyet, ne de okurlara.</p>
<p>Meslekteki 35 yılını Hürriyet’te geçiren Yalçın Bayer de yazılarının gazetede yayımlanmamasının kırgınlığını dostlarına gönderdiği “Hürriyet’e veda” metninde dile getirdi:</p>
<p>“Son zamanlarda ‘sansür’ denilen uygulamalar, herkes gibi beni de rahatsız ediyordu. Sık sık haber verilmeden yazılar yayından çıkarılıyor, onların yerine boşluğu doldurmak için başka haberler konuluyordu. Bu, benim gibi bir gazeteci için hiç hoş değildi.</p>
<p>Bir televizyon yöneticisinin, gazetenin genel yayın yönetmeninin yetkisini aşarak kendi inisiyatifiyle ‘iktidar karşıtı’ olarak değerlendirdiği yazıları çıkarttırması büyük saygısızlıktı.</p>
<p>Yayından kaldırılacak yazıların, bir sekreter aracılığıyla yazı işlerine iletilip sessizce çıkarılması, bizim gazetecilik anlayışımızda kabul edilebilir bir uygulama değildi. Bu uygulamalar bizi büyük üzüntüye sevk ediyor, gerektiğinde sert sözler sarf etmek zorunda kalmamız bizi de kahrediyordu.”</p>
<p>Yalçın Bayer, Hürriyet’in “siyasi baskılar nedeniyle iyi yönetilemediği”ni, maaş farkları ile yemek ücretlerinin bile aylarca ödenmediğini de dile getirdi. Fakat metnin sonunda yine de “Hürriyet yıkılmamalı, iyi ellerde liderliğini sürdürmeli” dileğinde bulundu.</p>
<p>Anlattıkları çok üzücü. Yazıların böyle hoyrat bir üslupla makaslanması, sadece 64 yıllık gazeteci Yalçın Bayer’e değil, kime yapılırsa yapılsın gazetecilik adabına, ilkelerine aykırı.</p>
<h4><strong>ANKA’nın o paylaşımı ve pozisyonu</strong></h4>
<p>ANKA Haber Ajansı’nın, “Kemal Kılıçdaroğlu&#8217;nun arınma çağrısına vatandaşların olumlu tepkileri” paylaşımında, sokakta mikrofon tutulan dokuz vatandaşın görüşleri aktarılıyordu.</p>
<p>Sosyal medyada tepki ve eleştirilere yol açtı bu paylaşım. Kimileri de “ANKA’nın, CHP içindeki krizde pozisyonunu değiştirdiği” şeklinde yorumladı.</p>
<p>ANKA’nın, oluşumunda benim de katkıda bulunduğum Yayın İlkeleri’nde, “gücünü özgürlüğünden alan bağımsız bir haber ajansı” olduğu ve “gerçeği bozmadan, sansürlemeden, adil ve nesnel bir yaklaşımla topluma iletmeyi temel görev kabul ettiği” vurgulanıyor.</p>
<p>ANKA, “Vatandaşların olumlu tepkileri” paylaşımı öncesinde CHP’de Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel taraflarının açıklamalarını, toplantılarını ve tüm gelişmeleri aktarıyordu. Ajans olarak bir tarafın söylemini aktarıp, öbür tarafı görmezden gelemez. ANKA aktarır, abone olan medya kuruluşları o verilere dayanarak editoryal tercihte bulunur, istediği haberi kullanır.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="detail-photo img-fluid" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-26-at-135447.jpeg" alt="Whatsapp Image 2026 07 26 At 13.54.47" width="1024" height="580" data-cke-saved-src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-26-at-135447.jpeg"></p>
<p>Paylaşım sonrasında da baktım, izledim. Acaba ANKA, Özgür Özel tarafındaki gelişmeleri, açıklamaları izlemekten, aktarmaktan vazgeçti mi? Hayır, o paylaşımdan önce nasılsa ondan sonra da aynı şekilde devam etmiş. Örneğin Özgür Özel’in son grup toplantısını da baştan sona canlı yayımladı ANKA. Dolayısıyla “ANKA’nın pozisyon değiştirdiği” yorumları doğru değil. ANKA’nın, günümüzde muhalif medyanın ana haber kaynağı olduğunu da unutmamak lazım.</p>
<p>Ancak o paylaşımın habercilik açısından sorunlu olduğunu da belirtmeliyim. Öncelikle sorunun nasıl sorulduğunun videoda duyulmaması eksiklik. Sadece “olumlu tepkileri” yayımlamak da yanlış. Olumsuzları görmeden tepki yayımlamak, Kılıçdaroğlu’nun söylemiyle ilgili olarak sokaktaki insanın tutumunu tam olarak anlamaya yetmez.</p>
<p>Olumlu ve olumsuz tepkiler birlikte yayımlanmalı, gerçek deforme edilmemeliydi.</p>
<p><strong>Tek cümleyle:</strong></p>
<ul>
<li>Hürriyet, “Dünya Kupası şovu sınıfta kaldı” haberi yayımlayarak, Dünya Kupası final maçının devre arasındaki gösterileri yayımlamayan TRT’ye yönelik eleştirilerin üzerini örttü.</li>
</ul>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="detail-photo img-fluid" src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-26-at-135448.jpeg" alt="Whatsapp Image 2026 07 26 At 13.54.48" width="1024" height="580" data-cke-saved-src="https://24saatgazetesicom.teimg.com/24saatgazetesi-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-26-at-135448.jpeg"></p>
<ul>
<li>Cumhuriyet internet, 22 Temmuz’da “Sungun Babacan kimdir, neden hayatını kaybetti?” haberi yayımladı ama seslendirme sanatçısı Babacan, yeni değil, dört yıl önce ölmüştü.</li>
<li>Yeni Akit, “Kızıl Soros’un Ahbap’ı” haberinde tutuklanan Haluk Levent ile Prof. Dr. Haluk Levent’i karıştırdı; Yurttaşlık Derneği’nin yalanlamasını da yok sayarak haberi düzeltmedi.</li>
<li>Türkiye gazetesinde Prof. Dr. E. Buğra Ekinci, “İdeolojik sebeplerle şehir adı değiştirilirdi” yazısında Diyarbakır’ın antik dönemdeki adının Amida, sonra da Amid olduğunu yazmadı.</li>
<li>AHaber, Erzurum’da bir apartmanın yedinci katından kaldırımdaki adamın başına halı düşmüştü ama görüntü tam sekiz kez tekrarlanınca halı da sekiz kez düşmüş gibi oldu.</li>
<li>Halk TV, Haberler.com ve Sözcü, AKP Gençlik Kolları Başkanvekili Coşkun Keklik’in katıldığı bir düğünde havaya ateş ettiği görüntüleri yayımlarken, bu görüntüyü ilk olarak Barış Yarkadaş’ın sosyal medyadan paylaştığı bilgisini vermedi.</li>
<li>Sabah, “MASAK tam 2 yıldır AHBAP’ın ensesindeydi” haberinde suç işlenmesine iki yıl boyunca müdahale edilmeyip seyirci kalınmasının nedenini sorgulamadı.</li>
<li>Yeni Şafak, AKP’li Güngören Belediyesi’nin tam sayfa reklam metnini, “Bu bir reklamdır” uyarısı koymadan habermiş gibi sunarak okurunu aldattı.</li>
<li>Milliyet, Posta, Sol Haber, Yeni Şafak ve Oda TV, Özgür Özel’in, Hacı Bayramı Camisi’nde kıldığı namaz sonrası çıkan arbedede Mustafa Sarıgül’ün bir vatandaşa tekme attığı görüntüyü Elips Haber’den Kadir Gürhan’ı kaynak göstermeden kullandı.</li>
</ul>
<p><strong>ELEŞTİRİ</strong>, <strong>ŞİKÂYET</strong> <strong>VE ÖNERİLERİNİZ İÇİN: </strong><a href="mailto:medyaombudsman@gmail.com" data-cke-saved-href="mailto:medyaombudsman@gmail.com">medyaombudsman@gmail.com</a></p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/figuran-haberi-boyle-yalanlanamaz.html">“Figüran” haberi böyle yalanlanamaz</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/figuran-haberi-boyle-yalanlanamaz.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>9. Köy Haber Merkezi yeni dönem başvuruları başladı!</title>
		<link>https://9koy.org/9-koy-haber-merkezi-yeni-donem-basvurulari-basladi-2.html</link>
					<comments>https://9koy.org/9-koy-haber-merkezi-yeni-donem-basvurulari-basladi-2.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Korhan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Jul 2026 09:48:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyurular / Söyleşiler]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[9. Köy Haber Merkezi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=24349</guid>

					<description><![CDATA[<p>9. Köy Haber Merkezi’nde dokuzuncu dönem başlıyor. Gazeteciler Cemiyeti tarafından yürütülen ve Norveç Büyükelçiliği tarafından finanse edilen proje kapsamında, genç gazetecilere özel haber üretebilmeleri için eğitim ve telif desteği veriliyor. Deneyimli gazeteciler Erhan Karadağ ve Ayşe Sayın’ın editörlük görevini üstlendikleri haber merkezi, yeni mezun gazetecileri ‘usta-çırak’ ilişkisiyle basın sektörüne hazırlamayı hedefliyor. Genç gazeteci adayları programa [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/9-koy-haber-merkezi-yeni-donem-basvurulari-basladi-2.html">9. Köy Haber Merkezi yeni dönem başvuruları başladı!</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>9. Köy Haber Merkezi’nde dokuzuncu dönem başlıyor. Gazeteciler Cemiyeti tarafından yürütülen ve Norveç Büyükelçiliği tarafından finanse edilen proje kapsamında, genç gazetecilere özel haber üretebilmeleri için eğitim ve telif desteği veriliyor.</p>
<p>Deneyimli gazeteciler Erhan Karadağ ve Ayşe Sayın’ın editörlük görevini üstlendikleri haber merkezi, yeni mezun gazetecileri ‘usta-çırak’ ilişkisiyle basın sektörüne hazırlamayı hedefliyor.</p>
<p>Genç gazeteci adayları programa <strong>2 Ağustos 2026 </strong>Pazar gününe kadar&nbsp;başvuru yapabilecek.</p>
<h4><strong><u>Genç gazeteciler nasıl desteklenecek?</u></strong></h4>
<p>On genç gazeteci, iki ay boyunca Erhan Karadağ ve Ayşe Sayın ile haftalık toplantılarda bir araya gelerek haber üretim sürecinin her aşamasını tecrübe edebilecek. Programa katılan gazetecilerin <strong>iki aylık</strong>&nbsp;süre zarfında&nbsp;<strong>10 haber</strong> hazırlamaları bekleniyor. Metin, video haber ya da podcast türünde üretilecek haberler 9. Köy web sitesinde yayınlanacak ve üretilen her haber başına <strong>brüt 800 Norveç kronu</strong> telif ödemesi yapılacaktır. Genç gazetecilerin ülke çapında haber takibi/üretimi yapabilmeleri için seyahat ve konaklama bütçesi mevcuttur.</p>
<h4><strong><u>Kimler başvurabilir?</u></strong></h4>
<p>– 01.01.1998 tarihinden sonra doğmuş,</p>
<p>– Üniversite mezunu veya son sınıf öğrencisi olan, (İletişim fakültesi mezunu olmak tercih sebebi olacaktır)</p>
<p>– Türkiye’de ikamet eden gerçek kişiler&nbsp;başvuru yapabilir.</p>
<p>Proje kapsamındaki eğitim, haber toplantısı ve söyleşiler Gazeteciler Cemiyeti’nin Ankara’daki Basın Evi’nde yapılacaktır. Ancak projeye başvurmak için <strong>Ankara’da ikamet etme şartı aranmamaktadır</strong>. Farklı illerde ikamet eden katılımcılar eğitim, toplantı ve söyleşilere çevrimiçi katılabilirler.</p>
<h4><strong>&nbsp;<u>Nasıl başvurulur?</u></strong></h4>
<p>Belirtilen kriterleri karşılayan gazeteciler aşağıdaki formu doldurarak eğitime başvurabilirler.</p>
<p><script type="text/javascript" src="https://form.jotform.com/jsform/262002939693967"></script></p>
<p><em>Başvuru formunu görüntülemekte sorun yaşıyorsanız <a href="https://form.jotform.com/262002939693967"><strong>tıklayınız</strong></a></em></p>
<p>Başvuru sonucunuzla ilgili olarak proje ekibi tarafından bilgilendirileceksiniz.</p>
<p><strong>Son başvuru tarihi: 2 Ağustos 2026</strong></p>
<p>Program rehberi için <a href="https://9koy.org/wp-content/uploads/2023/12/9.-KOY-BASVURU-REHBERI.pdf"><strong>tıklayınız</strong></a></p>
<p>Sorularınız için&nbsp;<strong>info@gc-tr.org</strong>&nbsp;adresinden bize ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/9-koy-haber-merkezi-yeni-donem-basvurulari-basladi-2.html">9. Köy Haber Merkezi yeni dönem başvuruları başladı!</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/9-koy-haber-merkezi-yeni-donem-basvurulari-basladi-2.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yasa çare olmadı: Hayvan barınaklarında kriz büyüyor</title>
		<link>https://9koy.org/yasa-care-olmadi-hayvan-barinaklarinda-kriz-buyuyor.html</link>
					<comments>https://9koy.org/yasa-care-olmadi-hayvan-barinaklarinda-kriz-buyuyor.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Jul 2026 07:46:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[9. Köy Haber Merkezi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=25277</guid>

					<description><![CDATA[<p>Alara Türkeli 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nda yapılan değişikliklerin ardından geçen yaklaşık iki yılda barınaklardaki koşullara ilişkin tartışmalar sürüyor. Türkiye Hayvanları Koruma Derneği (THKD) Yönetim Kurulu Başkanı Birgül Rona ile hayvan hakları savunucusu Alper Karmış, barınaklarda yaşanan kapasite aşımı, sağlık sorunları ve denetim eksikliği gibi sorunları 9. Köy’e anlattı. THKD Başkanı Birgül Rona, 2004 yılında yürürlüğe [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/yasa-care-olmadi-hayvan-barinaklarinda-kriz-buyuyor.html">Yasa çare olmadı: Hayvan barınaklarında kriz büyüyor</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;"><strong>Alara Türkeli</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nda yapılan değişikliklerin ardından geçen yaklaşık iki yılda barınaklardaki koşullara ilişkin tartışmalar sürüyor. Türkiye Hayvanları Koruma Derneği (THKD) Yönetim Kurulu Başkanı Birgül Rona ile hayvan hakları savunucusu Alper Karmış, barınaklarda yaşanan kapasite aşımı, sağlık sorunları ve denetim eksikliği gibi sorunları 9. Köy’e anlattı.</p>
<p style="font-weight: 400;">THKD Başkanı Birgül Rona, 2004 yılında yürürlüğe giren kanunun temel dayanaklarından birinin “yerinde yaşatma” ilkesi olduğunu belirterek, bu ilkeyi düzenleyen 6. maddenin 2024 yılında yapılan değişiklikle kaldırıldığını söyledi. Rona, belediyelere verilen kısırlaştırma görevinin yıllarca yeterince uygulanmaması nedeniyle sokak hayvanı nüfusunun arttığını, son düzenlemenin ise toplama uygulamalarını yaygınlaştırdığını savundu.</p>
<p style="font-weight: 400;">Barınaklardaki kapasite sorununun kalıcı olarak çözülemeyeceğini ifade eden Rona, toplanan hayvanların kısa süre içinde uyutulmasının önüne geçmek için gönüllülerin, kendi imkanlarıyla çip taktırarak bu canlıları koruma altına almaya çalıştığını belirtti ve ekledi: &#8220;<em>Asıl sorun bir barınağın kapasitesinin yeterli olup olmadığı değil. Burada en önemli faktör orada görevli olan personelin yani veteriner hekimler, yardımcıları ve bakıcıların vicdan sahibi, merhametli, görevini benimsemiş bireylerden olup olmadıklarıdır. Öte yandan, kapasitesi yüksek ve kalabalık barınaklarda barındırılan</em> <em>hayvanlara iyi bakılabilmesi de mümkün değildir.&#8221;</em></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-25279 alignright" src="https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/06/barinak_haberi_6.jpeg" alt="" width="320" height="427" srcset="https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/06/barinak_haberi_6.jpeg 480w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/06/barinak_haberi_6-225x300.jpeg 225w" sizes="auto, (max-width: 320px) 100vw, 320px" /></p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Hasta ve yavru köpeklerin vahim durumu</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Barınakların çoğunda tedavi yapılmadığı için hasta köpek sayısında artış olduğunu gözlemleyen Alper Karmış, buna ek olarak yavru köpek sayısında da artış olduğu için çok fazla yavru ve yetişkin köpeğin yaşamını yitirdiği bilgisini verdi. Çok dar kafeslerde çok fazla köpek bir arada durduğunu aktaran Karmış, bu koşulların hastalıkların hızla yayılmasına neden olduğunu da ekledi.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;2025 yılında 150 bin köpeğin yaşam hakkı elinden alındı&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Sokak hayvanlarına yönelik hazırlanan planı eleştiren Karmış acele toplatılma, barınaklardaki yetersiz koşullar ve karmaşanın, çoğu zaman ötenaziye bile gerek kalmadan sayısı yüz binlere ulaşan ölümlere neden olduğunu açıkladı. 2025 yılı içinde Türkiye genelinde, resmi rakamlara göre 150 bin köpeğin yaşamını yitirdiğini aktaran Alper Karmış, tablonun vehametini şu sözlerle açıkladı:</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8220;<em>Resmi rakamlara göre 2025 yılında toplanan 450 bin köpeğin 150 bini hayatını kaybetti. Barınaklar hem dar hem de kapasitesinin üzerinde dolu olduğu için ölümler artıyor. Yasada belirtilen metrekare şartlarına uyulmuyor; 8-10 metrekarelik alanlarda birer adet köpek bulunması gerekirken, 10 ila 15 köpek birlikte tutuluyor. Yemeğe ulaşamayacağını hisseden veya köşeye sıkıştığını hisseden köpekler de birbirlerine saldırıyor.&#8221;</em></p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Hayvanların durumu şeffaflıkla aktarılmıyor&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Barınaklardaki hayvanların durumuna ilişkin yeterli şeffaflık olmadığını vurgulayan Karmış, bazı barınakların, ziyaret hakkı yasa ile güvence altına alınmış olmasına rağmen bireysel ziyaretçilere ve sivil toplum kuruluşlarına ziyaret izni vermediğini açıkladı. Karmış, yapılan ziyaretlerin doğal denetleme anlamına geldiğinin altını çizerek bazı barınaklarda bu ziyaretlerin zorlu koşullara bağlandığını, bazı yerlerde ise haftada yalnızca bir ya da iki gün ziyaret izni tanındığını belirtti.</p>
<p style="font-weight: 400;">Ziyaret süreçlerine ilişkin tartışmalar zaman zaman kamuoyuna da yansıdı. Antalya&#8217;daki Kumluca Hayvan Bakım Evi&#8217;ni ziyaret eden avukatların fiziksel müdahaleyle karşılaştığı ve tesisten uzaklaştırıldığına ilişkin görüntüler de sosyal medyada gündeme gelmişti.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Resmi verilere güvenmek mümkün değil&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Benzer eleştirilerde bulunan Hayvan Hakları Derneği Başkanı Rona da belediyelerin süreci “kapalı kutu” şeklinde yürüttüğünü öne sürdü. Kaç sokak hayvanının toplatıldığına ilişkin sağlıklı verilere ulaşılamadığını belirten Rona, bu nedenle resmi istatistiklere güvenmenin mümkün olmadığını dile getirdi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Yasal düzenlemelere uygun davranılması hâlinde sorunların büyük ölçüde önlenebileceğini belirten Karmış, artan nüfusun barınaklardaki yaşam koşullarını zorlaştırmasına rağmen köpeklerin hızla toplanmaya devam ettiğini söyledi.</p>
<p><span style="font-weight: 400;">Öte yandan İçişleri Bakanlığı tarafından paylaşılan verilere göre, Mayıs 2026 itibarıyla Türkiye genelinde sahipsiz sokak köpeklerinin toplatılma oranı yüzde 82’ye ulaştı. En son açıklanan resmi verilere göre ise Nisan 2026 itibarıyla barınaklarda bulunan köpek sayısı 452 bin 587 olarak kaydedildi.</span></p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/yasa-care-olmadi-hayvan-barinaklarinda-kriz-buyuyor.html">Yasa çare olmadı: Hayvan barınaklarında kriz büyüyor</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/yasa-care-olmadi-hayvan-barinaklarinda-kriz-buyuyor.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
