<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kadın ve Medya Archives - 9.Köy</title>
	<atom:link href="https://9koy.org/dosya-haberler/kadin_medya/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://9koy.org/dosya-haberler/kadin_medya</link>
	<description>Haberler</description>
	<lastBuildDate>Thu, 02 Jul 2026 08:04:53 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>

<image>
	<url>https://9koy.org/wp-content/uploads/2023/06/cropped-Basliksiz-1-kopya-32x32.png</url>
	<title>Kadın ve Medya Archives - 9.Köy</title>
	<link>https://9koy.org/dosya-haberler/kadin_medya</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Sosyal medyada etkileşim yarışı kadınları hedef alıyor</title>
		<link>https://9koy.org/sosyal-medyada-etkilesim-yarisi-kadinlari-hedef-aliyor.html</link>
					<comments>https://9koy.org/sosyal-medyada-etkilesim-yarisi-kadinlari-hedef-aliyor.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Jul 2026 08:04:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kadın ve Medya]]></category>
		<category><![CDATA[9. Köy Haber Merkezi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=25245</guid>

					<description><![CDATA[<p>Alara Türkeli Sosyal medyada çoğu zaman içerik kalitesinden çok etkileşim yarışı öne çıkıyor. Bu yarışın en görünür araçlarından biriyse linç kültürüyle beslenen dijital şiddet mekanizmaları. Bu şiddetten en fazla etkilenenlerin başında ise kadınlar geliyor. Bir dönem “özgürlük alanı” olarak görülen sosyal medya, bugün patriyarkal dilin yeniden üretildiği bir zemine dönüşüyor. 9.Köy’e konuşan akademisyen Gülüm Şener, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/sosyal-medyada-etkilesim-yarisi-kadinlari-hedef-aliyor.html">Sosyal medyada etkileşim yarışı kadınları hedef alıyor</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;"><strong>Alara Türkeli</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Sosyal medyada çoğu zaman içerik kalitesinden çok etkileşim yarışı öne çıkıyor. Bu yarışın en görünür araçlarından biriyse linç kültürüyle beslenen dijital şiddet mekanizmaları. Bu şiddetten en fazla etkilenenlerin başında ise kadınlar geliyor. Bir dönem “özgürlük alanı” olarak görülen sosyal medya, bugün patriyarkal dilin yeniden üretildiği bir zemine dönüşüyor.</p>
<p>9.Köy’e konuşan akademisyen Gülüm Şener, sosyal medyada etkileşim almak uğruna kadınları itibarsızlaştıran, küçümseyen ve hedef gösteren içeriklerin toplumsal cinsiyete dayalı dijital şiddet kapsamında olduğunu söyledi.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-full wp-image-25249 alignright" src="https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/06/C_D_S_foto_tweet_.jpeg" alt="" width="481" height="596" srcset="https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/06/C_D_S_foto_tweet_.jpeg 481w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/06/C_D_S_foto_tweet_-242x300.jpeg 242w" sizes="(max-width: 481px) 100vw, 481px" /></p>
<p style="font-weight: 400;">X platformundaki gönderi ve etkileşim verilerini analiz etmesi istenen yapay zekâ aracı Grok’un derlediği tahmini verilere göre, Türkiye’de mavi tikli hesaplar tarafından paylaşılan içerikler, kadınlara yönelik dijital linç kültürünün görünür hâle geldiği önemli alanlardan biri. Günlük binin üzerinde videolu paylaşımın en az yüzde 25’i kadınları konu alıyor ve bu içeriklerin önemli bölümünde ise hedef gösterici, cinsiyetçi ve aşağılayıcı dilin öne çıktığı görülüyor. Analize göre kadın odaklı videolu içeriklerde negatif dil oranı yüzde 35’in üzerine çıkıyor. Kadınları hedef alan içeriklerde kullanılan dilin çoğunlukla aşağılayıcı, genelleyici ve ahlak merkezli ifadelerden oluştuğu görülüyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Daha önce içerikleri izinsiz şekilde kullanılan ve hedef haline getirilen içerik üreticisi Eyşan Sarpaş, sosyal medyada içeriklerin sıklıkla bağlamından koparıldığını şu sözlerle anlattı: &#8220;<em>Söylediğiniz şey birkaç saniyelik kesitlerle dolaşıma sokuluyor. Siz belli bir tartışmayı açmak için konuşurken başka bir hesap bunu alaycı ve hedef gösterici bir dille yeniden paylaşabiliyor. O noktada kendi sözünüz size karşı bir saldırı aracına dönüşüyor.</em>&#8220;</p>
<p style="font-weight: 400;">Bazı hesapların, etkileşimlerini kadınları hedef alarak büyüttüğünü düşünen Sarpaş, kadın düşmanlığının yeni medyada adeta bir içerik formatına dönüştüğünü söyledi. Sarpaş, &#8220;<em>Bir kadının kıyafetini, konuşmasını ya da fikrini aşağılayıcı bir bağlamda paylaştığınızda çok hızlı bir öfke kalabalığı oluşabiliyor. Bu da beğeni, paylaşım ve takipçi olarak geri dönüyor</em>&#8221; ifadelerini kullandı. Kadınların sosyal medyada daha hızlı hedef alınmasının toplumsal cinsiyet eşitsizliğiyle doğrudan bağlantılı olduğunu belirten Sarpaş, &#8220;<em>Kadın konuştuğunda, itiraz ettiğinde ya da sadece görünür olduğunda bile ‘yerini aşmış’ gibi algılanabiliyor</em>&#8221; dedi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Akademisyen Gülüm Şener, bazen mağdurların bile fark edemediği dijital şiddetin, algoritmaların etkisiyle kısa sürede organize nefret kampanyalarına dönüşebildiğini kaydetti. Şener, bu süreçte mağdurların kişisel bilgilerinin ve ev adreslerinin ifşa edilebildiğini, fiziksel şiddet tehditleriyle karşı karşıya kalabildiklerini vurguladı.</p>
<p style="font-weight: 400;">Şener’e göre kadın düşmanlığını normalleştiren platform kültürü, algoritmalar ve etkileşim ekonomisi bu yapıyı besliyor. Kadınları hedef alan dijital şiddeti 9. Köy’e değerlendiren Ankara Barosu KVKK Kurulu Başkan Yardımcısı Begüm Orhon ise bir kişinin videosu ya da fotoğrafını izinsiz paylaşmanın birden fazla hukuki ihlali gündeme getirebileceğini vurguladı.</p>
<p style="font-weight: 400;">Orhon, &#8220;<em>Kişinin fotoğrafı, videosu ve sesi kişisel veri niteliğindedir. İzinsiz çekim ve paylaşım; özel hayatın gizliliğini ihlal, kişisel verilerin hukuka aykırı şekilde yayılması, kişilik hakkı ihlali ve aşağılayıcı içerik bulunması hâlinde hakaret suçunu gündeme getirebilir</em>&#8221; dedi.</p>
<p style="font-weight: 400;">İçeriğin bağlamından koparılarak servis edilmesi, itibarı zedeleme amacı taşıması ya da dijital linç sonucunu doğurması hâlinde ifade özgürlüğü korumasının zayıfladığını kaydeden Orhon, dijital şiddete maruz kalan kadınların ilk olarak delil toplaması gerektiğini söyledi.</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/sosyal-medyada-etkilesim-yarisi-kadinlari-hedef-aliyor.html">Sosyal medyada etkileşim yarışı kadınları hedef alıyor</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/sosyal-medyada-etkilesim-yarisi-kadinlari-hedef-aliyor.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadınlar hâlâ işgücünün dışında: Eşitlik kâğıt üzerinde mi?</title>
		<link>https://9koy.org/kadinlar-hala-isgucunun-disinda-esitlik-kagit-uzerinde-mi.html</link>
					<comments>https://9koy.org/kadinlar-hala-isgucunun-disinda-esitlik-kagit-uzerinde-mi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Jun 2026 07:02:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kadın ve Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Sertifika ve Telif Desteği Programı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=24981</guid>

					<description><![CDATA[<p>Fatma Öztürk Türkiye’de kadınların çalışma hayatına katılımı yasal olarak güvence altında olsa da veriler, bu hakkın pratikte eşit şekilde kullanılamadığını ortaya koyuyor. Kadınların işgücüne katılım oranı OECD ortalamasının oldukça gerisinde seyrederken, özellikle bakım sorumlulukları ve toplumsal roller bu tabloyu şekillendiren başlıca unsurlar arasında yer alıyor. Türkiye’de kadınların işgücüne katılım oranı yüzde 32–36 aralığında seyrederken, erkeklerde [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/kadinlar-hala-isgucunun-disinda-esitlik-kagit-uzerinde-mi.html">Kadınlar hâlâ işgücünün dışında: Eşitlik kâğıt üzerinde mi?</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;"><strong>Fatma Öztürk</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Türkiye’de kadınların çalışma hayatına katılımı yasal olarak güvence altında olsa da veriler, bu hakkın pratikte eşit şekilde kullanılamadığını ortaya koyuyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Kadınların işgücüne katılım oranı OECD ortalamasının oldukça gerisinde seyrederken, özellikle bakım sorumlulukları ve toplumsal roller bu tabloyu şekillendiren başlıca unsurlar arasında yer alıyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Türkiye’de kadınların işgücüne katılım oranı yüzde 32–36 aralığında seyrederken, erkeklerde bu oran yüzde 71’in üzerinde.</p>
<p style="font-weight: 400;">Kadınlar çalışma hayatında daha çok kayıt dışı istihdam, düşük ücret ve karar alma mekanizmalarında sınırlı temsil gibi sorunlarla karşılaşıyor. Çocuk ve yaşlı bakımı sorumluluğunun büyük ölçüde kadınlar tarafından üstlenilmesi, eğitim olanaklarına erişimdeki eşitsizlikler ve bölgesel farklılıklar da işgücüne katılımı doğrudan etkiliyor.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Yasal eşitlik fiiliyatta eşitlik sağlamıyor</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Avukat Hüseyin Fırat Yavuz, Türkiye’de kadınların çalışma hayatına katılımını engelleyen doğrudan bir hukuki düzenleme bulunmadığını, anayasa ve iş hukuku çerçevesinde eşitlik ilkesinin güvence altına alındığını belirtti.</p>
<p style="font-weight: 400;">Yavuz, ancak doğurganlık oranının yüksek olduğu bölgelerde analık ve süt izni gibi hakların, küçük ve orta ölçekli işletmelerde iş planlamasını zorlaştırabildiğini ifade etti. Bu durumun bazı işverenlerin kadın istihdamı konusunda daha temkinli davranmasına neden olabildiğini dile getiren Yavuz, şöyle konuştu:</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8220;<em>Doğum oranlarının yüksek olduğu bölgelerde bu durum özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler için zaman zaman iş planlamasını zorlaştırabiliyor. Bu nedenle bazı işverenler kadın istihdamı konusunda daha temkinli davranabiliyor. Elbette bu durum kadınların haklarının sınırlandırılması gerektiği anlamına gelmez; ancak politika geliştirilirken bölgenin sosyolojik ve ekonomik gerçekliklerinin de dikkate alınması gerekir</em>.&#8221;</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Kadınlar iş hayatına neden dahil olamıyor?</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">İstanbul Bilgi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi Dr. Ayşe Kaşıkırık ise kadınların iş hayatına katılımının yalnızca istihdam edilip edilmemekle sınırlı olmadığını, bu sürecin aynı zamanda bir “maliyet” içerdiğini söyledi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Kadınların ev içi sorumluluklar, bakım emeği ve toplumsal beklentiler nedeniyle zaman ve enerji açısından çok katmanlı bir yük taşıdığına işaret eden Kaşıkırık, kadınların çoğu zaman iş hayatına katılabilmek için bu yükleri yeniden düzenlemek zorunda kaldığını, çalışsalar bile ev içindeki sorumlulukların devam ettiğini ifade etti.</p>
<p style="font-weight: 400;">Kadınların özellikle yaşamlarının erken dönemlerinde iş hayatından uzak kalabildiğini, çocukların büyümesiyle birlikte yeniden çalışma hayatına yöneldiklerini belirten Kaşıkırık, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8220;<em>Aileyle, toplumla, zamanla ve çoğu zaman kendi içindeki ‘yapabilir miyim?’ sorusuyla verilen bir mücadele. Erkekler bir engelle karşılaşıyorsa, kadınlar aynı yolda dört beş engelle karşılaşıyor. O yüzden ben diyorum ki mesele kadınların çalışmak istemesi değil. Kadınlar zaten çalışmak, üretmek, var olmak istiyor. Asıl mesele, bu katılımın önündeki görünmeyen maliyetleri ortadan kaldırmak. Bu maliyetleri konuşmadan sadece ‘kadınlar neden çalışmıyor?’ sorusunu sormak, gerçeği eksik okumak oluyor</em>.&#8221;</p>
<p style="font-weight: 400;">Kadınların işgücüne katılımının artırılması için esnek çalışma modelleri, bakım hizmetlerinin yaygınlaştırılması, mesleki eğitim olanaklarının geliştirilmesi ve kadın girişimciliğinin desteklenmesi öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Mevcut hukuki çerçevenin ötesinde, toplumsal ve ekonomik koşulların dönüştürülmesine yönelik adımlar, kadınların çalışma hayatında daha dengeli bir şekilde yer almasının önünü açabilecek unsurlar olarak değerlendiriliyor.</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/kadinlar-hala-isgucunun-disinda-esitlik-kagit-uzerinde-mi.html">Kadınlar hâlâ işgücünün dışında: Eşitlik kâğıt üzerinde mi?</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/kadinlar-hala-isgucunun-disinda-esitlik-kagit-uzerinde-mi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beden sınırları ve görünmez ayrımcılık</title>
		<link>https://9koy.org/beden-sinirlari-ve-gorunmez-ayrimcilik.html</link>
					<comments>https://9koy.org/beden-sinirlari-ve-gorunmez-ayrimcilik.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Jun 2026 07:01:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kadın ve Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Sertifika ve Telif Desteği Programı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=24978</guid>

					<description><![CDATA[<p>Fatma Uçkan Türkiye’de birçok giyim markasının belirli beden aralıklarıyla sınırlı kalması, büyük beden bireylerin alışveriş deneyimini zorlaştırırken aynı zamanda pek çok kişinin günlük yaşamlarını de etkiliyor. Raflarda yer bulamayan bedenler, yalnızca tüketim meselesi olmaktan çıkıp toplumsal bir soruna dönüşüyor. “İdeal beden” anlayışının tekrar tekrar üretilmesi, bu kalıbın dışında kalanları görünmez hâle getiriyor. Sınırlı beden aralığıyla [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/beden-sinirlari-ve-gorunmez-ayrimcilik.html">Beden sınırları ve görünmez ayrımcılık</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;"><strong>Fatma Uçkan</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Türkiye’de birçok giyim markasının belirli beden aralıklarıyla sınırlı kalması, büyük beden bireylerin alışveriş deneyimini zorlaştırırken aynı zamanda pek çok kişinin günlük yaşamlarını de etkiliyor. Raflarda yer bulamayan bedenler, yalnızca tüketim meselesi olmaktan çıkıp toplumsal bir soruna dönüşüyor. “İdeal beden” anlayışının tekrar tekrar üretilmesi, bu kalıbın dışında kalanları görünmez hâle getiriyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Sınırlı beden aralığıyla üretim yapan moda sektörü, büyük beden bireylerin yalnızca alışveriş deneyimini değil, gündelik yaşamını ve psikolojik durumunu da etkiliyor.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Raflarda olmayan bedenler</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Türkiye Psikologlar Derneği Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Kaya, bu yaklaşımın birey üzerinde oluşturduğu etkileri şu sözlerle anlattı &#8220;<em>Toplumda belli bir beden tipinin sürekli öne çıkarılması, bu ölçütlerin dışında kalan bireylerin zamanla kendilerini eksik ya da yetersiz hissetmelerine zemin hazırlayabiliyor</em>.&#8221;</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Görünmeyen ayrımcılık nasıl oluyor?</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Kaya, bu sürecin gündelik hayatın birçok alanına yansıdığını ifade ederek, &#8220;<em>Beden üzerinden kurulan bu örtük ayrımcılık, bireyin yalnızca dış görünüşüne yönelik bir mesele değil</em>&#8221; dedi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Kilosu nedeniyle uzun süre ayrımcılıkla karşılaştığını söyleyen 32 yaşındaki Emine Köse ise yaşadıklarını şöyle anlattı: &#8220;<em>Alışverişe gitmek benim için hep baştan sona stresli bir süreçti. Bir kıyafeti beğeniyorsunuz ama bedeniniz yok. Mağazada dolaşırken kendinizi fazlalık gibi hissettiğiniz anlar oluyor. İnsan ister istemez ‘Benim için üretilmemiş’ diye düşünüyor. Bu his zamanla insanın içine işliyor.</em>&#8220;</p>
<p style="font-weight: 400;">Yaşadığı sürecin yalnızca alışverişle sınırlı kalmadığını belirten Köse, &#8220;<em>Bir noktadan sonra mesele sadece kıyafet bulamamak olmuyor. Kalabalık ortamlara girerken daha çok düşünmeye başlıyorsunuz. İnsanların size bakıp bakmadığını, sizi nasıl gördüğünü sorguluyorsunuz. Bu da insanı yoruyor. Bir süre sonra kendinizi geri çekmeye başlıyorsunuz.</em>&#8221; diye konuştu.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Bana göre değil&#8221; hissi</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Psikolojik destek almaya başladıktan sonra yaşadıklarını farklı bir yerden değerlendirebildiğini söyleyen Köse, şunları aktardı: &#8220;<em>Uzun süre sorunun kendimde olduğunu düşündüm. Ama zamanla bunun bana ait bir eksiklik değil, toplumun bakış açısıyla ilgili olduğunu fark ettim. Bunu anlamak benim için önemli bir kırılma noktası oldu</em>.&#8221;</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Alışverişten kaçınan bedenler</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Aynı bölgede uzun yıllardır büyük beden giyim ürünleri satan Şerif Karul ise müşterilerinin alışveriş sırasında yaşadığı çekincelere sık sık tanık olduğunu anlattı.</p>
<p style="font-weight: 400;">Yaklaşık 30 yıldır bu işi yaptığını söyleyen Karul, özellikle büyük beden kadın müşterilerin mağazaya geldiklerinde daha geniş beden aralıkları aradığını belirterek, &#8220;<em>Bazı müşterilerimiz doğrudan gelip ‘Bana uygun beden bulmak çok zor oluyor’ diyor. 4-5-6XL, hatta 10XL gibi bedenler soran müşterilerimiz var. Çoğu zaman renkli ürünlerden uzak duruyorlar. Daha koyu renkleri tercih ediyorlar çünkü dikkat çekmek istemediklerini söylüyorlar.</em>&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p style="font-weight: 400;">Müşterilerin zaman zaman yaşadıkları olumsuz deneyimleri de anlattığını söyleyen Karul, &#8220;<em>Buraya gelen birçok kişi başka mağazalarda beden bulamadığını anlatıyor. ‘Kendimizi dışlanmış gibi hissediyoruz’ diyenler oluyor. Bazıları alışveriş yaparken insanların bakışlarından rahatsız olduğunu söylüyor</em>&#8221; dedi.</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/beden-sinirlari-ve-gorunmez-ayrimcilik.html">Beden sınırları ve görünmez ayrımcılık</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/beden-sinirlari-ve-gorunmez-ayrimcilik.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadın cinayetlerinin magazinleşen dili: Medya suça ortak mı oluyor?</title>
		<link>https://9koy.org/kadin-cinayetlerinin-magazinlesen-dili-medya-suca-ortak-mi-oluyor.html</link>
					<comments>https://9koy.org/kadin-cinayetlerinin-magazinlesen-dili-medya-suca-ortak-mi-oluyor.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 2026 12:18:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kadın ve Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Sertifika ve Telif Desteği Programı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=24187</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beyza Bedir Türkiye’de kadınlar yalnızca sokakta ya da ev içinde maruz kaldıkları fiziksel şiddetle değil, katledildikten sonra medyanın kullandığı dille de ikinci kez hedef hâline geliyor. Medyadaki kadın cinayetleri haberlerinde tercih edilen ifadeler suçu tanımlamak yerine çoğu zaman üzerini örtüyor; failin sorumluluğunu geri plana iterken şiddeti romantize eden bir anlatı kuruyor. Uzmanlara göre “aşk cinayeti”, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/kadin-cinayetlerinin-magazinlesen-dili-medya-suca-ortak-mi-oluyor.html">Kadın cinayetlerinin magazinleşen dili: Medya suça ortak mı oluyor?</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Beyza Bedir</strong></p>
<p>Türkiye’de kadınlar yalnızca sokakta ya da ev içinde maruz kaldıkları fiziksel şiddetle değil, katledildikten sonra medyanın kullandığı dille de ikinci kez hedef hâline geliyor. Medyadaki kadın cinayetleri haberlerinde tercih edilen ifadeler suçu tanımlamak yerine çoğu zaman üzerini örtüyor; failin sorumluluğunu geri plana iterken şiddeti romantize eden bir anlatı kuruyor.</p>
<p>Uzmanlara göre “aşk cinayeti”, “kıskançlık krizi” ya da “cinnet” gibi kalıplar şiddeti bireysel bir duygu patlaması gibi göstererek olayın gerçek niteliğini perdeleyebiliyor.</p>
<h4><strong>Aşk ve kıskançlık hukuken mazeret mi?</strong></h4>
<p>Medyadaki dilin yargı süreçleri üzerindeki dolaylı etkisini vurgulayan Avukat Gökçe B., medyanın Anayasa ve Basın Kanunu gereği mağdur haklarına saygılı bir dil kullanmakla yükümlü olduğunu belirtiyor:</p>
<p>&#8220;<em>Basında sıkça kullanılan ‘kıskançlık krizi’, ‘aşk cinayeti’ gibi ifadeler suçu bireysel bir tepki gibi göstererek gerçek niteliği perdelemektedir. Oysa bu fiiller hukuken ağır insan hakları ihlalleridir. Bu dil failin ceza sorumluluğunu hafifletiyormuş gibi bir algı yaratır. Oysa Türk Ceza Kanunu’nda şiddetin hiçbir gerekçesi yoktur; aşk ya da kıskançlık hukuken mazeret sayılamaz. Medya bu ifadeleri kullandığında topluma yanlış bir hukuk mesajı verir ve şiddeti haklı bir nedene dayandırıyormuş gibi gösterir</em>.&#8221;</p>
<h4><strong>İkincil mağduriyet ve fail güzellemesi</strong></h4>
<p>Haberlerde mağdurun yaşam tarzının veya kıyafetinin tartışılması hukukçular tarafından “kişilik haklarının ihlali” olarak tanımlanıyor. Avukat Gökçe B., basının mağdur değil fail odaklı habercilik yapmak zorunda olduğunu hatırlatarak şöyle konuştu:</p>
<p>&#8220;<em>Mağdurun özel hayatını ifşa etmek, görüntüsünü yayımlamak veya davranışlarını sorgulamak hukuken suç teşkil edebilir. Bu tür bir dil hem ‘mağdur suçlama’ pratiğini besler hem de şiddetin toplumsal boyutunu görünmez kılar</em>.&#8221;</p>
<p>Failin “iyi aile babası” veya “sevilen biri” gibi sunulmasının tehlikelerine de değinen Gökçe B., bu durumun yargı üzerinde kamuoyu baskısı yaratabileceğini belirtti: “Hukuken fail eylemi gerçekleştiren kişidir. Medyanın görevi fail hakkında kişisel methiyeler düzmek değil olayı nesnel aktarmaktır. Failin yumuşatıcı ifadelerle sunulması mağdurun adalete erişim hakkını zedeler.”</p>
<h4><strong>Çözümün parçası olarak basın dili</strong></h4>
<p>Doğru basın dili şiddeti münferit olaylar gibi değil sistematik bir sorun olarak sunarak 6284 sayılı Kanun ile uyumlu bir toplumsal bilinç oluşturabilir. Avukat Gökçe B.’ye göre basın dili yalnızca olayı aktarmakla kalmamalı aynı zamanda hukuki koruma yollarını da görünür kılmalıdır.</p>
<p>6284 sayılı Kanun’un sağladığı hakları hatırlatan Gökçe B., kadınların yalnız olmadığını şu sözlerle vurguluyor: &#8220;<em>Bu kanun; uzaklaştırma, konut tahsisi, kimlik gizliliği ve maddi yardım gibi hayati haklar tanır. Başvurular karakol, savcılık veya aile mahkemelerine yapılabilir. Ayrıca KADES uygulaması, 112 Acil Çağrı ve Alo 183 hatları her an erişilebilirdir. Maddi imkânı olmayan kadınlar baroların adli yardım bürolarından ücretsiz avukat talep edebilir. Kadın hangi durumda olursa olsun 6284 koruması altındadır ve devletin yükümlülüğü kadını derhal ve etkin bir şekilde korumaktır.</em>&#8221;</p>
<p>Kadın cinayeti haberlerinde kullanılan her kelime toplumun adalet ve yaşam hakkı konusundaki yaklaşımını şekillendiriyor. Gazetecilik etiği şiddeti normalleştirmeyen ve failin sorumluluğunu hukuki gerçeklikle ortaya koyan bir dili zorunlu kılıyor.</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/kadin-cinayetlerinin-magazinlesen-dili-medya-suca-ortak-mi-oluyor.html">Kadın cinayetlerinin magazinleşen dili: Medya suça ortak mı oluyor?</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/kadin-cinayetlerinin-magazinlesen-dili-medya-suca-ortak-mi-oluyor.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadın mücadelesinde sosyal medyanın etkisi</title>
		<link>https://9koy.org/kadin-mucadelesinde-sosyal-medyanin-etkisi.html</link>
					<comments>https://9koy.org/kadin-mucadelesinde-sosyal-medyanin-etkisi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Feb 2026 07:58:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kadın ve Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Sertifika ve Telif Desteği Programı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=23069</guid>

					<description><![CDATA[<p>Emine Gül Türk Türkiye’de kadınların sosyal medyada yaptığı cinsel şiddet ifşaları, uzun süredir görünmez kılınan şiddet biçimlerini kamuoyunun gündemine taşıyor. Kadınlar, maruz kaldıkları fiziksel, psikolojik ve cinsel şiddeti sosyal medya aracılığıyla paylaşarak hem seslerini duyuruyor hem de dayanışma ağlarını güçlendiriyor. Şiddet görünür hale geliyor Uzmanlar, sosyal medya üzerinden yapılan ifşaların kadına yönelik şiddetin toplumda ne [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/kadin-mucadelesinde-sosyal-medyanin-etkisi.html">Kadın mücadelesinde sosyal medyanın etkisi</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Emine Gül Türk</strong></p>
<p>Türkiye’de kadınların sosyal medyada yaptığı cinsel şiddet ifşaları, uzun süredir görünmez kılınan şiddet biçimlerini kamuoyunun gündemine taşıyor. Kadınlar, maruz kaldıkları fiziksel, psikolojik ve cinsel şiddeti sosyal medya aracılığıyla paylaşarak hem seslerini duyuruyor hem de dayanışma ağlarını güçlendiriyor.</p>
<h4><strong>Şiddet görünür hale geliyor</strong></h4>
<p>Uzmanlar, sosyal medya üzerinden yapılan ifşaların kadına yönelik şiddetin toplumda ne denli yaygın olduğunu ortaya koyduğunu belirtiyor. Bu paylaşımlar, cezasızlık kültürü ve yargı süreçleri üzerine tartışmaları da beraberinde getiriyor. Sosyal medya, kadınlar için deneyimlerini paylaşabilecekleri alternatif bir alan olarak öne çıkıyor.</p>
<h4><strong>&#8220;Şiddet bireysel değil, toplumsal&#8221;</strong></h4>
<p>Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı temsilcisi Selime Büyükgöze, kadınların yaşadığı şiddetin bireysel bir sorun olarak ele alınamayacağını vurguladı. Büyükgöze, &#8220;<em>Cezasızlık ve toplumsal kabuller, erkek şiddetini besliyor. Sosyal medyadaki ifşalar ise kadın dayanışmasını güçlendiriyor</em>&#8221; dedi.</p>
<h4><strong>Psikolojik etkiler derin</strong></h4>
<p>Psikolog Meltem Kaya, şiddetin kadınlar üzerinde yalnızca fiziksel değil, ciddi psikolojik etkiler bıraktığını ifade etti. Kaya, şiddet deneyiminin güven duygusunu zedelediğini, bunun da depresyon, kaygı bozukluğu ve travma sonrası stres bozukluğuna yol açabileceğini söyledi. Psikolojik desteğin iyileşme sürecinde kritik öneme sahip olduğuna dikkat çekti.</p>
<h4><strong>Hukuki süreçler ve dijital kanıtlar</strong></h4>
<p>Avukat Serkan Demir, cinsel suç davalarında “kadının beyanı esastır” ilkesinin önemine vurgu yaptı. Demir, olayın üzerinden zaman geçmesi ve delil eksikliğinin dava süreçlerini zorlaştırdığını belirterek, dijital kanıtların önemine dikkat çekti. Sosyal medya mesajları, paylaşımlar ve dijital kayıtların, şiddetin ispatında kritik rol oynadığını ifade etti.</p>
<h4><strong>Dayanışma değişimi hızlandırıyor</strong></h4>
<p>Kadınların sosyal medyada kurduğu dayanışma ağları, yalnızca bireysel destek mekanizmaları değil; aynı zamanda toplumsal farkındalık yaratan bir güç olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, bu sürecin hukuki ve psikolojik destek mekanizmalarıyla birlikte güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.</p>
<p>Sosyal medya, kadınlar için artık yalnızca bir iletişim aracı değil; hak arama, dayanışma ve değişim alanı olarak önemini artırıyor.</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/kadin-mucadelesinde-sosyal-medyanin-etkisi.html">Kadın mücadelesinde sosyal medyanın etkisi</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/kadin-mucadelesinde-sosyal-medyanin-etkisi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kırıkkale’de kadınlara özel taksi</title>
		<link>https://9koy.org/kirklarelinde-kadinlara-ozel-taksi.html</link>
					<comments>https://9koy.org/kirklarelinde-kadinlara-ozel-taksi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Feb 2026 08:05:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kadın ve Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Sertifika ve Telif Desteği Programı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=23003</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hatice Ersan Kırıkkale’de yaşayan gelin-görümce Sevda ve Seda Bozer, bazı kadınların taksiye binerken yaşadığı korku ve endişeleri ortadan kaldırmak için kadınlara özel taksi hizmetini hayata geçirdi. Kadınların sokakta yürürken, gece eve dönerken ya da bir taksiye binerken zaman zaman yaşadığı güvenlik kaygıları iki kadın girişimciyi harekete geçirdi. Sevda ve Seda Bozer, Kırıkkale’de kadınların kendilerini güvende [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/kirklarelinde-kadinlara-ozel-taksi.html">Kırıkkale’de kadınlara özel taksi</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hatice Ersan</strong></p>
<p>Kırıkkale’de yaşayan gelin-görümce Sevda ve Seda Bozer, bazı kadınların taksiye binerken yaşadığı korku ve endişeleri ortadan kaldırmak için kadınlara özel taksi hizmetini hayata geçirdi.</p>
<p>Kadınların sokakta yürürken, gece eve dönerken ya da bir taksiye binerken zaman zaman yaşadığı güvenlik kaygıları iki kadın girişimciyi harekete geçirdi. Sevda ve Seda Bozer, Kırıkkale’de kadınların kendilerini güvende hissederek yolculuk yapabilmesi amacıyla tamamen kadınlara özel bir taksi hizmeti başlattı.</p>
<p>Girişimciler henüz çok yeni olmasına rağmen projenin yoğun ilgi gördüğünü belirtiyor. Gelin-görümce olan Sevda ve Seda Bozer, bu hizmet kapsamında bizzat taksi şoförlüğü yapıyor. Direksiyon başında kadınların yer alması yolcular açısından güven duygusunu pekiştiriyor. Yaklaşık iki yıldır akıllarında olan bu fikir için doğru zamanı beklediklerini söyleyen Bozer’ler, ailelerinde taksicilik yapan bir erkek kardeşlerinin bulunmasının da bu düşüncenin sürekli gündemde kalmasını sağladığını belirtiyor. Ancak asıl dönüm noktası, Sevda Bozer’in şehir dışında yaşayan kızının bir taksi yolculuğunda yaşadığı korku dolu anlar olmuş. Akşam saatlerinde bindiği takside yaşanan bu olay, hem anne olarak Sevda Bozer’i hem de Seda Bozer’i derinden etkilemiş. O günden sonra kızının hâlâ taksiye binemediğini anlatan Sevda Bozer, &#8220;<em>Bizi harekete geçiren en önemli nedenlerden biri buydu</em>&#8221; diyor.</p>
<h4><strong>Durakta beklemiyorlar, telefona çağrı usulü çalışıyorlar</strong></h4>
<p>Kadınlara özel taksi sistemi, klasik taksi anlayışından farklı biçimde işliyor. Bozer, kardeşler durakta beklemiyor ya da sokakta dolaşarak yolcu almıyor. Hizmet, tamamen telefon üzerinden çağrı usulüyle yürütülüyor. Böylece hem kendi güvenliklerini hem de yolcuların güvenliğini daha kontrollü bir şekilde sağlayabiliyorlar. Bu taksiler yalnızca kadın yolculara hizmet veriyor. Erkek yolcular, eşleri, babaları ya da kardeşleriyle birlikte olsa bile araçlara alınmıyor. Bu konuda net bir duruş sergileyen Bozer kardeşler, erkekli yolcu taleplerini isterlerse taksi şoförlüğü yapan erkek kardeşlerine yönlendiriyor.</p>
<h4><strong>&#8220;Önceliğimiz para değil, güvenli hizmet&#8221;</strong></h4>
<p>&#8220;<em>Önceliğimiz para kazanmak değil</em>&#8221; diyen Sevda ve Seda Bozer, bu hizmetin temelinde güvenliğin yattığını vurguluyor. Erkek yolcu kabul etmemenin bilinçli bir tercih olduğunu belirten kardeşler, &#8220;<em>Erkek yolcu alsaydık bu hizmetin hiçbir yeniliği kalmazdı. Hem kendimizi hem de yolcularımızı koruyamazdık</em>&#8221; diye konuşuyor.</p>
<p>Erkeklerin istedikleri saatte, istedikleri taksiye rahatlıkla binebildiğini söyleyen Bozer’ler, kadınların ise çok sayıda olumsuz deneyim yaşadığını söylüyor. &#8220;<em>Az ama öz kazanmak, çok para kazanmaktan daha önemli</em>&#8221; diyen girişimciler, sistemin hem kendilerini hem de kadın yolcuları memnun ettiğini ifade ediyor.</p>
<h4><strong>Eleştirilere yanıt: &#8220;Keşke buna hiç gerek kalmasaydı&#8221;</strong></h4>
<p>Kadınlara özel taksi fikri, beraberinde bazı eleştirileri de getirmiş.</p>
<p>“Kadından şoför mü olur?” ya da “Kadın erkek eşitse neden kadınlara özel taksi?” gibi yorumlarla karşılaştıklarını söyleyen Seda Bozer, bu eleştirilere şu sözlerle yanıt veriyor: &#8220;<em>Kadın erkek eşitliği açısından sakıncalı olabilecek çok daha önemli sorunlar var. Zaten</em> <em>toplumda kadınlar ve erkekler fiilen eşit değil. Erkekler gece rahatça sokağa çıkabiliyor, toplu taşımada ya da takside taciz korkusu yaşamıyor. Kadınlar ise kıyafetinden konuşmasına kadar sürekli baskı altında</em>.&#8221;</p>
<p>Bozer’ler, bu hizmetin bir ayrıştırma değil, mevcut eşitsizliğin sonucu olarak ortaya çıktığını savunuyor ve &#8220;<em>Keşke erkek taksi şoförlerimiz daha güvenli ve kaliteli hizmet sunsaydı da kadınlar taksiye binmekten korkmasaydı. O zaman bu projeye hiç ihtiyaç duymazdık</em>&#8221; diyorlar.</p>
<h4>Başka şehirlere de örnek olabilir</h4>
<p>Henüz yolun başında olduklarını belirten Sevda ve Seda Bozer, şimdilik sistemi oturtmaya ve Kırıkkale’de daha fazla kadına ulaşmaya odaklanmış durumda. Ancak ilerleyen süreçte bu hizmetin başka şehirler için de örnek olabileceğine inanıyorlar. Kadın girişimcilere de seslenen Sevda Bozer, şu mesajı veriyor: &#8220;<em>Kadının isteyip de başaramayacağı hiçbir şey yok. Biz iki kadın olarak bir adım attık. Neden başka bir kadın da atamasın? Hayallerinden asla vazgeçmesinler</em>.&#8221;</p>
<p>Kırıkkale’de başlayan bu girişim, yalnızca bir ulaşım hizmeti değil; kadınların kamusal alanda daha güvende hissetme mücadelesinin somut bir örneği olarak dikkat çekiyor.</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/kirklarelinde-kadinlara-ozel-taksi.html">Kırıkkale’de kadınlara özel taksi</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/kirklarelinde-kadinlara-ozel-taksi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Taciz olaylarının ifşası bireysel cesaretten öte kolektif bir dönüşüm çağrısıdır&#8221;</title>
		<link>https://9koy.org/taciz-olaylarinin-ifsasi-bireysel-cesaretten-ote-kolektif-bir-donusum-cagrisidir.html</link>
					<comments>https://9koy.org/taciz-olaylarinin-ifsasi-bireysel-cesaretten-ote-kolektif-bir-donusum-cagrisidir.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Dec 2025 08:19:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kadın ve Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Bölgesel Telif Desteği Programı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=22103</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ayşegül Erkaya Arslan Sosyal medyada cinsel saldırı ve cinsel şiddete karşı bir ifşa başlatılan #MeToo hareketi sanat, medya ve akademi dahil pek çok alanda yankı buldu. Kadınlar ve LGBTİ+’lar tarafından başlatılan cinsel taciz ifşaları, yalnızca bireysel deneyimlerin değil, sistematik eşitsizliklerin görünür olmasını sağladı. Bu dalganın üniversitelere sıçraması ise, güç ilişkilerinin en yoğun hissedildiği alanlardan biri [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/taciz-olaylarinin-ifsasi-bireysel-cesaretten-ote-kolektif-bir-donusum-cagrisidir.html">&#8220;Taciz olaylarının ifşası bireysel cesaretten öte kolektif bir dönüşüm çağrısıdır&#8221;</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ayşegül Erkaya Arslan</strong></p>
<p>Sosyal medyada cinsel saldırı ve cinsel şiddete karşı bir ifşa başlatılan #MeToo hareketi sanat, medya ve akademi dahil pek çok alanda yankı buldu. Kadınlar ve LGBTİ+’lar tarafından başlatılan cinsel taciz ifşaları, yalnızca bireysel deneyimlerin değil, sistematik eşitsizliklerin görünür olmasını sağladı. Bu dalganın üniversitelere sıçraması ise, güç ilişkilerinin en yoğun hissedildiği alanlardan biri olan öğrenci- öğretmen ilişkisini tartışmaya açtı.</p>
<p>Geçen Haziran ayında Diyarbakır’da İlahiyat Fakültesi öğrencisi Nur Sena Düzgün’ün intiharı bu tartışmayı yeniden gündeme taşıdı. Düzgün’ün bıraktığı notta bir akademisyeni işaret etmesi, üniversitelerdeki sınır ihlallerine ve sessizliğe yönelik eleştirileri büyüttü. Kimileri güç eşitsizliğini vurgularken, kimileri de sorumluluğu yine kadınlara yükleyerek saldırganı görünmez kıldı.</p>
<div id="attachment_22106" style="width: 273px" class="wp-caption alignright"><img decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-22106" class="wp-image-22106" src="https://9koy.org/wp-content/uploads/2025/11/hgurkan-200x300.jpg" alt="" width="263" height="395" srcset="https://9koy.org/wp-content/uploads/2025/11/hgurkan-200x300.jpg 200w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2025/11/hgurkan.jpg 600w" sizes="(max-width: 263px) 100vw, 263px" /><p id="caption-attachment-22106" class="wp-caption-text">Doç. Dr. Hasan Gürkan</p></div>
<h4><strong>&#8220;Öğretmen duygusal özel alanlara müdahil olmamalıdır&#8221;</strong></h4>
<p>9. Köy’ün sorularını yanıtlayan İstinye Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Hasan Gürkan, Nur Sena Düzgün’ün intiharıyla gündeme gelen öğrenci-öğretmen ilişkisinin sınırlarının net olması gerektiği görüşünde. Öğretmenin öğrenciyi akademik ve kişisel gelişimini destekleyen ve güven veren bir pozisyonda olmasının önemi vurgulayan Gürkan, duygusal/özel alanlara müdahil olmaması gerektiğini belirtti. Gürkan, öğrencilerin kendilerine yönelen rahatsız edici bir davranış durumunda nasıl yol izlemeleri gerektiği konusunda ise şu önerilerde bulundu: &#8220;<em>Öncelikli olarak üniversite içi psikolojik danışmanlık birimleri ya da toplumsal cinsiyet eşitliği merkezleri varsa bu kanallara başvurmalıdırlar. Etik kurul, öğrenci dekanlığı veya rektörlüğe yazılı bildirim yapmak önemli bir adımdır. Eğer üniversite içinde mekanizmalar yetersizse, YÖK’ün taciz ve mobbinge karşı yönergeleri, CİMER başvuruları ve hukuki yollar da kullanılabilir</em>.&#8221;</p>
<h4><strong>&#8220;Kadınlar çoğunlukla itaatkar roller içine sıkıştırılır&#8221;</strong></h4>
<p>Kadınların ve LGBT’+ların yaşadıkları tacizlere ses yükselttikleri kurumlar genel olarak erkek egemen kurumlar olarak ortaya çıktı. Doç. Dr. Gürkan, üniversitelerde de kadın akademisyen sayısı artsa da yönetim kadroları da dikkate alındığında hala erkek egemen bir yapının egemen olduğuna dikkat çekti. Gürkan, &#8220;<em>Üniversitelerin yalnızca bireysel vakaları çözmekle kalmayıp, önleyici politika ve</em> <em>eğitimler geliştirmesi gerekir. Kadınların seslerini yükseltmesi, kurumların şeffaflık ve hesap verebilirlik sorumluluğunu artırır</em>&#8221; görüşünü dile getirdi.</p>
<p>Erkek egemen sektörlerde kadınların çoğunlukla cinsel obje olarak konumlandırıldığını ya da “itaatkar” roller içine sıkıştırıldığını kaydeden Gürkan, şu görüşleri dile getirdi: &#8220;<em>Akademide ise kadın öğrenciler ve akademisyenler, taciz, mobbing, cinsiyetçi şakalar ya da başarısızlıklarının kişisel özelliklere indirgenmesi” gibi pratiklerle karşılaşırlar. Erkek egemen düzen, kadın bedenini, örneğin medya, sanat gibi sektörlerde cinsel obje olarak görünür kılar; hem de kıyafet, davranış gibi kriterler üzerinden denetler</em>.&#8221;</p>
<div id="attachment_22107" style="width: 375px" class="wp-caption alignright"><img decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-22107" class="wp-image-22107" src="https://9koy.org/wp-content/uploads/2025/11/04f38046-a7b7-4d97-a490-a03cdc6834fe-300x300.jpg" alt="" width="365" height="365" srcset="https://9koy.org/wp-content/uploads/2025/11/04f38046-a7b7-4d97-a490-a03cdc6834fe-300x300.jpg 300w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2025/11/04f38046-a7b7-4d97-a490-a03cdc6834fe-150x150.jpg 150w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2025/11/04f38046-a7b7-4d97-a490-a03cdc6834fe.jpg 400w" sizes="(max-width: 365px) 100vw, 365px" /><p id="caption-attachment-22107" class="wp-caption-text">Prof. Dr. Aybike Serttaş</p></div>
<h4><strong>&#8220;Güç ilişkisi sınır ihlallerinin görünür olmasını engelleyebilir&#8221;</strong></h4>
<p>İstanbul Aydın Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Aybike Serttaş, eğitim ortamlarının doğası gereği asimetrik bir güç ilişkisi taşıdığına dikkat çekti. Hiyerarşik yapı nedeniyle öğrencinin çoğu zaman “sınır ihlallerine” sessiz kalması sonucunu doğurabileceğine işaret eden Serttaş, &#8220;<em>Öğrenci şikayetini dile getirdiğinde, akademik kariyerinin zarar görebileceğini, notlarının olumsuz etkileneceğini ya da kurum içinde yalnız bırakılabileceğini düşünebilir. Daha da kötüsü, mevcut güç ilişkilerinin alan içindeki normlarını içselleştirerek suskunluğu doğal bir refleks haline getirebilirler</em>&#8221; görüşünü dile getirdi.</p>
<h4><strong>&#8220;Bireysel değil kolektif direniş önemli&#8221;</strong></h4>
<p>Prof. Dr. Serttaş’a göre ifşa süreçleri, bireysel değil kollektif bir direniş biçimi olarak görülmeli: &#8220;<em>En kritik nokta, ifşa süreçlerinin bireysel değil kolektif bir direniş biçimi olduğudur. Bu dalgalar, yalnızca belirli kişilerin davranışlarını açığa çıkarmakla kalmaz; aynı zamanda mevcut güç ilişkilerinin sorgulanmasını sağlar. Ayrıca “kurumsal sessizlik” kavramı da önemlidir: Çoğu zaman bireysel ihlallerin görünür olmasının önündeki en büyük engel, kurumların bu davranışları örtbas eden pratikleridir. Bu nedenle mesele, bireylerin etik dışı davranışlarından çok daha geniştir; toplumsal cinsiyet eşitliğini gözeten yapısal dönüşümlere duyulan ihtiyacı açığa çıkarır.</em>&#8220;</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/taciz-olaylarinin-ifsasi-bireysel-cesaretten-ote-kolektif-bir-donusum-cagrisidir.html">&#8220;Taciz olaylarının ifşası bireysel cesaretten öte kolektif bir dönüşüm çağrısıdır&#8221;</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/taciz-olaylarinin-ifsasi-bireysel-cesaretten-ote-kolektif-bir-donusum-cagrisidir.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Van’da kadın cinayetleri artıyor; kadınlar &#8220;Ölümleri durdurun&#8221; çağrısı yapıyor</title>
		<link>https://9koy.org/vanda-kadin-cinayetleri-artiyor-kadinlar-olumleri-durdurun-cagrisi-yapiyor.html</link>
					<comments>https://9koy.org/vanda-kadin-cinayetleri-artiyor-kadinlar-olumleri-durdurun-cagrisi-yapiyor.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Nov 2025 07:47:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kadın ve Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Sertifika ve Telif Desteği Programı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=21886</guid>

					<description><![CDATA[<p>Salih Sertkal / Kapak Fotoğrafı: DepoPhotos Türkiye’nin her köşesinde kadın cinayetleri artarak devam ederken, Van’da da kadın cinayetleri hız kesmiyor. Kentte eylül ayının ilk haftalarından şu ana kadar 7 şüpheli kadın ölümü ve cinayeti gerçekleşmiş durumda. Gelinen durumun vahametine ilişkin görüş bildiren kadın dernekleri, kadın hukukçular ve aktivistler, her ne kadar kadınlar eril iktidara ve [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/vanda-kadin-cinayetleri-artiyor-kadinlar-olumleri-durdurun-cagrisi-yapiyor.html">Van’da kadın cinayetleri artıyor; kadınlar &#8220;Ölümleri durdurun&#8221; çağrısı yapıyor</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Salih Sertkal / Kapak Fotoğrafı: DepoPhotos</strong></p>
<p>Türkiye’nin her köşesinde kadın cinayetleri artarak devam ederken, Van’da da kadın cinayetleri hız kesmiyor. Kentte eylül ayının ilk haftalarından şu ana kadar 7 şüpheli kadın ölümü ve cinayeti gerçekleşmiş durumda. Gelinen durumun vahametine ilişkin görüş bildiren kadın dernekleri, kadın hukukçular ve aktivistler, her ne kadar kadınlar eril iktidara ve feodal toplumsal yapıya karşı kendini korumaya çalışsa da cezai yaptırımların yetersizliği ve kadına yaklaşımdaki cinsiyetçi tutum gibi nedenlerle ölümlerin önüne geçilemediğine dikkat çekiyorlar.</p>
<h4><strong>Peki artan cinayetlere karşın kadınlar ne yapıyor ve ne düşünüyor? </strong></h4>
<p>Van’da yaşayan kadınlar bir taraftan sadece kadınların gelip oturabileceği mekanlar oluştururken bir taraftan da kurulan kadın dernekleri üzerinden birlikte hareket etmeye ve kadına yönelik şiddete karşı mücadele etmeye çalışıyor. Kentte yaşayan kadınlar ve kadın hakları savunucuları her yıl daha da artan kadın cinayetleri ve ölümleri karşısında oldukça kaygılı. Türkiye’deki kanunların kadınları ve çocukları korumada oldukça yetersiz olduğunu ifade eden kadınlar, bu durumun şiddete meyilli erkekleri daha da cesaretlendirdiğinin ve suça teşvik ettiğinin altını çiziyor.</p>
<div id="attachment_21888" style="width: 465px" class="wp-caption alignright"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-21888" class=" wp-image-21888" src="https://9koy.org/wp-content/uploads/2025/11/avukat-berivan-taskin.jpeg" alt="" width="455" height="342" srcset="https://9koy.org/wp-content/uploads/2025/11/avukat-berivan-taskin.jpeg 800w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2025/11/avukat-berivan-taskin-300x225.jpeg 300w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2025/11/avukat-berivan-taskin-768x576.jpeg 768w" sizes="auto, (max-width: 455px) 100vw, 455px" /><p id="caption-attachment-21888" class="wp-caption-text">Berivan Taşkın</p></div>
<h4><strong>&#8220;Kadınlar adliye önlerinde dahi katledildi&#8221;</strong></h4>
<p>Van’da son dönemlerde artan kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümlerine dikkat çeken Van Barosu Kadın Hakları Merkezi üyesi Berivan Taşkın, Türkiye’de açıktan yapılan ve kameralara yansıyan kadın cinayetleri haricinde yaşanan her şüpheli kadın ölümünün istisnasız “intihar” olarak lanse edildiğine dikkat çekiyor.</p>
<p>Söz konusu durumun Van’da da aynı şekilde algılatılmak istendiğine altını çizen Taşkın, kentteki kadın ölümlerine ilişkin durumu şöyle özetliyor: &#8220;<em>Van’da maalesef son 40 gün içinde 7 şüpheli kadın ölümü ve açıktan yapılan cinayetler meydana geldi. Ülkenin dört bir yanında kadınlar öldürülüyor ve öldürülmeye de devam ediliyor. Bunun en büyük sebebi de cezasızlık ve tedbirsizliktir. Bu ülkede kadınlar adliyelerin önünde dahi katledildi. Bu da ülkenin ahvalini net bir şekilde koyuyor aslında. Kamu düzeni için her türlü yasa kanuni düzenlemelere nasıl ihtiyaç duyuluyorsa ve bir gecede tüm tedbirler alınıyorsa; kadın ölümleri noktasında da devletten aynı hassasiyet ve pratiği biz kadınlar olarak bekliyoruz. Ama nafile; tam tersine bir gece ansızın kadınların en büyük koruma kalkanlarından biri olan İstanbul Sözleşmesi’nden çekilindi ve kadınlar öylece kamuda, sokakta, evde erkek egemen eril zihniyetin insafına terk edildi.</em>&#8221;</p>
<h4><strong>&#8220;İntihar eden değil intihara sürüklenen kadın vardır&#8221;</strong></h4>
<p>Taşkın bazı vakalarda intihar süsü verildiğini belirtirken, bazen gerçekten de intihar olsa dahi kadınların durduk yere bu yola başvurmayacağını vurguluyor. Hiçbir kadının isteyerek, bilinçli bir şekilde intihara gitmeyeceğini söyleyen Taşkın, şöyle konuşuyor:</p>
<p>&#8220;<em>Kadın yaşamın özüyken durduk yere hiçbir kadın kalkıp intihar etmez. Ancak ve ancak intihara sürüklenir, ruhsal ve fiziksel olarak çökertilir, ancak sonrasında intihar eder. Bu da yine çevresel etkenlerin baskısıyla olur ve oluyor. Bu yüzden her türlü şiddeti doğru tanımlamak gerek ve ona göre zamanında müdahale etmek gerek. Kadına yönelik şiddet on yaşına kadar indi. Ülkenin ekonomik durumu ailelere olumsuz yönde yansıdığında bu da geçimsizliğe neden oluyor. Coğrafyamızda kadınlar maalesef yaşamın tüm alanlarında ikinci sınıf muamelesine maruz bırakılıyor.</em>&#8221;</p>
<h4><strong>&#8220;Kadın cinayetleri organizedir, asla bir kişiyle sınırlı değildir&#8221;</strong></h4>
<p>Taşkın, kadının mevcut erkek egemen ve feodal toplumda dışlanma halinin cinayetlerin önünü çok daha kolay açabildiğini de belirterek, &#8220;<em>Kadın cinayetleri organize gelişen durumlardır. Olay sadece bir kişide bitmiyor</em>&#8221; diyor. Kayıtlara yansımayan ve bilinmeyen sayısız kadın cinayeti yaşandığını, faillerin mahkemede salonlarına takım elbise giyip kravat bağlayıp ‘iyi hal’ cezai indirimi alabildiğini söyleyen Taşkın, cinayetin işlendiği an için “<em>Alkollüydüm, uyuşturucu madde almıştım</em>” diyerek cezada hafifletme yolu denendiğini ve birçok zaman da buna karşılık bulunduğunu aktarıyor.</p>
<p>Türkiye’de her gün yeni bir kadın ölümünün yaşandığını ve kadınların yaşamdan koparıldığını hatırlatan Taşkın, &#8220;<em>Yasalar yeterli olsaydı bugün birçok kadın hayatta olmuş olurdu. Bir yıl önce Van’da daha üç gün önce geldiği üniversitenin kampüsünde kaybolan ve sonra cansız bedeni bulunan Rojin Kabaiş de bu yasal yetersizlik ve tedbirsizliklerin kurbanı oldu. Bırakın Avrupa Konseyi üyeliği, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmeyi; 6284 maddenin kaldırılması dahi teklif edildi bu ülkede. Ve halihazırda mevcut yasalar kadına yönelik şiddette asla engelleyici değil</em>&#8221; diyor.</p>
<h4><strong>&#8220;Kadınlar hakları konusunda bilgi sahibi değiller&#8221;</strong></h4>
<p>Ülkenin genelinde olduğu gibi Van’da da kadınların kendi hakları ve yapmaları gerekenler noktasında bilgi sahibi olmadıklarına dikkat çeken Taşkın, şunları kaydediyor: &#8220;<em>Kadınlar şiddete maruz kaldığında gittikleri kimi karakollarda şikayetinin alınmaması gibi</em> <em>durumlar dahi yaşanıyor. Kadınlar mevcut durumda hakları konusunda bilgi sahibi değil. Van Barosu Kadın Hakları Merkezi olarak buna karşı belediyelerin de işbirliğiyle mahallelerde kadınları bilinçlendirme toplantıları düzenlemeyi hedefliyoruz . Kadınlar adliye ve karakoldaki haklarını bile bilmiyor. Kadın hakları merkezi olarak her türlü desteği sunmaya hazırız</em>.&#8221;</p>
<div id="attachment_21889" style="width: 475px" class="wp-caption alignright"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-21889" class=" wp-image-21889" src="https://9koy.org/wp-content/uploads/2025/11/starkadindernegi-meryema-aslan.jpeg" alt="" width="465" height="310" srcset="https://9koy.org/wp-content/uploads/2025/11/starkadindernegi-meryema-aslan.jpeg 800w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2025/11/starkadindernegi-meryema-aslan-300x200.jpeg 300w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2025/11/starkadindernegi-meryema-aslan-768x512.jpeg 768w" sizes="auto, (max-width: 465px) 100vw, 465px" /><p id="caption-attachment-21889" class="wp-caption-text">Meryem Aslan</p></div>
<h4><strong>&#8220;Toplumsal eşitsizlik, şiddeti tetikliyor ve kadınları savunmasız bırakıyor&#8221;</strong></h4>
<p>Star Kadın Derneği Yöneticisi Meryem Aslan da sorunla ilgili şunları söylüyor: &#8220;<em>İktidarın geleneksel aile değerleri vurgusu kadınların haklarını geriletip var olan şiddeti derinleştirmektedir. Kadınların İçin mekanizmalar tıkanmakta çözümsüz kalmakta, her gün her bir sabah kadın ölümleriyle karşılaşıyoruz.</em>&#8221;</p>
<p>&#8220;<em>Kadın cinayetleri münferit değil, politiktir</em>&#8221; diyen Aslan, sözlerini şöyle sürdürüyor: &#8220;<em>Mevcut nedenler bir döngü yaratıyor, eşitsizlik şiddeti doğuruyor, cezasızlık artırıyor, korumasızlık ölümleri çoğaltıyor. İstanbul sözleşmesi derhal uygulanmalı; 6284 sayılı kanunun</em> <em>etkin uygulanması zorunlu kılınmalı. Şüpheli ölümlerde zorunlu adli tıp soruşturması ve saha araştırması yapılmalı. Okullarda ve toplumlarda cinsiyet eşitliği eğitimi zorunlu hale getirilmeli</em>.&#8221;</p>
<div id="attachment_21890" style="width: 474px" class="wp-caption alignright"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-21890" class=" wp-image-21890" src="https://9koy.org/wp-content/uploads/2025/11/esnaf-aktivist-emine-demir.jpeg" alt="" width="464" height="348" srcset="https://9koy.org/wp-content/uploads/2025/11/esnaf-aktivist-emine-demir.jpeg 800w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2025/11/esnaf-aktivist-emine-demir-300x225.jpeg 300w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2025/11/esnaf-aktivist-emine-demir-768x576.jpeg 768w" sizes="auto, (max-width: 464px) 100vw, 464px" /><p id="caption-attachment-21890" class="wp-caption-text">Emine Demir</p></div>
<h4><strong>&#8220;Kadın cinayetleri toplumsal yapı ve feodaliteyle açıklanamaz&#8221;</strong></h4>
<p>Van’da uzun yıllardır esnaflık yapan aynı zamanda kadın hakları aktivisti olan Emine Demir de kadın ölümlerinin yegane sebebini yasal yetersizlik ve tedbirsizlik olarak açıklayarak şunları dile getiriyor:</p>
<p>&#8220;<em>Yaşanan cinayetler toplumsal yapı ve feodalite ile açıklanamaz. Ekonomik geçimsizlik şu an en büyük nedenlerden biri. Kadının toplumsal değeri el birliğiyle yok edildi. Aile kültürü yok oldu. Şiddet artık her ailede yaşanan olağan bir duruma dönüştürüldü. En büyük bilinçlenme ailede başlıyor aslında ve sonraki eğitim süreciyle beraber her konuda olduğu gibi kadına yönelik şiddet konusu da eğitim hayatında işlenebilir. Bu yönlü tedbirler geliştirilerek çocuklara okul dönemlerinden itibaren bu aşılanmalı. Ama maalesef ki bu yok. Yasalar yetersiz, devlet kadını korumuyor</em>.&#8221;</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/vanda-kadin-cinayetleri-artiyor-kadinlar-olumleri-durdurun-cagrisi-yapiyor.html">Van’da kadın cinayetleri artıyor; kadınlar &#8220;Ölümleri durdurun&#8221; çağrısı yapıyor</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/vanda-kadin-cinayetleri-artiyor-kadinlar-olumleri-durdurun-cagrisi-yapiyor.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Habercilikte kırılan kalıplar: Kadın kameramanların objektifinden zorlu mesai</title>
		<link>https://9koy.org/habercilikte-kirilan-kaliplar-kadin-kameramanlarin-objektifinden-zorlu-mesai.html</link>
					<comments>https://9koy.org/habercilikte-kirilan-kaliplar-kadin-kameramanlarin-objektifinden-zorlu-mesai.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Oct 2025 08:08:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kadın ve Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Sertifika ve Telif Desteği Programı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=21287</guid>

					<description><![CDATA[<p>Berfin Şengil Türkiye’de ve hatta dünyada kadın haber kameramanlarının sayısı oldukça az. “Erkek işi”&#160;denilerek yakın zamana kadar kadınların dışlandığı kameramanlıkta da pek çok meslekte&#160;olduğu gibi kadınlar var olma mücadelesi veriyor. ANKA, AA, DHA gibi haber ajanslarında dahi bir elin parmaklarını geçmeyecek sayıda kadın&#160;haber kameramanı bulunuyor. Sektördeki üst düzey yönetici pozisyonlarında da kadın&#160;sayısının az olması, kadın [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/habercilikte-kirilan-kaliplar-kadin-kameramanlarin-objektifinden-zorlu-mesai.html">Habercilikte kırılan kalıplar: Kadın kameramanların objektifinden zorlu mesai</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Berfin Şengil</strong></p>
<p>Türkiye’de ve hatta dünyada kadın haber kameramanlarının sayısı oldukça az. “Erkek işi”&nbsp;denilerek yakın zamana kadar kadınların dışlandığı kameramanlıkta da pek çok meslekte&nbsp;olduğu gibi kadınlar var olma mücadelesi veriyor.</p>
<p>ANKA, AA, DHA gibi haber ajanslarında dahi bir elin parmaklarını geçmeyecek sayıda kadın&nbsp;haber kameramanı bulunuyor. Sektördeki üst düzey yönetici pozisyonlarında da kadın&nbsp;sayısının az olması, kadın kameramanların terfi olanaklarını kısıtlıyor. Ayrıca alanında&nbsp;deneyimli kadın kameraman sayısının azlığı, mesleğe yeni başlayan kadınlar için rol model&nbsp;bulmayı zorlaştırıyor.Türkiye Haber Kameramanları Derneği’nde kadın kameramanlardan oluşan bir komisyonun&nbsp;kurulması ise sektörde kayda değer bir gelişme.</p>
<h4><strong>&#8220;Kadınların da bu işi yapabileceğini göstermek istedim&#8221;</strong></h4>
<p>Deprem, sel, savaş ya da toplumsal eylemlerin ortasında en iyi görüntüyü almaya çalışan&nbsp;kadın kameramanlar için ekipmanların taşınması kadar güç olan ise cinsiyetçi söylemler ve&nbsp;“sen kadınsın yapamazsın” tepkisi.</p>
<p>9. Köy’e konuşan Gurbetelli Yalçın, Gülce Nur Aksu ve İlayda Naz Yalçınkaya mesleğe&nbsp;başladıkları günden bugüne yaşadıkları zorlukları, kadın dayanışmasının sektördeki önemini&nbsp;ve meslekî gelişimlerini anlattı.</p>
<p>İki yıldır haber kameramanlığı yaptığını belirten ANKA Haber Ajansı’ndan Gurbetelli Yalçın,&nbsp;üniversiteden mezun olduktan sonra kameraman olarak iş bulamadığı için bir süre muhabirlik&nbsp;ve editörlük yaptığını kaydetti. Yalçın, &#8220;<em>Sonrasında zor da olsa kameraman olarak ilerledim&nbsp;meslekte. Parasız da çalıştım, çok düşük ücretlere uzun saatler de… Ek iş olarak düğünlerde&nbsp;de çalıştım. Yine de yılmadan devam ettim</em>&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;<em>Kameraman olmak istememin bir sebebi de sektörde erkek egemen bir alan olması ve&nbsp;kadınlar için ‘erkek işi, ağır iş, yapamaz’ denmesiydi” diyen Yalçın, bu sözlerin kendisi için&nbsp;motivasyon olduğunu belirtti ve “Kadınların da bu işi iyi yapabileceğini göstermek istedim.&nbsp;Bunun için de çalışmaya devam ediyorum</em>&#8221; diye ekledi.</p>
<p>Yalçın ayrıca, &#8220;<em>Bir kadın olarak var olmak bile ataerkil toplumlarda hayat boyu bir mücadele</em>&#8221;&nbsp;derken, yaşadığı olumsuzluklarla ilgili kendisini suçlamadan mesleğini sürdürdüğünün altını&nbsp;çizdi.&nbsp;Çalışma hayatı boyunca yaşadığı zorluklarla ilgili de konuşan Yalçın, şunları anlattı:</p>
<p>&#8220;<em>İş başvurularında kadın kameraman almıyoruz diyenler de oldu; iş çok ağır, kadınlar&nbsp;yapamaz diyenler de. Şu an bu tip cümlelerle daha az karşılaşıyoruz. Ancak hâlâ, ‘Keşke&nbsp;muhabir olsaydın, yüzün de güzel boyun da uzun’ ya da ‘Siz eskiden olsa o kameraları&nbsp;kaldıramazdınız’ diyebiliyorlar. Tabii sayıları çok az. Ama erkek egemen bir alan olduğu için ilk&nbsp;başladığımda böyle tepkiler nadiren de olsa geliyordu. Şimdilerde herkes birbirini tanıyıp&nbsp;alıştığı için olmuyor</em>.&#8221;</p>
<div id="attachment_21289" style="width: 301px" class="wp-caption alignright"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-21289" class=" wp-image-21289" src="https://9koy.org/wp-content/uploads/2025/09/Gurbetelli-Yalcin.jpg" alt="" width="291" height="388" srcset="https://9koy.org/wp-content/uploads/2025/09/Gurbetelli-Yalcin.jpg 1200w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2025/09/Gurbetelli-Yalcin-225x300.jpg 225w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2025/09/Gurbetelli-Yalcin-768x1024.jpg 768w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2025/09/Gurbetelli-Yalcin-1152x1536.jpg 1152w" sizes="auto, (max-width: 291px) 100vw, 291px" /><p id="caption-attachment-21289" class="wp-caption-text">Gurbetelli Yalçın</p></div>
<h4><strong>&#8220;Kurumların kameramanlığa bakış açısı değişmeli&#8221;</strong></h4>
<p>Bakkal bir yaşlı kadınla yaptıkları röportajın kendisi için unutulmaz olduğunu belirten Yalçın, &#8220;<em>Vasfiye teyze tane ile bebek bezi satıyordu. ‘Aile yılı’nda, hâlâ insanların tane ile bebek bezi&nbsp;aldığı Vasfiye teyze gündem olmuştu. Çektiğim haberin tüm Türkiye&#8217;de gündem olması&nbsp;meslekî açıdan özel bir deneyimdi</em>&#8221; dedi.</p>
<p>Kadınların bu meslekte daha görünür olması ve istihdam edilmesi için öncelikle kurumların&nbsp;kameramanlığa bakış açısının değişmesi gerektiğini belirten Yalçın, &#8220;<em>Çoğu kurum ve tabii&nbsp;yönetici,</em> kameramanlığı erkek işi, çok ağır ve tehlikeli bir iş gibi görüyor. Ama artık ne eskisi&nbsp;gibi kameralar ağır ne de çalışan kadın nüfusu az&#8221; ifadelerini kullandı.&nbsp;Yalçın, &#8220;<em>Bir kadın kameraman da her türlü ‘tehlikeli görünen, ağır ve zor olduğu’ düşünülen&nbsp;işte çalışabilir</em>&#8221; diyerek kadın ve erkek kameramanların eşit değerlendirilmesinin önemini&nbsp;vurguladı.</p>
<p>Kadın emekçilerden daima destek gördüğünü paylaşan Gurbetelli Yalçın bunun nedenini, &#8220;<em>Çünkü bazı yaşanan dertlerimiz ortak; sadece kadın olmak gibi</em>&#8221; sözleriyle açıkladı ve&nbsp;kameramanlık yapmak isteyip cesareti olmayan kadınlara şu sözlerle seslendi:</p>
<p>&#8220;<em>Çok kötü şartlarda çalıştığınız anlar da olacak. Belki emeğinizin karşılığını alamadığınız da…&nbsp;Yine de sevdiğiniz işi yapmaktan asla vazgeçmeyin! Sizleri ‘erkek işi’ deyip almayanlara, kadın&nbsp;olduğunuz için yapamayacağınızı düşünenlere inat; hayalinize sımsıkı sarılın!</em>&#8221;</p>
<div id="attachment_21290" style="width: 368px" class="wp-caption alignright"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-21290" class=" wp-image-21290" src="https://9koy.org/wp-content/uploads/2025/09/Gulce-Nur-Aksu.jpg" alt="" width="358" height="318" srcset="https://9koy.org/wp-content/uploads/2025/09/Gulce-Nur-Aksu.jpg 1600w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2025/09/Gulce-Nur-Aksu-300x267.jpg 300w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2025/09/Gulce-Nur-Aksu-1024x910.jpg 1024w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2025/09/Gulce-Nur-Aksu-768x683.jpg 768w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2025/09/Gulce-Nur-Aksu-1536x1365.jpg 1536w" sizes="auto, (max-width: 358px) 100vw, 358px" /><p id="caption-attachment-21290" class="wp-caption-text">Gülce Nur Aksu</p></div>
<h4><strong>&#8220;En güzel yanı önyargıları kırarak başarmak&#8221;</strong></h4>
<p>Lider Haber’de kameraman olan Gülce Nur Aksu, bir yıldır mesleği sürdürdüğünü ve&nbsp;çevresinden aldığı destekle bu işe başladığını aktardı.</p>
<p>&#8220;<em>Mesleğe başladığımda en çok karşılaştığım önyargı ve insanların cinsiyete göre meslekleri&nbsp;ayırmasıydı. Sadece kadın olduğum için bazı meslekleri yapamayacağımı düşünenler oldu&#8221; </em>diyen Aksu,<em>&nbsp;&#8220;Kadın olarak çalışmanın en güzel yanı, bu önyargıları kırarak başarmak&nbsp;aslında</em>&#8221; dedi.</p>
<p>Gittiği her haber çekiminin yeni bir iz bıraktığını ve kendisi için en unutulmaz olanın Kuzey&nbsp;Irak’taki Pençe-Kilit operasyonu çekimi olduğunu paylaşan Aksu savaş, doğal afet gibi haber&nbsp;çekimlerinde, erkek meslektaşları nasıl güvende hissetmiyorsa kendisinin de aynı şekilde&nbsp;hissettiğini söyledi. Güvende olmadığını düşündüğünde, &#8220;<em>Bir kadının yapamaz denilen şeyleri&nbsp;başardığını görmek ve bu başarıyı içselleştirmek büyük bir motivasyon</em>&#8221; duygusuna sığındığını&nbsp;söyledi.</p>
<p>Meslekî zorlukları, yanında olan insanlar sayesinde bertaraf ettiğini vurgulayan Aksu, &#8220;<em>Kadınların, erkeklerden daha sabırlı olduğunu ve gittikleri yerlere renk kattıklarını&nbsp;düşünüyorum. Biz kadınlar, her mesleğe çok yakışıyoruz. Bu yüzden bu meslekte daha çok</em>&nbsp;<em>renge ihtiyacımız var</em>&#8221; dedi.</p>
<p>Kadınların birliğiyle önyargıların kırılabileceğini de ekleyen Aksu, &#8220;<em>Türkiye Haber&nbsp;Kameramanlığı Derneği’nde de kadın komisyonumuz mevcut. Bu komisyon sadece iş bulmak&nbsp;için değil; birim için sunulan imkanlar ve psikolojik destek de var</em>&#8221; dedi.</p>
<div id="attachment_21291" style="width: 303px" class="wp-caption alignright"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-21291" class=" wp-image-21291" src="https://9koy.org/wp-content/uploads/2025/09/Ilayda-Naz-Yalcinkaya.jpg" alt="" width="293" height="391" srcset="https://9koy.org/wp-content/uploads/2025/09/Ilayda-Naz-Yalcinkaya.jpg 1327w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2025/09/Ilayda-Naz-Yalcinkaya-225x300.jpg 225w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2025/09/Ilayda-Naz-Yalcinkaya-768x1024.jpg 768w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2025/09/Ilayda-Naz-Yalcinkaya-1152x1536.jpg 1152w" sizes="auto, (max-width: 293px) 100vw, 293px" /><p id="caption-attachment-21291" class="wp-caption-text">İlayda Naz Yalçınkaya</p></div>
<h4><strong>&#8220;Cinsiyetten çok, kişisel yetenek ve azimle ilgili&#8221;</strong></h4>
<p>Yaklaşık 2 yıldır kameramanlık yapan CNN Türk’ten İlayda Naz Yalçınkaya, &#8220;<em>Monoton&nbsp;olmayan, aynı zamanda insanların hayatına dokunabileceğim bir iş yapmak istiyordum. Ama&nbsp;bunların bir arada olabileceğini hayal etmemiştim</em>&#8221; diyerek mesleğe başladığını söyledi.</p>
<p>Yalçınkaya, en büyük motivasyonlarından birini ise şu sözlerle açıkladı: &#8220;<em>İnsanların gözleri bir anlamda benim objektifimden gördükleriyle şekilleniyor. En basitinden,&nbsp;bir afette kimsenin fark etmediği bir anı kayda alıp doğru açıyla yansıtıyorsunuz. İzleyenler o&nbsp;olayı sizin gözünüzden görüp daha derinden hissedebiliyor</em>.&#8221;</p>
<p>Kendisi için en büyük zorluğun, hiçbir zaman fiziksel olmadığını kaydeden Yalçınkaya, asıl zor&nbsp;olanın kadınlara yönelik kalıplaşmış önyargılar olduğunu paylaştı. Şefi ve ekip arkadaşları her&nbsp;zaman destek olsa da dışarıdan olumsuz tepkiler alabildiğini aktaran Yalçınkaya, &#8220;<em>Kadından&nbsp;kameraman olmaz, ekipmanları taşıyamazsın söylemleriyle karşılaştım. Ama zamanla&nbsp;önyargılar kırıldı. Bugün aynı insanlar, ‘Keşke bizde de kadın kameraman olsa, çoğu erkekten&nbsp;daha iyi yapıyorsun’ diyebiliyor. Bu da işin cinsiyetten çok, kişisel yetenek ve azimle ilgili&nbsp;olduğunu gösteriyor</em>&#8221; dedi.</p>
<h4><strong>‎&#8221;Eksiklerimizden biri kadın kameramanların azlığı&#8221;</strong></h4>
<p>Yalçınkaya, sektörün eksiklerinin ortaya çıkması için haber kameramanlığının daha görünür&nbsp;olması, mesleklerine saygının arttırılması ve var olan kadın dayanışmasının geliştirilmesi&nbsp;gerektiğini vurguladı.</p>
<p>&#8220;<em>En büyük eksiklerimizden biri, kadın kameraman sayısının azlığı. Bu meslek gerçekten&nbsp;ruhunda olmayı gerektiriyor. Çok zorlukları var ama severek yapıldığında ondan güzeli yok</em>&#8221; dedi.</p>
<p>Yalçınkaya, &#8220;<em>Kameramanlık çok dinamik bir iş. ‘Yapamazsın’ diyenler her zaman olacak ama&nbsp;bir kadın isterse hiçbir şey onun önünde duramaz</em>&#8221; da diyerek, &#8220;<em>Yeter ki gücünüzün farkında&nbsp;olun</em>&#8221; sözleriyle kadın kameramanların artması temennisinde bulundu.</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/habercilikte-kirilan-kaliplar-kadin-kameramanlarin-objektifinden-zorlu-mesai.html">Habercilikte kırılan kalıplar: Kadın kameramanların objektifinden zorlu mesai</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/habercilikte-kirilan-kaliplar-kadin-kameramanlarin-objektifinden-zorlu-mesai.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin görünmeyen hali: Dijital şiddet</title>
		<link>https://9koy.org/toplumsal-cinsiyet-esitsizliginin-gorunmeyen-hali-dijital-siddet.html</link>
					<comments>https://9koy.org/toplumsal-cinsiyet-esitsizliginin-gorunmeyen-hali-dijital-siddet.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Jan 2025 14:52:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kadın ve Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Sertifika ve Telif Desteği Programı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=16727</guid>

					<description><![CDATA[<p>Atiye Eren Çelik Teknolojik araçların ve yapay zekanın gelişimiyle yeni bir şiddet aracı olarak ortaya çıkan dijital teknolojiler ve çevrimiçi ortamlar toplumsal cinsiyet eşitsizliğini de derinleştiriyor. Teknolojinin baş döndürücü bir hızda evrilmekte olduğu günümüzde dijital teknolojiler ve çevrimiçi ortamlar kullanıcıları için gündelik hayatı kolaylaştıran birçok pratik özellik sunarken, bazı tuzakları da barındırıyor. Bu kapsamda bu ortamlar bireylerin ve grupların birbirlerine şiddet [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/toplumsal-cinsiyet-esitsizliginin-gorunmeyen-hali-dijital-siddet.html">Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin görünmeyen hali: Dijital şiddet</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Atiye Eren Çelik </strong></p>
<p>Teknolojik araçların ve yapay zekanın gelişimiyle yeni bir şiddet aracı olarak ortaya çıkan dijital teknolojiler ve çevrimiçi ortamlar toplumsal cinsiyet eşitsizliğini de derinleştiriyor. Teknolojinin baş döndürücü bir hızda evrilmekte olduğu günümüzde dijital teknolojiler ve çevrimiçi ortamlar kullanıcıları için gündelik hayatı kolaylaştıran birçok pratik özellik sunarken, bazı tuzakları da barındırıyor. Bu kapsamda bu ortamlar bireylerin ve grupların birbirlerine şiddet uyguladıkları sorunlu alanlar/araçlar olarak da<br />
karşımıza çıkıyor.</p>
<p>Dijital şiddet terimi; bir bireyin veya grubun teknolojiyi kullanarak başka bir bireyi veya grubu hedef alması, tehdit etmesi, korkutması, manipüle etmesi vb. zarar verici davranışlardan oluşan şiddet olaylarını tanımlıyor. Bu yeni şiddet türü toplumsal<br />
cinsiyet eşitsizliğini derinleştiren bir duruma da neden olabiliyor. 9.Köy uzmanlarıyla, dijital şiddetin en yaygın biçimlerini, bu tehlike karşısında bireylerin, devletlerin ve teknoloji şirketlerinin alabileceği önlemleri konuştu.</p>
<div id="attachment_16731" style="width: 330px" class="wp-caption alignright"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-16731" class=" wp-image-16731" src="https://9koy.org/wp-content/uploads/2025/01/nrchntmr_foto.jpg" alt="" width="320" height="320" srcset="https://9koy.org/wp-content/uploads/2025/01/nrchntmr_foto.jpg 2137w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2025/01/nrchntmr_foto-300x300.jpg 300w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2025/01/nrchntmr_foto-1024x1024.jpg 1024w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2025/01/nrchntmr_foto-150x150.jpg 150w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2025/01/nrchntmr_foto-768x768.jpg 768w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2025/01/nrchntmr_foto-1536x1536.jpg 1536w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2025/01/nrchntmr_foto-2048x2048.jpg 2048w" sizes="auto, (max-width: 320px) 100vw, 320px" /><p id="caption-attachment-16731" class="wp-caption-text">Gülcihan Temur</p></div>
<h4><strong>&#8220;Teknolojinin kolaylaştırdığı şiddet&#8221;</strong></h4>
<p>Toplumsal Cinsiyete Dayalı Dijital Şiddet Uzmanı Nurcihan Temur, dijital şiddetin toplumsal cinsiyete dayalı şiddet kadar zararlı olduğunu ve hatta daha tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini belirtiyor. Dijital şiddetin &#8220;toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin&#8221; dijital ortamda devam eden bir yansıması olduğunu aktaran Temur, dijital şiddeti şöyle anlatıyor:</p>
<p>&#8220;<em>Aslında çevrimdışı dünyada gördüğümüz baskılar, eşitsizlikler ve şiddet biçimlerinin dijital araçlar aracılığıyla daha hızlı, yaygın ve anonim bir şekilde uygulanmasıdır. Bu </em><em>şiddetin bir diğer adı da ‘teknolojinin kolaylaştırdığı’ şiddettir.</em>&#8221;</p>
<p>Temur, bu korudaki dikkat çekici bir noktayı ise &#8220;<em>Dijital şiddetin çevrimdışı şiddet kadar zararlı ama aynı zamanda daha tehlikeli bazı özelliklere sahip olması</em>&#8221; olarak göstererek, şöyle konuştu:</p>
<p>&#8220;<em>Mesela dijital ortamda bir içerik hızla yayılabiliyor ve geniş bir kitleye ulaşabiliyor. Bu içeriklerin kontrolü neredeyse imkânsız hale gelebiliyor. Bu durum şiddete maruz bırakılanlar için tekrar tekrar travma yaşanmasına neden olabiliyor.</em>&#8221;</p>
<h4><strong>Şiddetin öteki yüzü &#8220;Deepfakeler&#8221;</strong></h4>
<p>Temur, yapay zekanın gelişimiyle birlikte dijital şiddetin boyutlarının hem arttığını hem de farklılaştığını, bu teknolojilerle kadınlara taciz vakalarının nasıl sıklaştığını şu örneklerle aktardı:</p>
<p>&#8220;<em>Yapay zekâ teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte şiddetin yeni boyutları ortaya çıktı. Deepfake adı verilen teknoloji bunun en çarpıcı örneklerinden biri. Bu teknolojiyle bir kadının yüzü ya da vücudu manipüle edilerek cinsel içeriklerde kullanılabiliyor. Araştırmalar, internetteki deepfake videoların yüzde 90-95’inin kadınları cinsel</em> <em>içeriklerle hedef aldığını gösteriyor. Yani bu teknoloji neredeyse tamamen kadınlara zarar vermek için kullanılıyor. 3D animasyonlar ve avatar teknolojileri de benzer bir şekilde tehlike oluşturuyor. Özellikle metaverse gibi sanal ortamlarda kadınlar 3D avatarlar</em> <em>tarafından tacize uğruyor.</em>&#8221;</p>
<div id="attachment_16732" style="width: 407px" class="wp-caption alignright"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-16732" class=" wp-image-16732" src="https://9koy.org/wp-content/uploads/2025/01/Pinar-ilkiz-0524-yatay-scaled.jpg" alt="" width="397" height="298" srcset="https://9koy.org/wp-content/uploads/2025/01/Pinar-ilkiz-0524-yatay-scaled.jpg 2560w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2025/01/Pinar-ilkiz-0524-yatay-300x225.jpg 300w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2025/01/Pinar-ilkiz-0524-yatay-1024x769.jpg 1024w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2025/01/Pinar-ilkiz-0524-yatay-768x577.jpg 768w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2025/01/Pinar-ilkiz-0524-yatay-1536x1153.jpg 1536w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2025/01/Pinar-ilkiz-0524-yatay-2048x1538.jpg 2048w" sizes="auto, (max-width: 397px) 100vw, 397px" /><p id="caption-attachment-16732" class="wp-caption-text">Pınar İlkiz</p></div>
<h4><strong>&#8220;Dijital şiddete en çok kadınlar ve kız çocukları maruz bırakılıyor&#8221;</strong></h4>
<p>Uzmanlar dijital şiddete en çok maruz bırakılanların kadınlar ve kız çocukları olduğu noktasında birleşiyor. Pikan Ajans Kurucu Ortağı Pınar İlkiz, herkesin dijital şiddete maruz bırakılabileceğini ama buna en çok maruz kalanların kadınlar ve kız çocukları olduğunu söyleyerek, şu bilgileri verdi:</p>
<p>&#8220;<em>Dijital şiddetin kadınlara, sadece kadın olmalarından ötürü bilerek ve isteyerek, cinselliği de kapsayacak şekilde zarar veren halinden bahsediyoruz. Bir uygulamada profil fotoğrafınızı kadın görüntüsü ile değiştirdiğinizde alabileceğiniz mesajlar bunun en basit örneği. Daha vahim ve yaygın olanı ise görsel-odaklı cinsel taciz. Yapay zeka burada devreye giriyor. Bu görüntüler var mı yok mu bilmiyorsunuz, yapay zeka ile her şey kolaylaşırken, sizin görüntünüzün size ait olmayan bir sahnenin içinde yer alması da bir o kadar kolaylaştı. Buna en çok kadın siyasetçiler kampanya dönemlerinde maruz bırakıldı mesela. O zaman hangisi gerçek hangisi değil diye düşünürken mevcut dijital medya okuryazarlığımızın bile bize yetmeyeceği şeylerle</em> <em>karşılaşabiliyoruz</em>.&#8221;</p>
<div id="attachment_16733" style="width: 291px" class="wp-caption alignright"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-16733" class=" wp-image-16733" src="https://9koy.org/wp-content/uploads/2025/01/ahmet_sabanci.webp" alt="" width="281" height="375" srcset="https://9koy.org/wp-content/uploads/2025/01/ahmet_sabanci.webp 1920w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2025/01/ahmet_sabanci-225x300.webp 225w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2025/01/ahmet_sabanci-768x1024.webp 768w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2025/01/ahmet_sabanci-1152x1536.webp 1152w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2025/01/ahmet_sabanci-1536x2048.webp 1536w" sizes="auto, (max-width: 281px) 100vw, 281px" /><p id="caption-attachment-16733" class="wp-caption-text">Ahmet Sabancı</p></div>
<h4><strong>Dijital şiddet katlanarak artıyor</strong></h4>
<p>Alternatif Bilişim Derneği üyesi ve Dijital Medya Araştırmaları Derneği’nin (DMAD) kurucu üyelerinden Ahmet Sabancı, günümüzde teknolojinin ve yapay zekanın yaşadığı değişimle birlikte dijital şiddet faillerinin saldırılarını artık &#8220;daha hızlı ve yoğun bir şekilde&#8221; gerçekleştirdiğini kaydetti. &#8220;<em>Dijital şiddet maalesef her geçen gün katlanarak artan ve insanların hem internette hem de normal hayatlarında zarar görmesine neden olan bir fenomen hâline geldi&#8221; </em>diyen Sabancı, teknolojinin geçirdiği evrim ve platformların yaşadığı değişimlerin de dijital şiddet faillerinin işlerini kolaylaştırdığına işaret ediyor. Sabancı, üretken yapay zekâ modellerinin saniyeler içerisinde istediğiniz metni ve görseli üretebilmesi ya da bunların bir sosyal medya hesabına bağlanabilmesinin dijital şiddet faillerinin daha hızlı ve yoğun bir şekilde saldırılarını gerçekleştirmesini sağladığını belirterek, şunları söyledi:</p>
<p>&#8220;<em>Meta ve X/Twitter gibi şirketlerin içerik moderasyonu ve kullanıcı güvenliği konusunu tamamen politik motivasyonlarla gevşetmiş olması da faillerin hedeflerine saldırabileceği alanların artmasına neden oldu</em>.&#8221;</p>
<h4><strong>Dijital şiddetten korunmak nasıl mümkün?</strong></h4>
<p>Uzmanlar, dijital şiddetin yalnızca çevrimiçi bir sorun değil aynı zamanda çevrimdışı şiddetin bir uzantısı ve toplumsal eşitsizliklerin dijital dünyada bir yansıması olduğunu belirtiyor. Bu noktada ise bireylere, devletlere ve teknoloji şirketlerine büyük sorumluluklar düşüyor. 9. Köy olarak 3 uzmandan aldığımız görüşler neticesinde alınabilecek önlemleri şu şekilde derledik:</p>
<ul>
<li>Dijital okur-yazarlığı arttırmak</li>
<li>Platformların, Trust &amp; Safety (Güven ve Güvenlik) alanına daha fazla yatırım yapması</li>
<li>Failin kimliğini belirlemek için bilgi toplamak ve olayları belgelemek. Taciz edici davranış çevrimiçi olduğunda, tacizin gerçekleştiği uygulamaya rapor etmek</li>
<li>Devletlerin, dijital şiddeti tanımlayan ve cezalandıran yasalar çıkarmaları</li>
<li>Platformlarda çok daha katı kurallar değil çok daha iyi yapılandırılmış şikayet</li>
</ul>
<p>The post <a href="https://9koy.org/toplumsal-cinsiyet-esitsizliginin-gorunmeyen-hali-dijital-siddet.html">Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin görünmeyen hali: Dijital şiddet</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/toplumsal-cinsiyet-esitsizliginin-gorunmeyen-hali-dijital-siddet.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
