<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Teknoloji Archives - 9.Köy</title>
	<atom:link href="https://9koy.org/teknoloji/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://9koy.org/teknoloji</link>
	<description>Haberler</description>
	<lastBuildDate>Mon, 27 Jul 2026 07:48:14 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>

<image>
	<url>https://9koy.org/wp-content/uploads/2023/06/cropped-Basliksiz-1-kopya-32x32.png</url>
	<title>Teknoloji Archives - 9.Köy</title>
	<link>https://9koy.org/teknoloji</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kullanıcıların ekran süresi artarken uzun içerik tüketimi neden azalıyor?</title>
		<link>https://9koy.org/kullanicilarin-ekran-suresi-artarken-uzun-icerik-tuketimi-neden-azaliyor.html</link>
					<comments>https://9koy.org/kullanicilarin-ekran-suresi-artarken-uzun-icerik-tuketimi-neden-azaliyor.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Jul 2026 07:48:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[9. Köy Haber Merkezi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=25666</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beyza Nur Duvan İnsanlar günün büyük bölümünü telefon, tablet ve bilgisayar ekranlarının karşısında geçiriyor. Ancak ekran başında geçirilen süre artarken içerik tüketimi kısa formatlara kayıyor. Uzmanlara göre bunun nedeni yalnızca bireylerin dikkat süresinin kısalması değil; dijital platformların çalışma biçimiyle şekillenen yeni medya düzeni ve değişen içerik tüketim alışkanlıkları. Hacettepe Üniversitesi İletişim Fakültesi Araştırma Görevlisi Dr. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/kullanicilarin-ekran-suresi-artarken-uzun-icerik-tuketimi-neden-azaliyor.html">Kullanıcıların ekran süresi artarken uzun içerik tüketimi neden azalıyor?</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;"><strong>Beyza Nur Duvan</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">İnsanlar günün büyük bölümünü telefon, tablet ve bilgisayar ekranlarının karşısında geçiriyor. Ancak ekran başında geçirilen süre artarken içerik tüketimi kısa formatlara kayıyor. Uzmanlara göre bunun nedeni yalnızca bireylerin dikkat süresinin kısalması değil; dijital platformların çalışma biçimiyle şekillenen yeni medya düzeni ve değişen içerik tüketim alışkanlıkları.</p>
<p>Hacettepe Üniversitesi İletişim Fakültesi Araştırma Görevlisi Dr. Şule Karataş Özaydın, kısa formatlı içeriklerin yükselişinin yalnızca kullanıcıların psikolojik olarak dikkat sürelerinin azalmasından kaynaklanmadığını; dijital platformlar, algoritmik sistemler, reklam modelleri ve medya endüstrisi tarafından şekillendirilen yeni içerik tüketim kültürünün de bu süreçte etkili olduğunu ifade etti. Özaydın, kullanıcıların kısa içerikleri tercih ettiğinin doğru olduğunu ancak bu tercihin platformların tasarımından bağımsız düşünülemeyeceğini vurguladı:</p>
<p>&#8220;<em>TikTok, Instagram, Reels, YouTubeShorts gibi içerik formatları, kullanıcıları kısa, parçalı ve sürekli akışlar halinde içerik tüketmeye alıştırdı. Bu anlamda sorun sadece kullanıcıların kısa süreli içerik talep etmesi değil. Aksine, platformlar kasıtlı olarak kısa içeriğin daha görünür, daha ödüllendirici ve daha normal hâle geldiği koşulları yaratıyor</em>.&#8221;</p>
<h4>&#8220;Kısa içerik ekonomik ve teknik olarak daha avantajlı&#8221;</h4>
<p style="font-weight: 400;">Özaydın, dijital platform sahipleri, sosyal medya şirketleri ile çevrimiçi haber ve eğlence platformlarında kısa içeriklerin hem dijital platformlar açısından hem de içerik üreticileri açısından daha fazla kullanıcı etkileşimi yarattığını ve üretim açısından daha ekonomik olduğunu belirtti.</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8220;<em>Uzun içerikler daha fazla emek ve prodüksiyon isterken kısa formatlı içerikler üretim açısından daha ekonomiktir. İçerik üreticilerinden giderek daha fazla trendleri takip etmeleri, platforma özgü sesler ve formatlar kullanmaları, güncel olaylara hızlı bir şekilde yanıt vermeleri ve ilk birkaç saniyede dikkat çeken içerik üretmeleri bekleniyor. Sonuç olarak, içerik üretimi daha modüler, daha metrik odaklı ve algoritmik görünürlüğe daha bağımlı hale geldi.</em>&#8220;</p>
<h4><strong>Algoritmalar görünürlüğü belirliyor</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Özaydın, algoritmaların genellikle ölçülebilir etkileşim üreten içeriklere öncelik verdiğini ve bu sayede yüksek izlenme oranlarına, tekrar izlenmelere, hızlı etkileşime, duygusal yoğunluğa, yeniliğe, mizaha, tartışmaya, veya güçlü özdeşleşmeye sahip videoların öne çıktığını belirtti. Bu koşullar altında algoritmaların yalnızca &#8220;kaliteyi&#8221; değil, kullanıcıların izlemeye, tepki vermeye ve kaydırmaya devam etmesini sağlayan içerikleri ödüllendirdiğini vurgulayan Özaydın, algoritmaların etkisiyle içerik üreticilerinin de kısa formatlı içerikler üretmeye yöneldiğini ifade etti.</p>
<p style="font-weight: 400;">Uzun formatlı içeriklerin tamamen ortadan kalkmayacağını belirten Özaydın şunları söyledi: &#8220;<em>Uzun formatlı içerik, özellikle derinlik, anlatı zenginliği, uzmanlık, duygusal dil veya kültürel zenginlik sunduğunda değerini koruyor. Podcast&#8217;ler, belgeseller, uzun röportajlar, video denemeleri ve yüksek kaliteli diziler, izleyicilerin anlamlı bulduklarında uzun içerikle hala etkileşim kurduğunu gösteriyor.</em>&#8220;</p>
<h4><strong>Dijital dünyanın çalışma biçimi ile beynin ödül sistemi arasındaki güçlü ilişki</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Psikolog Rüveyda Tokuştepe Gökce, kullanıcıların ekran süresi artarken uzun içerik tüketiminin azalmasını, kısa video içeriklerinin platformlarda yaygınlaşmasıyla birlikte insanların bilgiyi saniyeler içinde tüketmeye alışmasına bağladı. Ekran süresi artsa da bu sürenin çoğunlukla kısa ve hızlı tüketilen içeriklerle geçtiğini belirten Gökce, dijital dünyanın çalışma biçimi ile beynin ödül sistemi arasında güçlü bir ilişki bulunduğunu, sürekli yenilenen içerik akışlarının ve bildirimlerin bu sistemi sürekli uyardığını ifade etti. Dijital platformların sürekli yeni içerik sunarak beynin ödül/haz alma mekanizmasını sürekli çalıştırdığını belirten Gökce, şunları kaydetti:</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8220;<em>Psikolojik açıdan baktığımızda, dijital dünyanın çalışma biçimi ile beynin ödül sistemi arasında güçlü bir ilişki olduğunu görüyoruz. Kısa videolar, sürekli yenilenen içerik akışları, bildirimler ve hızlı geçişler beynin ödül mekanizmasını sürekli uyarıyor. Her yeni içerik küçük bir merak ve ödül hissi yaratıyor. Beyin de zamanla bu hızlı ödül döngüsüne alışıyor. Bunun sonucunda daha fazla zihinsel çaba gerektiren uzun videolar, kitaplar, makaleler veya akademik metinler kişiye daha yorucu ve sıkıcı gelebiliyor. Çünkü bu tür içerikler anlık hazdan çok sabır, dikkat ve gecikmiş tatmine tolerans gerektiriyor ve hızlı gelen ödül uzun videolarda gecikiyor. Bu sebepten dolayı da ekran sürelerimiz artsa da uzun içerikler tüketmekte zorlanıyoruz</em>.&#8221;</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/kullanicilarin-ekran-suresi-artarken-uzun-icerik-tuketimi-neden-azaliyor.html">Kullanıcıların ekran süresi artarken uzun içerik tüketimi neden azalıyor?</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/kullanicilarin-ekran-suresi-artarken-uzun-icerik-tuketimi-neden-azaliyor.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eğitimde yapay zekâ analiz ve sorgulama becerisini köreltiyor mu?</title>
		<link>https://9koy.org/egitimde-yapay-zeka-analiz-ve-sorgulama-becerisini-koreltiyor-mu.html</link>
					<comments>https://9koy.org/egitimde-yapay-zeka-analiz-ve-sorgulama-becerisini-koreltiyor-mu.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Jul 2026 07:45:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[9. Köy Haber Merkezi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=25266</guid>

					<description><![CDATA[<p>Elifnaz Yücel Yapay zekâ uygulamalarının eğitim hayatındaki kullanımının artması, öğrencilerin ders çalışma ve araştırma alışkanlıklarında önemli değişiklikleri beraberinde getirdi. Bilgiye ulaşmayı kolaylaştıran sistemler, eğitimciler ve öğrenciler arasında farklı değerlendirmelere neden oluyor. Bazı öğrenciler yapay zekâyı araştırma süreçlerini hızlandıran bir araç olarak görüyor. Dokuzuncu sınıf öğrencisi E.K., yapay zekâyı ilk kullanmaya başladığında yeni konular öğrenmek amacıyla kullandığını ancak zamanla [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/egitimde-yapay-zeka-analiz-ve-sorgulama-becerisini-koreltiyor-mu.html">Eğitimde yapay zekâ analiz ve sorgulama becerisini köreltiyor mu?</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;"><strong>Elifnaz Yücel</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Yapay zekâ uygulamalarının eğitim hayatındaki kullanımının artması, öğrencilerin ders çalışma ve araştırma alışkanlıklarında önemli değişiklikleri beraberinde getirdi. Bilgiye ulaşmayı kolaylaştıran sistemler, eğitimciler ve öğrenciler arasında farklı değerlendirmelere neden oluyor. Bazı öğrenciler yapay zekâyı araştırma süreçlerini hızlandıran bir araç olarak görüyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Dokuzuncu sınıf öğrencisi E.K., yapay zekâyı ilk kullanmaya başladığında yeni konular öğrenmek amacıyla kullandığını ancak zamanla öğrencilerin bu teknolojiyi daha çok ödev hazırlamak ve hazır cevaplara ulaşmak için tercih ettiğini gözlemlediğini söyledi. E.K, &#8220;<em>Öğrenciler çoğu zaman ödevi tamamlıyor ancak verilen cevapları detaylı incelemiyor. Bu nedenle öğrenme süreci eksik kalabiliyor</em>&#8221; dedi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Yapay zekânın kısa vadede zaman kazandırdığını belirten E.K, uzun vadede ise öğrencilerin araştırma yapma, bilgiye ulaşma ve kendi fikirlerini oluşturma becerilerinin zayıflayabileceğini savundu.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Öğrenme sürecini sekteye uğratabiliyor&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Eğitim Danışmanı Yasemin Ay ise öğrencilerin yapay zekâyı çoğunlukla bir destek aracı olarak değil, hazır bilgiye ulaşma yöntemi olarak kullandığını belirtti. Ay, şunları söyledi:</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8220;<em>Öğrenciler yapay zekâyı destek olarak değil, var olan bilgiyi aynı şekilde almak ve aktarmak amacıyla kullanıyor. Yapay zekâ çoğu zaman cevap üreten bir çözüm olarak görülüyor ancak ben bunun gerçek anlamda bir üretim süreci olduğunu düşünmüyorum. Mevcut ürünleri karmaşık bir hâle getirerek sunan bir araç olarak değerlendiriyorum. Kısa vadede çözüm üretiyormuş gibi görünse de uzun vadede eğitim sürecini sekteye uğratan bir olumsuzluğa dönüşebiliyor</em>.&#8221;</p>
<p style="font-weight: 400;">Yapay zekânın öğrencilerin analiz ve sentez becerilerini de etkileyebileceğini ifade eden Eğitimci Yasemin Ay, &#8220;<em>Bilginin kavranması, analiz edilmesi ve sentezlenmesi gibi aşamalarda yapay zekâdan alınan sonuçlar çoğu zaman yeterli düzeyde olmuyor. Bu durum tek tip öğreti ve tek tip öğrenmeyi beraberinde getiriyor</em>&#8221; dedi.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Birincil kaynak olarak görülmemeli&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Son yıllarda öğretmenlerin de yapay zekâ araçlarını yoğun biçimde kullanmaya başladığını belirten Ay, öğrencilerin farklı kaynaklarla buluşmasının önemine dikkat çekti. Ay, &#8220;<em>Bizler öğrencilere bilgiye nasıl ulaşılacağını ve bu bilginin hangi durumlarda nasıl kullanılacağını öğretmeye çalışıyoruz. Bu nedenle yapay zekâyı birincil kaynak olarak kabul etmenin doğru olmadığını düşünüyorum</em>&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p style="font-weight: 400;">Yapay zekânın tamamen dışlanmasının da mümkün olmadığını vurgulayan Ay, okullarda yapay zekâ okuryazarlığına yönelik ders içerikleri oluşturulması gerektiğini söyledi.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Yapay zekâ benim için bir araç&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">İstanbul Üniversitesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü öğrencisi Okan Yavuzaslan ise yapay zekâyı akademik çalışmalarında zaman yönetimini kolaylaştıran bir araç olarak gördüğünü belirtti.</p>
<p style="font-weight: 400;">Yavuzaslan, &#8220;<em>Benim için yapay zekâ, verdiğim bilgiler ve komutlar doğrultusunda bana en uygun dokümanı tedarik eden bir araç. Akademik hayatımda zamanımı daha verimli kullanmama yardımcı olduğu için yapay zekâyı aktif olarak kullanıyorum</em>&#8221; dedi.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Son kararı yine insan veriyor&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Yapay zekânın araştırma süreçlerinde önemli ölçüde zaman kazandırdığını ifade eden Yavuzaslan , internet ortamındaki bilgi yoğunluğuna dikkat çekti. Yavuzaslan, &#8220;<em>İnternet adeta sonu olmayan bir uçurum ve milyonlarca doğru ya da yanlış bilgiye maruz kalıyoruz. Yapay zekâ sayesinde bilgiye ulaşmak için harcadığım zamanı azaltıp enerjimi başka yararlı konulara ayırabiliyorum</em>&#8221; diye konuştu.</p>
<p style="font-weight: 400;">Yapay zekâdan elde edilen bilgilerin mutlaka doğrulanması gerektiğini vurgulayan Yavuzaslan, &#8220;<em>Son aşamada bilginin doğruluğuna yine ben karar veriyorum. Yapay zekâ araştırma sürecini kolaylaştırabilir ancak eleştirel düşünmenin ve değerlendirme yapmanın yerini alamaz</em>&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p style="font-weight: 400;">Uzmanlar ve öğrenciler, yapay zekânın eğitimde önemli fırsatlar sunduğu konusunda hemfikir olurken, teknolojinin bilinçlikullanılması ve öğrencilerin araştırma, sorgulama ve eleştirel düşünme becerilerinin korunması gerektiğine dikkat çekiyor.</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/egitimde-yapay-zeka-analiz-ve-sorgulama-becerisini-koreltiyor-mu.html">Eğitimde yapay zekâ analiz ve sorgulama becerisini köreltiyor mu?</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/egitimde-yapay-zeka-analiz-ve-sorgulama-becerisini-koreltiyor-mu.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yapay zekâdan alınan diyet listeleri neden riskli?</title>
		<link>https://9koy.org/yapay-zekadan-alinan-diyet-listeleri-neden-riskli.html</link>
					<comments>https://9koy.org/yapay-zekadan-alinan-diyet-listeleri-neden-riskli.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Jun 2026 07:49:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Sertifika ve Telif Desteği Programı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=24798</guid>

					<description><![CDATA[<p>Fatmanur Polatcan Teknolojinin gelişmesiyle birlikte yapay zekâ destekli uygulamalar beslenme planlamasında da sıkça kullanılmaya başlanırken, bu uygulamaların sağlık üzerindeki etkilerine ilişkin yeni araştırmalar dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu. Türkiye’de gençler üzerinde gerçekleştirilen bir araştırma, yapay zekâ destekli diyet önerilerinin gençlerin ihtiyaç duyduğu enerji ve besin değerlerini çoğu zaman düşük hesaplayabildiğini ortaya koydu. Çalışmada, yapay zekâ [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/yapay-zekadan-alinan-diyet-listeleri-neden-riskli.html">Yapay zekâdan alınan diyet listeleri neden riskli?</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;"><strong>Fatmanur Polatcan</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Teknolojinin gelişmesiyle birlikte yapay zekâ destekli uygulamalar beslenme planlamasında da sıkça kullanılmaya başlanırken, bu uygulamaların sağlık üzerindeki etkilerine ilişkin yeni araştırmalar dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu.</p>
<p style="font-weight: 400;">Türkiye’de gençler üzerinde gerçekleştirilen bir araştırma, yapay zekâ destekli diyet önerilerinin gençlerin ihtiyaç duyduğu enerji ve besin değerlerini çoğu zaman düşük hesaplayabildiğini ortaya koydu.</p>
<p style="font-weight: 400;">Çalışmada, yapay zekâ sohbet robotlarının protein ve yağ oranlarını artırırken karbonhidrat miktarını gereğinden fazla azaltan ve bilimsel beslenme kılavuzlarından sapabilen öneriler sunabildiği belirlendi.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Kolay diyetin gizli riski: Yapay zekâ diyetleri gençlerin gelişimini etkileyebilir </strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Araştırmada, ChatGPT, Gemini ve Claude gibi yapay zekâ araçlarıyla hazırlanan diyet listeleri uzman diyetisyenler tarafından oluşturulan planlarla karşılaştırıldı; sonuçlarda ortalama 695 kalori daha düşük enerji içeren ve protein, karbonhidrat ile yağ dengesinde önemli farklılıklar bulunan diyetler tespit edildi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Uzmanlar, özellikle büyüme çağındaki çocuk ve gençlerin bu tür listeleri bilinçsiz şekilde uygulamasının ciddi sağlık risklerine yol açabileceği konusunda uyarıyor. Diyetisyen Gülay Işık, yapay zekâ tarafından hazırlanan diyet planlarında besin dağılımının dengesiz olabildiğini şu sözlerle anlattı: &#8220;<em>Yapay zekâ modelleri tarafından oluşturulan diyet planlarında zaman zaman yüksek protein ve yağ, düşük karbonhidrat içeriği görülmektedir. Bu durum özellikle büyüme ve gelişme çağındaki bireylerde önemli fizyolojik riskler oluşturabilir</em>.&#8221;</p>
<p style="font-weight: 400;">Karbonhidratın çocuk ve ergenlerde temel enerji kaynağı olduğunu vurgulayan Işık, yetersiz alımın büyüme sürecini doğrudan etkileyebileceğini belirterek şu ifadeleri kullandı:</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8220;<em>Karbonhidratlar çocuk ve ergenlerde temel enerji kaynağıdır. Yetersiz alım durumunda vücut enerji ihtiyacını karşılamak için proteini kullanmaya başlar. Bu durum, proteinlerin asıl işlevi olan doku yapımı ve büyüme süreçlerinden uzaklaşmasına neden olarak büyüme geriliği riskini artırabilir.&#8221;</em></p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Enerji eksikliği büyüme ve gelişimi olumsuz etkileyebilir </strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Işık, ergenlik döneminde yetersiz enerji alımının doğurabileceği sonuçları şu sözlerle sıraladı: &#8220;<em>Enerji eksikliği durumunda; boy uzamasında yavaşlama, kas ve kemik gelişiminde gerilik, fiziksel performansta düşüş gibi sonuçlar görülebilir</em>.&#8221;</p>
<p style="font-weight: 400;">Ayrıca beslenme yetersizliğinin yalnızca fiziksel gelişimi değil bağışıklık sistemini de etkilediğine dikkat çeken Işık, şunları kaydetti: &#8220;<em>Yetersiz beslenmenin; büyüme geriliği (stunting), zayıflık (wasting) ve düşük kilo ile yıllardır gözlemlenmekteyiz. Ayrıca yetersiz beslenme, bağışıklık sistemini zayıflatarak enfeksiyonlara yatkınlığı artırır ve hastalıklarla birlikte besin kaybını artıran kısır bir beslenme–enfeksiyon döngüsü oluşturur. Bu sürecin yalnızca büyümeyi değil, aynı zamanda bilişsel gelişimi ve uzun vadeli sağlık durumunu da olumsuz etkileyebileceğini düşünüyoruz.</em>&#8220;</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Yapay zekâ tek başına güvenilir değil&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Diyetisyen Beyhan Beydüz de yapay zekâ uygulamalarının beslenme planlamasında yardımcı bir araç olarak kullanılabileceğini ancak tek başına yeterli olmadığını belirterek şu değerlendirmede bulundu: &#8220;<em>Yapay zekâ uygulamalarının beslenme planlamasında yardımcı bir araç olarak kullanılabileceğini; ancak tek başına güvenilir bir klinik karar mekanizması olarak değerlendirilemeyeceğini düşünüyoruz.</em>&#8220;</p>
<p style="font-weight: 400;">Beslenme tedavisinin birçok verinin birlikte değerlendirilmesini gerektirdiğini ifade eden Beydüz, &#8220;<em>Beslenme tedavisi; bireyin antropometrik ölçümleri, biyokimyasal bulguları, hastalık öyküsü ve yaşam tarzı gibi çok boyutlu verilerin birlikte değerlendirilmesini gerektirir. Yapay zekâ sistemleri bu verileri tam ve doğru şekilde yorumlayamayabilir ve genelleştirilmiş öneriler sunabilir</em>&#8221; dedi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Beslenme planlarının bireysel olduğuna dikkat çeken Beydüz, yapay zekâ sistemlerinin bazı riskleri gözden kaçırabileceğini şu sözlerle dile getirdi:</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8220;<em>Beslenme planları bireyseldir ve yaş, hastalık durumu, ilaç kullanımı, yaşam tarzı ve genetik faktörlere göre şekillenir. Yapay zekâ sistemlerinin bu değişkenleri yeterince analiz edememesi durumunda bazı riskler doğabilir: İlaç–besin etkileşimlerinin gözden kaçması, insülin direnci ve tiroid hastalıkları gibi durumların dikkate alınmaması veya kültürel ve ekonomik faktörlere uygun olmayan diyet planları oluşturulması</em>.&#8221;</p>
<div id="attachment_24802" style="width: 344px" class="wp-caption alignright"><img fetchpriority="high" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-24802" class="wp-image-24802" src="https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/05/Rumeysa-Altin-.jpg" alt="" width="334" height="277" srcset="https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/05/Rumeysa-Altin-.jpg 2048w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/05/Rumeysa-Altin--300x249.jpg 300w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/05/Rumeysa-Altin--1024x851.jpg 1024w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/05/Rumeysa-Altin--768x638.jpg 768w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2026/05/Rumeysa-Altin--1536x1276.jpg 1536w" sizes="(max-width: 334px) 100vw, 334px" /><p id="caption-attachment-24802" class="wp-caption-text">Rümeysa Altın</p></div>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Bilimsel görünmesi en büyük tehlike&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Van Diyetisyenler Derneği Başkanı Rümeysa Altın, yapay zekâdan alınan diyet listelerinin bilinçsiz uygulanmasının özellikle genç bireylerde ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirterek şu uyarıda bulundu: &#8220;<em>En büyük tehlike, yapay zekânın sunduğu planın ‘bilimsel görünmesi.’ Kalori sayıları, makro besin oranları, yemek listeleri… Bunların hepsi bir uzmandan geliyormuş izlenimi yaratıyor</em>.&#8221;</p>
<p style="font-weight: 400;">Altın, büyüme çağındaki gençlerin bu listeleri sorgulamadan uygulamasının ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekerek, &#8220;<em>Özellikle büyüme çağındaki bir genç bu planı sorgusuz sualsiz uygularsa; yeterli enerji alamayabilir, kas ve kemik gelişimi sekteye uğrayabilir, hormon dengeleri bozulabilir. Tüm bunlar o yaşta telafisi güç hasarlar bırakabilir</em>&#8221; diye konuştu.</p>
<p style="font-weight: 400;">Ailelerin iyi niyetle bu listeleri uygulayabildiğini belirten Altın, beslenmenin tıbbi bir süreç olduğunu belirterek, &#8220;<em>Beslenme, tıbbi bir süreçtir. Nasıl ki ateşiniz olduğunda internetten ilaç dozuna bakıp kendinizi tedavi etmezseniz, diyet planlamasında da aynı titizliği göstermeniz gerekir</em>&#8221; dedi.&#8221;</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Yapay zekâ destekleyici araç olarak kullanılmalı&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Altın, yapay zekâ destekli beslenme sistemlerinin özellikle büyüme çağındaki bireylerde dikkatli kullanılması gerektiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8220;<em>Yapay zekâ destekli beslenme sistemleri, özellikle büyüme çağındaki bireylerde önemli sağlık riskleri oluşturabilmektedir. Ergenlik döneminde artan enerji ve besin ögesi ihtiyacı dikkate alındığında, bu sistemlerin oluşturabileceği dengesiz diyetler büyüme geriliği, vitamin-mineral eksiklikleri ve ilerleyen yaşlarda kronik hastalık riskleri ile ilişkilendirilmektedir.</em>&#8220;</p>
<p style="font-weight: 400;">Yapay zekânın beslenme alanında tek başına karar verici olmaması gerektiğini vurgulayan Altın, sözlerini şöyle tamamladı: &#8220;<em>Sonuç olarak, yapay zekâ beslenme alanında önemli bir potansiyel taşısa da insan sağlığı söz konusu olduğunda en güvenli yaklaşım, teknolojiyi uzman bilgisiyle birlikte değerlendirmektir</em>.&#8221;</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/yapay-zekadan-alinan-diyet-listeleri-neden-riskli.html">Yapay zekâdan alınan diyet listeleri neden riskli?</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/yapay-zekadan-alinan-diyet-listeleri-neden-riskli.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dijital aktivizm kalıcı değişim yaratabiliyor mu?</title>
		<link>https://9koy.org/dijital-aktivizm-kalici-degisim-yaratabiliyor-mu.html</link>
					<comments>https://9koy.org/dijital-aktivizm-kalici-degisim-yaratabiliyor-mu.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 May 2026 10:48:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Sertifika ve Telif Desteği Programı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=24594</guid>

					<description><![CDATA[<p>Merve Kanan Sosyal medya platformları, günümüzde toplumsal olaylara müdahil olmanın en hızlı yollarından biri hâline geldi. Türkiye’de çevresel protestolardan sosyal yardım kampanyalarına kadar pek çok girişim, dijital mecralarda örgütlenerek geniş kitlelere ulaşıyor. Özellikle gençlerin aktif katılım gösterdiği bu süreç, geleneksel örgütlenme biçimlerini dönüştürürken dijital aktivizmin etkisi ve sürdürülebilirliği üzerine akademik tartışmaları da beraberinde getiriyor. Dijital [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/dijital-aktivizm-kalici-degisim-yaratabiliyor-mu.html">Dijital aktivizm kalıcı değişim yaratabiliyor mu?</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;"><strong>Merve Kanan</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Sosyal medya platformları, günümüzde toplumsal olaylara müdahil olmanın en hızlı yollarından biri hâline geldi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Türkiye’de çevresel protestolardan sosyal yardım kampanyalarına kadar pek çok girişim, dijital mecralarda örgütlenerek geniş kitlelere ulaşıyor. Özellikle gençlerin aktif katılım gösterdiği bu süreç, geleneksel örgütlenme biçimlerini dönüştürürken dijital aktivizmin etkisi ve sürdürülebilirliği üzerine akademik tartışmaları da beraberinde getiriyor.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Dijital aktivizm ve hukuki sınırlar</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Türkiye’de son yıllarda çevresel bir protesto veya sosyal yardım kampanyası örneğinde görüldüğü üzere dijital çağrılar kısa sürede binlerce kişiye ulaşabiliyor. Ancak bu ilginin uzun vadeli politikalara dönüşebilmesi yalnızca çevrim içi görünürlükle değil; saha çalışması, hukuki girişimler ve sürekli kamuoyu baskısıyla mümkün oluyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Dijital aktivizmin günümüzün vazgeçilmez bir katılım biçimi olduğunu kabul etmekle birlikte gerçek dünyadaki sonuçların sistemli biçimde izlenmesinin ve raporlanmasının önemine işaret ediliyor. Sosyal medyanın toplumsal değişim üzerindeki rolü, anlık tepkilerin ötesine geçerek daha kalıcı bir zemine taşınabiliyor.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Sosyal medya adaleti&#8221; nedir?</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Mahmut Ercan ve Prof. Dr. Osman Can’ın hazırladığı çalışmada, dijital aktivizmin kamusal alanı yeniden tanımladığı ve katılım eşiğini düşürdüğü ele alınıyor. Çalışmada, dijital tepkilerin yargı bağımsızlığı üzerindeki etkileri de tartışmaya açılıyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Araştırmada, sosyal medya kullanıcılarının adli olaylarla ilgili paylaşımlarının yargı organlarını etkilediği ve zaman zaman verilen kararların revize edilmesine yol açtığı belirtiliyor. “Sosyal medya adaleti” olarak tanımlanan bu olgu, duygusal ve yoğun paylaşımların hukuk yerine karar süreçlerine yön verebilmesi ile açıklanıyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Araştırmada yargı organlarının yalnızca hukuk kuralları ve vicdani kanaate göre karar vermesi gerektiğine dikkat çekilerek, sosyal medya kullanıcılarının ilgisini çeken adli olaylarla ilgili paylaşımlarının yoğunluğu ve görünürlüğünün bazı durumlarda yargı kararlarına etkisi olduğu hatırlatılıyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatlarına göre yargı bağımsızlığı yalnızca kurumsal değil, hâkimlerin özgür iradeleri ve vicdani kanaatleriyle karar verebilme yetisiyle ilgili.</p>
<p style="font-weight: 400;">Sosyal medya baskısının ise bu dengeyi bozabilme riskine işaret ediliyor.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Eğitimde dijital aktivizm</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Peki eğitimde dijital aktivizmin yeri ne?</p>
<p style="font-weight: 400;">Öğretmen Ali Yavuz, dijital aktivizmin eğitim ve bilinçlenme açısından önemli bir işlev gördüğünü belirterek, &#8220;<em>Öğrenciler artık bir çevre sorununu ya da toplumsal bir meseleyi sosyal medyada gördükleri anda tartışmaya açabiliyor. Bu, farkındalık açısından kıymetli. Ancak tartışmanın sınıfın ve sokağın dışına taşmaması gerekiyor</em>&#8221; diyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Ailesinden izin alınarak görüşlerine yer verilen 16 yaşındaki Berfin An ise sosyal medyanın gençler için bir ifade alanı sunduğunu söyledi. Berfin, &#8220;<em>Bir kampanya başlatıldığında ya da bir haksızlık gündeme geldiğinde kendimizi yalnız hissetmiyoruz. Ama bazen birkaç gün sonra herkes başka bir konuya geçiyor</em>&#8221; ifadelerini kullanıyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Avukat Hüseyin Fırat Yavuz ise dijital aktivizmin felsefesini şöyle özetliyor: &#8220;<em>Dijital aktivizm, bireylerin toplumsal olaylara hızlı ve görünür biçimde katılımını sağlayan modern bir ifade alanı. Ancak bu alan yalnızca farkındalık üretmekle sınırlı kalmamalı; hukukun temel ilkeleri olan adil yargılanma, masumiyet karinesi ve yargı bağımsızlığına zarar vermeden bilinçli ve sorumlu bir kamuoyu baskısına dönüşmelidir</em>.&#8221;</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/dijital-aktivizm-kalici-degisim-yaratabiliyor-mu.html">Dijital aktivizm kalıcı değişim yaratabiliyor mu?</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/dijital-aktivizm-kalici-degisim-yaratabiliyor-mu.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yapay zeka sesi ve görüntüyü yeniden inşa ediyor</title>
		<link>https://9koy.org/yapay-zeka-sesi-ve-goruntuyu-yeniden-insa-ediyor.html</link>
					<comments>https://9koy.org/yapay-zeka-sesi-ve-goruntuyu-yeniden-insa-ediyor.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 May 2026 06:55:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[9. Köy Haber Merkezi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=24584</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hazal Bugutekin Ses teknolojilerinde yaşanan sıçrama, sadece metni sese çevirmekten çok daha öteye geçti. Artık bir insanın sadece birkaç saniyelik ses örneğinden; o kişinin vurgusunu, nefes alışını ve duygusal tonlamasını taklit eden modeller hayatımızda. Bu durum, özellikle oyun sektörü ve kişisel asistanlarda devrim yaratıyor. Ancak bu teknoloji sadece &#8220;taklit&#8221; üzerine kurulu değil. Ses, artık diller [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/yapay-zeka-sesi-ve-goruntuyu-yeniden-insa-ediyor.html">Yapay zeka sesi ve görüntüyü yeniden inşa ediyor</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;"><strong>Hazal Bugutekin</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Ses teknolojilerinde yaşanan sıçrama, sadece metni sese çevirmekten çok daha öteye geçti. Artık bir insanın sadece birkaç saniyelik ses örneğinden; o kişinin vurgusunu, nefes alışını ve duygusal tonlamasını taklit eden modeller hayatımızda. Bu durum, özellikle oyun sektörü ve kişisel asistanlarda devrim yaratıyor. Ancak bu teknoloji sadece &#8220;taklit&#8221; üzerine kurulu değil.</p>
<p style="font-weight: 400;">Ses, artık diller arası engelleri de yıkıyor. Bir içerik üreticisinin kendi sesiyle, aynı vurgularla saniyeler içinde Japonca veya İspanyolca konuşması artık bir hayal değil. Video tarafında ise durum daha dramatik. Sora, Kling ve Runway gibi modellerin ortaya koyduğu performans, geleneksel prodüksiyon maliyetlerini yerle bir etmeye aday. Bir kamera, ışık seti ve devasa ekipler gerektiren sahneler, artık sadece doğru prompt yazımıyla oluşturulabiliyor.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Yapay zeka tehdit mi, yardımcı mı?</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Konunun akademik boyutunu değerlendiren Mersin Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Seyit Tahir Özüölmez, yapay zekanın neyi ne kadar otomatikleştirdiği konusunun iş akışı modelleri ile ilgili  olduğunu belirterek, yapay zekanın sunduğu olasılıklarını görmezden gelmenin teknik ve pratik olarak mümkün olmadığını vurguladı. Görüntü üretimindeki dönüşüme dikkat çeken Özüölmez, şunları anlattı:</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8220;<em>Bildiğiniz gibi her zaman stok görüntüye ihtiyaç var. Bunlar ancak kayıt edilerek elde edebileceğimiz şeylerdi. Artık yapay zeka ile bunu kolayca elde edebiliyoruz. Yaptığımız ilk çalışmalarda konuya sanatçıların özgünlüğü üzerinden yaklaştık ve şu sonuca ulaştık.</em></p>
<p style="font-weight: 400;"><em>Özel bir program olan DAP sayesinde sanatçıların fırça darbelerinin algoritmasını çıkardık. Bu algoritmalar ile yapay zeka bunu birebir taklit edebiliyor. Çok bilindik bir sanatçının resmi yapısal olarak tanınabilir; bunu yapay zeka da algılayabiliyor ve o sanatçının hiç yapmadığı bir resmi, onun fırça darbelerini taklit ederek sanki o yapmış gibi karşımıza çıkarabiliyor. Burada şunu gördük; sanatçının bütün stilistik tarzı kopyalanabildiği gibi, &#8216;insansılaştırma&#8217; dediğimiz çeşitli parametreleri yapay zekaya biz de enjekte edebiliyoruz</em>.”</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Asıl mesele yapay zekâ değil, fikrin kendisi&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Yapay zekâ teknolojisini aktif olarak kullanan sosyal medya içerik üreticisi Umut Can Şık, son zamanlarda yapay zekâyı hayatına ciddi şekilde entegre ettiğini, içerik üretme şeklini tamamen değiştirdiğini ve aslında olmayan şeyleri varmış gibi gösteren içerikler üzerine bir dil geliştirdiğini ifade etti. Şık, &#8220;<em>Trendleri alıp kendi şehrime uyarladım. Mesela penguen akımı vardı; ben pengueni alıp Mersin sahilinde gezdirdim. Horoz akımı vardı; horozu Mersin’in ortasında dolaştırdım. Yani global trendleri lokal hikâyeye çevirdim</em>&#8221; dedi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Ürettiği videoaların Mersin’de milyonu bulan izlenirliğe ulaştığını anlatan Şık,  yapay zekanın kendisi için bir araç olduğunu, esas olanın insan fikri olduğunu vurguladı. Şık, şu görüşleri dile getirdi:</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8220;<em>Çünkü kamera açılır, video çekilir… Ama fikir yoksa o video hiçbir şey ifade etmez. Ben yapay zekâya karşı durmadım, onu işime dahil ettim. Ama kontrolü hiçbir zaman ona bırakmadım. Ne çekeceğime, ne anlatacağıma, nasıl bir his vereceğime ben karar veriyorum. Yapay zekâ sadece bunu mümkün kılıyor.</em>&#8220;</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/yapay-zeka-sesi-ve-goruntuyu-yeniden-insa-ediyor.html">Yapay zeka sesi ve görüntüyü yeniden inşa ediyor</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/yapay-zeka-sesi-ve-goruntuyu-yeniden-insa-ediyor.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dronlar sosyal eşitsizliği derinleştiriyor mu?</title>
		<link>https://9koy.org/dronlar-sosyal-esitsizligi-derinlestiriyor-mu.html</link>
					<comments>https://9koy.org/dronlar-sosyal-esitsizligi-derinlestiriyor-mu.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 May 2026 07:44:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Sertifika ve Telif Desteği Programı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=24572</guid>

					<description><![CDATA[<p>Veysel Giyci Son dönemde şehirlerde giderek yaygınlaşan dron gözetimi, güvenlik amaçlı uygulamaların ötesinde özellikle düşük gelirli mahallelerde yaşayan bireylerin mahremiyetini ciddi şekilde tehdit ediyor. Mahalle sakinleri, farkında olmadan sürekli izlenirken bu durum dijital haklar ve sosyal eşitsizlik açısından önemli soruları gündeme getiriyor. Güvenlik için mi, gözetim için mi? Hukukçu Aslan Dağ, konuya ilişkin değerlendirmesinde, dronların [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/dronlar-sosyal-esitsizligi-derinlestiriyor-mu.html">Dronlar sosyal eşitsizliği derinleştiriyor mu?</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;"><strong>Veysel Giyci</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Son dönemde şehirlerde giderek yaygınlaşan dron gözetimi, güvenlik amaçlı uygulamaların ötesinde özellikle düşük gelirli mahallelerde yaşayan bireylerin mahremiyetini ciddi şekilde tehdit ediyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Mahalle sakinleri, farkında olmadan sürekli izlenirken bu durum dijital haklar ve sosyal eşitsizlik açısından önemli soruları gündeme getiriyor.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Güvenlik için mi, gözetim için mi?</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Hukukçu Aslan Dağ, konuya ilişkin değerlendirmesinde, dronların kullanımına dair şu uyarılarda bulundu: &#8220;<em>Dronlar güvenliği artırıyor gibi görünse de, özellikle ekonomik olarak dezavantajlı bölgelerde yaşayan insanlar sürekli gözetim altında kalıyor. Bu durum bireylerin temel dijital haklarını ihlal ediyor ve sosyal eşitsizliği derinleştiriyor</em>.&#8221;</p>
<p style="font-weight: 400;">Dağ, çözüm için ise şunları önerdi: &#8220;<em>Şehir yönetimleri ve güvenlik kurumları, dron kullanımını planlarken mahremiyet ve eşitlik ilkelerini göz önünde bulundurmalı. Gözetim teknolojilerinin sunduğu avantajlar, bireylerin haklarını zedelememeli</em>.&#8221;</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Mahalle sakinlerinin tepkisi</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Yerel mahalle sakinleriyle yapılan kısa görüşmeler de benzer endişeleri ortaya koyuyor. Birçok kişi, dron varlığından habersiz olduklarını ve özel alanlarının sürekli izlendiğini fark ettiklerinde rahatsızlık yaşadıklarını belirtiyor. Uzmanlar, bu durumun yalnızca bireysel değil, toplumsal düzeyde de dijital hak ihlali anlamına geldiğine dikkat çekiyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Dron gözetimi, güvenlik amacıyla uygulansa da düşük gelirli mahallelerde yaşayan bireylerin mahremiyetini ciddi şekilde tehdit ediyor. Farkında olmadan sürekli izlenen mahalle sakinleri, sosyal eşitsizlik ve dijital hak ihlalleriyle karşı karşıya kalıyor.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Sonuç: Görünmeyen gözetim ve toplumsal etkileri</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Uzmanlar, şehir yönetimleri ve güvenlik birimlerinin dron kullanımını planlarken bireylerin mahremiyetini ve eşitlik ilkesini göz önünde bulundurması gerektiğini vurguluyor. Mahremiyetin korunmaması, sadece bireysel haklar açısından değil, toplumsal adalet ve güvenlik dengesi açısından da risk oluşturuyor.</p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu durum, dijital haklar ile güvenlik arasındaki hassas dengeyi sorgularken şehirdeki sosyal eşitsizliği görünür kılma potansiyeline sahip bir sorun olarak karşımızda duruyor.<br />
</span></p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/dronlar-sosyal-esitsizligi-derinlestiriyor-mu.html">Dronlar sosyal eşitsizliği derinleştiriyor mu?</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/dronlar-sosyal-esitsizligi-derinlestiriyor-mu.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Abonelik tuzağı: Girmek kolay, çıkmak neden zor?</title>
		<link>https://9koy.org/abonelik-tuzagi-girmek-kolay-cikmak-neden-zor.html</link>
					<comments>https://9koy.org/abonelik-tuzagi-girmek-kolay-cikmak-neden-zor.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 May 2026 07:37:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[9. Köy Haber Merkezi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=24404</guid>

					<description><![CDATA[<p>Elif Solmazgül Dijitalleşmenin hız kazanmasıyla birlikte müzik, dizi-film platformları, bulut depolama ve mobil uygulamalar artık hayatımızın ayrılmaz bir parçası. İlk bakışta “ücretsiz deneme” avantajıyla ekonomik görünen bu sistemler; otomatik yenileme şartları ve zorlaştırılmış iptal süreçleri nedeniyle ciddi mağduriyetlere yol açabiliyor. Özellikle kart bilgisi alınarak başlatılan deneme üyeliklerinin süre sonunda otomatik olarak ücretli aboneliğe dönüşmesi, kullanıcıları [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/abonelik-tuzagi-girmek-kolay-cikmak-neden-zor.html">Abonelik tuzağı: Girmek kolay, çıkmak neden zor?</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;"><strong>Elif Solmazgül</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Dijitalleşmenin hız kazanmasıyla birlikte müzik, dizi-film platformları, bulut depolama ve mobil uygulamalar artık hayatımızın ayrılmaz bir parçası. İlk bakışta “ücretsiz deneme” avantajıyla ekonomik görünen bu sistemler; otomatik yenileme şartları ve zorlaştırılmış iptal süreçleri nedeniyle ciddi mağduriyetlere yol açabiliyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Özellikle kart bilgisi alınarak başlatılan deneme üyeliklerinin süre sonunda otomatik olarak ücretli aboneliğe dönüşmesi, kullanıcıları uzun süreli sözleşmelerin tarafı haline getiriyor. Dizi  izlemek için bir ay ücretsiz abone olan İlknur Yiğit, farkında olmadan yüksek faturalı döneme geçtiğini söyledi. Tüketici Hakem Heyeti görevli raportör, suistimalleri ve yaşanan mağduriyetleri 9. Köy’e anlattı:</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Dijital aboneliklerde &#8220;tuzak&#8221; sayılma eşiği nedir?</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Abonelik tuzağına ilişkin açıklama yapan Tüketici Hakem Heyetinde görevli raportör, tüketicinin açık ve anlaşılır biçimde bilgilendirilmeden; eksik ya da yanıltıcı bilgiler, gizli ücretler, otomatik yenileme, hediye vaadi veya zorlaştırılmış iptal süreçleriyle aboneliğe yönlendirilmesinin hukuka aykırı olabileceğini belirterek şunları söyledi:</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8220;<em>Özellikle ücretsiz denemede karttan otomatik ücret alınacağının açıkça belirtilmemesi, toplam fiyatın, vergi ve ek bedeller dahil baştan şeffaf gösterilmemesi, iptal yolunun zorlaştırılması veya cayma hakları konusunda yanlış bilgilendirme yapılması “tuzak” sayılma eşiğini oluşturuyor. Bu tür uygulamalar haksız ticari uygulama veya ayıplı hizmet kapsamında değerlendirilebiliyor</em>.&#8221;</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Abonelikte iptal, başlatmak kadar kolay olmak zorunda</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Abonelik süreçlerinin hukuki dayanağının 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve bu kanuna dayanılarak çıkarılan Abonelik Sözleşmeleri Yönetmeliği olduğunu hatırlatan yetkili, özellikle Yönetmeliğin 23. maddesine dikkat çekiyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Tüketici Hakem Heyeti’nde görevli raportör, &#8220;<em>Yönetmeliğe göre bir aboneliği sonlandırmak için yazılı bildirim yapmak yeterlidir. Ancak önemli bir kural var: Şirketler, aboneliği başlatırken kullandıkları yöntemden daha zor bir iptal yöntemi uygulayamaz. İnternetten tek tıkla üye olunan bir hizmetin sadece telefonla ya da uğraştırıcı işlemlerle iptal edilmesi doğru değildir</em>&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p style="font-weight: 400;">Tüketicilerin en sık yaptığı hatalara değinen yetkili kişi, iptal talebini son güne bırakmanın, iptal ekranı veya e-posta teyidini saklamamanın ve banka ekstrelerini düzenli kontrol etmemenin başlıca sorunlar arasında yer aldığını belirtiyor. Görevli Raportör, özellikle iptal işlemi sonrasında alınan teyit mesajı ya da ekran görüntüsünün saklanmasının, olası uyuşmazlıklarda kritik delil niteliği taşıdığını vurguluyor.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Yanıltıcı fiyat ve mesajlara dikkat</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Reklamda düşük gösterilen fiyatın ödeme aşamasında ek ücretlerle artmasının yanıltıcı reklam sayılabileceğini belirten yetkili, sözleşmelerde kural olarak 14 günlük cayma hakkı bulunduğunu, eksik ya da yanlış bilgilendirme halinde ise tüketicinin sözleşmeye itiraz edebileceğini vurgulayan Görevli Raportör şunları söyledi:</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8220;<em>Benzer şekilde, mevcut taahhüt devam ederken gönderilen “tarifeniz bitiyor” içerikli mesajlar da gerçeğe aykırıysa ve tüketiciyi yanlış karar almaya yönlendiriyorsa yanıltıcı ticari ileti sayılabiliyor. Ancak her durum kendi somut koşulları içinde değerlendiriliyor. Aldatıcı reklam ve ticari ileti şikâyetleri için Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulu’na başvuru yapılabiliyor; sektöre göre ilgili düzenleyici kurumlara da müracaat edilebiliyor.</em>&#8220;</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Geçmişe dönük toplu iade mümkün mü?</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Tüketicilerin çoğu zaman aylar sonra fark ettiği düzenli abonelik kesintileri, iade sürecini Görevli Raportör, şu şekilde anlatıyor:</p>
<p style="font-weight: 400;">&#8220;<em>Aylar boyunca fark edilmeden kredi kartından çekilen abonelik ücretlerinin iadesi mümkün olabiliyor; ancak süreç zorlu ilerleyebiliyor. Önce firmaya başvuru yapılması, sonuç alınamazsa hakem heyeti veya mahkeme yoluna gidilmesi gerekiyor. Yanıltıcı uygulama tespit edilirse geçmişe dönük iade kararı verilebiliyor.</em>&#8220;</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Ücretsiz&#8221; ibaresine dikkat</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Dijital aboneliklerde temel ilkenin “şeffaflık ve kolay çıkış” olması gerektiği vurgulanıyor. “Ücretsiz” ifadesi kredi kartı bilgisi talebiyle birlikte sunuluyorsa iki kez düşünülmesi gerektiğine dikkat çeken görevli raportör, &#8220;<em>Otomatik yenileme şartları, toplam fiyat ve iptal prosedürü mutlaka dikkatle incelenmeli. İptal teyidinin saklanması ve banka ekstrelerinin düzenli kontrol edilmesi, olası mağduriyetlerin önüne geçmede en güçlü koruma yöntemlerindendir</em>&#8221; diyor.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>&#8220;Faturayı inceleyince fark ettim&#8221;</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Dijital platformlarda sunulan “ücretsiz deneme” kampanyaları, bazı tüketiciler için beklenmedik fatura sürprizlerine dönüşebiliyor. Telefon faturasında aylardır fark etmeden ödeme yaptığını söyleyen İknur Yiğit, yaşadığı süreci anlattı.</p>
<p style="font-weight: 400;">Dizi izlemek amacıyla bir mobil uygulama indirdiğini anlatan Yiğit, uygulamada “ücretsiz deneme” ibaresini gördüğü için hizmeti denemeye karar verdiğini söyledi.</p>
<p style="font-weight: 400;">İlk etapta herhangi bir ücret ödemeyeceğini düşündüğünü belirten Yiğit yaşadıklarını şöyle anlattı: &#8220;<em>Uygulamayı birkaç kez daha kullanınca abonelik oluşturdum. Ancak bunun sadece 1 aylık bir üyelik olduğunu düşündüm. Zaten bir süre sonra uygulamayı kullanmayı bıraktım ama aboneliği iptal etmemişim. Sonrasında telefon faturalarım yükselmeye başladı. İlk başta pek dikkat etmedim. Ancak fatura bir anda 800 TL gelince şaşırdım. Detaylara baktığımda ücretin uygulama aboneliğinden kaynaklandığını fark ettim ama o zamana kadar iş işten geçmişti.</em>&#8220;</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/abonelik-tuzagi-girmek-kolay-cikmak-neden-zor.html">Abonelik tuzağı: Girmek kolay, çıkmak neden zor?</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/abonelik-tuzagi-girmek-kolay-cikmak-neden-zor.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yapay zekanın görünmeyen faturası: Her sohbet yarım şişe suya mal oluyor</title>
		<link>https://9koy.org/yapay-zekanin-gorunmeyen-faturasi-her-sohbet-yarim-sise-suya-mal-oluyor.html</link>
					<comments>https://9koy.org/yapay-zekanin-gorunmeyen-faturasi-her-sohbet-yarim-sise-suya-mal-oluyor.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Apr 2026 08:18:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[9. Köy Haber Merkezi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=23975</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sonay Orta Günlük hayatımıza büyük bir hızla giren ve son yıllarda birçok alanda sıklıkla kullandığımız yapay zeka, derin bir ekolojik iz bırakıyor. Çoğu kullanıcı için sadece bir yazılımdan ibaret olan bu teknoloji, arka planda veri merkezlerini soğutmak için tonlarca su tüketiyor ve atmosfere ciddi oranda karbondioksit salınımı yapıyor. Bilgisayar Mühendisi Osman Furkan Bayındır’a göre çevreye [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/yapay-zekanin-gorunmeyen-faturasi-her-sohbet-yarim-sise-suya-mal-oluyor.html">Yapay zekanın görünmeyen faturası: Her sohbet yarım şişe suya mal oluyor</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph"><strong>Sonay Orta</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Günlük hayatımıza büyük bir hızla giren ve son yıllarda birçok alanda sıklıkla kullandığımız yapay zeka, derin bir ekolojik iz bırakıyor. Çoğu kullanıcı için sadece bir yazılımdan ibaret olan bu teknoloji, arka planda veri merkezlerini soğutmak için tonlarca su tüketiyor ve atmosfere ciddi oranda karbondioksit salınımı yapıyor. Bilgisayar Mühendisi Osman Furkan Bayındır’a göre çevreye daha az zarar veren ve sürdürülebilir yapay zeka modelleri geliştirmek mümkün. Aynı zamanda Türkiye’nin dijital kalkınma stratejilerinde çevresel denetim mekanizmalarının eksikliğine de dikkat çeken Bayındır, yapay zekanın geleceğinin neden “yeşil” bir dönüşümden geçtiğini 9. Köy’e anlattı.</p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>&#8220;GPT-3 modelinin sadece eğitim süreci 552 ton karbondioksit salımına yol açtı. Bu bir insanın yaklaşık 50 yıllık karbon ayak izine karşılık geliyor&#8221;</strong></h4>



<p class="wp-block-paragraph">Yapay zekanın dijital dünyanın görünmeyen bir altyapısı olduğunu ve bu altyapının çevreye yansıyan maliyetinin göründüğünden çok daha fazla olduğunu dile getiren Bilgisayar Mühendisi Osman Furkan Bayındır, &#8220;<em>Elektrik faturalarına yansıyan enerji tüketimi bunun yalnızca görünen yüzü. Soğutma sistemlerinin buharlaştırdığı su ve kullanım ömrü dolunca atığa dönüşen donanım, tablonun çoğunlukla konuşulmayan boyutlarını oluşturuyor. Büyük bir dil modelinin yalnızca eğitim süreci yaklaşık 552 ton karbondioksit salımına yol açmıştır. Bu, bir insanın yaklaşık 50 yıllık karbon ayak izine karşılık geliyor</em>&#8221; dedi.</p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>&#8220;Yapay zekanın maliyetini  elektrik faturasından ibaret görmek, sorunun yalnızca görünen yüzüne bakmaktır&#8221;</strong></h4>



<p class="wp-block-paragraph">Yapay zekanın tükettiği su miktarının genelde göz ardı edildiğini söyleyen Bayındır, şöyle konuştu:</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8220;<em>2023 tarihli araştırmalar, veri merkezlerinin üretilen her bir kilovatsaat enerji için ortalama 1,8 litre suyu soğutma amacıyla tükettiğini ortaya koyuyor. Bu oran, veri merkezinin konumuna ve soğutma teknolojisine göre değişse de özellikle su stresi yaşayan bölgelerde ciddi bir ekolojik baskı anlamına geliyor. Donanım tarafında ise tablonun bir de görünmez maliyeti var. Yüksek performanslı ekran kartlarının üretimi nadir toprak elementleri gerektiriyor ve kullanım ömrü dolan bu kartlar elektronik atığa dönüşüyor</em>.&#8221;</p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>&#8220;Yapay zeka ile yapılan 20-50 sorguluk bir konuşma yaklaşık yarım şişe su tüketiyor&#8221;</strong></h4>



<p class="wp-block-paragraph">Her dijital etkileşimin doğada somut bir karşılığı olduğunu söyleyen Bayındır, bireysel kullanımların toplamda yarattığı devasa tüketim ile ilgili şunları dile getirdi:</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8220;<em>Yapılan araştırmalara göre yapay zekâ ile yapılan 20-50 sorguluk bir konuşma yaklaşık 500 mililitre, yani yarım şişe suya karşılık gelen soğutma enerjisi tüketiyor. Bir yapay zeka sorgusu, standart bir internet aramasından yaklaşık 10 kat daha fazla elektrik gerektiriyor. Bu, düşük enerjili bir led ampulü 10-15 dakika boyunca çalıştırmaya yetecek bir miktar. Sorun, bu işlemlerin tekil maliyetinden çok küresel ölçekteki tekrar sayısında yatıyor. Her dijital etkileşimin doğada bir karşılığı olduğunu unutmamalıyız</em>&#8220;</p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>&#8220;Yeşil yapay zeka, sürdürülebilir dijital kalkınma için stratejik bir zorunluluktur&#8221;</strong></h4>



<p class="wp-block-paragraph">Karbon ayak izinin en aza indirgenmesi için Yeşil Yapay Zeka&#8217;nın gerekliliğini vurgulayan Bayındır, &#8220;<em>Model sıkıştırma&#8217; olarak bilinen &#8216;budama&#8217; ve &#8216;nicemleme&#8217; gibi tekniklerle modellerin boyutunu ve enerji ihtiyacını ciddi oranda azaltabiliyoruz. Gereksiz öğrenme süreçlerini erken sonlandırmak, bazı çalışmalarda eğitim enerjisini yüzde 80&#8217;e varan oranlarda düşürmeyi mümkün kılıyor</em>&#8221; dedi. Türkiye&#8217;nin Ulusal Yapay Zeka Stratejisi&#8217;nde &#8216;verimlilik&#8217; ve &#8216;optimizasyon&#8217; kavramlarına yer verilmiş olsa da Furkan Bayındır’a göre çevre denetim mekanizmasıyla “yeşil yapay zeka” modelinin geliştirilmesi şart.</p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>&#8220;En etkili denetim, bilinçli kullanıcıların kendi kendine yaptığı denetimdir&#8221;</strong></h4>



<p class="wp-block-paragraph">Vatandaşların yapay zekayı bilinçli kullanmalarını sağlamak için çok katmanlı bir strateji izlenmesi gerektiğinin altını çizen Bayındır, &#8220;<em>Bu süreç, ortaokul ve lise düzeyinde &#8216;dijital okuryazarlık&#8217; derslerinin içine yapay zekanın nasıl çalıştığı ve sorumlu kullanım ilkelerini yerleştirmekle başlamalıdır. Üniversitelerin müfredatında da &#8216;yapay zeka etiği ve sürdürülebilirliği&#8217; yer açılmalıdır</em>” şeklinde konuştu. Devlet kurumlarının öncülüğünde uygulamaların arayüzlerine &#8216;enerji etiketleri&#8217; veya &#8216;karbon ayak izi göstergeleri&#8217; gibi araçlar entegre edilmesini öneren Bayındır, &#8220;<em>En etkili denetim, bilinçli kullanıcıların kendi kendine yaptığı denetimdir</em>&#8221; diyerek de kullanıcıları uyardı.</p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>&#8220;Teknolojik hız kadar, bu hızın sürdürülebilirliği de milli bir meseledir&#8221;</strong></h4>



<p class="wp-block-paragraph">Dijital dönüşüm süreçlerine ilişkin stratejik değerlendirmelerde bulunan Bayındır, Türkiye&#8217;nin mevcut yol haritasındaki çevresel boyutun eksikliğine şu şekilde dikkat çekti:</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8220;<em>Doğrudan çevresel denetimi hedefleyen spesifik bir mekanizma, 2021-2025 Ulusal Yapay Zeka Stratejisi metninde yer almıyor. Yapay zeka kullanımı devlet kurumlarında hızla yaygınlaşırken bu kullanımın enerji ve su ayak izini ölçen, izleyen ve raporlayan bir mekanizmanın yokluğu, sürdürülebilirlik hedefleriyle çelişiyor. Teknolojik hız kadar, bu hızın sürdürülebilirliği de milli bir meseledir</em>.&#8221;</p>


<p>The post <a href="https://9koy.org/yapay-zekanin-gorunmeyen-faturasi-her-sohbet-yarim-sise-suya-mal-oluyor.html">Yapay zekanın görünmeyen faturası: Her sohbet yarım şişe suya mal oluyor</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/yapay-zekanin-gorunmeyen-faturasi-her-sohbet-yarim-sise-suya-mal-oluyor.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Genç çiftçiler tarımı dijitalle dönüştürüyor</title>
		<link>https://9koy.org/genc-ciftciler-tarimi-dijitalle-donusturuyor.html</link>
					<comments>https://9koy.org/genc-ciftciler-tarimi-dijitalle-donusturuyor.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Apr 2026 08:12:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Sertifika ve Telif Desteği Programı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=24179</guid>

					<description><![CDATA[<p>Veysel Giyci Kırsaldan kente göçün arttığı bir dönemde bazı genç üreticiler tarımı bırakmak yerine teknolojiyle yeniden şekillendiriyor. Dijital eğitimler, simülasyon programları ve çevrim içi pazarlama yöntemleriyle üretim yapan genç çiftçiler hem maliyetleri azaltmayı hem de yeni gelir kanalları yaratmayı hedefliyor. Artan girdi maliyetleri, iklim koşullarındaki belirsizlik ve piyasa dalgalanmaları tarım sektöründe özellikle genç nüfusun geleceğe [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/genc-ciftciler-tarimi-dijitalle-donusturuyor.html">Genç çiftçiler tarımı dijitalle dönüştürüyor</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Veysel Giyci</strong></p>
<p>Kırsaldan kente göçün arttığı bir dönemde bazı genç üreticiler tarımı bırakmak yerine teknolojiyle yeniden şekillendiriyor. Dijital eğitimler, simülasyon programları ve çevrim içi pazarlama yöntemleriyle üretim yapan genç çiftçiler hem maliyetleri azaltmayı hem de yeni gelir kanalları yaratmayı hedefliyor.</p>
<p>Artan girdi maliyetleri, iklim koşullarındaki belirsizlik ve piyasa dalgalanmaları tarım sektöründe özellikle genç nüfusun geleceğe dair kaygılarını artırıyor. Ancak son yıllarda dijital araçları üretime entegre eden genç çiftçiler klasik yöntemlerin ötesine geçerek yeni bir model oluşturuyor. Akıllı sulama sistemlerinden çevrim içi satış platformlarına kadar uzanan bu dönüşüm tarımı gençler için daha sürdürülebilir hâle getirmeyi amaçlıyor.</p>
<h4><strong>Gençler tarımı neden dijitalleştiriyor?</strong></h4>
<p>Van’da yaşayan 30 yaşındaki çiftçi Muhammed Yasin, üniversite eğitimini tamamladıktan sonra ailesinin üretim faaliyetlerine katılmış. Geleneksel yöntemlerle devam etmenin yeterli olmadığını düşündüğünü belirten Yasin, üretim planlamasında dijital simülasyon programlarından yararlandıklarını söylüyor.</p>
<p>&#8220;<em>Ekim öncesi maliyet hesabını, su tüketimini ve verim tahminini dijital ortamda analiz ediyoruz. Bu sayede riskleri daha net görüyoruz</em>&#8221; diyen Yasin özellikle veri temelli planlamanın küçük üretici için önemli bir avantaj sağladığını ifade ediyor. Ürünlerini sosyal medya ve çevrim içi satış kanalları üzerinden doğrudan tüketiciye ulaştırdıklarını belirten Yasin, &#8220;<em>Aracıyı azaltınca gelir daha dengeli hâle geliyor</em>&#8221; diyor.</p>
<h4><strong>Risk azaltan yeni üretim modeli</strong></h4>
<p>25 yaşındaki Arife Korkut ise üniversiteyi bitirdikten sonra seracılığa başlamış. Üretim sürecinde dijital eğitimlerden ve tarım teknolojileri uygulamalarından yararlandığını anlatan Korkut, gençlerin tarıma ilgisinin aslında sanıldığı kadar düşük olmadığını düşünüyor.</p>
<p>&#8220;<em>Doğru bilgiye hızlı ulaşmak önemli. Çevrim içi eğitimler ve üretici ağları sayesinde hem yeni teknikleri öğreniyoruz hem de deneyim paylaşımı yapıyoruz</em>&#8221; diyen Korkut, kadın üreticilerin dijital platformlar sayesinde daha görünür hâle geldiğini vurguluyor.</p>
<h4><strong>Veriyle planlama, doğrudan satış</strong></h4>
<p>Tarım ekonomisi üzerine çalışan uzmanlar da dijitalleşmenin küçük ve orta ölçekli üreticiler için önemli fırsatlar sunduğunu belirtiyor. Uzmanlara göre veri odaklı üretim planlaması, maliyet kontrolü ve doğrudan pazarlama yöntemleri gençlerin sektörde kalmasını kolaylaştırıyor. Ancak internet altyapısının yetersiz olduğu bölgelerde bu dönüşümün sınırlı kaldığına dikkat çekiliyor.</p>
<p>Teknolojiyi üretimin merkezine alan genç çiftçiler tarımı yalnızca geleneksel bir geçim kaynağı olarak değil yenilikçi bir girişim alanı olarak görüyor. Dijital araçlarla desteklenen üretim modeli hem riskleri azaltıyor hem de kırsalda kalmayı daha cazip hâle getiriyor. Tarımın geleceği toprağa emek veren gençlerin teknolojiyle kurduğu bu yeni dengede şekilleniyor.</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/genc-ciftciler-tarimi-dijitalle-donusturuyor.html">Genç çiftçiler tarımı dijitalle dönüştürüyor</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/genc-ciftciler-tarimi-dijitalle-donusturuyor.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dijital oyun platformlarına yeni düzen: Sektör ve oyuncular endişeli</title>
		<link>https://9koy.org/dijital-oyun-platformlarina-yeni-duzen-sektor-ve-oyuncular-endiseli.html</link>
					<comments>https://9koy.org/dijital-oyun-platformlarina-yeni-duzen-sektor-ve-oyuncular-endiseli.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Tombuloğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 2026 07:17:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[9. Köy Haber Merkezi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=24164</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nilay Altındiş Adalet ve Kalkınma Partisi, çocuklaraın sosyal medya ve dijital oyun platformlarına girişine sınırlama getiren torba yasa teklifini Meclis Başkanlığı’na sundu. “Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanun Teklifi”, çocukların sosyal medya, dijital oyun platformlarını kullanmalarına yaş kategorilerine göre yasak ve sınırlama öngörüyor. Teklif, dijital oyun platformlarının Türkiye’de “temsilci” bulundurmaları zorunluluğu [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/dijital-oyun-platformlarina-yeni-duzen-sektor-ve-oyuncular-endiseli.html">Dijital oyun platformlarına yeni düzen: Sektör ve oyuncular endişeli</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Nilay Altındiş</strong></p>
<p>Adalet ve Kalkınma Partisi, çocuklaraın sosyal medya ve dijital oyun platformlarına girişine sınırlama getiren torba yasa teklifini Meclis Başkanlığı’na sundu. “Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanun Teklifi”, çocukların sosyal medya, dijital oyun platformlarını kullanmalarına yaş kategorilerine göre yasak ve sınırlama öngörüyor. Teklif, dijital oyun platformlarının Türkiye’de “temsilci” bulundurmaları zorunluluğu da getiriyor.</p>
<p>Önümüzdeki günlerde yasalaşması beklenen yasa teklifi, oyun sektörü temsilcileri, hukukçular ve kullanıcılar arasında tartışma yarattı. Bilişim ve İletişim Teknolojileri Çalışanları Sendikası (BilişimSen), yasa teklifinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden geçerek yasalaşması durumunda, oyun sektöründe ciddi sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.</p>
<p>Sendikanın açıklamasında, hazırlanan düzenlemelerin oyun geliştirme sürecini “yaratıcı eser üretimi” olmaktan çıkararak bir “denetim laboratuvarına” dönüştürme riski taşıdığı, ayrıca sektör çalışanlarını da olumsuz etkileyeceği vurgulandı.</p>
<h4><strong>&#8220;Bant daraltması bizi bu pazarlama gücünden mahrum bırakabilir&#8221;</strong></h4>
<p>Amatör oyun geliştirici Koray Kayan da düzenlemenin özellikle gelişmekte olan yerli oyun sektörü açısından olumsuz sonuçlar doğurabileceğini söyledi. Türkiye’de oyun sektörünün son yıllarda önemli bir gelişim gösterdiğini belirten Kayan, mobil oyun alanında dünya çapında başarı elde eden Türk şirketlerinin bulunduğunu, son dönemde bilgisayar oyunlarında da benzer bir yükseliş yaşandığını ifade etti.</p>
<p>Kayan, bazı Türk yapımı oyunların uluslararası pazarda ciddi satış rakamlarına ulaştığını ve ülkeye önemli miktarda döviz kazandırdığını belirterek, bu oyunların maliyetlerinin görece düşük olması nedeniyle yüksek kâr marjı sağladığını söyledi. Ancak yasa tasarısının kabul edilmesi durumunda özellikle oyunların satış ve pazarlama süreçlerinin olumsuz etkilenebileceğini ifade eden Kayan, &#8220;<em>Türk oyun şirketleri ürünlerini yurt dışına pazarlarken ilk olarak kendi ülkelerindeki kullanıcı kitlesinden aldıkları pazarlama gücünü kullanıyor. Oyun platformlarına getirilecek bir bant daraltması bizi bu pazarlama gücünden mahrum bırakabilir</em>&#8221; dedi.</p>
<p>Kayan, geliştirdikleri oyun için elde ettikleri pazarlama gücünün yaklaşık yüzde 72’sinin Türkiye’den geldiğini belirterek, benzer durumun birçok bağımsız stüdyo için de geçerli olduğunu ifade etti. Düzenlemenin yalnızca oyun sektörünü değil, aynı zamanda animasyon, film, dizi ve mimarlık gibi birçok alanı da etkileyebileceğini belirten Kayan, oyun geliştirme sürecinin çok disiplinli bir yapıya sahip olduğunu vurguladı.</p>
<p>Kayan ayrıca, birçok geliştiricinin kullandığı oyun motorlarına erişimin de dolaylı şekilde etkilenebileceğini belirterek, özellikle Epic Games üzerinden erişilen Unreal Engine gibi yazılımların sektörde geniş kullanım alanına sahip olduğunu söyledi.</p>
<h4><strong>&#8220;Çocuk güvenliği mi dijital denetim mi?&#8221;</strong></h4>
<p>Bilişim hukuku alanında çalışan avukat Nasuh Buğra Karadağ ise oyun platformlarına yönelik erişim engeli veya bant daraltma kararlarının genellikle 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun kapsamında değerlendirildiğini belirtti.</p>
<p>Karadağ, söz konusu kanunun içerik sağlayıcıların suç teşkil eden ya da çocukların erişimine zararlı içerikleri kaldırmasını, erişimi engellemesini veya bant genişliğini daraltmasını öngören hükümler içerdiğini söyledi. Ancak bu tür düzenlemelerin bazen yetişkin kullanıcıların kendi tercihleri doğrultusunda erişebileceği içerikleri de kapsayabildiğini belirten Karadağ, şunları söyledi:</p>
<p>&#8220;<em>Çocukların korunması önemli bir amaç. Ancak bunun uygulanma biçimi dijital denetim tartışmalarını da beraberinde getiriyor</em>&#8221; dedi. Karadağ’a göre asıl tartışma çocuk güvenliği ile dijital içerik üzerindeki devlet denetimi arasındaki denge noktasında ortaya çıkıyor.</p>
<p>Temsilci zorunluluğuna da değinen Karadağ, uluslararası platformların Türkiye’de yasal bir muhatap bulundurmasının hukuki<br />
süreçleri hızlandırabileceğini söyledi. Buna karşın, temsilci atanmadığı durumlarda platformlara erişim engeli veya kısıtlama getirilmesi ihtimalinin bulunduğunu ifade etti. Karadağ, tamamen kapatma yerine içerik kaldırma, yaş sınırlaması getirme veya belirli içeriklere erişimi engelleme gibi alternatif yöntemlerin de uygulanabileceğini belirtti.</p>
<h4><strong>&#8220;Birçok platformda ebeveyn denetimi zaten var&#8221;</strong></h4>
<p>Oyun platformlarını aktif olarak kullanan kullanıcılar ise düzenlemenin hem oyuncuları hem de sektörde çalışanları olumsuz etkileyebileceğini savunuyor. Oyunculardan Alper Miraç Çiftçi, platformlara temsilci zorunluluğu getirilmesinin bazı uluslararası şirketlerin Türkiye pazarından çekilmesine yol açabileceğini düşündüğünü belirtti. Çiftçi, özellikle oyun geliştirme sektöründe faaliyet gösteren yerli stüdyoların oyunlarını küresel pazara sunarken bu platformlara ihtiyaç duyduğunu ifade etti.</p>
<p>Bir diğer oyuncu Ömer Berkay Taş ise oyun platformlarına getirilecek kısıtlamaların oyuncu kitlesini de doğrudan etkileyebileceğini söyledi. Taş, çocukların korunmasının önemli olduğunu ancak bunun tamamen yasaklayıcı politikalarla değil, ailelerin denetimiyle sağlanabileceğini belirterek, &#8220;<em>Birçok platformda ebeveyn denetimi ve aile hesapları zaten mevcut</em>&#8221; dedi.</p>
<p>Oyuncular ayrıca, karar süreçlerinde sektör temsilcilerinin ve kullanıcıların görüşlerinin daha fazla dikkate alınması gerektiğini ifade ediyor.</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/dijital-oyun-platformlarina-yeni-duzen-sektor-ve-oyuncular-endiseli.html">Dijital oyun platformlarına yeni düzen: Sektör ve oyuncular endişeli</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/dijital-oyun-platformlarina-yeni-duzen-sektor-ve-oyuncular-endiseli.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
