<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Uzaktan Eğitim Archives - 9.Köy</title>
	<atom:link href="https://9koy.org/tag/uzaktan-egitim/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://9koy.org/tag/uzaktan-egitim</link>
	<description>Haberler</description>
	<lastBuildDate>Fri, 24 Feb 2023 12:00:48 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1</generator>

<image>
	<url>https://9koy.org/wp-content/uploads/2023/06/cropped-Basliksiz-1-kopya-32x32.png</url>
	<title>Uzaktan Eğitim Archives - 9.Köy</title>
	<link>https://9koy.org/tag/uzaktan-egitim</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Öğrenciler uzaktan eğitim istemiyor</title>
		<link>https://9koy.org/ogrenciler-uzaktan-egitim-istemiyor.html</link>
					<comments>https://9koy.org/ogrenciler-uzaktan-egitim-istemiyor.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Korhan]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Feb 2023 12:00:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Genç Gazeteciler Haber Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<category><![CDATA[Uzaktan Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[yök]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=3495</guid>

					<description><![CDATA[<p>Haber: Elif Asar</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/ogrenciler-uzaktan-egitim-istemiyor.html">Öğrenciler uzaktan eğitim istemiyor</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Haber: Elif Asar</strong></em></p>
<p><iframe title="YouTube video player" src="https://www.youtube.com/embed/OMxSgDOwBTs" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/ogrenciler-uzaktan-egitim-istemiyor.html">Öğrenciler uzaktan eğitim istemiyor</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/ogrenciler-uzaktan-egitim-istemiyor.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Öğrenciler eğitimden uzak kalmamalı, onları okul iyileştirir”</title>
		<link>https://9koy.org/ogrenciler-egitimden-uzak-kalmamali-onlari-okul-iyilestirir.html</link>
					<comments>https://9koy.org/ogrenciler-egitimden-uzak-kalmamali-onlari-okul-iyilestirir.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Korhan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Feb 2023 13:00:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[9. Köy Haber Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[kyk]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[üniversite]]></category>
		<category><![CDATA[Uzaktan Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[yök]]></category>
		<category><![CDATA[yurt]]></category>
		<category><![CDATA[yüz yüze eğitim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=3325</guid>

					<description><![CDATA[<p>Haber: Elif Solmaz Üniversitelerin uzaktan eğitime geçmesi ve deprem sonrası alınan kararlar, sadece afet bölgesini değil, tüm yurtta yüksek öğrenimi etkiledi. Deprem bölgesinde ailesi olup başka şehirde okuyanlar, deprem bölgesinde olmadığı halde okulları kapatılan ve yurtlarından çıkarılanlar, neredeyse bütün öğrenciler için eğitim pandemi günlerine döndü.  Prof. Dr. Selçuk Şirin, bu durumun öğrencilere psikolojik olarak olumsuz etki [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/ogrenciler-egitimden-uzak-kalmamali-onlari-okul-iyilestirir.html">“Öğrenciler eğitimden uzak kalmamalı, onları okul iyileştirir”</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;"><em><strong>Haber: Elif Solmaz</strong></em></p>
<p style="font-weight: 400;">Üniversitelerin uzaktan eğitime geçmesi ve deprem sonrası alınan kararlar, sadece afet bölgesini değil, tüm yurtta yüksek öğrenimi etkiledi. Deprem bölgesinde ailesi olup başka şehirde okuyanlar, deprem bölgesinde olmadığı halde okulları kapatılan ve yurtlarından çıkarılanlar, neredeyse bütün öğrenciler için eğitim pandemi günlerine döndü.  Prof. Dr. Selçuk Şirin, bu durumun öğrencilere psikolojik olarak olumsuz etki edeceğini açıklarken, TED Genel Başkanı Pehlivanoğlu, uzaktan eğitimin eğitim hayatına herhangi bir olumlu aktarımının olmadığını belirtti.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Pandemide uzaktan eğitim sınıfta kaldı</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Pandemi döneminde geçilen uzaktan eğitim sisteminin verimliliği hala tartışma konusu. Özellikle uygulama gerektiren branşlarda hiç fayda sağlamadığı görüldü. Aynı zamanda Cumhurbaşkanlığı Eğitim Politikaları Kurulu Üyesi olan Türkiye Eğitim Derneği Başkanı Pehlivanoğlu, uzaktan eğitim hakkında, “Pandeminin bize öğrettiği şey uzaktan öğretim olur. Eğitim başka bir şeydir. Türkiye&#8217;de uzaktan öğretimde başarı diye bir şey söz konusu değildir” şeklinde konuştu.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Gençler eğitimden mahrum kalmamalı</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Depremle ilgisi olmadığı halde uzaktan eğitime geçen üniversite öğrencilerinin okulla kopan ilişkisi tartışma yarattı. Afet bölgesinde ailesi olup başka yerde okuyanların okullar kapandıktan sonra dönebilecekleri, dönseler bile uzaktan eğitime erişim sağlayabilecekleri herhangi bir ortam yok. Onların okullarında kalmasının daha yararlı olacağını vaugulayan eğitimciler, asıl deprem bölgesindeki öğrencilerin güvenli bölgelere misafir öğrenci olarak aktarılabileceğini söylediler.</p>
<p style="font-weight: 400;">Türk Eğitim Derneği Başkanı Selçuk Pehlivanoğlu, misafir öğrenci sistemine geçilmesinin ve dayanışmanın bir çözüm olacağını ileri sürdü. Özellikle büyük şehirlerde ailelerin gönüllü olarak öğrenci konuk edebileceğini hatırlatan Pehlivanoğlu, “Deprem bölgesindeki öğrencileri büyük illere nakletmemiz lazım. O bölgede ailesi olan çocukları risksiz bölgede yurtlarda tutmamız lazım. Diğerleri arkadaş yanına aile yanına gitmeli. Eğer gelemiyorsa örneğin, Erzurum’da yaşayıp Ankara&#8217;da okuyan öğrenci gelemiyorsa, Erzurum Üniversitesi’ne misafir öğrenci olarak gitsin yarım dönem” dedi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Depremden etkilenen 10 ilden öğrencilerin yurtlarından ayrılarak nasıl geri dönecekleri ve bölgedeki öğrencilerin bu durumda uzaktan eğitime nasıl katılacakları tartışılan bir başka konu. Pehlivanoğlu, “Deprem bölgesinde bir ilçede hiç deprem olmamış olabilir. O zaman orada eğitime devam edeceğiz. Yurtlara ihtiyaç var, yurtlar kullanılsın. Ama öncelik depremzede öğrencilerin o yurtlara alınması. Artı burada okuyan ama o bölgede yaşayan çocuklarımıza açalım kapasitemizi. Aileden önce bu çocuklarımızı yerleştirmemiz gerekiyor” açıklamasında bulundu.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>Öğrenciler travma bölgesinden uzaklaşmalı</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Uzaktan eğitim kararına tepki gösteren yetkililer, üniversite ortamının öğrenciler için iyileştirici olduğunu belirtti. Öğrencilerin deprem travmasından uzaklaşıp yeniden normal hayatlarına dönmesinin tek yolunun eğitim olduğunu belirten yazar ve araştırmacı Prof. Dr. Selçuk Şirin de görüşlerini sosyal medyadan açıkladı, okulları açın” çağrısı yaptı:</p>
<p style="font-weight: 400;">“Okulları açın! Hepsi travma yaşıyor. Okul sadece öğrenme yeri değil aynı zamanda sosyal ve duygusal ihtiyaçları giderme yeridir. Öğrencilerin arkadaşa, öğretmene, danışmana ihtiyacı var. Çocukların aile ve ekran dışında zamana ihtiyacı var. Depremden etkilenen yerlerde dışarıdan geçici görevlendirme dahil farklı çözümler geliştirilebilir. Türkiye’de yüzbinlerce atanmayı bekleyen öğretmen var. Çocukların zaten travma yaşamış ailelerle sürekli aynı ortamda kalması doğru değil. Sosyal bir ortama ihtiyaçları var.”</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>İsteyen sınıfta isteyen çevrimiçi</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Uzaktan eğitim açıklamasından sonra ilk harekete geçen üniversitelerden biri olan Boğaziçi Üniversitesi’nin akademisyen, öğrenci ve personeline gönderilen bilgi notunda “Deprem felaketi nedeniyle Türkiye genelinde yükseköğretime yönelik alınan kararlara bağlı olarak bahar dönemi boyunca tüm yurtların, yemekhanelerin, kütüphanenin ve tüm çalışma alanlarının hizmet vermeye devam edeceği” belirtilirken, öğrenciler dersleri çevrimiçi olarak takip edebilecek. İsteyen öğrenciler ise derse sınıfta katılabilecek.</p>
<p style="font-weight: 400;">Bilkent Üniversitesi ise ilk gönderdiği mail ile laboratuvarlar ve uygulamalı dersler hariç tüm derslerin online olacağını, isteyenlerin ise okulda yüz yüze derse girebileceğini ve aynı zamanda yoklama alınmayacağını duyurdu. İlerleyen günlerde ise Bilkent rektörlüğü ikinci duyurusunda, tüm derslerin 4 Mart&#8217; a kadar online olacağını, Zoom üzerinden yapılacağını ve yoklama alınacağını belirtti.</p>
<p style="font-weight: 400;">Orta Doğu Teknik Üniversitesi ise sadece bahar döneminde sınırlı olacak şekilde uzaktan öğretim yoluna geçilmesinin uygun olacağına karar verdi.</p>
<h4 style="font-weight: 400;"><strong>İlk ve orta dereceli okullar</strong></h4>
<p style="font-weight: 400;">Deprem bölgesindeki ilk ve orta dereceli okulların durumuyla ilgili açıklama yapan Millî Eğitim Bakanı Mahmut Özer, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından sağlam raporu verilen okullarda eğitimin başlatılacağını belirtti. Özer, &#8220;Sağlam raporu almadan kesinlikle öğrencilerimizi ve öğretmenlerimizi okullara sokmayacağız. Eğitimin başlayacağı illerde de eğer sağlam raporu henüz alınmamışsa o okullarda eğitime başlamayacağız&#8221; dedi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Bakan Özer, okulların açılma tarihi ile ilgili şunları söyledi: “Birinci kategoride Adana, Diyarbakır, Kilis ve Şanlıurfa yer alıyor. Bu illerimizde merkez ve tüm ilçelerde 1 Mart tarihi itibariyle eğitim-öğretime başlıyoruz. İkinci kategoride Gaziantep ve Osmaniye yer alıyor. Bu illerimizde eğitim-öğretime 1 Mart tarihine kadar verilen arayı 13 Mart&#8217;a kadar uzatıyoruz. Üçüncü kategoride ise Adıyaman, Malatya, Kahramanmaraş ve Hatay yer alıyor. Bu illerimizde de 1 Mart tarihine kadar verdiğimiz eğitim-öğretime ertelemeyi 27 Mart tarihine kadar uzatıyoruz.”</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/ogrenciler-egitimden-uzak-kalmamali-onlari-okul-iyilestirir.html">“Öğrenciler eğitimden uzak kalmamalı, onları okul iyileştirir”</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/ogrenciler-egitimden-uzak-kalmamali-onlari-okul-iyilestirir.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Pandemide “okul terki” tehlikesi</title>
		<link>https://9koy.org/pandemide-okul-terki-tehlikesi.html</link>
					<comments>https://9koy.org/pandemide-okul-terki-tehlikesi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 Apr 2022 00:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Uzaktan Eğitim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/pandemide-okul-terki-tehlikesi.html</guid>

					<description><![CDATA[<p>Küresel salgının en çok etkilediği alanlardan biri de eğitim oldu. Okulların uzun süre kapalı kalması ve uzaktan eğitime geçilmesi birçok öğrenciyi zorladı. Uzaktan eğitime erişim imkânı olmayan dezavantajlı öğrenciler eğitimlerinden geri kalırken, özel gereksinimli öğrenciler de uzun süre eğitimlerine devam edemedi. Salgın döneminde ortaya çıkan öğrenme kaybı giderilebilir mi? Uzaktan eğitim alan ile alamayan öğrenciler arasındaki bu fark kapatılabilir mi? ERG araştırmacıları Kayıhan Kesbiç ve Ezgi Tunca ile salgının eğitime etkisi, çocukların eğitime erişimi, okullulaşma oranları ve okul terki riskini konuştuk.</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/pandemide-okul-terki-tehlikesi.html">Pandemide “okul terki” tehlikesi</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nitelikli eğitim her çocuğun hakkı iken eskiye oranla okullaşma oranlarında artış yaşansa da her çocuk eşit derecede nitelikli eğitime erişemiyor. Bu tür zorlukların yaşandığı Türkiye’de pandemi süreci de yeni güçlükler ortaya çıkardı. Uzaktan eğitime geçilmesi öğrenciler arasındaki uçurumun daha da derinleşmesine neden oldu. Televizyon, bilgisayar, tablet ve internet gibi yeterli teknolojik donanıma sahip olmayan öğrenciler uzaktan eğitim sürecinde eğitimlerine kesintisiz devam edemedi. </p>
<p>Eğitim Reformu Girişimi’nin (ERG) yayınladığı ‘Eğitim İzleme Raporu 2021: Öğrenciler ve Eğitime Erişim’ dosyasında salgın sürecinde eğitim, uzaktan eğitimin durumu ve yol açtığı gelişmeler üzerinde duruldu. Bu raporun yazarlarından ERG araştırmacıları Kayıhan Kesbiç ve Ezgi Tunca ile uzaktan eğitimin etkisi, çocukların eğitime erişimi, okullaşma oranları ve okul terki konuları üzerine konuştuk. <img decoding="async" alt="" src="https://9koy.org/images/resimler/Ezgi Tunca (1).jpg" style="height:1652px; width:2472px" /><em>ERG araştırmacısı Ezgi Tunca</em></p>
<p><strong>Soru:</strong> Dezavantajlı birçok öğrenci uzaktan eğitimden yararlanamadı. Öğrenciler arasındaki bu uçurum nasıl giderilecek ya da giderilebilir mi? </p>
<p><strong>Yanıt:</strong> Salgının etkisi halihazırda eğitime erişimde zorluklar yaşayan öğrenciler için daha da ağır oldu. Dijital araçlara ve internete erişim, bakım verenlerin dijital okuryazarlık seviyesi gibi faktörler eğitime erişimde kritik rol oynadı. Yapılan araştırmalar hem dünyada hem Türkiye’de okul terkinin artacağını öngörüyor. Ayrıca salgın döneminde ortaya çıkan öğrenme kaybının giderilmesi için öğrencilerin gereksinimlerinin belirlenmesi ve buna yönelik telafi eğitimleri ve destekleme çalışmaları hazırlanmalı. </p>
<p>Bu noktada Millî Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) 9 Şubat’ta açıkladığı Ulusal Destekleme Programı (UDEP) önemli bir adım. 1,5 yıl sürdürülmesi planlanan program kapsamında yaz döneminde okullarda telafi eğitimleri düzenlendi. Program kapsamında düzenlenen çalışmaların değerlendirilmesinin yapılması ve buna göre kapsamlı bir yol haritası çıkarılması öğrenme kayıplarının giderilebilmesi için kritik. Eğitime erişimde yaşanan eşitsizliklere yönelik müdahalelerin çocukların farklılaşan ihtiyaçları göz önünde bulundurularak tasarlanması gerekiyor. </p>
<p>Eğitim İzleme Raporu 2021: Öğrenciler ve Eğitime Erişim dosyasında “Eğitime Erişimi İçin Özel Önlem Gereken Çocuklar” bölümünde özel eğitim desteğine ihtiyacı olan, mülteci, çalışan çocuklar, köy okulları gibi çeşitli başlıklar altında ortaya çıkan ihtiyaçları değerlendirmeye ve mevcut durumu ortaya koymaya gayret ettik. Ele aldığımız başlıklarda salgın koşullarının kırılgan gruplardan çocukların maruz kaldığı eşitsizlikleri derinleştirdiğini ve çeşitlendirdiğini görüyoruz. Eşitsizliklerin giderilmesi için çocukların bütüncül politikalarla desteklenmesi önem taşıyor. Salgın deneyimlerinden faydalanarak okulların gelecekte yaşanması öngörülen krizlere dayanıklı hâle getirebilmesi büyük bir ihtiyaç. Bu süreçte eğitimin tüm aktörlerinin dahil edilmesi ve öğretmenlerin güçlendirilmesi öncelikli ilkelerden olmalı.</p>
<p><strong>Soru:</strong> İlkokul, ortaokul ve lise kademelerinde güncel okullaşma oranları nelerdir? Son verilere göre okullaşma oranı konusunda ilerleme kaydedildi mi?</p>
<p><strong>Yanıt:</strong> İlkokul yaş grubu olarak adlandırdığımız 6-9 yaştaki net okullaşma oranı bir önceki yıla göre 0,4 yüzde puanlık bir düşüşle yüzde 93,2 oldu. Önemli bir bölümü ortaokul kademesinde öğrenim gören 10-13 yaş grubunda ise net okullaşma oranı bir önceki yıla göre aynıydı ve yüzde 98,6’ydı. Tek artışı ise 14-17 yaş grubunda görüyoruz. Bu yaş grubundaki çocukların yüzde 90,8’i okullaşmış durumda ve salgın öncesi döneme göre 1,6 yüzde puanlık bir artış var. Bu verileri değerlendirirken salgının etkilerini henüz net bir şekilde göremediğimizin altını çizmekte yarar var, geçtiğimiz bir buçuk yıl boyunca devamsızlık takibi yapılmadığı ve sınıf tekrarı zorlaştırıldığı için. <img decoding="async" alt="" src="https://9koy.org/images/resimler/Kayıhan Nedim Kesbiç (1).jpg" style="height:537px; width:639px" /><em>ERG araştırmacısı Kayıhan Kesbiç</em></p>
<p><strong>Soru:</strong> ERG devamsızlık ve eğitimden kopma riski olan öğrencilerin çok yakından izlenmesi öncelik verilmesi gereken politika alanlarından biri olduğunu belirtiyor. Okul terkinde son durum nedir? Hangi kademelerde okul terki daha fazla?</p>
<p><strong>Yanıt:</strong> Okul terkinin lise kademesinde yoğunlaştığını ve yaş ilerledikçe arttığını görüyoruz. Burada tabii ki 15 yaşın yasal olarak çalışmaya başlama yaşı olması da bu yaş grubunda görülen artışı açıklayan nedenlerden biri olabilir. Örneğin, 2019-20 eğitim-öğretim yılında 2004 doğumlu ve 15 yaşındaki çocuklarda net okullaşma oranı yüzde 92,3 iken bir yıl sonra aynı yaş grubundaki okullaşma oranı yüzde 88,5’e düşüyor. Geçtiğimiz yıl lise son sınıfta eğitim gören 17 yaşındaki çocuklarda ise okullaşma oranın yüzde 84,5 olduğunu ve geriye kalan yüzde 15,5’inin eğitim dışında olduğunu görüyoruz. Salgının okul terki verilerine dair etkilerini henüz tam anlamıyla göremiyoruz. Bu nedenle, yüz yüze eğitimin tekrar başlamış olduğu 2021-22 eğitim-öğretim yılındaki önceliklerden biri devamsızlık takibinin yakından izlenmesi ve salgının okul terki üzerine yaratması muhtemel etkiler için müdahale programlarının geliştirilmesi olmalıdır.</p>
<p><strong>Soru:</strong> Covid-19 salgının okullaşma oranı ya da okul terkine herhangi bir etkisi oldu mu?</p>
<p><strong>Yanıt:</strong> Öğrenciler resmi olarak yaşadıkları adrese en yakın okula sistem üzerinden kaydedildikleri, salgın döneminde devamsızlık ve başarı sebebiyle sınıf tekrarı zorlaştırıldığı için okullaşma oranlarına etkisini henüz ölçemiyoruz. Ancak zorunlu olmayan okul öncesi kademesinde okullaşma oranlarının salgın öncesi döneme göre sert bir düşüş yaşadığını söylemek mümkün. 5 yaştaki net okullaşma oranı salgın öncesi dönemde yüzde 71,2 iken bu oran salgın sürecinde yüzde 56,9’a düşüyor. Bölgeler bazında baktığımızda ise en sert düşüş Batı Anadolu ve İstanbul gibi kadın istihdamının yüksek olduğu bölgelerde görülüyor. Bu düşüşün bu bölgelerde yoğunlaşması salgının kadın istihdamına, çalışma ve yaşam koşullarına etkisine dair ipuçları veriyor.</p>
<p><strong>Soru:</strong> Okul terkini önlemek için neler yapılabilir?</p>
<p><strong>Yanıt: </strong>Bunun için öncelikle okul terkinin altında yatan nedenlerin yakından araştırılması gerekiyor. Bunları okul dışına iten ve okul dışına çeken nedenler olarak ikiye ayırabiliriz. Okul dışına iten nedenler okul ortamı kaynaklı sorunlar. Öğrencilerin etnik, engellilik durumu, cinsel yönelim gibi çeşitli sebeplerle zorbalığa maruz kalmaları, ayrımcı tutum ve pratiklerle karşılaşmaları bunun altında değerlendirilebilir. Bu noktada yapılması gereken öğrencilerin farklılıklarını ve ihtiyaçlarını gözetecek şekilde eğitim ortamlarının, içeriğinin ve yönteminin kapsayıcı hale getirilmesidir. Kapsayıcı eğitim aynı zamanda okul ortamında önyargıyı ve ayrımcılığı azaltacak, öğrencilerin okula karşı geliştirdikleri aidiyeti artıracak ve bu sebeple okul terkini azaltacak bir yaklaşım.  Ailelerin yaşadıkları ekonomik zorluklar ve öğrencilerin ailelerini destek olmak için çalışmak zorunda kalmaları okul dışına çeken nedenlerden. </p>
<p>Eğitimin ilerde sağlayabileceği kazanımlara dair inançsızlık ve bu nedenle ailelerin eğitimi desteklememesi de okul dışına çeken nedenler arasında sayılabilir. Bu amaçla var olan destek mekanizmalarının artırılması ve geliştirilmesi önemli. Sorunların belirlenmesi ve takibi için okullarda sosyal hizmet uzmanlarının istihdam edilmesi önemli bir başlangıç olabilir. Buna ek olarak, okullardaki psikolojik danışman ve rehber sayısının artırılması da okul terkinin önlenmesi için atılabilecek adımlar arasında.</p>
<p><strong>Soru:</strong> Mülteci çocukların okullaşma oranı artıyor ancak pandemi şartları onları da etkiledi. Bu çocukların eğitime erişiminde son durum nedir? Türkiye’de kaç mülteci çocuk eğitim alabiliyor?</p>
<p><strong>Yanıt:</strong> Türkiye’deki mülteci çocukların önemli bir bölümü Suriyeli çocuklar olmakla birlikte Afganistanlı, İranlı ve Iraklı mülteci çocuklar da Türkiye’de yaşıyor. Ekim 2021’de yayımlanan verilere göre, Türkiye’de okul çağı olarak adlandırılan, 5-17 yaş grubunda, 1 milyon 265 bin 866 kayıtlı mülteci çocuk bulunuyor. 854 bin 839 mülteci çocuk okula kayıtlıyken okullaşma oranlarının yüzde 67,5 olduğunu görüyoruz. Mülteci çocukların okullaşma oranlarının okul öncesi ve ortaöğretim (lise) kademesinde diğer kademelere göre daha düşük seyrediyor. İlk ve ortaokul kademelerindeki okullaşma oranları sırasıyla yüzde 77,8 ve yüzde 82,7’ken 5 yaştaki (okul öncesi) ve ortaöğretim kademesindeki okullaşma oranları sırasıyla yüzde 32,7 ve yüzde 46,8’dur. </p>
<p>Türkiyeli öğrencilerde görüldüğü gibi mülteci öğrenciler de yaşları ilerledikçe eğitim dışına çıkıyorlar. Örneğin, 9’uncu sınıfa devam eden mülteci öğrenci sayısı 30 bin 571’ken bu sayı 12’nci sınıfa devam eden mülteci çocuklarda 11 bin 744’e geriliyor.</p>
<p><strong>Soru:</strong> Uzaktan eğitimde en çok sorun yaşayanlar arasında özel gereksinimli öğrenciler bulunuyor. Uzaktan eğitim sürecinden özel gereksinimli öğrenciler nasıl etkilendi?</p>
<p><strong>Yanıt:</strong> Araştırmalar salgının ilk dönemlerinde özel gereksinimli çocukların okuldan ve destek mekanizmalarından uzak kalmalarının psikolojik güçlükler yarattığını ve ciddi öğrenme kaybına neden olduğunu gösteriyor. Bu nedenle 2020-21 eğitim-öğretim yılında özel eğitim okulları yüz yüze eğitimin önceliklendirildiği kurumlardan oldu. Ancak bu öğrenciler 94 gün yüz yüze eğitime devam edebildiler. Okullar 102 gün kapalı kaldı ve uzaktan eğitime devam etti. </p>
<p>En uzun süre yüz yüze eğitim yapılan kurumlardan biri olmasına rağmen özel eğitim hizmetlerinden faydalanan öğrenci sayısı bu yıl geriledi. Özel gereksinimli öğrencilerinin ne türde eğitim alacağına ilişkin incelemeleri yapan ve eğitsel tanımalarını sağlayan Rehberlik ve Araştırma Merkezleri’ne (RAM) yapılan başvuru sayısının bir önceki yıla kıyasla yüzde 53,1 azaldığı görülüyor. Her ne kadar RAM 6 Temmuz 2020’den bu yana hizmetlerini sürdürse de salgından kaynaklanan çeşitli nedenlerin başvuru yapılmasına engel teşkil ettiği anlaşılıyor. 2020-21 eğitim-öğretim yılında kaynaştırma yoluyla eğitim alan öğrenci sayısı ise 1.581 artarak 319 bin 881 oldu. Ancak kaynaştırma yoluyla eğitimin uygulanmasında sorunlar yaşanıyor. Salgının getirdiği koşullar ise bu öğrencilerin yaşadıkları sorunları keskinleştirdi. Özel gereksinimli öğrenciler canlı dersleri veya hazırlanan içerikleri takip etmekte zorlandılar. Buna yönelik olarak MEB özel gereksinimli öğrencilere için içerikler hazırladı. Ancak Bireyselleştirilmiş Eğitim Programlarına, destek eğitim odalarına ve rehabilitasyon hizmetlerine erişim zorlaştı. Bu gibi mekanizmalara erişim, eğitimin özel gereksinimli çocuklar için bütünleştirici olabilmesi için kritik. </p>
<p> </p>
<p><strong>Soru:</strong> Türkiye’deki özel gereksinimli çocukların ne kadarı eğitim alabiliyor? Şu anki mevcut durum nedir ve neler yapılmalı?</p>
<p><strong>Yanıt:</strong> Türkiye’de engelli bireylerin sayısına ve yaş kırılımlarına ilişkin kamuoyuyla bilgi paylaşılmıyor. Bu nedenle engelli çocukların okullaşma oranlarını bilemiyoruz. </p>
<p>Özel gereksinimli çocukların eğitime erişimine ilişkin mevcut durumu MEB tarafından paylaşılan veriler aracılığıyla kısıtlı bir şekilde izleyebiliyoruz. Buna göre 2020-21 yılında toplamda 425 bin 816 çocuk örgün eğitimde özel eğitimden faydalandı. Uzun yıllardır özel eğitim hizmetlerinden faydalanan öğrenci sayısı artış gösterirken bu yıl geçtiğimiz yıla kıyasla düşüş yaşandı. Bu düşüş salgının bu çocukların eğitime erişimlerinde olumsuz etkisini gösteriyor. Ortaokul kademesinde 180 bin 630 öğrenci kayıtlıyken, bu sayı ortaöğretim kademesinde 86 bin 263’e düşüyor.</p>
<p>Geçtiğimiz yıllarda da karşımıza çıkan bu düşüş özel gereksinimli çocukların eğitim süreçlerinde kalabilmeleri için özel önlemlerle desteklenmeye ihtiyaç duyduklarını gösteriyor. Öğrenci sayısının en düşük olduğu kademeyse okul öncesi. Halbuki Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği’ne göre 36 ayını tamamlayan ve özel eğitim ihtiyacı bulunan çocuklar için okul öncesi eğitim zorunlu. Özel gereksinimli çocukların okul öncesi eğitimden faydalanması hem birçok beceriyi kazanmalarının hem de eğitime devam etmelerinin sağlanması açısından çok önemli. Bu nedenle önceliklendirilmesi gereken politikalardan biri olmalı ve tam anlamıyla uygulamaya geçirilmesi için gerekli önlemler alınmalı. </p>
<p>Özel eğitim hizmetlerinden faydalanan kız çocukların sayısı oğlan çocuklara kıyasla oldukça düşük. Kız çocukları kayıtlı öğrencilerin yüzde 36,7’sini oluşturuyor. Kız çocuklarının eğitime erişiminin sağlanabilmesi için tanı konulmasından başlanarak eğitime ilişkin tüm süreçlerin kapsayıcı bir şekilde tasarlanması gerekiyor.</p>
<p> </p>
<p>HABER : Haber: Esra Ülkar</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/pandemide-okul-terki-tehlikesi.html">Pandemide “okul terki” tehlikesi</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/pandemide-okul-terki-tehlikesi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
