<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hak Odaklı Habercilik Archives - 9.Köy</title>
	<atom:link href="https://9koy.org/tag/hak-odakli-habercilik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://9koy.org/tag/hak-odakli-habercilik</link>
	<description>Haberler</description>
	<lastBuildDate>Sat, 12 Mar 2022 00:00:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1</generator>

<image>
	<url>https://9koy.org/wp-content/uploads/2023/06/cropped-Basliksiz-1-kopya-32x32.png</url>
	<title>Hak Odaklı Habercilik Archives - 9.Köy</title>
	<link>https://9koy.org/tag/hak-odakli-habercilik</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Neden, cinsiyet odaklı habercilik?</title>
		<link>https://9koy.org/neden-cinsiyet-odakli-habercilik.html</link>
					<comments>https://9koy.org/neden-cinsiyet-odakli-habercilik.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 12 Mar 2022 00:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Hak Odaklı Habercilik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/neden-cinsiyet-odakli-habercilik.html</guid>

					<description><![CDATA[<p>Medya cinsiyetçi dil kullanmayı sürdürüyor. Peki, bu dil değişiyor mu, cinsiyet eşitliğini sağlamak için haber hazırlanırken nelere dikkat edilmeli? Medyanın cinsiyetçi haberlerinin nedenini, yarattığı algıyı ve kullanılan bu dile karşı ne yapılması gerektiğini Akademisyen Durna, Gazeteci Karakaş ve Avukat Torun ile konuştuk.</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/neden-cinsiyet-odakli-habercilik.html">Neden, cinsiyet odaklı habercilik?</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kadını, “namus” ve “ahlak” gibi kişiselleştirilmiş ve “muğlak” terimler çerçevesinde ela alan medya, ayrıca onu cinsellik, aşk, aldatma, aldatılma, kıskançlık ve intikam gibi konuların merkezine koyarak ataerkilliğin sürmesine hizmet ediyor. Haberlerde, “kadın şoför”, “kadın doktor”, “3’ü kadın 15 işçi”, “Pakistan’ın kadın başbakanı Türkiye’de” gibi cinsiyete dayalı yersiz vurgulara yer verildiği gibi, kadınlar ve LGBT+ fotoğraflarının pornografik sunumuna da sıklıkla rastlıyoruz.</p>
<p>Kadına yönelik şiddet ya da cinayet haberlerinde fail erkeği değil de mağduru suçlayıcı ve onu teşhir edici ifadelerin kullanılması medyanın erkek egemen bakışını gösteriyor bize. “Gece eğlencesinden dönen kadın”, “mini etek giymiş genç kız”, “alkollü kadın” gibi, işlenen suçu gerekçelendirme amacı taşıyan ifadelerle, öldürülen kadınların giyim ve yaşam tarzlarını sorgulayan haberler, erk bakışı yeniden, yeniden üretiyor. Ayrıca aile içi şiddet ve cinayet haberleri için de aynı durum geçerli. “Cinnet geçiren baba, eşini ve kızını pompalı tüfekle vurdu” ifadesiyle “cinnet” kelimesinin vurgulanması, suçlu-kurban ilişkisindeki egemen bakışa örnek gösterilebilir. </p>
<p>9.Köy olarak, medyanın cinsiyet odaklı bakış açısıyla haber üretmesinin nedeni, bu haberlerin yarattığı algı ve sonuç ile kullanılan bu dile karşı ne yapılması gerektiğini, Akademisyen Tezcan Durna, Gazeteci Burcu Karakaş ile Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu ve Kadın Meclislerinin avukatlığını yapan Tuba Torun’la konuştuk.</p>
<p>Akademisyen Durna, medyada cinsiyetçi dilin kullanılmasının nedenini anlamak için toplumsal alandaki güç ilişkilerine odaklanmak gerektiğini vurgularken Avukat Torun, insanların kafasında şiddet mağdurunun hak etmiş olduğuna ilişkin bir algı yaratıldığına dikkat çekti. Gazeteci Karakaş ise, on yıl önceye göre medya çalışanlarında toplumsal cinsiyet eşitliği bilincinin daha yaygınlaştığını bunda da kadın hareketi ve sosyal medyanın etkili olduğunu belirtti. <img decoding="async" alt="" src="https://9koy.org/images/resimler/tezcanDurna (1).jpg" style="height:354px; width:750px" /><em>Akademisyen Tezcan Durna, medyada cinsiyetçi dilin kullanılmasının nedenini anlamak için toplumsal alandaki güç ilişkilerine odaklanmak gerektiğini vurguladı.</em></p>
<h3><strong>Durna: Toplumsal ilişkileri tanımlayan dile, eşitsiz ilişkinin ruhu siner </strong></h3>
<p>Namus, aşk, kıskançlık gibi konuların hayatın bir parçası olduğunu belirtip “Medyada tüm bunların nasıl temsil edildiği ve sunulduğuna bakmak gerek” diyen Akademisyen Durna, medya diline ilişkin şu değerlendirmeleri yaptı: </p>
<p>“Asıl sorun, bir tecavüz vakasını ilgi çeksin diye failinin dilinden uzun uzun anlatarak pornografik hale getirirseniz ya da yine dramlaştırmak isterken mağdurunun dilinden uzun uzun mağduru kurbanlaştırarak ve tekil bir failin üzerine öfkeyi yöneltip bir nevi toplumda geçici bir katarsis yaratırsanız başlar. Bütün bu yaklaşımlar, mevzunun toplumsal bir sorun olduğu gerçeğinin göz ardı edilmesine yol açar ve çözüm yönünde anlamlı ve kalıcı adımlar atılmasını engeller. Örneğin bir tecavüzcü katili, sanki bütün sorunlar onun ‘hadım edilmesiyle’ çözülecekmiş gibi, hadım etmek gerektiği yönünde sunarsanız, toplumun öfkesini geçici bir süre bir tekil failin üzerine yöneltirsiniz. Mesele, bunun hangi toplumsal sorunlardan kaynaklandığı ve bu sorunun nasıl çözüleceğinde saklıdır.”</p>
<p>Medyada cinsiyetçi dilin kullanılmasının nedenini anlamak için toplumsal alandaki güç ilişkilerine odaklanmak gerektiğine dikkat çeken Durna, bu güç ilişkilerini şu sözlerle açıkladı:  </p>
<p>“Kadın-erkek, işçi-işveren, baskın etnik grup-baskı altındaki etnik grup gibi eşitsiz mübadele ilişkilerinin olduğu toplumlarda (her toplumda bu tür ilişkiler mevcuttur, ancak bazıları bu ilişkileri bir miktar daha anayasal eşitlik ilkesi çerçevesinde düzenleyebilmiştir) bu ilişkileri düzenleyen ve tanımlayan dile, bu eşitsiz ilişkinin ruhu siner. Türkiye toplumundaki kadın-kız ayrımı, bunun önde gelen örneklerinden birisi. Burada toplumsal alandaki baskın güç, çoğu zaman elinde bulundurduğu gücün ona sağladığı konforu yitirmemek için, o gücü sürekli tahkim eden dil ve gelenekler icat eder. Kadınların iffetli olması gerektiğine dair safsata bunların önde gelenlerindendir. Kadının iffetli olması gerektiği savı, erkeğe sınırsız bir hareket ve özgürlük alanı sağlar. Hareket alanını daraltmak istemeyen erkekler elbette bundan vazgeçmezler, bilinçli bir politik tercihten ziyade bir yapının yarattığı eğilimlerdir. Bu eğilimler, her zaman bilinçli bir tercihin ürünü olmak zorunda değildir. Ancak bu eğilimle mücadele bilinçli bir tercihi gerektirir. Bu da toplumsal mücadeleyle olur.”</p>
<h3><strong>Karakaş: Kadın hareketinin etkisiyle, medyada toplumsal cinsiyet eşitliği bilinci yaygınlaştı</strong></h3>
<p>Uzun yıllar kadın ve LGBTİ haberlerini izleyen Gazeteci Burcu Karakaş ise medyanın eril dilinin kadın hareketinin gücüyle bir nebze değiştiğine dikkat çekip şunları söyledi: </p>
<p>“On yıl önceye göre medya çalışanlarında toplumsal cinsiyet eşitliği bilinci daha yaygın. Bunda elbette kadın hareketinin etkisi var. Bir de sosyal medya… Okuyucu/izleyici artık medya kuruluşlarının cinsiyetçi dilini sosyal medya sayesinde anında eleştirebiliyor. Öyle ki NTV, Hürriyet gibi kurumların dahi bu eleştirilere tepkisiz kalamadığını görüyoruz. Kötü örneklerde ise kadını suçlayıcı dil kullanıldığını görüyoruz. Öldürülen ya da şiddet gören kadının, partnerini aldattığı ya da alkol aldığı gibi ayrıntıların haberlerde yer alması kadını suçlamak demek. Halbuki şiddetin ‘nedeni’ olamaz. ‘Kadın cinayetleri politiktir’ dediğimiz için medyanın cinsiyetçi dili de elbette politik bir tercih olarak yorumlanabilir ancak bazı zamanlar karşımıza çıkan örnekler editör ya da muhabirin kadın ve LGBTİ haberlerinde kullanılması gereken söyleme hâkim olmamasından da kaynaklanıyor.”</p>
<p>Siyasi söylemin özellikle hükümet yanlısı medyada etkili olduğunu vurgulayan Karakaş, feminist perspektifin medyada yaygınlaştığını ancak bir yandan da kadın haklarına sistematik bir saldırı olduğunu şu sözlerle ifade etti:  </p>
<p>“Nafaka konusunu ya da çocuğun cinsel istismarını meşrulaştıracak bir yasa tasarısını kadın lehine değil, patriyarka lehine ele alan haberler hazırlandığını görüyoruz. Kadın cinayetleri haberlerinde ise iktidar yanlısı medya bile iyiye gidiyor çünkü başta kadınlar olmak üzere toplumda ciddi bir öfke var. Medyanın bu öfkeye kayıtsız kalamadığını söylemek mümkün.” <img decoding="async" alt="" src="https://9koy.org/images/resimler/burcu karakas (1).jpg" style="height:474px; width:840px" /><em>Gazeteci Burcu Karakaş, medyanın eril dilinin kadın hareketinin gücüyle değişmeye başladığını söyledi</em></p>
<h3><strong>Torun: Şiddetin hiçbir şekilde gerekçesi olamaz</strong></h3>
<p>Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu ve Kadın Meclislerinin avukatlığını yapan Tuba Torun medyada kullanılan dilin uygun şekilde olmamasıyla, meşrulaştırıcı etki yaratabildiğine işaret edip medyanın yaygın diline ilişkin şu eleştirileri getirdi: </p>
<p>“Örneğin namus cinayeti, ‘cinnet geçirdi’ ya da ‘gece, alkollü dışarı çıkan kız’ gibi ifadeler, şiddete gerekçe yaratıyormuş gibi bir etki yaratıyor. Dolayısıyla da insanların kafasında şiddet mağdurunun hak etmiş olduğuna ilişkin bir algı yaratıyor. Oysa ki, İstanbul Sözleşmesi ve genel olarak evrensel kadın hareketinin mantığı dikkate alındığında zaten şiddetin hiçbir şekilde gerekçesinin olmadığı açıktır ve bu şekilde davranılması gerekir. Medya dilinin de bu şekilde meşrulaştırıcı kullanılmaması gerekiyor.”<img decoding="async" alt="" src="https://9koy.org/images/resimler/tuba torun (1).jpg" style="height:404px; width:810px" /><em>Kadın Meclislerinin avukatlığını yapan Tuba Torun, medyada kullanılan dilin önemini vurguladı</em></p>
<h3><strong>Haberler mahkemeleri etkiliyor mu?</strong></h3>
<p>Peki, bu medyanın eril dili mahkemelere nasıl yansıyor? Medya dilinin hukuk davalarına çok etki etmediğini belirten Avukat Torun, “Medya dili daha çok insanların eşitlik konusunda zihniyetini olumsuz etkileyen bir durum. Yargının zaten hiçbir şekilde medya dilinden, siyasetten etkilenmeden karar vermesi lazım. Ancak şunu söyleyebilirim, yargı genel olarak var olan iklimden ya da siyasi tavırdan daha çok etkileniyor” açıklamasında bulundu.</p>
<p>Basından şiddeti meşrulaştırıcı bir haber diliyle şiddet olayını öğrenen bir savcının bu konuda belki resen harekete geçmekte bir miktar geri durabileceğine işaret eden Torun, “Ancak eşitlik bilinci olan bir savcı medya dili ne kadar kötü olursa olsun harekete geçmelidir. Eğer bunu yapmıyorsa medyanın dilinden ziyade zihniyetinden dolayıdır” dedi. </p>
<p>Gazeteci Karakaş ise bu soruya, savcı Fatmagül Yörük’ün, geçtiğimiz günlerde metroda bir kadına bıçakla saldıran Emrah Yılmaz’ı mahkemeye sevk ettiği yazısını hatırlatarak yanıt veriyor: </p>
<p>“Savcı orada şunu dedi: ‘Küfür, şiddettir’. Bu çok doğru ve yerinde bir tespit. Ne savcı ne hâkim ne de gazeteci fanusta yaşıyor. Hepimiz bu toplumun içinden çıkıyor, sosyal çevremizden etkileniyoruz. Dolayısıyla eril söylemin sonuçlarının nerelere varabileceğinin farkında olmak ve toplumsal cinsiyet eşitliğini savunan bir dille hareket etmek önemli.”</p>
<h3><strong>Bir kadının nasıl katledildiğinin kamuya bir yararı yok</strong></h3>
<p>“Kadına yönelik şiddet haberleri yapılırken nelere dikkat edilmeli?” sorumuzu Karakaş, madde madde sıralayarak şöyle yanıtlıyor: </p>
<p>“Her şeyden önemlisi kadını suçlayıcı ifadeler kullanılmaması. Kadının uğradığı şiddeti hiçbir şekilde meşrulaştırmamak gerekiyor. Sadece dil değil, kullanılan görseller de çok önemli. Haber dili kadar görsellerde de şiddet pornografisinden uzak durmak gerek. Yerde kanlar içinde yatan bir kadının fotoğrafını buzlamadan servis etmenin ne kadın hareketine ne de o kadının ardından hukuk mücadelesi verecek yakınlarına faydası var. Gazeteci hep şunu düşünmeli: ‘Ben habere bu ayrıntıyı koyuyorum ama bunda bir kamu yararı var mı?’ Bir kadının nasıl katledildiğinin ayrıntılarını haberleştirmekte, bir kamu yararı yok. Bu sansür olarak düşünülmemeli, etik açıdan düşünülmeli. Bir diğer önemli konu, kadın eğer hayattaysa can güvenliğini tehlikeye atmayacak şekilde haber yapılmalı. Eğer ismini ve hatta yaşadığı şehri gizlemek istiyorsa saygı duyulmalı. Şiddete uğrayan bir kadına ‘Neler yaşadınız?’ sorusunu sormak da abes. Ben genellikle böyle durumlarda kadına ikinci bir travma yaşatmamak için karakol ya da mahkeme tutanaklarından yararlanıyorum.”</p>
<h3><strong>Kadın cinayetlerini önlemekte medyaya düşen sorumluluk</strong></h3>
<p>Filmmor’un hazırladığı “Kadın Cinayetlerini Haberleştirme Kılavuzu”ndan bazı başlıklar:</p>
<p><strong>Adını Koyun</strong></p>
<p>Bir Kadın, herhangi bir kişi tarafından “kadın olduğu için” öldürülmüşse, bu bir adli olay değil, “kadın cinayeti”dir.</p>
<p><strong>3. Sayfa Haberi Değil!</strong></p>
<p>Kadın cinayetleri, politik cinayetler ve yeri 3. sayfa değil; ilk sayfa veya politika ve yaşam sayfalarıdır.</p>
<p><strong>Klişelerden, Basmakalıp Yargılardan, Bahanelerden Uzak Durun</strong></p>
<p>Haberi söylentiler, yakıştırmalarla, “bahaneler”, yargılarla, psikolog, yargıç, falcı veya hikâye yazarı gibi yazmayın.</p>
<p><strong>Melodramdan, Sansasyon ve Pornografiden Kaçının</strong></p>
<p>Haberde duygusallaştırma, dramlaştırma öğeleri, cinselliğe dair imalar, magazinel yaklaşımlar, cinayet ayrıntılarına yer vermeyin.</p>
<p><strong>Haberi Adli Raporlara, Failin İfadelerine Dayandırmayın</strong></p>
<p>Gerçek sorumluları bulmaya çalışın, haber kaynaklarınızı çeşitlendirin.</p>
<p><strong>Kadın Cinayeti Haberlerinde: 4N1K!</strong></p>
<p>“Neden”in cevabını failin ifadesinde ya da kadının hayatında aramayın, cinayeti kadınların hayatıyla meşrulaştırmayın.</p>
<p><strong>Kadınları, Hayatlarını Değil: Zihniyeti Teşhir Edin!</strong></p>
<p>“Cinayeti hak etmiş mi?” diye soran/sorduran detayları, kadınları, özel hayatlarını değil, zihniyeti teşhir edin!</p>
<p><strong>Faili Anlamaya/Aklamaya, Gizlemeye, Cinayeti Failin Hayatıyla Açıklamaya Çalışmayın</strong></p>
<p>Cinnet, öfke, kıskançlık, iflas, aşk, öfke, işsizlik değil erkek şiddeti!</p>
<p><strong>Yargı Süreçlerini İzleyin ve Sorgulayın</strong></p>
<p>Hukuki süreçlerde rol alan “ideolojik/siyasal/ahlaki yaklaşımlar” sonuçlarının fikri takibi, olumlu emsal kararları atlamayın.</p>
<p><strong>Cinsiyetçi Dil Kullanmayın</strong></p>
<p>Cinsiyetçi terimler, kadınları aşağılayan atasözleri, dışlayıcı ifadeler ve klişeler kullanmayın.</p>
<p><strong>Kadın Cinayetlerini “Cinayetin Ötesinde” Haberleştirin</strong></p>
<p>Yalnızca “cinayet”i değil, kadın cinayetlerine dair mücadeleyi, kadın mücadelesiyle elde edilen olumlu sonuçları ve iyi örnekleri de haberleştirin. Kadınların söz ve karar hakkını yok saymayın!</p>
<p>Unutmayın! Kadın cinayetlerini önlemekte medyaya büyük bir sorumluluk düşüyor.</p>
<p><img decoding="async" alt="" src="https://9koy.org/images/resimler/yanlıs ifadeler.jpg" style="height:616px; width:842px" /></p>
<p> </p>
<p>HABER : Esra Koçak Mayda</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/neden-cinsiyet-odakli-habercilik.html">Neden, cinsiyet odaklı habercilik?</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/neden-cinsiyet-odakli-habercilik.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Toplumsal Cinsiyet Odaklı Habercilik Nasıl Olmalı?</title>
		<link>https://9koy.org/toplumsal-cinsiyet-odakli-habercilik-nasil-olmali.html</link>
					<comments>https://9koy.org/toplumsal-cinsiyet-odakli-habercilik-nasil-olmali.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Mar 2022 00:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Hak Odaklı Habercilik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/toplumsal-cinsiyet-odakli-habercilik-nasil-olmali.html</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadın ve medya ile habercilik etiği konularında çeşitli çalışmaları bulunan İzmir Yaşar Üniversitesi İletişim Fakültesi dekanı Prof. Dr. Sevda Alankuş, medyanın kadın temsili konusunda kullandığı dilin sorunlu olduğunu söyledi.</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/toplumsal-cinsiyet-odakli-habercilik-nasil-olmali.html">Toplumsal Cinsiyet Odaklı Habercilik Nasıl Olmalı?</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzde gelişen teknoloji ile birlikte yaygınlaşan haber ağı sayesinde toplumun her kesimi kendisine medyada yer bulabiliyor. Bununla birlikte medyada konunun, kişinin nasıl işlendiği haber etiği açısından oldukça önemli bir konu.</p>
<p>Medyada temsil ve etik ihlaller noktasında, toplumsal cinsiyet odaklı habercilik yapılması gerekliliğini savunan İzmir Yaşar Üniversitesi İletişim Fakültesi dekanı Prof. Dr. Sevda Alankuş, kadınların medyada hak ettiği düzeyde temsil edilmediğini, temsil edildiklerinde ise hak ihlallerine uğradıklarını kaydetti. </p>
<h3><strong>&#8220;Kadınlar Olumlu Haberlerin Konusu Olamıyor&#8221;</strong></h3>
<p>Alankuş, kadınların medyada olumlu haberlerin konusu olamadıklarını, çoğunlukla bir suçun faili veya mağduru olduklarında kendilerine yer bulduklarını belirterek, bu temsilin de bedenlerinin teşhiri veya bir cinsellik nesnesi olarak gerçekleştiğini kaydetti.</p>
<p>Buna örnek olarak erkek şiddetine maruz kalan genç kadınlarla ilgili haberlerde, sosyal medyadan özel olarak seçilmiş fotoğraflar kullanılmasını veren Alankuş, böylelikle ‘şiddeti hak eden’ baştan çıkarıcılıkta oldukları imasıyla şiddete mazeret bulunmaya çalışıldığını belirtti.</p>
<p>Alankuş, ayrıca sürekli “kadınların mağdur olduğu” haberler verilmesinin, bu haberler verilirken şiddetin sorgulanması yerine, kadınların ‘kurbanlaştırılmasının’ bir kadın hakkı ihlali olduğunun altını çizerek, “Haberlerde şiddetle baş etmiş, ayakları üzerinde duran, güçlü kadınlarla karşılaşamıyoruz. Böyle yapılarak kadınların, birbirlerinin deneyimlerinden yararlanabilmeleri, dayanışmaya girebilmeleri engelleniyor, ‘öğrenilmiş çaresizlik’ üretiliyor” ifadelerini kullandı.</p>
<h3><strong>&#8220;Şiddetin Öznesi En Yakındaki Erkekler&#8221;</strong></h3>
<p>Bianet tarafından tutulan erkek şiddeti çetelesini hatırlatarak, son 10 yılda 2 bin 943 kadının öldürüldüğünü, bu ölümlerin faillerinin %70’inin eş, eski eş, erkek arkadaş vb. en yakınlarındaki erkekler olduğunu belirten Alankuş, şöyle konuştu:</p>
<p>“Bırakın diğer şiddet rakamlarını yılda ortalama 350 kadar kadının öldürüldüğü bir ülkede, özellikle bu tür haberler yapılırken, çok sorumlu davranılması gerekiyor. Hal böyleyken medyada şiddete uğrayan kadınlar haberleştirilirken, kullanılan dil, doğru haber kaynaklarının seçimi, yerinde fotoğraf kullanımı, haberde neden ve sonuç ilişkisinin doğru kullanılması gibi konular çok önemli hale geliyor” dedi.</p>
<h3><strong>“Erkeklere Suç Rehberi Sunuluyor”</strong></h3>
<p>Alankuş, kadına yönelik şiddet haberlerinde, haber kaynağı olarak adli tıp raporlarının kullanılması durumunda şiddet detaylandırılarak neredeyse erkeklere bir “suç rehberi” sunulduğunu ve yol gösterildiğini belirterek, şiddetin pornografik hale getirildiğini belirtti. Alankuş’a göre, erkek cinayetlerinin “kıskanç koca cinayeti” veya “cinnet geçirdi, karısını öldürdü” gibi başlıklarla verilmesi halinde şiddete mazeret bulunuyor, erkek şiddeti istisnai kılınıyor, sorunun sistemik bir sorun olduğu gizlenerek, şiddetin engellenmesine ilişki doğru tespitler yapılmasının önüne geçiliyor.</p>
<p>Alankuş sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Sonuç olarak, elbette ki bu tür bir habercilik hangi kesici aletle neyi yapabileceğini daha iyi bilerek hemen cinayete koşar hale gelen erkekler yaratmıyor ama şiddet kültürünün, ötekine düşmanlığın köklü tarihi bulunan bu üzerinde yaşadığımız topraklardaki, şiddeti besleyen kurumların arasına medyayı da katıyor.”</p>
<p>Toplumsal cinsiyet odaklı haberciliğin sadece şiddet haberleri konusunda değil, gündelik hayata dair bütün haberlerde gözetilmesi gerektiğine dikkat çeken Alankuş, bu konuda bianet tarafından yayınlanan rehberin kullanılabileceğini kaydetti.</p>
<h3><strong>“Bütünüyle Olumsuz Haberlerin Öznesi Oluyorlar”</strong></h3>
<p>Gazetecinin kullandığı dilin çok önemli olduğuna işaret eden Alankuş, şöyle konuştu:</p>
<p>“Bir yandan kullandığımız dil bizzat erkek-egemen bir yapısal kurgu içinde, gazeteciler bu dili sorgulamadan kullandıklarında, örneğin bir politikacının söylediği ‘Bekara karı boşamak kolay’ lafını başlığa çıkardığınızda, ‘Yeni araba modeli görücüye çıktı’ dediğinizde, kadınlara dair bu dil içinde üretilen sterotipleştirmelerin doğurduğu ifadeleri kullanıp ‘Kadın sürücü kaza yaptı’ demeyi tercih ettiğinizde, kadınları yok sayarak ‘işadamları toplantısı’ demeyi uygun gördüğünüzde hegemonik erkek dilini gazeteci olarak yeniden üretiyorsunuz.”</p>
<p>HABER : Haber: Azat Özkahraman</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/toplumsal-cinsiyet-odakli-habercilik-nasil-olmali.html">Toplumsal Cinsiyet Odaklı Habercilik Nasıl Olmalı?</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/toplumsal-cinsiyet-odakli-habercilik-nasil-olmali.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
