Van’da, temmuz faaliyete geçen Üvercinka Kültür Sanat ve Akademi, birbirinden farklı alanda verilen eğitimlerin yanı sıra kültürel ve sanatsal etkinliklerle kentteki potansiyeli açığa çıkarmayı hedefliyor. Kurulan Üvercinka Koro ile bölgenin ezgilerini Türkiye’nin dört bir yanında taşımak isteyen Akademi, İran ve Türkiye sinemasını buluşturacak bir film festivali düzenleme hazırlığında.


Eğitim
ŞENOL BALI / VAN         12/03/2021     690 GÜN ÖNCE

Adını Cemal Süreya’nın ilk şiir kitabından alan Üvercinka Kültür Sanat ve Akademi, kısa süre önce kurulmasına rağmen bölgede önemli bir merkez olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Bugüne tiyatrodan halk oyunlarına varan birçok alanda kültürel ve sanatsal çalışmalar yürüten, Batı dünyasına özgün modern kurslar veren Üvercinka, Doğu’nun sanatsal öğeleri vea geleneksel değerlerini de ihmal etmiyor. Latin Dansları ve Halk oyunları aynı salonda sunulduğu akademide, piyano ve santur sesi, aynı anda yankılanıyor. Akademide, onlarca müzik enstrümanın yanı sıra; bale, resim, tiyatro, heykel, seramik, yabancı dil, sinema ve geleneksel oyunlar gibi alanlarda kurslar veriliyor.

Kazım Karabekir Caddesi üzerinde bulunan Akademi, otuz iki dersliği ve çok sayıda eğitmeniyle bin 400 kişiye eğitim verecek bir kapasiteye sahip. Sadece kurs vermeyi misyon edinmeyen Üvercinka, Van’ı Türkiye’nin diğer bölgelerine taşımak, Batı ile Ortadoğu’yu buluşturmak adına bir dizi projeyi yaşama geçirmeye çalışıyor. Bu noktada bölgede bir “ilk” olacak olan koro çalışmasına başlayan Üvercinka, İran ve Türkiye sinemasını buluşturacak bir film festivali düzenleme hazırlıkları içerisinde.

 

“Bölgede ses getirmiş durumdayız”

Üvercinka Kültür Sanat ve Akademi’nin faaliyetler hakkında bilgi veren Kültür Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Metin Mengi, yedi ay önce kurulan merkezin pandemiye rağmen önemli bir mesafe kat ettiğini belirtip şunları söylüyor:

 

“Temmuz ayında hizmete başladık, bunun yaklaşık 3 ayı pandemi yasaklarına denk gelmesine rağmen şu an bölgede ses getirmiş durumdayız. Van’ın ve bölgenin en büyük özel kültür ve sanat kompleksini yönetmenin sorumluluğunu taşımak bizler için yorucu olsa da mutluluk verici. Şimdilerde müzik alanında yirmiye yakın eğitimimiz devam ediyor. Bunlar arasında piyano, keman gibi Batı menşeili enstrümanlar olduğu kadar setar, santur, erbane, ney gibi Doğuya özgü enstrümanlar da var. Açıkçası kültürel ve sanatsal vasıtalarla Doğu ve Batı arasında daha sıkı bir iletişim ve aktarım zemini olmak istiyoruz. Böyle bir misyon edinmek bizler için çok önemliydi.”

 

Van’da yeterli sanat alanları yok

Müzik dışında tiyatro, dans, sinema, aşçılık, seramik, fotoğrafçılık, yabancı dil, bale, zumba gibi kursları da verdiklerini ve pandemi önlemleri nedeniyle kursları bire bir sunduklarını bildiren Mengi, kursların kontenjanlarını da asgari tuttuklarını kaydedip amaçlarını şöyle açıklıyor:

 

“Van ve bölge, maalesef kültürel ve sanatsal alandaki potansiyelini tam olarak açığa çıkarmış değil. Bunun birçok sebebi var ancak en önemli sebeplerinden biri kurumsal alanların azlığı. Nüfusu bir milyonu aşkın kentte hâlâ yeterli kadar sahne, kompleks veya sanat merkezi yok. Olanlar da ihtiyacı karşılamaktan oldukça uzak. Biz, biraz da bu boşluğa istinaden çalışmalarımıza başladık. Belirlediğimiz alanlarda vereceğimiz kurslar ve hayata geçireceğimiz faaliyetlerle atıl kalan potansiyelin açığa çıkmasında rol oynamak istiyoruz.”

 

Türkiye ve İran sinemasının buluşacağı film festivali hazırlığı 

Hedeflerinin sadece kurs vermek olmadığının altını çizen Mengi, açıklamalarını şöyle sürdürüyor:

 

“Burada temel hedefimiz sadece kültür, sanat ve spor alanında kurs vermek değil. Aynı zamanda projeler üretmek ve Van’ı dışarıya açmak istiyoruz. Bunu yaparken sanatın eşsiz gücünü kullanmayı hedefliyoruz. Mesela komşumuz İran’la kilometrelerce sınırımız, ekonomik veya siyasal ilişkilerimiz var. Ancak orada sinema nasıl icra ediliyor, edebiyat ne durumda, tiyatrolarda neler sahneleniyor bilmiyoruz. Onlara kendimizi de ifade edememişiz. Pandemi sürecini saymazsak her yıl binlerce İranlı turist geliyordu ama onlar ve bizim insanımız arasında bir iletişim veya aktarım zemini henüz oluşmuş değil. Bizler şimdilerde tam da bu tespitten hareketle Türkiye ve İran sinemasının buluşacağı bir film festivali yapmanın hazırlıkları içerisindeyiz. Yapabilirsek İran, Irak veya Ermenistan’tan tiyatro gruplarını davet edip burada oyunlarını sergilemek istiyoruz. Buna konserleri de dahil edebiliriz. Yani kısacası Doğu ile Batı arasında köprü olmak istiyoruz.”

 

“Sanatın gücüyle Van’ı diğer bölgelerle bütünleştireceğiz”

Bölgeler arasındaki iletişimi güçlendirmek gerektiğine inandıklarını kaydeden Mengi, kurdukları Üvercinka Koro ile bölgenin ezgilerini Türkiye’nin dört bir yanında taşımak istediklerini vurgulayıp sözlerine şöyle devam ediyor:

 

“Çok dilli bir koro kurduk. Seçkileri falan bitti, çalışmalara başladı koro ekibimiz. Elli kişiden oluşacak koromuz hazır hale geldiğinde başka kentlerde sahne almak isteriz. Bu yolla bölgeye ait ezgileri diğer insanlara taşımış oluruz. Sanatın özünde de bu taşıyıcı misyon var ya zaten. Taşıyacağız, taşırken köprü kuracağız ve sanatın gücüyle Van’ı diğer bölgelerle bütünleştireceğiz.”

Mengi, sözlerini tüm bunları yaparken ekonomik olarak zorlandıklarını ekleyerek bitiriyor.