DOLAR 33,0981 0.21%
EURO 36,2195 0.45%
ALTIN 2.634,990,52
Ankara
28°

AÇIK

Urfa’da bazı kadınlar “seçme hakkı” kullanamadı
  • 9.Köy
  • Gündem
  • Urfa’da bazı kadınlar “seçme hakkı” kullanamadı

Urfa’da bazı kadınlar “seçme hakkı” kullanamadı

Şanlıurfa’daki kadın seçmenlerin bazıları, Anayasa ile güvence altına alınmış "seçme hakkından" yararlanamadı. Özellikle kırsal bölgede ya erkekler, eşlerinin ve kızlarının adına oy kullanıyor, ya da kadınlar oy verirken yanlarında biri olacağını ve istediği partiye oy veremeyeceğini bildiği için kendi isteğiyle sandığa gitmiyor. Harran’a bağlı bir köyde yaşayan Zeliha Aydın, seçme hakkından yararlanmak için verdiği mücadeleyi 9. Köy’e anlattı.

ABONE OL
27 Mayıs 2023 14:19
Urfa’da bazı kadınlar “seçme hakkı” kullanamadı
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Haber: Beyza Çavdar

Şanlıurfa kırsalında yaşayan bazı kadınlar, Anayasal güvence altındaki “seçme hakkından” 14 Mayıs seçimlerinde de yararlanamadı. Harran’a bağlı bir köyde yaşayan Zeliha Aydın seçim öncesinde oy verebilme mücadelesini ve seçim sırasında yaşanılan hukuksuzlukları anlattı.

“Benim dediğimi yapmak zorundasın”

Oy vermek için kabine girdiği sırada köyden bir erkeğin yanına gelip “Nereye atman gerektiğini biliyorsun” diyerek, bir siyasi partiyi işaret ettiğini söyleyen Aydın, “Onun gösterdiği partiye oy atmamı istedi. Ben kabul etmedim, direttim. Bana ‘Benim dediğimi yapmak zorundasın.’ dedi. Hür irademi kullanarak istediğime oy atacağımı söylediğimde ‘Sen istediğine at. Ben de akşam olmadan oyunu değiştireceğim’ dedi. Yine de onu dinlemeyip istediğime oy attım” diye konuştu.

Köyün erkekleri, kadınların yerine oy atıyor

Köyündeki pek çok kadının, oylarının değiştirileceğini bildiği için ya da eşleri “biz senin yerine kullanırız” dediği için sandığa gitmediğini vurgulayan Aydın, benzer durumların diğer köylerde de yaşandığını kaydetti. Yan köylerinde yaşayan kadınların hiçbirinin oy atmaya gitmediğini, buna rağmen o köyde bulunan bütün seçmenlerin oyunu kullanmış olarak göründüğünü söyleyen Aydın, “Orada kadınlar hiçbir şekilde sandığa gitmemiş. Ama nasıl olduysa bütün seçmenler oyunu kullanmış. Yani kadınların eşleri, babaları almışlar cüzdanları, tek tek onların yerine oy atmışlar. Seçim günü burada bulunmayan kadınların yerine bile oy atmışlar” dedi.

Köyün tanımadığı biri hukuksuzluklara engel olabilir

Bu gibi durumların bölgede daha önceki seçimlerde de yaşandığını belirten Zeliha Aydın sandık görevlisi, avukat ve müşahit eksikliği nedeniyle bu hukuksuzlukların sürdüğünü söyledi. Daha önce gerçekleşmiş bir seçimde köydeki kimsenin tanımadığı birinin sandık görevlisi olmasıyla,köydeki erkeklerin kadınlarla kabine girme, onların yerine oy atma, oyunu değiştirme gibi bir durumun söz konusu olmadığını söyleyen Aydın, şöyle konuştu; “O sandık görevlisini tanımadıkları için, devletin görevlendirdiğini düşünerek onun uyarılarını dikkate almışlardı. Bu yüzden bir kişi bile gelse onu devlet görevlendirdi bilip sözünü dinlerler. Bize, kendi eşlerine, kızlarına gücü yeter ama devletin memuruna, devletin gönderdiği birine karşı çıkmazlar.”

Kendi köyünde bu hukuksuzluklara engel olamadığı için 28 Mayıs’ta gerçekleşecek seçimde hiç tanınmadığı bir köyde görev alacağını belirten Aydın, “Kimse kimsenin hür iradesine ket vurmasın diye elimden geleni yapacağım” dedi.

Avukat ve müşahit talebi sonuçsuz kaldı

14 Mayıs’ta gerçekleşen seçimden 3 hafta önce farklı partilerin il ve ilçe binalarına gidip yıllardır köyündeki kadınların hakkının gasp edildiğini anlattığını, avukat ve müşahit talep ettiğini söyleyen Aydın, “2018’de gerçekleşen seçimde de aynı durum yaşandığı için seçim öncesi partileri ziyaret edip durumu anlatmak istedim. Müşahit göndereceklerini söylediler ancak seçim günü sandık başkanı ve 1 sandık görevlisinden başka kimse yoktu. Halbuki YSK’nin gönderdiği kayıtta sandık başkanın yanında 4 sandık görevlisinin daha olacağı yazıyordu” dedi.

Seçme hakkına yönelik saldırılar her geçen gün artıyor

Gülizar İpek

Mardin Şahmaran Kadın Platformu kurucu üyesi ve Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK) gönüllüsü Gülizar İpek de 9. Köy’e yaptığı açıklamada, “Erkeğin ailenin reisi olduğu”, “Kadınların sahiplendirilmesi” gibi söylemlerin dillendirildiği siyasi bir ortamda toplumun da bu söylemlerden ciddi anlamda etkilendiğini belirtti.

Yüzyıla varan uzuk soluklu mücadelenin ardından kazanılan seçme hakkına yönelik saldırıların her geçen gün daha da arttığını belirten İpek, “Özellikle köylerdeki kadınlar oy atmaya gelmiyor. Erkek onun yerine oy kullanmak istiyor. Müsade edilmediğinde kadın gelmek zorunda kalıyor ancak erkek yine ‘O oy kullanmasını bilmiyor, ben de kabine gireceğim’ diyor. Küçümseyici ve dışlayıcı bir tavır söz konusu” dedi.

“Erkek egemen sistem sorgulanmalı”

“Benim yerime eşim oy kullansın” diyen kadınları bu noktaya getiren sistemin sorgulanması gerektiğini ifade eden İpek, “Kadınların dört duvar arasına terk edildiğini gösteriyor bize bu durum. ‘Ben düşünemiyorum, benim yerime eşim düşünür. Ben doğruyu seçemiyorum, kavrayamıyorum’ inancına sebep olan cehalet, erkek egemen sistem sorgulanmalı” diye konuştu.

Farkındalık çalışmalarına köylerden başlanmalı

Tacize, tecavüze, kadın katliamlarına, çocuk cinsel istismarına karşı mücadele yürüten, eylem ve etkinlikler gerçekleştiren Şahmaran Kadın Platformu’nun pek çok farkındalık atölyesi gerçekleştirdiğini söyleyen Gülizar İpek, farkındalık çalışmalarının köylerden başlaması gerektiğini belirterek, şöyle dedi;

“Elbette merkezi yerlerde de farkındalık çalışmaları yürütülmeli. Fakat önce köylerden ve ilçelerden başlanmalı. Köylerde kadınların bu atölyelere katılması da çok zor olacaktır ama gerekirse kapı kapı dolaşıp kadınları ikna etmek gerekiyor.”

“Özde yolculuk”

Kadınlara “özde yolculuğu” anlatmanın önemi üzerinde duran İpek, “Biz sözümüzü kendimiz söyleyeceğiz, hakkımızı kendimiz savunacağız. Başkası bizim yerimize düşünmemeli. Bu hakkın bizim olduğunu kadınlara anlatmamız gerekiyor. Bu yüzden özde yolculuğumuz kıymetini kadınlara anlatmalıyız. Bedenimizin üzerinden ne kadar büyük bir pazarlık yapıldığını, insanların bunun üzerinden neler sağladığını kadınların görmesi gerekiyor. ‘Kadınları sahiplendireceğiz’ söylemini bir kadın arkadaşımızdan duyduk. Bu zihniyete karşı bir mücadele ediyoruz ve kadınlar bu zihniyetin farkına varmalı” dedi.

Oy vermek yetmiyor, avukat ve müşahit eksikliği giderilmeli

Avukat ve müşahit eksikliğinin giderilmesi için “Kadınları sahiplendirceğiz” söyleminin karşısında yer alan tüm partiler, sivil toplum kuruluşları ve kadın platformları ile çalışma yürütülmesi gerektiğini belirten İpek, “Herkesi oy vermeye çağırıyoruz ama oy vermek de yetmiyor. Köylerde incelemeler, çok ince planlamalar yapılmalı. Ortaklaşa çalışılıp, avukat ve müşahit eksikliği giderilmeli. Avukat ve müşahit eksikliği olursa usulsüzlükler ve hukuksuzluklar olur” dedi.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.