Türkiye gazeteciliğinde ilk kez bağımsız ama kurumsal okur temsilciliği dönemi başladı. Faruk Bildirici 19 Ocak’ta tüm gazetecileri ve medya organlarını “Medya Ombudsmanlığı”nı tanımaya ve kurumsallaştırmaya çağırdı. Bu çağrısını kabul eden ve destekleyen medya kuruluşları arasında 9.Köy de yer aldı. Bildirici, medya kuruluşlarından bağımsız ama onlar tarafından desteklenen medya ombudsmanlığı modelinin yüksek standartlarda gazeteciliğe katkı sunacağı görüşünde.

Haber: İleyda Özmen         30/01/2022     149 GÜN ÖNCE

ANKARA- Basın kuruluşlarından bağımsız ama onların desteğiyle çalışarak haberlerini denetleyen medya ombudsmanlığı dönemi başladı. Faruk Bildirici’nin medya ombudsmanlığını / okur temsilciliğini kurumsallaştırma çağrısına Birgün, Yeni Asya, Gazete Pencere ve İkinci Yüzyıl gazeteleri, KRT televizyonu, ANKA Haber Ajansı, T24, Gazete Duvar, Turktime, Muhalif, Gerçek Gündem internet siteleriyle birlikte Gazeteciler Cemiyeti bünyesinde yayın yapan 9.Köy haber sitesi de olumlu yanıtladı. Bildirici, sözleşme imzaladığı kurumlarda 31 Ocak Pazartesi yayınlanacak ilk yazısıyla okura göreve başladığını duyuracağını söyledi. Böylece Türkiye basın tarihinde ilk kez bağımsız özdenetim mekanizması kurulmuş oldu.

9. Köy’ün sorularını yanıtlayan Bildirici, Türkiye’de ilk kez uygulamaya konulan bu model için, “Meslektaşlarıma ve medya kuruluşlarına önerdiğim bu yeni modelin başarılı olması için bütün gücümle çalışacağım. Başarılı olamazsa da özdenetim yolunda Türkiye medyasına bir deneyim kazandıracak” dedi. Bildirici karşılıklı taahhütte bulunduğu kurumlar için nasıl çalışacağını, neler yapacağını anlattı. “Ben hem onları Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’nde belirtilen gazetecilik etik ilkeleri çerçevesinde denetlemeyi taahhüt ediyorum, onlar da bu ilkelere uyacakları güvencesi veriyor” diyen Bildirici, okur ve kurum arasında hakemlik yapacağını söyledi.  Bildirici “Okur ve izleyicileriyle ilişkilerinde yardımcı olacağım; anlaşmazlık durumlarında hakemlik görevi üstleneceğim. Anlaştığımız her medya kuruluşunda pazartesi günleri etik sorunlar ve okur/izleyici görüş, öneri ve eleştirileriyle ilgili yazım da yayımlanacak” dedi. Medya Ombudsmanı Faruk Bildirici, özdenetimin ifade ve basın özgürlüğüne katkısı olacağını söyledi

“Özdenetim olmazsa basın ve ifade özgürlüğü ağır tehdit altında”

Deneyimli gazeteci Faruk Bildirici meslek hayatında muhabirlik, televizyon programcılığı, yöneticilik ve yazarlığın yanında dokuz yıl Hürriyet gazetesinde okur temsilciliği yaptı. 2019’dan itibaren kendi kurduğu internet sitesi üzerinden bağımsız medya ombudsmanlığı yapıyor. “Ülkemize özgü, yeni, bağımsız bir medya ombudsmanlığı modeli yaratalım” çağrısının basında karşılık görmesi medyanın yeni bir tür özdenetim mekanizmasını işletmesi anlamına geliyor. Özdenetim olmazsa basın ve ifade özgürlüğü üzerindeki tehditlerin arttığını belirten Bildirici, “Medya kuruluşlarının desteklediği ama onlardan bağımsız Medya Ombudsmanlığı modelinin etkili bir yöntem olacağına, yüksek standartlarda gazetecilik yapılmasına ve hatalardan arınmaya katkıda bulunacağına inanıyorum” dedi.  

Gazeteci Bildirici, bugün medyanın güvenilirliğini, inandırıcılığını yitirdiğini ve bunda demokrasi eksikliği ya da iktidar baskısı kadar gazetecilerin de sorumluluğu olduğunu söyledi. Gazetecilerin kendi hatalarını, eksiklerini kabul etmesi gerektiğini vurgulayan Bildirici şunları söyledi: “Bunları açık yüreklilikle kabul etmeli, yüzleşmeli, üzerine gitmeliyiz. Ancak medyada kapsayıcı bir özdenetim kurumu yok. Şunu biliyoruz, biz gazeteciler olarak kendimizi denetlemezsek dıştan müdahaleler oluyor. Basın ve ifade özgürlüğü daha ağır tehditler altında kalıyor. O nedenle ben 1960’lardan beri Türkiye’de tartışılan medyanın özdenetimi konusunda ülkemize özgü yeni bir model oluşturmak istiyorum.” 

Yeni özdenetim modeli başarılı olacak mı?

 Faruk Bildirici bu yeni modelin başarılı olması için elinden geleni yapacağını vurguladı ve “Zaman içerisinde gelişeceğine, bütün medya kuruluşlarının uygulamayı gördükçe bu çabayı daha iyi anlayacaklarına inanıyorum” dedi. Bildirici bağımsız özdenetim girişiminin başarısız olması halinde bile Türkiye medyasının önemli bir deneyim kazanmış olacağını yineledi ve şunları vurguladı: “Başarılı olursa da hep beraber kazanacağız, gazetecilik kazanacak. Bu bir çaba, bir mücadele, bir hayalin, bir iddianın peşinden koşma aslında. Umarım başarılı olur, bağımsız medya ombudsmanlığı kalıcı hale gelir ve ben bu misyonu başka arkadaşlara devreder, gönül rahatlığıyla izlerim onları.” 

Medya ombudsmanlığı eleştirel medyada daha yaygın kabul gördü

“Türkiye’de medya öylesine kutuplaşmış durumda ki, iki ayrı evren gibi” diyen Bildirici, bir tarafta iktidarın her yaptığına övgüler yağdıran, bazen propagandaya kayan bir habercilik sürdüren bir medya olduğunu diğer tarafta eleştirel medyanın olduğunu söyledi. İktidar yanlısı medyaya göre eleştirel medyadan daha yaygın bir kabul görmesinin nedenlerini de yorumlayan Bildirici şunları söyledi: “Eleştirel medyada gazetecilik hataları yapılmadığını söyleyemem. Ama etik ilkelere uygun gazetecilik yapma çabası, gazetecilik standartlarını yükseltme çabası, hedefi var. Ayrıca iktidara yakın medya, beni etik gazetecilik anlayışım ve dünya görüşüm nedeniyle daha uzak buluyor, önyargılı bakıyor. Bunu anlıyorum.”

Faruk Bildirici, medya ombudsmanının adil ve vicdanlı olması gerektiğini belirterek bu iki temel özelliğin altını çizdi, adil olacağı sözünü verdi. Bildirici, “Bütün medya kuruluşlarına hangi gazete, televizyon ya da internet sitesi olursa olsun, beni tanısalar da tanımasalar da onlar hakkında da gerektiğinde karar verirken adil davranacağım, hep gerçeklerden yana olacağım güvencesi veriyorum” dedi.