Bursa’nın Mudanya ilçesine bağlı Tirilye’de onlarca kadın, yağ, turşu, erişte gibi evde ürettiği birçok ürünü pazarda hem Tirilyeliler hem de dışardan gelen ziyaretçilere sunuyor. 20 yıl önce kapıların önünde başlatılan ürün satışı, on yıldır belediyenin desteğiyle barakalarda devam ediyor ve emeklerini tezgâhlarda alıcılarla buluşturan kadınlar kendilerini daha güçlü hissediyor.

ATİYE EREN         30/09/2021     433 GÜN ÖNCE

Tarih boyunca zeytini ile ünlü bir vadinin iki yamacında kurulmuş tarihi bir yerleşim olan Tirilye, Bursa’nın Mudanya ilçesinde korunmuş köşelerden biri. Eski bir Rum yerleşimi olan Tirilye, balığı ve zeytini ile tanınıyor. Son dönemlerde turizm ile anılan, doğal güzellikleriyle kendisinden söz ettiren kasaba, bir üretim alanı olma özelliğine de sahip. Tirilye sınırları içerisinde kurulan Köylü Pazarı, bu üretim alanlarından en önemlilerinden… Köylü Pazarında onlarca kadın, kendi ürettiği yağ, turşu, erişte ve birçok emeğini, Tirilyeliler ve şehir dışından gelen ziyaretçilerle buluşturuyor. Kadın emeğinin görünür kılındığı Köylü Pazarı’nda ürettiklerini alıcılara sunan kadınlarla, pazarın hikâyesini ve deneyimlerini konuştuk.

Şemsiyelerin altından, kadın üretim alanına dönüşüm”

Tirilyeli Semra Ocak, iki komşu olarak kapı önünde başlattıkları bu işe girişimin belediyenin desteğiyle barakalarda alıcıyla buluşmasının hikâyesini şöyle anlatıyor:

“Burada başlangıçta köylü pazarı yoktu. 20 yıl önce iki komşu, kapı önünde tezgâh açarak bu işe başladık. Zeytin üretimi yaptığımız o yıllarda ekonomik olarak kötü bir süreç yaşamıştık. Bunun üzerine, ‘Şemsiyelerin altında kendi yaptığımız yağları, turşuları, reçelleri satsak nasıl olur?’ diye düşündük. Ardından evde ne yapıyorsak, ne üretiyorsak alıcıya sunduk. Bizi gören komşularımız da bizden etkilendi ve onlar da evde ürettiklerini şemsiyelerin altında satmaya başladı. 4-5 sene boyunca tüm ürettiklerimizi masalarda, şemsiyelerin altında satışa sunduk. Sonrasında belediye buradaki kadın emeğini daha görünür kılmaya dönük bir girişimde bulundu. Yaklaşık on yıldır “Köylü Pazarı” adı altında barakalarda Tirilyeli kadınlar olarak üretim yapıyor, ziyaretçilerle buluşuyoruz.

Yaklaşık 7 yıldır Köylü Pazarı’nda ürettiklerini satışa sunan Şükran Gökçedağ de, yaşadıklarına ilişkin şunları söylüyor:

“Pazarda herkes yağını, turşusunu, tarhanasını kendi yapıyor ve kendi ürettiğini satıyor. Gelen ziyaretçilerin de bu durumdan memnun kaldığını görüyoruz. Hatta sürekli gelenler oluyor. Özetle Köylü Pazarı ile birlikte ürettiklerimizin bize ekonomik bir katkı olarak dönmesi bizleri inanılmaz mutlu ediyor. Kendi ayaklarımızın üzerinde güçlü durduğumuzu hissedebiliyoruz. Kendimize, ailemize destek olmanın fazlasıyla önemli olduğunu daha net görebiliyoruz. Farklı şehirlerden gelen ziyaretçileri Tirilye tatlarıyla buluşturmanın da ayrı bir heyecanını yaşıyoruz diyebilirim.”

Salgın endişesi…

Köylü Pazarı üreticilerinden Şaziye Kesebir ise pandemiyle birlikte üretimlerinin aksadığına değinerek bu konudaki endişesini şöyle dile getiriyor:

“Pandemi herkesi olduğu gibi biz Köylü Pazarı kadın üreticilerini de etkiledi. Onlarca kadın bir anda evlere tıkandık. Biz burada sadece üretim yapmıyorduk aynı zamanda üretici kadınlarla bir yaşam bağı oluşturmuştuk. Birbirimizden çokça şey öğreniyorduk. Gelen ziyaretçilerle sohbet ediyorduk. Bu bizi son derece güçlü tutuyordu. Salgınla birlikte bir anda evlere kapanınca bu bağ biraz zedelendi. Fakat yeniden bir arada olmak ve ürettiklerimizle ayakta durabilmek çok güzel. Umuyoruz ki yeniden bir salgın tehlikesi yaşayıp evlere kapanmayız.”