Dünyanın ilk hayvan hastanesi olan Gurabahane-i Laklakan (Düşkün Leylekler Evi), günümüzde minik dostlarımıza yardım elini uzatıyor. Şair-yazar Ahmet Haşim’in de aynı adlı kitabına konu olan Düşkün Leylekler Evi, hayvan haklarının dünden bugüne gelişimine tanıklık eden bir miras... 2010’da Osmangazi Belediyesi’nce restorasyonu tamamlanıp hizmete açılan hastane, her salı, 10.00-15.00 arası yalnızca sahipsiz sokak hayvanlarına hizmet veriyor.


Çevre
DİLEK ATLI / BURSA         31/08/2021     463 GÜN ÖNCE

Hayvan hakları kavramının ilk dile getirildiği, göç eden leyleklerin tedavisinin gerçekleştirildiği dünyanın ilk hayvan hastanesi olan Bursa’nın Osmangazi ilçesindeki Gurabahane-i Laklakan, yerli halk tarafından 19. yüzyılda “Düşkün Leylekler Evi” olarak hizmete açılarak tarihe damgasını vurdu. Göçmen kuşların bakımının yapılması amacıyla özellikle sakat leyleklerin tedavisinin gerçekleştirildiği Gurabahane-i Laklakan, zaman içinde yıkım ve bakımsızlığa maruz kaldı.

Osmanlı döneminde halkın önem verdiği ve göç zamanlarında birçok şehirde şenlikler düzenlediği leylekler, Bursa’ya geliş güzergâhında yaralandığında tedavi ediliyordu. 19. yüzyıl sonlarında Bursa’daki Kapalıçarşı içinde yer alan Haffaflar (Ayakkabıcılar) Çarşısı’nın meydanı yaralı leyleklerin bakım alanı olarak kullanılıyordu. Bu alanda leyleklerin yanı sıra karga, baykuş gibi diğer yaralı kuşlar da tedavi ediliyordu.

19. yüzyılda Bursa’nın varlıklı ailelerinden biri olan Fransız Konsolosluğu’nda görevli Ermeni asıllı Grégorie Bey, Haffaflar Çarşısı’ndan getirdiği birkaç yaralı leyleği tedavi ettirdikten sonra, çarşı esnafının da katkılarıyla Gurabahane-i Laklakan adını verdiği bir hayvan hastanesi kurdu. Bu hastane leyleklerle birlikte birçok göçmen kuş türünün korunması ve tedavisi için hizmet vermeye başladı.

Günümüzde Osmangazi Belediyesi Veteriner Hizmetleri Müdürlüğü’ne bağlı olarak tüm hayvanların bakım ve tedavisine devam eden Gurabahane-i Laklakan, hayvan hakları konusunda önemli merkezlerden biri olarak çalışmalarını yürütüyor. Kayhan Mahallesi’ndeki Gurabahane-i Laklakan, yaklaşık iki asır önceki kuruluş işlevini yerine getirirken tarih ve kültür meraklısı yerli, yabancı gezginler tarafından da büyük ilgi görüyor.


Sokak hayvanları için ücretsiz tedavi

Osmangazi Belediyesi tarafından 2010 yılında restorasyon çalışmaları tamamlanarak hizmete açılan Gurabahane-i Laklakan (Düşkün Leylekler Evi) binası, her hafta salı günleri 10.00 ile 15.00 saatleri arası yalnızca sahipsiz sokak hayvanlarına hizmet veriyor. Gurabahane-i Laklakan Hayvan Tedavi Bölümü’nde, hekim ve teknikerlerden oluşan profesyonel bir ekip hazır bulunuyor. Aşı, enjeksiyon ve pansuman gibi en doğal hayvan haklarının ücretsiz yapıldığı birimde daha ciddi vakalarla karşılaşıldığında ise hasta ya da yaralı hayvan Osmangazi Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü’ne bağlı Sahipsiz Hayvanlar Doğal yaşam ve Tedavi Merkezi’ne sevk ediliyor.

Dündar: Bu mirası geleceğe aktarıyoruz

Gurabahane-i Laklakan Projesi ile “Vakıf İnsan Ödülü”ne layık görülen Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, ödülünü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın elinden aldığını belirterek, “Dünyada insan haklarının dahi konuşulmadığı bir dönemde hayvanlara, leyleklere hizmet sunan ecdadımızın bu anlayışını günümüze taşıyıp, geleceğe aktarıyoruz. Böylece Vakıflar Genel Müdürlüğü Vakıf İnsan Ödülü’nü şahsımda Bursa’mıza layık bulundu” dedi.

Dünyanın ve Türkiye’nin ilk hayvan hastanesi olan Gurabahane-i Laklakan’ın bu topraklarda yaşayan insanların canlılara verdiği önemin en güzel göstergesi olduğuna dikkati çeken Osmangazi Belediye Başkanı Dündar, hedeflerini şöyle vurguluyor:

“19. yüzyıl sonlarında Bursa’da Haffaflar Çarşısı’ndaki esnaf, yaşlı bir insanı ücretli olarak tutarak düşkün leyleklere bakmış ve bu iş vakfa dönüşmüş. Gurabahane-i Laklakan ismiyle günümüze kadar gelen bu hizmeti, Osmangazi Belediyesi olarak kamulaştırdığımız binayla birlikte geleceğe taşımayı hedefliyoruz.”

Ahmet Haşim’in eserine de konu olmuş


Türk edebiyatının önemli şair ve yazarları arasında yer alan Ahmet Haşim’in denemelerinden oluşan Gurabahane-i Laklakan eseri, adını Bursa’daki dünyanın ilk hayvan hastanesinden alıyor. Bursa seyahatinden ve özellikle Gurabahane-i Laklakan’dan söz eden Şair- Yazar Haşim, kedi düşkünü bir hayvansever olarak Düşkün Leylekler Evi’ndeki deneyiminden oldukça etkilendiğini satırlara dökmeyi ihmal etmiyor.

Haşim’in Gurabahane-i Laklakan adlı eserindeki denemeler; sanat, moda, insan algısı, sinema, mizah, doğa, şiir, edebiyat, evlilik hayatı ve hayvan hakları gibi pek çok konuyu içerirken önemli bir yeri de Düşkün Leylekler Evi ve hayvanlar alıyor. Bursa ve göçmen kuşların bakım ve tedavisini gerçekleştirdiği hayvan hastanesi hakkında detaylı bilgilere yer veren Haşim, Gurabahane-i Laklakan kitabında şehirler, insanlar ve hayvan sevgisi üzerine düşündüren metinleri okurlarına sunuyor.

Hayvan sevgisi ile bilinen bir edebiyatçı olan Haşim, kaleme aldığı deneme türündeki ünlü eseri Gurabahane-i Laklakan’da henüz öğrencilik yıllarında karşılaştığı hayvan işkencelerinden rahatsızlığını belirtiyor. Hayvan hakları ve hayvan sevgisi üzerine deneyimlerini aktardığı kitabında yurtdışında yaşadığı anılarına da yer veren Haşim, insan ve hayvan ilişkisinin özellikle altını çiziyor. Bir kedi sever olan Haşim’in, Bursa seyahatinin ayrıntılarına yer verdiği Gurabahane-i Laklakan eserinde şu satırlar dikkat çekiyor:

“Bilmem Bursa’yı gezerken gördünüz mü? Haffaflar Çarşısı’nın ortasında bir meydan var. Bu meydan malul hayvanların düşkünler yurdudur. Kanadı, bacağı kırık leylekler, bunamış kargalar halkın sadakasıyla yaşarlar.”