<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>TGS Archives - 9.Köy</title>
	<atom:link href="https://9koy.org/tag/tgs/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://9koy.org/tag/tgs</link>
	<description>Haberler</description>
	<lastBuildDate>Thu, 02 Mar 2023 09:46:28 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1</generator>

<image>
	<url>https://9koy.org/wp-content/uploads/2023/06/cropped-Basliksiz-1-kopya-32x32.png</url>
	<title>TGS Archives - 9.Köy</title>
	<link>https://9koy.org/tag/tgs</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>2019’da işten çıkarılan gazeteci Banu Tuna: “Gazeteciler haklarından bihaber”</title>
		<link>https://9koy.org/2019da-isten-cikarilan-gazeteci-banu-tuna-gazeteciler-haklarindan-bihaber.html</link>
					<comments>https://9koy.org/2019da-isten-cikarilan-gazeteci-banu-tuna-gazeteciler-haklarindan-bihaber.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Korhan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Mar 2023 09:44:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gazeteci Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Banu Tuna]]></category>
		<category><![CDATA[Hürriyet]]></category>
		<category><![CDATA[Sendika]]></category>
		<category><![CDATA[TGS]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=3669</guid>

					<description><![CDATA[<p>Haber: Esra Ülkar / İstanbul  Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütünün hazırladığı 2022 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 180 ülke arasında 149’uncu sırada yer alan Türkiye, gazetecilik hakları açısından da geride. Gazeteciler sendikal hakları elde etme çabasının önündeki engel ise medya patronları. Demirören Grubuna bağlı Hürriyet Gazetesi’nde 2019 yılında bu çabayı sürdüren gazetecilerden 45’inin işine 2 gün [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/2019da-isten-cikarilan-gazeteci-banu-tuna-gazeteciler-haklarindan-bihaber.html">2019’da işten çıkarılan gazeteci Banu Tuna: “Gazeteciler haklarından bihaber”</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><b>Haber: Esra Ülkar / İstanbul </b></em></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütünün hazırladığı </span><a href="https://rsf.org/en/index"><span style="font-weight: 400;">2022 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde</span></a><span style="font-weight: 400;"> 180 ülke arasında 149’uncu sırada yer alan Türkiye, gazetecilik hakları açısından da geride. Gazeteciler sendikal hakları elde etme çabasının önündeki engel ise medya patronları. Demirören Grubuna bağlı Hürriyet Gazetesi’nde 2019 yılında bu çabayı sürdüren gazetecilerden 45’inin işine 2 gün içinde son verildi. Bu isimlerden bazıları evlerine “sarı zarf” gönderilerek “yönetim kurulunun işletmesel kararı uyarınca” işlerine son verildiğini öğrenirken, kimi ise yönetim katından gelen telefonla aranarak durumdan haberdar edildi, bilgisayarına giriş yapamayıp işten çıkarıldığını öğrenenler bile oldu. Tazminat hakları da ödenmeyen bu gazeteciler hukuk mücadelesi başlattı. TGS’nin de sürecin takipçisi olduğu davalarla ilgili son durumu öğrenmek ve gazetecilerin sendika haklarına dair ayrıntıları dinlemek için TGS İstanbul Şube Başkanı, aynı zamanda işine son verilen 45 gazeteciden biri olan Banu Tuna ile konuştuk. <img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-3673" src="https://9koy.org/wp-content/uploads/2023/03/eylem-3-1024x683.jpeg" alt="" width="1024" height="683" srcset="https://9koy.org/wp-content/uploads/2023/03/eylem-3-1024x683.jpeg 1024w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2023/03/eylem-3-300x200.jpeg 300w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2023/03/eylem-3-768x512.jpeg 768w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2023/03/eylem-3-1536x1024.jpeg 1536w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2023/03/eylem-3.jpeg 1920w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></span></p>
<h4><b>T</b><b>emizlik harekâtı</b></h4>
<p><span style="font-weight: 400;">Hürriyet Gazetesi’nde 23 yıl çalıştıktan sonra işine son verilen Tuna, 2019 yılında gerçekleşen bu olayı ‘temizlik harekâtı’ diye tanımlarken, o süreçte yaşananları şu sözlerle anlatıyor:</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Aradan üç yıldan fazla bir zaman geçtiği ve hayat artık bir parça yoluna girdiği için şimdi daha serinkanlı konuşabiliyorum. O sıralarda hepimiz şaşkın ve öfkeliydik. Gazete geleneğinin Demirören Holding&#8217;e satıştan sonra değişmeye başladığının farkındaydık ancak böyle bir intikam hareketine girişeceklerini tahmin etmiyorduk. Değişen gelenek derken habercilik yapma biçiminden bahsetmiyorum, o zaten bariz biçimde değişiyordu. Çalışanlarla kurulan ilişkiden bahsediyorum. Kazanılmış haklarımızı vermeden işten çıkararak hem sözüm ona sendikalı olan bizleri cezalandırdılar hem de geride kalan sendikalı arkadaşlarımıza gözdağı vermek istediler. Çıkarılan 45 isim arasında deneyimli ve iyi gazeteciler var. Onların yaptığı gazeteciliğe de ihtiyaç kalmamıştı tabii. Nereden baksanız ‘temizlik harekâtı’ olarak tanımlanabilir.”</span></p>
<div id="attachment_3672" style="width: 235px" class="wp-caption alignright"><img decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-3672" class="size-medium wp-image-3672" src="https://9koy.org/wp-content/uploads/2023/03/BANU-TUNA-225x300.jpg" alt="" width="225" height="300" srcset="https://9koy.org/wp-content/uploads/2023/03/BANU-TUNA-225x300.jpg 225w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2023/03/BANU-TUNA-768x1024.jpg 768w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2023/03/BANU-TUNA-1152x1536.jpg 1152w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2023/03/BANU-TUNA.jpg 1200w" sizes="(max-width: 225px) 100vw, 225px" /><p id="caption-attachment-3672" class="wp-caption-text">Banu Tuna</p></div>
<h4><b>Tazminat talebimiz tanındı</b></h4>
<p><span style="font-weight: 400;">İşten çıkarılan gazetecilere tazminatları aradan geçen 4 yıllık süreçte tümüyle ödenmedi. Haklarını alabilmek için dava yoluna giden gazetecilerin bir kısmı işe iade davası, bir kısmı ise alacak ve fazla mesai davası açtı. 2019 yılından bu yana süren dava süreçleri üzerinde Tuna, şu bilgileri verdi:</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Hem sendika hem de gazeteciler için hayli sabır gerektiren ve hala bitmemiş bir süreçteyiz. İşten çıkarmalar sonrası sendikamızın avukatları, hatta örgütlenme uzmanımız ve yöneticilerimiz davalara adeta birer dedektif gibi çalışarak hazırlandılar. Çıkarılan 45 kişinin, iddia edildiği gibi kötü performansları veya küçülme politikası nedeniyle değil, sendikal örgütlenmede yer aldıkları için atıldıklarını ispat etmek için. Zaten Hürriyet ile yetki davamız da olumlu sonuçlandı. TGS&#8217;nin Hürriyet&#8217;te yeter çoğunluğa ulaştığı kesinleşti. Fakat maalesef işverenin geçerli bir sebep sunmadan itiraz hakkı var. Tüm bu emeğin sonucunda sendikal tazminat talebimiz mahkeme tarafından tanındı. Yani Demirören Holding&#8217;in bizi sırf sendikalı olduğumuz için işten çıkardığını hukuk önünde ispat ettik. İşe iade davası açanlar sendikal tazminatlarını ve kıdem tazminatlarını aldılar. Alacak davası ve fazla mesai davası açanlar bakımından süreç devam ediyor. Tabii haklarımız ülkenin ekonomik bakımdan istikrarsız bir dönemine denk geldiğinden, dördüncü yıla yaklaşan yargı sürecinde enflasyona yenik düştü.”</span></p>
<p><b>S</b><b>endikalaşma neden önemli?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">TGS İstanbul Şube Başkanı Tuna, sendikalaşmanın gazeteciler için önemini vurgularken,“Konu gazetecilik ve medya olduğunda sendikanın varlığı sadece maddi birtakım haklar elde etmekten ibaret değil. Editoryal bağımsızlık talebini de beraberinde getiriyor” diyor. Sendikalı olan, bunun mücadelesini kendi hayatında veren bir gazetecinin, diğer meslek grupları için de hassas hale geldiğini ve duyarlı olduğunu ifade eden Tuna, şöyle devam ediyor:</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Sendikal kazanımları öncelik haline getirmiş gazetecilerin sayısı arttığında ortaya çıkacak tabloyu bir düşünün. Bugün medyanın da, Türkiye&#8217;deki iş yaşamının da bu kadar yozlaşmış, güvencesiz, sömürüye dayalı olmasının önemli nedenlerinden biri, 90&#8217;ların başında sendikanın patronlar eliyle basından temizlenmiş olmasıdır. 90&#8217;larda tartışmalı bir parlak dönem yaşadıktan sonra hızla yokuş aşağı indi Türkiye basını. Tüketimi teşvik eden, haklara sırtını dönen, bireyselliği öven, yer yer halklar arasında nefreti üreten-yayan bir ana akım oluştu. Bugün geldiğimiz nokta da o ana akım hükümetin propaganda aracına dönüştü.”<img decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-3674" src="https://9koy.org/wp-content/uploads/2023/03/eylem-1-1024x683.jpg" alt="" width="1024" height="683" srcset="https://9koy.org/wp-content/uploads/2023/03/eylem-1-1024x683.jpg 1024w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2023/03/eylem-1-300x200.jpg 300w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2023/03/eylem-1-768x512.jpg 768w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2023/03/eylem-1-1536x1024.jpg 1536w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2023/03/eylem-1.jpg 1920w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></span></p>
<p><b>A</b><b>nayasayı iktidar tanımıyor ki…</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Medya patronlarının sendikalaşmaya neden karşı olduğunu ise Tuna, </span><span style="font-weight: 400;">“Sadece medya patronları değil, tüm patronlar sendikaya karşı” diyerek açıklıyor ve ekliyor: </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Basında birkaç olumlu örnek var ancak onlar da çok küçük yayınlar. Patronlar devlet eliyle bu kadar desteklenir, hukuksuzluklarına göz yumulur, semirtilirse onlar da anayasal hakmış hukukmuş tanımaz. Pandemi bahanesiyle kaç tane grev devlet tarafından engellendi, yasaklandı. AKP döneminde yasaklanan grev sayısı 20. Bu yasaklardan 200 bine yakın işçi etkilendi. Anayasayı iktidar tanımıyor ki, patron tanısın.”</span></p>
<p><b>G</b><b>azeteciler haklarından bihaber</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Uzun yıllardır Türkiye’de gazetecilik yapan Banu Tuna’ya, “Türkiye&#8217;deki gazetecilik hakları ve gazetecilerin yaşadığı sorunları” sorduğumuzda şu yanıtı veriyor:</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Cevabı çok uzun bir soru. Karşılaştığımız her toplumsal olay önümüze yeni hak ihlalleri ve sorunlar çıkarıyor. Maraş depremleri sonrası bölgeye giden gazetecilere önce saçma bir akreditasyon engeli çıkardılar, sonra akreditasyonu olan gazetecileri de engellemeye başladılar, enkazlara yaklaştırmadılar, tehdit ettiler örneğin. İstiyorlar ki, yarattıkları karanlıkta en küçük bir çatlak oluşmasın, oradan ışık sızmasın. Ülkenin de mesleğin de sorunlarını sabaha kadar sayabiliriz. Artık çözümleri konuşmak lazım. Yavaş yavaş tablo değişmeye başladı ancak gazeteciler haklarından bihaber bir meslek grubu. Yaptıkları haberler ile başkalarının maruz kaldığı hak ihlallerini görünür kılarlar ama kendi haklarını iyi bilmez ve savunmazlar. Bana kalırsa bunun bir nedeni, gazetecilerin de işçi olduğunun gazetecilere unutturulmuş olması. Yan yana durmak, örgütlenmek gerekiyor. Bireysel mücadele yerine topyekûn mücadele vermek gerek.”</span></p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/2019da-isten-cikarilan-gazeteci-banu-tuna-gazeteciler-haklarindan-bihaber.html">2019’da işten çıkarılan gazeteci Banu Tuna: “Gazeteciler haklarından bihaber”</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/2019da-isten-cikarilan-gazeteci-banu-tuna-gazeteciler-haklarindan-bihaber.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gazeteciye engel, &#8220;çaycıya çorbacıya basın kartı&#8221;</title>
		<link>https://9koy.org/gazeteciye-engel-cayciya-corbaciya-basin-karti.html</link>
					<comments>https://9koy.org/gazeteciye-engel-cayciya-corbaciya-basin-karti.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Korhan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Mar 2023 13:08:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gazeteci Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Faruk Bildirici]]></category>
		<category><![CDATA[Gökhan Durmuş]]></category>
		<category><![CDATA[TGS]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://9koy.org/?p=3663</guid>

					<description><![CDATA[<p>Haber: Cihat Öztürk / Gaziantep Basın kartlarıyla ilgili engellemelerin arttığına dikkat çeken medya ombudsmanı Faruk Bildirici basın kartının artık itibarsızlaştırıldığını, adeta bir “ödül-ceza” aracı gibi kullanıldığını söyledi. TGS Başkanı Gökhan Durmuş ise, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı yetkisine bırakılan basın kartlarının neredeyse “çaycıya çorbacıda verildiği” gerçeğine dikkat çekti. Başbakanlık kurumunun yeni sistemde fiilen ortadan kalkmasıyla, kartlar üzerinde [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/gazeteciye-engel-cayciya-corbaciya-basin-karti.html">Gazeteciye engel, &#8220;çaycıya çorbacıya basın kartı&#8221;</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Haber: Cihat Öztürk / Gaziantep</strong></em></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Basın kartlarıyla ilgili engellemelerin arttığına dikkat çeken medya ombudsmanı Faruk Bildirici basın kartının artık itibarsızlaştırıldığını, adeta bir “ödül-ceza” aracı gibi kullanıldığını söyledi. TGS Başkanı Gökhan Durmuş ise, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı yetkisine bırakılan basın kartlarının neredeyse “çaycıya çorbacıda verildiği” gerçeğine dikkat çekti.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Başbakanlık kurumunun yeni sistemde fiilen ortadan kalkmasıyla, kartlar üzerinde asıl yetkili konumundaki Basın Enformasyon Genel Müdürlüğü kapatılmış, yerini Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı almıştı. O andan itibaren 212 sayılı basın iş kanununa tâbi olarak çalışan deneyimli pek çok gazetecinin sürekli basın kartı iptal edildi, ilk kez kart almaya hak kazananlara da engeller çıkarılmaya başlandı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İletişim Başkanlığı bu engellemelerle yetinmeyerek fiilen gazetecilik yapılmayan kadrolar için bile basın kartı ihdas ederek, çok sayıda kişiye kart dağıtmaya başladı. Sadece 20 yıl fiilen gazetecilik yapanlara verilen sürekli basın kartı sahibi çok sayıda gazetecinin kartı da iptal edildi.  Son örneklerden biri gazeteci Tuğrul Eryılmaz’ın sürekli basın kartının “güvenlik gerekçesiyle” iptal edilişi oldu. Sürekli basın kartı iptal edilenlerden gazeteci Engin Aydın’ın kartını geri almak için açtığı dava ise ölümünden sonra sonuçlandı ve mahkeme onu haklı buldu.</span></p>
<h4><b>Keyfilik yaşanıyor</b></h4>
<p><span style="font-weight: 400;">Basın kartlarıyla ilgili sorularımızı yanıtlayan Medya Ombudsmanı Faruk Bildirici &#8220;Basın kartlarının dağıtımında tam bir keyfilik yaşanıyor&#8221; diyerek şunları söyledi: </span></p>
<div id="attachment_3665" style="width: 310px" class="wp-caption alignright"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-3665" class="wp-image-3665 size-medium" src="https://9koy.org/wp-content/uploads/2023/03/Ekran-Resmi-2023-03-01-15.39.10-300x186.png" alt="" width="300" height="186" srcset="https://9koy.org/wp-content/uploads/2023/03/Ekran-Resmi-2023-03-01-15.39.10-300x186.png 300w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2023/03/Ekran-Resmi-2023-03-01-15.39.10-1024x635.png 1024w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2023/03/Ekran-Resmi-2023-03-01-15.39.10-768x476.png 768w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2023/03/Ekran-Resmi-2023-03-01-15.39.10-260x160.png 260w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2023/03/Ekran-Resmi-2023-03-01-15.39.10.png 1138w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /><p id="caption-attachment-3665" class="wp-caption-text">Faruk Bildirici</p></div>
<p><span style="font-weight: 400;">“Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, iktidara yakın görmediği ya da eleştirel gazetecilik yapanların süresi biten basın kartlarını yenilemiyor; yeni kart almaya hak kazananların kartlarını da vermiyor. Üstelik de çoğu zaman hiçbir gerekçe gösterilmiyor; sorulduğunda incelemede olduğu gibi ifadelerle yanıt veriliyor. Ama bu şekilde aylarca bekletilen meslektaşlarımız var. İletişim Başkanlığı’nın bu tutumuna karşı İdare Mahkemesi’ne dava açıp basın kartını öyle alan gazeteciler var. 53 yıllık gazeteci Engin Aydın’ın da sürekli basın kartını yenilememişlerdi. O da İdare Mahkemesi’ne dava açtı, kazandı da. Ama maalesef hukuk zaferi yaşamını yitirmesinin ardından geldi. Bir de basın kartı dayanaksız, hukuksuz biçimde iptal edilen gazeteciler var. Tuğrul Eryılmaz da onlardan biri. O da 47 yıllık gazeteci. İletişim Başkanlığı onun da kartını iptal etti.”</span></p>
<h4><b>Ödül-ceza sistemi</b></h4>
<p><span style="font-weight: 400;">Bütün bu yaşananların, İletişim Başkanlığı’nın basın kartını gazetecilere karşı bir cezalandırma ve ödüllendirme amacıyla kullandığı anlamına geldiğini belirten Bildirici sözlerini şöyle sürdürdü: </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Eleştirel içerik üretenlere ceza, iktidar yanlılarını ödüllendirme. Geçen yıl çıkarılan ve basın yasasında değişiklik yapan yasa değişikliği, basın kartları komisyonunun oluşma biçimini, dağılımını ve İletişim Başkanlığı’nın yetkilerini yeniden düzenledi. İletişim Başkanlığı’nın vermediği basın kartını mahkeme yoluyla almak daha da zorlaştı.”</span></p>
<h4><b>Alanlar daraltıldı</b></h4>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu uygulamalardan ötürü devletin basın kartı vermesindeki sakıncaya dikkat çeken Bildirici, şöyle dedi:</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Kimin gazetecilik yapıp yapamayacağına devletin karar vermesi, gazeteciliğin bağımsızlık ilkesine terstir. Gazeteciliği devlete ve en önemlisi de siyasi iktidara bağımlı hale getirme riski taşır. Gazetecilik yapabilmenin kriterlerini yine gazetecilik örgütleri belirlemeli. Mesleki ilke ve standartlara aykırı davrananların yine meslek örgütleri tarafından yaptırıma tâbi tutulması gerekir. Böylece hem bağımsızlık korunmuş olur hem de etik kodlar daha aktif biçimde korunur. Türkiye gibi bir ülkede siyasi iktidarın gazetecilik kriterlerini belirlemesi, bağımsız medyanın özellikle de alternatif medyanın çalışma koşullarını ağırlaştırıyor. Basın kartı nihayetinde kimlerin gazeteci olduğunu gösteren bir belge. Bu belge olmadan da gazetecilik yapılabilir. Zaten yapılıyor da. Ama siyasi iktidar ve onun yaptırım aygıtı olan İletişim Başkanlığı, basın kartı taşımayanların faaliyet gösterebileceği alanları giderek daraltıyor. Deprem bölgesinde de basın kartı taşımayan gazeteciler güvenlik güçlerinin baskısı ve engellemesiyle karşılaştı.” </span></p>
<h4><b>Basın kartı itibarsız</b></h4>
<p><span style="font-weight: 400;">Geçmişten günümüze basın kartı ayrıcalıklarının çoğunun tükendiğini dile getiren Bildirici, şunların altını çizdi:</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Basın kartları eskiden sarıydı. Bu iktidar rengini de değiştirdi turkuaz yaptı. 60’lardan itibaren basın kartı gazetecilere bazı imtiyazlar sağlıyordu. Evine telefon bağlanmasında öncelik, şehirlerarası telefon bağlanmasında kolaylık, uçak ve tren gibi ulaşım araçlarında indirim ve öncelik gibi. Günümüzde bu ayrıcalıkların çoğu bitti. Sadece belediyesine göre farklı olarak basın kartı, kent içi ulaşım araçlarında indirimli ya da ücretsiz seyahat olanağı sağlıyor. Sanırım bir de tren biletleri ve müzelere girişte indirim uygulanıyor. Ama en önemlisi, eskiden sarı basın kartınız varsa bütün etkinliklere, basın toplantılarına, mitinglere, mahkemelere velhasıl her yere rahatça girebilirdiniz. Basın kartının ciddi bir itibarı vardı. Şimdi hiçbir itibarı yok.  Başta cumhurbaşkanı ve bakanlar olmak üzere neredeyse bütün siyasilerin etkinlikleri izleyebilmek için turkuaz basın kartınız olması da yetmiyor. Bir de akreditasyon almanız gerekiyor. Dünyanın birçok ülkesinde gazeteciler, meslek örgütlerinden, çoğunlukla da sendikalardan basın kartı alıyor. Tabii şunu da söylemek gerek; ABD gibi bazı ülkelerde medya kuruluşlarının kendi kurumsal kimlik kartları da basın kartı olarak itibar görüyor.”</span></p>
<h4><b>Çaycıya çorbacıya kart</b></h4>
<p><span style="font-weight: 400;">İletişim Başkanlığı&#8217;nın muhalif gördüğü gazetecilerden çalıştıkları kurumlara bakmaksızın basın kartını esirgediğini vurgulayan Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Başkanı Gökhan Durmuş da şunları söyledi: </span></p>
<div id="attachment_3666" style="width: 310px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-3666" class="wp-image-3666 size-medium" src="https://9koy.org/wp-content/uploads/2023/03/Gokhan-Durmus-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" srcset="https://9koy.org/wp-content/uploads/2023/03/Gokhan-Durmus-300x225.jpg 300w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2023/03/Gokhan-Durmus-1024x768.jpg 1024w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2023/03/Gokhan-Durmus-768x576.jpg 768w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2023/03/Gokhan-Durmus-1536x1152.jpg 1536w, https://9koy.org/wp-content/uploads/2023/03/Gokhan-Durmus.jpg 1600w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /><p id="caption-attachment-3666" class="wp-caption-text">Gökhan Durmuş</p></div>
<p><span style="font-weight: 400;">“Cumhurbaşkanlığı sistemine geçilmesinin ardından basın enformasyon genel müdürlüğü adı İletişim Başkanlığı olarak değiştirildi ve tüm kartlar yenilenmek üzere toplandı. Fakat özellikle İletişim Başkanlığı’nın muhalif gördüğü gazetecilere çalıştıkları kurumlara bakmaksızın kartları verilmedi hem de yıllarca hala kartını alamayan yüzlerce meslektaşımız var. Bir tarafta gerçek gazetecilere basın kartları (inceleniyor dışında bir açıklama yok) verilmezken, Ekim ayında TBMM Genel Kurulunda bir vekilin -Çaycıya çorbacıya veriyorsunuz- sözlerine, -hayır vermiyoruz- diyemediler. Kartlar konusunda maalesef durumumuz bu.” </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Basın kartı gaspına karşı her platformda ortaya tepki koyduklarını söyleyen TGS Başkanı Durmuş, şöyle dedi:</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Talep eden üyelerimiz ile dava yoluna giderek kartı almalarını sağlıyoruz. Hukuki destek sağlıyoruz. Meslektaşlarımızla bu şekilde dayanışma içerisindeyiz. Avrupa başta olmak üzere dünyanın büyük çoğunluğunda basın kartlarını gazetecilerin sendikaları veriyor. Türkiye&#8217;de de olması gereken basın kartını sendikanın vermesidir. Şu an ki mevcut uygulamada işe başlayan bir gazetecinin basın kartına ulaşma süresi en erken 7 ay. Yani 7 ay gazetecilik yap ama kart isteme deniyor. Oysa sendika tarafından verilse bir hafta içerisinde kartı alabilir. Ayrıca şunu da belirtmek gerekiyor, şu anki mevcut yapıda basın kartı komisyonunda meslek örgütleri temsilcileri toplamın sadece üçte birini oluşturuyor. Yani İletişim Başkanının istediği kişi kart alabiliyor. Böyle bir sistem olmaz.”</span></p>
<p>The post <a href="https://9koy.org/gazeteciye-engel-cayciya-corbaciya-basin-karti.html">Gazeteciye engel, &#8220;çaycıya çorbacıya basın kartı&#8221;</a> appeared first on <a href="https://9koy.org">9.Köy</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://9koy.org/gazeteciye-engel-cayciya-corbaciya-basin-karti.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
