Türkiye’de damızlık büyükbaş hayvan sayısı alarm veriyor, damızık niteliği azalıyor. Üretici varlık mücadelesi verirken, hayvancılığın geleceği için tehlike çanları çalıyor.
Tarım ve Orman Bakanlığının yayınladığı Eylül 2022 raporuna göre 2002’de 10 milyona yaklaşan büyükbaş hayvan sayıları, 2021’de 18 milyona ulaşmıştı, ancak son bir yıl içinde 200 bine yakın damızlık hayvan kesime ayrıldı.
Uzmanlara göre, damızlık hayvan sayısındaki bu düşüşte, son dönemdeki yem ve yakıt maliyetlerinin ciddi bir şekilde artmasının etkisi büyük. Et ve süt fiyatlarının bu artışı yakalayamadığını vurgulayan uzmanlar, fiyatların hükümet tarafından baskılandığını düşünüyorlar.
Türkiye Ziraat Odaları Birliği Başkanı Şemsi Bayraktar üreticilerin hayvanlarını yeteri kadar besleyemediğini duyurmuş, tehlikeye dikkat çekmişti:
“Damızlıklar ekonomik sıkıntılar nedeniyle bir bir elden gidiyor, elde kalanlar ise damızlık vasfını kaybediyor. Maalesef yılların emeği olan damızlık hayvanlardan vazgeçmek zorunda kalıyoruz. İlerleyen zamanlarda üreticinin damızlık hayvan ihtiyacı karşılanamayabilir.”
“Hayvanlarımızın yüzüne bakamaz hale geldik”
Ankara’da 50 ineği ile hayvancılık yapan Eren Belge, yerel süt firmalarının sütü Ulusal Süt Konseyi’nin belirlediği taban fiyatın altında aldığını ve bu konuda konseye ulaşamadıklarını anlattı. “Değil çözüm bulacak, derdimizi anlatacak bile kimsemiz yok” diyen Belge sözlerine şöyle devam etti:
“Artık hayvanlarımızı dengeli besleyecek yemi veremez hale geldik. Ahırımıza giremiyoruz. Hayvanlarımızın yüzüne bakamaz hale geldik. Sonuçta onlarla duygusal bir bağımız var, hayvanlarımızdan utanır olduk. Gözümüzün içine bakıyorlar, açlar ve biz onlara geçen yıl verdiğimiz yemi veremiyoruz”
Belge bunların yanında artık yetersiz beslenmeden kaynaklı üreme ve ayak hastalıklarının da baş gösterdiğini belirterek, “Artık ineklerimiz kızışmaya dahi gelemez oldu. Doğum olmayınca süt çok daha az oluyor elbette” dedi.
“Damızlıklar bizim geleceğimizdir”
Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erdoğan Güneş ise “Damızlık demek ana demek yani verimli köken hayvanı, bunları korumak ve geliştirmek gerekir” dedi.
“Damızlıklar bizim geleceğimizdir” ifadesini kullanan Güneş, Türkiye’nin hayvancılıkta kendi kendine yetebilecek ve damızlıklarını üretebilecek kabiliyette olduğunun altını çizdi. Güneş “Araştırma kurumlarının bu alandaki çalışmalarını artırmalıyız” dedi.
Desteklerin artırılması ve kurumların güçlendirilmesi gerektiğinden bahseden Güneş, “Geleceğimize dair sorunları çözmek istiyorsak daha da önemlisi ithalata başvurmadan tarımsal üretimimizi güçlendirmek istiyorsak, yerel ancak adaptasyon gücü yüksek olan damızlıkların yetiştirilmesine büyük önem vermeliyiz” dedi.
HABER : Haber: Buğra Barış Yalınkılınç
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.