Adana’da pandemi, işsizliği ve yoksulluğu arttırmaya devam ediyor. Alınan kısıtlama kararlara sonrası otellerin kapanmasıyla birçok kişi işsiz kaldı, kaderine terk edildi.  Yüzde 70 daralan sektörde hareketlilik kalmazken işsiz kalanlar, açlıkla mücadele ettiklerini söylediler. Turizm işçileri,  çaresiz bırakılmaktan ve eğlence sektörünün görmezden gelinmesinden yakınıp gerekli tedbirler alınarak işletmelerin açılmasını istediler.


Ekonomi
HAYRULLAH ZORLU / ADANA         02/04/2021     668 GÜN ÖNCE

Yaklaşık bir yıldır süren pandemi nedeniyle yaşanan ekonomik kriz, Adana’da farklı bir şekilde boy gösteriyor. Turizm sektöründeki birçok otel, salgından kapanırken, kapanma sonucu birçok kişi işsiz kaldı. Otellerin kapanmasıyla işsiz kalan işçilerle konuştuk. Turizm işçileri, “aç” olduklarının altını çizip sorunlarına çözüm üretilmesini istiyorlar. Türkiye’de ekonomik tablonun her gün kötüye gittiğine işaret eden işçiler, halkın sorununu görmezden gelen gazeteciliği de eleştirdiler.

 

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre; turizm gelirleri geçen yılın dördüncü çeyreğinde yüzde 50,4 azalarak 3 milyar 913 milyon dolar oldu. Türkiye’nin 2020 yılı turizm gelirleri yüzde 65,1 azalarak 12 milyar 59 milyona geriledi. TÜİK verilerine göre, 2020 yılının gelirin 9 milyar 998 milyon 320 bin dolarını kişisel harcamalar, 2 milyar 60 milyon 999 bin dolarını ise paket tur harcamaları oluşturdu. 2020’de bir önceki yıla göre paket tur harcamaları yüzde 77.5, tur hizmetleri harcaması yüzde 78.4 ve spor, eğitim, kültür harcaması yüzde 73.4, konaklama harcaması yüzde 65.3 azaldı.

 

Turizm işçisi, kaderlerine terk edildi

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na (DİSK) bağlı Devrimci Turizm İş Sendikası (Dev Turizm İş) Genel Başkanı Mustafa Safvet Yahyaoğlu, pandemi de turizm sektörünün durumunu değerlendirdi. Yahyaoğlu, pandemi öncesinde turizm işçilerinin asgari ücret ve hatta daha azına 6 ay çalıştırıp geri kalan 6 ay da ise işsizliğe mahkûm edildiğini bildirdi. 18 Nolu İş Kolu’na giren tüm işletmelerin kapandığını, kafe ile restoranların paket servisi yaptığını ve kapanan işyeri sahiplerinin zor durumda olduğuna değinen Yahyaoğlu, pandemi nedeniyle on binlerce işletmenin kapandığını, paket servisi yapan işletmelerin kuryelerinin masraflarını dahi çıkarmakta zorlandığına işaret etti.

 

“Sektör tamamen kilitlendi. Otellerin büyük çoğunluğu kış sezonu olduğu için kapalı. Turizm işçisinin büyük çoğunluğu şuanda işsiz durumda” diyen Yahyaoğlu, turizm işçilerinin çoğunluğunun güvencesiz çalıştırıldığı için kısa çalışma ve ücretsiz izin ödeneğinde yararlanamadığını ve turizm işçisinin kaderlerine terk edildiğini anlattı.

Turizm sektörünün sezon sonunda, işverenin işçi çıkarma yasağından dolayı işçileri istifa ettirdiğine dikkat çeken Yahyaoğlu, bu nedenle işçilerin haklarından yararlanamadığı, bunun canlarının çok yaktığını söyledi. Milyonlarca işçinin işsiz olduğunu, çalışmadığına dikkat çeken Yahyaoğlu, devletin sigortasız işçi çalıştırılmasının önüne geçmesini, işçilerin de sendikaya üye olmaları çağrısında bulundu.

 

Adana’da da pandemiyle birlikte bazı otellerin yüzde 20 ila 30 kapasite ile çalıştığını belirten turizm sektörü işçileri, kısıtlama kararları sonucu birçok otelin kepenk kapatma aşamasında olduğuna dikkat çekti. Yaşanan krizin işsizliği de beraberinde getirdiğine dikkat çeken işçiler, aylardır çalışamadıklarına bildirdiler. İşçiler, evlerine “ekmek götüremeyecek” durumda olduklarını aktarıp çaresizliklerini dile getirdiler. İktidarın her gün yeni açıklamalarla yaşanan krizi örtmeye çalıştığını söyleyen işçiler, ana akım medyaya, “Siz perde önünde her şeyi güllük gülistanlık göstermeye devam edin. Sizin bu ikiyüzlülüğünüzü toplumun vicdanına havale ediyoruz” diyerek tepki gösterdiler.

 

Sektör yüzde 70 daraldı

Otel işletmeciliğinde gece vardiya müdürü olduğunu belirten Şıho Sağır, Türkiye’de turizm sektöründe 1,5 milyon işçinin çalıştığını, pandemi nedeniyle sektörde çalışanlarının yüzde 80’inin işsiz olduğuna dikkat çekip şunları söyledi:

 

“Pandemiden ötürü ben de 9 aydır işsizim. Bir otelde gece müdürü olarak görev yapıyordum. Otelde, konaklama az, düğün, toplantı, seminer ve eğlence olmadığı için işsiz kaldım. Benle birlikte o otelde 140 kişi çalışıyorduk. Şu an, otelde dönüşümlü olarak 30 kişi çalışıyor. Sigortalı olan arkadaşlarımız devletin verdiği destekle hayatını idame ettirmeye çalışıyor. Bu pandemi herkesi olduğu gibi bizim sektörü de derinden etkiledi.”

 

Turizm sektöründe çalışanların çoğunun asgari ücretle geçindiğine değinen Sağır, pandemi öncesi Adana’da irili ufaklı 100’e yakın otelin olduğunu, karantina koşulları nedeniyle kapasitenin yüzde 30’lara kadar düştüğünü kaydetti. Sağır, normalleşmeyle sektörün düzelmeyeceğini, birçok kişinin işsiz kalmaya devam edeceğini belirtti. Sağır, sözlerini şöyle tamamladı:

 

“Aslında pandemiden önce de sorun olan işsizlik, pandemiyle tavan yaptı. Ama Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, pandemiden dolayı işçi çıkışlarını yasakladı. Sektörde hareketlilik olmadığı için para dönmüyor. Bakanlığın yasağı kalktığında işveren, birçok insanı işten çıkaracak. Süreç, işverendeki sermayenin de tükenmesine neden oldu. Pandemi koşulları, turizm sektöründe olduğu gibi diğer işletmelerde de partime çalışan işçileri de zor duruma soktu. Çünkü onların hiçbir hakkı yok. Günlük çalışıp yevmiyelerini alıyorlar. Bu sıkıntıdan çıkışın anahtarı; işçi çıkarmak değil, devlet güvencesinde işçilere sahip çıkarak, işsizlik fonunu devreye sokmaktı. Bir an önce bu ülkeyi yönetenler, Avrupa normlarına dönmeli, sosyal devlet anlayışını geliştirerek, kimsenin yatağa aç girmemesini sağlamalı.”

 

“Pandemi, bizi çaresiz bırakıyor”

Otelde aşçıbaşı olarak çalışan ancak karantina koşulları nedeniyle ücretsiz izne ayrıldığını bildiren Özcan Kılıç ise yaşadıkları şöyle özetledi:

 

“Pandemi öncesi asgari ücret alıyorduk. Aldığımız ücret de aslında emeğinizin karşılığı değildi. İşverenlerle defalarca görüşmemize rağmen ücretlerde herhangi bir iyileşme yapılmadı. Aldığımız ücretle geçinemiyorduk. Pandemi nedeniyle hijyen malzemeleri, maske, ekstra gıda gibi yükümüz daha da arttı. Ücretsiz izne ayrıldığımız için bin 100 TL alıyoruz. Bu parayla evimize ancak kuru ekmek götürebiliyoruz. İnsanlar aç. Pandemi, bizi çaresiz bırakıyor. Ailemizin ihtiyaçlarını karşılayabilmek için gündelik işler arıyoruz.”

 

Eğlence sektörü mağdurları görmezden geliniyor

Akdeniz Çukurova Eğlence Yerleri Derneği (AÇEYDER) Başkanı Feridun Özkan, pandeminin sektöre etkisini konusunda şu değerlendirmeyi yaptı:

 

“Karantina koşullarından dolayı yüzlerce işçi, işsiz kaldı ve bir yıldır devam eden bu süreç, insanları evine ekmek götüremez hale getirdi. Gerekli tedbirler alınarak işletmeler açılmalıdır. Bizler emekçi insanlarız. Çalışmazsak, işletmelerimiz açılmazsa, evimize ekmek götüremiyoruz. Bugüne kadar salgın sürecinde yeterli desteği göremedik. Hâlâ ne yazık ki eğlence sektörü mağdurları olarak görmezden geliniyoruz. İktidarın, yetkililerinin sesimizi duymasını ve çözüm üretmesini istiyoruz.”

 

Medya, görmüyor ve yazmıyor

 

Otel aşçısı Veysi Tunç ise, otellerde etkinliklerin yasaklanması üzere mağduriyetlerini görmeyen medyayı şu sözlerle sitem etti:

 

“Medya, bizi ve yaşadıklarımızı hem görmüyor, hem de yazmıyor. Gerçek gazetecilik, iktidarların ve otoritenin yanlışını da eleştirir. Toplumdan yana olan ve kamu menfaatlerini korur. Bugün Türkiye’de ne yazık ki, gerçek gazeteciliği görmek neredeyse imkânsız. Akşam haberlerinde süslü sunucular, her şeyi güllük gülistanlık gibi aktarıyor. İktidar ne derse onu yazıp çiziyorlar. Bu mudur gazetecilik, bu mudur tarafsızlık? Pandemi, dünyanın birçok ülkesinde var. Ama dünyanın en perişan ülkesi biziz. Basın bizi dinleyip bu olanları eleştirmezse iktidar için hava hoş olur. Yaşadığımız sıkıntıları yazın kardeşim. Siz gazetecisiniz, her zaman halktan yana olmalısınız. Yoksa bu milletin vebali boynunuzadır.”