DOLAR 27,1479 0.08%
EURO 29,0073 0.11%
ALTIN 1.680,480,38
Ankara
26°

AÇIK

Sağır topluma göre ekranlardaki işaret dili tercümesi yetersiz 

Sağır topluma göre ekranlardaki işaret dili tercümesi yetersiz 

Medyaya engelsiz erişim için yapılan düzenlemeler giderek yaygınlaşıyor. Haber bültenlerindeki Türkçe işaret dili tercümeleri de bunlar arasında. Ama işitme engelli ve sağır topluma göre ekranlardaki Türkçe işaret dili tercümesi yetersiz. Sağırlar, daha anlaşılır ve verimli çeviri için tercümanın sağır ve işitme engelli kültüründen gelmesi gerektiğini söylüyor. Onlara göre, çevirinin verimli olması için tercümanın işitmeyen ebeveynler tarafından yetiştirilmiş bir birey olması gerekiyor.

ABONE OL
13 Aralık 2021 00:00
Sağır topluma göre ekranlardaki işaret dili tercümesi yetersiz 
0

BEĞENDİM

ABONE OL

ANKARA- İşitme engelli ve sağır toplumu, televizyon ekranlarındaki Türkçe işaret dili tercümesinin yetersizliğinden şikayetçi. Pek çok haber bülteninde işaret dili tercümesi bulunuyor ancak sağırlar için çevirinin anlaşılır olması çok önemli. İşitme engelli ve sağır toplum bireyleri, temsilci ve eğitmenleri, tercümanların bu kültürle yetişmiş olması halinde memnuniyetlerinin artacağını belirtiyor. 

9.Köy, haber bültenlerindeki işaret dili tercümesini alanın uzmanlarına, işitme engelli ve sağır bireylere sordu. TRT Haber’de İşitme Engelliler Haber Bülteni sunucusu Bahar Kobal ve İşitme Engelliler ve Aileleri Derneği Başkan Yardımcısı Onur Cantimur, işaret dili tercümesinde gözden kaçan noktalara vurgu yaptı. 

Onur Cantimur televizyon kanallarındaki Türkçe işaret dili tercümesinin yetersizliğini ve çevirilerin açık yapılmasının tercüme hatalarına sebep olduğunu vurguladı. Cantimur, “Spikerin prompterdan okuduğu metnin önceden televizyondaki işaret dili tercümanına verilmesi gerekiyor. Çünkü deyim ve atasözleri geçen haberlerde tercüman o anda sağır dili mi yoksa Türkçeleştirilmiş işaret dili mi kullanacağını çoğu kez karıştırabiliyor” dedi. 

“Tercümanı takip etmek zor”

Gündemi takip etmek için sosyal medyayı kullandığını söyleyen 18 yaşındaki Emircan Okcu televizyon izlemek için vakti olmadığını söyledi. Televizyon izlediği zamanlarda haber bültenlerindeki işaret dili tercümesini anlamakta sıkıntı çektiğini belirten Okcu, tercümanı takip etmekte zorlandığını belirtti. Haberleri sosyal medya paylaşımları aracılığıyla takip ettiğini söyleyen 21 yaşındaki Zeynep Canpolat da aynı soruna işaret etti. Ankara Üniversitesi öğrencisi Canpolat, “Türkçe işaret dili çevirisi için ekranı büyük görmek istiyoruz” dedi. 

“Haber dili engelli bireyin anlayacağı şekilde değil”

İşitme engelli bir ailede büyüyen Bahar Kobal, TRT-2 ve TRT Haber’de İşitme Engelliler Haber Bülteni’ni hazırlayıp sunmasının ardından bugünlerde TRT Avaz’da haber spikerliği yapan isimlerden. Medya kuruluşlarındaki tercümeleri değerlendiren Kobal, “İşitme engelli toplumunu yok saymadıkları için bültenlerdeki tercüman mecburiyetini sevinçle karşılıyorum” dese de eksiklere dikkat çekti. Ekranda işaret dili tercümanlığının üç haftalık eğitimle yapılamayacağını, işitme engelli ve sağır toplumun kültürünü bilmenin önemini vurgulayan Kobal, “Haber bültenlerinde tercüman bulunması faydalı bir uygulama. Ancak haber dili engelli bireyin anlayacağı şekilde değil. Konuşma hızı yüksek” diye belirtti. Bahar Kobal, bu durumda ikame işaretlerini düşünebilme ve engelli bireylerin anlayabileceği şekilde ifade etme gibi unsurlar da dahil olmak üzere işaret diline hâkim olmanın gereğini vurguladı. 

“CODA’lar sağır kültürünün içine doğan bireylerdir” 

İşitme Engelliler ve Aileleri Derneği Başkan Yardımcısı Onur Cantimur

Cantimur, “child of deaf adult” (CODA) olarak bilinen ve işitme engelli veya sağır ebeveynler tarafından yetiştirilmiş bireylerin neden medya kuruluşlarında Türkçe işaret dili tercümanı olmaları gerektiğini anlattı. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından verilen tercümanlık sertifikasına sahip her kişinin tam olarak Türkçe işaret dili tercümanlığı yapamayacağını belirten Cantimur “Bu kurslardan ayrı sağır kültürünü tanımak, bilmek hatta uzun yıllar onlarla kalmak lazım. CODA’lar sağır kültürünün içine doğan bireylerdir. Anne veya babasının dilinden ayrı olarak zamanla mimik ve metafor kullanımları da ellerine ve yüzlerine oturmaktadır” diye anlattı. Cantimur, mimik ve metaforların kurslarda öğrenilebildiğini ancak sağır kültürü içine doğan ve bu kültürde yetişen bireyler gibi doğal bir şekilde kullanılamayacağını ekledi. CODA bireylerin doğal tercümanlar olduklarını vurgulayan Cantimur, “Medya kuruluşları mümkünse CODA tercümanları tercih etmelidir. Ya da işe alacağı tercüman ile alakalı olarak özgeçmiş ve sertifikaların yanı sıra alandaki sivil toplum kuruluşlarına da danışmalıdır” diye konuştu.

“Erişilebilirlik hepimizin hakkı”

Farklı alanlarda çalışıp emekli olduktan sonra Türkçe işaret dili eğitmenliğine yönelen Remzi Kırıcı, hemen her gün işitme engelli ve sağır toplumun içinde olduğunu belirtti. Bir eğitmen olarak iletişim halinde olduğu işitme engelli ya da sağır bireylerin haber bültenlerindeki işaret dili tercümesine ilişkin izlenimlerini aktaran Kırıcı, “Televizyon haberleri uzun olduğu için dikkatlerini toplamaları zor oluyor. Bilgiyi daha ham halde alabilecekleri sosyal medyadan da işaret dili çevirisi olmadığı için yararlanamıyorlar” dedi. Kırıcı, bazı haber bültenlerindeki iyi işaret dili tercümesine karşın, haberlerin sosyal medyadan takip edilmesi yönündeki eğilimin arttığını ifade etti. İşiten toplumun her izlediğini rahatlıkla anladığını buna karşın sağır ve işitme engelli toplumun en basit konulu yayınlarda bile zorlandığını ifade eden Kırıcı, erişilebilirliğin herkesin hakkı olduğunu ve işitme engelliler için haber bültenleri ve spor bültenleri hazırlanması gerektiğini vurguladı. 

 
HABER : Haber: Melis Yıldırım

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.