Türkiye’de son iki ayda Ege ve Akdeniz kıyı ormanları başta olmak üzere pek çok bölgede meydana gelen orman yangınları can ve mal kayıplarına, yaralanma ve hastalıklara, doğal yaşamın ve ekosistemin tahribatına neden oldu.


Çevre
EMRE CAKA         09/09/2021     454 GÜN ÖNCE

Türkiye’de son iki ayda Ege ve Akdeniz kıyı ormanları başta olmak üzere pek çok bölgede meydana gelen orman yangınları can ve mal kayıplarına, yaralanma ve hastalıklara, doğal yaşamın ve ekosistemin tahribatına neden oldu.

Orman yangınları, havadaki oksijen, sıcaklık ve yakıt olarak adlandırılan orman tabanında bulunan otsu veya ince yanıcı materyallerin belli bir oranda bir araya gelerek yanma reaksiyonu vermesi ile başlamakta. Son yıllarda yaşanan iklim krizi ile birlikte sıcaklıkların yükselmesi, kuraklığın artması, sıcak dalgaları gibi meteorolojik ve iklimsel koşullar orman yangınlarının sıklığını ve maruz kalan bölgelerin sayısı arttı. Lancet Geri Sayım Raporu’na göre 2001–2004 dönemi ile karşılaştırıldığında, 2016–2019 döneminde 196 ülkenin 114’ünde (yüzde 58) orman yangını riskinde, 128 ülkede ise nüfusun orman yangınlarına maruz kalma oranında artışın meydana geldiği görülüyor.

Türkiye’de 2017 yılında 2.411, 2018 yılında 2.167, 2019 yılında 2.688, 2020 yılında 3.399 orman yangını meydana geldi. Bu yangınlarda 2017 yılında 11.993 hektar, 2018 yılında 5.644 hektar, 2019 yılında 11.332 hektar, 2020 yılında ise 20.971 hektar alan zarar gördü. 2020 yılında meydana gelen 1.859 yangının (yüzde 55) nedeni ise belirlenemedi. Bunlardan 312’si (yüzde 10’undan daha azı) yıldırım düşmesi nedeniyle ortaya çıkarken 607 yangın anız yakma, avcılık, çoban ateşi, sigara, piknik ve çöplük yangını gibi nedenlere bağlı ihmalden kaynaklandı. Otuz yangın kundaklama nedeniyle, dört yangın terör amaçlı nedenlerle ve iki yangın da açmacılık amaçlı olarak kasıtlı olarak çıkarıldığı kayıt edildi. (Yeşilgazete.org, 2021).

YANGINLARIN EKOSİSTEME VE İNSAN SAĞLIĞINA ZARARLARI

Orman yangınları doğal yaşama ve yaban hayvanlarına öldürücü etkide bulundukları gibi, yaşam alanlarının tahrip olmasına ve göçlere de sebep olmakta. Ayrıca yangın sonrası bu alanlara başka türlerin gelmesi de yaban hayatı açısından istenmeyen bir durum olarak ortaya çıkıyor. Orman yangınları sadece orman alanlarına zarar vermekle kalmayıp, orman ürünleri üretimini etkilemekte aynı zamanda erozyon, kütle kaybı, su kaynaklarının bozulması, hava kirliliği, çölleşme, sel, heyelan, çığ gibi felaketlere neden olarak ekolojik dengeyi etkilemekte. Orman yangınları hava kalitesini olumsuz yönde etkileyerek atmosferde zehirli gazlar ve dumanların yayılmasına neden olurken bu yayılmanın sonucunda karbon salınımı artışına bağlı olarak küresel iklim sistemleri etkilenmekte. Orman yangınlarında yangın çok yüksek sıcaklıklara ulaştığından bazı toprak özelliklerinin bozulmasına ve buharlaşma sonucunda su kayıplarına da neden olduğu bilinmekte. Ormanlık alanların yakını ve çevresindeki yerleşim yerleri de yangından etkilenmekte ve bu durum insanların evlerini kaybetmesine, fiziksel ve ruhsal sağlıklarının etkilenmesine neden olduğu bilgiler arasında.

Halk Sağlığı Uzmanları Derneği, insanların yangınlarda nasıl etkilendiğini maddeler ile şöyle anlatıyor:

Yangın dumanına bağlı etkilenme: Duman; ahşap ve diğer organik maddeler yandığında oluşan gazların ve ince parçacıkların (partiküler madde: PM2,5 ve PM10) karışımından oluşur. Dumandan kaynaklanan en büyük sağlık tehtidi ince parçacıklardır. Bu mikroskobik parçacıklar akciğerlere derinlemesine nüfuz edebilir. Gözlerde yanma ve burun akıntısından, kronik kalp ve akciğer hastalıklarının ağırlaşmasına kadar bir dizi sağlık sorununa neden olabilirler. Partiküler madde kirliliğine maruz kalma, erken ölümlere de neden olmaktadır. Yangın dumanına maruziyet sonucu gözlerde yanma, burun akıntısı, öksürük, balgam, hırıltı ve nefes almada zorluk gibi yakınmaların yanı sıra astım ve KOAH hastalarında atak, iskemik kalp rahatsızlığı riskinde artış,  karbondioksit ve karbonmonoksit zehirlenmesi ve ölüm görülebilmekte.

Alevlere doğrudan maruziyete bağlı olarak yanıklar: Özellikle yangına müdahale eden personel ve yangın alanında mahsur kalan kişilerde ortaya çıkması

Sıcaklığa bağlı hastalıklar: Sıcak yorgunluğu, sıcak krampları, sıcak çarpması vb.

Ulaşım-lojistik kaynaklı sağlık sorunları: Acil sağlık problemi yaşayan kişilerin sağlık merkezlerine ulaşması güçleşebilir. Kronik hastalığı olan ve düzenli ilaç kullanması gereken kişiler ilaç temininde zorluklar yaşayabilir. Afet bölgesinde yaşayan kişiler temiz su ve besin güvenliği açısından sıkıntılar

Tahliye durumunda oluşabilecek sorunlar: Yatağa bağımlı veya hareket yeteneği düşük kişiler yangın bölgesinden tahliye konusunda sıkıntı yaşayabilirler. Yangın bölgesinden kaçmaya çalışırken düşmelere bağlı kırık çıkık ve yaralanmalar, aşısız kişilerde açık kirli yaralar nedeniyle tetanoz vakaları

Toplum ruh sağlığı sorunları: Orman yangınına tanık olan kişilerde kısa ve uzun dönemde anksiyete bozuklukları gelişebilir. Bilimsel araştırmalar, büyük orman yangınlarının sadece yaşamları değil, geçim kaynaklarını, evleri ve toplulukları da yok ettiğini ve bununla ilişkili olarak ruh sağlığı sorunları

COVID-19 Pandemisi ile ilgili sorunlar: Yangının doğrudan neden olduğu sağlık sorunlarının yanı sıra özellikle içinde bulunduğumuz COVID-19 pandemisi döneminde sosyal mesafenin sağlanmasındaki engeller ve COVID-19 tanılı kişilerin izolasyona uymamalarına bağlı olarak hastalığa yakalanma sıklığında artış gözlenebilir. Ayrıca orman yangını dumanı akciğerleri tahriş ederek yangıya neden olabilir, bağışıklık sistemini etkileyebilir ve COVID-19 da dahil olmak üzere akciğer enfeksiyonlarına yatkınlığı arttırabilir.

EKOLOJİK SİSTEME TAHRİBATI

Biyolojik çeşitlilik büyük oranda zarar görür.

Ormanlarda yaşayan canlıların yaşam alanları yok olur.

Canlı ve cansız örtünün yok olmasıyla erozyon, sel-taşkın ve hava kirliliği gibi doğal afetlerin sayısında ve hızında artma görülür.

İklim sisteminde (sıcaklık, rüzgâr, nem ve yağışa doğrudan etki ederek) bozulmalar görülür.

Orman ve orman ürünlerine dayalı turizm, sağlık, spor, avcılık gibi sektörler olumsuz yönde etkilenir.

ORMAN YANGINI GÖNÜLLÜSÜ NASIL OLUNUR, OLUNMALI MI?

Yangınlar sırasında birçok kez kameralara bölge halkının müdahale etme çabası ekranlara geldi. Bazıları ellerindeki bir tas su ile bazıları ise kıyafetlerini vurarak söndürmeye çalıştı. Bu yardım çabalarını elbette tamamen sorunu çözme odaklı, iyi niyet göstergesi olarak ele alınsa da maalesef bazen istenmeyen şekilde farklı zararlar da verebilmektedir. Muğla’da bir yangın sırasında itfaiye çalışanlarının tüm uyarılarına rağmen suyu rüzgara karşı ve yanlış açı ile atan vatandaşın alevleri harlaması örneği buna en net olarak gösterilebilir. Ancak bu tür durumlar felaket anlarında vatandaşların görev almaması gerektiği anlamına gelmez. Ama “İşi bilenin” sözü ile hareket etmekte de fayda var.

Orman yangınlarını söndürmede il müdürlükleri hem de e-Devlet üzerinden başvuru yapılarak gönüllü olunabiliyor.

E-DEVLET GÖNÜLLÜLÜK BAŞVURU EKRANI (https://www.turkiye.gov.tr/afad-gonulluluk-basvurusu-ve-takibi)

Birçok belediye binası içerisinde afetlere karşı nasıl mücadele edilebileceğine dair çalışmalar gerçekleştirilirken, ilk yardım, deprem anında enkazın kaldırılması gibi konu başlıklarıyla da temel eğitimler bulunmakta.

ORMAN YANGINLARIYLA İLGİLİ 9 YANLIŞ BİLGİ

Yangınlar hakkında, ne yazık ki çok fazla yanlış bilgi sosyal medyada paylaşılıyor. Orman ve yangın konusunda doğru bilinen yanlışlar:

1. Yanan ormanlar hemen ağaçlandırılmalıdır.

Yanlış.

Çok zorunlu haller dışında ağaçlandırma yapılmamalıdır. Alan korunduğu sürece orman kendiliğinden tekrar oluşur. Orman, hayvanıyla, mikroorganizması, ağacı ve yer bitkileri ile tüm bu sayılanların aralarındaki ilişkilerin tümündür. Yanan alanın sürülmesi ve fidan dikimi yapılması ise alandaki biyoçeşitliliğin kaybedilmesine sebep olan en sert restorasyon yöntemidir. Yanan alanda hiçbir bitki vejetasyonu kalmadıysa, en yakın alandan genetik olarak bölgeye uygun olanlardan ağaç dikimi yapılabilir ancak toprak sıyrılmamalıdır.

2. Kendimiz veya sivil toplum kuruluşları ormanlara fidan dikebilir.

Yanlış.

Bu yetki sadece Orman Genel Müdürlüğü’ndedir. Ancak bakanlığın izniyle ve göstereceği alanda dikim yapılabilir.

3. Yanan ormanlar orman vasfını kaybeder.

Yanlış.

Yanan alanların orman statüsü Anayasa’nın 169. maddesi tarafından güvence altına alınmıştır. Bu maddeye göre yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir, başka amaçla kullanılamaz. Yakılan alanlara otel gibi tesisler inşa edilmesi Anayasa’ya göre suçtur.

4. İklim krizinin yangınların artışında bir etkisi yoktur.

Yanlış.

İklim krizi ile yangınların şiddeti ve sıklığı arasında doğrudan bir ilişki bulunur. Yangınların yıldırım gibi doğal yollarla çıkma olasılığını artırır ve yangınların hızla yayılmasını tetikler. İklim krizinden en çok etkilenecek alanlardan biri Akdeniz coğrafyasıdır. Kuraklıkların, ani yağışların, sıcak hava dalgalarının artması beklenmektedir.

5. Bütün yangınlar orman için zararlıdır.

Yanlış.

Orman yangınları örtü yangını, taç yangını ve toprak yangını olmak üzere gruplandırılmaktadır. Örtü yangını ormanda toprak üzerindeki kuru yapraklar, çam ibreleri, dal parçaları ve benzeri maddelerin yanmasıdır. Gövdeleri yanmadıkları sürece bu tip yangınlar zararlı olmadıkları gibi ağaç tohumlarının toprağa ulaşmasına imkân verdiği için yararlıdır. Ormanlardaki bazı yangınlar büyük memeli türlerini de olumlu etkiler.

6. Akdeniz’de kolay yanan tek ağaç türü kızıl çamdır.

Yanlış.

Akdeniz’in doğal bitki örtüsünün parçası olan ağaçların pek çoğu kolay yanan türlerdir. Bu türler aşırı sıcak ve kuraklığa dayanıklıdır. Yangınlara uyum sağlamışlardır ve yangından sonra tekrar aynı bitki örtüsünü oluşturabilirler. Kızılçam çıralı bir ağaç olduğu için çabuk alev alır, bu nedenle, restorasyon çalışmalarında bu özelliği dikkate alınmalıdır.

7. Çam ağacı ABD’nin Türkiye’ye bir tuzağıdır.

Yanlış.

Ülkemizde beş tür çam ağacı doğal olarak yetişmektedir. Kızılçam, Halep çamı, Fıstık çamı, Karaçam ve Sarıçam. Türk çamı olarak da bilinen kızıl çam, milyonlarca yıldır Akdeniz’in doğal ağacıdır.

8. Keçiler ormana zarar verir.

Yanlış.

Aksine, keçiler binlerce yıldır Anadolu’da ormanlarda yaşamıştır. Ayrıca, keçilerin ormanı yangına karşı korumada önemli bir rolü vardır. Ormanın altındaki çalıların daha bodur kalmasını sağlar, orman tabanındaki otları azaltır, orman içi ve kenarlarında yangının ilerlemesini engellemeye yardımcı yollar açar. Böylece olası yangınların şiddetinin de azalmasına sebep olur.

9. Yangınlar kendiliğinden çıkabilir.

Yanlış.

Yangınlar insan kaynaklı ya da doğal yollarla çıkabilir, yangın çıkabilmesi için bir tutuşma kaynağı gerekir. Yangınların büyük çoğunluğu insan kaynaklıdır. Nadiren yıldırım gibi doğal nedenlerle de yangın çıkmaktadır. Doğal nedenlerle çıkan yangınların payı %10 dan azdır. İnsan kaynaklı yangınlar ise tarım ya da konut alanı elde etmek, söndürülmemiş piknik ateşleri, sigara, anız yakma, ormana cam şişe bırakma gibi nedenlerle çıkmaktadır.