Köy okullarına gerekli ödeneklerin sağlanamaması nedeniyle öğrenciler, kapısı kırık, çatısı akan, kimi zaman can güvenliğini tehlikeye atan okullarda öğrenim görmek durumunda kalıyorlar.
Bu okullardan biri de Şanlıurfa’nın Harran’a bağlı bir köyünde bulunuyor. 2004 yılında mezun olduğu ilkokulda, birleştirilmiş sınıftaki 24 öğrenciye ücretli öğretmenlik yapan Zeynep Aygün, 9. Köy’e yaptığı açıklamada, mezun olduğundan bu yana sıraların hiç değiştirilmediğini, halen eksiklerinin olduğunu söyledi. Öğrencilerinin kırık sıralarda eğitim gördüğü belirten Aygün, okulun durumuna ilişkin “Kırık sıralar üzerimize düşebiliyor. Bayrak direği kırılınca veliler dört bir tarafına demir bağladılar. Çok yağmur yağınca çatı akıyor. Bahçe kapısı kırık. Sandalyemiz kırık. Fotokopi makinemiz bozuk. Tuvaletin sıvası, boyası dökülmüş durumda” dedi.


Aygün, öğrenciye zarar verebilecek durumları çözmeye çalıştıklarını, ancak buldukları derme çatma çözümlerin yeterli olmadığını belirterek, yaşananları şöyle özetledi:
“Zaten kapı sallanıyordu. Biz iki öğretmen kapının her yanına birer taş koyduk ama bir işe yaramadı. Bir öğrencinin üstüne düştü bu kapı. Kırık sıraların arasından en sağlamlarını öne koyduk ki öğrencileri biraz olsun tehlikeden uzaklaştırabilelim..”
Aygün, ders ve çalışma kitaplarının da okula eksik gönderildiğini belirtti. Çalışma kitaplarının ikinci dönemin başında gönderildiğini söyleyen Aygün, “Senenin başında ders kitapları gönderildi ancak eksikti. Çalışma kitabı ise gönderilmedi. Biz bu durumu ilettik, tam gönderdiklerini söylediler. Fakat öğrenci hiç kitap almadığını söylüyor, veli de bunu destekliyor. Bu çocuk bütün bir dönemi kitapsız geçirdi. Dersi arkadaşlarının kitabından takip etti. Ödevlerinde sıkıntı yaşadı. Çalışma kitapları ise martın son haftası gönderildi” diye konuştu.
Aygün, velilerin aralarında para toplayıp okulu boyamak zorunda kaldıklarını da vurgulayarak, “Veliler aralarında konuşup karar verdiler. Para toplayıp okulun duvarını boyadılar. Okulun hemen yanında bir lojman var. Belki gelen öğretmen orada kalır diye o lojmanı da boyadılar. Dış cepheye boya yetmedi. Veliler bunu yaptı ama bence bu onların işi değil” dedi.

İlgili yerlere gidip taleplerini söylediklerini belirten Aygün, bunu sık sık yapmalarına rağmen, olumlu yanıt alamadıklarını söyledi. Aygün, “Bazı taleplerimize çok geç ulaşıyoruz. Bu gecikmeden dolayı defalarca gitmemiz gerekebiliyor. Köyden merkeze bizi birinin götürmesi gerekiyor çünkü aracımız yok. Bu yüzden sık gitmek bizi zorluyor ama yine de öğrencilerimiz için gidiyoruz, okulun sorunlarını anlatıyoruz” dedi.
Köy okullarının durumlarını değerlendiren Eğitim-Sen Genel Örgütlenme Sekreteri Ramazan Gürbüz ise, ödenek ve denetim azlığına dikkat çekti.. Köy okullarının “bir masraf, bir yük olarak görüldüğünü” söyleyen Gürbüz, bunun için yeterli ödeneğin sağlanmadığını belirterek, şöyle konuştu; “Köy okulları masraf olarak görülüyor. Ödenek ayrılmıyor. O nedenle okullar merkezileştiriliyor ve taşımalı eğitim biçimi kullanılıyor. Bu yüzden köy okullarının yüzde sekseni kapalı.”
Hem açık olan köy okullarında hem de taşımalı eğitimin söz konusu olduğu okullarda sınıfların birleştirilmiş olduğunu ve bunun çocuklar için sağlıksız olduğunu belirten Gürbüz, “Çocukların akranlarıyla birlikte, kendi köyünde eğitim öğretim alması gerektiğini savunuyoruz. Her köye mutlaka bir öğretmen şiarıyla köy okullarının açık olmasını talep ediyoruz” dedi.
Taşımalı eğitimin çocuklar için bir tehdit oluşturduğunu da vurgulayan Gürbüz, bu eğitim biçimini “en sağlıksız eğitim” olarak nitelendirdi. Gürbüz, “Taşımalı eğitim adı altında yapılan bu eğitimde onlarca kaza ve benzeri şeyler oluyor. Kimi çocuk yaşamını yitiriyor. Bu taşımalı yöntemde, araç standartları konusunda bir denetim yok. Kimi zaman kamyonetle çocukların taşındığı, kimi zaman hiç uygun olmayan taşıma araçlarıyla çocukların kışta, yazda, soğukta taşındığı açıkça ortada.” diye konuştu.
Her köyde okulların açık tutulması gerektiğini ifade eden Ramazan Gürbüz, “Bunu bir kamusal hizmet olarak görüyoruz. Yani kamusal eğitimi devletin zorunlu bir görevi olarak görüyoruz. Eğitimi bir maliyet hesabıyla göremezsiniz. Eğitimi maliyet hesabıyla görüyor iseniz demek ki ülkenin geleceğini tamamen yok sayıyorsunuz demektir” dedi.
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
7666 kez okundu
2
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6704 kez okundu
3
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
6442 kez okundu
4
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6330 kez okundu
5
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4974 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
4810 kez okundu
7
Diyarbakır Cezaevi’ne iş makinaları girdi: İşkencenin izleri mi siliniyor?
4694 kez okundu
1
Engelli maaşında “hane geliri” engeli
17383 kez okundu
2
Engelli bireyler nasıl oy kullanacak?
13165 kez okundu
3
Kuşadası’nda deprem fay hattı imara açıldı!
8862 kez okundu
4
Dünyanın ışıklandırılan ilk caddesi şimdi kapkaranlık
7021 kez okundu
5
Türkiye antidepresan kullanımında dünya 22’ncisi
6140 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.