Millet bahçeleri hakkındaki tartışma bitmiyor. Tartışma, iki ana eksenden yürüyor; Kent içindeki devlet hastaneleri boşaltılıp, arazileri millet bahçelerine tahsis edilirken, kent merkezi dışına kurulan şehir hastaneleri vatandaşın sağlık hizmetine erişimini zorlaştırıyor. İkinci tartışma konusu ise, millet bahçelerinin inşa ihalesini alan bazı şirketlerin, daha inşaata başlamadan konkordato ilan etmeleri üzerine odaklanıyor.

Haber: Fatma Boz         06/12/2022     56 GÜN ÖNCE

Millet bahçeleri, hem seçilen yerler açısından, hem de inşaat ihalesi verilen şirketlerin durumu nedeniyle tartışma yarattı. 
Tartışmanın ilk boyutunu, hükümetin iki büyük projesi olan "millet bahçeleri" ve "şehir hastanelerinin" pek çok ilde birbiriyle içiçe geçmiş şekilde yürütülmesi oluşturuyor. 
Şehir merkezinde bulunan devlet hastaneleri boşaltılıp, arazileri millet bahçelerine tahsis edilirken, kent merkezi dışına kurulan şehir hastaneleri vatandaşın sağlık hizmetine erişimini zorlaştırıyor. Siirt, Sivas, Van ve Çorlu’da, kentin en merkezi konumunda olan devlet hastaneleri yıkılarak, yerlerine millet bahçesi yapılması kararı alındı. 
Devlet hastanelerinin şehir merkezinden uzaklaştırılıp, "şehir hastanesi" adı altında kent merkezine çok uzak mesafelerde kurulması, halkın sağlığa erişimini sıkıntılı hale getirdi. 
9. Köy'e konuşan İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kentleşme ve Çevre sorunları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Şehir Plancıları Odası İstanbul Şube Başkanı Pelin Pınar Giritlioğlu Millet Bahçeleri'nin, kentin  açık yeşil alan ihtiyacına katkıda bulunmaktan çok yeni yapılaşmaya yer açan yerler haline geldiklerine dikkat çekti.


"Bahçe ile ilgisi yok..."

Millet Bahçeleri'nin, "Birçok yeni projeyi kamu aracılığı ile hayata geçirmenin meşrulaştırma yolu olarak ortaya çıkmış bir kavram, bir tür araç" olarak kullanıldığına dikkat çeken Giritlioğlu, böylece "yeni ihale kapıları ortaya çıktığını" söyledi. Giritlioğlu şöyle dedi;
“Millet bahçesi için gelen yasal düzenlemede millet bahçesi içine yapılabilecek fonksiyonlar tanındı. Bu tanımlar içinde kütüphane, mescit ya da fuar alanı gibi yapılar var. Biz gerçekten yeşil alanları konuşuyorsak, buralar gerçekten de yapılaşmaya açılmamış alanlar olmalı. Açık alan yaptık diyor ama aslında yapılan açık alan değil. Çünkü içinde çok sayıda yeni beton alan var. Millet bahçesi kavramını reddediyoruz. Açık alan, yeşil alan, çocuk bahçesi gibi zaten imar kanunumuzda yeri olan çok sayıda açık alan türü varken bizim millet bahçesine ihtiyacımız yok.” 


"Temel ihtiyaç olan sağlık şehir dışına taşınıyor"

Devlet hastanelerinin Millet Bahçesine dönüşmesine değinen Giritlioğlu, şöyle konuştu; “Kamu hastaneleri kent merkezindeki yerlerinden çıkarılıyorlar. Çıkarıldıktan sonra boş kalan alanlara yeni fonksiyonlar tanınıyor. Bunların bir kısmı da millet bahçesi olarak yeniden tasarlanıyor. Yeniden tasarlanan alanın içerisinde o kadar çok yapı var ki dolayısıyla burası artık kent içi yeşil alan olarak kullanılmadığı gibi bir yandan da hastane gibi sağlık ihtiyacı halkın temel ihtiyacı olan bir başka fonksiyon kentin dışına çıkarılmış oluyor.”


"İnşaat rantı söz konusu..."

Millet Bahçelerinin inşaat rantına dönüştüğünü söyleyen Giritlioğlu, "Mevzuatta bölge parkları kavramı da vardır. Neden bölge parkı değil de, millet bahçesi yapıyoruz? Kent parkı, bölge parkı gibi, ya da çayır, koru gibi hukuki statüsü neyse, ona göre koruyabilmeliyiz. Bunu yapmıyorsak, demek ki inşaat rantı söz konusu" diye konuştu. 


İhaleyi alan şirket konkordato ilan etti

Millet bahçeleri konusunda ikinci tartışma alanı ise, inşaat ihalesi verilen şirketler üzerinden yürüyor.
İki ayrı millet bahçesi ihalesi alan şirket, her iki işi de yarım bırakarak, konkordato ilan etti. Hem Giresun’da hem de Adana’da millet bahçesi yapımı için ihaleyi alan Olgun Gür İnşaat isimli firması, her iki ilde de projeyi gerçekleştirmedi. 
Giresun’da millet bahçesi ihalesini alan firmanın, Atatürk Stadyumu'nu yıkıp, yıkılan stadyumun hurda malzemelerini aldıktan sonra, konkordato ilan etmesi nedeniyle proje yarıda kaldı.
Giresun’da Atatürk Stadyumu'nun yerine yapılacak olan Millet Bahçesi projesinin ilk ihalesini 28 milyon 420 bin liraya Olgun Gür İnşaat ve Öz Arel Elektrik İnşaat isimli iş ortaklığı kazanmıştı. Stadyumun yıkılıp yerine millet bahçesi yapımı için ayrılan yer, şirketin projeyi tamamlamaması sonrası ikinci kez ihaleye çıktı. Bu kez ihale bedeli  99 milyon 969 bin lira olarak belirlendi.  
Giresun'da inşaatı tamamlamadan kayıplara karışan firma, Adana’daki millet bahçesi ihalesini de aldı. Ancak Adana'da da millet bahçesi için çıkalan 43 milyon TL bedelli ihaleyi alan Olgun Gür İnşaat şirketi, yine projeyi yarım bıraktı.