DOLAR 32,8248 0.04%
EURO 35,2439 -0.18%
ALTIN 2.451,13-1,53
Ankara
25°

AÇIK

Kuşlar da “depremzede”

Kuşlar da “depremzede”

Kahramanmaraş merkezli depremden sadece insanlar değil, diğer canlılar da etkilendi. Uzmanlar, "depremzede kuşlar" için uyardı; bölgedeki doğal habitatlar korunmazsa, göç eden binlerce kuş olumsuz etkilenecek.

ABONE OL
9 Eylül 2023 16:46
Kuşlar da “depremzede”
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Haber: Esin Özdemir / Kapak Fotoğrafı: Depophotos – Serdar Özsoy
Depremler, doğal habitatlar korunmazsa süzülerek göç eden yüz binlerce kuşu da etkileyecek. Yardıma muhtaç kuşlar için çalışmalar hazırlayan Simurg Kuş Yuvası Derneği Başkanı Alaz Uslu, deprem bölgesindeki çalışmalarını ve kuşların genel sağlık durumunu 9. Köy’e anlattı. anlattı. Doğa Derneği Biyoçeşitlilik Araştırma Koordinatörü Şafak Arslan ise habitatların muhakkak korunması gerektiğini vurguladı.

“Depremzede kuşların çoğunluğunun sağlık problemleri var”

Sosyal medya paylaşımlarını dolaşıma sokarak pek çok insanı durumdan haberdar ettiklerini kaydeden Uslu, deprem sürecinde yaptıkları çalışmaları şöyle ifade etti:
“Şu ana kadar enkaz altında kalmış 244 kuşun kurtarma ve nakliye çalışmalarını tamamladık. Ancak iş bununla bitmiyor. Depremzede kuşların çoğunluğunun sağlık problemleri var. Bu hayvanlar tamamen yabancı ve yeni bir ortama, uzun süren stresli bir yolculuk sonunda vardılar. Tanımadıkları bir çevre ve tanımadıkları bir iklim. Aslında bu, Güneydoğu’dan Ankara’ya yaptıkları bir göç. Biz ekip olarak onların uyuyacakları saatten, hangi bitkisel çayın psikolojilerine iyi geleceğine kadar tüm detayları incelikli olarak planlıyoruz.”

“Depremzede kuş odası”

Derneğe getirilen kuşların karantinaya alındığını söyleyen Uslu, “Bunun için ‘depremzede kuş odası’ adını verdiğimiz özel bir alan oluşturduk” diye konuştu. Dernek Başkanı Uslu, bütün süreçleri uluslararası anlamda tanımlanmış kılavuzlar çerçevesinde yürüttüklerini belirterek, depremzede kuşlara nasıl yaklaştıklarını şöyle anlattı:
“Uzman veteriner hekimlerimiz gelen kuşları muayene ediyor. Bu kuşlar arasında bacak kırıkları, kanat kırıkları, tüy kaybı, paraziter hastalıklar ve psikolojik travmalar yaşayanlar var. Bu odaya sadece belirli saatlerde alanında uzman kişilerin girişini sağlıyoruz. Uyku
düzenlerini, beslenmelerini, ortam sıcaklığı ve günlük ışıklanma sürelerini takip ediyoruz. Uzmanlar Uluslararası Yaban Hayatı Rehabilitasyonu Konseyi ve Uluslararası Hayvan Refahı Fonunun belirttiği protokollere uygun olarak gerekli tedavi ve rehabilitasyon sürecini yürütüyor.”

“Doğada yaşamaları mümkün değil”

Derneğe ulaştırılan çoğu kuşun egzotik olduğuna ve Türkiye’de doğal olarak yayılım göstermediğine dikkat çeken Uslu, özellikle kış şartlarında doğada yaşamalarının mümkün olmadığını vurguladı. Uslu, kuşlara yardım etmek isteyenler için şunları söyledi:
“Bu süreçte derneğimize kilolarca yem, pek
çok kafes yardımında bulunuldu. Bize en çok gelen sorulardan biri de sahiplendirme yapıp yapmadığımız. Bu kuşların yaşadığı travmalar ve sağlık sorunları göz önüne alındığında bakımları için çok özel şartlar sağlanması gerekiyor. Maalesef sahiplendirme yapamıyoruz. Destek olmak isteyen gönüllüler derneğimize maddi ve ayni destekte bulunabilirler. Daha detaylı bilgi almak için derneğimize ulaşabilirler.”Samandağ bölgesi, Türkiye’deki üç ana göç yolundan bir tanesi Hatay’daki Samandağ bölgesinin önemine değinen Biyoçeşitlilik Araştırma Koordinatörü Şafak Arslan ise depremin göç yollarına etkisiyle ilgili şunları kaydetti:
“Sulak alanın da içerisinde bulunduğu bu alan leylek, pelikan ve yırtıcı kuşlar gibi süzülerek göç eden kuşların Türkiye’deki üç ana göç darboğazından biri. Yüz binlerce süzülerek göç eden kuş bu bölgeden göç ediyor. Dinlenmek için bu bölgedeki habitatları kullanıyor ve bu alanlarda besleniyor. Aynı zamanda su kuşları ve ötücü kuşları açısından da kritik öneme sahip bir bölge. Milleyha, zorlu göç yolculuklarında kuşların dinlenebildiği, beslenebildiği ve yaşamlarını sürdürebildiği bir sulak alan. Aynı zamanda nadir türlerin de görüldüğü hassas bir habitat. Aksi taktirde başta kuş türleri olmak üzere diğer canlı türlerinin yaşam alanları yok olacak.”

“Bölgedeki tüm ekosistemler canlılar için kritik rol oynuyor”

Sulak alanlar yönetmeliğine göre Samandağ bölgesinin korunması ve sulak alanı tahrip edecek faaliyetlerin engellenmesi gerektiğini söyleyen Arslan, “Ancak, deprem sonrasında oluşan molozlar için de ilk akla gelen yerler genellikle doğal habitatlar oldu. Sadece Milleyha değil, bölgedeki tüm ekosistemler canlılar için kritik rol oynuyor. Amik Ovası örneğini deprem sırasında veya yoğun yağışların gerçekleştiği dönemde çok daha iyi anladık. Bu yüzden hem deprem bölgesindeki hem de Türkiye’deki diğer sulak alanlar ve habitatlar mutlak suretle korunmalı. İklim değişikliğini konuştuğumuz ve etkilerini hissettiğimiz bugünlerde habitatların önemi bir kez daha ortaya çıkıyor” dedi.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.