DOLAR 32,5490 0.13%
EURO 35,1053 0.25%
ALTIN 2.442,740,43
Ankara
26°

PARÇALI AZ BULUTLU

Konsoloslukların kapanması; psikolojik harp mi, güvenlik tehdidi mi?
  • 9.Köy
  • Genel
  • Konsoloslukların kapanması; psikolojik harp mi, güvenlik tehdidi mi?

Konsoloslukların kapanması; psikolojik harp mi, güvenlik tehdidi mi?

Batılı ülkelerin Türkiye’de bulunan başkonsolosluklarını geçici olarak kapatmaları tartışma yarattı. Türk tarafı 9 ülkenin aynı dönemde konsolosluklarını kapatma kararı almasını "psikolojik harp" olarak nitelerken, yabancı diplomatlar gerekçenin "güvenlik tehdidi" olduğu konusunda ısrarlı.

ABONE OL
19 Şubat 2023 14:18
Konsoloslukların kapanması; psikolojik harp mi, güvenlik tehdidi mi?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İsveç’teki Kuran yakma eyleminin ardından Türkiye’ye dair güvenlik uyarıları yapan Batılı ülkeler, İstanbul’da bulunan konsolosluklarını geçici olarak kapatma kararı aldı. Fransa, İsviçre, Hollanda, İngiltere’nin yanı sıra Almanya, Belçika ve İtalya İstanbul Beyoğlu’nda bulunan başkonsolosluklarını güvenlik nedeniyle kapattı. Aynı zamanda güvenlik gerekçesiyle Pierre Loti Fransız Lisesi’nin Beyoğlu’nda bulunan yerleşkesinde de geçen hafta yine “güvenlik” gerekçesiyle iki gün öğretime ara verildi.

İstanbul’daki konsolosluk çalışmalarına ara veren ülkelerin büyükelçileri Dışişleri Bakanlığı’na çağırıldı. Son durumu değerlendiren İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ise, “Türkiye’de yeni bir psikolojik harp başlatmanın eşiğini oluşturmuşlardır” dedi. 9. Köy, Batı ülkeleri ile Türk hükümeti arasındaki “konsolosluk kapatma gerginliğinin” anlamını ve olası sonuçlarını uzman isimlere sordu.

“Uzlaşmaya varmak gerekiyor”

Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü’nde (NATO) daimi temsilcilik görevinde de bulunmuş olan Emekli Büyükelçi Ümit Pamir, İsveç’te bulunan Türkiye Büyükelçiliği önünde Kur’an-ı Kerim yakma eylemini değerlendirdi. Pamir, “Burada bir uzlaşmaya varmak gerekiyor, reel politik çerçevesinde düşünülmeli. Örneğin İsveç hükûmeti Kur’an yakma eylemini düşünce özgürlüğü olarak nitelendirebilir ama en azından İsveç Büyükelçiliği önünde bir şey yakarsınız İsveç Büyükelçiliği buna tepki göstermeyecektir diyecektir. Fakat buna rağmen başka bir ülkenin hassasiyetini dikkate alarak buna göre hareket etmeliydi. Tevrat yakana işlem başlatıyorsa buna da başlatmalıydı” dedi. Ümit Pamir

Türkiye’nin dış politikada dini eksenleri kullandığına vurgu yapan Pamir, “Fransa’da buna benzer bir eylem yapılsa Fransa bunu umursamayabilir. Ancak Türkiye dış politikada bu tarz dini eksenleri çok sık kullandığı için bu eyleme bir tepki gösterecekti. Ancak Türkiye dış politikasında dini eksenli bir tutumdan ziyade laikliği daha fazla kullansaydık belki de böyle bir eylem gerçekleşmeyecekti. Dini eksenden kaynaklı kullanmasını istismar konusu yapacak, bunu provoke edecek çevrelerin bulunduğunu düşünmek gerek” diye konuştu.

Türkiye’nin İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya katılımı konusundaki karşıt tutumunu da değerlendiren Pamir, “Türkiye bu konuda reel politik bir karar verecektir. Türkiye’nin terörizm konusundaki hassasiyetinin giderilmesi gerekmektedir” dedi.

“İstenmeyen kişi ilan edin”

Konsoloslukların güvenlik nedeniyle kapatılmasını 9. Köy’e değerlendiren Emekli Diplomat Engin Solakoğlu ise, yaşanan gelişmelerin ABD’nin özellikle ibadet yerlerini, yabancıların, azınlıkların toplandığı yerleri işaret eden uyarılarla başladığını aktardı. Solakoğlu, “Fransa ve Almanya’da kendi vatandaşlarına yönelik olarak aynı ikaza atıfla kendi yurttaşlarını uyardılar. O sırada İçişleri Bakanlığı bir açıklama yapıp operasyonlar başlatıldığını belirtti ve uyarılara teşekkür etti. Birilerinin yakalandığını ve soruşturmanın sürdüğünü de öğrendik. Buraya kadar herşey normaldi bana göre. Yalnız daha sonra Lübnan Ermeni cemaati kaynaklı bir ihbar daha geldi. Ardından bir tehdit videosu dolaşıma girdi” dedi. Engin Solakoğlu

Bu gelişmeler üzerine konsoloslukların kapatıldığını hatırlatan Solakoğlu, “AKP, bu süreçte bir süre sustu ama can güvenliğini sorgulayan kamuoyunun baskısıyla konuya eğilmek zorunda kaldı” diye konuştu. İstihbarat paylaşımlarının bugünün olayı olmadığını söyleyen Solakoğlu, “Özellikle IŞİD’in ortaya çıkması ve kanlı eylemler düzenlemesi üzerine Türkiye’nin de içinde bulunduğu NATO ülkeleri, kurumsal bir istişare mekanizması kurdular. Birçok ülke Türkiye’deki büyükelçiliklerinde istihbarat ve güvenlik ataşeleri görevlendirdi. Bunların temel görevi, İslamcı tehdide karşı Türk emniyeti ile yakın işbirliği yapmaktı” dedi.

Batılı ülkelerin kurduğu bu mekanizmanın hala varlığını koruduğuna da dikkat çeken Solakoğlu şöyle konuştu;

“Bu gerçek ortada dururken Türkiye’deki bir bakan ABD Büyükelçisi’ne birtakım ithamlar yöneltiyor. Bunlar doğru da olabilir ama bu işin yolu kamuoyu önünde ergen narası atmak, küfür hakaret savurmak değildir. Böyle bir olgu varsa o büyükelçiyi derhal istenmeyen kişi ilan eder kapı önüne koyarsınız. Bunu yapamıyorsanız da susarsınız. Yönetim ciddiyetinin tamamen ortadan kalktığı, Türkiye’yi yönetenlerin bu ülke insanlarının can güvenliğini değil, ucuz propaganda yoluyla iktidarda kalmaya hedeflediğinin açıkça anlaşıldığı bir yerdeyiz. Umarım bir an önce, bu coğrafyada yaşamanın, hayatta kalmanın gerektirdiği ciddiyet ve ferasete sahip bir yönetime kavuşuruz.”

HABER : Haber: Deniz Güngör

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.