Gazeteci Ozan Kaplanoğlu’nun editörü olduğu BursaMuhalif.com haber sitesinde yer alan haber yazısı ve bu yazının sosyal medya hesaplarından paylaşılması nedeniyle hakkında açılan davada 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası hükmü çıkmıştı. Mahkûmiyet kararının Avukat Özgür Özcan tarafından istinaf mahkemesine taşınmasının üzerinden ise yaklaşık 1 yıl geçti. “Bu bir ifade özgürlüğüdür” gerekçesiyle istinaf yoluna gidilen davada hiçbir ilerleme olmaz iken gazeteci Kaplanoğlu, “Bir yılımı daha yasaklarla geçirmek zorunda kaldım” dedi.


Gazetecilik
Haber: Dilek Atlı         02/09/2022     26 GÜN ÖNCE

Bursa’nın yerel medya organı BursaMuhalif.com haber sitesinin imtiyaz sahibi ve editörü Ozan Kaplanoğlu hakkında 31 Ocak 2018 tarihinde Bursa Ağır Ceza Mahkemesince açılan davada, “Terör Örgütü Propagandası Yapmak” suçundan hüküm verilmiş ve Kaplanoğlu, 10 Haziran 2021 tarihinde 1 ay 10 Ay 15 gün hapis cezasına çaptırılmıştı. 

Mahkûmiyet kararı üzerine ise Kaplanoğlu’nun avukatı Özgür Özcan 16 Haziran 2021’da istinaf yoluna giderek itirazda bulunmuştu. Hüküm ve itirazın üzerinden yaklaşık bir yıl geçmesine rağmen dava ve ceza ile ilgili hiçbir gelişme olmaması son bir yılın gazeteci Kaplanoğlu açısından yasaklar ve baskıyla geçmesine neden oldu.

Müvekkili hakkında çıkan kararda istinaf yoluna giden Özcan, “İstinaf gerekçe ve detayları temel olarak düşünce özgürlüğüne ve basın özgürlüğüne dayanıyor. İnsan haklarının tarihi ve gelişimi açısından; bir gazetecinin yaptığı haberde kullandığı dili ve yorumu/üslubu nedeniyle ceza verilmemesi gerektiğine, bunun suç olarak nitelendirilemeyeceğine yargıçları ikna etmeye çalışmak üzüntü verici” diye konuştu. Avukat, geride bıraktıkları bir yılda hiçbir gelişme yaşanmamasını ise yürütmeye bağlı organların hukuk ve ifade özgürlüğü üzerindeki gölgesine bağlarken, “Her şeye rağmen itirazımız ve mücadelemiz devam edecek” dedi.Avukat Özgür Özcan

Propaganda iddiasıyla yargılanmıştı 

Gazeteci Ozan Kaplanoğlu’nun kamuya açık olarak görülen davasında, editörlüğünü yaptığı BursaMuhalif.com sitesinde yer alan “Savaşın değil barışın yanındayız” adlı haber yazısındaki ifadelerin suç olduğu karara bağlanmıştı.

Haber yazısında geçen ifadeler kişisel yorum içermesi nedeniyle Kaplanoğlu’nun sosyal medya hesapları da incelenmişti. İncelemenin ardından gazeteci Ozan Kaplanoğlu gözaltına alınmıştı. Hakkında açılan davada Kaplanoğlu’na, 31 Ocak 2018 tarihinde BursaMuhalif.com sitesindeki yazısı ve aynı başlıklı yazının kişisel sosyal medya hesaplarında paylaşılması iddiasıyla “Terör örgütü propagandası yapmak” suçundan 1 ay 10 Ay 15 gün hapis cezası hükmü çıkmıştı.

Haberin yapılması kadar yayılması ve sıklığı da suç görüldü

Kaplanoğlu, 3 Şubat 2018 tarihinde kolluk kuvvetleri aracılığıyla alınan savunmasında BursaMuhalif.com sitesinde yer alan haberi sosyal medya hesabından aynı şekilde paylaştığını belirtmişti. 

Cumhuriyet Savcısı Gökhan Sayar tarafından 14 Şubat 2018 tarihinde, iddianamenin kabulü ve mahkemece yargılanmasının yapılarak eylemlerinin sabit görülmesine, hakkında belirtilen sevk maddeleri uyarınca Kaplanoğlu’nun ayrı ayrı cezalandırılmasına, hakkında ayrıca Türk Ceza Kanunu (TCK)’nun 53. maddesinin uygulanmasına, gözaltında geçirdiği sürelerin TCK'nın 63. maddesi uyarınca alacağı cezadan mahsubuna ve Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK)'nun 325/1 maddesi uyarınca tüm yargılama giderlerinin şüpheliden tahsiline karar verilmesi kamu adına talep edilmişti. 

Kaplanoğlu ise savunmasında, “Ben bana yöneltilen suçlamaları kabul etmiyorum, benim hakkımda THKP-C üyesi olduğumdan dolayı ayrı bir soruşturma da vardır. Bu da soruşturmanın uygun yapılmadığını gösterir. Ben her iki terör örgütünün de propagandasını yapmak suçundan yargılanıyorum. Suçlamaları kabul etmiyorum. Ben kendim gazeteciyim, ben herhangi bir şekilde propaganda yapmadım, hepsi basın özgürlüğü kapsamındadır. Beraatımı istiyorum. Önceki savunmalarımı aynen tekrar ediyorum, beraatımı talep ediyorum” diye belirtmişti.

Bir yıl önce istinaf yoluna gidildi

Çıkan hüküm kararının ardından Kaplanoğlu’nun avukatı Özgür Özcan Bursa Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi’ne gönderilmek üzere Bursa 10. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunduğu dilekçe ile 16 Haziran 2021’de istinaf yoluna gitmişti. Avukat Özcan sunulan dilekçede Kaplanoğlu hakkında öncelikle yurt dışına çıkamamak şeklindeki adli kontrol kararının kaldırılmasını, sonrasında mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak sanığın beraatına karar verilmesini talep etmişti.

Ancak istinaf yoluna giden davanın üzerinden 1 yıl geçmesine rağmen halen bir sonuç alınamadı. Bursamuhalif.com haber sitesinin yayın yönetmeni Kaplanoğlu, mesleğini halen sürdürürken geçen bir yılda hakkında verilen ceza ve gidilen istinaf yolunun bir türlü sonuca varmamasının gölgesini üzerinde hissettiğini belirtti.

“Bir yılımı daha yurt dışı yasağıyla geçirmek zorunda kaldım” diye belirten Kaplanoğlu, “Birçok uluslararası toplantıyı eğitimi takip edemedim ki ayrıca Ukrayna savaşını izlemeyi çok isterdim. Bizim işimiz, Türkiye'de yaşamaya devam ederek gazetecilik yapmak. Yaşamaya devam etmek diyorum çünkü gazetecilerin özgürlükleriyle birlikte hayatları güvence altında değil. Gazetecilik mesleğinin temelinde özgürlükler ve özgürlük savunuculuğu yatar. Buna rağmen, bir gazeteci olarak elimizden alınan ilk şeyler; basın özgürlüğü ve kişisel bağımsızlığımızı sınırlayan yasaklar oluyor” dedi.

Özcan: “Davada ilerleme yok”

Kaplanoğlu’nun hüküm yediği davada istinaf yoluna gidilmesine rağmen bu zamana kadar herhangi bir gelişmenin olmadığını kaydeden Avukat Özcan, üzerinden yaklaşık 1 yıl geçmesine rağmen istinaf süreciyle ilgili, “Davada bir ilerleme yok” ifadelerini kullandı. Özcan, sözlerine şunları ekledi:

“İstinaf mahkemeleri ağır işliyor maalesef. Bu sadece bizim dosyamıza yönelik bir durum değil. Bu durumun belirgin sebebi, adalet mekanizmasında öngörüsüz şekilde sürekli değişiklik yapılmasından ileri geliyor. Yargıtay’a giden dosyaları azaltmak için yapılan değişiklik maalesef çok kısa sürede istinaf mahkemelerinin işleyemez hale gelmesine neden oluyor. Kovuşturma konusu suç, bir de temyize tabiyse çok daha uzun sürede Yargıtay kararı beklenmesine gerekiyor. Ozan’a verilen ceza da Yargıtay incelemesine tabi. İstinaf talebimiz reddedildiğinde temyiz incelemesi sonucunu bekleyeceğiz.”

Gazeteci yargılanmaları ile ilgili genel bir değerlendirme de yapan Özcan, “Eskiden mahkemeler nispeten ceza vermekten çekince duyuyorlarken son yıllarda böyle bir çekince duymak bir yana; bir an önce cezalandırmaya yönelik karar verme gayreti içerisindeler. Gazeteci yargılanmalarının ülke gündeminde yer aldığı biliniyor olduğundan verilen / verilecek cezaların da gündemde yer alacak olmasını bir bakıma toplumu baskı altına alan bir araç olarak görülüyor” dedi.