Bahar ayları ile birlikte topladıkları çeşitli otlarla dağların bereketini eve getiren Hakkârili kadınlar, hem bu otları satıp ek gelir kazanıyor hem taze hem de kurutarak yıl boyunca yemeklerde ve peynir yapımında kullanıyor. Toplanan otların fiyatı, taze satıldığında 5 ila 20, kurutulduğunda ise 50 ila 150 lira arasında değişiyor.

HAMDİYE ÇİFTÇİ ÖKSÜZ / HAKKARİ         11/05/2021     575 GÜN ÖNCE

Hakkâri’de günün, kadınla başladığı söylenebilir. Dağların kenti Hakkâri’de kadınlar, özellikle baharın kendini gösterdiği aylarda şafak sökmeden uyanıyor, günlük işlerini tamamlayıp zorlu bir yolculuk için hazırlık yaptıktan sonra yola çıkıyorlar. Gün boyu bağ, bahçe, dağlarda, dağ eteklerinde ve sarp kayalıklarda, güç koşullarda ot toplayan kadınlar, ancak gün batımına doğru evlerine geri dönüyorlar. 

Kadınlar, dağlarda topladıkları otların bir kısmını kışın kullanmak için kurutup ya da tuzlu suda saklarken bir kısmını ise çarşı ve pazarda satarak aile bütçesine katkı vermeye çalışıyorlar. Toplanan otlar, lezzetli ve şifalı olması nedeniyle sıklıkla yemeklerde kullanılıyor. Bölgenin meşhur peyniri olan otlu peynir de, kadınların topladıkları otlarla daha da lezzetli bir hale geliyor.

2 bin 500 rakımda toplanan otlara yoğun ilgi var

Hakkâri merkeze 10 kilometre uzaktaki Otluca köyünde de kadınlar, temeli çok eskilere dayanan bir gelenek olan baharda ot toplama işini gönüllü olarak yapıyorlar. Havaların ısınmasıyla birlikte toplanan birbirinden şifalı ve lezzetli otlar, aile ekonomisine ek gelir oluyor. Özellikle 2 bin 500 rakımlı dağlarda toplanan otlar, bölgede oldukça ilgi görüyor. Bahar ile birlikte bölgede; siyabo, revas, (yayla muzu) kenger, mendi, sirik, spidank, helez, guhbızınk gibi birçok ot toplanıyor. Toplanan otlar, taze satıldığında fiyatı 5 ila 20 lira iken, kurutulup kış aylarında satıldığında fiyatları 50 ila 150 lira arasında değişiyor.

Doğal şifa kaynağı

Yıllardır dağlarda ot toplayan Gülşen İhtiyatoğlu, Hakkâri’nin yüksek dağlarında bulunan ender bitkilerin doğal şifa kaynağı olduğunu ve bu bitkilerin yörede girmediği ev kalmadığına dikkat çekiyor.

Topladıkları bitkilerin çok şifalı olduğunu söyleyip yöredeki herkesin mutlaka bitkilerden faydalandığını belirten İhtiyatoğlu, “Mesela yaşanan korona virüsten korunmak için bölgede bu otlar çok sık kullanılıyor. İnsanlar böylece bağışıklıklarını güçlendiriyorlar” dedi.

Kadınlar, dağların bereketini eve getiriyor

Yemeklerde kullanıldığında lezzet ve şifalı kaynağı olan otların peynir yapımında da kullandıklarını anlatan İhtiyatoğlu, şunları söyledi:

“Otlu peynirin en önemli özelliği, dağlarda toplanan otlardan yapılmasıdır. Bu otlar sayesinde otlu peynir çok lezzetli oluyor. Bazı otları, taze olarak yemeklerde kullanıyoruz. Alo, sirik, guhbızınkı özellikle yöreye özgü sarmısaklı köftede kullanıyoruz. Bir de pirinç ve bulgur pilavlarında kullandığımızda tadından geçilmez. Fazla olan otları ise kurutarak, kış ayları için saklıyoruz. Kadınlar olarak dağların bereketini evimize getiriyoruz. Sen doğaya saygı gösterdiğin zaman, doğa da sana çok cömert davranır. Biz kadınlar olarak doğayı çok seviyoruz ve saygı gösteriyoruz. Bundan dolayı her yıl bahar aylarında dağlara çıkarak bu otları topluyoruz ve aile bütçesine katkı sağalıyoruz.”

“Yıl boyunca yemeklerde kullanıyoruz”

Şemsihan Çiftçi ise, dağlarda topladıkları otların tamamen doğal olduğunu, bu otlar sayesinde sağlıklı beslendiklerini dile getirdi. Topladıkları otları yıl boyunca yemekler kullandığını anlatan Çiftçi, ot toplamak için sabah erken saatlerinde evden çıktıklarını belirtip sözlerine şöyle devam etti:

“Bir gün önceden kadınlar olarak bir araya gelerek hazırlıklarımızı yapıyoruz. Daha sonra sabah erken saatlerinde birlikte dağlara doğru çıkıyoruz. Dağlara çıkmak ve bu otları toplamak, çok zahmetli bir iş. Çünkü topladığımız bu otlar her yerde bulunmuyor. Bu yüzden dağ, taş demeden araman gerekiyor. Çok zahmetli bir iş ama sonunda lezzetli ve doğal otlar topluyoruz. Yani yoğunluğumuza değiyor.”