DOLAR 32,5435 0.03%
EURO 35,0990 0.16%
ALTIN 2.435,730,15
Ankara
29°

PARÇALI AZ BULUTLU

Kadın gazeteciler daha çok dijital tehdit altında..

Kadın gazeteciler daha çok dijital tehdit altında..

Dijital platformlar ve sosyal medyadaki, taciz, tehdidin birinci hedefi kadın haberciler... Melis Alphan: “Günde 3 saatim bu hesapları engellemekle geçiyor”

ABONE OL
9 Ekim 2022 00:00
Kadın gazeteciler daha çok dijital tehdit altında..
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Dijital platformlarda zorbalık, istismar ve tehdidin birincil hedefi olan kadınlar yaptıkları bir haber, söyledikleri bir söz ya da özel hayatları ile hedef haline getiriliyorlar.

Gazeteci Melis Alphan ve Canan Kaya yaşadıklarını ve dijital saldırılar karşısında ne yaptıklarını anlattılar.

TGS İstanbul Şube Başkanı Banu Tuna, “Örgütlü olmak her durumda tek başına mücadeleden etkilidir. Saldırılara karşı manevi destekle, terapist desteği ile hukuki destekle sendikamız bütün kadın meslektaşlarımızın yanındadır”  diye konuştu.

Türkiye’de kadına yönelik artan şiddet, sosyal medyaya da yansıdı. Sosyal medyada kadınlar son dönemde organize trol saldırıları, direkt mesaj aracılığı ile tehdit ve taciz, kişisel bilgilerin ifşası gibi çeşitli biçimlerde saldırılara maruz kalmaya başladılar. Kadın gazeteciler ise, özellikle ürettikleri haberler, yönelttikleri eleştiriler  ve kimi zaman da özel hayatları sebebi ile siber zorbalığa maruz kalıyorlar.

“Bazen günde 3 saatim bu hesapları engellemek ile geçiyor”

9. Köy’e uğradığı siber saldırılar konusunda bilgi veren gazeteci Melis Alphan’a göre dijitalde yaşanan bu zorbalık ve tehdit dili, gündelik hayatın bir yansıması olarak ortaya çıkıyor. Gerçek hayatta erkeklere göre daha çok ayrımcılığa ve şiddete  uğrayan kadınların, internet veya sosyal medyada da aynı durumu yaşadığına dikkat çeken Alphan, şöyle konuştu:

“Başlarda her şeye tamam, kimseyi dava etmem, herkes istediğini söyleyebilsin yeter ki ben de istediğimi söyleyebileyim düşüncesindeydim. Sonra insan fark ediyor ki, bunların birçoğu zaten organize bir şekilde yapılıyor, kişinin bir ifadesi söz konusu değil. Dolayısıyla bunlar dava edilebilir ve ceza alabilirler.” Gazeteci Melis Alphan

Alphan, genellikle toplum ve din ile ilgili tabu olarak adlandırılabilecek konularda hassasiyetin daha fazla olduğunu da kaydederek, bunlara dokunulması halinde tepkiyle karşılaşıldığını söyledi. “İyi niyetli bir ortam yok” diyen Alphan, şöyle konuştu:

“İlk zamanlarda kendimi açıklamaya çalışıyordum. Gördüm ki bu meseleyi daha da  alevlendiriyor ve kimse zaten sizin ne dediğinizle ilgilenmiyor. Sonradan hiçbir şey demeyip, yazmamaya karar verdim. Bazen günde 3 saatim bu hesapları engellemek ile geçiyor. Psikolojimin de çok bozulduğunu fark  ettim. ‘Bu durum kişiyi otosansüre itmiyor’ diyen biri varsa da yalan söylüyordur.”

Gazetecilikte Kadın Koalisyonu’nun (CFWIJ) 2021 yılı raporuna göre Türkiye, kadın  gazetecilere yönelik şiddet, taciz ve ihlaller konusunda ilk sırada yer alıyor. Ocak 2019-Aralık  2021 tarihleri arasında kaydedilen toplam tehdit ve şiddet vakaları arasında taciz, fiziksel saldırı, gözaltı, tutuklama ve organize trol saldırıları üst sıralarda yerini koruyor.

“Düşmanınız da olsa birinden destek bekliyorsunuz”

Gazeteci Canan Kaya ise hedef gösterme, linç ve trol saldırılarının hiçbir paylaşım yapılmasa dahi gerçekleştiğini, bu nedenle psikolojik olarak yıprandığını kaydetti. Kaya, “Ne yazık ki bizler de bunu kabul edip alıştık biraz. Aslında trol denen bir  ordu olmamalı, birilerinin maaşla beslediği sosyal medya müptezelleri olmamalı etrafımızda” diye konuştu.Gazeteci Canan Kaya

Sektördeki kamplaşmanın artmasına dair genel bir eleştiri de yapan Kaya, birçok kadın gazetecinin siber zorbalığa maruz kaldığını ancak meslektaşların  ve meslek örgütlerinin desteğinin yetersiz olduğundan yakındı. Kaya şöyle dedi; “Yalnız bırakıldığınızda, düşmanınız da olsa birinin size destek olmasını bekliyorsunuz çünkü size psikolojik olarak güç veriyor. Görüşlerime katılmıyor ya da yaptığım haberleri beğenmiyor olabilirler, ama ne olursa olsun biz meslektaşız ve bu şahıslara değil mesleğe yapılan bir saldırı.”

Öte yandan Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) İstanbul Şube Başkanı Banu Tuna ise kendilerine ulaşan her bildirim ve şikayeti eşit biçimde değerlendirip tepki verdiklerini, ancak maruz kaldığı saldırının dillendirilmemesini talep eden gazetecilerin isimlerinin açıklanmadığını belirtti. Tuna “Ama bu arka planda destek vermediğimiz anlamına gelmiyor. Avukatlarımız ve terapistimizle ihtiyaç duyduğu, talep ettiği desteği sağlamak için elimizden geleni yapıyoruz” dedi. TGS İstanbul Şube Başkanı Banu Tuna

Banu Tuna, dayanışmanın bu tip saldırılara karşı koymaktaki önemini  vurgulayarak, sendikanın kadrolu veya serbest çalışan fark etmeksizin tüm gazetecilere açık olduğunu belirtti ve şöyle dedi;

“Manevi destek, terapist desteği, hukuki destek sendikamızın sağladığı  olanaklar arasında bulunuyor. Örgütlü olmak her durumda tek başına mücadele etmekten  daha etkilidir.”

Siber zorbalık ile karşılaşıldığında ne yapılmalı?

Birçok gazeteci, saldırıyı yapan hesapların genellikle anonim olması sebebi ile tespit edilmesinin güçleştiğini, böylelikle de dijital saldırılara yönelik açılan davaların zor ilerlediğini düşünüyor. Bu durumda gazeteciler çareyi ilgili hesapları engellemekte buluyor. Ancak bir sonuç alınamayacağını düşünerek hukuki bir yola gidilmemesi durumunda, kitlesel bir kabullenişin ortaya çıkması ile başvurmayı düşünenlerin de motivasyonu etkileniyor ve böylelikle yapılan saldırılar cezasız kalıyor. 

Avukat Duygu Gedikoğlu hukuki sürecin nasıl ilerlediğini açıklayarak, saldırıya konu olan  görselin veya yazışmanın ekran görüntüsünün alınması gerektiğini vurguladı.

Gedikoğlu, “Türkiye Noterler Birliği’nin online ortamda erişime açtığı bir tespit hizmeti mevcut. Dijital şiddet  mağduru kadın gazeteciler, buradan şiddete konu içeriklerin anlık olarak tespitini  yaptırdıktan sonra yakınlarındaki bir notere gidip bu tespitleri belgelendirebilir. Daha sonra Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapacakları bir şikayet başvurusu ile yasal süreçleri başlatabilirler” dedi. 

Gedikoğlu, şikayete konu olan içeriğin kamuya açık bir paylaşım olması halinde derhal erişimden kaldırılması gerektiğini söyleyerek, ilgili yasaya başvurulabileceğini de kaydederek, şöyle konuştu;

  “Dijital şiddete konu eyleme ilişkin olarak 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların  Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun  kapsamında, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na başvurulabilir. Ayrıca 6284 sayılı Ailenin  Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında koruyucu tedbirlerin alınması da istenebilir.”

HABER : Haber: Beril Çanakçı

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.