DOLAR 32,8504 0.11%
EURO 35,1517 -0.19%
ALTIN 2.461,09-1,14
Ankara
27°

AÇIK

Kadıköy’de çevre için bir araya geldiler
  • 9.Köy
  • Çevre
  • Kadıköy’de çevre için bir araya geldiler

Kadıköy’de çevre için bir araya geldiler

Kadıköy'de "doğaya emek ver" sloganıyla çevre festivali düzenlendi. Festivalde 65 çevre örgütü biraraya geldi. Festivalde konuşan Prof. Dr. Naci Görür, depremin kendisinin bir doğa olayı olduğunu, "afet olmadığını" belirterek,  "Bilim dışı tutum ve davranışlarla fay zonlarına binalar yaparsanız ölürsünüz. İşte o zaman, buna afet deriz" diye konuştu.

ABONE OL
13 Haziran 2023 12:46
Kadıköy’de çevre için bir araya geldiler
1

BEĞENDİM

ABONE OL
Haber: Gülistan Özel 
6’ncısı düzenlenen Kadıköy Çevre Festivali, bu yılda 2-4 Haziran tarihleri arasında Selamiçeşme Özgürlük Parkı’nda gerçekleşti. “Doğaya Emek Ver” sloganıyla gerçekleşen festivalde, 65 çevre örgütü bir araya geldi.
Çevreye dair kurum temsilcileri ve akademisyenlerin söz aldığı seminerlerde, “Bedensel ve Ruhsal Dirençlilik”, “Gönüllülük ve Örgütlenme, “Afet ve Kentsel Dirençlilik”, “Kentlerin Yeniden İnşası ve Sürdürülebilir Bir Gelecek” konuları öne çıktı. Halkın yoğun ilgi gösterdiği festivalde, film gösteriminden tiyatroya, yarışmalardan atölyelere kadar birçok etkinlik düzenlendi.

“Depremin kendisi afet değildir”

“Afet ve Kentsel Dirençlilik” başlıklı oturumda söz alan Prof. Dr. Naci Görür, depremin dünyanın varoluş mekanizması olduğunu belirterek, bu durumu şöyle açıkladı:
“Bir insanın ölü mü yoksa yaşıyor olduğunu ilk önce nabzına bakarak anlayabiliriz. Nabzı atıyorsa yaşıyordur, atmıyorsa yaşamıyordur. Eğer dünyada deprem olmuyorsa hepimizin sonu gelmiştir. Depremler afet değildir. Deprem, dünya yaşasın, bizler yaşayalım diye var olan doğa olayıdır. Bilim dışı tutum ve davranışlarla fay zonlarına binalar yaparsanız ölürsünüz. İşte o zaman, buna afet deriz.”

“İstanbul depreme hazırlıklı olmalıdır”

17 Ağustos 1999 Gölcük depremini hatırlatan Görür, şöyle konuştu:
“Gölcük depremi olduğu zaman bilim camiasını bir korku saldı. Bütün Marmara’da deprem çalışmaları yaptık ve bölgenin tehdit altında olduğunu söyledik. Hükümete ve halka uyarıcı bilgilendirmelerde bulunduk. Kuzey Anadolu fay hattında, yaklaşık 250 senede
bir 7 ve üzeri depremler gerçekleşiyor. En son 1766 yılında Marmara’da 7,1 şiddetinde deprem meydana geldi. Bu tarihin üzerine 250 yıl eklersek, depremin bu zamanlarda gerçekleşmesi olasıdır. Periyot doldu. Biz buna tekerrür periyodu diyoruz. Depremin yinelenmesi periyodu diyoruz. Malatya’da katıldığım programlarda da benzer uyarılarda bulundum. Dikkatli olun, evlerinizi güçlendirin gibi ikazlarda bulundum. Marmara’da da deprem bir gerçekliliktir. Fazla uzun olmayan bir zamanda bu deprem olacaktır. 7,2 ile 7,6 şiddetinde deprem bekleniyor. Eğer bu büyüklükte bir deprem İstanbul’da olursa beklenen hasar, 6 Şubat Maraş merkezli depremin vurduğu 11 ilin toplamından fazla olacak. Bu yüzden İstanbul’da önlemlerin alınması gerekiyor.”

“Toprağı korumak hepimizin görevi”

Ekolojik Yaşam Merkezi Birim Sorumlusu Yasemin Berk ise toprak eğitimi vermek amacıyla çalışmalarda bulunduklarını söyledi. Kompost yönteminin önemine değinen Berk şöyle dedi:

“Çocuklara ekolojik eğitimler veriyoruz. Çocukların doğa ile bütünleşmeleri ve doğa sevgisi edinmeleri önemli. Altını çizmek gerekiyor ki, kompost gıdalardaki besin maddelerini doğaya geri döndürmek açısından en basit ve en önemli yöntemlerinden biridir. Kaliforniya solucanlarımız var ve 4,5 ayda hasat ediyoruz. Solucanların toprak üzerinde ne kadar faydası olduğunu, kimyasal gübrenin hem insan vücuduna hem toprak yapısına ne kadar zarar verdiği konusunda bilgilendiriyoruz. Amacımız doğaya zarar veren her şeyi en aza getirmek. Toprağı korumak hepimizin görevidir.”

“Çocuklar doğa hakkında bilgilendirilmeli”

Ziraat Mühendisliği Odası Yönetim Kurulu üyesi Hasan Tunçda festivalde çocuklarla birlikte oyunlar düzenlediklerini vurguladı. Çocuklara ağaçları tanıttıklarını ve bilgilendirdiklerini söyleyen Tunç, “Aynı zamanda doğadaki baharatları tanıtıyoruz. Çünkü baharatlar doğada toplanıyor ve zaman içinde kaybolacaklar. Bu tatları öğrenirlerse bırakmak istemezler. Çocuk beslenmesinden çocukların doğa ile ilgilerine kadar bir takım çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Ebeveynlerin de bu konularda eğitici bir rol üstlenmeleri gerekir” şeklinde konuştu.

“Yeşil alanlar betonlaşıyor”

Marmara Üniversitesi Ekoloji ve Atölyeler Kulübü üyesi Serhat Aksoy da ekosistemi bozan en etkili varlığın insan olduğunu vurguladı. Yeşil alanların korunması gerektiğine dikkat çeken Aksoy, şöyle konuştu:
“Toprak yanlış tarımsal uygulamalar, endüstriyel ve evsel atıkların kullanımı gibi nedenlerden ötürü gün geçtikçe daha fazla kirleniyor. Bu da hem toprak ekosisteminin zarar görmesine hem de iklim değişikliğine neden oluyor. Ağaçların kesilmesi, ormanların yakılması, havayı kirleten fabrika bacaları, hayvanları korkutan gürültülü makineler canlıların çeşitliliğini etkileyecek boyuta varmış durumda. Yeşil alanlar betonlaştırılarak yok ediliyor. Dünya sadece biz insanların değil ama bilinçsiz bir toplumuz bu konuda. Yeşil alanları korumak zorundayız.”

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.