Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin çocukları tiyatro ile tanıştırmayı amaçladığı proje ile daha önce hiç tiyatroya gitmemiş çocuklar kültür ve sanatla buluşturuluyor.


İnsan Hakları
Haber: Ebru Apalak         14/04/2022     76 GÜN ÖNCE

Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin (ABB) çocukları tiyatro ile tanıştırmayı amaçladığı proje ile daha önce hiç tiyatroya gitmemiş çocuklar kültür ve sanatla buluşturulurken, hep birlikte tiyatro oyunu izleme kültürünü alıyor.

Ankara’da bulunan Boğaziçi, 19 Mayıs ve Ostim ilkokulları öğrencileri geçtiğimiz günlerde ABB çatısı altındaki Başkent Tiyatroları’nda “Harikalar Mutfağı” adlı oyunu ücretsiz izledi. Bu sayede onlarca çocuk ilk defa tiyatroyla tanışırken, çocukların bir bölümü ise pandemi nedeniyle uzun bir aradan sonra ilk kez tiyatroda oyun izledi.

İki yıl sonra yeniden tiyatroda

Keçiören’deki 19 Mayıs İlkokulu öğrencileri de Harikalar Mutfağı’nı izleyen çocuklar arasındaydı. Çocuklar, pandemi nedeniyle iki yıldır tiyatroya gidemediklerini belirttiler. En son pandemi başlamadan önce bir oyun izleyen 9,5 yaşındaki dördüncü sınıf öğrencisi E.U, Harikalar Mutfağı’nı beslenmeyle ilgili farklı bilgiler verdiği için beğendiğini, oyuncuları samimi ve sempatik bulduğunu ifade etti. 

Duygu ve düşüncelerini aktaran çocukların tamamı tiyatroya yeniden gelmek istediklerini dile getirdi.

Oyuncu İkiler: Çocuklar bize saflığı, temizliği öğretip bizi küçültüyorlar

Oyunda “Bayan Gülücük” adlı karakteri canlandıran Özlem İkiler, Başkent Tiyatroları’nın uzun yıllardan beri çocukları tiyatroyla tanıştırdığını, eskiden meslek lisesi öğrencilerine yönelik oyunlar sahnelediklerini bildirdi. İkiler, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Eskiden meslek lisesindeki öğrencilere göre, meslek lisesini anlatan Ahi Evran oyunları vardı. Tiyatroya gelemeyen küçük çocuklarımıza tatlı, güzel anlar yaşatacak, güzel öğütler verecek, çocuklarımızı sıkmayacak oyunlar oynanmaya başlandı. Ana okuluna gidenlere onlar biraz daha küçük olduğu için kukla oyunları sergilenmeye başlandı.”

Başkent Tiyatroları’nın hiç tiyatroya gitmeyen çocukları tiyatroyla tanıştırmasının önemini ve bunun çocuklardaki karşılığını ise İkiler şöyle anlattı:

“Çok şükür, çok güzel karşılık buldu. Çocukların mutluluğu bizi çok mutlu etti. Çocuklar bizi izlerken mutlu oluyorlar, biz de onları izlerken mutlu oluyoruz. Onlar sıkıntılarını bizlerle unutuyorlar, bizler de onları izlerken unutuyoruz tüm sıkıntılarımızı. Biz onlara hayatı öğretiyoruz, onları büyütüyoruz. Onlar bize saflığı, temizliği öğretip bizi küçültüyorlar”

Başkent Tiyatroları pandemiden dolayı oyunlara ve söz konusu projeye bir süre ara vermek zorunda kalmıştı. İkiler, zorunlu ara boyunca çocuk izleyicileri özlediklerini, yeniden çocuklarla buluştukları için mutlu olduklarını söyledi ve “Biz de onları ve onların kahkahalarını özledik” dedi.

“Bir insana iletmek istediğiniz mesajı en iyi anlatan sanat; tiyatro”

İkiler, tiyatronun çocukların gelişim ve eğitimindeki önemine de dikkat çekerek, “Beş ya da yedi yaşına kadar olan çocuklara istediğiniz mesajı, tiyatroyla en güzel şekilde verebilirsiniz. Bir insana iletmek istediğiniz mesajı en iyi anlatan sanat; tiyatro” dedi.

Tiyatronun önemine dair İkiler daha sonra şunları kaydetti:

“Hani ‘Ağaç yaşken eğilir’ derler ya. Bu çok önemli. Onlara ne veriyorsak büyüyünce onu alacağız. Yardımlaşmayı veriyorsak, büyüyünce biliyorum ki; onlar iyi insanlar olacak. Beraber olmayı veriyorsak, biliyorum ki; onlar büyüyünce bunu arayacak ve bilecek doğru yolun bu olduğunu. Yeter ki kendimizden çok başkaları için bir şeyler yapalım. Çocuklara yapılan yatırım asla zarar etmiyor. Ekilen tohumlar ileride koskoca bir çınar oluyor. Verilen emek geleceğimizi bereketlendiriyor.”

İkiler: İlk kez oyun izleyen çocuklar her şeyini oyuncuya yönlendiriyor

Tiyatroya gitme imkânı bulamayan ya da seyrek gidebilen çocukların oyunları izleme deneyimlerinin, tiyatroyla tanışan ve tiyatroya sık giden çocuklardan farklı olduğunu belirten İkiler, bu durumu şu sözlerle anlattı: 

“Mesela çok tiyatroya gelen çocuk bazen tiyatroyu izlerken kopabiliyor, yani uzaklaşabiliyor. Ama ömründe ilk defa tiyatroya geldiyse onu hissediyorsunuz. Gözünü kırpmadan bakıyor. Her şeyiyle gönlünü, gözünü, kulağını size yönlendiriyor. Onlardaki o içten bakışı çok iyi hissediyorsunuz. Yüreğiniz burkuluyor ve daha bir kat kat oynuyorsunuz. Çünkü onun yüreğine işlediğini biliyorsunuz”

Başkent Tiyatroları oyuncuları zaman zaman çocukların okullarına da giderek oyunlarını sergiliyor ve Ankara’nın uzak ilçelerinde çocukları tiyatroyla buluşturuyor. Ancak İkiler, çocukların tiyatroya gelmesinin oyuncuların okullara gitmesinden daha iyi olduğunun altını şu sözlerle çizdi: “Buraya geldiklerinde tiyatroya dışarıda sıra olup girmeleri, sessiz olmaları, yiyecek içecek getirmemeleri, beraber farklı ve değişik bir ortama girmeleri, bence buraya gelip izlemeleri daha güzel” 

Yönetmen Sağ: Tiyatrodan yoksun, sahne görmemiş çocuklara ulaşmak gerek

Oyunun yönetmeni Ali Sağ da, çocuk izleyicilere yönelik kurumsal ve kişisel projelerini anlattı. 

Sağ, “Tır Sahne” adını verdiği projesiyle sokakta yaşayan, göçmen ve mülteci çocuklarla başkentin ilçelerinde yaşayan ekonomik ve ulaşım gibi sebeplerden ötürü tiyatroya gidemeyen çocukları tiyatro sanatıyla bir araya getirmeyi hedefliyor. 

Pandemi ve hava koşulları nedeniyle henüz gerçekleştiremediği kişisel projesini ilkbaharda yapmayı planlayan ve yaklaşık 22 yıldır çocuk oyunları sahneleyen Sağ, “Tır Sahne”nin amacını şöyle ifade etti:

“Zaten çocuk oyunlarını seyreden, takip eden bir yerleşik seyirci kitlemiz var. Ancak tiyatrodan yoksun, çocuk oyunları görmemiş, sahne görmemiş çocuklara ulaşmak gerekiyor. Sahneye kilometre açısından yakın olmayanlara gitmek gerekiyor”

Dil sorunu yaşayan çocuklara özen

Yönetmen Sağ, Harikalar Mutfağı’nın dil sorunu olan göçmen ve mülteci çocuklara hitap etmesi için çizgi film mantığıyla sahnelendiğini de belirtti. 

Sağ bu yöntemi şöyle anlattı:

“Oyunun dili açısından ve seyircinin anlayabilmesini biraz daha kolaylaştırmak için beden dilini öne çıkarıp çocuğun hikâyeyi anlayabilme potansiyelini artırmak gerekiyor. Bu oyun çocuklar için çizgi film mantığıyla yapıldığı için biraz daha anlaşılabilir ve kolay bir dil oluşturuyor.” 

Tiyatro ile yeni tanışan çocukların tepkisini ilk defa lunaparka giden insanların tepkilerine benzeten Sağ, “İlk defa çocuk oyunu görmüş, oyun izlemiş çocuğun tepkileri sanki lunaparka ilk kez girmiş kişinin tepkilerine benziyor. O anlamda da oyuncuyu daha da rahatlatıyorlar, oyunu daha iyi açmamızı sağlıyorlar” dedi. 

Yeni projeyle sokakta yaşayan çocuklara yurt yapılacak

Belirli dönemlerde drama kurslarının da düzenlendiği Başkent Tiyatroları’nda otuz çocuğun katıldığı drama atölyesi de düzenleniyor.

Projeye sadece yoksul ailelerin çocukları ile dezavantajlı grupta bulunan çocuklar katılacak. Önce drama eğitimiyle başlayacak projenin bitiminde eğitim alan çocuklar bir oyun sahneleyecek. Oyundan elde edilecek gelir ve yapılacak bağışlarla sokakta yaşamak zorunda kalan çocuklara yurt inşa edilecek.

ABB Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı bünyesinde 1994 yılında kurulan Başkent Tiyatroları, her sezon en az üç çocuk oyunuyla perdelerini açıyor. Şu anda Başkent Tiyatroları’nda Harikalar Mutfağı’nın yanı sıra“Otobüs Durağında Üç Bencil” ve “Bana Bir Masal Anlat” isimli çocuk oyunları sahneleniyor.